Söz Sanatları (Konu Anlatım)

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde masum_gulus tarafından paylaşıldı.

  1. masum_gulus

    masum_gulus Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2008
    Mesajlar:
    618
    Beğenileri:
    388
    Ödül Puanları:
    0

    Söz Sanatları (Edebi Sanatlar)


    1) TEŞBİH(BENZETME)
    Sözü daha etkili duruma getirmek için aralarında ilgi bulunan iki unsurdan güçsüzü olanı güçlü olana benzetmektir.
    Benzetmede dört unsur bulunur:
    a)Benzenen b)Benzetilen c)Benzetme Yönü d)Benzetme Edatı

    Bu öğelerin kullanılıp kullanılmaması açısından da üç çeşit benzetme vardır:
    — Çocuk tilki gibi kurnaz biriydi.
    —Minik yavrucak elma gibi kıpkırmızı yanaklarıyla gülücükler saçıyordu.

    —Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden
    Toprağa diz vuruşu dağ gibi zeybeğin

    —Binalar kale gibi olduğundan içeri
    B.tilen B.nen B.E
    girilemiyordu.
    —Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    B.tilen B.yen

    —Karısına yıllarca cehennem hayatı yaşattı.
    B.tilen B.yen

    —Muavin,yolculara: Pamuk eller cebe!
    B.tilen B.yen
    diye bağrıyordu.


    2) İSTİARE(EĞRETİLEME)
    Benzetmenin asıl unsuru olan benzeyen ve benzetilenden yalnızca biri kullanılarak yapılır.
    a.)Açık İstiare:Benzeyenin bulunmayıp yalnızca benzetilenle yapılan istiaredir.
    b.)Kapalı İstiare:Benzetilenin bulunmayıp yalnızca benzeyenle yapılan istiaredir.

    —Bir hilal uğruna ya rab ne güneşler batıyor. (A.İ)
    —Ay,altın ağaçlardan yere damlıyordu.(K.İ)
    Açtım avucumu altına tuttum.
    —Ülkemizde üniversiteden mezun olmuş pek çok fidan artık iş de bulamıyor.(A.İ)
    —Bahar gelince bir ağızdan şarkılar söyler kuşlar.(K.İ)
    —Bugün gökten inciler yağıyordu.(A.İ)
    —Galatasaray,Fenerbahçe kalesine gol yağdırdı.(K.İ)
    —Genç adamın sözleri,kızın yüreğini yakıyordu.(K.İ)
    —Sanat,hür bir ortamda boy atar.(K.İ)
    —Kurban olam,kurban olam,
    Beşikte yatan kuzuya.(A.İ)


    3) KİNAYE

    Bir sözü hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanmaktır.
    Uyarı:Kinayede daha çok mecaz anlam kastedilir.
    —Mum dibine ışık vermez.
    —Hamama giren terler.
    —Taşıma su ile değirmen dönmez.
    —Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
    —Ateş düştüğü yeri yakar.
    —Yaptığı hatayı anlayınca yüzü kızardı.

    4) MECAZ-I MÜRSEL(AD AKTARMASI)

    Benzetme amaç güdülmeden bir sözün ilgili olduğu başka bir söz yerine kullanılmasıdır.
    —İşe alınman için dün şirketle görüştüm.(İnsan)
    —Yarın sınıfı 9/H sınıfı yapacak.(Öğrenci)
    —Toplantıya Milliyet gazetesinin güçlü kalemleri de geldi.(Yazar)
    —Nihatın golüyle tüm stat ayağa kalktı.(Seyirci)
    —O evine çok bağlı bir insandır.(Ailesi)
    —Bu olay üzerine bütün köy ayaklandı.(Halk)
    —İstanbul’dan kalkan uçak az önce Adana’ya indi.(Havaalanı)


    5)TEŞHİS(KİŞİLEŞTİRME)İnsan dışındaki canlı cansız varlıklara insan özelliği kazandırmaktır.
    Her teşhiste aynı zamanda kapalı istiare vardır.
    —Güzel gitti diye pınar ağladı.
    —Menekşeler külahını kaldırır.
    —Bir sarmaşık uyanıyordu uykusunda
    Geriniyordu bir eski duvarın sıvasında.
    —Toros dağlarının üstüne,
    Ay un eledi bütün gece.
    —O çay ağır akar,yorgun mu bilmem,
    Mehtabı hasta mı,solgun mu bilmem.
    —Aheste çek kürekleri mehtap uyanmasın,
    Eskici dükkanında asma saat,
    Çelik bir şal atmış omuzlarına.
    —Yalnızlığın okşadığı kalbime,yağmurlar küskün,
    En güzel türküyü bir kurşun söyler.
    —Bu akşam sonbahar ne kadar serin,
    Geceyi hasretle zaman.


    6)İNTAK(KONUŞTURMA)İnsan dışındaki varlıkları konuşturmaktır.Her intak sanatında teşhis sanatı vardır;ancak her teşhiste intak sanatı yoktur.
    —Deniz ve Mehtap sordular seni: Neredesin?
    —Maymun şunu anlatmak istemişti fikrince:
    Boşa gitmez kötüye bir ceza verilince.
    —Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:
    İçimde kanayan yara gibisin.
    —Ey benim sarı tamburam!
    Sen ne için inilersin?
    İçim oyuk,derdim büyük
    Ben onunçün inilerim
    —Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
    Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.
    —Adam elini uzattı,tam onu koparacağı sırada menekşe: Bana dokunma!diye bağırdı.


    7)TECAHÜL-İ ARİF
    Anlam inceliği oluşturmak için herkesçe bilinen bir gerçeği bilmiyormuş gibi aktarmalıdır.
    —Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz.
    —Sular mı yandı,neden tunca benziyor mermer?
    Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
    —Gökyüzünün başka rengi de varmış,
    Su insanı boğar,ateş yakarmış.
    —Şu karşıma göğüs geren,
    Taş bağırlı dağlar mısın?
    —Saçların dalgalı,boya mı sürdün?
    Gelmiyorsun artık,bana mı küstün?
    —İçimde kar donar,buzlar tutuşur,
    Yağan ateş midir,kar mıdır bilmem.



    8)HÜSN-İ TA’LİL

    Sebebi bilinen bir olayın meydana gelişini,gerçek sebebinin dışında başka,güzel bir nedene bağlamadır.
    —Gül bahçesi sevgiliden haber geldiği için
    Süslendi ve güzel kokular süründü.
    —Yoksun diye bahçemde çiçekler açmıyor bak.
    —Senin o gül yüzünü görmek için
    Sana güneş bakmak için doğuyor.
    —Benim kaderime ve yalnızlığıma
    Irmaklar bile ağladı.
    —Rüzgar gökte bir gezinti,
    Üşürüz her akşam vakti,
    Ne sıcak vücutlar gitti,
    Toprağı ısıtmak için.
    —Güller kızarır utancından o gonca gül gülünce
    Sümbül bükülür kıskancından kakül bükülünce.
    —Bir an önce görülsün diye Akdeniz,
    Toroslarda ağaçlar hep çocuk kalır.
    —Toros dağlarının üstüne
    Ay, un eledi bütün gece.


    9) MÜBALAĞA (ABARTMA)
    Sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi olduğundan daha çok ya da olduğundan daha az göstermektir.
    —Manda yuva yapmış söğüt dalına,
    Yavrusunu sinek kapmış.
    —Alem sele gitti gözüm yaşından.
    —Bir ah çeksem dağı taşı eritir,
    Gözüm yaşı değirmeni yürütür.
    —Bir gün gökyüzüne otursam,
    Evlerin tavanlarını birer birer açsam.
    —Sıladan ayrıyım,gözümde yaşlar,
    Sel olup taşacak bir gün derinden.
    —Sana olan aşkım dağı taşı eritir,
    Gözümdeki yaşlardan bir deniz olur.
    —Ben ki toz kanatlı bir kelebeğim,
    Minicik gövdeme yüklü Kaf dağı.
    —Sekizimiz odun çeker,
    Dokuzumuz ateş yakar
    Kaz kaldırmış başın bakar
    Kırk gün oldu ,kaynatırım kaynamaz.
    —Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    Gömelim gel seni tarihe desem,sığmazsın.
    —Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.


    10) TEZAT (KARŞITLIK)
    Aralarında ilgiden dolayı,birbirine zıt kavramları bir arada kullanmaktır.

    —Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz.
    —Neden böyle düşman görünürsünüz,
    Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
    —İçimde kar donar,buzlar tutuşur,
    Yağan ateş midir,kar mıdır bilmem.
    —Sana çirkin dediler,düşmanı oldum güzelin.
    —Yükseğinde büyük namlı karın var,
    Alçağında mor sümbüllü bağın var.
    —Gülmek ol,goncaya münasiptir,
    Ağlamak bu,dil-i hazine gerek.
    —Karlar etrafı bembeyaz bir karanlığa gömdü.


    11) TEVRİYE (AMACI GİZLEME)İki değişik anlamı olan bir sözcüğün bir dize ya da beyitte iki anlamının da kullanılmasıdır.
    —Tahir Efendi bize kelp demiz (Tahir:özel ad.)
    İltifatı bu sözde zahirdir
    Maliki mezhebim benim zira
    İtikadımca kelp Tahirdir.

    —Bu kadar letafet çünkü sende var,
    Beyaz gerdanında bir de ben gerek.

    —O güzel yüzün benli de,
    Göğsün niye bensiz?
    —Bak kalan bu kubbede hoş bir sada imiş,
    Ben yarime gül demem,yarim bana gülmedi.

    —Beyefendi ailenin güneşi,sen de ayısın.

    —Sen gittin yaslara büründü cihan,
    Soluyor dallarda gül dertli dertli.

    —Şu köpek leşi de şurda fuzuli,
    O kadar içerlediysen tut kıçından
    Vur yere de çıksın içindeki ruhi.


    12) TELMİH (HATIRLATMA)
    Söz arasında herkesin bildiği bir olaya ya da kişiye işaret etme sanatı.
    —Vefasız Aslıya yol gösteren bu,
    Keremin sazına cevap veren bu.
    —Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor teshidi,
    Bedrin aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
    —Ekmek Leyla oldu bire dostlarım,
    Mecnun olup ardı sıra giderim.
    —Şu Boğaz harbı nedir? Var mı ki dünyada eşi?
    En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
    —******** dağları enginlere sığmam taşarım.
    —Gökyüzünde İsa ile,
    Tur dağında Musa ile ,
    Elindeki asa ile,Msn Öğretmen öss kpss Gazeteler Sohbet hazır mesajlar ders izle Belirli Gün ve Haftalar Çanakkale savaşı şiir
    Çağırayım Mevlam seni.


    13) TARİZ (TAŞ ATMA)
    Bir kişiyi iğneleme,bir konuyla alay etme veya sözün tam tersini kastetmedir.
    —Müftü Efendi bize kafir demiş.
    —Tutalım ben ona diyem müselman.
    —Lakin varıldıktan ruz-ı mahşere,
    İkimiz çıkarız orda yalan.
    —Bu ne kudret ki elifbayı okur ezberden.
    —Tahir Efendi bize kelp demiş,
    İltifatı bu sözde zehirdir,
    Maliki mezhebim benim zira,
    İtikadımca kelp Tahirdir.
    —Bir nasihatım var zamana uygun,
    Tut sözümü yattıkça yat uyuma,
    Meşhur bir kelamdır sen kazan sen ye,
    El için yok yere yanma.
    —O kadar zeki ki bütün sınıfları çift dikiş gidiyor.


    14) TEKRİR
    Anlatımı güçlendirmek için bir sözü sık sık tekrar etmektir.
    —Beni bende demen,ben değilim,
    Bir ben vardır,bende benden öte.

    —Söz ola kese savaşı,
    Söz ola kestire başı,
    Söz ola oğlu aşı,

    Yağ ile bal ede bir söz.

    —Ben güzele güzel demem,
    Güzel benim olmayınca.

    —Seni tanımadan önce ben,ben değildim,
    Seni tanıdıktan sonra aslında bensizliğin sensizliğin olduğunu anladım.

    —Gece midir insanı hüzünlendiren,
    Yoksa insan mıdır hüzünlenmek için,
    Geceyi bekleyen?
    Yoksa ben miyim seni düşünmek için,
    Geceyi bekleyen?
    Gece midir seni bana düşündüren?


    15) TENASÜP (UYGUNLUK)
    Anlam yönünden birbiriyle ilgili sözcükleri bir arada kullanmaktır.
    —**** eder insanı bu dünya,
    Bu gece,bu yıldızlar,bu koku,
    Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.

    —Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
    Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

    —Arım,balım,peteğim,
    Gülüm,dalım,çiçeğim,
    Bilsem ki öleceğim,
    Yine seni seveceğim,

    —Güller kızarır o gonca gül gülünce,
    Sümbül bükülür kıskancından kalül bükülünce

    —Bu akşam ışık olduk,renk olduk,ses olduk,
    Yeniden kışla olduk,asker olduk,tüfek olduk.


    16) LEFF-Ü NEŞR
    Bir dizede iki ya da daha fazla kavramdan bahsettikten sonra diğer dizede onlarla ilgili açıklama yapmaktır.
    —Bakışların fırtına,
    Duruşun durgun su,
    Biri alabora eder,
    Biri boğar.

    —Gönlümde ateştin,gözümde yaştın,
    Ne diye tutuştun,ne diye taştın.

    —Ben bir sedefim,sen nisan bulutu,
    Ver damlaları,al yuvarlak inciyi.


    17) İSTİFHAM(SORU SORMA)
    Anlatımı daha etkili hale getirmek için cevap alma amacı gütmeden soru sormaktır.
    —Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
    —Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
    Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
    —Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    —Şu karşıma göğüs geren
    Taş bağırlı dağlar mısın?
    —Hangi çılgın bana zincir vuracakmış?Şaşarım!
    —Her gün bu kadar güzel mi bu deniz?
    Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?


    18) TEDRİC
    Birbiriyle ilgili kavramların bir derece gözetilerek sıralanmasıdır.
    —İki asker,mızrak mızrağa,kılıç kılıca,hançer hançere vuruşmaya başladı.
    —Makbar,makber değil;bir türbe,türbe değil;bir mabet,mabet değil;bir küre,küre değil;bir sonsuz uzay.

    19) NİDA (SESLENME)Şiddetli duyguları,heyecanları coşkun bir seslenişle anlatmadır.Daha çok ay,ey,hay,ah ünlemleriyle yapılır.
    —Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü!
    —Ey benim sarı tamburam!
    Sen ne için inilersin?
    —Çatma kurban olayım ey nazlı hilal!


    20) CİNAS
    Yazılışları aynı,anlamları farklı sözcüklerin bir arada kullanılmasıdır.
    —Niçin kondun a bülbül kapımdaki asmaya
    Ben yarimden ayrılmam götürseler asmaya.

    —Göl kıyısındaki sazların arasında bir saz sesi geliyordu.

    — Kara gözler,
    Sürmeli kara gözler,
    Gemim deryada kaldı,
    Gözlerim kara gözler.

    —Kalem böyle çalınmıştır yazıma,
    Yazım kışıma uymaz,kışım yazıma.

    —Böyle bağlar,
    Yar başın böyle bağlar,
    Gül açmaz,bülbül ötmez,
    Yıkılsın böyle bağlar.


    21) ALİTERASYON
    Dize ya da mısrada ahenk oluşturacak şekilde,aynı sesin veya hecenin tekrarlanmasıdır.
    —Eylülde melül oldu gönül soldu lale
    Bir kaküle meyletti gönül geldi bu hale.
    —Seherde seyre koyuldum semayı deryayı.
    —Kara toprak içinde kara karıncayı karanlık gecede görür.
    —Beyaz gerdanında bir de ben gerek.


    22) SECİDüz yazıda cümle içinde yapılan uyağa denir.
    —İlahi,kabul senden,ret senden;şifa senden,dert senden İlahi,iman verdin,daim eyle;ihsan verdin,kaim eyle.
    —Ten cübbesi çak gerek,gönül evi pak gerek.
    —Ey gönlümün nuru,gönüllerin süruru!
    —De gül idim ben sana mail sen ettin aklımı zail
    belgin44, keita, Fnd.Mmsgl ve diğer 15 kişi bunu beğendi.
  2. sago kolo

    sago kolo Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2009
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Emeğine sağlık çok işime yaradı
    keita bunu beğendi.
  3. muro1038

    muro1038 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    232
    Beğenileri:
    229
    Ödül Puanları:
    44
    23) TA’RĪZ
    Sözlük anlamı “ söz söylemek, sataşmak, ilişmek” anlamındadır. Edebiyat terimi olarak bir kavramın bir şeyi söyleyip , onun büsbütün tersini kasdetmektir. Sözün gerçek anlamı doğru gibi görünse de , asıl amaç , sözün ters anla.mına yüklenmiştir. Bu amaçla ta'rîz sanatı , bir kişiyi ya da durumu alaya almak ve iğlenemek amacıyla yapılır.
    Aşağıdaki Ters Öğüt Destanı adından da anlaşılacağı gibi verilen öğütlerin ters anlamları zikredilip; ta’rîz sanatına en güzel örnektir.

    Ters Öğüt Destanı
    Bir nâsihâtım var zamana uygun
    Tut sözümü yattıkça yat uyanma
    Meşhûr bir kelâmdır sen kazan sen ye
    El için yok yere âteşe yanma


    24) ÎHÂM
    İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir kelimeyi bir dize ya da beyit içinde bütün anlamlarını tebliğ ederek bildirme sanatıdır. Bu sanatta önemli olan husus, beytin umumî anlamıyla , kelimenin diğer anlamları uyuşmasıdır. Îham sanatını tevriye ve kinâye sanatları ile karıştırmamak gerekir. Her üç sanatta da kavramların birkaç anlamı kullanılır. Ancak tevriye sanatında kasdedilen ikinci anlamdır; kinâye sanatında ise mecâzlı anlamdır.
    Bu beyitte ayak sözcüğünde iham sanatı vardır. Ayağın lügat anlamı “ insan uzvu; kadeh”tir. Beyiti kelimenin her iki anlamıyla da düşünmek mümkündür.

    Vardım ki yurdundan ayak göçürmüş
    Yavru gitmiş ıssız kalmış otağı
    Câmlar şikest olmuş meyler dökülmüş
    Sâkîler meclisten çekmiş ayağı
    (Bayburtlu Zihni)

    İhâm sanatı, tenâsüp ve tezat sanatlarına bağlı olarak da yapılır. Tenâsüble birlikte yapılan îhâma îhâm-ı tenâsüp tezatla birlikte yapılan îhâma ise îhâm-ı tezat denir,

    a. Îhâm-ı tenâsüb

    Birkaç anlamı olan bir kelimenin dize ya da beyit içinde söylenmemiş anlamıyla, diğer kelimeler arasında anlam ilgisi kurmaktır. Bu sanat, îhâm ve tenâsüb sanatlarının birleşmesinden meydana gelmiştir.

    Ehl-i aşkın nâlesin ney kâmetin çeng eyledin
    Pâdişehsin ettiğin şimden gerü kânûn olur
    (Bâkî)

    (Aşıkların feryâdlarını ney, boyunu da çenge benzettin; sen padişahsın, şimdiden sonra senin bütün yaptıkların kanundur.)
    Kanun kelimesinin yasa anlamı kullanılıp; musıkî âleti olan kânûn ile nâle, ney, çeng arasında îhâm-ı tenâsüb sanatı vardır.

    b. Îhâm-ı tezat

    Îhâm-ı tezat sanatı da bir bakıma îhâm-ı tenâsüb gibidir. Aradaki tek fark, birden fazla anlamı olan bir kelimenin söylenmeyen anlamı ile tezad ifade eden bir kelimeyi bir beyit ya da mısra’içinde birlikte kulllanmaktır.

    Serverlik ister isen üftâd.elik şi’âr et
    Kim düşmeden ayağa çıkmadı başa bâde
    (Fuzûlî)

    ( Başa çıkmak istersen alçak gönüllüğü düstur edin; ki şarap kadehe konulmadan başa çıkmadan.)
    Ayak kelimesi, bilindiği gibi hem kadeh hem de ayak anlamındadır. Beyitte ayak anlamı ile baş arasında tezad sanatı vardır.


    25) SİHR-İ HELÂL
    Sihr-i helâlin bir lügat anlamı güzel şiir söylemedir. Edebiyat terimi olarak, her iki tarafa bağlanması mümkün olan bir kelime veya kelime öbeklerini bir ara cümle olarak ya da bir mısra’ sonunda kullanılmaktır. Muhtevî mısra’da kullanılan bu kelime ve kelime öbeklerinin diğer mısra’ başındaki ifade ile kaynaşmış olmasına mümkün mertebe dikkat etmek gerekir.

    Âkıl isen vahş u tayrın şâhı ol Mecnûn gibi
    Başına mürg âşiyânından külâh-ı devlet al
    (Hayâlî)

    ( Mecnûn gibi akıllı ise vahşi hayvanların ve kuşların şahı ol; Mecnûn gibi başına
    kuş yuvasından saadet külâhı al.)



    26) RÜCU’
    Rücû’ söylenen bir sözden vazgeçmektir. Bu sanat ifade edilmek istenen fikre bir kuvvet vermek maksadı ile kullanılır. Güzel ve yerinde kullanıldığı takdirde anlamı kuvvetlendiren belirtilen fikrin tesirini arttıran bir sanattır. Rücû’ sanatının tespiti zordur. Öncelikle bu sanatı tespit ederken şâirin söylediği sözden vazgeçtiğini “yok yok”, “yok öyle değil”, “galat ettim” gibi ifadeleri kullanmasından anlarız.

    Sordum meğer bu dürc-i dehendir dedim dedi
    Yok yok devâ-yı derd-i nihânın durur senin
    (Fuzûlî)

    ( Sordum, meğer bu bir mücevher kutusu mudur? Yok yok senin gizli derdinin ilacıdır, dedi.)



    27) KAT’
    Kat’, kesmektir. Sözün tesirini arttırmak amacı ile belli bir noktada susmaktır. Orhan Veli’nin şu şiiri de kat’ sanatına güzel bir örnektir. Şâir şiirin soz dizeleri olan
    “İki gözüm,
    İki çeşme...”
    Derken, ağladığını ifade eder. Ama ağlıyorum demez.



    28) İRSAL-İ MESEL
    İrsâl “gönderme”, mesel de “atasözü” demektir. İrsâl-i Mesel atasözü kullanmaktır. Şiirde bir düşünceyi desteklemek, belli bir fikri kuvvetlenlendirmek amacı ile meşhur bir atasözüne gönderme yapmaktır.

    Ey güzellik göğüne hurşîd olan yakma beni
    Yerde kalmaz çün bilirsin dûd-ı âhı kimsenin
    (Necâtî)

    (Ey güzelliğin gökyüzüne güneş olan sevgili, beni yakma; çünkü kimsenin âh dumanı yerde kalmaz.)


    29) İKTİBAS
    İktibas, bir kelimeyi, bir cümleyi veya bunların mânâlarını olduğu gibi bir mısra’da kullanmaktır. İktibâs’ın lügat anlamı “ aktarma, ödünç alma” dır.

    İkilik yok birlik var
    Yalnız bunda dirlik var
    Yalnız bundadır felâh
    “Lâ-ilâhe illa’llâh”
    Orhan Seyfi Orhon
    Lâ-ilâhe illa’llâh : “Allah’tan başka tapacak yoktur.”
    İsmail Bilici, keita, Fnd.Mmsgl ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  4. yalnızlık

    yalnızlık Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2010
    Mesajlar:
    94
    Beğenileri:
    36
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkür ederiz..
    keita bunu beğendi.
  5. Berkay VARANGEL

    Berkay VARANGEL Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2010
    Mesajlar:
    425
    Beğenileri:
    78
    Ödül Puanları:
    29
    Emeğine sağlık . . . Güzel olmuş . . .
    keita bunu beğendi.
  6. ayceNuR

    ayceNuR Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2010
    Mesajlar:
    701
    Beğenileri:
    867
    Ödül Puanları:
    0
    Çok teşekkürler :)
    keita bunu beğendi.
  7. **Rabia

    **Rabia Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2011
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Çok teşekkür ederim. Güzel bir paylaşım olmuş. Emeğinize sağlık:)
  8. İsmail Bilici

    İsmail Bilici Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2011
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    :264: Harikasın :)
  9. feyza68

    feyza68 Üye

    Katılım:
    11 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    nnvbcgfbnbnbnb******vcbvcvc
  10. fatma 464

    fatma 464 Üye

    Katılım:
    6 Aralık 2011
    Mesajlar:
    21
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    az

    örnekler az olsaydı daha daha güzel olurdu:eek:

Sayfayı Paylaş