Şiirleri İnceleme.

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde Gizem ~ tarafından paylaşıldı.

  1. Gizem ~

    Gizem ~ Üye

    Katılım:
    19 Eylül 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    TÜRKÜ
    Gurbet Elde Bir Hal Geldi Başıma,
    Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.
    Derman Arar İken Derde Düş Oldum,
    Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.

    Huma Kuşu Suya Düştü Ölmedi,
    Dünya Sultan Süleymana Kalmadı.
    Dedim Yâre Gidem Nasip Olmadı,
    Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.

    Kağıda Yazarlar Ufak Yazılar,
    Anasız Olur Mu Körpe Kuzular.
    Yürek Yaralıdır, Ciğer Sızılar,
    Ağlama Gözlerim Mevlâ Kerimdir.

    Git Bahar
    Çekil bu gölgeli yolda gezinme,
    Bahar bakişlarin yine pek sarhoş.
    Yanilip gönlüme misafir inme.
    Kapisi kilitli, mihrabi bomboş

    Mabettir orasi, meyhane degil...

    Işiklar, kokular, sesler, çiçekler...
    Ömrünün her günü bir başka dügün,
    Bülbüller koynunda açti çiçekler
    Güller dökülürler gögsüne bütün!..

    Gerçekten güzelsin, efsane degil:

    Altinli başinda papatya niçin?
    Sari saçlarina pembe gül takin
    Git bahar...Gönlümde ibadet için,
    Diz çöken kizlari ürkütme sakin,

    Kalbime girme, o kaşane degil!..

    Git bahar, git bahar ! Uzaklarda gül,
    Denize renginden birak hediye,
    Ufuklarda gezin, semaya süzül...
    Kalbime sokulma "Peymane!" diye,

    Gördüklerin kandil, peymane degil!
    ÇAKIL

    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı ısınır içimde
    Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
    Bir gelincik açılı0r ansızın
    Bir gelincik sinsi sinsi kanar
    Seni düşünürken
    Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
    Deliler gibi dönmeğe başlar
    Döndükçe yumak yumak çözülür
    Çözüldükçe ufalır küçülür
    Çekirdeği henüz süt bağlamış
    Masmavi bir erik kesilir ağzimda
    Dokundukça yanar dudaklarım

    Seni düşünürken
    Bir çakıl taşı içimde
    AĞUSTOS ÇIKMAZI
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun
    durduğun yerde dur
    kendini martılarla bir tutma
    senin kanatların yok
    düşersin yorulursun
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun

    bir deniz kıyısında otur
    gemiler sensiz gitsin bırak
    herkes gibi yaşasana sen
    işine gücüne baksana
    evlenirsin çocuğun olur
    sonun kötüye varacak
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun

    elimi tutuyorlar ayağımı
    yetişemiyorum ardından
    hevesim olsa param olmuyor
    param olsa hevesim
    yaptıklarını affettim
    seninle gelemeyeceğim attilâ ilhan
    beni koyup koyup gitme
    ne olursun
    Mustafa Kemal'in Kağnısı

    Yediyordu Elif kağnısını
    Kara geceden geceden
    Sanki elif elif uzuyordu inceliyordu
    Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
    İnliyordu dağın ardı yasla
    Herbir heceden heceden

    Mustafa Kemal´in Kağnısı derdi kağnısına
    Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı
    Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik
    Nam salmıştı asker içinde
    Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü
    Doğrulmuştu yola, önceden önceden

    Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
    Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
    Kocabaş çok ihtiyardı çok zayıftı
    Mahzundu bütün Sarıkız, yanısıra
    Gecenin ulu ağırlığına karşı,
    Hafiftiler, inceden inceden

    İriydi Elif kuvvetliydi kağnı başında
    Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri
    Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim
    Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına
    Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
    Niceden niceden

    Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu.
    Nazar mı değdi göklerden, ne?
    Dah etti, yok. Dahha! dedi, gitmez.
    Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gıcır gıcır
    Nasıl durur Mustafa Kemal´in Kağnısı
    Kahroldu Elifcik, düşünceden düşünceden
    Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
    Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
    Geçer, götürür ana çocuk mermisini askerciğin
    Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım
    Bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
    Düşerim gerilere iyceden iyceden

    Kocabaş yığıldı çamura
    Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar
    Örtüldü gözleri örtüldü hep
    Kalır mı Mustafa Kemal´in Kağnısı bacım
    Kocabaşın yerine koştu kendini Elifcik
    Yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden.

    Bu şiirlerin hepsi olmasa bile birazının kafiye-redif uyak şeması olarak değerlendirebilir misiniz?

Sayfayı Paylaş