Sosyalden Ödev Var Ve Yapamıyorum Yardım

Konu 'Sosyal Bilgiler 8. Sınıf' bölümünde ReaLDewiL tarafından paylaşıldı.

  1. ReaLDewiL

    ReaLDewiL Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2010
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0

    Ya Bizim Sosyal Hocası Tarih Şeridi Yapın Dedi 19 Mayıs 1991 Atatürk'ün Samsuna Cıkışından 24 Temmuz 1923'e Lozan Anlaşmasına Kadar Yapın dedi ben de bişey yapamıyorum bi yardım edermisiniz ?
  2. QarizMaSerDarxD

    QarizMaSerDarxD Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    225
    Beğenileri:
    336
    Ödül Puanları:
    0
    ya öğretmen size konuları tek tek vermesi lazımdı.
    Kısa olarak veririm sana.
  3. QarizMaSerDarxD

    QarizMaSerDarxD Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    225
    Beğenileri:
    336
    Ödül Puanları:
    0
    19 Mayıs 1919 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki dönüm noktalarından biridir. Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs aynı zamanda “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır.Atatürk gençlerden sık sık bahsederken, yaş sınırı dışında fikri olarak gençliği yani, fikirde yeniliği ifade etmiştir. O’nun şu sözü çok anlamlıdır:“Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.”


    Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini anlayabilmek için Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu hatırlamamız gerekir.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk’ün Samsun’a ayak basışıdır. Türk Milleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun’a ayak basarak “Kurtuluş” yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul’dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler.
    Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Stratejik bakımdan büyük öneme sahipti ve Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi adındaki bir teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması dikkatleri bu bölgeye çekti ve İngiliz Yüksek Komiserliği’nin de Türk halkının silâhlandığı konusundaki şikayetleri üzerine bu bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal Atatürk’tü ve Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyor ve birşeyler yapmak için Anadolu’ya geçmek istiyordu. Bu O’nun için bulunmaz fırsattı.
    Atatürk beraberindeki kişilerle beraber 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra “Bandırma” adındaki eski bir vapurla Galata rıhtımından ayrılır.18 Mayıs 1919 Pazartesi günü beklenen yolculuğun sonuna gelinir.
    Atatürk, İstanbul’dan başlayan ve Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdi ve giyimi de buna uygundu ancak Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket edecekti.
    Atatürk’ün Samsun’a çıkışında gördüğü manzara pek parlak değildi. Şehirde İngiliz işgal kuvvetleri vardı.Halk kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen Hıntıka Palas’ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları düşündü, yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler başlıyordu. Ama, O’nda ve O’nun gibi düşünenlerde bu azim oldukça hiçbir engel aşılmaz değildi.
    Bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı. Millî Mücadele’yi başlatmak üzere Samsun’da Anadolu topraklarına bastığı 19 Mayıs 1919 tarihinin önemi nedeniyle de 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi gençlik kavramı genel anlamda fikirlerdeki yeniliği anlatmaktadır.
    Atatürk’ün şu sözleri hepimiz için bir rehber olmalıdır:“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir”demiştir. Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür.
  4. QarizMaSerDarxD

    QarizMaSerDarxD Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    225
    Beğenileri:
    336
    Ödül Puanları:
    0
    Lozan Barış Antlaşması Bu Üstteki Samsuna Çıkışıydı:

    Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lausanne (Lozan) şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalanmış barış antlaşmasıdır. Lozan Antlaşması nin yazılması için düzenlenen Lozan Barış Konferansı 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye'yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki Lozan Barış Konferansı üyelerinin rolü büyüktür.
    I. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf devletlerince Osmanlı Devleti’ne imzalatılan Sevr Antlaşmaıması neredeyse devleti haritadan silmiş ve egemenliğini ciddi biçimde sınırlayan hükümlere yer vermiştir. Atatürk önderliğinde Milli Mücadele'ye başlayan Türk ulusu savaş meydanlarında büyük zaferler kazanmış ve Lozan Antlaşması ile siyasi ve hukuki alanda tescil etmiştir.
    Uluslararası kabul pek çok yönden önem taşımaktadır. Öncelikle, Türkiye'nin bağımsız ve eşit bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesi sağlanmıştır. Lozan ile Misak-ı Milli hedeflerine çok büyük ölçüde ulaşılmıştır. Lozan Konferansı sırasında kapitülasyon olarak nitelenen ve ülkenin iç işlerine karışma yetkisi veren ayrıcalıklar uzun süre tartışılmıştır. Sonuçta kapitülasyonların kaldırılması ve Osmanlı borçlarının ödenmesinin makul bir takvime bağlanması kararlaştırılmıştır. Antlaşma, bu açıdan bir ekonomik bağımsızlık belgesi olma özelliğine de sahiptir.
    Ayrıca Lozan, yaklaşık yüzyıldır devam eden Türk-Yunan çatışmasını sona erdirerek, ulaşılan barışla iki ülke arasında bir denge oluşturması bakımından da önem taşımaktadır.
    I. Dünya Savaşı sonunda galip güçlerce dikte ettirilen ve ağır şartlara sahip barış antlaşmaları II. Dünya Savaşı'na zemin hazırlarken, Lozan'da karşılıklı pazarlıkla barışın güvencesini oluşturan bir düzenleme yapılmıştır. Bu nedenle, savaşı bitiren antlaşmalar içinde halen uygulanan sadece Lozan'dır. Tabiatıyla, bunda Türkiye'nin Atatürk'ün belirlediği ''Yurtta Sulh, Cihanda Sulh'' ilkesine sadık kalması ve Lozan Antlaşmasının hükümlerinin uygulanmasında da bu ilkeyi gözetmesinin rolü büyüktür.
    Türkiye Cumhuriyeti'nin temel nitelikleri, Lozan Antlaşmasında da yer almıştır. Buna göre, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye'de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır. Antlaşmada Türkiye'de yaşayan Hıristiyan kökenli Rum ve Ermeniler ile Museviler azınlık olarak tanımlanmış; mal, mülk ve ibadet hakları güvence altına alınmıştır.Antlaşma ile Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi yapılmasına karar verilmiş, bunun sonucunda 1924 yılında yaklaşık bir milyon Hıristiyan-Rum Yunanistan'a, beş yüz bin Müslüman-Türk de Türkiye'ye göç etmiştir.

    Sınırlar

    · Türkiye Suriye sınırı, Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması'na göre kabul ediliyor.
    · Irak sınırı: Musul üzerinde antlaşma sağlanamadığı için bu konuda İngiltere ve Türk Hükümeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı.
    · Türk-Yunan sınırı Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda belirlenen şekliyle kabul edilmiştir. Meriç Nehri'nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan'ın Batı Anadolu'da yaptığı tahribata karşılık alınacak savaş tazminatına karşılık elde edilmiştir. Ayrıca Gökçeada ile Bozcaada bizde, diğer Ege adaları Yunanistan'da kaldı. Yunanistan, Türk sınırına yakın olan adalarda asker bulundurmayacaktı.
    · Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı (En büyük siyasi başarı)
    · Azınlıklar: Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edilerek hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacaktı. Batı Trakya'daki Türklerle İstanbul'daki Rumlar dışında Anadolu ve Doğu Trakya'daki Rumlar ve Yunanistan'daki Türkler mübadele edileceklerdi.
    · Savaş Tazminatları: I.Dünya Savaşı nedeniyle istenen savaş giderlerinden kurtulunmuştur.
    · Devlet Borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan devletlere bölüşüldü. Türklere düşen bölüm taksitlendirme ile kağıt paraya göre ödenecekti. Düyun-u Umumiye de böylece tarihe karışmaktadır.
    · Boğazlar: Boğazlar, üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla uluslararası bir kurul oluşturulmasına ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti'nin güvencesi altında sürdürülmesi kararı alınmıştır.(Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde değiştirilmiştir.)
    · Musul, Erbil Boğazlar ve Hatay kıbrıs ege adaları sorunları Lozan'da çözülemeyen sorunlardır.
    Önemi

    · Bir çok sınır problemi çözülerek Türkiye'nin ve komşularının barış içinde yaşaması sağlanmıştır.
    · Misak-ı Milli sınırları büyük ölçüde sağlanmıştır.
    · Türkiye tarihinde yeni bir dönem başlatmıştır. Sevr Antlaşması geçersiz kılınmıştır.
    · Türk ulusu adına, I. Dünya Savaşı'nı bitiren antlaşmadır.
    · Yeni Türk devleti Dünya'daki devletlerin çoğu tarafından kabul görmüştür.
    · Türkiye tarafından konulan koşullara Dünya devletleri uymak zorunda kalmışlardır.
    · Türk ulusunun tam bağımsızlığı kanıtlanmıştır.

    Bi Teşekkür Yeter. ! :)
  5. büşra-44

    büşra-44 Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2010
    Mesajlar:
    20
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0
    inkılab tarihinin kısaca özeti

    20. YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN DURUMU :
    * 20. YY. başlarında Osmanlı Devleti , siyasi ve ekonomik yönden çöküş içindeydi . Avrupalı devletler 19. yüzyıldan itibaren “azınlıkları
    bahane ederek” Osmanlı Devleti’nin iç işlerine müdahale ediyorlardı . Osmanlı Devleti 19. YY.da , Avrupa Devletlerinden alınan dış
    borçların ödenememesi nedeniyle iflas etmiş durumdaydı . Avrupalı devletler , Osmanlı Devletinden alacaklarını tahsil edebilmek
    amacıyla “Düyun-u Umumiye İdaresi” ni kurup , Osmanlı Devletinin tüm gelirlerine el koymuşlardı .

    * 19. YY.da Osmanlı aydınları Jön Türkler (Genç Osmanlılar) Cemiyetini kurdular . Bu cemiyetin amacı : devletin dağılmasını ve Avrupalı
    devletlerin iç işlerimize karışmalarını önlemek için yönetim şeklini değiştirip meşrutiyetin ilanının sağlamaktı .

    * Jön Türkler , 1876’da II: Abdülhamit’i tahta çıkardılar . II. Abdülhamit , 23 Aralık 1876’da ilk Osmanlı Anayasası olan “Kanun-i
    Esasi’yi” ilan edip Meşrutiyet’i ilan etti .

    NOT : MEŞRUTİYET : Yarı demokrasi olarak tanımlanabilecek bir yönetim şeklidir . Bu sistemde başta yine padişah bulunur ,
    Ancak padişahın altında halkın seçtiği mebuslardan (milletvekili) oluşan bir “Mebuslar Meclisi” ile padişahın atadığı
    kişilerden oluşan bir “Ayan Meclisi” vardı .
    Ancak 1876’da ilan edilen I. Meşrutiyet’te demokratik olmayan bazı konular vardı . I. Meşrutiyette meclisi açma – kapama
    yetkisi padişahın elinde idi . Hükümet meclise karşı değil , padişaha karşı sorumlu idi . Buna rağmen 1876’da Meşrutiyet’in
    ilanı ile :
    * Osmanlı Devletinde halk ilk kez yönetime katılmıştır .
    * Osmanlı Devletinde ilk kez yönetim şekli değişmiştir .
    * İlk Osmanlı Anayasası olan Kanun-i Esasi uygulamaya girmiştir .


    * Ancak I. Meşrutiyet uzun ömürlü olmadı . II. Abdülhamit , 1877-1878 Osmanlı – Rus Savaşını bahane ederek , 1878’de Meclis-i Mebu –
    san’ı kapatıp , anayasayı yürürlükten kaldırdı . (Osmanlı Devleti 1878 – 1908 arası dönemde tekrar monarşi ile yönetildi .)

    * 1890’larda Osmanlı aydınları ve subayları tarafından “İttihat ve Terakki Cemiyeti” kuruldu . Bu cemiyetin amacı da Jön Türkler’de ol-
    duğu gibi dağılmayı ve Avrupa devletlerinin iç işlerimize karışmalarının önlenmesi için Meşrutiyet’i ilan ettirmekti . İttihat Terakki Ce –
    miyetinin çalışmaları ve çıkarttığı bir ayaklanma sonucu II. Abdülhamit 24 Temmuz 1908’de Meşrutiyet’i tekrar ilan etmek zorunda kaldı
    Osmanlı Mebuslar Meclisi tekrar açıldı , Kanun-i Esasi yürürlüğe girdi .

    NOT : 1-1908’de ilan edilen II. Meşrutiyet , I. Meşutiyet’e göre daha demokratiktir . II. Meşrutiyette padişahın meclisi açma –
    kapama yetkisi elinden alınmış , hükümetin padişaha karşı değil , meclise karşı sorumlu olacağı kuralı getirilerek meclis
    üstünlüğü prensibi getirilmiştir .
    2- İttihat ve Terakki Cemiyeti Türk tarihinin ilk siyasi partisidir .


    II. Meşrutiyet Döneminin Siyasi Olayları :

    1- Bulgaristan bağımsızlığını kazandı (1908)
    2- Yunanistan Girit Adasını aldı (1908)
    3- Avusturya , Osmanlı toprağı olan Bosna-Hersek’i işgal etti (1908)
    4- 31 Mart Olayı çıktı (13 Nisan 1909)
    * II. Meşrutiyet’in ilanından bir yıl sonra , İstanbul’da Meşrutiyet’i istemeyenler tarafından büyük bir ayaklanma çıkarıldı . (13 Nisan 1909)
    ( Bu ayaklanma Rumi Takvime göre 31 Mart gününe denk geldiği için 31 Mart Olayı olarak tarihe geçmiştir .) Ancak bu ayaklanma
    “Hareket Ordusu” adı verilen bir ordu tarafından bastırıldı . (Bu ordunun komutanı Mahmut Şevket Paşa , Kurmay Başkanı ise Mustafa
    Kemal’di .)

    NOT : 31 Mart Ayaklanması , Türk tarihinde devletin rejimine karşı çıkan ilk isyan olma özelliğini taşımaktadır .


    * 31 Mart Ayaklanmasının bastırılmasından sonra , II. Abdülhamit tahttan indirildi . Yerine V. Mehmet Reşat tahta çıkarıldı . Devlet yöne –
    timi tamamen İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kontrolüne girdi .

    5- TABLUSGARP SAVAŞI (1911-1912)

    * Siyasi birliğini 1870’te tamamlayan İtalya , kendisine sömürge yapmak amacıyla , 1911’de Kuzey Afrikadaki son Osmanlı toprağı olan
    Trablusgarp’ı (Bugünkü Libya) işgal etti .

    NOT : İtalya bu işgali , İngiltere ve Fransa ile anlaşarak gerçekleştirmiştir . İtalya 1911’de İttifak Grubu içindedir . İtilaf Grubun-
    daki İngiltere ve Fransa , İtalya’yı kendi yanlarına çekebilmek düşüncesiyle bu işgale izin vermişlerdir .


    * Osmanlı Devleti bu işgal karşısında bir şey yapamadı . Karadan ve Denizden ordu gönderemedi . Ancak Mustafa Kemal ve Enver Paşa
    gizlice Trablusgarp’a giderek , buradaki halkı örgütleyip , İtalyanlara karşı Derne ve Tobruk şehirlerinde başarı kazandılar . İtalya ise
    Osmanlı Devleti’ni barışa zorlamak için Ege Denizindeki Oniki Ada’yı işgal edip , Çanakkale Boğazını topa tuttu .

    * 1912’de Balkan Savaşı çıkınca , Osmanlı Devleti , Trablusgarp Savaşında yenilgiyi kabul edip , İtalya ile Ouchy (Uşi) Antlaşmasını yaptı
    Bu Antlaşma ile :
    - Trablusgarp ve Bingazi İtalya’ya verildi .

    NOT : Böylece Kuzey Afrika’daki Osmanlı varlığı sona erdi .


    - Oniki ada , Balkan Savaşı bitinceye kadar , geçici olarak İtalya’ya bırakıldı .

    NOT : İtalya bu adaları daha sonra geri vermemiştir . Bu adalar II. Dünya Savaşından sonra İtalya tarafından Yunanistan’a
    verilmiştir .




    6- BALKAN SAVAŞLARI (1912-1913)

    a) I . Balkan Savaşı : (1912 – 1913)

    * ( Osmanlı Devleti Yunanistan + Bulgaristan + Sırbistan + Karadağ)

    Nedenleri :

    - Balkan Devletleri’nin (Yunanistan , Sırbistan , Bulgaristan ve Karadağ) , Osmanlı Devletini Balkanlardan tamamen atmak istemeleri .
    - Rusya’nın Balkan Devletlerini Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtması .

    * 1912’de başlayan I. Balkan Savaşında Osmanlı Devleti çok ağır bir yenilgi aldı . Makedonya , Balkanlar , Batı ve Doğu Trakya dört
    devleti tarafından işgal edildi . Yunanistan Ege Adalarını işgal etti .

    NOT : I . Balkan Savaşı devam ederken , Arnavutluk bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı Devletinden ayrıldı . Böylece Osmanlı
    Devletinden ayrılan son Balkan milleti Arnavutlar oldu .


    * I . Balkan Savaşı , 1913 Londra Antlaşması ile sona erdi . Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti Midye – Enez hattının batısında kalan tüm
    Trakya’yı , Makedonya’yı , Balkanları ve Gökçeada ile Bozcaada hariç Ege Adalarını kaybetti . Bu topraklar dört Balkan devleti tarafın
    dan paylaşıldı .

    NOT : I. Balkan Savaşında alınan bu ağır yenilginin en önemli nedenleri :
    - Osmanlı ordusunda , komutanlar arasında siyasi çekişmelerin yaşanması ve
    - Balkan Savaşı öncesinde ordunun büyük bölümünün terhis edilmiş olmasıdır .



    b) II. Balkan Savaşı : (1913)

    * (Bulgaristan Sırbistan + Karadağ + Yunanistan (Osmanlı Devleti + Romanya) )

    Nedeni :

    - 1913 Londra Antlaşmasında Bulgaristan’ın daha fazla toprak alması üzerine diğer üç Balkan Devleti’nin (Yunanistan , Sırbistan ve
    Karadağ) bu durumu kabul etmeyerek Bulgaristan’a savaş açmaları)

    - II. Balkan Savaşı başlayınca , Osmanlı Devleti , I. Balkan Savaşında kaybettiği toprakları geri alabilmek amacıyla savaşa girip Edirne ve
    Kırklareli’yi (Doğu Trakya’yı) geri aldı .

    Balkan Devletlerinin kendi aralarında yaptığı savaştan yararlanıp topraklarını genişletmek isteyen Romanya’da I. Balkan Savaşına katıl –
    madığı halde II. Balkan Savaşına girdi .

    * II. Balkan Savaşı 1913’te Bulgaristan’ın yenilgisiyle sona erdi . Balkan Devletleri 1913 Bükreş Antlaşması ile Osmanlı Devletinden
    aldıkları toprakları tekrar paylaştılar . (Londra Antlaşması iptal edildi . Ancak Bükreş Antlaşmasındaki paylaşımda Edirne ve Kırklareli
    yer almadı . Ayrıca Romanya’da paylaşıma ortak oldu .)

    NOT : II . Balkan Savaşından sonra Osmanlı Devleti Yunanistan ile ATİNA , Bulgaristan ile İSTANBUL ve Sırbistan ile de
    İSTANBUL antlaşmalarını yaptı .
    Yunanistan ve Bulgaristan ile yapılan antlaşmalarda bugünkü sınırımız (Meriç Nehri) belirlenmiştir . Sırbistan ile yapılan
    antlaşmada ise bu devletle sınırımız olmadığı için sınır konusu gündeme gelmemiş , Sırbistan’da kalan Türklerin durumu
    karara bağlanmıştır .


    Balkan Savaşlarının Osmanlı Devleti Açısından Sonuçları :

    - Osmanlı Devleti Balkan Savaşları sonucunda Batı Trakya’yı , Makedonya’yı , Balkanları ve Ege Adalarını kaybetmiştir .

    NOT : Balkan Savaşlarından Günümüze Kadar Gelen Sorunlar vardır . Bu sorunlar :
    - Yunanistan ve Bulgaristan’da kalan Türk azınlığının durumu ve
    - Yunanistan ile Ege Adaları sorunudur .


    7- I. DÜNYA SAVAŞI (1914 – 1918)

    Temel Neden : İngiltere ve Almanya başta olmak üzere , Avrupa devletleri arasındaki ekonomik ve siyasi rekabet .


    NOT : I. Dünya Savaşı öncesindeki ekonomik rekabet : Sanayi İnkılabıyla ortaya çıkan sömürgecilik akımından , siyasi rekabet ise
    Fransız İhtilali ile ortaya çıkan milliyetçilik akımından kaynaklanmıştır .

    Diğer Nedenler :

    - Almanya ile Fransa arasındaki düşmanlık (Alsace – Loren bölgesi nedeniyle)
    - Rusya’nın Balkanlarda uyguladığı Panslavizm politikasının , Avusturya – Macaristan İmparatorluğunu rahatsız etmesi .
    - İtalya’nın sömürge arayışı .

    * 1870’te İtalya’nın , 1871’de ise Almanya’nın siyasi birliklerini kurmaları ve sömürge arayışına girmeleri sonucu Avrupa devletleri arasın
    daki ekonomik ve siyasi rekabet iyice kızıştı . Bu rekabetin sonucu olarak Avrupa devletleri iki bloğa ayrıldı . 1883’te , Almanya yanına
    Avusturya – Macaristan İmparatorluğunu ve İtalya’yı alarak Üçlü İttifak bloğunu kurdu . Buna karşılık 1907’de İngiltere , yanına
    Fransa ve Rusya’yı alarak Üçlü İtilaf Bloğunu kurdu .

    I. Dünya Savaşını başlatan Olay :

    * Avusturya- Macaristan İmparatorluğu veliahtı’nın Sırbistan’ın başkenti Saraybosna’da bir Sırplı tarafından öldürülmesi I. Dünya Savaşını
    başlattı .

    NOT : Bu olay savaşın bir nedeni değil , sadece bahanesidir .


    Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşına Girişi :

    * I. Dünya Savaşı başladığında Osmanlı Devleti savaşa girmemiş , tarafsızlığını ilan etmişti . Ancak savaşın başlamasından üç ay sonra Rusya’ya savaş açarak , I. Dünya Savaşına katılmıştır . (Ekim 1914)

    Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşına Girme Nedeni :

    * Osmanlı Devleti son dönemde kaybettiği toprakları geri almak amacıyla I. Dünya Savaşına girmiştir .

    Osmanlı Devleti’ninSavaşa İttifak Grubunda Girmesinin Nedenleri :

    - İttifak grubundaki devletlerin Osmanlı Devletine düşman olmaları
    - Savaşı Almanların kazanacağına inanılması
    - Yönetimde bulunan İttihat ve Terakki Partisinin Alman hayranlığı

    Almanya’nın Osmanlı Devletini Kendi Yanında Savaşa Sokmak İstemesinin Nedenleri :

    - Osmanlı Devleti’nin Jeopolitik konumundan yararlanmak .
    - Osmanlı Padişahının halifelik gücünden yararlanmak .
    - Savaşta kendi yükünü hafifletmek .

    Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşında Savaştığı Cepheler :

    * Osmanlı Devleti I. Dünya Savaşında Kafkas (Doğu) Cephesi , Çanakkale Cephesi , Irak Cephesi , Suriye Cephesi , Kanal (Mısır)
    Cephesi , HicazCephesi ,Filistin Cephesi ve Yemen Cephesinde savaşmıştır . Bunların yanında Osmanlı Devleti müttefiklerine yar –
    dımcı olmak amacıyla Romanya , Makedonya ve Galiçya Cephelerine’de asker göndermiştir .

    Kafkas Cephesi (Doğu / Sarıkamış Cephesi)

    * Bu cephede savaşlar Kasım 1914’te Rusya’nın Doğu Anadolu’ya saldırmasıyla başladı . Buna karşılık Enver Paşa komutasındaki Osman-
    lı ordusu Aralık 1914’te “Sarıkamış Harekatı” nı başlattı . Ancak bu harekat sırasında 90.000 askerimiz donarak şehit oldu . Bu bozgun-
    dan sonra Ruslar , Van , Muş , Bitlis , Erzurum , Erzincan ve Trabzon’u işgal ettiler .
    * 1917 yılında Kafkas Cephesine atanan Mustafa Kemal , Muş ve Bitlis’i Ruslardan geri aldı .
    * 1917’de Rusya’da Bolşevik İhtilali’nin çıkması üzerine Çarlık Rusya’sı yıkıldı . Yerine Bolşevik Sovyet Rusya kuruldu . Bolşevik Rusya,
    emperyalizme karşı olduğu için savaştan çekildi . (1917)
    * Bu cephe Rusya ile imzalanan 3 Mart 1918 tarihli Brest-Litovsk Antlaşmasıyla kapandı . Bu antlaşma ile Rusya , 1878 Berlin Antlaşması
    ile Osmanlı Devletinden aldığı , Kars , Ardahan ve Batum’u geri vererek Doğu Anadolu’yu boşaltmıştır .

    Çanakkale Cephesi :

    * İtilaf Devletlerinin Çanakkale Cephesini Açma Nedenleri :
    - Çanakkale ve İstanbul Boğazlarını ele geçirip , ekonomik sıkıntı içindeki Rusya’ya yardım götürmek .
    - İstanbul’u alıp Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak .

    * İngiliz ve Fransız donanmasının 18 Mart 1915 tarihindeki deniz harekatı başarılı olmadı . Bunun üzerine Çanakkale’yi karadan geçmek
    isteyen İngiltere ve Fransa yanlarına Anzakları da alarak kara harekatını başlattılar . Ancak Ocak 1916’ya kadar süren kara savaşlarında
    Gelibolu Yarımadasındaki Anafartalar ve Conkbayırında ,İtilaf Devletleri , Mustafa Kemal komutasındaki Osmanlı ordusu karşısında ba-
    şarılı olamadılar .

    Çanakkale Cephesinin Önemi ve Sonuçları :

    - I. Dünya Savaşının iki yıl uzamasına yol açtı .
    - Rusya’ya ekonomik yardım gitmedi . Bu da Rusya’da ihtilalin çıkmasını hızlandırdı .
    - Mustafa Kemal’in ismini tüm dünya bu cephedeki başarısı ile öğrendi .
    - Her iki taraftan yarım milyon asker öldü .
    - Bulgaristan İttifak grubunda savaşa girdi .

    OT : Osmanlı Devleti , I. Dünya Savaşında sadece Çanakkalke Cephesinde başarılı olmuştur .



    Kanal (Mısır / Süveyş) Cephesi :

    * Osmanlı ordusu bu cephede İngilizlerle savaşmıştır . Osmanlı Devleti bu cepheyi açarak :
    - Mısır’ı ve Süveyş Kanalını İngilizlerden geri alıp , İngiltere’nin sömürgeleri ile olan bağlantısını kesmeyi amaçlamıştır .
    * Osmanlı Devletinin bu amaçlarla düzenlediği iki harekat da başarılı olmamıştır .

    Irak Cephesi :

    * Irak Cephesi İngilizler tarafından açılmıştır . İngilizler bu cepheyi açarak :
    - Abadan (Irak) petrollerini korumayı
    - Rusya’ya karadan yardım götürmeyi ve
    - Osmanlı ordusunun İran’a girmesini ve Hindistan’ı tehdit etmesini önlemeye çalışmıştır .
    * Osmanlı ordusu bu cephede de başarılı olamamıştır . İngilizler ,1917’de Bağdat’ı alıp Musul’a doğru ilerlemeye başlamışlardır .

    Filistin – Suriye – Yemen ve Hicaz Cepheleri :

    * Osmanlı Devleti bu cephelerde İngilizlerle ve İngilizlerin kışkırttığı Araplarla savaşmıştır .
    * Mustafa Kemal , Çanakkale ve Kafkas Cephelerinde görev yaptıktan sonra Suriye cephesine atanmıştır . Mustafa Kemal , bu cephede
    “Yıldırım Orduları Grup Komutanı” olarak 1918 ‘de İngilizleri Suriye’nin güneyinde durdurmayı başarmıştır .

    NOT : İngilizlerin bağımsız devlet kurma vaadiyle kandırdığı Araplar , I. Dünya Savaşında halifenin cihat çağrısına uymayarak Osmanlı
    ordusuna karşı savaşmışlardır . Bu durum İslamiyetteki Ümmetçilik (İslam Birliği) düşüncesinin geçerliliğini yitirdiğini gösterir .


    I. Dünya Savaşını Bitiren Olay :

    * 1917’de ABD. İtilaf grubunda savaşa girdi . Bu durum savaştaki güçler dengesini bozdu ve 1918 yılında savaş İttifak grubunun yenilgisi
    ile sona erdi .

    I. Dünya Savaşının Sonuçları :

    - İmparatorluklar yıkıldı ( Osmanlı ,Avusturya – Macaristan ve Almanya )
    - Avrupa’da yeni devletler kuruldu . Avrupa haritası değişti . (Kurulan yeni devletler : Avusturya , Macaristan , Polonya , Çekoslovakya ,
    Yugoslavya , Ukrayna , Letonya , Estonya ve Türkiye)
    - Milyonlarca insan öldü , şehirler yakılıp yıkıldı .
    - Dünya barışını sağlamak ve korumak amacıyla “Milletler Cemiyeti” (Cemiyet-i Akvam) kuruldu .
    - Avrupa’da yeni yönetim şekilleri ortaya çıktı . (Almanya’da Nazizm , İtalya’da Faşizm)
    - Savaştan en kazançlı çıkan devlet İngiltere olurken en zararlı çıkan devlet Almanya oldu .

    I. Dünya Savaşı Sonunda Yapılan Barış Antlaşmaları :

    I. Dünya Savaşından sonra İtilaf Devletleri :
    Almanya İle : Wersailles (Versay)
    Bulgaristan ile Neully (Nöyyi)
    Avusturya ile : Saint Germain (Sen Jermen)
    Macaristan ile : Trianon ve
    Osmanlı Devleti ile : Sevr Antlaşmalarını yapmışlardır .

    NOT : Savaştan sonra yapılan barış antlaşmaları yeni sorunlara yol açmış , bu durum II. Dünya Savaşının çıkmasına neden olmuştur .


    8- MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI VE İŞGALLER

    * 1918 yılında Bulgaristan savaştan çekildi . Bunun üzerine zor durumda kalan Osmanlı Devleti de yenilgiyi kabul edip , İttifak Devletlerin
    den ateşkes isteyip savaştan çekildi .

    * Osmanlı Devleti ile İttifak Devletleri arasındaki ateşkes antlaşması 30 Ekim 1918 tarihinde Limni Adası’nın Mondros Limanında
    imzalandı . Mondros Ateşkes Antlaşması’nı Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey (Orbay) , İtilaf Devletleri adına ise İngiliz
    Amirali Caltrophe imzaladı .

    Mondros Ateşkesi’nin Maddeleri :

    - İstanbul ve Çanakkale Boğazları İtilaf Devletlerine teslim edilecektir .
    - Osmanlı ordusu terhis edilecek , orduya ait tüm silah , cephane ve araçlar İtilaf Devletlerine teslim edilecektir .
    - Osmanlı Donanması İtilaf Devletlerine teslim edilecektir .
    - Tüm ulaşım araçları , demiryolları , tüneller , telsiz ve telgraf istasyonları İtilaf Devletlerine teslim edilecektir .
    - Osmanlı Devleti savaşta aldığı esirleri geri verecek ancak İtilaf Devletleri , Osmanlı esirlerini geri vermeyeceklerdir .
    - İtilaf Devletleri güvenliklerini tehlikede gördükleri herhangi bir stratejik noktayı işgal edebileceklerdir . (7. MADDE)

    NOT . Bu madde antlaşmanın en tehlikeli maddesidir . Bu madde ile Anadolu’nun her yeri işgallere açık hale gelmiştir .

    - Altı Doğu İlinde (Vilayet-i Sitte / Erzurum , Van , Bitlis , Elazığ , Sivas , Diyarbakır) bir karışıklık çıkarsa İtilaf Devletleri bu illeri işgal
    edebileceklerdir .

    NOT : Bu madde ile Doğu Anadolu’da bir Ermenistan Devleti kurulması planlanmıştır .


    * Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla Osmanlı Devleti Fiilen sona ermiştir .

    Mondros Ateşkes Antlaşması Sonrası İşgaller :

    İNGİLTERE : 3 Kasım 1918’de Musul’u işgal etti . (Mondros sonrası ilk işgal edilen yer.) Bundan başka Urfa , Antep , Maraş , Samsun
    ve Merzifon’u işgal etti . (İngiltere , Urfa , Antep ve Maraş’ı daha sonra Fransa’ya bırakmıştır .)

    FRANSA : Urfa , Antep , Maraş , Adana ve Suriye’yi işgal etti .

    İTALYA : Antalya , Konya , Bodrum , Kuşadası , Marmaris ve Fethiye’yi işgal etti .


    9- OSMANLI DEVLETİ’Nİ PAYLAŞMA TASARILARI (GİZLİ ANTLAŞMALAR)

    * İtilaf Devletleri , (İngiltere , Fransa , Rusya ve İtalya) I. Dünya Savaşının devam ettiği yıllarda , (1915 – 1917) yılları arasında yaptıkları
    gizli antlaşmalarla Osmanlı Devleti’ni kendi aralarında paylaşmışlardır .

    NOT : Rusya’da 1917 yılında çıkan Bolşevik İhtilali sonucu Rusya savaştan çekilmiştir . Rusya’da yeni kurulan Bolşevik yönetimi
    bu gizli antlaşmaları dünya kamuoyuna açıklamıştır .


    * 1915 – 1917 yılları arasında yapılan gizli antlaşmalar şunlardır :

    a) İstanbul Boğazlar Antlaşması : (1915)

    * Osmanlı Devletini paylaşmak amacıyla yapılan ilk gizli antlaşma olan Boğazlar Antlaşması İngiltere , Fransa ve Rusya arasında yapılmış-
    tır . Bu antlaşma ile İstanbul , boğazlar ve çevresi Rusya’ya bırakılmıştır .

    b) Londra Antlaşması : (1915)

    * İngiltere , Fransa , Rusya ve İtalya arasında yapılmıştır . Bu antlaşma ile Oniki Ada ile Antalya ve çevresi İtalya’ya bırakıldı . Bu antlaş-
    madan sonra İtalya , İtilaf grubunda savaşa girdi .

    c) Petrograd Sözleşmesi : (1916)

    * İngiltere , Fransa ve Rusya arasındaki bu antlaşma ile Rusya ‘ya Boğazlar bölgesine ek olarak Doğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Karadeniz
    kıyıları bırakılmıştır .

    d) Sykes – Picot Antlaşması : (1916)

    * İngiltere ve Fransa’nın kendi aralarında yaptıkları bu antlaşma ile :
    - Adana , Antakya , Suriye kıyıları ve Lübnan Fransa’ya , Musul hariç Irak İngiltere’ye bırakılacaktı .
    - Musul ve Ürdün’de büyük bir Arap Krallığı kurulacak , İngiltere ve Fransa’nın koruyuculuğu altına bırakılacaktı .
    - Filistin’de uluslar arası bir yönetim kurulacaktı .

    NOT : Filistin’de uluslar arası bir yönetimin kurulması ve Arapların çoğunlukta olduğu yerlerde halifeliğin Araplarda olmasının
    kabul edilmesi , Arapların I. Dünya Savaşında , İngilizlerin yanında yer almasına neden olmuştur .


    e) Saint Jean de Maurienne Antlaşması : (1917)

    * İtalya’nın Sykes-Picot Antlaşmasına tepki göstermesi üzerine İngiltere , Fransa ve İtalya arasında yapıldı . Bu antlaşmayla , İtalya’ya
    Oniki Ada ve Antalya çevresine ilave olarak İzmir , Antalya ve Konya bırakıldı .

    f) Mac – Mahon Antlaşması :

    * Bu antlaşma İngilizlerin Mısır Valisi Mac Mahon ile Hicaz Emiri Hüseyin arasında yapılmıştır . Bu antlaşmada Arapların Osmanlı Devle
    tine karşı isyan etmesi halinde bağımsızlıklarının verilmesi kararlaştırıldı .

    NOT : Gizli antlaşmalarda daha sonra bazı değişiklikler oldu . Rusya’nın 1917’de I. Dünya Savaşından çekilmesi üzerine Rusya’ya
    bırakılan Boğazlar ve Doğu Anadolu Bölgesini İtilaf Devletleri kendi aralarında tekrar paylaştılar . Boğazlar , İtilaf Devlet-
    lerinin ortak yönetimine bırakılacak , Doğu Anadolu Bölgesinde ise Ermenistan kurulacaktı . Ayrıca , İtalya’ya vaat edilen
    İzmir ve çevresi daha sonra Yunanistan’a bırakılmıştır .


    10- WİLSON İLKELERİ : (8 OCAK 1918)

    * ABD . Nisan 1917’de İtilaf Grubunda I. Dünya Savaşına girdi . ABD başkanı Wilson savaş sonrası yapılacak antlaşmaların esaslarını
    belirlemek amacıyla 8 Ocak 1918’de ondört maddelik bir program yayınladı . Savaşı kazanmak için ABD’nin desteğine ihtiyaç duyan
    İngiltere , Fransa ve İtalya bu programı kabul ettiler . Wilson İlkeleri şunlardır :
    - Galip devletlerden toprak ve savaş tazminatı almayacaklardır .
    - Uluslar arası antlaşmalar açık olarak yapılacak , daha önce yapılan gizli antlaşmalar uygulanmayacaktır .
    - Sömürgecilik yapılmayacaktır .
    - Dünya barışının sağlanması için “Cemiyet-i Akvam” (Milletler Cemiyeti) kurulacaktır .
    - Osmanlı İmparatorluğunda Türklerin oturduğu bölgelerde Türklere kesin egemenlik tanınacak , Türk egemenliği altında yaşayan diğer
    milletlere kendilerini yönetme hakkı verilecektir . (Self Determination)

    NOT : İtilaf Devletleri ABD’nin desteğini sağlamak amacıyla bu ilkeleri kabul ettiler . Ancak savaş bitince , onarım parası adı altın
    da savaş tazminatı almaya , manda adı altında sömürgecilik yapmaya , değişik bahanelerle mağlup devletlerden toprak
    almaya çalıştılar .


    11- PARİS BARIŞ KONFERANSI : (18 OCAK 1919)

    * I. Dünya Savaşından sonra , İtilaf Devletleri , mağlup devletlerle yapacakları barış antlaşmalarının şartlarını belirlemek için Paris’te bir
    konferans topladılar .

    * Konferansta alınan en önemli karar , daha önce gizli antlaşmalarda İtalya’ya vaat edilen İzmir ve çevresinin , İngiltere tarafından , Yuna-
    nistan’a verilmesi olmuştur .

    NOT : İngiltere , Batı Anadolu Bölgesinde güçlü bir İtalya’nın yerine , kendine bağlı bir Yunanistan’ın olmasını çıkarlarına uygun
    bulmuştur . İngiltere böylece sömürgelerine giden yolun güvenliğini sağlamayı amaçlamıştır .
    Paris Barış Konferansında alınan bu karar , İngiltere ile İtalya’nın arasını açmış , böylece İtilaf Devletleri arasında ilk görüş
    ayrılığı başlamıştır .


    12- İZMİR’İN İŞGALİ (15 MAYIS 1919)

    * Yunanistan , Paris Barış Konferansında alınan kararı 15 Mayıs 1919’da uygulamaya koyarak , İzmir’i işgal etti . Yunanistan , İzmir’i
    İşgal ederken iki asılsız iddia ortaya atmıştır .
    - Batı Anadolu’da Rumlar çoğunluktadır .
    - Türkler , Batı Anadolu’daki Rumları katletmektedirler .

    * 15 Mayıs 1919’da Yunan işgali başlayınca , Yunanlılara karşı Gazeteci Hasan Tahsin ilk kurşunu attı . Ancak hemen şehit edildi .

    İzmir’in İşgalinin Sonuçları :

    - İşgal tüm yurtta büyük bir tepkiyle karşılandı . Kuvay-ı Milliye hareketinin doğmasına yol açtı .
    - Yurdun pek çok yerinde işgali protesto eden mitingler yapıldı .
    - Kurtuluş Savaşının başlaması hızlanmıştır .

    NOT : İzmir’in işgalinden sonra bölgeye , ABD’li Amiral Bristol başkanlığında bir heyet gönderildi . Bu heyet yaptığı incelemeler
    sonucunda hazırladığı raporda , Yunanlıların İzmir’i işgal ederken ortaya attıkları iddiaların asılsız olduğunu ortaya koy-
    muştur . Ancak İtilaf Devletleri bu raporu dikkate almamışlardır .
    Amiral Bristol Raporu , Türk milli mücadelesinin haklılığını ortaya koyan ilk belge olması yönünden büyük önem
    taşımaktadır .
  6. büşra-44

    büşra-44 Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2010
    Mesajlar:
    20
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0
    13- MONDROS SONRASI KURULAN CEMİYETLER :
    1 – ZARARLI (MİLLİ VARLIĞA DÜŞMAN) CEMİYETLER :
    A- AZINLIKLARIN (RUM , ERMENİ , YAHUDİ) KURDUĞU CEMİYETLER :

    1- Mavri Mira Cemiyeti
    * İstanbul’daki Rum Patrikhanesi tarafından kurulmuştur . Amacı : Batı Anadolu , Trakya , İstanbul ve Boğazları alıp Bizans İmpara -
    torluğunu tekrar kurmaktı . ( Megalo – İdea)
    * Yunan Kızılhaç’ı, Göçmenler Komisyonu ve Rum okullarının İzcilik Kolları bu cemiyeti desteklemişlerdir .

    2- Etnik-i Eterya Cemiyeti
    * Amacı : Megalo – İdea’yı gerçekleştirmek.

    3- Kordos Cemiyeti
    * Megalo – İdea’nın gerçekleştirilmesi amacıyla Anadolu’ya Yunanistan’dan Rum göçmenler getirmek amacıyla kurulmuştur .

    4- Pontus – Rum Cemiyeti
    * Doğu Karadeniz Bölgesinde Pontus Rum (Trabzon Rum) İmparatorluğunu tekrar kurmak amacıyla kurulmuştur .

    5- Hınçak ve Taşnak Cemiyetleri
    * Doğu Anadolu Bölgesinde bağımsız bir Ermeni Devleti kurmak amacıyla faaliyet göstermişlerdir .

    6- Alyans İsrailit Cemiyeti
    * Osmanlı Devletinin yıkılması halinde Osmanlı toprakları üzerinde bir Yahudi devleti kurmayı amaçlamıştır .

    7- Makabi Cemiyeti
    * Osmanlı Devletinin yıkılması halinde Osmanlı toprakları üzerinde bir Yahudi devleti kurmayı amaçlamıştır .

    B- TÜRKLER TARAFINDAN KURULAN ZARARLI CEMİYETLER


    1- Sulh ve Selamet-i Osmaniye Cemiyeti
    * Bu cemiyet vatanın kurtuluşunun Padişahın emirlerine uymakla mümkün olacağını savunmuştur . Kurtuluş Savaşına karşı çıkmıştır .

    2- Teali İslam Cemiyeti
    * Bu cemiyet vatanın kurtuluşunun İslamiyet’ daha sıkı bağlanmakla ve halifenin emirlerine uymakla mümkün olacağını savunmuştur .
    Kurtuluş Savaşına karşı çıkmıştır .

    3- İngiliz Muhipleri Cemiyeti
    * Vatanın kurtuluşunun İngiliz himayesine girmekle mümkün olacağını savunmuşlardır .

    4- Wilson Prensipleri Cemiyeti
    * Vatanın kurtuluşunun ABD’nin himayesine girmekle mümkün olacağını savunmuşlardır .

    5- Kürt Teali Cemiyeti
    * Osmanlı Devletini yıkıp Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bağımsız bir Kürt Devleti kurmayı amaçlamıştır .

    6- Hürriyet ve İtilaf Fırkası
    * İttihat ve Terakki Fırkasına muhalif olarak kurulmuştur . Kurtuluş Savaşına karşı çıkmıştır .

    2- YARARLI (MİLLİ) CEMİYETLER
    1- Trakya – Paşaeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti
    * Trakya Bölgesini işgallere karşı savunmak amacıyla kurulmuştur .
    * İlk kurulan milli cemiyettir .
    * Mavri Mira , Etnik-i Eterya ve Kordos Cemiyetlerine karşı kurulmuştur .

    2- İzmir Müdafa-i Hukuk Cemiyeti
    * İzmir ve çevresinin Yunanlılara verilmesini önlemek , Ege Bölgesinin Türk yurdu olduğunu ispatlamak amacıyla kurulmuştur .
    * Mavri Mira , Etnik-i Eterya ve Kordos Cemiyetlerine karşı kurulmuştur .

    3- Redd-i İlhak Cemiyeti
    * İzmir’in işgalinden bir gün önce , işgali önlemek için kurulmuştur . Daha sonra İzmir Müdafa-i Hukuk Cemiyeti ile birleşmiştir .

    4- Trabzon Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti
    * Doğu Karadeniz Bölgesinde Pontus – Rum İmparatorluğunun kurulmasını önlemek amacıyla kurulmuştur .
    * Pontus-Rum Cemiyetine karşı kurulmuştur .

    5- Doğu Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti
    * Doğu Anadolu Bölgesinde Ermenistan kurulmasını önlemek amacıyla kurulmuştur .
    * Hınçak ve Taşnak Cemiyetlerine karşı kurulmuştur .
    * En faal çalışan cemiyetlerden birisidir . Erzurum Kongresini toplamışlardır .

    6- Klikyalılar Cemiyeti
    * Çukurova Bölgesini Fransız ve Ermenilere karşı korumak amacıyla kurulmuştur .

    7- Milli Kongre Cemiyeti
    * Mondros sonrasında yapılan işgallerin haksızlığını , Anadolu’nun Türk yurdu olduğunu , basın ve yayın yoluyla dünya kamuoyuna
    duyurmayı amaçlamıştır .

    Milli Cemiyetlerin Ortak Özellikleri
    - Bölgeseldirler . Hepsi bulunduğu bölgeyi kurtarmayı amaçlamıştır .
    - Cemiyetlerin kuruluşunda Türk milliyetçiliği düşüncesi etkili olmuştur .
    - Bulundukları bölgelerdeki işgallerin haksızlığını , ve bölgelerinin Türk yurdu olduğunu duyurmak için basın ve yayın yoluyla
    çalışmalar yapmışlardır .
    - Gerektiğinde silahlı direniş kararı almışlardır .
    - Milli mücadelenin tabanını oluşturmuşlardır .
    - İşgalci güçlerle ve azınlıklarla mücadele etmişlerdir .
    - Sivas Kongresinde (4-11 Eylül 1919) “Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla , tek çatı altında
    birleştirilmişlerdir .
  7. büşra-44

    büşra-44 Üye

    Katılım:
    2 Aralık 2010
    Mesajlar:
    20
    Beğenileri:
    33
    Ödül Puanları:
    0
    KURTULUŞ SAVAŞI

    (HAZIRLIK DÖNEMİ / GENELGELER KONGRELER DÖNEMİ)

    1- KUVAY-I MİLLİYE HAREKETİ :

    * Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra başlayan işgallere karşı Türk milletinin oluşturduğu bölgesel direniş örgütlerine genel olarak
    “Kuvay-ı Milliye” denir . Bu kavram ayrıca , Kurtuluş Savaşının tamamı için de kullanılır .

    NOT : Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra başlayan işgallere karşı ilk silahlı direniş , 19 Aralık 1918’de Hatay – Dörtyol’da Fransızla-
    ra karşı gösterilmiştir . İkinci olarak İzmir’in işgalinden sonra direniş gösterilmeye başlanmış ve Kuvay-ı Milliye ortaya çıkmıştır .


    KUVAY-I MİLLİYE’NİN ÖZELLİKLERİ :


    * Bölgesel direniş örgütleridir .
    * Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla Osmanlı ordusunun terhis edilmesi , silah ve cephanelerine el konulması ; Anadolu’nun işgale uğraması
    karşısında , Osmanlı Devleti’nin işgalleri önleyememesi sonucu ortaya çıkmıştır .
    * Düzenli ordu kuruluncaya kadar (Aralık 1920) , Yunan ordularıyla mücadele etmişler , Yunan ilerleyişini yavaşlatmışlardır .
    * Kuvay-ı Milliye birlikleri arasında irtibat yoktur . Her bir Kuvay-ı Milliye birliği bağımsız hareket etmiştir .
    * İhtiyaçlarını halktan karşılamışlardır .
    * TBMM açıldıktan sonra , TBMM’ye karşı çıkan ayaklanmaların bastırılmasında önemli rol oynamışlardır .
    * Güney Cephesinde Antep , Urfa ve Maraş’ı işgalden kurtarmışlardır .
    * Milli Mücadelenin ilk silahlı direniş gücü olmuşlardır .
    * Düzenli ordunun temelini oluşturmuşlardır . (Aralık 1920’de Kuvay-ı Milliye birlikleri düzenli orduya dönüştürülmüştür .)

    KUVAY-I MİLLİYE’NİN KALDIRILMA NEDENLERİ :

    * Yunan ilerleyişini kesin olarak durduramamaları
    * Bazı Kuvay-ı Milliye birliklerinin halktan zorla para ve eşya toplamaları , çetecilik yapmaları .
    * Anadolu’nun kesin olarak işgallerden kurtarılmak istenmesi

    2- MUSTAFA KEMAL’İN SAMSUN’A ÇIKIŞI VE MİLLİ BİLİNCİN UYANDIRILMASI :

    * Mustafa Kemal’in resmi görevi : 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun ve çevresindeki karışıklıkları önlemektir . (Pontus çetelerine karşı
    başlayan Türk direnişini durdurmak)
    * Mustafa Kemal , bu göreve atanırken “Askeri makamların yanı sıra sivil makamlara da emir verme yetkisi” istemiş ve bu yetkiyi almış-
    tır . Bundaki amacı :”Otoriteyi tek elde toplayıp Kurtuluş Savaşını başlatmaktır .”

    MUSTAFA KEMAL’İN SAMSUN’A ÇIKTIĞI DÖNEMDE ORTAYA ATILAN KURTULUŞ ÇARELERİ :

    * Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktığı dönemde vatanın kurtuluşu için değişik kurtuluş çareleri ortaya atılmıştır . Bunlar :
    - İngiliz himayesine girilmesi
    - ABD himayesine girilmesi
    - Bölgesel kurtuluş hareketleri başlatılması idi . Mustafa Kemal’in düşüncesi ise bunlardan tamamen farklı idi . Onun kurtuluş için
    düşüncesi : “Ulusal egemenliğe dayalı ve tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmaktır.”

    KURTULUŞ SAVAŞININ TEMEL AMACI :

    * Tam bağımsızlığı ve milli egemenliği gerçekleştirmektir .

    KURTULUŞ SAVAŞININ PAROLASI :

    * “Ya istiklâl , ya ölüm !” dür .

    3- HAVZA GENELGESİ (28 MAYIS 1919)

    * Mustafa Kemal’in tüm Kolordu komutanlarına ve valilere gönderdiği bu genelgede :
    - İşgallere karşı tüm yurtta protesto mitingleri düzenlenmesi ,
    - Anadolu’nun her yerinde milli cemiyetler kurulması istenmiştir .

    NOT 1- Mustafa Kemal genelgede Batı Anadolu’da gösterilecek protesto mitingleri ve direniş hareketleri esnasında , bölgedeki Hristiyan
    halka kötü muamelede bulunulmamasını istemiştir . Bunun nedeni : Yunanlılar’ın İzmir’i işgal ederken ortaya attıkları iddiaları
    geçersiz kılmaktır .
    2- Havza Genelgesi etkisini hemen göstermiş , yurdun pek çok yerinde mitingler düzenlenmiştir .
    3- Havza Genelgesi , İngiltere’yi rahatsız etmiştir . Bu nedenle , İngilizler’in baskısıyla , Mustafa Kemal İstanbul’a geri çağrılmıştır .
    Ancak Mustafa Kemal , bu çağrıya uymayarak Amasya’ya geçmiştir .


    4- AMASYA GENELGESİ (22 HAZİRAN 1919)

    * Mustafa Kemal , bu genelgeyi , yakın arkadaşları Rauf Orbay , Refet Bele , Ali Fuat Cebesoy ve 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir
    ile görüşerek , onların fikirlerini alarak hazırlamıştır . Mustafa Kemal böylece , milli mücadelenin kişisel bir hareket olmadığını göster –
    mek istemiştir .



    GENELGENİN MADDELERİ :

    1- Vatanın bütünlüğü ve milletin istiklâli tehlikededir.
    2- İstanbul hükümeti üzerine aldığı görev ve sorumlulukları yerine getirememektedir .
    3- Milletin bağımsızlığını , yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır .
    4- Milletin durumunu gözden geçirmek ve haklı sesini dünyaya duyurmak için her türlü etkiden uzak milli bir kurulun toplanması gerekli-
    dir .
    5- Anadolu’nun en güvenilir yeri olan Sivas’ta milli bir kongre toplanacaktır .
    6- Bu amaçla bütün illerden , milletin güvenini kazanmış üç delegenin seçilip hemen yola çıkmaları gerekmektedir .
    7- Kongreye katılacak delegelerin seçimini Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri ile Belediyeler yapacaklardır .
    8- Bu durum milli bir sır olarak saklanacaktır .
    9- Doğu illeri adına Erzurumda bir kongre toplanacaktır . Bu kongrenin delegeleri Sivas Kongresine de katılabileceklerdir .
    10- Askeri ve ulusal birlikler hiçbir şekilde dağıtılmayacaktır .

    GENELGENİN ÖNEMİ :

    * Kurtuluş Savaşının gerekçesi (1. ve 2. madde) ve yöntemi (3. madde) belirtilmiştir .
    * Ulusal Egemenlik kavramı vurgulanmış , yeni bir yönetime (Cumhuriyet) geçileceğinin ilk işareti verilmiştir . (3. madde)
    * Genelge bir ihtilal beyannamesidir . Anadolu’da Kurtuluş Savaşının başladığını göstermektedir .
    * İstanbul hükümeti’nin görevini yapamadığı ilk kez belirtilmiştir . (2. madde)

    NOT : Amasya Genelgesinin yayınlanması İtilaf devletlerinin ve İstanbul hükümetinin büyük tepkisine yol açmış ve Mustafa Kemal görev-
    den alınıp , hakkında yakalama emri çıkarılmıştır . Mustafa Kemal ise 7-8 Temmuz 1919 gecesi askerlik görevinden istifa etmiştir .

    -- ERZURUM KONGRESİ (23 TEMMUZ – 5 AĞUSTOS 1919)

    * Erzurum Kongresi , Doğu Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin Erzurum şubesi tarafından toplanmış , kongre başkanlığına M.Kemal
    seçilmiştir . Kongre toplanma amacı yönünden bölgesel olmasına rağmen aldığı kararlar yönünden milli bir kongre olmuştur .

    KONGREDE ALINAN KARARLAR :

    1- Ulusal sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünemez .
    2- Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı , Osmanlı Devleti dağılacak olursa millet birlikte savunma yapıp direnecektir .
    3- Vatanın ve bağımsızlığın korunmasına İstanbul’daki hükümet bir şey yapamazsa amaca ulaşmak için geçici bir hükümet kurulacaktır .
    4- Kuvay-ı Milliye’yi etken ve milli iradeyi hakim kılmak esastır .
    5- Hristiyan azınlıklara siyasi hakimiyet ve toplumsal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez .
    6- Manda ve himaye kabul edilemez .
    7- Mebuslar Meclisinin hemen toplanması ve hükümet uygulamalarında meclis denetimi konulması için çalışılacaktır .

    NOT: (Mebuslar Meclisi Mondros Ateşkesinin yapılmasından sonra Padişah tarafından kapatılmıştır .


    8- Alınan bu kararlarla Padişahlık ve Halifelik makamları da kurtarılacaktır .
    * Kongrede , Doğu Anadolu Bölgesi için , 9 kişilik bir Temsil Heyeti oluşturulmuş , başkanlığına Mustafa Kemal seçilmiştir .
    * Kongrede Doğu Anadolu’da faaliyet gösteren bütün cemiyetler “Doğu Anadolu Müdafa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştiril -
    miştir .

    NOT: Bu sıralarda Batı Anadolu’da Alaşehir Kongresi (16-25 Temmuz 1919) ve Balıkesir Kongresi (26-30 Temmuz 1919) toplanmıştır .
    Bu kongrelerde Amasya Genelgesinde belirtilen konular kabul edilmiş , ayrıca milli mücadelenin ilk cephesi olan Batı Cephesi ku-
    rulmuştur .


    6- SİVAS KONGRESİ (4-11 EYLÜL 1919)

    * Sivas Kongresi milli bir kongredir . Başkanlığına Mustafa Kemal seçilmiştir .

    KONGREDE ALINAN KARARLAR :

    1- Erzurum Kongresi kararları aynen kabul edilmiştir .
    2- Tüm yurttaki milli cemiyetler “Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti” adı altında birleştirilmiştir .
    3- Temsil Heyeti 16 kişiye çıkarılmış ve heyetin tüm yurdu temsil etmesi kararlaştırılmıştır .
    4- ABD. mandası reddedilmiştir .
    5- “İrade-i Milliye” adıyla bir gazete çıkarılması kararlaştırılmıştır .
    6- Batı Cephesi Komutanlığına Ali Fuat Paşa atanmıştır .

    NOT: Bu durum Temsil Heyetinin yürütme yetkisi kullandığını , bir hükümet gibi çalıştığını gösterir .


    7- Mebuslar Meclisinin derhal toplanması için çalışılması kararlaştırılmıştır .

    NOT : İstanbul Hükümetinde Sadrazam olan Damat Ferit Paşa , Anadolu’da başlayan direniş hareketlerine karşı çıkmış , kongrelerin
    toplanmasını engellemeye çalışmıştır . Bu nedenle Sivas Kongresinden sonra M. Kemal , Padişah Vahdettin’e bir telgraf çekerek
    “Halkın Damat Ferit Paşa’ya güveninin kalmadığını” ilan etmiş , 12 Eylül 1919’da da Bütün illere ,”İstanbul ile haberleşmeyi
    kesmelerini , haberleşmenin sadece Temsil Heyeti ile yapılacağı”emrini vermiştir . İllerin bu emre uymaları sonucu Damat Ferit
    Paşa istifa etmek zorunda kalmıştır .
    * Damat Ferit Paşa’nın istifa etmek zorunda kalması Temsil Heyetinin İstanbul Hükümetine karşı ilk siyasi zaferidir .

    7- AMASYA GÖRÜŞMELERİ : (20-22 EKİM 1919)

    * Damat Ferit Paşa’nın istifası üzerine İstanbul’da Ali Rıza Paşa başkanlığında yeni bir hükümet kuruldu . Ali Rıza Paşa , 9 Ekim 1919’da
    Temsil Heyeti ile görüşme önerisinde bulundu . Temsil Heyetinin bu isteği kabul etmesi üzerine 20-22 Ekim 1919 tarihleri arasında
    Amasya Görüşmeleri yapıldı . Görüşmelerde Temsil Heyeti’ni M. Kemal , İstanbul Hükümetini ise Bahriye Nazırı (Denizcilik Bakanı)
    Salih Paşa temsil etti .

    GÖRÜŞMELERDE ANLAŞMAYA VARILAN KONULAR :

    1- Vatanın bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunması
    2- Azınlıklara siyasi ve sosyal hiçbir ayrıcalık tanınmaması
    3- Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti’nin İstanbul Hükümetince tanınması
    4- İtilaf Devletleriyle , Osmanlı Devleti arasında yapılacak olan barış antlaşması görüşmelerine Temsil Heyetinin uygun bulduğu kişilerin
    gönderilmesi
    5- Mebuslar Meclisi’nin İstanbul dışında , Anadolu’da İstanbul Hükümeti’nin uygun bulacağı bir yerde , toplanması .

    NOT: Mustafa Kemal’in Mebuslar Meclisi’nin İstanbul dışında toplanmasını istemesinin nedeni : İstanbul işgal altında olduğu için mecli –
    sin burada rahat çalışamayacağını düşünmesidir . Bu isteği Amasya görüşmelerinde Salih Paşa kabul etmiştir . Ancak daha sonra Pa-
    dişah Vahdettin bu isteği kabul etmeyerek meclisi İstanbul’da toplayacaktır .


    AMASYA GÖRÜŞMELERİNİN ÖNEMİ :

    * Amasya Görüşmelerinde İstanbul Hükümeti , Temsil Heyeti’nin varlığını hukuki olarak (resmen) kabul etmiştir .
  8. ReaLDewiL

    ReaLDewiL Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2010
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    saol büşra teşekkür ederim

Sayfayı Paylaş