Sıkıntınız mı var ? 5 Dakikanızı Ayetlere Ayırın.

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Moderatör Elif tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Elif

    Moderatör Elif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    13 Kasım 2008
    Mesajlar:
    751
    Beğenileri:
    493
    Ödül Puanları:
    0

    Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi. Yıkık, perişansınız. Kimse ile görüşmek istemiyorsunuz. Çoğunluk size küsmüş gibi. Yalnızsınız.
    Herkes benden uzak, herkes bana kırgın düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz. Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor:
    "Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı"(Duha-3)
    Kim
    kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin.
    Rabbim terk etmiyor, kırılmıyor ya,
    ne gam! ...Bu ne büyük ferahlık değil
    mi ?

    Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç bitmeyecek gibi geliyor. Sanki bu
    sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi. İşte o an ayet yetişiyor imdada:
    "Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var! Zorluğun yanında bir
    kolaylık muhakkak var! "(İnşirah-5/6)

    Garantiyi veren ALLAH !... Hem de ne garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği
    "mutlaka" ifadesi ile pekiştirilip ikna olalım diye iki kere tekrarlanıyor. Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu, çözümün sorunda gizli olduğunu da fısıldıyor. Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş:
    "Derman aradım derdime, derdim bana derman
    imiş."

    Maddi sıkıntınız hat safhada. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz. İflas
    ettiniz.. Sıfırı tükettiniz yani. Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde
    boğulurken ayet size yeni bir ümit veriyor:
    "Eğer yoksulluktan korkarsanız, ALLAH
    dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz ALLAH
    hakkıyla bilendir, hüküm ve
    hikmet sahibidir." (Tevbe-28 )

    Bir yakınınız ölümcül hastalıkla yatağa düştü. Doktorlar fazlaca ümit vermiyorlar. Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz. Gerçek ortada iken moral vermeye çalışmak sanki sahte davranmak gibi geliyor size. Ciddi bir ****l olmalı ki hastanıza siz de inanarak moral verebilesiniz. Eyyub Nebi var Kurr17;anda...
    Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate kavuşmuş. Onun hali size dayanak oluyor:
    Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nida etmişti:
    "Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! Ve ona, bütün
    ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet
    olarak bahşettik ki, temiz akıllılar
    için bir ibret olsun." (Sad-41/43)

    Ama yine de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize. Bir tutamak arıyorsunuz. Ayet el veriyor size:
    "Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda
    hayırlıdır. Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz." (Bakara-216)

    Rabbimiz, Rasülümüz Muhammed(s.a.v) ,
    Kitabımız Kuran, Yolumuz Sırat-ı Müstakim ! Bizden bahtiyarı yok dünyada!

    Her ne olursa olsun, ne yaşanırsa yaşansın zafer ve başarı bizim. Bunu da kafadan söylemiyoruz, Kuran konuşuyor:

    Vel Akıbetü lil Muttakin (Kasas-83):
    Akıbet,(hayırlı son, güzel sonuç) Müttakiler,(takvayı kuşananlar, korunanlar, inanca sarılanlar) içindir !
    SevdaLiM ve Persephone bunu beğendi.
  2. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83

    çok güzel bir yazı:(
    kimsem olmasın rabbim bana yeter
    Moderatör Elif bunu beğendi.
  3. kalpsiz38

    kalpsiz38 Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2009
    Mesajlar:
    73
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    çok güzel bir yazı:(
    kimsem olmasın rabbim bana yeter
    Genişletmek için tıkla...
    aynen katılıyorum :)

Sayfayı Paylaş