serveti fünün

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde edebiyatçı 3137 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. edebiyatçı 3137

    edebiyatçı 3137 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0


    Servet-i Fünun Döneminin Genel Özellikleri
    1) ‘Sanat için sanat’ ilkesine beğlıdırlar.
    2) Cümlenin dize ya da beyitte tamamlanması kuralını yıkmışlar ve cümleyi özgürlüğüne kavuşturmuşlardır. Beyitin

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    üzerindeki egemenliğine son verirler. Cümle istediği yerde bitebilir.
    3)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    cular

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    sünü kullanırlar. Ancak

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    un dizeler üzerindeki egemenliğini de yıkarak, bir şiirde birden çok kalıba yer vermişlerdir.
    4)
    Onlar ‘her şey şiirin konusu olabilir’ görüşünü benimsemişler; fakat dönemin siayasal baskıları nedeniyle aşk, doğa, aile hayatı ve gündelik yaşamın basit konularına eğilmişlerdir.
    5)
    Şiirde ilk defa bu dönemde konu bütünlüğü sağlanmıştır.
    6)
    ‘Sanatkârâne üslup’ ve yeni bir ‘vokabüler’ (sözvarlığı) yaratma kaygısıyla oldukça ağır bir dil kullanmışlardır.
    7) ‘Kafiye kulak içindir’ görüşünü benimserler.

    8) Şiirde üç değişik biçim kullanmışlardır.
    a) Batı’dan aldıkları ‘sone’ ve ‘terza-rima’
    b)

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ından alıp, türlü değişikliklerle kullandıkları müstezat (serbest müstezat)
    c) Bütünüyle kendi yarattıkları biçimler

    9) Şiirde olduğu gibi

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    da da (devrin siyasal baskıları nedeniyle) sosyal konulardan uzak dururlar.
    10) Romanda,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tizmin kimi izleri bulunmakla birlikte genel olarak realizme bağlıdırlar.
    11)
    Romanda da dil ağır, üslup sanatkârânedir.
    12)
    Roman tekniği sağlamdır.
    13)
    Yazarlar daha çok yaşadıkları ortamı anlatma yoluna gittikleri için konular, İstanbul’un çeşitli kesimlerinden alınmalıdır.
    14)
    Betimlemeler gözleme dayalıdır ve nesneldir.
    15) Bu dönem sanatçıları, devrin siyasal baskıları nedeniyle gazetecilik,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    gibi alanlara pek fazla eğilmemişlerdir.
    16) Her bakımdan Avrupalılaşmak gerektiğine inanmışlar ve Batının ilim, sanat ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ından yararlanmaya çalışmışlardır.
    17) Dîvan

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ı büyük

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    de zaafa uğratılmış, en ufak bir hamle yapamayacak hale getirilmiştir.
    18) “Sanat, sanat içindir” anlayışı hakimdir. Bu yüzden sanatçılar

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yerine aydın zümreye seslenmişlerdir.

    19) Ortaya koyulan edebî ürünlerin ağırlık noktasını aşk, tabiat, merhamet, sanatkârın kendi

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yaşayışı ve yakın çevresi gibi ferdî konular ve psikolojik tahliller teşkil eder.
    20) Şiir, hikaye,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , edebi tenkit,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve mensur şiire çok önem verilerek bu türlerde Batılı örneklere ulaşılmış;

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , mizah ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tarihi gibi türler sönük kalmıştır.
    21) Bu dönem şairleri, Dîvan

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ı

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    şekillerinin pek çoğuna yer vermediler. Verdiklerinde ise çok büyük değişiklik yaptılar. Ayrıca Fransız şiirinden aldıkları sone-terza-rimo gibi Batı

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ını klasik

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    şekillerini kullandılar.
    22) Hece vezni önemsenmemiş, bu vezinle sadece çocuk şiirleri yazılmıştır. Aruza önem verilmiştir. Nazım, nesre yaklaştırılmıştır. Göze göre

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    değil, kulağa göre

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    anlayışı benimsenmiştir.
    23) En kusurlu yönleri, dil ve üsluptur. “Sanat, sanat içindir” anlayışı ile hareket ettikleri için, konuşma dilinden uzaklaşarak, anlaşılamayan bir dil ile süslü, yapmacık bir söyleyişe yöneldiler.







    SERVET-İ FÜNÛN EDEBİYATI'NIN OLUŞUMU

    "Ferilerin serveti (tekniğin zenginliği)" anl***** gelen Servet-i Fünûn, Batı etkisinde gelişen Türk edebiyatının 19. yüzyıl sonlarında (1896-1901) kısa fakat yoğun bir Batılılaşma hamlesi yaptığı dönemdir. Türk Edebiyatı'nın bu devrine "Servet-i Fünûn Devri" denmesi, bu edebî hareketin Servet-i Fünûn dergisi etrafında gerçekleşmesi ile ilgilidir. Divan edebiyatına karşı kurulmaya çalışılan "Edebiyat-ı Cedîde" (Yeni Edebiyat) teriminin bu harekete ad olması ise hareketin bu terimi tamamıyla benimseyip kendi hakkında da çok sık kullanmasındandır. Bunun diğer bir nedeni de Tanzimat'tan sonra edebiyatta "ikinci yenileşme atılımının" bu dönemde gerçekleşmesidir. Edebiyatımızda gerçek anlamda bir Batı etkisi, Servet-i Fünûn döneminde görülür. Servet-i Fünûn edebiyatı, Türk edebiyatında 1860'tan beri devam eden "Doğu-Batı" mücadelesinin, Batı lehine sonuçlandığı dönemdir. Bu dönemde Türk edebiyatı gerek zihniyet, gerek içerik, gerekse teknik özellikler bakımından bütünüyle Batılı bir nitelik kazanmıştır.,





    Servet-i Fünun, "fenlerin zenginlikleri" anl***** gelmektedir.
    Servet-i Fünun, 1891 yılında

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tarafından çıkarılmaya başlanmış, 1896 yılında da derginin başına

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    getirilmiştir.

    Servet-i Fünun dergisi, bu dergi etrafında toplanan edebiyatçıların, savundukları edebî görüşlerini açıklamada, savundukları görüşler doğrultusunda kaleme aldıkları eserlerini yayınlamada bir araç görevi yüklenmiş, hatta bu dönem edebiyatçılarına bir edebî topluluk olarak adını vermiştir.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Döneminin Önemli Temsilcileri
    Tevfik Fikret (1867-1915): Recaizade ve Hamit’in tesiriyle batılı şiire yönelmiştir.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ’un şiirdeki en önemli temsilcisidir. Ilk şiirlerinde ferdî konulari (aşk, acima, hayal kirikligi…) işler topluluktan ayri yazdigi şiirlerde toplumsal konulara yönelir. Bu anlayişla yazdigi şiirlerinde temalar, hürriyet, medeniyet, insanlik, bilim, fen ve tekniktir. Sis, Halûk’un Vedaı, Tarih-i Kadim, Halûk’un Amentüsü adlı şiirlerinde bu konuları işler. Sanatının bu ikinci döneminde dinlere de cephe alır, kutsal olan her şeye karşı çıkar, hatta İstanbul’a dahi küfreder (Sis).,

    Fikret,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    u

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ye başarıyla uygulamıştır. Serbest müstezadı geliştirerek serbestçe kullanmıştır. İlk dönemde dili oldukça ağırdır. Şiiri düz yazıya yaklaştırmıştır. Ahenge büyük önem verir. Şiirlerinde şekil bakımından parnasizmin etkisi görülür. “Şermin”, onun çocuklar için ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yle yazdığı şiirlerden oluşan bir eseridir.

    Şairin, Batılı sanat anlayışını benimsemesindeki en önemli neden lisede

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    öğretmeni olan Recaizade Mahmut Ekrem’den etkilenmesidir. Sanat yaşamı iki ayrı dönem içerisinde incelenebilir. Birinci dönem Servet-i Fünun hareketinin içinde bulunduğu dönemdir. Bu dönemde ‘sanat sanat içindir’ anlayışıyla ürünler vermesine karşın, yine de toplumsal konuların sınırını (dönemin siyasal yapısına rağmen) zorlamıştır.

    İkinci dönemde ise (1901′den sonra) toplumsal konulara yönelmiş, ‘toplum için sanat’ anlayışıyla ürünler vermiştir.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ının Batılılaşmasında en büyük pay Tevfik Fikret’indir. Şiirleri hem biçim hem de içerik olarak yenidir. Parnasizmden etkilendiğiaçıkça görülür. Müstezadı, serbest müstezat yapan, nazmı düzyazıya yaklaştıran, beyitin,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    un egemenliğine son veren hep Fikret’tir.

    En büyük özlemi, Osmanlı İmparatorluğu’nun çağdaş medeniyet düzeyine yükselmesidir. Bunu da Batı’dakifen ve teknolojinin ülkeye kazandırılmasıyla gerçekleşeceğine inanır. Ona göre en öenmli varlık insandır. Onların özgürlüklerini ve haklarını savunur. Dinlerin, savaşlara kaynaklık etmesi nedeniyle dinleri bu yönüyle

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    r. Ülkenin geleceğini gençlikte görür, onlara ve çocuklara büyük bir sevgi ve içtenlikle yönelir. Çocuklar için ilk kez şiirler yazan sanatçıdır.

    Ayrıca şair,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    sünü

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ye başarıyla uygulayan üç büyük sanatçıdan biridir (Diğer şairler Yahya Kemal ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ‘tir)

    Eserleri: Rübab-ı Şikeste, Halûk’un Defteri, Rübabın Cevabı, Tarih-i Kadim, Doksanbeşe Doğru
    Cenap Şahabettin (1870-1934):

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ’un Tevfik Fikret’ten sonra en önemli şairidir. Asil meslegi doktorluktur. Ihtisas için gittigi Fransa’da tıptan çok şiirle ilgilenerek sembolizmi yakından takip etmiş ve bu akımdan etkilenmiştir. Şiirde kelimeleri müzikal değerlere göre seçerek kullanır.

    Tıp öğrenimi için gittiği Fransa’da

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    la ilgilenmişve sembolizmden etkilenmiştir.Ancak sembolizmi kavramakta yetersiz kalmış, şiirlerinde bol bol istiare kullanmış ve ses uyumuna dikkat etmiştir. Ağır bir dil ve süslü

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    en belirgin özellikleridir.Şiirlerinde

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    un birden fazla kalıbına, genellikle de karışık kalıplarına yer vermiştir. Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkan şari Milli

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ‘la başlayan dilde sadeleşme çabalarına karşı çıkar. Aşk ve doğa en çok işlediği konulardır.

    Dili oldukça ağırdır. Bilinmeyen

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kelime ve tamlamalar kullanır. Duygu ve hayal yüklü tamlamalar kurar. Serbest müstezadı çok kullanmıştır. Aynı şiirde birden fazla

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kalıbı kullanmıştır. Aşk ve tabiat değişmez konularıdır. Sanatı, sanat, hatta güzellik için yapmıştır. Bolca semboller kullanmış, tabiatla iç dünyanın kompozisyonunu çizmiştir.

    Düz yazıları da vardır: Hac Yolunda, onun gezi yazısıdır. Suriye Mektupları ve Avrupa Mektupları da gezi türündedir.
    Diğer nesirleri: Evrak-ı Eyyam, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh, Tiryaki Sözleri (kendi vecizeleri)
    Tiyatro eserleri: yalan (dram), Körebe (komedi)

    Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945):

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ’un

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve hikâyede en ünlü

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    çısıdır. Süslü, sanatlı ve ağır bir dili ve üslûbu vardır. Batılı anlamdaki ilk

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ları yazmıştır. Realizmden etkilenmiştir. Romanlarında aydın kişileri anlatır. Mai ve Siyah’taki Ahmet Cemil,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    sanatçısının temsilcisidir. Kahramanları yaşadıkları çevreye uygun anlatır ve ruh tahlillerine önem verir.

    Gerek sağlam

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tekniğinin öncülüğü, gerekse realizmin ilk olgun ürünler vermesi bakımından

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ına

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ve hikaye alanında büyük katkısı olan sanatçıdır. Anlatımının söz oyunlarıyla yüklü, dilinin oldukça ağır olmasına rağmen

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , ilginç tipler bulmakta, başarılı ruhsal çözümlemeler yapmakta ve nesnel kişi, çevre betimlemelerinde oldukça ustadır. Konularını İstanbul’un çeşitli kesimlerinden seçer, ancak sosyal sorunları ele almak gibi bir amacı yoktur. Gözleme çok önem verir. Romanlarının konularını genellikle aydı tabakanın hayatından alan Halit Ziya, hikayelerinin önemli bir kısmında

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    tabakasının insanlarını, onların yaşayış, adet ve inançlarını anlatmıştır.

    Hikâyelerinde Anadolu hayatına ve köy ve kasaba yaşayışına,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    larında yalnız İstanbul’a yer verir. Anı ve mensur

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    türünde eserleri de vardır.

    Romanları: Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar, bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şürekası, Sefile…
    Hikâyeleri: İzmir Hikâyeleri, hikâye-i Sevda, Kadın Pençesi, Onu Beklerken, Aşka Dair…
    Hatıraları: Saray ve Ötesi, Kırk Yıl, Bir Acı Hikâye,

    Mehmet Rauf (1875-1931):

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ının ikinci önemli ismidir. Roman, hikâye ve

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    türünde eserleri vardır. Romantik duyguları, hayalleri ve aşkları işlemiştir. Sosyal hayata pek yer vermemiştir. Arzu, ihtiras ve aşk maceraları temel konularıdır. Romanlarında psikolojik tahlillere önem vermiştir. Dili sadedir.

    En önemli eseri Eylül’dür. Roman

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ımızdaki ilk psikolojik

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    olarak bilinir. Konusu yasak aşktır. Şahıs sayısı azdır. Psikolojik tahliller başarılıdır.

    Romanları: Eylül, Ferda-yı Garam, Genç Kız Kalbi, Define, Son Yıldız, Kan Damlası.
    Hikâyeleri: Son Emel, Bir Aşkın Tarihi, Üç Hikâye, Hanımlar Arasında, Menekşe. “Siyah İnciler” ise mensur şiirlerinden oluşur.

    Servet-i Fünun Edebiyatının Temsilcileri:
    Tevfik Fikret
    Ahmet Hikmet (Müftüoğlu)
    Cenap Sahabettin
    Süleyman Nazif
    Halit Ziya (Uşaklıgil)
    Hüseyin Suat
    Mehmet Rauf
    Hüseyin Siret
    Hüseyin Cahit (Yalçın)
    Faik Ali (Ozansoy)
    Celal Sahir (Erozan)


    UYARI :
    Servet-i Fünun edebiyatı döneminde eser ver­dikleri halde bu topluluğa katılmayan ve bağım­sız kalan sanatçılar şunlardır: Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Rasim.

    1. Servet-i Fünun yazarlarının hemen hepsi Tanzimat döneminde açılan yabancı okullar­da öğrenim görmüş, Batı kültürüyle yetiş­mişlerdir; birkaç dil bilirler.
    2. Servet-i Fünuncular, Batı edebiyatını - özel­likle de Fransız edebiyatını - yakından izle­miş, anlamışlardır.
    3. Hepsinin eserlerinde Fransız edebiyatının ve Batılı akımların etkileri görülür.
    4. Divan edebiyatını - aruz ölçüsü dışında - ta­mamen reddetmişlerdir. Doğu kültürünü iyi bilmezler ve Divan şiirinden hoşlanmazlar.
    5. "Sanat için sanat" görüşüyle yazmışlar; bireysel sorunlarını dile getirmişlerdir.
    6. II. Abdülhamit'ten ve dönemin siyasal koşullarından nefret ederler

    :eek:kolay gelsin:)
    sky_38, !MeLeK! ve gmzhkn bunu beğendi.
  2. Mucoretti

    Mucoretti Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2009
    Mesajlar:
    26
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkürler :) Bu arada birşey eklemek istedim Cenap Şahabettin aynı zamanda askeri doktordu ..:))9
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş