Sohbetin Türk Edebiyatına Gelişi

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde bjkuslu123 tarafından paylaşıldı.

  1. bjkuslu123

    bjkuslu123 Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2009
    Mesajlar:
    25
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0

    arkdslar bı el atalım acıl lazım yarına .
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    SÖYLEŞİ (Sohbet)
    Söyleşi anlamındaki Arapça'dan dilimize geçmiş olan sohbet kelimesi, iki anlam içerir:

    1. Arkadaşlık, yârenlik;

    2. Konuşma, görüşme, birlikte oturup söyleşme.

    Makalelerin bir konuşma havası içinde daha senli benli olarak yazılan tarzına Söyleşi (Sohbet) denir. Gazete ve dergi yazılarındandır. Bu tür yazılarda, samimiyet esastır. Yazar, düşüncelerini muhakkak kabul ettirmek için okuyucularını zorlamaz. O, daha çok kendi kişisel düşüncelerini ileri sürer. Söyleşilerde, küçük fıkralar ve anılar da malzeme olarak kullanılır.

    Söyleşi türünün genel özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

    * Kompozisyon türü olarak söyleşi; makale plânıyla, fakat bir karşılıklı konuşma havası içinde yazılan yazılardır.

    * Söyleşiler, genellikle günlük sanat olaylarını konu olarak ele alır.

    * Gazete ve dergi yazılarındandır.

    * Yazarın, okuyucu ile bir sohbet havası içinde senli benli konuştuğu yazı türüdür.

    * Yazar, düşüncelerinin doğruluğunda ısrar edici olmaz.

    * Söyleşide, daha çok yazarın kişisel düşünceleri ağırlık kazanır.

    * Söyleşilerin en önemli özelliği, yazarın samimi, içten bir ifade tarzını ortaya koymasıdır.

    * Ayrıca, bu tür yazılarda anılar, fıkralar ve çeşitli güncel olaylar verilerek yazarın duygu ve düşünceleri desteklenebilir.


    Sohbet Türünün Türk Edebiyatı'ndaki Önemli Temsilcileri
    Ahmet Rasim - Ramazan Sohbetleri,
    Suut Kemal Yetkin - Edebiyat Söyleşileri,
    Şevket Rado - Eşref Saati,
    Melih Cevdet Anday - Dilimiz Üzerine Söyleşiler,
    Nurullah Ataç - Karalama Defteri.
    Cenap Şahabettin, Refik Halit Karay, Hasan Ali Yücel, Attila İlhan gibi yazarlarımız da bu türde eserler vermişlerdir.

Sayfayı Paylaş