Sözcük Türleri [Konu Anlatımı]

Konu 'Türkçe Ders Notları' bölümünde zombie tarafından paylaşıldı.

  1. zombie

    zombie Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    44
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    6

    Sözcük Türleri

    Eylemlerde Kip ve Kişi :

    Eylemler (Fiiller) : İş, oluş, hareket, durum ve kılış bildiren; zaman ve kişi eklerine göre çekimlenebilen; zaman ve kişi ekleriyle çekimlenmesi halinde cümle içinde yüklem görevi üstlenen sözcüklere eylem (fiil) denir.

    Örnek : bak-, sus-, büyü-, ağla-, koş-

    Gel-di-m kopar-ı-yor-uz

    Gel (eylem kökü) kopar (eylem gövdesi)

    -di (zaman eki) -yor (zaman eki)

    -m (1. Tekil kişi eki) -uz (1. Çoğul kişi eki)

    Eylemler, varlıkların yaptıkları hareketlerin niteliklerine ve özelliklerine göre, şu gruplara ayrılarak incelenir :

    ü İş ve Kılış Eylemleri : Öznenin kendi iradesiyle bir nesne üzerinde gerçekleşen ve bu eylemden nesnenin etkilendiği tüm eylemler iş-kılış anlamlıdır. Örnek : Kadın gömleği ütüledi.

    Açmak, yıkamak, kesmek

    ü Oluş Eylemleri : Gerçekleşmeleri özneye bağlı olmayan, doğal bir değişim içinde kendi kendine olan, nesne almayan tüm eylemler oluş anlamlıdır. Örnek : Adam iyice yaşlanmıştı.

    Paslanmak, büyümek, çürümek

    ü Hareket Eylemleri : Belli bir enerjinin, öznenin hareketlenmesine ya da yer değiştirmesine yönelik olarak harcandığı ve nesne almayan tüm eylemler hareket anlamlıdır.

    Örnek : Bugün parkta uzun uzun yürüdüm.

    Yüzmek, gitmek, kaçmak

    ü Durum Eylemleri : Öznenin kendi sitemiyle gerçekleştirdiği, daha çok içinde bulunduğu durumu gösteren ve bir durağanlık bildiren tüm eylemler durum anlamlıdır. Durum eylemleri de nesne almaz. Örnek : Burada biraz dinleniyorum.

    Yatmak, ağlamak, üzülmek

    UYARI : İş-kılış eylemleri, nesne aldığı için bu eylemler geçişlidir. Oluş, durum ve hareket eylemleri genellikle nesne almazlar. Bu nedenle geçişsizdir.

    Eylemlerin bir bölümünün iş-kılış, oluş ve durum bildirmesi, cümledeki kullanımına bağlıdır.

    Örnek : Çocuk kapıyı açtı. (iş-kılış)

    Bütün çiçekler açtı. (oluş)

    Eylemlerde Zaman : Eylemin içinden geçtiği, geçmekte olduğu ya da geçeceği süre “zaman” olarak adlandırılır. Zaman kavramı, kişi kavramıyla birlikte eylemi adlandıran ve biçimlendiren temel öğedir.

    ü Geçmiş Zaman : Eylemin sözden önce gerçekleştiğini gösteren zamandır. Örnek :

    Git-ti, git-miş önce eylem, sonra anlatış

    ü Şimdiki Zaman : Eylemle anlatışın aynı anda gerçekleştiğini gösteren zamandır.

    Örnek : bak-ı-yor, gel-i-yor eylemle anlatış aynı anda gerçekleşir.

    ü Gelecek Zaman : Önce anlatışın, sonra eylemin gerçekleşeceğini gösteren zamandır. Örnek : bak-acak, anlat-acak önce söz, sonra eylem

    ü Geniş Zaman : Eylemin sürekli ya da genellikle yapıldığını gösteren zamandır. Örnek : okur-r, çalış-ır sürekli ya da genellikle yapılır.

    Eylemlerde Kişi : Eylemin kim tarafından yapıldığını, kiminle ilgili olduğunu gösteren kavrama kişi (şahıs) denir. Kişi kavramı, eylem kök ve gövdelerinde kip eklerinden sonra eklenir. Eylemlerde üç temel kişi vardır. Bunlar tekil ve çoğul olarak kullanılabilir.

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL
    AÇIKLAMA
    ÖRNEK

    I.
    Ben
    Biz
    Sözü Söyleyen
    Okudum

    Okuyoruz

    II.
    Sen
    Siz
    Sözü Dinleyen
    Gelirsin

    1 Gelirsiniz

    III.
    O
    Onlar
    Hakkında Konuşulan
    2 Biliyor

    Biliyorlar


    Uyarı : Üçüncü tekil kişi eki yoktur. Üçüncü tekil kişinin anlatımında eyleme yalnızca kip eki getirilir. (bit-ti, git-miş, otur-u-yor)

    Eylemlere gelen kip eklerine göre kişi ekleri de farklılaşabilir. Örnek :

    Yap-ı-yor-uz (I. Çoğul kişi eki)

    Bekle-di-k (I. Çoğul kişi eki)



    Eylem Adları : Dış dünyadaki her varlığın ve her kavramın bir adı olduğu gibi eylemlerin de bir adı vardır. Eylem kök ve gövdelerine getirilen “-mak (-mek), -ma (-me), -ış (-iş)” ekleri geldikleri eyleme ad verip eylem adı oluştururlar. Eylem adı durumundaki bu sözcüklere ad eylem (mastar) adı verilir. Örnek : Buradan gitmek istiyor.

    Bu saatte gitmeye kalkma.

    Oraya gidişimiz zor oldu.

    Eylemlerde Kip : Eylemlerin iş-kılış, hareket ve durumu anlatabilmek için haber ve dilek kipleriyle birlikte kişi ekleriyle çekimlenmesine kip denir. Örnek :

    Otur - eylem kökü

    Otur-acak-sın çekimli eylem

    Otur-sa-n çekimli eylem

    Çekimli eylemler dört biçimde kullanılabilir:

    Olumlu biçim çalıştım

    Olumsuz biçim çalışmadım

    Soru biçimi çalıştım mı?

    Olumsuz soru biçimi çalışmadım mı?

    Haber (Bildirme) Kipleri :

    a) Görülen (di’li) Geçmiş Zaman : Eylem kök ya da gövdelerine “-dı, -di, -du, -dü, -tı, -ti, -tu, -tü) eklerinden biri getirilerek yapılır.

    Anlamı : Geçmişte yapılan bitmiş eylemleri kesinliğe bağlayarak anlatır. Görülen geçmiş zamanda aşağıdaki anlam özellikleri görülür :

    ü Görülen ve yaşanan bir olayın anlatımında bu kip kullanılır. Örnek :

    Öğrenciler son sınavlarına geçen hafta girdiler.

    Çocukluğumda ciddi bir hastalık geçirdim.

    ü Kesinliği, tarihi belgelere dayanan olayların anlatımında da bu kip kullanılır. Örnek: Osmanlı Devleti 1299’da kuruldu.

    Fatih, bütün askeri dehasını kullanarak İstanbul’u fethetti.

    Di’li geçmiş zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    Baktım
    Baktık

    II.
    Baktın
    Baktınız

    III.
    Baktı
    Baktılar


    b) Duyulan (Miş’li) Geçmiş Zaman) : Eylem kök ya da gövdelerine “-mış, -miş, -muş, -müş” eklerinden biri getirilerek yapılır.

    Anlamı :

    ü Geçmişte yapılan bir eylemi kesinliğe bağlamadan anlatır. Örnek :

    O yıllarda ülkemizde büyük ekonomik sıkıntılar yaşanmış.

    Gençlik yıllarında bütün Avrupa ülkelerini gezmiş.

    ü Kısa bir geçmiş zaman diliminde de olsa, başkasından duyulan eylemlerin anlatımında kullanılır. Örnek : Geçen gün en yakın arkadaşıyla kavga etmiş.

    Erdal, dün sinemaya gitmiş, ama filmi beğenmemiş.

    ü Farkında olunmayan bir eylemin anlatımında kullanılır. Örnek :

    Öyle bir dalmışız ki, sabah olmuş.

    Bir de ne göreyim herkes gitmiş.

    ü Gerçekleşen bir eyleme tanık olma durumlarında da kullanılabilir. Örnek :

    Eline sağlık, çayda çay olmuş.

    Kısa sürede iyice yıpranmışsın.

    ü “-dır, -dir” ek eylemleriyle kullanıldığında kesinlik ya da olasılık anlamı kazanır. Örnek : Gönderdiğin mektubu dün almıştır. (Olasılık)

    Özür dilerim, kayıtlarımız kapanmıştır. (kesinlik)

    Miş’li geçmiş zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    Okumuşum
    Okumuşuz

    II.
    Okumuşsun
    Okumuşsunuz

    III.
    Okumuş
    Okumuşlar


    c) Şimdi Zaman : Eylem kök ya da gövdelerine “-yor” ekinin getirilmesiyle yapılır.

    Anlamı :

    ü İçinde bulunduğumuz zaman dilimi içinde başlamış; ama henüz bitmemiş, sürmekte olan bir eylemin anlatımında kullanılır. Örnek :

    Çocuk bütün dikkatiyle ders dinliyor.

    Ayşe’ye geçen gün gördüğümüz kazayı anlatıyordum.

    ü “-dır, -dir” ek-eylemiyle kullanıldığında olasılık anlamı kazanır. Örnek :

    Bu saatte evde uyuyordur.

    Şimdiki zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    Açıyorum
    Açıyoruz

    II.
    Açıyorsun
    Açıyorsunuz

    III.
    Açıyor
    Açıyorlar


    d) Gelecek Zaman : Eylem kök ya da gövdelerine “-acak, -ecek” eki getirilerek yapılır.

    Anlamı :

    ü Henüz yapılmamış, içine girilecek bir zaman dilimi içinde yapılacak olan bir eylemin anlatımında kullanılır. Örnek : Yarın akşam İstanbul’a gideceğiz.

    Akşama misafir gelecek.

    ü “-dır, -dir” ek eylemiyle kullanılırsa, kesinlik anlamı kazanır. Örnek :

    Bu sorun en geç yarın halledilecektir.

    Gelecek zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    Açacağım
    Açacağız

    II.
    Açacaksın
    Açacaksınız

    III.
    Açacak
    Açacaklar


    e) Geniş Zaman : Eylem kök ya da gövdelerine “-r (-ır, -ir, -ur, -ür, -ar, -er)” eklerinin getirilmesiyle yapılır.

    Anlamı :

    ü Genel doğruları göstermede kullanılır. Örnek : Su testisi su yolunda kırılır.

    Her canlı doğar, yaşar, ölür.

    ü Sürekli ya da genellikle yapılan eylemlerin anlatımında kullanılır. Örnek :

    Geniş zamanın kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    Açarım
    Açmam
    Açarız
    Açmayız

    II.
    Açarsın
    Açmazsın
    Açarsınız
    Açmazsınız

    III.
    Açar
    Açmaz
    Açarlar
    Açmazlar


    UYARI : “-r” eki yalnızca olumlu çekimlerde kullanılır. Olumsuz çekimlerde bu kipin olumsuzu “-ma-z, -me-z” ekiyle yapılır.

    Dilek Kipleri :

    a) İstek Kipi : Eylem kök ya da gövdelerine “-a, -e” eki getirilerek yapılır.

    Anlamı :

    ü Getirildiği eyleme istek anlamı verir. Örnek : Akşama ben de size geleyim.

    ü İsteğin yanı sıra öğüt ve gereklilik anlamı verir. Örnek :

    Kimsesizlere yardım edelim. (Öğüt)

    Derslerimize düzenli çalışalım. (Gereklilik)

    İstek kipinin kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    Alayım
    Alalım

    II.
    Alasın
    Alasınız

    III.
    Ala
    Alalar


    b) Dilek – Şart Kipi : Eylem tabanlarına “-sa, -se” ekinin getirilmesiyle yapılır.

    Anlamı :

    ü Eyleme dilek anlamı verir. Örnek : Ben de seninle gelsem.

    Tiyatroya değil de, sinemaya gitsek.

    ü Koşul anlamıyla kullanılır. Örnek : Bu işi başarırsa, güvenimi kazanır.

    Giderse, bir daha dönmez.

    Dilek-şart kipinin kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    Gitsem
    Gitsek

    II.
    Gitsen
    Gitseniz

    III.
    Gitse
    Gitseler


    Uyarı : Dilek kipleri herhangi bir zaman kavramını taşımadığı için bunlarla yapılan bileşik zamanlı eylemler, gerçekte ya tek zaman anlamı taşırlar ya da hiç zaman anlamı taşımazlar.

    c) Gereklilik Kipi : Eylem kök ya da gövdelerine “-malı, -meli” ekinin getirilmesiyle yapılır.

    Anlamı : Eylemin yapılması, olması gerektiğini bildirir. Bu anlam, “gerek, lazım, icap etmek” sözcükleriyle de sağlanır. Örnek : Onunla hemen konuşmalıyım.

    Bu işi yarına bitirmeliyiz.

    Gereklilik kipinin kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    Bilmeliyim
    Bilmeliyiz

    II.
    Bilmelisin
    Bilmelisiniz

    III.
    Bilmeli
    Bilmeliler


    d) Emir (Buyurma) Kipi : Emir kipinin eki yoktur. Bu nedenle I. ve çoğul kişilerde emir kipinin çekimi olmaz. Çünkü kişiler kendi kendilerine emredemezler. Emir kipine II. Tekil kişi dışında kişi ekleri getirilebilir.

    Anlamı :

    ü Eylemin yapılmasını emir biçiminde belirtir. Örnek :

    Derslerini bitirir bitirmez yat. (Olumlu emir)

    Eve zamanında gelin. (Olumlu emir)

    Dışarı çıkmayın. (Olumsuz emir)

    ü Bazen dilek anlamıyla kullanılır. Örnek : Tanrım, bana yardım et.

    Dünyada hiç aç insan olmasın.

    Emir kipinin kişilere göre çekimi şöyledir :

    KİŞİ
    TEKİL
    ÇOĞUL

    I.
    -
    -

    II.
    Gel
    Gelin

    III.
    Gelsin
    Gelsinler


    UYARI : Haber (bildirme) kiplerinde belli bir zaman kavramı varken, dilek kipleri zaman bildirmez.

    Eylemlerde Bileşik Zamanlılık : Bileşik zaman, basit zamanlı bir eyleme hikaye, rivayet ve koşul eklerinin getirilmesiyle yapılır. Kısaca bileşik zamanlı bir eylem üç değişik şekilde kurulur :

    Eylem tabanı + Zaman eki + idi = Hikaye bileşik zamanlı eylem

    Eylem tabanı + Zaman eki + imiş = Rivayet bileşik zamanlı eylem

    Eylem tabanı + Zaman eki + ise = Koşul bileşik zamanlı eylem



    BASİT ZAMANLI EYLEM + EK EYLEM =BİLEŞİK ZAMANLI EYLEM

    UYARI: Dilek kipleri herhangi bir zaman kavramı taşımadığı için bunlarla yapılan bileşik zamanlı eylemler, gerçekte ya tek zaman anlamı taşırlar ya da hiç zaman anlamı taşımazlar.

    Bileşik Zaman Üç Tanedir :

    a) Hikaye Bileşik Zaman : Haber ya da dilek kipi almış bir eyleme “-dı, -di, -du, -dü” eklerinden birinin getirilmesiyle yapılır. Örnek :

    ü Di’li geçmiş zamanın hikayesi : bildiydim, aldıydık ...

    ü Miş’li geçmiş zamanın hikayesi : bilmiştim, almıştık...

    ü Şimdiki zamanın hikayesi : biliyordum, alıyorduk...

    ü Gelecek zamanın hikayesi : bilecektim, alacaktık...

    ü Geniş zamanın hikayesi : bilirdim, alırdık...

    ü İstek kipinin hikayesi : bilseydim, alsaydık...

