Sorularım ~

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde etutcu_kız tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. etutcu_kız

    etutcu_kız Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2009
    Mesajlar:
    962
    Beğenileri:
    452
    Ödül Puanları:
    0

    ~ Olay hikayesi ve durum hikayesi nedir kısa bir bilgi alabilir miyim ?

    ~ Haristan ve Gülistan ' ın konusu nedir ve neden bu adı almıştır ?
  2. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ~ Olay hikayesi ve durum hikayesi nedir kısa bir bilgi alabilir miyim ?


    * Olay Hikayesi:
    Öncüsü Fransız yazar Maupassant.Türk edebiyatında takipçisi ise Ömer Seyfettin'dir.Bu tarz hikayede önemli olan yer,zaman ve kişi üçlüsüne dikkat ederek olayları okuyucuya aktarmaktır.Olaylar tüm çıplaklığıyla okuyucuya aktarılmalıdır.

    Durum hikayesi:
    Öncüsü Rus yazar Çehov.Türk edebiyatında Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendan bu akımın takipçileridir.Hikayede asıl olan "olay" değildir. Hikaye, sona erdiği zaman her şey bitmiş değildir. Hikaye, asıl bundan sonra başlıyor demektir. Zira, kişiler tamamıyla tanıtılmadığı, olaylarda kesinlik hâkim olmadığı için okuyucunun hayal kurması devamlı hareket hâlindedir ve kendine göre yorumlar yapmaya uygundur.


    ~ Haristan ve Gülistan ' ın konusu nedir ve neden bu adı almıştır ?
    Genişletmek için tıkla...
    Biraz uzun ama işe yarar mı bilmiyorum .. :/

    İçindeki yirmi iki parça küçük hikâye, mensur şiir ve monolog türlerindedir. Kitaba adını veren masalımsı hikâyedeki Gülistan (gül bahçesi) erkeklere düşman olmuş yaşlı bir kadının, kızı Nesrinnûş'u götürdüğü, Bahr-i Kulzüm (Kızıldeniz)'deki bir adadır. Genç kız, hiç erkeksiz adada, bütün rahatlıklar bulunduğu halde, ruhunda bir boşluk duymaktadır. Hâristan (dikenli yer) adasında ise, Serendip'ten Babil'e gelirlerken denizde boğulmaktan kurtulmuş yedi erkek ve Hârâ adında, dört yaşında bir erkek çocuk vardı. Hiçbir kadının bulunmadığı bu dikenlik, taşlık, çorak adada Hârâ, sert doğa koşullan altında büyümüştü. İçinde bir sırra özlem duyan Hârâ, bir gün yaptığı bir sandalla Gülistan adasına geldi, Nesrinnûş ile karşılaştı. İki genç, ruhlarındaki boşluk duygusunun yok olduğunu, mutluluğa kavuştuklarını gördüler. Kitaptaki ünlü monolog Yeğenim, elli beş yaşlarında bir adam tarafından söylenir. Adam, yeğenini Paris'e öğrenime göndermiş, delikanlı neden sonra yurduna, Türk gelenek ve göreneklerini yadsıyan bir züppe olarak dönmüştür. Monologda, alaylı bir dille bu yabancılaşma yerilmekte, delikanlının ancak Zonguldak'ta beş yıl maden mühendisliği yaptıktan sonra yerli hayata ayak uydurabildiği belirtilmektedir. Kitabın unutulmaz hikâyelerinden birinin kahramanı da askerleri çok seven ve üç şehit anası Nakiye Hala'dır.
    etutcu_kız bunu beğendi.
  • etutcu_kız

    etutcu_kız Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2009
    Mesajlar:
    962
    Beğenileri:
    452
    Ödül Puanları:
    0
    Sağol bu Çok iyi ( :
  • Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113

    Rica ederim.. :)
  • Konu Durumu:
    Mesaj gönderimine kapalı.

    Sayfayı Paylaş