SICAKLIK

Konu 'Coğrafya (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    SICAKLIK

    Sıcaklık; her maddede var olan potansiyel ısı enerjisinin kinetik hale geçtikten sonra bizde uyandırdığı etki (his) tir. Sıcaklık termometre ile ölçülür ve birimi genelde Santigrat derece (°C ) olarak ifade edilir.

    Hava sıcaklığı

    Litosfer, doğrudan Güneş'ten aldığı ışınlarla değil, yerin ışıması ile ısınır. Litosferin alt katlarının daha sıcak olmasının da nedeni budur.

    Sıcaklık Etmenleri

    Yeryüzünde sıcaklık her yerde aynı değildir. Sıcaklığın farklı olmasında pek çok etken söz konusudur. Bunlardan bazıları şunlardır:

    Güneş Işınlarının Geliş Açısı

    Belirli bir yüzeye dik ve yatık gelen ışınların getirdikleri enerji miktarları arasında belirgin bir fark vardır.
    Çünkü bir ışın demeti dik geldiğinde daha dar bir yüzeyi aydınlatırken, aynı ışın demeti yatık geldiğinde daha geniş bir yüzeyi aydınlatır ama ısı etkisi azalır. Ayrıca bir ışın atmosferde ne kadar yol katederse sürtünme etkisi ile ısı kaybı o kadar fazla olur. Dik geldiği yerlerde az yol katedeceğinden ısı etkisi daha fazladır. Bu nedenle Güneş ışınlarının yere değme açısı büyüdükçe yeryüzünü ısıtma gücü de artar.
    Güneş ışınlarının yeryüzüne geliş açısını etkileyen etmenler şunlardır:

    Dünya’nın Şekli (Enlem etkisi)

    Dünya’nın şeklinin bir sonucu olarak, Ekvator’dan kutuplara doğru güneş ışınlarının yere değme açısı küçülür. Buna bağlı olarak her iki yarım kürede Ekvator’dan kutuplara doğru sıcaklık azalır. Buna enlemin sıcaklık üzerindeki etkisi denir.

    Dünya’nın Eksen Eğikliği ve Yıllık Hareketi

    Dünya’nın eksen eğikliği nedeni ile Güneş çevresindeki dönüşü (yıllık hareketi) sırasında güneş ışınlarının yere geliş açısı değişir. Yeryüzündeki bir noktanın güneş ışınlarını yıl içinde farklı açılarla alması mevsimlere bağlı ısınma farklılıklarına neden olur.

    Dünya’nın Günlük Hareketi

    Dünya’nın günlük hareketi nedeniyle güneş ışınlarının bir noktaya geliş açısı sabahtan öğleye kadar artar. Öğleden akşama kadar ise azalır. Günün en yüksek sıcaklığı, ışınların en büyük açı ile geldiği öğle saati değil, depolanan enerjinin en fazla olduğu 13.00 – 14.00 saatleri arası ölçülür. Çünkü öğleye kadar yerde biriken enerji, ışıma ile atmosfere iletilir. Işıma gece boyu devam eder, yer soğur. Güneş’in doğuş saatinde ışıma sona erer ve yerde enerji depolamaya başlar. Günün günün en düşük sıcaklığı Güneş'in doğmasından az önce gözlenir.

    Eğim ve Bakı

    Geniş bir bölgeye düşen birbirine paralel ışınların yere değme açıları, yamaç eğimine ve bakı durumuna (Güneş’e dönüklüğe) göre değişir. Bu durum lokal ısınma farklarına yol açar. Kuzey Yarım Küre’de güney yamaçlar, Güney Yarım Küre’de ise kuzey yamaçlar güneş ışınlarını yıl boyunca daha büyük açı ile aldığından daha sıcak olur.
    Dönenceler arasında ise bakının etkisi her iki (kuzey-güney) yamaçta da görülür.
    Bakının Etkisiyle Güneş'e dönük olan eğimli yamaçlarda;
    • Sıcaklık daha yüksektir.
    • Güneşlenme süresi daha uzundur.
    • Karların yerde kalma süresi daha kısadır.
    • Kalıcı karların başlama yüksekliği daha fazladır.
    • Tarım ürünlerinin olgunlaşma süresi daha kısadır.
    • Ormanların yükselti sınırı daha fazladır.

    Yükselti

    Yerden yükseldikçe atmosferin yoğunluğunun ve içindeki su buharının azalması ve troposferin daha çok yerden yansıyan ışınlarla ısınması nedeniyle sıcaklık, her 200 m’de yaklaşık 1 °C azalır. Bu nedenle enlemi aynı olan iki farklı noktadan daha yüksekte olan, diğerine göre her zaman daha soğuk olur. Örneğin Antalya merkezinde denize girilirken Torosların tepesinde kar örtüsünün varlığı yükseltinin sıcaklığa etkisini gösterir.

    İndirgenmiş Sıcaklık

    Yeryüzünde sıcaklığın enleme bağlı dağılışını gösteren haritalar çizilirken yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak için indirgenmiş sıcaklık değerleri kullanılır.
    Bir yerin yükseltisinin sıfır (0) metre kabul edilerek deniz seviyesindeymiş gibi hesaplanan sıcaklığına indirgenmiş sıcaklık denir.
    Bir yerin indirgenmiş sıcaklığını hesaplamak için yükseltiden kaynaklanan sıcaklık farkı hesaplanır.
    Bu fark o yerin gerçek sıcaklığına eklenir.
    Örnek :
    900 m yükseklikteki Ankara’da Ocak ayı ortalama sıcaklığı -2°C’dir. Ankara’nın deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı kaç °C dir?
    Çözüm :
    100 m’de sıcaklık 0,5°C azalırsa, 900 m’de (900/200=4,5) 4,5 °C azalır.
    İndirgenmiş Sıcaklık = Gerçek Sıcaklık + Sıcaklık Farkı
    İndirgenmiş Sıcaklık = -2 +4,5 = 2,5°C’dir.

    Kara ve Denizlerin Dağılışı

    Karalar denizlere göre daha çok ve çabuk ısınıp, soğurlar. Bu nedenle, karaların daha fazla yer kapladığı Kuzey Yarım Küre’nin yıllık ortalama sıcaklığı Güney Yarım Küre’den daha yaklaşık 2 °C daha fazladır.
    Ayrıca her iki yarım kürede kara ve denizlerin dağılışındaki farklılık termik ekvatorun yer ekvatorundan sapmasına neden olmuştur.
    Termik Ekvator : Meridyenlerin en sıcak noktalarını birleştiren eğriye termik ekvator denir.

    Atmosferdeki Nem Oranı

    Atmosferdeki nem;
    • Güneşten gelen ve yeryüzünden yansıyan ışınları emerek tutar.
    • Yeryüzünün aşırı ısınıp soğumasını önler.
    • Isınıp soğumanın yavaş ve dengeli olmasını sağlar.
    Bu nedenle nemli bölgelerde günlük ve sıcaklık farkları daha azdır.

    Okyanus Akıntıları

    Enlemin etkisine bağlı olarak, ekvatoral bölgeden gelen akıntılar sıcak su, kutup bölgelerinden gelen akıntılar ise soğuk su taşırlar. Sıcak su akıntıları geçtikleri kıyılarda sıcaklığı yükseltici, soğuk su akıntıları ise sıcaklığı düşürücü etki yapar.

    Rüzgarlar

    Rüzgarlar geldikleri yerlerin özelliklerine göre, estikleri bölgelerin sıcaklığını yükseltici ya da düşürücü etki yapar. Bu durum enlemin sıcaklık üzerindeki etkisini gösterir. Örneğin Kuzey Yarım Küre’de yer alan Türkiye’de kuzeyden esen rüzgarlar sıcaklığı düşürücü güneyden esen rüzgarlar sıcaklığı artırıcı etki yapar.

    Zeminin Yapısı

    Karaları oluşturan taş ve toprakların fiziksel özellikleri (tekstürü, strüktürü gibi özellikleri) yeryüzünde ısınma farklılıklarına neden olur. Ayrıca zeminin bitki örtüsü ile veya karla kaplı olup-olmaması, bitki örtüsünün yoğunluğu sıcaklık dağılışı üzerinde etkilidir. Bu nedenle taş ve toprakların ısınıp soğuma süreleri farklılık gösterir. Örneğin açık renkli ve gevşek yapıya sahip kumsallarda ısınma ve soğuma çabuk gerçekleşirken koyu renkli taş yada toprakların olduğu zeminler daha geç ısınır ve soğur.

Sayfayı Paylaş