Ses olayları nedir?

Konu 'Dil ve Anlatım 9. Sınıf' bölümünde gözdeecem tarafından paylaşıldı.

  1. gözdeecem

    gözdeecem Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2012
    Mesajlar:
    263
    Beğenileri:
    382
    Ödül Puanları:
    0

    Ses olayları nedir?

    Ünlü Daralması
    Geniş ünlüler cümlenin sonlarında bulunur. Geniş ünlüler (a,e) özellikle "-yor" ekinin darlaştırıcı özelliği vardır. Bundan dolayı daralarak, ı, i, u, ü dar ünlülerine dönüşmektedir. Bu ünlü daralmasıdır.
    Örnek :
    kalm-a-yor > kalm-ı-yor
    soll-a-yor > soll-u-yor
    Bu örneklerde ünlü daralması görülmektedir. "-yor" ekinden başka başka bir ekin ya da sesin darlaşma özelliği yoktur.
    Tek heceli cümlelerde "-de-, -ye" fiilleri kendinden sonra gelen "y" sesinden dolayı darlaşma gösterebilir. Bazen darlaşma olmayabilir ;
    Örnek:
    de – y – ince > de – y – ince
    Kaynaştırma Harfleri - Koruyucu Ünsüzler
    Bir sözcükte iki ünlü yanyana gelmez, araya kaynaştırma harfi girmektedir. ş, s, n, y olarak Türkçede dört tane kaynaştırma harfi bulunmaktadır. Her birinin ayrı ayrı kullanım yerleri vardır.
    ş kaynaştırma harfi, üleştirme sayı sıfatlarında kullanılmaktadır.
    Örnek:
    yedi-ş-er, İki-ş-er, altı-ş-ar
    s kaynaştırma harfi, üçüncü tekil şahıstır. İyelik ekinden önce kullanılmaktadır. En çok isim tamlamalarında kullanılmaktadır.
    Örnek:
    Balığın koku-s-u
    Dikkat ! :
    "su" ve "ne" kelimeleri bu kurala uymamaktadır.
    Örnek:
    Çocuğun ne-y-i kaybolmuş.
    n kaynaştırma harfi ;
    * Zamirlerden sonra ek geldiğinde kullanılmaktadır.
    Örnek:
    Bu-n-u biliyoruz.
    * İyelik eklerinden sonra hal eki gelirse kullanılır.
    Örnek:
    Çocuğun kitabı-n-ı almışlar.
    * İlgi eklerinden önce kullanılır.
    Örnek:
    Sene-n-in sonu geldi.
    y kaynaştırma harfi, önceki yazdığımız kuralların dışında kullanılır.
    Örnek:
    Üşü-y-erek uyandım
    Dikkat ! :
    Kaynaştırma harfleri iki ünlü arasında kullanılır, fakat bazı durumlarda iki ünlü arasına gelmediği halde de kullanılabilir.
    Örnek:
    soba > sobayla, hasta > hastaydı
    Bu örneklerde görüldüğü gibi "y" kaynaştırma harfi iki ünlü arasında değildir. Bu durum "n" kaynaştırma harfinde de vardır.
    Örnek:
    “Ondan bunu hiç beklemezdim.” cümlesinde altı çizili sözcükte “n” kaynaştırma harfi iki ünlü arasında değildir.
    Ulama

    Sessizle biten sözcükten sonra sesliyle başlayan bir sözcük gelmesiyle iki sözcük birbirine bağlanarak okunur. Buna ulama denilmektedir.
    Örnek:
    Bakkaldan ekmek aldım.
    Ses Düşmesi
    Sözcüğe ek geldiğinde sesler düşebilir. Bu düşme ikiye ayrılır. Ünlü düşmesi ve Ünsüz düşmesi.
    Ünlü Düşmesi
    Sözcüğün temelinde bulunan bir ünlünün düşmesine ünlü düşmesi denir.
    Örnek:
    “Yapraklar daha şimdiden sarardı.” cümlesinde sözcüğün aslı “sarı”dır; “-ar-” eki geldiğinde sözcüğün sonundaki “ı” düşmüştür.
    "Hece düşmesi" en yaygın adıyla kullanılan kuraldır. Sözcüğün son hecesinde bulunan dar ünlüler, ünlü ile başlayan bir ek geldiğinde düşmektedir.
    Örnek:
    akıl – ı > aklı
    burun – u > burnu
    “Kahvaltıya hazırlanın.”
    “Kahvaltıya hazırlanın.” cümlesinde kahve altı sözlerinin birleşmesinden oluşmuştur.
    Ünsüz Düşmesi
    Sözcüğün temelinde bulunan ünsüzün düşmesidir.
    Örnek:
    büyük – cek > büyücek örneğünde sözcüklerin sonlarında bulunan “k” ünsüzlerinin düştüğü görülüyor.


    Ses Türemesi
    Sözcüğün temelinde olmadığı halde ortaya çıkan seslerdir.
    Örnek:
    genç – cik > gencecik
    bir – cik > biricik
    Buna benzer bazı sözcükler vardır. Bunlar "öpücük" gibi fiilden türeyen sözcüklerdir. Fiilden türeyen bu sözcükler "öpüşcük" gibi sözcükler "ş" harfinin düşmesiyle oluşur.
    Dikkat ! :
    Bazen sözcüklerde ünsüz de türemektedir.
    Örnek:
    af – etmek > affetmek
    zan – etmek > zannetmek

    Büyük - Küçük Ünlü Uyumu
    Türkçe, ünlü ve ünsüz olmak üzere iki grupta incelenmektedir.

    Büyük Ünlü Uyumu
    "a, ı, o, u" kalın, "e, i, ö, ü" ince olmak üzere Türkçede 8 ünlü bulunmaktadır. Kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden sonra ince gelmesine büyük ünlü uyumu denir.
    Örnek:
    "öğretmen" sözcüğü büyük ünlü uyumuna uyar.
    "asker" sözcüğü büyük ünlü uyumuna uymaz.

    Küçük Ünlü Uyumu
    Düz ünlülerden sonra düz, yuvarlak ünlülerden sonra düz - geniş veya dar - yuvarlak ünlülerin gelmesi kuralıdır. "a, ı, e, i" birbirinden sonra gelebilir. o,ö,u,ü" den sonra "u, ü, a, e" gelebilir.

    Ünsüz Benzeşmesi

    Dilimizde sert ve yumuşak olmak üzere ünsüzler iki gruba ayrılır. Sert ünsüzler "f, s, t, k, ç, ş, h, p". "Fıstıkçı Şahap" olarak da aklımızda kalır. Bunun dışında kalanlar ise yumuşak ünsüzlerdir.
    Bir sözcük sert ünsüzle bitiyor, o sözcüğe ünsüzle başlayan bir ek geliyorsa bu ünsüz benzeşmesidir.
    Örnek:
    okul-dan > okuldan
    av-cı > avcı

    Ünsüz Yumuşaması
    İki ünlü arasında kalan sert ünsüzler yumuşamaktadır. Bu özellik, sert ve yumuşak şekli bulunan seslerde geçerlidir. Bunlar "p, ç,t , k" gibi sert sessizlerdir.
    Örnek:
    dolap – a > dolaba, çekiç – e > çekice, kanat – ı > kanadı, yemek – e > yemeğe
    Ancak bu kural her sözcükte geçerli değildir.
    Örnek:
    “Davranışları, doğruluğunun kanıtıdır.” cümlesinde altı çizili sözdeki “t” sert ünsüzü iki ünlü arasında kaldığı halde yumuşamamıştır.

  2. gzde_ecem

    gzde_ecem Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2011
    Mesajlar:
    312
    Beğenileri:
    96
    Ödül Puanları:
    0
    1.ÜNSÜZ YUMUŞAMASI (SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI)
    (Ünsüz değişimi / Ünsüz Değişmesi )

    Sonunda p-ç-t-k harfleri (süreksiz-sert) bulunan kelimelere ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde sert olan p-ç-t-k harfleri yumuşar. Yani b,c,d,g (ğ) ‘ye dönüşür. Bu kurala ünsüz yumuşaması denir. Örnek : Kitap ... Kitap – ım ....Kitabım
    Ahenk-e ...ahenge, sağlık-ı...sağlığı
    Özel Durumlar:
    1. Tek heceli kelimelerin çoğunda yumuşama olmaz. Örnek: İç – imiz...içimiz.
    2. Tek heceli kelimelerin bazısında ise yumuşama olur. Örnek: Kap-ın...kabın
    3. Özel isimlerde kesinlikle yumuşama olmaz. Örnek: Ürgüp’ e, Zeynep’in
    4. Dilimize Batı ve Doğu dillerinden girmiş birçok kelimede yumuşama olmaz. Örnek : Devlet-imiz, Tank-ın, Hukuk-un, Hürriyet-imiz, Sanat-ın, Millet-in
    5. Fiil kök veya gövdelerine çeşitli yapım ekleri getirilerek türetilen bazı kelimelerde yumuşama olmaz. Örnek: Taşı-t-ımız, Kon-u-t-un
    DİKKAT : Ünsüz yumuşaması kuralına uymayan kelimeleri, yumuşatarak yazmak yanlıştır. Örnek: Zonguldak’a gittik (Doğru), Zonguldağ’a gittik. (Yanlış)

    2.ÜNSÜZ BENZEŞMESİ (ÜNSÜZ SERTLEŞMESİ)

    P, ç, t, k, f, h, s,ş harfleri ile biten bir kelimeye c, d, g harfleri ile başlayan bir ek gelirse, ekin başındaki yumuşak harfler sertleşir. Buna göre; c-ç, d-t, g-k olur.
    Örnek: Kebap-cı...kebabçı, Yavaş-ca...yavaşça, Ayak-cak...ayakçak, ayak-da...ayakta, yurt-dan...yurttan, ses-deş...sesteş, yap-dı...yaptı, aç-dır...açtır, at-gı...atgı, seç-gin...seçkin, çalış-gan...çalışkan, kıs-gaç...kıskaç...

    NOT : Bu kural, sayıların rakamla yazılışlarında da geçerlidir. Buna göre rakamlar okunur ve okunuşu p, ç, t, k, f, h,s, ş harflerinden biriyle biterse, ekler de sertleşir. Buna uyulmazsa yazım yanlışı yapılmış olur.
    Örnek : Saat 3’de geldim. (Yanlış), Saat 3’te geldim (Doğru)

    Özel Durumlar:
    1. Bazı birleşik kelimelerin bu kurala uymadığı görülür : Dikdörtgen, Akciğer...
    2. Bazı matematik terimlerinin bu kurala uymadığı görülür: Üçgen, beşgen..
    3. –De, da bağlacı, başlı başına bir kelime olduğu için p, ç,t,k,f,h,s,ş harfleriyle biten kelimelerden sonra gelse bile sertleşme kuralına uymaz. Zaten de, da bağlacını –d, -d ekinden ayıran en önemli özelliklerden biri de budur.
    Örnek: Gitsek de olur, gitmesek de..

    3.ÜNLÜ DARALMASI (DARLAŞMA)
    Bir kelimede düz-geniş ünlülerden (a, e) sonra –yor eki gelirse, bu ünlüleri darlaştırarak –ı-i-u-ü ‘ye dönüştürür. Geniş olan ünlülerin daraldığı için bu kurala ünlü daralması denir.
    Örnek : Yazma-yor...yazmıyor, anla-yor...anlıyor, hopla-yor...hopluyor.
    Dilimizde birçok yerde, yanlış ünlü daralması da yapıldığı görülür. Kaynaştırma harflerinden y’den önce gelen a, e ünlüleri konuşmada daralabilir. Ama bu daralma yazıda gösterilmemelidir. Almayan (Doğru)... Almıyan (Yanlış), Bekleyecek (Doğru)...Bekliyecek (Yanlış)

    Özel Durumlar :
    Bazı kelimelerde –yor eki kullanılmadığı halde, ünlü daralması olabilir. De- ve Ye- kelimelerine ünlü ile başlayan ek geldiğinde araya –y- kaynaştırma ünsüzü girer ve bu
    kaynaştırma ünsüzü kelimelerin kökündeki e’leri i’ye dönüştürür. Örnek: Diye, diyen, yiyecek, yiyerek...

    NOT : Ünsüzle biten kelimelere –yor eki geldiğinde, kelimenin kökü ile ekin arasına ı, i, u, ü yardımcı sesleri gelir. Bu, ünlü daralması ile karıştırılmamalıdır. Buna göre, aşağıdaki kelimelerde ünlü daralması yoktur: Oturuyor, iniyor, bakıyor...

    4.ÜNLÜ DÜŞMESİ (HECE DÜŞMESİ, SES DÜŞMESİ) :
    Türkçe’de bazen kelimelerden bir ünlünün düştüğü görülür. Ünlü düştüğünde hece sayısı da azaldığından bu kurala ünlü düşmesi yanında hece düşmesi, hece azalması da denir. Türkçe’de hece düşmeleri aşağıdaki çeşitlere ayrılır:
    a) İkinci hecesinde dar ünlü (ı,i,u,ü) bulunan bazı kelimelere, sesli harfle başlayan bir ek gelirse, ikinci hecedeki dar ünlü düşer. Örnek: Akıl-ı ...aklı
    b) Sesli harfle biten bazı isim köklerinden –la, -le eklerini kullanarak fiil türetildiğinde ses düşmesi görülür. Örnek: Koku-lamak....koklamak
    c) Bazı renk isimlerine –ar, -er ekleri getirilerek fiil türetildiğinde, ismin sonundaki ünlü düşer. Örnek: Sarı-armak....sararmak. Not: Kızarmak ve yeşermek kelimelerinde bir ünlü, bir ünsüz düşer. Örnek: Kızıl-armak....kızarmak.
    d) İkinci hecesinde dar ünlü bulunan bazı fiillere yapım eki getirilip isim yapıldığında ünlü düşmesi görülür. Örnek: Ayır-ım...ayrım
    e) Bazı fiillerden fiil türetildiğinde ünlü düşmesi görülür. Örnek: Çevir-il...çevrilmek.
    f) Bazen iki kelime birleşirken ünlü düşmesi olur. Örnek: Kayıp-olmak...kaybolmak.
    g) Türkçe’de bazı kelimeler iki şekilde yazılabilir. Aşağıda verilen kelimelerin her iki yazılışı da doğrudur. İkinci tür yazılışta ünlü düşmesi vardır.

    Ünlü Düşmesi Yok Ünlü Düşmesi Var
    Nerede Nerde
    Nereden Nerden
    Burada Burdan
    Şurada, Şuradan Şurda , Şurdan
    Orada, Oradan Orda, Ordan
    İçeride, içeriden, dışarıda İçerde, içerden, dışardan
    İleride, ileriden, yukarıda İlerde, ilerden, yukardan

    5.ÜNLÜ TÜREMESİ
    Bazı kelimelerin anlam yönünden küçültülmesi veya pekiştirilmesi sırasında kelimelerin kökü ile aldığı ekin arasına bir ünlü gelebilir. Buna ünlü türemesi denir. Ünlü türemesi hece sayısını artırır.
    Örnek: Az-cık---azıcık


    6.ÜNSÜZ TÜREMESİ
    Bazı tek heceli kelimeler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında veya “etmek, eylemek, olmak” yardımcı fiilleriyle birleştiklerinde asıl kelimenin sonundaki ünsüz ikizleşir. Buna ünsüz türemesi denir. Ünsüz türemesi hece sayısını değiştirmez. Örnek: Af-etmek...affetmek, his-i ...hissi

    7.ÜNSÜZ DÜŞMESİ
    K ünsüzü ile biten bazı kelimelere –cik, -cek küçültme ve sevgi ekleri getirildiğinde kelimenin sonundaki –k sesinin düştüğü görülür. Buna ünsüz düşmesi denir. Örnek: Minik-cik...minicik.
    Bazen –ı, -msa ekleri de ünsüz düşmesine neden olur: Örnek: Ufak-l...ufalmak, küçük-mse...küçümsemek.

    8.İÇ SES BENZEŞMESİ (ÜNSÜZ BENZEŞMESİ)
    Ünsüz sertleşmesine de benzeşme dendiğini biliyoruz. O ses olayı ekte meydana gelir. Türkçe’de bir de kelimenin içinde meydana gelen benzeşme vardır. Bunu şöyle anlatabiliriz:
    Dudak ünsüzlerinden olan –b harfi, kendisinden önce gelen diş ünsüzü –n’yi dudak ünsüzü olan –m’ye dönüştürür. Buna göre bir dudak ünsüzü (b), bir diş ünsüzünü (n), kendisine benzetmiş olur. Bu durumda ünsüz değişimi de söz konusudur. Çünkü n ile m birbirlerinin yerini almıştır. Örnek : Çenber...çember, tonbul...tombul
    Not: Bu kural birleşik kelimelerde ve özel isimlerde uygulanmaz. Örnek: İstanbul, binbaşı...

    9.ÜNLÜ DEĞİŞMESİ
    Daha önce belirtildiği gibi Türkçe’de kelimeler ek aldığında, köklerinde değişiklik olmaz. Bu kural iki kelime için geçersizdir. Buna göre, “ben, sen” sözcüklerine
    ismin –e hali (yönelme durumu) eki getirildiğinde kökteki e sesleri a’ya dönüşür. Buna ünlü değişmesi denir. Örnek: Ben-e...bana, Sen-e....sana

    ÖNEMLİ NOT : Sınavlarda bazen “ses değişmesi” şeklinde sorular sorulmaktadır. Ses dendiğinde hem ünlü, hem ünsüz akla gelir. Bu nedenle “ses değişmesi” veya “ses değişikliği” ifadeleriyle karşılaştığımız zaman aklımıza aşağıdaki ses olayları gelmelidir:
    1. Ünsüz yumuşaması : p-ç-t-k....b-c-d-g-ğ
    2. Ünsüz sertleşmesi : c-d-g...ç-t-k
    3. İç ses benzeşmesi : n...m
    4. Ünlü daralması : a....ı-i-u-ü
    5. Ünlü değişimi : e....a

    10.KAYNAŞMA (KAYNAŞTIRMA)
    Türkçe kelimelerde iki sesli harf yan yana gelmez. Bu nedenle sesli harfle biten bir kelimeye, sesli harfle başlayan bir ek gelirse, iki seslinin arasına bir sessiz girer. Bu sessiz , iki sesliyi kaynaştırır. Bu sessiz harfe kaynaşma (kaynaştırma) harfi, bu olaya da kaynaşma (kaynaştırma) denir. Bazı kaynaklarda yardımcı ünsüz olarak da adlandırılan kaynaştırma harfleri –y-ş-s-n’ dir. Kaynaşma harfleri daha çok isim tamlamalarında kullanılır. Örnek : Kapı-y-ı , Akşam sefa-s-ı
    Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı gibi isim tamlamalarında tamlayan –n, tamlanan –s kaynaşma harflerini alır. Türkçe’de sadece “su, ne” kelimeleri bu kurala uymaz . Örnek: Su-y-un tadı, Ne-y-in tadı
    NOT : -Ş kaynaştırma harfi, bazen sözcüğün sonundaki –ş ile karıştırılır. Buna dikkat etmek gerekir. Altı-ş-ar, yedi-şe-er (Kaynaşma var)
    Beş-er (Kaynaşma yok)
    NOT : Kaynaşma harfinin olup olmadığını aranırken, iyelik eklerine de dikkat etmek gerekir. Örnek : Onun defter-i-n-i (Kaynaşma var) , Senin defter-in-i (Kaynaşma yok)

    11.ULAMA
    Cümle içerisinde sessizle biten bir kelimeden sonra, sesliyle başlayan bir kelime gelirse, bu iki kelime okunuşta birleşir. Buna ulama denir. Ulamanın olabilmesi için
    kelimelerin arasında hiçbir noktalama işareti bulunmamalıdır. Aşağıdaki cümlelerde ulama vardır: Sensiz olamam, Senden ayrılamam, okullar açıldı.
    NOT : Sınav sorularında “ses olayı” sözüyle karşılaştığımız zaman, yukarıda açıkladığımız bütün ses olaylarını aklımıza getirerek soruyu cevaplamalıyız. Bazıları ulama ve kaynaşmanın ses olayı olmadığını zanneder. Halbuki bunlar da birer ses olayıdır.
    NOT : Vurgu ve Tonlama da ses bilgisi ile ilgilidir. Bu nedenle bunları da bu bölümde ele alacağız:
    12.TONLAMA
    Cümleleri söylerken sözcükleri veya harfleri sert, yumuşak, uzun, kısa, alçak ve yüksek gibi değişik seslerle belirtmeye tonlama denir. Tonlama öfke, sitem, beğenme, umut vb. duygularımızı karşıdaki kişiye iletmemizi sağlar. Konuşmalarda özellikle topluluğa hitap ederken veya şiir okurken tonlamaya dikkat etmek gerekir. Şairlerin ve yazarların duygularını tonlamaya dikkat ederek daha iyi anlar ve karşımızdaki kişilere aktarmış oluruz.
    Örnek : Ne yapıyorsun? Cümlesini kızgınlık anında başka, şaşma anlatırken başka, hâl hatır sorarken başka ses tonlarıyla sorarız.

    13.VURGU
    Kelime veya cümlelerde herhangi bir hecenin ya da sözcüğün diğerlerine göre daha baskılı yani kuvvetli söylenmesine vurgu denir. Vurgu anlam yönünden önemli heceleri ya sözcükleri öne çıkarmaya yarar. Türkçe’de iki çeşit vurgu vardır:
    1. Kelime Vurgusu : Bir kelimede herhangi bir hecenin diğerlerine göre daha kuvvetli söylenmesidir. Kuvvetli söylenen hece olduğu halde bu olay kelimede meydana geldiği için kelime vurgusu olarak adlandırılır. Türkçe kelimelerde vurgu genellikle son hecelerdedir. Kelime vurgusu ile ilgili önemli özellikler şunlardır:
    a) Tek heceli kelimelerde vurgu bulunmaz.
    b) Vurgu genellikle son hecede bulunur.
    c) Kelimeye bir ek getirilirse, son hecedeki vurgu eke geçer. Çünkü bu durumda son hece ek’tir. Örnek: Kitap .... kitapçı
    d) İki heceden oluşan yer adlarında vurgu genellikle birinci hecededir. Örnek : Konya
    e) Pekiştirilmiş kelimelerin başına getirilen heceler vurguludur. Örnek: Masmavi
    2.Cümle Vurgusu : Cümlede herhangi bir kelimenin diğerlerine göre daha kuvvetli söylenmesidir. Türkçe’de genellikle yüklemden bir önceki kelime vurguludur. Aşağıdaki cümlelerde sırasıyla özne, nesne, zarf tümleci e dolaylı tümleç vurgulanmıştır.
    Dün okuldan defteri Ayşe aldı. (Ayşe : Özne)
    Ayşe, dün okuldan defteri aldı. (Defteri : Nesne)
    Ayşe, defteri okuldan dün aldı. (Dün: Zarf T.)
    Ayşe, dün defteri okuldan aldı. (Okuldan : Dolaylı T.)
    Sınav sorularında vurgu öğe şeklinde sorulabildiği gibi, “yer, zaman, kişi” şeklinde de sorulabilir.
    Moderatör Bünyamin bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş