şinasi kimdir

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde edebiyatçı 3137 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. edebiyatçı 3137

    edebiyatçı 3137 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0

    1. Hayatı

      İbrahim Şinasi, 5 Ağustos 1827'de İstanbul'da doğdu. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa, 1829'da Osmanlı-Rus Savaşı sırasında vurularak şehit olunca, annesi onu yakınlarının desteğiyle büyüttü. Şinasi, ilköğretimini Mahalle Sıbyan Mektebi'nde ve Feyziye Okulu'nda tamamladıktan sonra Tophane Müşiriyeti Mektubî Kalemi'ne kâtip adayı olarak girdi. Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi'den Arapça ve Farsça öğrendi. Aynı kalemde görevli eski adı Chateauneuf olan Reşat Bey'den Fransızca dersi aldı.
      Bu görevindeki çalışkanlığı ve başarısı nedeniyle, önce memurluk sonra hulefalık derecesine yükseltildi. 1849'da bilgisini artırması için devlet tarafından Paris'e gönderildi. Burada edebiyat ve dil konularındaki çalışmalarını sürdürdü. Oryantalist De Sacy Ailesi ile dostluk kurdu. Ernest Renan'la tanıştı, Lamartine'in toplantılarını izledi. Oryantalist Pavet de Courteille'e çalışmalarında yardım etti. Dilbilimci Littré ile tanıştı. 1851'de Société Asiatique'e üye seçildi.
      1854'te Paris dönüşünde bir süre Tophane Kalemi'nde çalıştı. Daha sonra Meclis-i Maarif Üyeliği'ne atandı. Encümen-i Daniş'te (ilimler akademisi) görev yaptı. Koruyucusu Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’nın görevinden ayrılması üzerine üyelikten çıkarıldı. Reşit Paşa, 1857'de yeniden sadrazam olunca, Şinasi de eski görevine döndü.
      1860'da Agah Efendi ile birlikte Tercüman-ı Ahvâl Gazetesi'ni çıkardı. Devlet işlerini eleştirmesi ve Sultan Abdülaziz'e karşı girişilen eylemin düzenleyicilerinin yanında yer alması nedeniyle 1863'teki Meclis-i Maarif'teki görevine son verildi. Gazeteyi Namık Kemal'e bırakarak, 1865'te Fransa'ya gitti. Orada sözcük çalışmalarına yöneldi.
      Société Asiatique Üyeliği'nden ayrıldı... 1867'de İstanbul'a döndü. Kısa bir süre sonra yeniden Paris'e gitti. Burada kaldığı iki yıla yakın sürede, Fransa Milli Kütüphanesi’nde araştırmalar yaptı. 1869'da İstanbul'a dönünce bir matbaa açtı ve eserlerinin basımıyla uğraşmaya başladı. Kısa bir süre sonra da 13 Eylül 1871'de beyin tümöründen öldü.
      Şinasi, Batı, özellikle de Fransız kültürü etkisinde eserler verdi. Ülkenin, Batı örnek alınarak eğitim alanında uygulanacak radikal yöntemlerle gelişebileceğini savundu. Batı hatta Fransız aktarmacılığını tek çözüm gördü. Bu amaçla yazarlığında çok yönlü bir çaba içine girdi. Gazete çıkardı, makale, şiir ve oyun yazdı, sözlük çalışmaları yaptı. Tanzimat'la başlayan Batılılaşma hareketinin öncülerinden biri olarak dil, edebiyat ve düşünce hayatının değişmesinde etkili oldu.
      Düzyazılarında sade bir dil kullanılmıştır. Dildeki yalınlaşma çabasını, edebiyat ve tiyatro alanlarındaki eserleriyle desteklemiştir. Batı şiirini tanıtma, yeni şiir biçimlerini edebiyata sokma amacıyla Fransız şairlerinden tercümeler yapmıştır.

      Başlıca Eserleri

    • Tercüme-i Manzume (Çeviri şiirler, 1859)
    • Şair Evlenmesi (Bir perdelik komedi, 1860)
    • Müntahabat-ı Eş'ar (Şiirler, 1863)
    • Durub-i Emsal-i Osmaniye (Atasözleri, 1863)
    • Müntahabat-ı Tasvir-i Efkar (Seçme makaleler, 2 cilt, 1885)
    • Tercümân-ı Ahvâl Mukaddimesi (Tanzimat Edebiyatındaki ilk Makale) ,,,,
    • :):)kolay gelsin
  2. dj_pelin

    dj_pelin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.587
    Beğenileri:
    2.733
    Ödül Puanları:
    113
    Bende bunu buldum :)
    Şinasi (1826-1871)


    Türk, şair, yazar. Tanzimatla başlayan Batılılaşma hareketinin öncülüğünü yaparak dil, edebiyat ve düşünce yaşamının gelişmesinde etkili olmuştur.


    İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826'da İstanbul'da doğdu, 13 Eylül 1871'de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829'da Osmanlı-Rus Savaşı sırasında vurularak ölünce, annesi onu yakınlarının desteğiyle büyüttü. Şinasi ilköğretimini Mahalle Sıbyan Mektebi'nde ve Feyziye Okulu'nda tamamladıktan sonra Tophane Müşiriyeti Mektubî Kalemi'ne katip adayı olarak girdi. Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi'den Arapça, Farsça, ve Osmanlıca'nın yazı kurallarını öğrendi, gene aynı kalemde görevli eski adı Chateauneuf olan Reşat Bey'den Fransızca dersi aldı. Bu görevindeki çalışkanlığı ve başarısı nedeniyle önce, memurluk sonra hulefalık derecesine yükseltildi. 1849'da bilgisini artırması için devlet tarafından Paris'e gönderildi. Burada matematik, tarih, doğabilim ve toplumsal bilimlerle ilgilendi. Edebiyat ve dil konularındaki çalışmalarını sürdürdü. Doğubilimci De Sacy ailesi ile dostluk kurdu Ernest Renan'la tanıştı, Lamartine'in toplantılarını izledi. Doğubilimci Pavet de Courteille'e bilimsel çalışmalarında yardım etti. Dilbilimci Littré ile tanıştı. 1851'de Société Asiatique'e üye seçildi. 1854'te Paris dönüşünde bir süre Tophane Kalemi'nde çalıştı. Daha sonra Meclis-i Maarif üyeliğine atandı. Encümen-i Daniş'te (ilimler akademisi) görev yaptı. Koruyucusu sadrazam Mustafa Reşit Paşanın görevinden ayrılması üzerine, eğitim ve öğretim kurultayına sakalını keserek geldiği için üyelikten çıkarıldı. Reşit Paşa 1857'de yeniden sadrazam olunca, Şinaşi de eski görevine döndü. 1860'da Ağah Efendi ile birlikte Tercüman-ı Ahvâl gazetesini çıkardı. Devlet işlerini eleştirmesi ve Sultan Abdülaziz'e karşı girişilen eylemin düzenleyicilerinin yanında yer alması nedeniyle 1863'teki Meclis-i Maarif'teki görevine son verildi. Gazeteyi Namık Kemal'e bırakarak, 1865'te Fransa'ya gitti. Orada sözcük çalışmalarına yöneldi. Société Asiatique üyeliğinden ayrıldı. 1867'de İstanbul'a döndü. Kısa bir süre sonra yeniden Paris'e gitti. Burada kaldığı iki yıla yakın sürede, Fransa Ulusal Kitaplığında araştırmalar yaptı. 1869'da İstanbul'a dönünce bir basımevi açtı, yapıtlarının basımıyla uğraşmaya başladı. Kısa bir süre sonra beyin tümöründen öldü.
    19.yy başları, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir çöküşün eşiğine geldiği yıllardı. Batı'ya yönelerek ve Batı'nın desteğiyle önlenebileceğine inanmıştı. Batılılaşma hareketiyle birlikte yeni insanın yetişmesinde etkili olabilecek olan batı kültürünü ve onun kaynaklarını tanıtma amacı ön planda tutularak Avrupa'ya öğrenci gönderilip onların bu yönde eğitilmesine çalışılıyordu. Bu grup içinde yer alan Şinasi Batı, özellikle di Fransız Kültürüyle de çalıştı. Şinasi, ülkenin uygarlaşma yoluyla gelişebileceğini bunun da Batı örnek alınarak eğitim alanında uygulanacak akılcı bir yöntemle gerçekleşebileceğini savunmuştur. Bu amaçla yazarlığında çok yönlü bir çaba içine girmiştir. Gazete çıkarmış, makale, şiir ve oyun yazmış, sözlük çalışmaları yapmıştır. Halkın "aydınlatılmasına" yönelik bu çalışmalarında eğitime önem vermiştir. Dilin yalınlaştırılması ve edebiyatın halkın anlayabileceği bir dille yazılması çabasının ilk örneklerini ortaya koymuştur.
    Batılılaşma sorununa yaklaşımında savunduğu düşünceleri gazeteciliği aracılığıyla halka iletmiştir. Bu amaçla kaleme aldığı yazılarını önce Tercüman-ı Ahvâl'de daha sonra da Tasvir-i Efkâr'da yayımlamıştır. İmparatorluğun iktisadi ve toplumsal yapısının gelişimine ilişkin sorunlara değinerek, halkın yönetiminde söz sahibi olması düşüncesini savunmuş, "ulus", "Özgürlük", "kamuoyu", "yasal haklar", "basın özgürlüğü gibi", o günün düşün yaş***** henüz girmemiş birtakım yeni kavramları tartışma gündemine getirmiştir.
    Düzyazılarında yalın bir dil kullanılmıştır. Dili Osmanlıca'nın süslemelerinden arındırarak doğru ve güzel yazmaya öncelik tanınmıştır. Dildeki yalınlaşma çabasını edebiyat ve tiyatro alanlarındaki yenileştirme çalışmalarıyla desteklemiştir. Batı şiirini tanıtma, yeni şiir biçimlerini edebiyata sokma amacıyla Fransız şairlerinden çeviriler yapmıştır.
  3. edebiyatçı 3137

    edebiyatçı 3137 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    buda iyiymiş
    saoll
  4. edebiyatçı 3137

    edebiyatçı 3137 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    acaba ilklere bulan varmı
  5. dj_pelin

    dj_pelin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Mart 2010
    Mesajlar:
    1.587
    Beğenileri:
    2.733
    Ödül Puanları:
    113
    Bilmem :)

    Rica ederim uyarı almanı istemem saol değilde Sağol olsa.. :)
  6. edebiyatçı 3137

    edebiyatçı 3137 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2010
    Mesajlar:
    19
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    0
    sağol canım alışıklık
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş