Sorular

Konu 'Coğrafya 10. Sınıf' bölümünde messi10 tarafından paylaşıldı.

  1. messi10

    messi10 Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    1 Mart 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    gap projesi hakkında bilgi ?
    türkiyenin akarsularu hakkında bilgi?
    koluvyol toprak hakkında bilgi?
    çernezyom toprak hakkında bilgi?
    türkiyede hayvancılık hakkında bilgi?
    bozkır hakkında bilgi?
  2. sivaslı hicran

    sivaslı hicran Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    397
    Beğenileri:
    46
    Ödül Puanları:
    0
    TÜRKİYE’NİN AKARSULARI:
    Akarsuların genel özellikleri:
    1-Akarsularımızın debisi yüksek değildir.
    2-Akarsularımızın akış hızı yüksektir.
    3-Akarsularımızın rejimi düzensizdir.
    4-Bazı akarsularımız kaynağını dışarıdan alır. Asi, Meriç gibi.Bazı akarsularımız da Türkiye’de doğar,dışarıda denize dökülür.
    -Fırat, Dicle,Aras, Kura, Çoruh
    5-Akarsularımızdan şu şekilde yararlanılır.
    -İçme suyu
    -Sulama
    -Turizm
    -Balıkçılık
    -Enerji üretimi
    6-Türkiye’nin yeryüzü şekilleri çeşitli olduğundan akarsu havzalarımız da farklı özellikler gösterir.
    BAŞLICA AKARSULARIMIZ
    1 Karadeniz’e dökülenler
    Çoruh: Üç ana koldan doğar. Çoruh, Oltu, Tortum çayları. Bunlar Yusufeli’nde birleşerek Gürcistan’dan denize dökülür. Vadi derin olduğu için Rafting sporları yapılır.
    Harşit: Trabzon ve Gümüşhane dağlarından doğar.
    Yeşilırmak: üç ana koldan doğar. Kelkit; Erzincan dağlarından doğar. Erbaa,Niksar ovasına gelir, Burada Sivas’tan diğer Yeşilırmak ile birleşir. Çarşamba’dan Denize dökülür.
    Kızılırmak: İç ve Doğu Anadolu’dan kaynağını alır. En uzun kolu Sivas’tan doğar. İç Anadolu’da iç bükey bir yay çizer. Devrez Çayı ve Gökırmak ile birleşir. Daha sonra Bafra’dan denize dökülür.
    Bartın çayı: Küre dağlarından doğar. Taşımacılık yapılır.
    Yenice: Üç ana koldan oluşur. Aras suyu ve Ulusu ile Bolu’dan geçer Büyüksu ile birleşir. Devrek’ten denize dökülür.
    Sakarya: Porsck Çayı ile Kısmir Çayı birleşerek Sakarya’yı oluşturur. Daha sonra Pamuk ovada Göksu ile birleşir ve Adapazarı’na ulaşır.
    Marmara Denize Dökülenler :
    Susurluk: İç Batı Anadolu’da Şaphane Dağlarında doğar. Nilüfer çayıyla birleşerek Marmara’ya dökülür.
    Ayrıca : Gönen ve Karabaş çayları vardır.
    Ege Denizine Dökülenler:
    Meriç: Türkiye-Yunanistan sınırını oluşturur. Bulgaristan’da Rodop dağlarından doğar.Ege denizine dökülür.
    Bakırçay: aynı adı taşıyan graben boyunca akar.
    Gediz: Kütahya’daki Murat dağından doğar. İzmir körfezinin kuzeybatısından dökülür. Alaşehir ve Kumçayı ile birleşir.
    K.Menderes: Bozdağlardan doğar. Kuşadası körfezinden denize dökülür.
    B.Menderes: Kaynağını İçbatı Anadolu dağlarından alır .
    Akdenize dökülenler:
    Aksu: Eğridir Gölü ve Davras dağlarından kaynağını alır, Antalya’dan denize dökülür.
    Manavgat: Karstik kaynaklarla beslenir. Kanyon vadileri içerisinde akar. Manavgat’tan denize dökülür.
    Göksu: Taşeli platosundan iki kol halinde doğar. Kanyon vadilerden akar. Ermenek çayı ile birleşerek Akdeniz’e dökülür.
    Seyhan: Aladağ ve Bolkar dağlarından doğar. Çakıtçayı ve Tahtalı dağlarından doğan Göksu ile birleşir.
    Ceyhan: Elbistan havzasını çevreleyen dağlardan kaynağını alan Ceyhan, Maraş’taki Aksu çayı ile birleşir. Çukurova’ya ulaşır ve İskenderun körfezinden denize dökülür.



    Basra körfezine dökülenler:
    FIRAT:
    Erzurum dağlarından doğar, Karasu ile Karasu ve Aras Dağlarından doğan Murat kollarından oluşur.bu iki kol Keban barajına dökülür ve Barajdan çıktıktan sonra Fırat adını alır. Daha sonra Suriye ve Irak’tan geçerek Dicle ile birleşir. Şat-ül Arap adı altında dökülür.
    DİCLE:
    Bitlis Dağlarının güney yamaçlarından doğar. Türkiye-Suriye sınırını oluşturur ve Irak topraklarına girer. Fırat’la birleşir ve Basra Körfezine dökülür. En önemli kolu Yüksekova’dan kaynağını alan Zapsuyu’dur.
    Hazar Denizine Dökülenler:
    KURA:
    Yalnızçam ve Allahûekber dağlarından doğar. Ardahan’ı geçtikten sonra Gürcistan’a girer, Aras ile birleşerek Hazar’a dökülür.
    ARAS:
    Palandöken ve Kargapazarı dağlarından doğar. Iğdır ovasında, Çıldır Gölünden kaynağını alan Arpaçay ile birleşir ve ülkemizi terk ederek Kura ile birleşir.
    AKARSU HAVZALARIMIZ
    a) İç Anadolu Kapalı Havzaları:
    1-Afyon, Akarcay havzası: Güneyde sultan dağları, Kuzeyde Emir dağları, kütlesi arasında çökme sonucu oluşmuş içinde Karamuk, Akşehir ve Eber göllerinin bulunduğu havzadır. Eber gölünün suları Akşehir’e dökülür. Akşehir’in suyu tuzlu, Eber’in suyu tatlıdır. Karamuk gölünün suları, bir düden vasıtasıyla Eğirdir gölüne dökülür.
    2-Konya kapalı Havzası: Güneyde Toros dağları, kuzeyde Obruk platosu ile çevrilidir. Bu havzada Beyşehir gölünden gelen Çarşamba suyu dökülür. Bu havzaya dökülen akarsular, tuzlu bataklıkları besler.
    3-Tuzgölü havzası: Tuzgölü çevresi, çökme sunucu oluşmuştur. Havzanın çevresindeki yüksek sahalardan gelen kısa boylu akarsular. Tuz gölüne dökülür.

    b) Göller Yöresi Kapalı Havzaları:
    1-Burdur gölü havzası: Çevreden gelen bir çok geçici akarsu ile, Tefenni ovasından gelen Eren çayı dökülür.
    2-Acıgöl Havzası:Doğudaki Söğüt dağlarından kaynağını alan geçici akarsular dökülür.
    Not: Göller yöresinde ayrıca Salda, Yarışlı, Burak ve Kestel gölleri kapalı havza özelliği taşır.
    c) Van kapalı havzası:
    Van gölünün güneyinde Bitlis, kuzeyinde ise volkanik dağlar uzanır. Van gölü, Nemrut dağından çıkan lavlar sonucu oluşmuştur. Van gölünün suyu sodalıdır.
    AKARSULARIMIZIN REJİMLERİ:
    Akarsu rejimi: Akarsuyun debisinin yıl içersinde gösterdiği alçalma yükselme halindeki seviye değişikliğidir.
    Akarsuyun debisi: Akarsuyun her hangi bir yerindeki enine kesitinden 1sn’yede gecen su miktarına debi denir.
    Debiye etki eden faktörler:
    1) İklim (yağış sıcaklığı)
    2) Bitki örtüsü
    3) Havzadaki büyük kaynaklar ve yer altı suları
    4) Yatağın geçirimliliği
    5) Dağlardaki kar kalınlığı
    6) Göller
    7) İnsan
    Rejime etki eden faktörler
    1) Yağış rejimi
    2) Yağış biçimi
    3) Akarsu kaynağı
    4) Sıcaklık ve buharlaşma
    5) Havzanın genişliği
    6) Arazinin şekli ve eğimi
    AKARSU REJİM TİPLERİ
    a) Yağmur Suları İle Beslenen Akarsular: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde, akarsularda yazın seviye düşmesi, kışında seviye yükselmesi görülür. Karstik kaynaklarla beslenen akarsularda, seviye düşmesi fazla olmaz. Akdeniz akarsu rejimi, barajın olmadığı akarsu veya kolunda görülür. Örnek: Baraj olan
    Seyhan-Ceyhan-Gediz-Manavgat gibi akarsular doğal özelliğini kaybetmiştir.
    b) Kar ve Buz Suları İle Beslenenler: Bu rejim, yağışın büyük bölümünün kar şeklinde düştüğü yüksek dağlardan kaynağını alan akarsularda görülür. Örnek: D. Karadeniz ve D. Anadolu akarsuları. Bu tip akarsularda, akım seviyesi Mart- Ağustos arasında yükselir, kışın düşer.
    c) Kaynak sularıyla beslenenler: Örnek: Manavgat ve Köprücay’dır.
    d) Gölden çıkan akarsular:
    1-Beyşehir gölünden çıkan ve Konya arazisini sulayan Çarşamba suyu
    2-Eğirdir gölünden çıkan Kovada çayı.
    3-Manyas gölüne ulaşıp, tekrar gölden çıkan Koçaçay
    4-Ulubat gölünü ulaşıp tekrar gölden çıkan Kemalpaşa- Orhaneli
    5-Erzurum ovasının doğu ve güneyindeki bataklık ve göllerden çıkan Karasu
    6-Çıldır gölünden çıkan Arpaçay
    e) Karma rejimli akarsular: Ülkemizdeki büyük akarsulardan Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Fırat ve Dicle önemli karma rejimli akarsulardandır.bu tür akarsular, farklı iklim bölgelerinden beslenir.
    TÜRKİYE’DE G**LER VE OLUŞUMLARI
    Göller; sularının tatlı, acı ve tuzlu olması bakımından farklılık gösterirler. Bu durum;
    a) Gölün genişliği ve derinliği
    b) Gölün dışarıyla bağlantısı olup olmadığına
    c) Bulunduğu yerin, iklim özelliklerine bağlıdır.
    Göl Çeşitleri
    1) Doğal Göller
    a) Tektonik Göller: Bu göller tektonik çukurların suyla dolması sunucu oluşmuştur.
    Van gölü: Ülkemizi en büyük ve en derin gölüdür. Nemrut Dağı’nın oluşturduğu volkanik set gölüdür. Suları sodalıdır. Ulaşım Tatvan ve Van arasında yapılır. Balık avlanır.
    Hazar gölü: Suyu az sodalı ve tuzludur. Bazı balık türleri yaşar. Gölün suları Hazar 1ve 2 tünelleriyle hidroelektrik santrallerini çalıştırır.
    Eğirdir-Kovada: Antalya körfezinin kuzeyinde bir kırık üzerinde. yer alır.Bu oluğun kuzeyinde Eğirdir, güneyinde Kovada bulunur. Eğirdir 'S' şeklindedir.
    Eğridir’in suları önce Kovada’ya yeraltından geçer.
    Büyükşehir ve Suğla: Sultan ve Dedegöl dağları arasındaki oluk içinde yer alırlar. Bu oluğun kuzeyinde Beyşehir yer alır. Suları tatlı olup, Türkiye’nin 3. büyük gölüdür.Çarşamba suyu ile Konya ovasını sular. Beyşehir’in kuzeydoğusunda, kastlaşma ile oluşan Suğla bulunur.
    Akşehir: Sultan ve Emir dağları arasında bulunur. Kapalı havza olduğundan suları tuzludur.
    Karamuk: Sultan dağlarının batısında bulunur. Suyunu yeraltından Eğirdir gölüne boşaltır.
    Eber: Akşehir gölünün yanındadır. Fazla sularını Akşehir’e boşaltır. Tatlı suludur.
    Burdur: Kapalı havzada bulunduğundan suları kullanılmaz.
    Acığöl: Tektonik kökenlidir. Sığ kısımları yazın kurur ve ince bir tuzla kaplanır.
    Çıldır: Sularını Arpaçay ile boşaltır. Suları tatlıdır. Balıkçılık yapılır.
    Aktaş: Kapalı bir göl olup, suları acıdır.
    Sapanca: İzmit körfezinin doğusunda yer alır.suları tatlı olup, genelde yöredeki sanayi tesislerinde kullanılır.
    İznik gölü: Gemlik, körfezinin doğusunda yer alır. Suları tatlıdır.
    b) Karstik-Teknolojik göller: Bu göllerin oluşumunda hem kireç taşlarının çözünmesi, hemde çökme etkili olmuştur. Örnek: Eğirdir, Kovada, Beyşehir, Suğla ve Yarışlı gölleri. Bunlar genelde tatlı su gölleridir. Balık avlanır. Doğu Anadolu ayrıca Adıyaman’da Gölbaşı örnektir.
    c) Karstik göller: bunlar sadece kireç taşlarının çözünmesiyle oluşan çukurlardaki göllerdir. Örnek: Kestel ve Salda
    d) Volkanik Göller: Bu göller krater, maar ve kalderalar da oluşan göllerdir. Isparta’daki Gölcük gölü Krater, Nemrut Gölü, Kaldera’ya, Meke Tuzlası ve Acığöl maar’lara örnektir.
    e) Heyelan set gölleri: Heyalandan kopan parçaların bir akarsu vadiisinin önünü kapatması sonucu oluşan göllerdir. Bunlar Tortum, Sera, Zinav Yedigöller ve Sülüklü Gölleri.
    f) Set gölleri:
    1) Kıyı set gölleri: Kıyı oklarının bir koy veya körfezin önünü kapatması sonucu oluşan gölledir. Örnek: B. Ve K. Çekmece gölleri ile Çukurova’daki Akyatan gölü.
    2) Alüvyal set gölleri: Akarsuyun taşıdığı alüvyonların akarsuyun önünü kapatması sonucu oluşurlar.
    Köyceğiz: Dalaman çayının Köyceğiz körfezinin önünü kapatmasıyla oluşur.
    Çamiçi: Aynı şekilde oluşmuştur.
    Eymir ve Mogan: Elmadağ’dan gelen derelerin oluşturduğu birikinti konilerinin vadiyi tıkaması ile oluşmuştur.
    Abant: Abant suyunun getirdiği, alüvyonun vadiyi tıkaması ile oluşmuştur. Önemli turizm merkezlerindendir.
    Uzungöl: Uzundere vadisine açılan yan derenin meydana getirdiği birikinti konisinin gerisinde oluşmuştur.
    g) Buzul gölleri: Buzulların oluşturduğu sirklerde eriyen bazı suların birikmesiyle oluşur. Bu göller Kaçkar, Cilo,Aladağlar ve Bolkar dağlarında bulunur.
    h)Baraj göllleri: Günümüzde 200’ü aşkın baraj yapılmıştır. En büyük baraj göllerimiz Atatürk, Keban, Karakaya’dır.
    Önemli Barajlarımız
    Fırat : Atatürk, Keban, Karakaya
    Sakarya : Hasan, Polatkan, Gökçekaya
    Yeşilırmak: Suat Uğurlu, Hasan Uğurlu
    Kızılırmak : Hirfanlı, Altınkaya
    Manavgat : Manavgat, Oymapınar
    Ceyhan .: Aslantaş
    Seyhan : Seyhan
    B. Menderes : Adıgüzel, Kemer
    Gediz : Demirköprü
    Aksu : Karacaören
    TÜRKİYE’NİN YERALTI SULARI VE KAYNAKLARI
    Yeraltı Suları:
    Yeryüzünden sızan sular, yeraltında geçirimsiz bir tabakanın içerisindeki kayaların boşluk ve çatlaklarında tutulur. Bu suya yer altı suyu denir. Ülkemiz yer altı bakımından oldukça zengindir. Ör: Marmara’da Adapazarı, Yenişehir, Balıkesir ovaları, Doğu Anadolu’da; Muş, Erzurum, Malatya ovaları. Yer altı suyu bilhassa yarı kurak sahalarımızda tarımsal açıdan çok önemlidir. Ör: Konya-Karapınar, Polatlı-Sivrihisar. Bazı kentlerimizin içme suyunun bir bölümü yer altı suyundan sağlanır. Ör: Bursa, İzmir, Eskişehir, Kütahya, Konya gibi.
    Kaynaklar: Yer altı suyunun (çatlaklardan) veya tabaka arasından yüzeye çıkmasıyla kaynaklar oluşur.
    BELLİ BAŞLI KAYNAKLARIMIZ
    Karstik kaynaklar:
    Kireç taşlarının çatlaklarından ve yer altı kanallarından çıkan kaynaklardır. Karstik kaynakların suları gür olup, bazı akarsuları besler. (Manavgat, Köprü çayı). Bazı kentlerimizin içme ve sulama suyunun bir bölümünü karşılar. Ör: Pınarbaşı ve Kemalpaşa’dan çıkan kaynaklar, İzmir’in suyunu karşılar.
    Artezyen kaynaklar:
    Yer altındaki suların insanlar tarafından sondajla çıkarılmasına denir. Bu tür kaynaklar, Eskişehir, Malatya, Erzurum, İnegöl, Bursa, B. Menderes, Gediz ovalarının kenarlarında Ceylanpınar ve Muş ovalarının çevresinde görülür.
    Fay kaynakları:
    Fay hatları boyunca çıkan kaynaklarıdır. Bunlar genel olarak Ege ve G. Marmara Bölümünde K. Anadolu fay kuşağı boyunca görülür.
  3. sivaslı hicran

    sivaslı hicran Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    397
    Beğenileri:
    46
    Ödül Puanları:
    0
  4. sivaslı hicran

    sivaslı hicran Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    397
    Beğenileri:
    46
    Ödül Puanları:
    0
    bozkır:
    Sert çayırlarla otların, bunlar arasında serpilmiş çalılarla dikenlerin meydana getirdiği bir bitki topluluğu. Bozkırlar, çoklukla astropik kuşakta geniş yer tutar. Yaz olduğu, böylece bitki topluluklarının yeteri kadar yeşermeğe fırsat bulamadığı alanlarda meydana gelen bozkırlar, bazen ılık iklim bölgelerinde, tropik kuşağa doğru da yer yer sokulurlar. Bozkırlarda yetişen bitkiler, bu iklim şartlarına uymuş, kurakçıl bir yapı gösteren, üstleri balmumu tabakası ile kaplı küçük yapraklı kökleri toprak altında su çekebilmek için derinlere giden tüylü, meşin gibi sert soğuklara karşı dayanıklı, yumru ya da soğanlı köklü bitkilerdir.


    Bitkilerin yetişme çokluğuna göre, bozkırlar türlü adlar alırlar: Otluk çayırlık bozkırlar, otluk-dikenlik bozkırlar, tuzlu bozkırlar, çalılık bozkırlar gibi.
  5. sivaslı hicran

    sivaslı hicran Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    397
    Beğenileri:
    46
    Ödül Puanları:
    0
    Kolüvyal topraklar:

    Yüzeysel suların ve yan derelerin yakın yerlere taşıyarak biriktirdiği sedimentlerin oluşturduğu genç topraklardır. İlde alvüvyal, topraklarla geçişli olmak üzere, eğimi, %2’nin üstünde olan yamaçlarda, yaklaşık 1.200 hektar alan örter.
    Genç topraklar olma nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez, ilin iklim ve topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir.
    İlde tarımın ana kaynağı olan topraklar, kullanma amaçları yönünden % 86 oranında tarıma uygunluk göstermektedir. Bu değer yaklaşık , % 94 olan ülke ortalamasının altındadır.
    Hakkâri’de tarla tarımı fazla önemli bir yer tutmaz. Tarımda hayvancılık başta gelen uğraştır. İlde çayır mera ve orman kullanımı altında bulunması gereken 6ve 7. sınıf toprakları (5. sınıf toprak yoktur.), yaklaşık 764.000 hektar alan kaplamakta ve il alanın % 80’ini oluşturmaktadır.bu oran, % 60 olan Türkiye ortalamasını çok üzerindedir.
    1980’de, ilde fiilen çayır-mera ve orman funda kullanımına ayrılan alan 810.000 hektar dolayındaydı ve Hakkâri topraklarının yaklaşık % 85’ini örter. Hakkâri’de % 14 gibi yüksek bir orana ulaşan ve tarıma elverişsiz olan 130.000hektar alanın 129.00 hektarı, 8. yetenek sınıfına giren toprakları oluşturmaktadır.
    Kestane Renkli topraklar : Olgun topraklardan olan kestane renkli topraklar, ilde yaklaşık yağışın 370-620mm arasında olduğu kesimlerde yaklaşık 212.000 hektar alan örter. Kestane renkli topraklar oluşturan ana madde, volkanik ve kalkerli kayalardır.
    30-50cm kalınlığında ve kırıntılı yapıdaki üst tabaka, orta derecede organik madde içerir. Organik madde minareleri ile iyice karışmış durumdadır.Alt toprağın rengi koyu kahve renklidir. Prizmatik yapıda bu tabaka kil gözükür.Alt kesimlerde, sertleşmiş halde kireç birikintisi vardır.
    Hakkâri'de kestane renkli toprakların doğal bitki örtüsü, kısa ve uzun otlar, çalılar ve seyrek ağaçlardır.
  6. sivaslı hicran

    sivaslı hicran Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    397
    Beğenileri:
    46
    Ödül Puanları:
    0
  7. sivaslı hicran

    sivaslı hicran Üye

    Katılım:
    27 Ocak 2009
    Mesajlar:
    397
    Beğenileri:
    46
    Ödül Puanları:
    0
    • Çernezyomlar



    Çernezyomlar, Orta Kuşağın yarı nemli step bölgelerinde görülür. Kara topraklar adı da verilir. Fazla yıkanmadıkları için mineral ve kireç bakımından zengindir. Toprağın üst kısmında, steplerden oluşan bitki artıklarının oluşturduğu, kalın bir humus tabakası vardır. Bu nedenle Dünya’nın en verimli toprakları arasındadır.



    Çernezyomlar, ülkemizde en yaygın olarak, Erzurum - Kars Plâtosu’nda oluşmuştur. Ayrıca, İç Anadolu Bölgesi’nin kuzey kesiminde de yer yer bu tür topraklar görülmektedir.

Sayfayı Paylaş