Sonbahar Mevsiminin Gelişi KOMPOSİZYON Lütfenn

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde Kübra1997 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Kübra1997

    Kübra1997 Üye

    Katılım:
    22 Ekim 2010
    Mesajlar:
    47
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    0

    Arkadaşalar bi kac örnek komposizyon bulabilir misiniz lütfen :eek:
  2. Moderatör Özlem U.

    Moderatör Özlem U. Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.740
    Beğenileri:
    4.280
    Ödül Puanları:
    0
    Sonbahar Mevsimi ile ilgili Kompozisyon

    Sonbahar Mevsimi ile ilgili Kompozisyon örneği
    Sonbahar Mevsimi Hakkında Kompozisyon



    Sonbahar, yaz ve kış mevsimleri arasında yaşanan dört mevsimden biridir Her iki yarım kürede ayrı zamanlarda yaşanmakla birlikte kuzey yarım kürede ve dolayısıyla ülkemizde Eylül, Ekim, Kasım aylarını kapsar


    Güz, hazan olarak da adlandırılan sonbahar, gündüzlerin kısalıp gecelerin uzadığı, güneşin etkisinin daha az hissedildiği, serin, yağışlı günlerin arttığı, ağaçların yapraklarının sararıp döküldüğü, otların kuruduğu, göçmen hayvanların daha sıcak yerlere gitmek için göç hazırlığına başladığı, kış uykusuna yatan hayvanların bu dönem için hazırlık yaptığı, meyve ve sebze çeşitliliğinin yaz meyve ve sebzelerinden kış çeşitliliğine döndüğü yazdan kışa geçiş mevsimidir



    SONBAHARDI MEVSİM...




    Sonbaharın hüzünlü esen rüzgarı herkesi sebebi bilinmeyen bir ümitsizliğe,bir mutsuzluğa itiyordu.sokakta gördüğüm her insanın bir telaşı vardı.mutsuz ama umutlu gibi görünüyorlardı.köşe başında, o soğukta neyi beklediği anlayamadığım bir ufaklık vardı .solgun yüzü ve incecik vücuduyla hayata karşı direnmeye çalışıyordu.usulca yanına yaklaştım ve bu havada neden evinde değil de dışarıda olduğunu sordum.yüzüme baktığında o solgun yüzündeki sevgiyi gördüm.daha bu yaşta alışmış gibi görünüyordu hayatın zorluğuna;dahası *****liğine…ne acı vericiydi insanların bir şeylere uymak zorunda bırakılması…sonbahardı mevsim… ister istemez olumsuz düşünüyordum…insan zaman zaman neler geçiriyordu aklından…hayat zordu,ama savaşılamayacak gibi de değildi.sadece biraz sabırlı olmak lazımdı,işte o kadar!neydi bu hayat, neydi ki bu kadar önemliydi?


    Sabaha karşı uyandım ve yalnızlık ve umutsuzluğun ne kadar gereksiz bir duygu olduğunu anladım.aslında mutsuz olmak için hiçbir neden yoktu.insan mutlu olmasını bilmediği için mutsuzdu…

    Canım sıkılıyordu ve yazdığım yazı istediğim gibi olmuyordu.dışarı çıkıp hava almak iyi bir fikirdi belki de…yaşamın zorluğunu falan boşverip herşeyi unuttum ve yaşamak istediğim gibi yaşamaya başlamaya karar verdim…






    Mevsim Sonbahar


    Bana seni anlatan her şiirde yitip giden hep ben olmuşum.Mısralardan çıkıp gelmiş-sin ama ben yokmuşum.Mevsim sonbahar…Hüzün var havada.Güneş az sonra küsüp gide-cekmiş gibi bir görünüp bir kayboluyor.İçimde dalgalar,köpük köpük beyaz dalgalar…Hiç sorma neden böylesin diye,dedim ya mevsim sonbahar.Bir başka atar kalbim bu mevsimde, omzunda yılların yükü,sessiz,sakin ve yorgun öylece kalakalırsın.Yağmurlar yağar şehirlere benimse gözlerime.Ağaçlar yapraklarını döker sarı sarı,benim yüreğimse anılarını.Bir deli rüzgar eser uzaklardan.Bir garip hasret çöker akşamlara,dedim ya mevsim sonbahar,hüzün var havada.Sanırsın ayrılıklar hep bu mevsimde olmuş,birbirimizi hep bu mevsimde incitmişiz. Öyle ya bir rüya gibi buğulu yeryüzü,aklımda güneşin solgun yüzü,terk edilmek de bu mev-sime mahsus baksana kuşlar bile terk etmiş göğümüzü.
    Bir sonbahar sabahı..Soğuk,sessiz,derin bir sabah..Anılar saklandıkları yerden çıkmış,perde perde karşımdalar,ne yapmalı,üstüme geliyor dört duvar..Oysa ben bir bahar şiirinde bulmuştum seni.Yerlerdeki kırgın yaprakları değil,rengarenk çiçekleri açtıran,bulutların yerine güneşi koyan,yani bana seni anlatan bir bahar şiirinde bulmuştum seni..Şimdi yoksun,bahar yok,mısralarda yine ben yitip gidiyorum da seni anlatmıyor hiçbir şiir..Şimdi mevsim sonbahar..Yağmurlar yağıyor şehrime benimse gözlerime...
    Yollar ıssız..Kalp atışları gibi duyulan ayak sesleri..Ayak seslerin yok ya kalp atışlarım yok sanki.Ağaçlar titriyor ya soğuktan,benim titreyişimse yokluğundan.Yalnızlık çalıyor kapımı,eski dostum yalnızlığım giriyor içeri.Kırmızı sonbahar akşamlarında seni anıyoruz birlikte.Düşlerim oluveriyorsun sonra,solgun yüzün sonbahar güneşi oluyor,az sonra küsüp gidecekmiş gibi bakıyorsun bana belli belirsiz.Sana gel diyorum,mısralarım ol benim,ben yitip gideyim yine ama şiirlerde değil gözlerinde...



    Şehrimde mevsim sonbahar.

    Kızıl bir akşamüstü döküldüğüm sokaktadır yarım kalan gençliğim. Nedenini bilmediğim bir hüzün var içimde. Hüzün mevsim değiştiriyor ben geçmişten kalan yorgunluğumu.
    Ne vakit yapraklar sararmaya başlarsa ve ne vakit karanlık erkenden çökerse şehrime, ben kendimle eylemleşip, içimde devrim yapmaktayım.

    Kalbime söz geçirmediğimdir bu hazan mevsimi. Şiirlerimin yarım kaldığı sözlerimin tükendiği, biçareliliğimin baş gösterdiği zamandır, SONBAHAR…



    Küçüktüm, evimizin avlusunda bir incir ağacı vardı, mevsimini bilmediğim bir zamanda yaprakları kuruyup sonrada yerlere saçılmaya başlamıştı. O yaşımda bu ağaçtan bu kadar yaprak nasıl düşer diye hayretler içinde kalmıştım. Şimdi bir günde bu kadar insan nasıl ölür diye hayretim hüzne dönüşüyor. Çocukluğumuz gençliğimiz sonrada gelip çatan yaşımız ve sonrada kışımız…



    Bu mevsimlerde bizim hayatımız gibi değimlidir. İnsan doğar yaşar ve ölür.

    İlkbaharla doğan yazla güzelleşen sonbaharla çöken ve kış’la bu diyarı terk eden insanoğlu değimlidir.



    Sonbaharın gelişi içimdeki çocuğu sorgulamam için yetiyor sanırım. Ve beklide o yüzden ağır geliyor bu hazan. Yapraklarım kurumadan ve düşmeden yerlere rüzgâr alıp götürmeden, beklide kendimizle bir şeyleri paylaşmamız lazımdır diye düşünüyorum.



    Yaşadığımız sonbahar olmadan, içimizdeki ağacı budayıp, gözyaşlarımızın yağmurlarıyla ıslatıp, içimizdeki sıcaklıkla besleyip ve gönlümüzün ilkbaharıyla yeniden yaşatmayı denemenin zamanıdır bence.



    Beklide yeni bir ilkbaharla yapraklar daha da yeşerir, yâda ağacımız meyve verir sevdiklerimizle gelecek nesillerle bu meyveleri paylaşır, bize verilen ikramları ikramımız olarak sunabiliriz.

    Bu ikramları sunabilmek için, içimizdeki maneviyatı ayağa kaldırmakla başlayabiliriz.



    İçimizi en iyi biz biliriz… ve sonbaharımızı ilkbahara dönüştürmenin vaktidir…




    BİR SONBAHAR GÜNÜ


    Sonbahar mevsiminin soğuk;ama açık bir günüydü.Ağaçlar yapraklarını yavaş yavaş dökmeye başlamıştı.Hergün yemyeşil görmeye alıştığımız bahçe,artık yerini sararmış otlara ,kurumuş çiçeklere bırakmıştı.Yıldırıcı esen rüzgardan korunabilmek için odunluğun az ilerisinde bulunan taşlığa oturdum.
    Bahçede bulunan aile bireylerinin kış hazırlıkları için büyük bir kaygı ile etrafa koşuştuklarını izlemeye koyuldum.Bir yandan var gücüyle odunları kırmaya çalışan Ahmet Amca,bir yandan konserveler için son sebzeleri toplayan Fatma Teyze,bir yandan da bahçedeki çalı çırpıları toplayan Gülten Abla...Bütün hareketleri ile tam bir yardımlaşma örneği veriyorlardı.Bütün bunları izlerken gözüme ağacın altındaki yaşlı teyze ilişti.Birden bütün dikkatimi oraya topladım.Bir süre o yaşlı teyzenin ne yaptığını merak ettim ve yaşlı teyzeye sordum:
    -Kolay gelsin teyze. -Sağol evladım,dedi. -Bir süredir sizi izliyorum ve sürekli bu ağacın altına bir şeyler bıraktığınızı görüyorum.Merak ettim,acaba ne bıraktığınızı öğrenebilir miyim? -Bahçede topladığım ekmek kırıntılarını bu ağacın altına bırakıyorum.dedi. -Neden diye sordum? -İnsanlar ihtiyaçlarını istedikleri zaman,istedikleri yerde bir şekilde karşılayabiliyorlar.Ama hayvanların böyle bir ayrıcalığının olmadığını fark ettim ve bir nebze olsun yardımcı olabilmek için bahçede topladığım ekmek kırıntılarını buraya bırakıyorum. Yaşlı teyzenin bu davranışından etkilenerek ona yardım etmeye başladım.Bir süre sonra karıncaların kırıntıları yuvalarına taşımaya başladıklarını gördüm ve onlara yardım etmenin mutluluğuyla oradan ayrıldım. O günden sonra asıl yardımlaşmanın sadece insanlara yönelik değil,ihtiyacı olan her canlıya yönelik olması gerktiğini anladım.

    burada aradığını bulabilirsin sanırım iyi forumlar :)
    bir teşekkür yeter...
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş