Siyaset Felsefesine Kadar Defterden Notlarım

Konu 'Felsefe' bölümünde trabzonclup tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. trabzonclup

    trabzonclup Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    2

    ÜNİTE I: BİLGİ

    İnsanların zihinsel yetilerini kullanarak elde ettikleri bilgi diyoruz
    Obje:Bilinen nesne
    Suje:bilen özne kişi
    Aralarındaki bagdan bilgi oluşur
    BİLGİ TÜRLERİ
    1.gün****k bilgi
    Cogu zaman farkında olmadan elde ettigimiz bilgilerdir
    -günlük yaşamı kolaylaştırır
    -kesinlik degeri yoktur
    -dogrunalabilen ama genellenemeyen bilgidir
    2.dinsel bilgi
    din insanların anlayamadıkları ve karsısında güçsüz kaldıkları doga ve toplumsal olayların doga üstü güçlerle acıklama cabasıdır
    3.Teknik Bilgi
    Dogal nesneleri hayatımızda kullandıgımız bilgidir
    -nesnel ve evrensel yöntemle bakış acısı olarak bilim e bakar amaç fayda sağlamaktır
    4.sanat bilgisi
    Sanatcının evrene öznel yalaşımlarıyla duygu ve düşüncelerini ifade etme biçimidir.
    Sanatçının bize verdigi bilgi dış dünyayla oldugu gibi degildir.Sanatcının yaratıcı hayal gücü ve duygularıyla yogrulmus.bir bilgidir
    -özneldir.konusu güzel olandır
    -Sanat eseri yalnızca bir kere yapılır.
    5.Felsefi Bilgi
    Eleştirel bir bilgidir.bilme çabasıdır.Kesin degildir.Sonuç yoktur.Doga ve Doga üstü olaylar hakkında düşünceye dayalıdır.Evreni ve varlıgı parçalamaz bir bütün olarak ele alır
    6.Bilimsel Bilgi
    Her şey üzerinde sistemli dogru ve geçerli bilgi üreten çalışma alanıdır.Canlı ve Cansız varlıkların yapısı doga olaylarının nasıl meydana geldigini aralarındaki baglantıları kendine özgü yöntemle ilgeler elde edilen bilgiler genelleştirilir.ve kavramlaştırılır.
    -dünyayı anlama ve dogru bilgiye erişmede kendine özgü bilgi araştırma tarzıdır.
    Bu yaklaşım biçimi sonunda ortaya cıkan ürünler bilimsel bilgidir.
    -nesnel ve evrenseldir
    -Sonuçlarında Çelişkiden uzak ve kendi içerisinde tutarlıdır.birbiriyle çelişen iki yargının yada önergenin aynı anda dogrulugunu kabul etmez birikimlidir.İlerlemecidir.
    -Eleştiri vardır
    -Yanlışlanınca veya yetersizligi ortaya konulunca yerine başka bir bilgiyi Bırakabilir.

    BİLİMLER
    Bilimler konu ve yöntem açısından 3’e ayrılır.
    İdeal (Formel)
    Dogada bulunmayan duyularla algılanamayan yalnızca düşüncede var olan objeleri konu alır
    -Tümden Gelim(Dedüksiyon)Yöntemden alır
    -Degişmez hep aynı kalırlar
    (MANTIK VE MATEMATİK)
    Pozitif(Dogal Bilimler)
    -İnsan düşüncesinden bagımsız olarak .Var oldugu düşünülen her şeydir.
    (Endüksiyon)Tümevarı yöntemini kullanır.
    -Açıklayıcıdır
    -Olgusaldır.
    -Deterministtir=Dogada vardır.Dogada aynı koşullar altında hep aynı sonuçlar oluşur
    ör:su+toprak=meyve
    (FİZİK-KİMYA-ASTRONOMİ-BİYOLOJİ-JEOLOJİ—METEROLOJİ-OŞİNOGRAFİ-PALENTOLOJİ-TIP(ANATOMİ,PATOLOJİ,FİZYOLOJİ)
    İnsani(Bilimler)
    İnsani bilimler insan doganın bir parçasıdır.Aynı zamanda sosyal kültürel dogal tarihsel bir varlıktır.yani anlami bir varlıgı konu alır.
    (ANTROPOLOJİ-SOSYOLOJİ-TARİH-DİL BİLİMİ-SİYASET BİLİMİ)

