Sorular

Konu 'Uluslar Arası İlişkiler' bölümünde ödewim tarafından paylaşıldı.

  1. ödewim

    ödewim Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    23 Eylül 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    Dİplomasİ baŞarisizliga ugradiginda baŞvurulan İlk yÖntem hangİsİdİr?

    GÜÇ kaÇa ayrilir aÇiklayiniz


    uluslar arasi adalet dİvaninin yetkİ alani nedİr?



    BİrleŞİk mİlletlerİn baŞlica yargi organi hangİsİ?


    Uluslar arasi sİstemİn karakterİ nedİr?



    Çok uluslu Şİrketlerİn temel Özellİklerİ?


    TÜrkİye yabanci Şİrketlerİ Ülke İÇİnde yatirim ve Üretİm faalİyetlerİne hangİ amaÇlari gÖz ÖnÜnde bulundurarak İzİn vermİŞtİr?


    Çok uluslu Şİrket nedemekİr?


    Neolİberalİzm amaci????


    Neorealİzm klasİk ve neoklasİk realİzmden farki nedİr?


    Uluslar arasi İlİŞkİlerİn İlk teorİsİ hangİsİ?


    Realİzmİn kurucusu ???



    Realİzİm e gÖre tÜm devletlerİn ortak Özellİgİ nedİr????
  2. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Çok Uluslu Şirketlerin Özellikleri

    Çok uluslu şirketler bir ülkeye yatırım yapmadan önce o ülkenin çok kaynaklılık ve çok değerlilik düzeylerine bakarlar. Bir ülkedeki fırsatları ve riskleri göz önünde bulundurarak o ülkeye girip girmeyeceklerine karar verirler. [3] Bu firmaların diğer ülkelerde yatırım yapmasının sebebi yatırımın kendi ülkelerine göre daha kârlı olmasıdır. Ancak bu yatırım kararında sadece kârlılık değil yatırımın riski de dikkate alınmaktadır. Bu riskler yatırımın yapılacağı ülkeye ve zamana bağlı olarak değişmekle beraber, ekonomik ve siyasî nitelikte olabilmektedir .[4]



    Bu çok uluslu şirketler, üretimlerinin özellikle emek yoğun aşamalarını çevre ülkeler dediğimiz az gelişmiş ülkelerde gerçekleştirmek için bu ülkelere doğrudan yatırım temelinde fabrikalar ve üretim tesisleri kurmaktadırlar. Çünkü az gelişmiş ülkelerde (AGÜ) emek bol ve ucuzken aynı zamanda sermaye çekme politikalarına kurban edilen çevre standartları da maliyetlerini düşürecek seviyededir.



    Önemli bir olgu da daha önceleri faaliyet alanları madenler ve plantasyonlar olan daha sonraki dönemde imalat sanayine yönelen çok uluslu şirketler, son dönemde hizmetler (finans, turizm vb.) sektöründe faaliyet göstermeye başladılar.[5]



    Çok uluslu şirketler, küresel finansın gelişmesinde önemli rol üstlenmiştir. Dünya ticaretinin 2/3’ü dünya gelirinin 1/3’ü bu kuruluşlara aittir. Çok uluslu girişimlerin %55’i ABD; %11’i Japonya, %9’u İngiltere, %4,5’i ise Almanya kökenlidir. Reel sektördeki ve dünya ticaretindeki gelişmeler, çok uluslu şirketlerin doğrudan yatırımlarının bir sonucudur. Çok uluslu şirketler çağdaş kapitalizmin dinamiğini oluşturmaktadır. ÇUŞ’lar ihracat artışında, teknoloji transferinde, istihdam artışında, iş verimliliği gibi gelişmiş yönetim tekniklerinin yayılmasında önemli misyon üstlenmektedirler. ÇUŞ yatırımları, 1960’lardan beri euro piyasaları ve bankacılık sektörünün gelişiminde önemli katkı sağlamıştır. ÇUŞ’lar gerek işletme sermayesi, gerek dış ticaret, gerekse sabit sermaye yatırımlarının finansmanında euro piyasalarından artan ölçüde yararlanmıştır. [6]



    Aşağıdaki grafikte Çok Uluslu Şirketlerin ülkeler açısından sayısal dağılımı verilmiştir. Grafikten hareketle 500 şirketin yarısından fazlasının ABD ve AB kökenli olduğunu söylemek mümkündür. Bunları Japonya 126 şirket ile takip etmektedir.

    En başta, rakamlara yansıyan bu durumun altı çizilmelidir. Bugün dünyanın en büyük 500 şirket sıralamasına hem de azımsanmayacak devletleri arkada bırakarak giren pek çok şirketin varlığını daha önce de dile getirmiştik. Öyle ki bu gün bu sıralamada mesela birinci sırada yer tutan General Motors (ABD) şirketinin yıllık toplama cirosu Türkiye Devletinin yıllık dış ticaret hacmini ikiye, üçe katlamaktadır! Ülkelerin GSMH rakamları ile şirketlerin toplam satış rakamları açısından yapılan bir sıralamada 1995’te ilk 100 şirket içerisinde 37 küresel şirket bulunmaktaydı. Bunun gibi örnekler daha çoğaltılabilir. Ama asıl sorun rakamlarda değil. Çünkü önemli olan bu muazzam gücün nasıl kullanıldığı, ne tür bir güce dönüştüğüdür. [7]



    Öte yandan küreselleşmeye itici güç olarak katkı sağlayan Doğrudan Yabancı Yatırımlarda (DYY) son yıllarda büyük bir yoğunlaşma gözlenmektedir. 1990’da en büyük 100 çok uluslu şirket, toplam doğrudan yabancı yatırım stokunun üçte birini ve toplam akışının %14’ünü oluşturmuştur. Doğrudan yabancı yatırımların önünün açılmasında şüphesiz Çok Taraflı Yatırım Anlaşması(MAI: Multilateral Agreement on Investment)’nin katkısı göz ardı edilemez. MAI yatırım konularında ÇUŞ’ları ulusal hükûmetler karşısında koruyarak bir üst konuma oturtmaktadırlar. Yani hükûmetler, şirketlerin maliyetlerini arttıracak ve kârlarını düşürecek her türlü çevre koruma, halk sağlığı ve bu nitelikteki politikaları uygulama yetkisinden mahrum bırakılmak istenmektedir. Son tahlilde MAI Anlaşması, hükûmetleri, yabancı yatırımcıları birçok konuda korumakla yükümlü uluslar arası bir anlaşmadır. Üretim alanları satın alma, tesis kurma, hisse, gayrimenkul ve hammadde satın alma bunların başında gelmektedir. [8] Liberal ideologlar tarafından küreselleşmenin anayasası olarak da adlandırılan MAI, bir yandan sermaye sahiplerinin ellerini güçlendirirken diğer taraftan da her türlü çevre koruma girişimlerini, çalışma koşullarının iyileştirilmesini amaçlayan millî politikaları ve kamu çıkarına hizmet eden yatırımları engellemektedir. Bu öngörüden hareketle MAI’den güç alarak ülkelere giren yabancı yatırımların ve onların bu olumsuz etkilerinin -eğer önlem alınmazsa- önümüzdeki süreçte hızlanacağını söylemek mümkündür.



    Sonuç olarak bakıldığında yabancı doğrudan yatırımlar, kapitalist ekonomilerin doğasında olan dalgalanmaları barındırmakla birlikte, özellikle 1986 sonrasında, bir önceki 1970-86 dönemine kıyasla hızlı bir artış göstermiştir
    ödewim bunu beğendi.
  3. Moderatör Gül

    Moderatör Gül Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2009
    Mesajlar:
    2.216
    Beğenileri:
    973
    Ödül Puanları:
    0
    Çok uluslu şirket

    Çok uluslu şirket en az iki ülkede üretim ve hizmet sunan şirket. Bazı büyük çok uluslu şirketin bütçeleri pek çok küçük ülkeyi geçmektedir. Dünyanın en büyük 100 ekonomisinden 51'i çok uluslu şirketlerdir. Uluslararası ilişkilerde, ekonomik güçleri, geniş finansal kaynakları ve lobi çalışmaları sayesinde güçlü bir etkileri bulunmaktadır.

    Çok uluslu şirketler, küreselleşme sürecinde çok önemli bir rol oynamışlardır. Ellerindeki geniş yatırım kapasiteleri sebebiyle devletler çok uluslu şirketleri kendi ülkelerine çekebilmek için düşük vergiler, rahat çevre ve iş yasaları uygulamaya başlamışlar ve bir süre sonra da bu bir yarışa dönüşmüştür. Doğrudan yabancı yatırımın birincil kaynağı oldukları için özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan devletlerin ekonomileri ve sosyal politikaları üzerindeki etkileri devam etmektedir.



    Realizmin kurucusu
    Gustave Courbet
    ödewim bunu beğendi.
  4. ödewim

    ödewim Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    23 Eylül 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    KARDEŞ??sondaki 4 7 gibi sayılar ndir??

Sayfayı Paylaş