Ses - Biçim - Noktalama - Yazım Kuralları [Konu Anlatımı]

Konu 'Türkçe Ders Notları' bölümünde мoʀαoʀ tarafından paylaşıldı.

  1. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94

    Ses - Biçim - Noktalama – Yazım

    Ses Bilgisi :

    Dil ve Ses : Dil, seslerden oluşan bir işaretler dizgesi olup duygu, düşünce ve istekleri aktarmaya yarayan araçtır.

    Türkçe'nin Sesleri : Kulağın duyabildiği titreşimler ses olarak adlandırılırken seslerin yazıdaki hallerine harf denir. Türkçe'nin yazı dilinde 29 harf vardır. Bu harfler, ses özellikleri yönünden ünlü ve ünsüz harfler olmak üzere iki grupta incelenir.

    Ünlüler (sesliler) : Ses yolunda herhangi bir engele uğramadan çıkan seslerdir. Ünlüler tek başlarına söylenebilen, tek başlarına hece ya da sözcük olabilen seslerdir.

    Türkçe'de bütün ünlüler aynı değerdedir. Uzun ya da kısa ünlü olmaz. Bu nedenle içinde uzun ünlü bulunan sözcükler Türkçe olamaz.

    Ünlüler, kalın-ince, düz yuvarlak, geniş-dar olma özelliklerine gruplandırılır.
    Büyük Ünlü Uyumu : Ünlü harflerin, kalınlık-incelik yönünden uyumudur.
    Örnek : Uyan
    Kalın ağaç
    İnce çiçek
    Uymayan
    Domates vücut
    Sürahi insan

    Büyük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

    Büyük ünlü uyumuna uymayan çok az Türkçe sözcük vardır.
    Örnek : ana (anne), alma (elma), kangı (hangi), karındaş (kardeş)

    Büyük ünlü uymuna aykırı sözcükler genellikle yabancı kökenlidir.
    Örnek : Silah, gazete, mevcut, insan

    Sözcüklere eklenen ekler de genellikle bu kurala uyar Ancak Türkçe'deki altı ek büyük ünlü uyumuna uymaz.
    Örnek : akıl-lı, çimen-ler, çocuk-da, eviniz-de, yürü-yor, bakar-ken, akşam-ki, sabah-leyin, yeşil-imtrak, turunç-gil

    Bileşik sözcüklerde büyük ünlü uyumu aranmaz.

    Örnek : Atakule, Kadıköy
  2. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Küçük Ünlü Uyumu : Bir sözcükteki ünlülerin düzlük-yuvarlaklık yönünden uyumudur. Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlülerden (a,e,ı,i) biri bulunuyorsa, diğer hecelerdeki ünlülerde düz olur.

    Örnek : bilge, ıslak, azgın, incirler
    Türkçe bir sözcüğün ilk hecesinde yuvarlak ünlülerden (o,ö,u,ü) biri bulunursa ikinci ve diğer hecelerde ya düz-geniş (a,e) ya da dar-yuvarlak (u,ü) ünlüler yer alır.
    Örnek : oduncu, gülümsemek, kömürlük, öğrenci

    Küçük Ünlü Uyumuyla İlgili Kurallar :

    Dilimizde "o,ö" yuvarlak ünlüleri yalnızca ilk hecede kullanılabilir.
    Örnek : Uymayanlar : doktor, motor, otobüs
    Uyanlar : üzüm, kömür, soba

    Yuvarlak ünlülerden biriyle başlayarak bir hecede "a,e" düz ünlülerine geçen bir sözcük, düz ünlüden sonra düz ünlü gelir kuralına göre "ı,i" düz ünlülerine de geçebilir.
    Örnek : böy-le-si-ni, oy-ma-cı-lık

    Türkçe sözcüklerin öncelikle büyük ünlü uyumuna uyması gerekir. Büyük ünlü uyumuna uymadığı halde küçük ünlü uyumuna uyan sözcükler Türkçe sözcük olmaz.
    Örnek : misafir, tasvir, kalem

    Büyük ünlü uyumuna uymayan "-ki" eki, yuvarlaşarak küçük ünlü uyumuna uyar.
    Örnek : dünkü, bugünkü

    UYARI : İki heceli olup orta hecelerinde "b,m,v" ünsüzleri bulunan kimi Türkçe sözcükler, bu ünsüzlerin yuvarlaklaştırıcı etkisiyle küçük ünlü uyumuna aykırı düşer. Örnek:
    Yağmur, çamur, kabuk, tavuk, kavun

    Ünsüzler (Sessizler) : Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslere ünsüz denir. Türkçe'de 21 ünsüz vardır.

    Ünsüz Harflerin Özellikleri :
    Türkçe'de normalden kalın ya da ince okunan bir ünsüz yoktur.
    Örnek : rüzgar, kagir, lazım

    Yansımaların dışında Türkçe sözcüklerin başında "c,ğ,l,m,n,r,z" ünsüzleri bulunmaz.
    Türkçe sözcüklerde "j,f" ünsüzleri hiç kullanılmaz.
    Örnek : fare, jambon, jilet

    Türkçe sözcükler iki ünsüzle başlamaz.
    Örnek : krem, spor, tren, plak, trafik

    Bileşik sözcükler ve özel isimler dışında Türkçe sözcüklerde "n-b" sesleri yanyana gelmez.
    Örnek : İstanbul, Safranbolu, Sonbahar, Ambar, Kumbara, Perşembe

    Ünsüzler çıkarılırken ses tellerinde titreşimli olmalarına karşın, kimi ünsüzlerin çıkışında titreşim olmadığı görülür. Bu açıdan değerlendirildiğinde ünsüzler, sert ve yumuşak ünsüzler olmak üzere iki grupta incelenir.
  3. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Ünsüz Benzeşmesi Kuralı : Sert ünsüzlerin (f,s,t,k,ç,ş,h,p) biriyşe biten sözcüklere c,d,g yumuşak ünsüzlerinden biriyle başlayan bir ek getirildiğinde, bu eklerin başındaki
    C, Ç 'ye D,T' ye G,K' ye dönüşür.
    Ünsüz sertleşmesi kuralına aykırı yazımlar yazım yanlışı yaratır.
    Örnek :
    Giriş-gen girişken
    Dost-dur dosttur
    Arap-ca Arapça
    1) Ünsüz sertleşmesi, özel adlara ve sayılara getirilen eklere de uygulanır.
    Örnek: Yanlış Değişim Doğru
    Sinop'da "d","t" 'ye Sinop'ta
    Mehmet-cik "c","ç" 'ye Mehmetçik
    1970 'den "d","t" 'ye 1970'ten
    1923 'de "d","t" 'ye 1923 'te
    Örnek :
    Beklediğimiz otobüs Ulus'dan kalkıp, Kızılay'dan geçecek.
    Bu saatte oraya çoktan varmışdır.
    2) Sözcük biçiminde olan de / da bağlacı, ünsüz sertleşmesi kuralından etkilenerek, te / ta biçiminde yazılmaz.
    Örnek : Yanlış Doğru
    Hiç te hiç de
    Olup ta olup da
    3) Ünsüzlerin benzeşmesi kuralına aykırı olan bazı ekler vardır.
    Örnek : Yanlış Doğru
    Üç - ken üç - gen
    Çocuk - çağız çocuk - cağız

    Ünsüz Yumuşaması (Değişimi) Kuralı : Bir sözcük p,ç,t,k sert ünsüzlerinden biriyle biterken, bu sözcüğe ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde, sert ünsüzler yumuşayarak;
    p,b 'ye - ç,c 'ye - k,ğ 'ye - t,d 'ye dönüşür.
    Örnek : Balık balığın
    Kitap kitaba
    Ağaç ağacı
    Kağıt kağıdı

    Ünsüz Yumuşamasıyla İlgili Kurallar :
    1) Kimi Türkçe ve Türkçe'ye girmiş sözcüklerde yumuşama görülmez.
    Örnek : Konut konutun (Türkçe) hilafet hilafeti (Yabancı)
    Taşıt taşıta (Türkçe) barikat barikatın (Yabancı)
    2) Tek heceli sözcüklerde de genellikle yumuşama olmaz.
    Örnek : saç saçım
    Kaç kaça
    3) Özel adların sonuna gelen p,ç,t,k set ünsüzleri yalnızca okunurken yumuşatılır. Bu yumuşama yazımda gösterilmez.