    ÜNİTE II:BİLGİ FELSEFESİ

    a-)Bilgi Felsefesinin Konusu
    Bilginin kendisi oluşumu sınırları degeri ve kaynagı ile ilgili problemlerdir.Her soru bir bilgidir.Her bilgi bir soruya yanıt gibidir.Bilgi varlıgın tanımıdır.Zihinde soru yoksa bilme konusuda olamaz
    Bilgi Felsefesinin Kavramları
    Gerçeklik:Bir varoluş şeklidir.bilinçden bagımsız olarak var olana verilen addır.
    Dogru^^Hakikat
    Düşüncenin gerçeklikle uyuşmasıdır
    Mantık:Dogru düşünme sanati yöntemi bilimidir.
    Bilgi Felsefesinin Degeri ve Kaynagı Problemi
    Akla dayanan bilgi dogrudur=Rasyonalizm
    Akla ve Deneye dayanan bilgi dogrudur=Kritisizm
    Deneye dayanan bilgi dogrudur=Emprizm
    Yarar ve fayda saglayan bilgi dogrudur=Pragmatizm
    Olgulara dayanan bilgi dogrudur=Pozitivizm
    Duyumlara dayanan bilgi dogrudur=Entüisyonizm
    Dil çözümlemelerine dayanan bilgi dogrudur.=Analitik felsefe
    Saf fenomenlere dayanan bilgi dogrudur=Fenomonoloji
    BİLGİ KUR*****N TEMEL PROBLEMİ(DOGRU BİLGİNİN İMKANI PROBLEMİ)
    1-)Dogru bilgiye ulaşılamaz
    -R**ativizm(Görecelik)
    -Nihilizm(Hiccilik)
    -Septisizm(Şüphecilik,Kuşguculuk)
    2-)Dogru bilgiye ulaşılır
    -Rasyonalizm(Akılcılık)
    -Empirizm(Deneycilik)
    -Sensualizm(Duyumculuk,His)
    -Kritisizm(Deney Akıl Eleştiri)
    -Pozitivizm(Olguculuk)
    -Pragmatizm(Faydacılık)
    -Fenomenoloji(Öz Bilim)
    -Analitik Felsefe(Çözümleyici Felsefe)
    TANIMLAR
    RASYONALİZM(AKILCILIK)Sokrates bütün bilgiler doguştandır.İnsan bilerek dogar.Düşüncesini savunur.İroni(alay) adı verilen ilk aşamada bir şey bildigini zanneden kişiler
    Hiçbir şey bilmedigini gösterir.Maiotik (Düşünce dogurtma)akinci aşamada hiçbir şey bilmedigini sananlar cok şey bilirler.Platon varlıgı ikiye ayırır.Biri duyular digeri idealardır.
    Fenomenler duyularla algılanan degişen zamanla yok olabilen .bizimde içinde bulundugumuz nesneler dübyasıdır.İdealar asıl varlıklardır.İdealarsa dogru bilgi ideaları bilgisidir.Platon a göre insan ruhu daha önce idealar dünyasını görmüşlerdir.Biz ideaları anımsama(mimesiz)yoluyla ulaşabilecegimizi savundugu için aynı zamanda rasyonalisttir.