    ü Dilek-şart kipinin hikayesi : bilseydim, alsaydık...

    ü Gereklilik kipinin hikayesi : bilmeliydim, almalıydık...

    b) Rivayet Bileşik Zaman : Haber ya da dilek kip almış bir eyleme “–mış, -miş, -muş, -müş” eklerinden birinin getirilmesiyle yapılır. Örnek :

    ü Di’li geçmiş zamanın rivayeti yoktur.

    ü Miş’li geçmiş zamanın rivayeti : bilmişmişim, alıyormuşuz...

    ü Şimdiki zamanın rivayeti : biliyormuşum, alıyormuşuz...

    ü Gelecek zamanın rivayeti : bilecekmişim, alacakmışım...

    ü İstek kipinin rivayeti : bileymişim, alaymışız...

    ü Dilek-şart kipinin rivayeti : bilseymişim, alsaymışız...

    ü Gereklilik kipinin rivayeti : bilmeliymişim, almalıymışız...

    c) Koşul Bileşik Zamanı : Haber ya da dilek kipiyle çekimli bir eyleme “-sa, -se” ekinin getirilmesiyle yapılır. Dilek kiplerinden yalnızca gereklilik kipinin koşul bileşik şekli yoktur. Örnek :

    ü Di’li geçmiş zamanın koşulu : bildiysem, aldıysak...

    ü Miş’li geçmiş zamanın koşulu : bilmişsem, almışsak...

    ü Şimdiki zamanın koşulu : biliyorsam, alıyorsak...

    ü Geniş zamanın koşulu : bilirsem, alırsak...

    ü Gelecek zamanın koşulu : bileceksem, alacaksak...

    ü Gereklilik kipinin koşulu : bilmeliysem, almalıysak...

    Eylem Kipinde Anlam Kayması : Bir kipin kendi anlamı dışında, bir başka kipin anlamını verecek bir biçimde kullanılmasına eylem kipinde anlam kayması ya da zaman kayması denir.

    Anlam kaymasına uğrayan başlıca kipler şunlardır :

    a) Şimdiki Zaman Kipi : Şimdiki zaman kipi “-yor” geçmiş zaman, gelecek zaman ve geniş zaman kipi yerine kullanılabilir. Örnek :

    ü Onu yolda görüyor ve selam vermiyor. (Di’li geçmiş zaman yerine)

    ü Ninem, teyzeme bir mektup yazıyor ve beni şikayet ediyor. (Miş’li geçmiş zaman yerine)

    ü Her Pazar buraya geliyor ve bizimle sohbet ediyor. (Geniş zaman yerine)

    ü Ben yarın geliyorum. (Gelecek zaman yerine)

    b) Geniş Zaman Kipi : Geniş zaman kipi “-r,-ır,-ir,-ur,-ür,-ar,-er” geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman ve emir kipi yerine kullanılabilir. Örnek :

    ü Günlerden bir gün kasabaya yaşlı başlı bir adam gelir. (Geçmiş zaman yerine)

    ü Merak etme, birazdan gelir. (Gelecek zaman yerine)

    ü Şimdi sen de beni düşünür müsün? (Şimdiki zaman yerine)

    ü Oraya gider, Hamza’yı bulursun. (Emir kip yerine)

    c) Gelecek Zaman Kipi : Gelecek zaman kipi “-acak, -ecek” geçmiş zaman, gereklilik ve emir kipi yerine kullanılabilir. Örnek :

    ü Fatih İstanbul’u alacak ve Osmanlıların Balkanlar’daki varlığı kesinleşecek. (Geçmiş zaman yerine)

    ü Beni arayan Ayşe olacak. (Gereklilik kipi yerine)

    ü Burayı derhal temizleyeceksin. (Emir kipi yerine)

    Ek-Eylem (Ek-Fiil) : Ad ve ad soylu sözcüklerin sonuna gelerek, onların belirli bir kesinlik kazanıp yüklem olmasını sağlayan eklerdir.

    Örnek : Hava dün gece karlı Hava dün gece karlıydı.

    -dır Ali’nin boyu Erdal’dan uzundur.

    -imiş Babası oldukça zenginmiş.

    -dı Durmadan beni arayıp soran oydu.

    -ım Ben de bir insanım.

    -sın Dikkat et, sen daha küçük bir çocuksun.

    -iz Biz bu işe biraz isteksiz gibiyiz.

    -siniz Siz de diğer insanlarla eşitsiniz.

    -dırlar Bu saatte evde yokturlar.

    -ise Ya, bizi muayene edecek bu doktorsa...!

    Yapıları Yönünden Eylemler :

    Basit (Yalın) Eylemler : Kök durumunda olan ya da yalnızca çekim eki alan eylemler biçimsel yönden basittir. Örnek :

    Git git-ecek-miş-im

    Uyu uyu-malı-y-dı-k

    Bak bak-sa-y-dı-nız

    Konuş konuş-uyor-muş-sunuz

    Türemiş Eylemler : Ad ya da eylem köklerine çeşitli yapım eklerinin getirilmesiyle gövde durumuna geçen eylemler biçimsel olarak türemiş eylemdir. Örnek :

    Kara-r Addan eylem piş-ir- Eylemden eylem

    Oyun-a türemiş aç-ıl- türemiş

    Bileşik Eylemler : İki ya da daha çok sözcüğün biçimce veya anlamca kaynaşarak tek bir yargıyı anlatacak hale gelmesiyle oluşan eylemler, yapıları yönünden bileşik eylem adını alır.

    Bileşik Eylemler Üç Farklı Biçimde Oluşur :

    a) Yardımcı Eylemle Kurulan Bileşik Eylemler : Özellikle “et(mek), eyle(mek), ol(mak), kıl(mak), buyur(mak)” eylemleri çoğunlukla bir eylemi bir yargıyı tek başlarına ifade edemez, bu nedenle de tek başlarına yüklem olamazlar. Bu durumda bu eylemler, kendilerinden önce gelen bir ad ya da ad soylu sözcükle birleşmek suretiyle kesin bir yargıyı ifade edebilirler. Bu oluşuma, yardımcı eylemle kurulan bileşik eylem denir.

    Ad/ad soylu sözcük + yardımcı eylem = Yardımcı eylemle kurulan bileşik eylem

    Örnek : Pişman + ol(mak) Bütün yaptıklarına pişman olacak.

    Yardım + et(mek) Ödevlerimi yaparken bana yardım etti.

    His+et(mek) Olacakları önceden hissettim.

    Kabul+eyle(mek) Dualarımızı kabul eyle.

    Şükür+et(mek) Biz buna şükredelim.

    Yardımcı Bileşik Eylemle İlgili Uyarılar

    Ø Et(mek), eyle(mek), ol(mak), kıl(mak) sözcükleri, kimi durumlarda tam (asıl) eylem olup, tek başlarına kesin bir yargı bildirirler. Böyle durumlarda yardımcı eylem olarak kabul edilmezler. Örnek : Bu masa buraya daha iyi oldu. (uydu)

    Yarın orada olurum. (bulunurum)

    Ø Bu sözcükler tam (asıl) eylem olduklarında tek başlarına yüklem görevi üstlenirler. Örnek : Bahçemizdeki meyveler iyice oldu. (olgunlaştı)

    Ø Yardımcı eylemle kurulan bileşik eylemlerde, ad ve ad soylu sözcüklerde ses düşmesi veya ses türemesi meydan gelirse, bunlar yardımcı eylemle bitişik yazılır. Örnek : Kahır+ol- kahrol-

    Zan+et- zannet-

    Hapis+ol- hapsol-

    Red+et- reddetmek-

    Ø Ad ve ad soylu sözcük, yardımcı eylemle birleştiğinde herhangi bir ses olayı meydana gelmemişse, bunlar yardımcı eylemden ayrı yazılır. Örnek :

    Arz et-

    Hak et-

    Yetkili kıl-

    İhmal et-

    b) Kurallı (Özel) Bileşik Eylemler : İki eylem tabanının biçimce ve anlamca birleşip kaynaşmasıyla oluşan bir birleşik eylem çeşididir. Bu birleşimde iki eylem arasına “-a, -e, -ı, -i, -u, -ü” seslerinden biri girer. Bu birleşmede ikinci eylem sabit olup gerçek anlamından tümüyle sıyrılmıştır.

    Kurallı (özel) Bileşik Eylemler Dörde Ayrılır :

    q Yeterlik Eylemi : Yapılışı : Eylem + (a, e) + bil(mek)

    Anlamı : Eyleme “yeterli olma, başarabilme ya da olasılık” anlamı verir.

    Örnek : Akşama size gelebilirim. (olasılık)

    Bu soruyu Ahmet çözebilir. (başarabilme)

    Ben İngilizce konuşabilirim. (yeterli olma)

    Yeterlik birleşik eylemi üç şekilde olumsuz yapılır :

    ANLAM
    OLUMLU
    OLUMSUZ

    OLASILIK
    Yapabilirim
    Yapmayabilirim

    YETERLİ OLMAYIŞ
    Yapabilirim
    Yapamayabilirim

    KESİNLİK
    Yapabilirim
    Yapamam


    q Tezlik Eylemi : Yapılışı : Eylem + (ı, i, u, ü) + ver(mek)

    Anlamı : Eylemin “çabucak veya kolayca yapıldığı” nı gösterir.

    Örnek : Hastalığını duyunca geliverdim. (çabukluk)

    Soruları okuyuverdim. (çabukluk kolaylık)

    Tezlik eylemi iki şekilde olumsuz yapılır :

    OLUMLU
    OLUMSUZ

    Çıkıverdi
    Çıkmayıverdi

    Bitiverdi
    Bitmeyiverdi




    q Sürerlik Eylemi : Yapılışı : Eylem + (a, e) gel(mek), kal(mak), dur(mak)

    Anlamı : Eylemin bir süre aralıksız sürdüğü, kesintisiz devam ettiğini gösterir.

    Örnek : Bu iş böyle süregelmiş.

    Adamın arkasından bakakaldım.

    Sen, verdiğim işleri yapadur.

    q Yaklaşma Eylemi : Yapılışı : Eylem + (a, e) yaz(mak)

    Anlamı : Eylemin gerçekleşmesine “çok yaklaşıldığı, çok az kaldığı”nı gösterir.

    Örnek : Kazada babam da öleyazdı.

    Yürürken düşeyazdım.

    c) Anlamca Kaynaşmış Bileşik Eylemler : Anlamca kaynaşmış bileşik eylemler, bir araya gelen ad ve eylemden kimi zaman birinin kimi zamanda her ikisinin gerçek anlamlarından uzaklaşarak anlamca kaynaşmasıyla oluşan bileşik eylemlerdir.

    Anlamca kaynaşmış bileşik eylemler, şu yollarla oluşabilir:

    q Bir eylemin, eylemsi ya da yardımcı eylemle birleşmesiyle meydana gelebilirler. Örnek :

    Göresi gel(mek)

    Ağlayacağı tut(mak) Bu bileşik eylemde, ikinci sözcük (eylem) gerçek

    Bilm ezlikten gel(mek) anlamından uzaklaşmıştır.

    Bitirmiş ol(mak)

    q Ad soylu sözcüklerle bir eylemin birleşmesinden meydana gelebilirler. Örnek :

    Hasta düş(mek) Bu bileşik eylemlerde, ad soylu sözcükler

    Acı çek(mek) gerçek anlamını korurken, eylemler

    Nasihat ver(mek) gerçek anlamından uzaklaşır.

    Yalan at(mak)

    q Hem ad hem de eylemin gerçek anlamından uzaklaşarak bir deyim grubu oluşturmasından meydan gelen birleşik eylemler.

    Örnek : abayı yak(mak)

    Çam devir(mek)

    Başı göğe er(mek)

    Kaşıkla yedirip sapıyla göz çıkar(mak)

    UYARI : Ad eylemin gerçek anlamını yitirdiği ancak deyim oluşturmayan ve bitişik yazılan birleşik eylemler de vardır. Örnek : Varsay(mak)

    Vazgeç(mek)

    Elver(mek)

    Öngör(mek)

    Cümlenin öğelerine ayrılmasında birleşik eylemler bir bütün olarak ele alınmalı, aynı öğeyi oluşturduklarına dikkat edilmeli, bölünmemelidir. Örnek :

    B u k o n u d a b u r n u n d a n k ı l a l d ı r m ı y o r. (yanlış)

    Dolaylı Tümleç Nesne Yüklem

    B u k o n u d a b u r n u n d a n k ı l a l d ı r m ı y o r. (Doğru)

    Yüklem

    Çatılarına Göre Eylemler :

    Eylemlerin öznelerine ve nesnelerine göre gösterdikleri özelliklere, girdikleri biçime çatı denir.

    Çatı, eylem kök ya da gövdelerine getirilen çatı ekleri dediğimiz eylemden eylem yapıp eklerine bağlı olarak oluşur.

    UYARI : Çatı, yalnızca eylem cümleleri üzerinde yapılan bir incelemedir. Ad cümlelerinin çatısı olmaz.

    ü Onda paranın yanında akılda vardı. ( Ad cümlesi çatısı olmaz.)

    ü Karanlık çökmeden evine vardı. (Eylem cümlesidir.)

    Çatı İki Bölümde İncelenir :

    Nesne – Yüklem İlişkisi :

    Nesne – Yüklem İlişkisi Yönünden Eylemler Dört Grupta İncelenir :

    Geçişli Eylemler : Öznenin yaptığı işi, başka varlıklar üzerine geçirebilen, nesne alan eylemler geçişlidir.

    Örnek : Çocuk, yazılı kağıdını dikkatlice inceledi.

    Belirtili Nesne

    Ona doğum günü için yün kazak aldık.

    Belirtisiz Nesne

    Geçişli eylemler, “Ne?, Neyi?, Kim?, Kimi?” sorunlarına yanıt veren eylemlerdir.

    Örnek : Adam, elindeki ekmeği bir yabancıyla paylaştı. (Neyi paylaştı?)

    Ahmet’in en küçük kardeşini yolda gördüm. (Kimi gördüm?)

    Yemeğe tuz attım. (Ne attım?)

    UYARI : Geçişli eylem, nesne alabilen eylemdir. Ama kimi durumlarda da cümlede nesne olmasa bile, o eylem geçişlilik özelliği gösterebilir. Örnek :

    ü Saatlerce durakta bekledim (Neyi bekledim? Otobüsü; Kimi bekledim? Seni..)

    ü Televizyonda Müzeyyen Senar söylüyordu. (Neyi söylüyordu? Şarkıyı...)

    ü Tekrar tekrar okudum. (Neyi okudum? Romanı, öyküyü, şiiri...)

    Geçişsiz Eylemler : Nesne almayan eylemler, geçişsizdir.

    Örnek : Bütün gün tembel tembel oturduk. (Neyi, kimi oturduk? Nesne almaz.)

    Yüklem

    Yağmur bütün gece durmadan yağdı. (Neyi yağdı? Nesne almaz.)

    Yüklem

    Soğuktan hepimiz üşümüştük. (Neyi üşümüştük? Nesne almaz.)

    Yüklem

    UYARI : Kimi eylemler, cümledeki kullanıma göre geçişlilik veya geçişsizlik özelliği gösterir.

    ü Bütün gün, çarşıda gezdik. (geçişsiz)

    ü Turistler, şehirdeki müzeleri gezdiler. (geçişli)

    Oldurgan Eylemler : Geçişsiz bir eyleme “-t, -r, -dır” eklerinden biri getirilerek geçişli yapılmasına oldurgan eylem denir. Örnek :

    Geçişsiz Oldurgan

    Uyu Uyu-t Çocuğu ben uyuttum.

    Belirtili Nesne

    Yat yat-ır Çocuğu erkenden yatırdım.

    Belirtili Nesne

    Gül gül-dür Çocuğu güldürdüm.

    Belirtili Nesne

    Ettirgen Eylemler : Geçişli bir eyleme “-t,-r, -dır” eklerinden biri getirilerek eylemin yeniden geçişli yapılmasına ettirgen eylem denir.

    Ettirgen eylemde özne işi yapmaz, bir başkasına yaptırır. Örnek :

    Geçişli Ettirgen

    Yıka Yıka-t Arabayı yıkattım.

    Belirtili Nesne

    İç İç-ir Çocuklara süt içirdim.

    Belirtisiz Nesne

    Yaz Yaz-dır Askerdeki oğluna mektup yazdırdı.

    Belirtisiz Nesne

    UYARI : Oldurgan eylemler, ettirgen eylem durumuna getirilebilir. Ancak bu geçişli bir eylemin yeniden geçişli olması, birinci dereceden ettirgenlik meydana getirir.

    Geçişsiz Oldurgan Ettirgen

    Öl(mek) öl-dür(mek) öl-dür-t(mek)

    Yat(mak) yat-ır(mak) yat-ır-t(mak)

    Geçişli bir eyleme birden çok ettirgenlik eki getirildiğinde, geçişlilik derecesi artmış, katmerli ettirgenlik meydana gelmiş olur.

    Geçişli Ettirgen Katmerli Ettirgen

    Kır(mak) kır-dır(mak) kır-dır-t(mak)

    Oku(mak) oku-t(mak) oku-t-tur(mak)

    Bazı eylem köklerine oldurganlık ya da ettirgenlik eki getirildiğinde, kökte ses değişmesi meydana gelir.

    Gel-ir ® getir. (l sesi, t’ye dönüşmüş)

    Git-ir ® götür (i sesi, ö’ye dönüşmüş)

    Özne – Yüklem İlişkisi :

    Eylemler özneyle ilişkisi yönünden dört grupta incelenir :

    Etken Eylemler : Yüklemin bildirdiği eylemi yapan, yerine getiren belliyse (gerçek özne varsa), o cümlenin eylemi etken çatılıdır. Örnek :

    Yaşlı adam bir hamlede merdiveni tırmandı.

    Gerçek Özne Etken

    Kaymakam gelecek diye köy halkı yollara döküldü.

    Gerçek Özne Etken

    Vücudum, kaskatı olmuştu, kulaklarım duymuyordu.

    Gerçek Özne Etken Gerçek Özne Etken

    Edilgen Eylemler : Eylemi, yapan ve gerçekleştirenin belli olmadığı (gerçek öznenin olmadığı) eylemler edilgen çatılıdır. Bir eylemin edilgen çatılı olabilmesi için “-ıl, -il, -ul, -ül, -ın, -in, -ün, -un” eklerinden birini alması gerekir. Örnek :

    Buz olmasın diye yollara tuz döküldü. (Döken belli değil)

    Sınav sonuçları açıklandı. (Açıklayan belli değil.)

    Anadolu’nun ücra bir kasabasına atanmış. (Atayan belli değil.)

    Edilgen Eylemlerle İlgili Uyarılar

    ü Nesne alabilen bir eylem edilgen yapıldığında nesne, sözde özne görevi yapar. Sözde özne, yüklemde belirtilen eylemi yapan değil, yapılan eylemden (nesne) etkilenendir. Örnek : Belediye, kokmuş etleri imha etti. (etken)

    Gerçek Özne Belirtili Nesne Yüklem

    Kokmuş etler imha edildi. (edilgen)

    Sözde özne Yüklem

    Ona yeni bir kazak ördüm. (ben) (etken)

    Belirtisiz Nesne Yüklem Gerçek özne

    Ona yeni bir kazak örüldü. (edilgen)

    Sözde Özne Yüklem

    ü Nesne almayan (geçişsiz) bir eylem edilgen yapıldığında sözde özne de olmaz. Örnek : Akşama kadar çarşıda gezildi. (Gezen belli değil, gezilen de yok.)

    Evde bir süre oturuldu. (Oturan belli değil, oturulan da yok.)

    ü Kimi durumlarda eylemi yapanın (gerçek özne) sonuna ya “tarafından, nedeniyle, etkisiyle” sözcükleri ya da “-ca, -ce, -dan, -den” ekleri getirilerek örtülü (mantıksal) özne meydana gelir. Bu tür eylemler edilgen çatılıdır. Örtülü özne, cümle içinde zarf tümleci veya edat tümleci görevi yapar. Örnek :

    Yağmur nedeniyle bahçenin duvarı yıkıldı. (Edilgen)

    Adam mahkemece suçlu bulundu. (Edilgen çatılı)

    Sözde Özne Zarf Tümleci

    ü “-ıl,-il, -ul, -ül, -ın, -in, -ün, -un” ekini alan her eylem edilgen olmaz. Edilgenliği cümle içindeki kullanım belirler. Örnek :

    Mahalleye yeni bir market açıldı. (edilgen)

    Sözde Özne

    Ateşi düşünce hasta açıldı. (etken)

    Gerçek Özne

    Bayram nedeni ile sınıf süslendi. (edilgen)

    Sözde Özne

    Düğüne gitmek için Ayşe süslendi. (etken)

    Gerçek Özne

    Dönüşlü Eylemler : Bir eylemin dönüşlü çatılı olabilmesi için biçimsel olarak eylemden eylem yapan “-n” ekini alması; anlamsal olarak da eylemi yapanın da, eylemden etkilenenin de özne olması gerekir.

    Örnek :

    Kadın, dizlerine vurarak dövündü.

    Gerçek Özne

    ( O ) Yorgunluğunu atmak için güzelce yıkandı.

    (Gizli) Gerçek Özne

    Zavallı kuş, son bir defa çırpındı.

    Gerçek Özne

    UYARI :”-n” ekinin edilgenlik anlamı da kattığına dikkat edilmeli bu etkin edilgenlik mi dönüşlülük mü yarattığını anlamak için cümleye bakılmalıdır. Örnek :

    Üşümemek için battaniyeye sımsıkı sarındı. (dönüşlü çatılı)

    Yerler iyice silinmiş. (edilgen çatılı)

    Dönüşlü eylemlerle kurulu cümlelerde cümle nesne almaz. Çünkü nesne, öznenin yaptığı eylemden etkilenendir. Bu nedenle dönüşlü eylemler geçişsizdir. Çok az örnekte dönüşlü eylem geçişli olabilir. Örnek :

    Çocuk koskoca çuvalı sırtlandı. (Dönüşlü – geçişli)

    Ayşe küpeler, kolyeler takındı. (Dönüşlü – geçişli)

    Belirtisiz nesne

    İşteş Eylemler : İşteş Eylem, eylem kök ya da gövdelerine “-ş” ekinin getirilmesiyle yapılır.

    İşteş eylemler iki ayrı anlamda kullanılır :

    Örnek :

    Kadınlar cenazede ağlaşıyordu. (Ağlama eyleminin birlikte yapılması anlamı vardır.)

    Çocuklar bir süre sessizce bekleştiler. (Bekleme eyleminin beraber yapılması anlamı vardır.)

    Eylemin birden çok özne tarafından karşılıklı yapılması anlamı :

    Örnek :

    Sinemanın önünde arkadaşlarıyla buluşacak. (Buluşma eylemi karşılıklı yapılmıştır.)

    Yolda eski bir arkadaşıyla selamlaştı. (Selamlaşma karşılıklı yapılan bir eylemdir.)

    UYARI : “-an, -en” ekiyle türeyen sıfat-eylemler geniş zamanın yanında şimdiki zaman ve geçmiş zaman anlamı da taşıyabilir.

    Çocuk giden arabaya el salladı. (şimdiki zaman)

    Kaçan balık büyük olur. (geçmiş zaman)

    Eylemsiler (Fiilimsiler) : Eylem olma özelliğini tam olarak yitirmemesine karşın, çekime giremediği için tam eylem olmayan; getirilen eklerle ad, sıfat ve zarf görevlerinde bulunan; temel cümle içinde yan cümle kurma özelliği taşıyan sözcüklere eylemsi denir.

    Eylemsilerin Özellikleri :

    ü Kip ve kişi ekleriyle çekimlenemezler. Bu yönleriyle tam eylem sayılmazlar.

    ü Olumsuzluk eki “-ma, -me” ile çekime girerek eylem olma yanlarını sürdürürler.

    ü Eylem tabanlarına getirilen birtakım eklerle ad, sıfat ve zarf görevinde kullanılırlar.

    ü Bir temel cümle içinde yan cümle kurarlar ve yan cümlenin yüklemi olurlar.

    Eylemsiler, Görevleri Yönünden Üç Grupta İncelenir :

    Ad-Eylemler (İsim-Fiiller) : Eylem tabanlarına getirilen “-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” ekleriyle türeyen ve eylem adı olarak kullanılan sözcüklerdir.

    Örnek : Oraya gitmek ve bir süre dinlenmek istiyorum.

    Ders çalışmayı ve kitap okumayı seviyor.

    Dağa çıkış zor, oradan iniş kolay olur.

    Ad-Eylemlerin Özellikleri :

    ü “-mak, -mek, -ma, -me, -ış, -iş” eklerini alan sözcükler eylem anlamlarını yitirip varlık ya da nesne adı türetirse, ad-eylem olarak alınamazlar. Örnek :

    Bakkaldan ekmek aldım.

    Çocuklar dondurma yiyor.

    Yeni bir görüş öne sürdü.

    Ben de kuşlar gibi uçmak istiyorum.

    Bahçede yürümeye ne dersin?

    Salondaki bağırışlar yüzünden kimse kimseyi duymuyor.

    ü Ad-eylemler, ad görevli sözcükler oldukları için çoğul eki ve ad durum ekleriyle çekime girer. Ayrıca bir adla birleşerek ad tamlaması kurarlar. Bu tamlamada tamlayan ya da tamlanan sözcük olarak kullanılırlar. Örnek : Çalışmalar, bakışlar, gülmeyi, okumaya, oturmamda, gülmesinden, atların koşması, çalışmanın yararları, çocuğun gülüşü, okumanın kuralları

    ü Ad-eylemler, ek-eylem olarak yüklem görevinde kullanılabilir ve ad cümlesi kurabilirler. Örnek : Bütün amacımız üniversiteyi kazanmaktı. (Ad cümlesidir.)

    Yüklem

    Beni üzen ansızın gidişiydi. (Ad cümlesidir.)

    ü Ad-eylemler cümle içinde özne nesne ve dolaylı tümleç görevinde kullanılır. Örnek :

    Gitmek, sorumluluktan kaçtığımı göstermez.

    Özne

    Okumayı çok seviyorum.

    Nesne

    Artık çalışmaya başlayalım.

    Dolaylı Tümleç

    Sıfat Eylemler (Ortaçlar) : Eylem tabanlarından türeyerek sıfat görevinde kullanılan sözcüklerdir. Ancak diğer sıfatlardan farklı olarak, adları hareket yönüyle nitelerler ve eylem olan yanlarını tam yitirmemiş olurlar. Ad-eylemlerde herhangi bir zaman kavramı olmamasına karşın, sıfat-eylemler şöyle sınıflanabilir.

    Geniş Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler : “-an, -en, -r, -maz, -mez” ekleriyle yapılan sıfat-eylemler geniş zaman anlamı taşır. Örnek :

    Gören gözün görmez oldu. Her zaman gören

    Akarsu pislik tutmaz. Sürekli akan

    Çekilmez adamı kim çekecek. Hiçbir zaman çekilmeyen.

    UYARI : Eylemsilerin kökünde bir eylem olduğu için bunlar da çatı eki alabilir. Çatıları yönünden bir eylemin gösterdiği (etken, edilgen, dönüşlü, işteş, oldurgan, ettirgen) bütün çatı özelliklerini gösterir. Örnek :



    Pazarda unutulan çanta, polise teslim edildi. (Edilgen çatılı)

    Yan Cümle

    Süslenen kızlar, neşe içinde düğüne gittiler. (Dönüşlü çatılı)

    Yan Cümle

    Dövüşen çocukları, zor ayırdık. (İşteş çatılı)

    Yan Cümle

    Gelecek Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler : -acak, -ecak, -ası, -esi ekleriyle türeyen sıfat-eylemler gelecek zaman anlamı taşırlar. Örnek :

    Yapılacak işleri sırasıyla gözden geçirdi. (gelecek zaman)

    Yaşanası güzellikler, bizi bekliyordu. (gelecek zaman)

    Geçmiş Zaman Anlamı Taşıyan Sıfat-Eylemler : Eylemlere getirilen “-dık, -dik, -mış, -miş” ekleriyle türetilen sıfat-eylemler geçmiş zaman anlamı taşır. Örnek :

    O bildik tavrıyla şöyle bir gülümsedi. (geçmiş zaman)

    Çözülmüş testleri tek tek dosyaladı. (geçmiş zaman)

    Pişmiş aşa su katılmaz. (geçmiş zaman)

    Sıfat-Eylemlerin Özellikleri :

    ü “-acak, -ecak, -r, -maz, -mış, -miş” eklerinin kip eki olduğuna da dikkat edilmeli, sıfat eylemle kip eki karıştırılmamalıdır. Örnek :

    Dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç. (sıfat-eylem)

    Dönülmez bir daha bu sözden. (geniş zaman kipi)

    Yüklem

    Görür gözüm görmez oldu. (sıfat eylem)

    Görür, gözüm; söyler dilim. (geniş zaman kipi)

    Yüklem Yüklem

    Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer. (sıfat-eylem)

    Atmış çantasını sırtına, gidiş o gidiş. (geçmiş zaman kipi)

    Yüklem

    ü Sıfat-Eylemler, kendilerinden sonra gelen adın yerini tutacak şekilde kullanılırlarsa, tür yönünden adlaşır ve adlaşmış sıfat oluştururlar. Örnek :

    Gelmeyen öğrenci var mı? Gelmeyen var mı?

    Sıfat Adlaşmış Sıfat

    Tekkeyi bekleyen derviş çorbayı içer.

    Sıfat

    Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.

    Adlaşmış Sıfat

    ü Eylemden-sıfat türeten bütün ekler, sıfat-eylem eki değildir. Sıfat-eylem eylem anlamını tam olarak yitirmediği için “-ma, -me” olumsuzluk ekeriyle çekimlenebilirler. Örnek :

    Yırt-ıcı kuş

    Yor-gun insan Sıfat-eylem ekleri değildir.

    Yan-ık ekmek





    Bit-me-y-en aşk

    Beklen-me-dik soru Sıfat-eylem ekleridir.

    Görün-mez kaza



    ü “-dık ve –acak” ekiyle türeyen sıfat-eylemler, üçüncü tekil kişi iyelik eki alarak –“dığı ve –acağı” biçiminde kullanılabilir. Örnek : bildik ® bildiği kişi

    yapılacak işler ® yapacağı işler

    Bağ-Eylemler (Ulaçlar) : Eylem köklerinden türeyerek getirildiği eylemle yüklem arasında anlam bağlantısı kuran ve zarf görevinde kullanılan eylemsidir.

    Başlıca bağ-eylem ekleri şunlardır :

    -ıp, ip : Tahtaya bakıp soruyu çözdü. (Nasıl çözdü?)

    -arak, -erek: Koşarak yanıma geldi. (Nasıl geldi?)

    -ken : Televizyon izlerken uyumuş. (Ne zaman uyumuş?)

    -madan, -meden : Adam bilmeden konuşuyor. (Nasıl konuşuyor?)

    -ınca, -ince : Bunu gelince konuşuruz. (Ne zaman konuşuruz?)

    -dıkça, -dikçe : Yürüdükçe yol tükenir. (Nasıl tükenir?)

    -alı, -eli : Buraya geleli huzurum kaçtı. (Huzurum ne zaman kaçtı?)

    -ir, -mez : Gelir gelmez uyudu. (Ne zaman uyudu?)

    -asıya, -esiye : Atları öldüresiye kırbaçladı? (Nasıl kırbaçladı?)

    -a, -a : Koşa koşa gitti. (Nasıl gitti?)

    -e, -a : Düşe kalka büyüdü. (Nasıl büyüdü?)

    -e, -e : Güle güle gidin. (Nasıl gidin?)

    Eylemsilerin Yan Cümle Kurmaları : Eylemsiler, bir temel cümle içinde yan cümle kurma özelliği gösterir ve temel cümleye herhangi bir öğe olarak bağlanır. Eylemsiler, yan cümlenin yüklemi olurlar. Temel cümlenin yüklemini oluştururlarsa yan cümle kuramazlar. Örnek :

    Yan Cümle Temel Cümle

    Sora sora Bağdat bulunur.

    Zarf tümleci

    Atılan ok geri dönmez.

    Özne

    Bu gidişi hiç beğenmiyorum.

    Belirtili Nesne

    Pencereye çıkana taş atıyorlardı.

    Dolaylı Tümleç

    AD : Varlıkların ve kavramların dilde var olan karşılığına, sözcük türü yönünden ad denir.

    Anlamlarına Göre Adlar :

    Varlıklara Verilişlerine Göre Adlar :

    Özel Adlar : Bir tek varlığı gösteren, bir tek varlığa verilmiş adlardır.

    Örnek : Mustafa Kemal Atatürk, Asya, Türkiye, Ankara, Kızılay, Merkür, Akdeniz, Türk Tarih Kurumu, Türkçe vb.

    Tür Adları (Cins İsimleri) : Aynı türden olan varlıkların tümünü birden gösteren adlardır. Vücut parçaları ve organ adları, akrabalık dalları, tüm hayvan ve bitki adları, tüm araç ve gereç adları tür adlarını oluşturur.

    Örnek : Gövde, teyze, yılan, elma, kalem, süpürge vb.

    Tür Adlarının Özellikleri : Bir tür adı, genel anlamda kullanıldığında, o türü oluşturan varlıkların tamamını anlatır. Örnek : Balık suda yaşar. Tüm balıkları gösterir.

    Kitap en yakın arkadaştır. Tüm kitapları gösterir.

    Bir tür adı, bazen o türün yalnızca bir ya da birkaç bireyini göstermede kullanılır. Örnek :

    Kuş durmadan çırpınıyordu. Bir tek kuşu gösterir.

    Kitap, savaş yıllarını anlatıyor. Bir tek kitabı gösterir.

    Varlıkların Sayılarına Göre Adlar :

    Tekil Adlar : Biçimce çoğullanmamış, “-lar, -ler” eki almamış adlardır. Örnek :

    Çiçek, bardak, toka, çocuk vb.

    Çoğul Adlar : Aynı türden olan birden çok varlığı gösteren adlar, “-ler, -lar” çoğul ekiyel çoğullanır. Örnek : insanlar, evler, halılar, aylar, geceler vb.

    Topluluk Adları : Biçimce tekil oldukları halde anlamca çoğul olan adlardır. Örnek :

    Orman, ordu, sürü, bölük, millet, aile, takım, grup vb.

    UYARI : Tür adları (ağaç, çocuk, insan) o türe ait olanları tek tek düşündürürken; topluluk adları (orman, bölük, kurul) o türe ait olanların tümünü bir grup olarak düşündürür.

    Topluluk adları biçimce tekil adlardır. Ancak (-lar, -ler) çoğul ekiyle çoğullanabilir. Örnek :

    Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri ...!

    Toplumlar kendi kültürlerini kendileri yaratır.

    Kimi tür adları mecaz-ı mürsel yoluyla topluluk adı olabilir. Örnek :

    Bütün sınıf, bu duruma üzüldü. (Sınıfın içindeki öğrenciler)

    Meclis konuyu görüşüyor. (Meclisin içindeki Milletvekilleri)

    Varlıkların Oluşlarına Göre Adlar :

    Somut Adlar : Beş duyu organından en az biriyle algılanabilen varlık ve nesneleri gösteren adlardır. Örnek : Ses, hava, ışık, koku, su, rüzgar, vb.

    Soyut Adlar : Beş duyudan hiçbiriyle algılanamayan adlardır. Örnek : cesaret, düşünce, sevinç, umut, özgürlük vb.

    İş ve Eylem Gösteren Adlar : Eylem tabanlarından “-mek, -me, -iş” ekleriyle türeyen adlardır. Örnek : yürümek, bakmak, soruşturma, bakış, anlayış vb.

    UYARI : Eylem adları bazı durumlarda sıfat olarak kullanılabilir. Örnek : yapma bebek, takma diş

    Bazı kullanımlarda eylem adları, eylem anlamını yitirerek doğrudan ad olarak kullanılır. Örnek :

    Değişik bir yemek yapmış, annesi.

    Şimdi, bir dondurma olsa da yesek.

    Ad Tamlamaları : En az iki adın, aralarında anlam bağlantısı kurarak oluşturduğu, bir nesnenin parçası olduğunu ya da bir nesnenin başka bir nesneyle tamamlandığını gösteren ad takımıdır. Ad tamlamalarında kullanılan tamamlayıcı öğeye tamlayan, birinci nesnenin parçası durumunda olan ikinci öğeye ise tamlanan denir. Örnek :

    Denizin sesi bir melodi gibi geliyordu kulağıma.

    Kış ayları burada oldukça ılıman geçiyor.

    Ona hediye olarak yün gömlek aldım.

    Ad Tamlamasıyla İlgili Bilgiler :

    ü Ad tamlamalarında birinci sözcük, tamlayan; ikinci sözcük tamlanan adını alır. Örnek :

    Tamlayan Tamlanan

    Çocuklar-ın ses-i

    Küf koku-s-u

    Ahşap ev

    ü Tamlayanın kişi zamiri (ben, sen, o, biz, siz, onlar) olduğu tamlamalara “zamir tamlaması” da denir ve tamlama ekleri değişir. Örnek :

    Tamlayan Tamlanan

    Ben-im kitab-ım

    Sen-in düşünce-n

    Biz-im evi-miz

    Siz-in fikri-niz

    ü Ünlüyle biten sözcüklere tamlayan eki getirildiğinde araya “n”; tamlanan eki getirildiğinde araya “s” kaynaştırma ünsüzü gelir. Örnek : elmanın yarısı

    ü Ad tamlamalarında, asıl üzerinde durulan ve vurgulanan öğe tamlanandır. Sözgelimi; kapının kolu tamlamasında üzerinde durulan kavram koldur.

    UYARI : “su ve ne” sözcüklerine “-ın, -in, -un, -ün” tamlayan eki getirildiğinde araya “n” değil “y” kaynaştırma ünsüzü girer. Örnek : suyun hızı neyin sesi

    Ad Tamlaması Türleri

    Belirtili Ad Tamlaması : Hem tamlayan hem de tamlanan eki almış olan ad tamlamalarıdır. Örnek :

    Tamlayan Eki Tamlanan Eki

    -ın, -in, -un, -ün -ı, -i, -u, -ü

    Saat-in cam-ı

    Su-y-un güc-ü

    Felsefe-n-in sorunlar-ı

    Belirtili Ad Tamlamasının Özellikleri :

    ü Tamlayanla tamlanan arasına başka sözcük ya da sözcük grupları girebilir.

    Örnek : Çocuğun sabaha kadar süren ağlaması.

    ü Tamlayanla taml*****n yeri değişebilir.

    Örnek : Vurur, deryalara ışığı adaların.

    ü Tamlayan ya da tamlanan birden çok kullanılabilir.

    Örnek : Çocukluğumun acıları, sevinçleri, umutları.

    Annemin, babamın ve kardeşimin özlemi.

    ü Tamlayan ya da tamlanana bağlı bir sıfat kullanılabilir.

    Örnek : Yeşil gömleğin düğmeleri.

    Çocuğun sarı saçları.

    ü Kişi ve işaret zamirleri belirtili ad tamlamalarında yalnızca tamlayan sözcük olarak kullanılır. Örnek : Senin araban

    Bunun cezası

    ü Ad eylemler (mastarlar) hem tamlayan hem de tamlanan olur. Örnek :

    Okumanın yararları

    Çocuğun yürüyüşü

    ü Kimi durumlarda tamlayan ekinin yerini “-den, (-dan)” durum eki tutar. Örnek :

    Çocuklardan birkaçı

    Aşağıdakilerden hangisi

    ü Kimi durumlarda tamlayan ya da tamlanan sözcük düşer. Bu durumlarda ad tamlaması özelliği ortadan kalkar. Örnek :

    Umutları suya düştü. Onun umutları

    Ev, onlarınmış. Onların eviymiş.

    ü Bir belirtili ad tamlaması bir başka adı niteleyecek şekilde kullanılırsa, bir sıfat tamlamasının tamlayanı olur. Örnek : Anasının gözü adam

    Sıfat Ad

    Gözümün bebeği oğlum

    Sıfat Ad

    Belirtisiz Ad Tamlaması : Tamlayan sözcüğün ek almadığı tamlamalardır. Tamlayan, ek almadığı için belirsizlik ve genelleme anlamı taşır. Örnek :



    Tamlayan Eki Tamlanan Eki

    ¾ -ı, -i, -u, -ü

    Fındık kurt-u

    Akrep yuva-s-ı

    Fizik güc-ü

    Belirtisiz Ad Tamlamasının Özellikleri :

    ü Tamlayan, taml*****n niteliğini gösterir. Örnek: Anne sevgisi, kan kırmızısı

    ü Tamlayan, taml*****n ne ile ilgili olduğunu gösterir.

    Örnek : Sel felaketi, uçak bileti

    ü Tamlayan, taml*****n neden yapıldığını gösterir.

    Örnek : Portakal suyu, tütün kolonyası

    ü Tamlayan taml*****n neye benzediğini gösterir.

    Örnek :parmak üzümü, sigara böreği

    ü Tamlayan, taml*****n nedenini bildirir.

    Örnek : Matematik korkusu, sınav stresi

    ü Bir şeyin yapıldığını ya da bulunduğu yeri gösterir.

    Örnek : Kıyı lokantası, uzay istasyonu

    ü Tamlayan taml*****n yapıldığı aracı belirtir.

    Örnek : Söz sanatı, makine örgüsü

    ü Tamlayan, taml*****n ortaya çıktığı yeri belirtir.

    Örnek : Amaysa elması, Maraş dondurması

    ü Kişi adları tamlayan olduğunda o kişilere ilişkin yapıt, buluş gibi kavramları belirtir.

    Örnek : Naima tarihi, Newton Kanunu

    Takısız Ad Tamlaması : Hem tamlayanın hem de taml*****n takı almadığı bir ad tamlamasıdır.

    Örnek : Tamlayan Tamlanan

    Yün ceket

    Taş duvar

    Cam kavanoz

    Altın bilezik

    Takısız Ad Tamlamasının Özellikleri :

    ü Takısız ad tamlamasının kuruluşunda, en önemli özellik, birinci adın ikincisinin neyden yapıldığını göstermesidir. Örnek : Gümüş kolye, kot pantolon, deri mont...

    ü Birinci ad, mecaz anlamda kullanılıp, mecazlı bir biçimde ikincinin neye benzediğini gösteriyorsa, yine takısız ad tamlaması oluşur.

    Örnek : Selvi boy, tunç bilek, taş kafa

    ü Takısız ad tamlamalarında tamlayana “-den / -dan” eki gelebilir.

    Örnek : Tahtadan köprü, yünden yorgan...

    Zincirleme Ad Tamlaması : İki ya da daha çok ad tamlamasının iç içe kullanıldığı bri tamlama çeşididir. Zincirleme ad tamlamasında, tamlayan ya da tamlanan kendi içinde bir ad tamlaması oluşturur. Sözgelimi tamlayan bir ad tamlaması olabilir. Örnek :

    A k ş a m s a a t l e r i n i n s e r i n l i ğ i.



    Belirtisiz Ad Tamlaması Belirtili Ad Tamlaması

    Tamlanan bir ad tamlaması biçiminde olabilir. Örnek :

    Ç o c u ğ u n d e r i ç a n t a s ı.



    Takısız Ad Tamlaması

    Belirtili Ad Tamlaması

    Hem tamlayan hem de tamlanan ad tamlaması biçiminde olabilir : Örnek :

    Belirtili Ad Tamlaması



    İ s t a n b u l t i y a t r o l a r ı n ı n b u n a l ı m y ı l l a r ı.



    Belirtisiz Ad Tamlaması Belirtisiz Ad Tamlaması



    Karma Tamlama : Tamlayan ya da taml***** niteleyen bir sıfat veya sıfat grubunun kullanıldığı bir tamlama türüdür. Örnek :





    Belirtili Ad Tamlaması





    A d a m ı n i r i , s a r ı , ç a r p ı k d i ş l e r i.

    Sıfat Grubu .

    Tamlayan Tamlanan .

    Karma Tamlama

    Görevlerine Göre Adlar :

    ü Adlar, yalın durumda kullanıldığında, cümle içinde özne veya belirtisiz nesne görevinde bulunur. Örnek : Öğretmen başarılı öğrencilere hediye dağıttı.

    Özne Belirtisiz Nesne

    ü Adlar, belirtme durumuyla çekimlendiğinde belirtili nesne görevi yapar. Örnek :

    Tabloları duvara astık.

    Belirtili Nesne

    ü Yönelme, bulunma, ayrılma (-e, de, -den) durumunda olan adlar cümlede dolaylı tümleç görevi yapar. Örnek : Pencereden dışarıya bakıyor, dışarıda olanları seyrediyordu.

    Dol. Tümleç Dol. Tümleç Dol. Tümleç

    ü Ek-eylem (ek fiil) alan adlar, yüklem görevinde bulunur. Örnek :

    Beni soran Ayşe’ymiş.

    Yüklem

    Yapılarına Göre Adlar : Adlar, yapıları yönünden üçe ayrılır :

    ü Basit Adlar : Herhangi bir yapım eki almamış, ya da başka bir sözcükle birleşerek yeni anlamda bileşik bir sözcük oluşturmamış adlardır. Örnek : taş, balık, sopa vb.

    ü Türemiş Adlar : Eylem ya da ad köküne bir yapım eki getirilerek yeni bir anlam kazanan ve gövde durumuna geçen adlardır. Örnek : sor-gu, ört-ü, seç-enek vb.

    ü Birleşik Adlar : Birden çok sözcüğün birleşerek yeni bir biçim ve anlam kazanması yoluyla oluşan adlardır. Örnek : bilgisayar, külbastı, aslanağzı vb.

    Adların Diğer Özellikleri :

    ü Adlar, anlamları yönünden şöyle incelenebilir :

    a) Kesin anlamlı adlar : Anlamı bilimsel bir tanımla kesinleşen adlardır.

    Örnek : üçgen, sayı, şiir vb.



    b) Adların bazıları kendi anlamını, işlevini yansıtır. Örnek : tarak, kazma süpürge vb.

    c) Adların bir bölümü, sözcük anlamını düşündürmez.

    Örnek : koltuk, havlu, elbise, tencere vb.

    ü Adlar, “-cik, -ce, -cek,-cağız” gibi ekleri alır. Bu ekler, eklendiği ada, şu anlamı katar.

    a) –cik eki getirildiği ada küçültme, sevgi ve acıma anlamları katar. Örnek :

    Soru kitapçıkları dağıtıldı. Küçültme anlamı

    Kapıyı güler yüzlü ninecik açtı. Sevgi

    Kedicik bütün gece dışarıda kalmış. Acıma

    b) “-ce” eki getirildiği ada, görelik, karşılaştırma, abartma, uygun ve yakışır olma anlamları katar. Örnek :

    Gönlümce bir tatil yapamadım. Görelik

    Akılca üstün biriydi. Karşılaştırma.

    Yüzlerce sivrisinek beni ısırdı. Abartma.

    Bize dostça davrandı. Uygun, yakışır olma.

    c) –“-cağız” ve “-cek” eki, eklendiği ada acıma anlamı katar.

    Örnek : adamcağız, yavrucak
    ArslAn_936 bunu beğendi.
  2. ArslAn_936

    ArslAn_936 Üye

    Katılım:
    14 Ekim 2010
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    okumak biraz zamanımı aldı ama teşekkür ederim saol.:gap:

Sayfayı Paylaş