    Örnek : Okunuş Yazılış
    Ayvalığ'a Ayvalık'a
    Ahmed'in Ahmet'in
  4. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Türkçe'de Meydana Gelen Ses Olayları:

    Ses Düşmesi : Kimi sözcüklerin çekimlenişinde veya türeyişinde, bir sesin düştüğü görülür.

    a) Ünlü Düşmesi : İki heceli olan kimi sözcükler ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerinde bulunan ünlüyü düşürürler. Buna orta hece düşmesi de denir.

    Omuz um omzum oğul u oğlu
    Kahır ol kahrol seyir et seyret
    Ayır ıntı ayrıntı sıyır ık sıyrık
    Yalın ız yalnız yanıl ış yanlış

    b) Ünsüz Düşmesi : Bazı sözcükler, çeşitli etkilerle birleşirken sözcüğün sonundaki ünsüz harf düşebilir. Bu olaya ünsüz düşmesi adı verilir.
    Yumuşak cık yumuşacık sıcak cık sıcacık
    Yüksek l yüksel küçük l küçül
    Rast gelmek rasgelmek ast teğmen asteğmen
    Bazı bileşik sözcüklerin oluşumunda bir hece veya ses düşmesi meydana gelir.

    Ses Türemesi : Sözcükler kimi eklerle birleşirken zaman zaman araya başka yeni sesler girer. Türkçe'de ses türemesi olayına fazla rastlanmaz.

    Ses türemesi yaratan başıca durumlar;
    a) Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelemeyeceği için bu ünlülerin arasına "y,ş,s,n" ünsüzlerinden uygun olan biri gelir. Bu ses türemesine kaynaştırma da denir. Örnek :
    Oku-y-an okuyan
    Baba-s-ı babası
    Yedi-ş-er yedişer
    Elma-n-ın elmanın
    b) Yardımcı eylemle yapılan bileşik eylemlerde ad soylu sözcükte ses türemesi görülür.
    Örnek : his etmek hissetmek
    Red etmek reddetmek
    Bu sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde aynı türeme ortaya çıkar.
    Örnek :
    Af-ı affı
    Had-i haddi
    c) Kimi sözcükler pekiştirilirken ses türemesi meydana gelir.
    Örnek : Yalnız yap-a-yalnız
    Sağlam sap-a-sağlam
    Dar-a-cık daracık
    Bir-i-cik biricik

    Ses Daralması : "a,e" geniş ünlüsüyle biten sözcüklere "-yor" şimdiki zaman eki getirildiğinde, bu geniş ünlüler daralıp değişerek "ı,i,u,ü" olur.
    Örnek : bekle-yor bekliyor
    Oyna-yor oynuyor
    "-ma,-me" olumsuzluk ekleri de "-yor" ekiyle birleştiğinde daralarak "-mı, -mi, -mu, -mü" olur.
    Örnek : gelme-yor gelmiyor
    Bakma-yor bakmıyor

    Ulama : Ünsüz harfle biten sözcüğün son ünsüz harfinin kendisinden sonra gelen ve ünlü harfle başlayan sözcüğün ilk hecesiyle birleştirilerek okunmasıdır. Örnek :
    Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
    Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç
  5. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Biçim Bilgisi :

    Türkçe'nin Sözcük Yapısı : Dilimizde sözcükler üç ayrı şekilde yapılır ve üç farklı yapılanma adı alır :
    1) Kök durumunda olabilir (Basit Sözcük)
    2) Köklere ve gövdelere getirilen eklerle türetilebilir. (Türemiş Sözcük)
    3) İki ya da daha çok sözcüğün birleşmesinden meydan gelebilir. (Bileşik Sözcük)
    Kök : Bir sözcüğün üzerinde bulunan bütün ekler atıldığında anlamlı olarak kalabilen en küçük parçadır. Örnek : Bal, kaş, göz, el
    Dilimizde sözcük kökleri genel olarak tek hecelidir; ancak iki ya da üç heceli olan sözcük köklerine de rastlanır. Örnek : Otur, yürü, çiçek, emek, sarı, kelebek
    UYARI : Dilimizde, kökle ek arasında anlam ilgisi bulunur. Bu nedenle, sözcüğün kökünü bulmak için ek varsaydığımız kısımları attığımızda, kalan kökle, sözcüğün ilk şekli arasında anlamca bir bağ yoksa, atılan kısımlar ek değildir. Kısacası bu, kök halinde bir sözcüktür.
    Örnek : yık - ık bil - gi bal - ık balık göl - ge gölge
    kök ek kök ek ek değil kök ek değil kök

    Sözcük Kökleri Üç Grupta İncelenir :
    1) Ad (isim) Kökleri : Örnek : el, oda, ot, balık, pat, fıs, cız
    2) Eylem (fiil) Kökleri : Örnek : koş-, git-, bak-, sus-, aç-
    3) Ortak (ikili) Kökler : Örnek : barış, güven, eski, boya, sıva, damla
    Örnek : Bir damla su bile kalmadı.
    Ad
    Çeşme sabaha kadar damladı.
    eylem
    UYARI : Ortak kökler arasında bir anlam yakınlığı olduğuna dikkat edilmelidir. Hem ad hem de eylem kökü olup da anlamca ilgisiz olan sözcük köklerine sesteş (eşsesli) kökler denir.
    Örnek : Bu kız beni kızdırıyor.
    Ad (genç kadın) Eylem (sinirlenmek)
    Satırlarıma son verdim. Satırla kolunu kesti.
    Ad (düz yazıda dize) Ad (kesici bir alet)
    Ek : Sözcük kök ve gövdelerine getirildiğinde onların anlamlarını değiştiren, kimi zaman anlamlarıyla birlikte türlerini değiştiren ya da sözcüklerin cümle içindeki görevini belirleyen hece ve seslerdir.
    Bir ekin sözcük üzerinde üç farklı işlevi vardır. Bunlar :
    1) Eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmek,
    2) Eklendiği sözcüğün anlamıyla birlikte türünü değiştirmek, (Addan-eylem, eylemden-ad gibi)
    3) Eklendiği sözcüğün cümle içindeki görevini belirlemek. (Nesne, Yüklem, Tümleç gibi).

    İşlevlerine göre ekler ikiye ayrılırlar:
    Yapım Eki : Eklendiği sözcüğün kök anlamıyla bağlantılı bir biçimde yeni anlamda bir sözcük türetmeye yarayan eklerdir. Yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamıyla birlikte kimi zaman türünü de değiştirir. Örnek:
    balık örtü
    bal ık ört ü
    balık bal ört örtü
  6. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Yapıları Yönünden Sözcükler :

    Basit Sözcükler : Herhangi bir yapım eki almamış ya da bir sözcükle birleşmemiş olan sözcüklere yapıları yönünden basit sözcük denir.
    Örnek : Kuşların kanadına yazdım aşkımı.
    Kuş - lar - ın kanat - ı - n - a yaz - - m .
    Çoğul tamlayan tamlanan kaynaştırma yönelme görülen 1. tekil
    Eki Eki Eki ünsüzü durum eki geçmiş şahıs
    Zaman eki eki

    Aşk - ım - ı .
    1. tekil belirtme
    iyelik eki eki

    Türemiş Sözcükler : Yapım ekleri alarak yeni bir anlam ve biçim kazanmış olan sözcüklere yapıları yönünden türemiş sözcük denir.
    Örnek : Ölümün anlamı değişti birden.
    Öl - üm - ün an - la - m - ı değ - - ti bir - den.

    Eylemden ad addan eylem eylemden ad eylemden eylem addan zarf
    Yapım eki yapım eki yapım eki yapım eki yapım eki

    Bileşik Sözcükler : İki ya da daha çok sözcüğün birleşip kaynaşmasından oluşan sözcükler yapıca bileşiktir.

    Kuruluşlarına Göre Bileşik Sözcükler :
    a) Belirsiz ad tamlaması biçiminde yapılanlar :
    Örnek : Buzdolabı, Çörekotu, Aslanağzı, Dilbilgisi
    b) Takısız ad tamlaması biçiminde yapılanlar : Örnek : Atatürk, Konutkent, Kadıköy, Anıtkabir
    c) Sıfat tamlaması biçiminde yapılanlar : Örnek : Sivrisinek, Akdeniz, Yalınayak, Kocatepe
    d) Cümle biçiminde kalıplaşanlar : Örnek: Gecekondu, Külbastı, Mirasyedi, İmambayıldı
    e) Bir ad, bir eylem kökünün birleşip kaynaşmasından yapılanlar :
    Örnek : Erol, Şenol, Seyret, Karnıyarık
    f) İki eylem kökünün birleşip kaynaşmasından oluşanlar :
    Örnek : Çekyat, Uyurgezer, Gelgit, Biçerdöver
    g) İki yansıma sözcüğün birleşip kaynaşmasından oluşanlar:
    Örnek : Çıtçıt, Gırgır, Cırcır, Pırpır
    h) Ses değişimiyle oluşan bileşik sözcükler :
    Örnek : Ne + için Niçin
    Pazar + ertesi Pazartesi
    Kahve + altı Kahvaltı
    Kayın + ana
  7. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Anlamlarına Göre Bileşik Sözcükler :

    a) Bileşik sözcüklerin büyük çoğunluğunda, birleşen her iki sözcük de kendi anlamının dışına kaymıştır. Örnek : Hanımeli, Aslanağzı, Kuşbaşı, Kadınbudu

    b) Bileşik sözcüğü meydan getiren sözcüklerden biri kendi anlamında, diğeri kendi anlamının dışında kullanılmış olabilir. Örnek : Ateşböceği, Basımevi, Aşçıbaşı, Başçavuş

    c) Bileşik sözcüğü oluşturan her iki sözcük de kendi anlamında kullanılmış olabilir.
    Örnek : Bilirkişi, Uyurgezer, Buzdolabı, Toplumbilim

    Noktalama İşaretleri :

    Nokta ( . ): Nokta işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :
    A) Anlamca tamamlanmış cümlelerin sonunda : Örnek :
    Öteki sanat eserleri gibi, roman da sanatçının duyduğu yaratma gereksiniminin ürünüdür.
    Bir uzak sis içinde yürür gibiyim yorgun.

    B) Cümle değeri taşıyan anlatımların sonunda : örnek :
    - Sen de benimle gelecek misin?
    - Mutlaka.

    C) Bazı kısaltmalardan sonra : Örnek :
    Prof. (profesör), vb. (ve benzerleri)
    D) Sıra gösteren sayı ve harflerden sonra : Örnek :
    IV. Murat, 20. Yüzyıl

    E) Belli bir günü gösteren tarihlerin yazımında : Örnek :
    9.12.1986, 26.02.1995

    F) Saat dakika gösteren rakamların arasında : Örnek :
    Akşam 17.20'de, sabah 9.05'te

    G) Bir yazının alt bölümlerini gösteren rakam veya harflerden sonra : Örnek :
    1. , 5. , B. , H.
    H) Rakamlar arasında çarpı işareti yerine : Örnek :
    21.10=210

    UYARI : Nokta işaretinin kullanılamayacağı yerler şunlardır :
    Her sözcüğün ilk harfinin alındığı, büyük harfle gösterilen kısaltmalarda :

    Örnek :

    TBMM, THY, TCDD, DMO

    Gazete, kitap, yazı bölüm başlıkları sonunda :
    Kara Kitap (roman) , Yazko Edebiyat (dergi) , Üç Şehitler Destanı (şiir)

    Tabela ve levhalardaki yazılardan sonra : Örnek :
    Kızılırmak Sineması, Ziraat Bankası, Yüksel Caddesi
  8. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Virgül ( , ):

    Virgül işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :
    A) Cümlede sıralanan eş görevli sözcükleri ve sözcük gruplarını ayırmada : Örnek :

    Önce ayağa kalktı, yavaş yavaş elini kaldırdı, konuşmaya başladı. (eylemleri)

    Evini, arabasını, eşyalarını, herşeyini rehin verdi. (nesneleri)

    Çocuğun büyümesi, topluma yararlı bir birey olması, geleceği yaratması epeyce zor bir iş. (eşit söz gruplarını)
    B) Anlama güç katmak için tekrarlanan sözcüklerin arasında : Örnek :

    Ona bir daha, bir daha sarılıp öptüm.
    C) Hitap sözcüklerinden sonra : Örnek:

    Sevgili yavrum,
    Canım arkadaşım

    D) Seslenmelerden sonra :

    Örnek :

    Çocuklar, yerinize oturun.

    E) Sıralı cümleleri ayırmada :

    Örnek :

    Babası iyi bir avukattı, ailenin gelecek korkusu yoktu.

    F)
    Cümlede vurgulanmak istenen öğeden sonra :

    Örnek :

    Soğuk, oldukça soğuk bir gecede yola çıktılar.
    Evimiz, her sıkıntıda sığındığımız sıcak bir yuvadır.

    G)
    Ara sözlü cümlelerde, ara sözün başında ve sonunda :

    Örnek :

    Geçen hafta, Çarşamba günü, yine toplantıya gelmemiştim.
    Annem, yaşamımdaki en yakın arkadaşım, bana yüz çevirmişti.

    H) Adla soyadın yer değiştirip, soyadın başa yazıldığı durumlarda :

    Örnek :

    Güntekin, Reşat Nuri.
    İ) Cümle başında onay bildiren "evet" ya da red bildiren "hayır" sözcüklerinden sonra :

    Örnek :

    Evet, ben biliyorum.
    Hayır, seninle gelemem.

    J) Adlaşmış sıfatlar cümlede bir addan önce gelirse adlaşmış sıfatı ayırmada :

    Örnek :

    Yaşlı, kadına birşeyler söylemek istedi.
    Tembel, arkadaşlarını küçümsüyordu.

    K)
    İşaret zamirlerinin bir addan önce geldiği cümlelerde, işaret zamirlerinin ardından :

    Örnek :

    Bu, kitabın önsözüne eklenecek.
    Şu, duvara asılacak.

    L)
    Yazıda, tırnak içine alınmamış, aktarma cümlelerde, kapama tırnağı yerine :

    Örnek :

    Ben bu işi yapamazsam çok üzülürüm, diyordu.
    Yarın akşam bizde toplanalım, dedi.

    M)
    Cümle başında kullanılan bağlaçlardan sonra .

    Örnek :

    Kaldı ki, bu şehir onu mutsuz etti.
    Ne var ki, adam böyle işlere alışık değildi.

    N)
    Ondalık sayılarda kesirleri belirtmede :

    Örnek :

    15,300 - 10,50
  9. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Noktalı Virgül ( ; ):

    Noktalı virgül işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

    A)
    Biçimce bağımsız olmalarına karşın (ortak öğeleri olmayan) anlamca birbirine bağlı olan cümleleri ayırmada : Örnek :
    Eve bir sessizlik hakimdi; kimse kimsenin yüzüne bakmıyordu.
    Elim ayağım dolaştı; ne diyeceğimi şaşırdım.

    B)
    Bir cümlede virgülle ayrılmış örnek kümeler, eşit bölümler arasında : Örnek :
    Roman, öykü, anı, yaratıcı yazılara; makale, fıkra, eleştiri düşünce yazılarına örnektir.
    Bir yanda yaşlı anası, babası; öbür yanda karısı ve çocukları vardı.

    C)
    Bağımsız cümleleri, neden-sonuç, karşıtlık, tamamlama gibi özelliklerle bağlayan "ama, fakat, çünkü, öyleyse, böylece, öyle ki..." bağlaçlarından önce : Örnek :
    Çok aradım; ama senin gibisini bulamadım.
    Çocuğu okula göndermedim; çünkü çok hasta.

    D)
    Öğeleri arasına virgül konmuş sıralı cümlelerin arasında : Örnek :
    At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.

    İki Nokta ( : ):

    İki nokta işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

    A)
    Bir sözcük ya da cümleden sonra açıklama yapılacağını veya örnekler verileceğini göstermek için : Örnek :

    Sıfat : Adın önüne gelip onu niteleyen ya da belirten bir sözcük çeşididir.

    Ünsüz harfler iki grupta incelenir : 1. Sert ünsüzler, 2. Yumuşak ünsüzler.

    B)
    Bir kişiden ya da bir yerden alınmış bir sözün yazılacağını belirtirken, tırnak işaretinden önce: Örnek :
    Yahya Kemal kültürümüzle ilgili şöyle der : "Her şeyin en iyisini yapmayı bilmişiz de, bunları yaşatamamışız."

    C)
    Yazı içinde bir kişinin konuşacağını belirtmek için kullanılan uzun çizgi ( - ) işaretinden önce:
    Yaşlı köylü :
    - Yaklaş bakalım evlat!
    Osman :
    - Buyur dayı.
    D) Bölme işlemlerinde bölenle, bölünen arasına konur : Örnek :
    100 : 4 = 25, 16 : 2 = 8

    UYARI : İki nokta işaretinden sonra gelen bölüm bir cümle niteliği taşıyorsa büyük harfle başlar. Örnek ve söz öbeği biçimindeyse küçük harfle başlaması uygun olur.
    Bir annenin en önemli görevi : Çocuklarını bedensel ve ruhsal yönden sağlıklı yetiştirmektir.
    Pazarda ne yok ki : üzüm, soğan, patates, marul...
  10. мoʀαoʀ

    мoʀαoʀ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    990
    Beğenileri:
    634
    Ödül Puanları:
    94
    Üç Nokta ( ... ):

    İki nokta işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

    A)
    Olaylar, nitelikler, adlar ve örnekler sayıldıktan sonra, sözün benzeri örneklerle sürdürülebileceğini göstermek için : Örnek :
    ü Köylüler, pazara, bir çok şey götürüyordu : Tereyağı, yumurta, süt, yoğurt ...

    B)
    Herhangi bir nedenle tamamlanmamış cümlelerden sonra : Örnek :
    ü Ona öyle kızıyorum ki...
    ü Cumartesi günleri Kızılay o kadar kalabalık ki..

    C)
    Bir yazıda söylenmek istenmeyen sözler ya da adlar yerine :
    ü Ulan ... Burası babanın yaylası mı?
    ü Arkadaşı, A...'yı kandırıp sinemaya götürür.

    D)
    Bir yazıdan alınan bölümlerde atlanan yerleri göstermek için . Örnek :
    ü "... Klasik edebiyatın, çağdaş edebiyata bir temel oluşturduğunu asla düşünemezsiniz."

    UYARI :
    Üç nokta ve sıra noktalardan sonra gelen bölüm, bir cümle özelliği gösteriyorsa büyük harfle başlatılır.


    Sıra Nokta ( ..... ):

    Bir alıntının atlanmış bölümlerinin bulunduğunu belirtmek için kullanılır : Örnek :
    ü "..... kahramanları, soylulardan uşaklara dek değişir. Komedinin yalnızca eğlendirici değil, eğitici olması gerektiğini düşünenlerdenim..."

    Soru İşareti ( ? ):

    Soru işaretinin kullanıldığı yerler şunlardır :

    A)
    Soru bildiren cümlelerden ve soru anlamı taşıyan sözcüklerden sonra : Örnek :
    ü Bu soruyu hangi yoldan çözeyim?
    ü Nereye ?

    B)
    Verilen bilgilerin kesin olmadığını, kuşku taşıdığını göstermekte kullanılır. Bu amaçla kullanılan soru işareti ayraç içine alınır : Örnek :
    ü Şair ( ? - 1413 ) yılları arasında yaşamış.
    ü Bir gecede beş yüz sor çözdüğünü ( ? ) söylüyor.

    C)
    Cevap gerektirmeyen, sözde soru cümlelerinin sonunda kullanılır : Örnek :
    ü Önüne baksana kör müsün?
    ü Bunca yükü bir başıma nasıl sırtlanırım ben?

    UYARI : Soru işareti şu durumlarda kullanılmaz :
    ü İçinde soru edatı da olsa soru anlamı taşımayan cümlelerin sonunda:
    Bunu anladı mı anlamadı mı bilmem.
    O geldi mi sen gidersin.
    ü Soru sözcüğünün yan cümleye yöneldiği bileşik cümlelerde :
    Beni niçin aradığını anlayamadım.
    Gelecek günlerin ne getireceğini kimse bilmez.

Sayfayı Paylaş