Siz Allah'tan (c.c) razı mısınız..?

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde abdulmelik tarafından paylaşıldı.

  1. abdulmelik

    abdulmelik Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2009
    Mesajlar:
    974
    Beğenileri:
    964
    Ödül Puanları:
    0

    Müslüman’dan istenen, derin bir sevgi ve aşkla Yüce Allah’a (c.c.) yönelmesidir. Sevgi, O’nu ve emirlerini merkez kabul edip, o daire içinde hayatı dilimlere ayırmaktır. “Yüce Allah (c.c.) benden ne istiyor, ben O’na ne takdim edebiliyorum, benim tavırlarımdan razı mıdır?” sorularının cevabını doğru verebilirsek, hayatı doğru okumuş olacağız.

    Belki daha önemli bir soru da “Siz Rabbiniz’den razı mısınız?”sorusudur.

    Evet, siz Allah’tan (c.c.) razı mısınız?

    Sanırım, “Bu nasıl bir soru?” diye irkiliverdiniz!

    Biz kim oluyoruz da Yüce Allah’tan (c.c.) razı olmayalım?

    Soru ürkütücü…

    Ama bu soruyu, yaptığı bir infak (fakirlere mal bağışı) sonrasında Yüce Rabbimiz (c.c.) Hz. Ebu Bekir’e (ra) sormuştu. Fecr sûresinin 27 ve 28. ayetlerinin bunu anlattığını söyler bazı tefsir alimleri.

    “Ey huzur içinde olan nefis! Sen O’ndan (Allah’tan) razı, O da senden razı olarak Rabbine dön!”

    Bu satırları okuduktan sonra muhtemel ki şunu demişsinizdir kendi kendinize:

    “Bu soruya muhatab olmak için Hz. Ebu Bekir yüreği taşımak lazım!”

    Doğrudur… Ancak Kur’an’ın hedefi, bu ayetleri okurken, her birimizin yüreğimizi bu soruyla sorgulamasıdır. Muhatap olmadan muhatap olmaz, söylenmeden söylenmiş kabul etmez.

    O halde şunu diyebilir miyiz; Allah’ın (c.c.) istediği ölçekte kul olabildiysek, bu soruya da muhatap olmuşuz demektir? Bu nedenle, sevmek kadar sevilmek de önemlidir.

    Belki o daha da önemli.

    Allah’ın (c.c.) sevgilisi olmak!

    O’nun tarafından sevilmek!

    Peki bunun göstergesi var mıdır acaba? Bunu nasıl test edebiliriz?

    Cevabı zor bir soru. Fakat şu göstergeler bize bir ipucu veriyor:

    Yağmur çiselediği zaman, Hz. Peygamber (S.A.V.) hemencecik heyecanla dışarı çıkar ve mübarek başını kaldırıp, düşen yağmur tanelerinin tertemiz yüzünü yıkamasını beklerdi. Bir yandan da şöyle buyururdu:

    “Rabbimin emrini şu anda almış (yaratılışı taptaze) olan yağmur!”

    Dilerseniz buna “Yağmuru özlemek” deyin, dilerseniz de “Yağmurla sözleşmek!” Ama esasen bu, çok daha ötesi, “Allah’ı (c.c.) özlemek”tir!

    O’na duyulan sınırsız aşkın, sevginin, özlemin, hasretin Peygamber Aleyhisselamın diliyle ilan edilişidir.

    Bizler kâinata, açan çiçeğe, doğan bir çocuğa, bulutların arasından sıyrılan güneşe, bir ekmek kırıntısı peşinde koşturan karıncaya baktığınızda “Seni özledim Yarabbi!” diyebiliyor muyuz?

    Buna kuru bir “Evet”in ötesinde, tarifi imkânsız bir coşku ile “Hem de aşktan da öte bir aşk ile Allah’ı (c.c.) özledim!” diyebiliyorsak, mesele yok…

    * * *

    Ömrünün son anındadır. Hastadır. Derin derin öksürmektedir. Vuslatın kapıda beklediğinin farkındadır. Birkaç günde sararan güzelim siması, ashabını derin bir sessizliğe itmiştir. O’na bakan bütün gözler, gözyaşlarını içe akıtsa da, gözbebeklerinde toplanan tanelere hâkim olamamaktadır. Yanaklardan süzülen gözyaşları, O’na gözükmeden sessizce silinmektedir.

    Aslında gözyaşları içerideki günahları da akıtır, siler ve temizlermiş… Ama O, bütün bunların ötesinde, biraz sonra çıkacağı “Büyük Huzur”un eşiğinde, 23 yıllık Peygamberliğinin muhasebesindedir.

    En Sevgili’nin, En Sevdiğinin yanına ve yakınına gitmenin heyecan ve özlemi içindedir.

    Denir ki, ölüm meleği bütün edebi, saygısı ve güzelliğiyle O’na görünür. Kendisine iki şey teklif eder. Ya dünyada ebedî kalmak, ya da Yüce Rabbine (c.c.) gitmek!

    Ölüm meleği görevini yapar ve Peygamberimize sorar:

    “Rabbin sormaktadır, Muhammed hangisini ister?”

    Ama şu cümleciği de ihmal etmez ölüm meleği:

    “Ey Allahın Elçisi! Göktekiler seni özlemektedir!”

    Sevgili Resûl’ün kurumuş dudakları hafifçe aralanır. Gözleri derûnî bir uzaklığın, sarsan bir álemin açılan perdelerine bakmaktadır. Dudaklarından şu cümle dökülür:

    “Bu kul da Rabbini çok özlemiştir!”

    Ötesi ne olabilir ki..?

    Bu cümleden sonra ne yazılabilir çaresiz noktaları peşi sıra sıralamaktan başka? Yazılsa yazılsa belki şu yazılabilir: “Allah’tan razı olanlar, razı edilecektir!”

    Alıntıdır
    !!emine!! bunu beğendi.
  2. !!emine!!

    !!emine!! Üye

    Katılım:
    20 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    532
    Beğenileri:
    629
    Ödül Puanları:
    94
    Yer:
    Istanbul
    Harika bir şey ya..
    Çok güzel:)
    Emeğine sağlık Abdulmelik:)
    abdulmelik bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş