Söz Açıklaması

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde melihtumer96 tarafından paylaşıldı.

  1. melihtumer96

    melihtumer96 Üye

    Katılım:
    12 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    256
    Beğenileri:
    78
    Ödül Puanları:
    29

    Bir ben var benden içeri ve beni benden alırsam seni sana bırakmam.
    Bu iki sözü açıklayabilir misiniz?
  2. cevşen

    cevşen Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2010
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    yani diyor ki benim içimde bir ben var ki hep seni düşünüyor.bu beni benden alırsam sana
    acı çektiririm.
    içimdeki ben sana açıyor
  3. serap14

    serap14 Üye

    Katılım:
    10 Mart 2010
    Mesajlar:
    143
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    0
    . TEŞBİH (BENZETME): Aralarında türlü yönlerden benzerlik ilgisi bulunan iki şeyden, benzerlik bakımından güçsüz durumda olanı daha üstün olana benzetmektir. Dört ögesi vardır. (Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı).

    Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.
    Benzeyen benzetilen benzetme benzetme

    Edatı yönü

    Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
    Benzetilen benzetme benzetme

    Edatı yönü

    Askerlerimiz aslan gibi kuvvetlidir.
    Benzeyen benzetilen benzetme benzetme

    Edatı yönü

    A) TEŞBİH-İ BELİĞ (GÜZEL BENZETME): Sadece benzeyen ve benzetilen ögelerle yapılan benzetmedir. Benzetme yönü ve benzetme edatı kullanılmaz.

    Gürz ayaklı
    Kalkan elli
    Sancaktar olduğu
    Sancak tutuşundan belli

    F.H.Dağlarca

    * Divan edebiyatındaki mazmunların çoğo teşbih-i beliği sanatına örnektir.
    Servi boy, elma yanak, gonca ağız, kiraz dudak……….

    B) YAYGIN BENZETME: Benzeyenle benzetilen arasındaki birden çok özelliklerin sıralnmasıyla yapılan benzetmedir.

    Aşağıdaki örnekte “vatan” bir çınara benzetilmiştir.

    ÇINAR

    Hani bir gün seninle Topkapı’dan
    Geliyorduk; yol üstü bir meydan
    Bir çınar gördük; Enli, boylu, vakur
    Bir ağaç; hiç eğilmemiş, mağrur
    Koca bir gövde, belki altı asır
    Belki ondan da fazla dalgın, ağır
    Kaygısız bir ömür sürüp gelmiş;
    Öyle serpilmiş, öyle yükselmiş,
    …………………….

    Tevfik Fikret

    2) İSTİARE (EĞRETİLEME): Benzetme sanatının temel ögelerinden benzeyen ve benzetilenden sadece birinin kullanılmasıyla yapılan benzetmeye denir. Diğer bir deyişle, bir şeyi kendi adının dışında türlü yönlerden benzediği başka bir şeyin adıyla anma sanatıdır. Bu bakımdan istiare hem bir benzetme hem de mecaz sanatıdır.
    A) AÇIK İSTİARE: Benzetme ögelerinden yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.

    “Aslanlarımız düşmanı denize döktüler”

    “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor.
    Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor”.

    Yukarıdaki örneklerde altı çizili sözcüklerde, askerlerimizle, “aslan” ve “güneş” arasında birer benzetme yapılmıştır. Burada benzeyen (benzetme bakımından zayıf olan öge, yani askerler) söylenmemiş, kendisinebenzetilen (benzetme bakımından güçlü olan öge, yani aslan ve güneş) söylendiğine göre bu benzetmeler “açık istiare”dir.


    B) KAPALI İSTİARE: Benzetme ögelerinden sadece benzeyenin bulunduğu (kendisine benzetilenin bulunmadığı) benzetme sanatına “kapalı istiare” denir.

    “Askerlerimiz, kükreyerek düşmana saldırdı”.

    Yukarıdaki örnekte askerler, aslana benzetilmiştir. Güçlü olan öge yani aslan (benzetilen)söylenmemiş, sadece benzeyen söylenmiş olduğundan bu benzetme bir “kapalı istiare”dir. (Kişileştirme sanatının bulunduğu her dizede kapalı istiare de vardır).

    Kıyı takmış yaprağını gülünü
    Mahzun hudutların ötesinde akan sular
    Boynu bükük adalar, tanıyorsanki bizi.

    C) YAYGIN İSTİARE: Benzetmenin temel ögelerinden yalnız biriyle, çok sayıda benzerlikleri sıralayarak yapılan istiaredir. Örneğin Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi” adlı şiirinde “ruh” söylenmemiş (benzeyen), Benzetilen yani “gemi” söylenmiştir.

    3) MECAZ: Bir sözü gerçek anlamının dışında kullanma sanatıdır.Aşkın aldı benden beni
    Bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün ü günü
    Bana seni gerek seni

    Yunus Emre

    Yukarıdaki dörtlükte “yanmak”, aşağıdaki dörtlükte de “deynek” sözcüğü mecaz sanatına örnektir.

    Anavarza at oynağı
    Kana bulanmış gömleği
    Kıyman a zalimler kıyman
    Kör karının bir deyneği

    4) MECAZ-I MÜRSEL (MÜRSEL MECAZ): Bir sözün benzetme amacı gütmeden gerçek anlamının dışında başka bir sözün ya da kavramın yerine kullanılmasıdır. Kavramlar arasında benzetmenin dışında, gerçek veya mecazlı anlamlar arasında parça-bütün, özel-genel, neden-sonuç…..gibi ilgiler bulunur.Anadolu, hepimize hınç ve şüpheyle bakıyor.
    Anadoluda yaşayanlar

    Çankaya, bu gelişmelere sessiz kalamazdı.

    Cumhurbaşkanlığı
    makamı

    O, beyaz perdenin en güzel sanatçısıdır.
    Sinema

    Çatma, kurban olayım çehreni ay nazlı hilâl.
    Türk bayrağı

    Sobayı yaktınız mı?
    Odun/kömür

    O, ülkemizin en güçlü raketlerinden biridir.
    Tenis oyuncusu

    Siz, hiç Yaşar Kemal’i okudunuz mu?
    Eserleri

    Son günlerde Vivaldi dinliyorum.
    Eserleri

    Gökten bereket yağıyor.
    Yağmur

    5) KİNAYE: Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanma sanatıdır.Ey benim sarı tanburam Ben toprak oldum yoluna
    Sen ne için inilersin Sen aşırı gözetirsin
    İçim oyuk derdim büyük Şu karşıma göğüs geren
    Ben onun’çün inilerim Taş bağırlı dağlar mısın?

    Yunus Emre

    Yukarıdaki dörtlüklerde altı çizili sözcükler hem gerçek hem de mecaz anlamlarını düşündürecek şekilde kullanılmıştır.

    6) TEVRİYE: İki ya da daha çok anlamı olan bir sözün yakın ve uzak anlamlarını birlikte kastetme sanatıdır.Bana Tahir Efendi kelp demiş
    İltifatı bu sözde zâhirdir.
    Mâliki mezhebim benim zirâ
    İtikadımca kelp tâhirdir.

    Tahir: 1) Özel isim;2) Temiz

    Kelp: Köpek

    7) TARİZ: Söylenen sözün ya da kavramın gerçek ve mecazlı anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektir. Genelliklebir kişiyi ya da durumu iğnelemek, alaya almak için yapılır.Bir yetim görünce döktür dişini
    Bozmaya çabala halkın işini
    Günde yüz adamın vur kır dişini
    Bir yaralı sarmak için yeltenme

Sayfayı Paylaş