    Aristoteles platon’un ideasına karşı cıkar idealar başka b ir evrende değil nesnelerin içinde bulunan bir özdür.dogru bilgi tekil olanın bilgi tekil olanın bilgisidir.Tümden gelim yöntemini kullanır.
    Farabi Aristocu Görüşü benimseyerek İslam düşüncesini akılla tem ellendirmeye çalışmıştır.Bilgi doguştan bilme yetilerinin sonucu olarak akıl yoluyla elde edilir.R.Descartes bütün insanlarda akıl ilkeleri doğuştandır.Eger akıl iyi yönetilirse genel geçer bilgilere ulaşılabilir.Duyusal bilgiden şüphe ederek bilgiye saf akıl yoluyla ulaşılabilecegini savunur.Önce kendisinin sonra tanrının ve dış dünyanın
    R.hegel rasyonalizm doruk noktasıdır.Dogru bilgiye ulaşmada duyumlara hiç yer vermez.Temel önermesi yargısı “Her şey Akıldır”Aklın yasaları aynı zamanda varlıgın yasalarıdır.Akıl ve Mantık aynı şey oldugu için akıl kendini düşünürken varlıgıda düşünür ve kavrar
    EMPİRİZM(Deneycilik)
    İon Locke doguş’tan gelme doguştan bilgi yoktur.Mesela cocuklar ısı veren şeylerin yakıcı oldugunu doguştan diil deneme yanılma yoluyla ögrenir.Bilgi edinmede iki tür deney vardır.iç deney ve dış deneydir dış deney ile dışarıdan gerçek nesneligi iç deney ile bilincimizin etkinliklerini denetliyerek kavrarız
    George Berkeley bütün bilgilerin kaynagı deneydir.Deney duyuların algısıdır.ÖR:Üçgen Şeklindeki nesneleri algılarız ama soyut bir üçgen fikrini düşünmeyiz.Daved Hume doguştan bilgi yok hume’e göre Nedensellik(Determinizm)Alışkanlıktır.Ör:Ateşe su koyup
    kaynatırız.Sonra ateşin suyun kaynama sebebi oldugunu söyleriz halbuki ateşin üstüne konan su donar önermeside mantıksal acıdan bi yere kadar dogrudur.Hume böyle gördügümüz
    KRİTİSİZM(AKIL DENEY ELEŞTİRİ)
    İ.Manuel kant aklın sınırlarını varlıgın tam olarak bilinip bilinemeyecegini sorgulamıştır.Bilginin kaynagı akıl ve deneydir.Deney dış dünyaya ait bilgiler verirken akıl bu bilgileri düzenler varlık alanı fenomenler ve numenler olmak üzere 2 ye ayrılır
    POZİTİVİZM(OLGUCULUK)
    En önemli isim A.conte doga olayları tanrının eseri degildir.Olup biten her şeyin bir nedeni vardır.Nedenlerde sonuçlarla doganın içindedir.Conte’a göre bütün toplumlar var oluşundan yok oluşuna kadar 3 aşamadan geçerler bunlar teolojik,metafizik.pozitif aşamalardır.Teolojik aşamada her şey din ve dine baglı olarak acıklanıarken metafizik aşamada tanrı ruh ve evren bütünlügü içinde semtezim bir toplumun ulaşabilecegi en son aşama pozitif aşamadır.
    (BAZI İNSANLAR HER ŞEYİ OLDUGU GİBİ GÖRÜRLER VE NEDEN DİYE SORARLAR.BEN İSE HER ŞEYİ OLDUGU GİBİ HAYAL EDERİM VE NEDEN OLMASIN DİYE SORARIM Bernard Shaw)

    ÜNİTE III:BİLİM FELSEFESİ

    Felsefe varolan her şeyi konu alırken bilim bir varlık alanıdır.Bu nedenle bilim felsefenin konuları içerisinde yer alır bilimi konu alan felsefe ilk bilimsel calışmalar çin hint de başlamıs daha sonra mısır ve mezapotamyada devam etmiştir.Bu dönemde bilim din mitoloji ve büyü ile iç içe girmişti.Rönesans bilim için önemli bir dönemdir.Orta çağ ile yeni çağ arasında bir geçiş dönemidir.Orta çağdaki “ bir” anlayısından rönesansla “çokluk” anlayışına geçilmiştir.Bilim sonunda felsefe ve din karşısında bagımsızlıgını ilan etmiştir.Rönesansla ilk büyük degişim astronomide görülür.Einstein ve çagdaşlarının ileri sürdügü görüşler bilimsel bilginin yeniden temellendirilmesi ihtiyacını dogurmustur.Bilim adamı ve filozoflar bilim üzerine yeniden düşünmeye yönelmişlerdir.Bu yöneliş bilim felsefesini dogurmustur.Bilim felsefesi bilim üzerine düşünmektir.Bilim üzerine düşünmek bilimin mantıgını kurmaktır.Bilimsel bilginin geçerliligi çıkış noktası kavramları yasalar yöntemleri ve sınıflandırmayasıdır.Felsefe bilimin oluştugu sonuçlarıda içine alarak tüm varlıgı kapsar onu anlamaya ve felsefe bilime buldugu sonuçlarla ilgili olarak yeni sorular sorarak bilimin ufkunu genişletir.
    Bilime Farklı Yaklaşımları
    1-)Ürün Olarak Bilim
    Bu yaklaşıma mantıkcı pozitivizm olarakta bilinir.
    Hans Reichenbach
    Bilimi çözümlemek ve onu acıklayabilmek için bilimin dilini çözmek gerekir.Bilim konuşma diline dayanır.Bunun için söz dizimi ve anlam dilimi calışmalarına agarlık verir.Böylece felsefenin spekülatif kuramsal bir bilgi olmaktan kurtulacagını savunur.Ör:Tebeşir beyazdır. Önermesi objesine uygun ise dogru degilse yanlıştır. H.Reichenbach bilimselligin **çütü dogrulanabilirliktir.Dogrudan dogrulama ve dolaylı dogrulama yöntemlerini kullanır.Ör:Hava Yagmurlu dogrudan dogrulama
    Cumhuriyet 27 ekim 1923 te kuruldu.dolaylı dogrulama başka bir insan
    Carnap
    bilimsel önermeleri dogrulamanın en iyi yolu sembolik mantıktır.Tümevarımcıdır.
    Hempel
    Carnaptan farklı olarak bilimsel acıklamaların hem dogal hemde toplumsal olguları konu aldıgını savunur.Bilimsel açıklamalar iki şekilde yapılır.Tümevarım Tümdengelim bilimsel açıklamaların iki koşulu vardır.
    1-)Mantıksal Uygunluk
    Sonuç önermesş olguyu açıklamak için kullanılan önermelerin sonucudur.Yani sonuç **çüler ve kullanılan yasalardan zorunlu olarakcıkmalıdır.Açıklama genel bir yasa biçiminde olmalıdır.Açıklama deney ve gözleme dayanmalıdır.
    2-)Deneysel Uygunluk
    Açıklamayı oluşturan önermeler dogru olmalıdır.Ön koşullar yanlışsa sonuçta yanlış olur.

    2-)Etkinlik Olarak Bilim
    Kuhn Bilimi rasyonel bir eylem olarak görmez.Bilimsel araştırma sürecine bilim dışı(İdeolojik)Ahlaki,inanç gelenek ve benzeri konuların da katıldıgını vurgular.Kuhn’un bilim felsefesinin temeline “paradigma” oluşturur.Paradigma:Belli bir dönem içerisinde geçerli olan belli bir dönem için vazgeçilmez olan yaklaşımdır.Varlıgı algılayış tarzıdır.Bir Bilimsel Yaklaşımın dogayı ve toplumu sorgulayış tarzıdır
    S.Toulmin:Toulmin’da paradigmacı görüşü savunur.Bir paradigmanın başka bir paradigmanın alışını darwin’in evrim teorisi ile acıklar.Ona göre geçerliligini kaybetmeyen paradigmalar çözüm üretebilen paradigmalar yaşarlar.Vaktini dolduran kendisinden daga geçerli paradigmalar üretilen paradigmalar dogal eleme süresince yok olurlar.
    BİLİM FELSEFESİNE KLASİK GÖRÜŞ VE ELEŞTİRİLER
    Klasik Görüş Acısından Bilim
    Bilimin konusu nesnesl gerçekliktir.Gerçeklik insan zihnine baglı degildir.İnsan düşünsede düşünmesede gerçek olan vardır.Bilim akılcı bir etkinliktir.Bilim adamı toplumsal dini kültürel ideolojik :önyargıyla arındıktan sonra bilim yapar.Her bilimin amacı ve yöntemi farlıdır.Bilimler varlıgın degişik yönlerini incelerler
    Bilimi niteleyen özellikler
    -Olgusaldur
    -Genelleyicidir
    -Objektiftir
    -Eleştireldir
    Bilimsel Yöntemin Özelligi
    Bilimsel yöntem-Gözlem-Varsayım-Deney-Teori(Kuram)
    Yöntem
    Belli Bir amaca ulaşmak için izlenen yoldur.
    Tasvir(Betimleme)
    Gözlem ve Deney aşamalarından oluşur.Bu aşamada bilimsel problem diger benzer problemlerden ayrıştırılır ve sonra tanımlanır. Varsayımlar kurulduktan sonra deney aşamasına geçilir deneyde bir tür gözlemdir.
    Açıklama Aşaması:Bir olayı meydana getiren ögeleri ortaya cıkarmaktır.
    Örn:Su 72C derecede kaynar.
    Hipotezler(Varsayım)olgularla test edilip deneyle dogrulanınca teorilere ulaşılır.Teoriler matematiksel bir bagıntıyı dönültürüldügünde anda bilimsel yasa oluşur.

    ÜNİTE IIII : VARLIK FELSEFESİ

    Varlığın Var Olup Olmadığı Problemi
    -Nihilizm:Hiççilik
    -Taoculuk:Boşluk Tanrı
    -Realizm:Gerçekcilik
    -Metafizik(Dogadan sonraki)-Ontoloji
    Tanrı Ruhun **ümsizlügü,evren
    Varlığın Ne olduğu Problemi
    1-)Varlık oluşturHerakleitos,A.N.Whitehead
    2-)Varlık ideadırAristoteles,Platon,Farabi,Hegel
    3-)Varlık maddeciliktirDemokritos,La Mattrie,Thomas Hobbes,Karl Marc
    4-)Varlık “Madde-Ruh”birligidirDescartes,Spinoza,Leiloniz
    5-)Varlık “Fenomen”dirDavud Hume,A.Conte,Edmund Husserl

    ÜNİTE IIIII: AHLAK FELSEFESİ

    Ahlak felsefesinin kavramları
    -İyi-Kötü:İnsanın degerini koruyan ,karşılıksız
    -Vicdan:Kişinin iyi-kötü ayrımını yapabilme yetisi
    -Sorumluluk:Kişinin Eylemlerinin sonucuna katlanması
    *Bilinçli Olma
    *Özgür Olma
    *İyinin Bilgisine sahip olma
    -Özgürlük:İnsanın değerini koruma sorumluluğu ile istediği gibi davranışı
    *Antropolojik Özgürlük
    *Etik Özgürlük
    *Toplumsal Özgürlük
    -Erdem(Fazilet):Ahlaki olana yönelmek cogunlugun cıkarını kendi cıkarına tercih etmek
    -Ahlaki Karar
    -Ahlaki Eylem
    -Ahlak Yasası
    Etigin Problematigi
    Evrensel Ahlak Yasasını Reddedenler
    1-)Hazcılar(*Aristippos*Epiküros)
    Kurucusu aristipposdur.Derki insan zevkleri için yaşar insanın amacı hazza ulaşmaktır.Haz veren şeyler iyi digerleri kötüdür.
    Epikürüs aristippus kadar zevkçi degildir.Onun için haz ve acının yanında akılda vardır.İyi ve Kötü hakkında Kara verebilmek için haz ve acı **çütleri kullanılmalıdır.Haz ve acının **çütleride kriterleride akıl ile belirlenir.Bir haz bir acıyı bir acıda daha büyük bir hazzı görürebilir.Epikürüs’ün hayata bakışı zahitlikle **çülür:Zahitlik:Dünyadan eritip çekmek yani maddi dünyadan manevi dünyaya geçmek
    2-)Faydacılar(Silvertmill , Bentham,John Devi William James)
    Kuralcı ve amaçcı bir ahlak anlayışıdır.Ahlak kuralları bize fayda saglıyorsa dogrudur.Başarı bizi gerçege götürür.Başarıya ulaşmak için bilgi alet olarak kullanılır.Kullanışlı ve yararlı olan şeyler başarıya götürür.Zihinden cıkarılan şeylerin dış dünyada dogrulanması olanaksızdır.Ahlak anlayışı her yerde aynı olmalıdır.Fayda kişisel ve göreceli oldugu için herkesin aynı ahlak kuralındana aynı **çüde fayda saglanması mümkün degildir.Bu nedenle evrensel denilebilecek bir ahlak yasasondan söz edilemez derler.
    3-)Benciller:Egoistler(T.Hobbes,Spinoza,Epiküros)
    Kişisel benligi ön plana çıkarılmasıdır.İkiye ayrılır.Psikolojik benciller Ahlaki bencillik Psikolojik bencillik kişi kendi yararına olan şeyi Toplumun zararına dahi olsa ister.Kişi iyilik görebilmek için iyilik yapar.Ahlaki bencillik kişi sadece kendi iyiliğine olanı ister
    4-)Anarşistler:Kuralsızlar(Stirner,Proudhon,Bakounine,P.sartre,Nietzche)
    İnsanın özünde iyi oldugunu kötülüklerin insan üzerinde baskı kuran onların kontrol etmeye eden devlet kurumlar yasalar toplum aile gibi kavramlardır.Bu yüzden devlet ahlak gelenek toplum aile gibi kavramları ortadan kaldırılması gerektigini söylerler.Stirner egoizm üstünlügünü savunur.Devleti ve Hukugu insan egosuna karşı oldugu için yok sayar.Onun için iyi ve kötünün hiçbir anlamı yoktur.Proudhon Özel mülkiyet hırsızlıktır.Baskı unsurudur.Bu yüzden Demokrasiyi yok eder.Bakounine İhtilalci ve kominist bir anasrşisttir.Toplumlarda gerçek olan insanların ruhunda olan mücadeledir.Anarşist terörizm tohumlarını atmıştır.Üretim araçlarının ortaklaşa kullanılmasını öngören kollevizm anlayışını geliştirmiştir.Bireyin tam özgür olması gerektigini söyler ona göre ahlak yasalarınının amacı mutlak demğişmeyen özgür bir ahlaka kavuşturmaktur
    Farabi:Türk filozofudur.”Mutlak akıl ve “Zorunlu varlık” ona göre zorunlu varlık sırf iyiliktir. Mutluluk özgür ve biliçli olarak iyiye yönelmektir.Bireyler ve toplum eğitim ve öğretim ile ahlaka ulaşabilir.Erdem iyiligin kaynagıdır.İrade ve seçme ancak toplum içinde gerçekleşir.
    İmmanuel Kant:Mutlulugu hedef alan ahlak anlayışlarına karşı cıkar ona göre ahlak mutluluga amaç edinmemelidir.Çünkü mutluluk cok değişken ve özneldir.Bu nedenle mutluluk erdem sayılamaz. Eger amaç mutluluk olursa bazıları eylemlerimizi ahlaklı bazılarıda ahlak dışı olarak görebilir.Ahlaki hükümlülügün kaynagının insan dogasında veya dış koşullarda degil saf aklın kavramlarında apiori(Deneyden Önce) olarak bulundugunu söyler.Kant ahlak kanununu sırf pratik akıl ile temellendirir.
    Spinoza:Genel ahlak kurallarından diger ahlak kurallarını cıkarırsak genel iyiyi buluruz.Platon ve Aristo gibi gerçegin bilgisinin iyi oldugunu söyler.Ona görede mutlu olmak erdemli olmaktır.Tanrının bilgisiyle donatılmış insan her şeyin zorunlu olarak tanrıdan cıktıgını anlar.Bu zorunluluga uymak özgürlüktür.Birey bu bilgi ve bilinçle ihtiras ve arzularının esaretinden kurtulur.Özgür ve erdemli ona göre tanrı ve doga madalyonun iki yüzü gibidir.Aynı varlıgın yani Spinoza Panteizmdir.
    EVRENSEL AHLAK YASASININ VARLIGINI KABUL EDENLER
    1-)Subjektif Olarak Kabul Edenler
    -Bentham
    -S.Mill
    -Bergson

    2-)Objektivist Olarak Kabul Edenler
    -Sokrates
    -Platon
    -Farabi
    -Spinoza
    -Kant
    3-)Dinlere Ve Tasavvuf Temsil Edenler
    -Mevlana
    -Hacı Bektaşı Veli
    -Yunus Emre
    -Akşemseddin
    -Ahmet Yesevi

    “BİLEN İNSAN MUTLU OLUR” MUTLAK AKIL
    “İYİ İDEALARIN İDEASIDIR” ZORUNLU VARLIK

    ÜNİTE IIIIII:SİYASET FELSEFESİ
    Siyaset Felsefesinin Konusu
    Birey:Kendi Başına bir varlıgı ve kimligi olan insan siyasi özne
    Devlet:Toprak millet egemenlik birlikteliginden oluşan siyasi örgütlenme
    Rejim:Yönetim Şekli
    İktidar:Yönetme Gücü
    Son düzenleyen: Moderatör: 30 Mart 2010
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş