sorularım var cevap arıyorum?

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 12. Sınıf Y.Sor.' bölümünde harbikızemine tarafından paylaşıldı.

  1. harbikızemine

    harbikızemine Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.576
    Beğenileri:
    859
    Ödül Puanları:
    114

    1)montrö doktri acıklayınız ?

    2)1929 ekonomik kriz hakkında bilgi ?

    3)ssbc yayılmacı politika hakkında bilgi ?

    4)basmacı hakereti nedir?

    5)hatayın anavatana katılması ?

    ne olursunuz link olmasın :eek:
  2. öznur59

    öznur59 Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    362
    Beğenileri:
    67
    Ödül Puanları:
    0
    2)

    1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, 1929'da başlayan (etkilerini ancak 1930 yılının sonlarında tam anlamıyla hissettiren) ve 1930'lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhrana verilen isimdir. Buhran, Kuzey Amerika ve Avrupa'yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında da (özellikle de sanayileşmiş ülkelerde) yıkıcı etkiler yaratmıştır.

    Büyük Bunalım en çok sanayileşmiş şehirleri vurmuş, bu kentlerde bir işsizler ve evsizler ordusu yaratmıştır. Bunalımdan etkilenen birçok ülkede inşaat faaliyetleri durmuş; tarım ürünü fiyatlarındaki %40-60'lık düşüş, çiftçileri ve kırsal bölge nüfusunu kötü etkilemiştir. Talebin beklenmedik düzeyde düşmesi nedeniyle madencilik alanı buhranın en fazla etkilendiği sektörlerden biri olmuştur. Büyük Bunalım farklı ülkelerde farklı tarihlerde sona ermiştir.


    1)Milletlerarası ilişkilerde ve siyasi tarihte sözü sık edilen Monroe Doktrini, çok kısa şekilde basit ifadesiyle “Amerika Amerikanlılarındır” şeklinde tanımlanmakta ise de bu konuda biraz ayrıntı hukuki yönden gereklidir.
    Montrö Sözleşmesi (Convention de Montreux)
    Gerek milletlerarası bir su yolu olarak devletler hukukunda önemli bir yer tutan, gerekse Türkiye’nin ve bulunduğu bölgenin jeopolitik durumu açısından büyük anlam ve değeri bulunan Türk Boğazlarının statüsü son olarak, 20 Temmuz 1936′da İsviçre’nin Montrö şehrinde imzalanan milletlerarası bir sözleşme ile saptanmıştır.




    bu kadar buldum umarım işine yarar:)
    harbikızemine bunu beğendi.
  3. harbikızemine

    harbikızemine Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.576
    Beğenileri:
    859
    Ödül Puanları:
    114
    cok sagol diğer sorularıma da bakın lütfen :(
  4. öznur59

    öznur59 Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    362
    Beğenileri:
    67
    Ödül Puanları:
    0
    4)Rusya'da Türkistan'ın istiklâli için faaliyet gösterenlerin millî ayaklanmalarına verilen genel ad.

    "Baskın yapan hücum eden" mânası*na gelen bu tabir Çarlık döneminde Ruslar tarafından Türkmenistan Başkırdistan ve Kırım'da faaliyet gösteren çeteciler için kullanılmıştır. Basmacılar halka dokunmazlar sadece Rus memurları soyar hazine mallarını yağmalar ve aldıkları ganimetleri fakirlere dağıtırlardı.


    5) uzun ama kısalt istersen

    Barış yolu ile kazanılan siyasi zaferlerimizden biri de Hatay'ın Anavatana katılmasıdır: Ankara İtilafnamesiyle Fransızlara bırakılan bu bölge için bazı koşullar konmuştu. Fakat Fransızlar İtilafnamedeki bu koşullara uymadılar. Özellikle Hatay'da Türk kültürünü yok etmek için çalışıyorlardı. Halbuki Hatay'ın çoğunluğu Türk'tü ve halkın milli hisleri uyanıktı. Hatay'ın anavatana katılmasına çok önem veren Atatürk, Kırk asırlık Türk yurdu yabancı elinde esir kalamaz sözünü muhakkak yerine getirmek istiyordu.

    Fransızlar San Remo Konferansı'nda Suriye'nin bağımsız bir devlet olmasına karar vermişlerdi. Bu sırada Hatay meselesiyle ilgilenen Türkiye de Milletler Cemiyetine başvurarak, Hatay'a bağımsızlık verilmesini istedi. Milletler Cemiyeti, Hatay'da Türk çoğunluğunun bulunup bulunmadığını anlamak için plebisit yapılmasına karar verdi.

    Türk Hükümeti bu koşulu kabul etmedi ve Milletler Cemiyeti ile ilgisini keserek, doğrudan doğruya Fransızlarla görüşmelere başladı. O sırada Atatürk, Mersin'e gelerek askeri kıtaları teftiş etti. Hatay'daki halk da Fransızlara karşı direnmeğe başladı. Nihayet Fransa ile Türkiye, Hatay'da iki ordunun işbirliği yapması için bir anlaşma imza ettiler (3 Temmuz 1938). İki gün sonra Türk askerleri halkın sevinç ve göz yaşları arasında Hatay'a girdiler. Bu olay hasta olan Atatürk'ü pek sevindirdi. Yurdun her köşesinden aldığı tebrik telgraflarına: Hatay milli meselemizin dostça tedbirlerle müspet neticeye ulaştırılmasından duyulan sevinç yerindedir cevabını verdi.

    Hatay'da Türk çoğunluğuna dayanan bir cumhuriyet kuruldu. Bu devletin bayrağı tıpkı Türk bayrağı gibi, yalnız ay ve yıldızının içi kırmızıydı. Bu durum uzun zaman devam etmedi. 23 Haziran 1939'da Fransızlarla Ankara'da yapılan anlaşma ile Hatay anavatana katıldı.


    ben diğer soruları kısalttım önemli yerleri belirttim..
  5. harbikızemine

    harbikızemine Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.576
    Beğenileri:
    859
    Ödül Puanları:
    114
    cok sagol tatlım 5. soru cok karısık ben bulurum onu ;)
  6. öznur59

    öznur59 Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    362
    Beğenileri:
    67
    Ödül Puanları:
    0
    rica ederim....
  7. harbikızemine

    harbikızemine Üye

    Katılım:
    29 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.576
    Beğenileri:
    859
    Ödül Puanları:
    114
    6) birinci dünya savasının ;

    a) genel sebepleri

    b)özel sebepleri

    nelerdir?
  8. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    6)

    Genel Sebepler
    1)Sömürgecilik Yarışı
    2)Fransız İhtilali ile yayılan milliyetçilik akımının etkisi
    3)Silahlanma Yarışı
    4)Ülkeler Arası gruplaşma
    ----------------------
    Özel Sebepler
    1)İngiltere ve Almanya arasındaki sömürgelere sahip olma yarışı
    2)Fransa ile Almanya Arasındaki 'Alsas-Loren' toprakları üzerindeki sahip olma kavgası
    3)Rusya'nın slavları bir araya getirme politikasının(panlavizm'in) Avusturya-Macaristan İmparatorluğunu Tehdit Etmesi
    4)Rusya'nın boğazları ele geçirip sıcak denizlere inme isteği
    5)İtalya!nın Akdeniz'de egemenlik kurmak istemesi
    ---------------------
    Savaşı Başlatan Olay
    Avusturya-Macaristan Veliahtının(Ferdinand) Saraybosna'yı ziyareti sırasında milliyetçi sırplı bir genç tarafından öldürülmesi ile savaş başlamıştır.

    1) monroe doktirinide abdnin avrupanın iç işlerine karışmaması, yalnızlık politikası..

Sayfayı Paylaş