Sözlü Edebiyat Dönemi:

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde Murat AKSOY tarafından paylaşıldı.

  1. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38

    SÖZLÜ EDEBİYAT DÖNEMİ:

    M.S.VIII. yüzyıla gelinceye kadarTürklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdeki edebiyattır. Bu dönem edebiyatı, sözlü olarak üretilmiş ve kulaktan kulağa yayılarak varlığını sürdürmüştür. Bu dönemde edebiyatımızı Şamanizm, Maniheizm, Budizm gibi dinler etkilemiştir.
    Genel özellikleri:
    • Bu dönem edebiyatı müzik eşliğinde (“kopuz” adı verilen sazla) dile getirilmiştir.
    • Ölçü, ulusal ölçümüz olan “hece” ölçüsüdür.
    • Nazım birimi “dörtlüktür.
    • Dönemine göre arı bir dili vardır.
    • Dizelere genel olarak yarım uyak hakimdir.
    • Daha çok doğa, aşk ve ölüm konuları işlenmiştir.
    • Bu döneme yönelik elimizdeki en önemli ve eski kaynak Kaşgarlı Mahmut’un “Divan-ı Lügat-it Türk” adlı eseridir.
    Dönemin ürünleri:
    • KOŞUK: “Sığır” denilen sürek avları sırasında söylenen şiirlerdir. Konusu daha çok doğa, aşk, savaş ve yiğitliktir. Bu tür daha sonra Halk edebiyatında “Koşma” adıyla anılmıştır.
    • SAV: Dönemin özlü sözleridir. Bugünkü atasözlerinin ilk biçimi niteliğindedir.
    • SAGU: “Yuğ” adı verilen ölüm törenlerinde, ölen kişilerin erdemlerini ve duyulan acıları dile getiren şiirlerdir.
    • DESTAN: Toplumu derinden etkileyen olaylar sonunda halk arasında kendiliğinden oluşan uzun nazım türüdür.
    DESTANLARIN ÖZELLİKLERİ

    1.Toplumun ortak görüşlerini yansıtması
    2.Olağanüstü özellikler taşıması
    3.Kişilerinin seçkin olması (Kral, Han, Hakan...vb.)
    4.Milli dilde söylenmiş olması
    5.Milli nazım ölçüsüyle söylenmiş olması
    6.Oldukça uzun olması
    7.Konuları bakımından savaş, deprem, yangın, mizah, ünlü kişilerin yaşamları şeklinde sıralanabilmesi

    TÜRK DESTANLARI

    Destanlarımız yazıya geçirilmedikleri için bugün bunların ancak konularını bilmekteyiz. Bunları da İran, Çin ve Arap kaynaklarından öğreniyoruz.

    A)SAKA DEVRİ DESTANLARI
    1)Alp Er Tunga Destanı: Türk-İran savaşlarında Alp Er Tunga’nın yiğitliklerini ve bu savaşları anlatır.
    2)Şu Destanı: İskender’le Türkler arasındaki savaşı ve Türk hakanı Şu’nun kahramanlıklarını anlatır.

    B)HUN DEVRİ DESTANI
    Oğuz Destanı, Hun hükümdarı Mete’yi ve onun yaşamını anlatır.


    C)GÖKTÜRK DEVRİ DESTANLARI
    1)Bozkurt Destanı: Göktürklerin dişi bir kurttan türeyişini anlatır.
    2)Ergenekon Destanı: Bir savaşta yenilen ve Ergenekon’a açılan Türklerin orada bir demir dağı eritip intikamlarını almalarını anlatır.

    D)UYGUR DEVRİ DESTANLARI
    1)Türeyiş Destanı: Uygurların bir erkek kurttan türeyişi anlatılır.
    2)Göç Destanı: Uygur Türklerinin anayurtlarından göçünü anlatır.

    NOT: Destanlar oluşumları bakımından iki grupta incelenebilir.

    a)Doğal Destanlar: Halk arasında ortaya çıkan anonim ürünlerdir. Bunlar genellikle daha sonra bir şair tarafından derlenip düzenlenmiştir. Bu türe örnek olarak şu destanları sıralayabiliriz.
    İliada, Odysseia Yunanlıların (Homeros)
    Kalevala Finlilerin
    Nibelungen Almanların
    Ramayana, Mahabarata Hintlilerin
    Cid İspanyolların
    Chanson de Roland Fransızların
    Gılgamış Sümerlerin

    b)Yapma (Suni) Destanlar: Bir olayın doğal destana benzetilerek bir şairce destanlaştırılmasıdır. Yapma destan örneği olarak şunları sıralayabiliriz:
    Virgilius Aeneit
    Dante İlahi Komedi
    Tasso Kurtarılmış Kudüs
    Milton Kaybolmuş (Kaybedilmiş) Cennet
    Firdevsi Şehnâme
  2. zeki kız

    zeki kız Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    A. Sözlü Dönem ( ?-8. yy.)
    Türklerin henüz yazıyı kullanmadıkları dönemdir. Yani başlangıçtan 8. yüzyıla kadar olan dönemdir.

    Bu dönem ürünleri tamamen sözlüdür ve genellikle şiir şeklindedir.

    Bazı ürünlerin bazıları günümüze kadar gelmiştir.

    Sözlü Dönemin Özellikleri
    Ø Bu döneme ait yazılı eser yok denecek kadar azdır.

    Ø Bu dönemde Türkler, göçebeliğe dayanan günlük hayatlarında ve özellikle düzenledikleri törenlerde (sığır: av töreni; şölen: ziyafetler; yuğ: ölüm töreni) bir araya geldiklerinde “ozan”, “kam” veya “baksı” denilen şairler “kopuz” denilen saz eşliğinde “koşuk”lar ve “sagu”lar söylerlerdi.

    Ø Bu şiirler (sagu, koşuk, destan) hece ölçüsüyle söylenen ve yarım kafiye kullanılan şiirlerdir.

    Ø
    Anlatım söze dayanır.

    Ø Düşünce ve hayaller şiirle anlatılmıştır.

    Ø Nazım biçimi dörtlük, vezin hece veznidir.

    Ø Yarım kafiye kullanılmıştır.

    Ø Dil sadedir.

    Ø Bu ürünler düzenlenen törenlerde (sığır: av töreni; şölen: ziyafetler; yuğ: ölüm töreni) ortaya çıkmıştır.

    Ø Şiirler kopuz denilen saz eşliğinde söylenir.

    Ø Daha çok somut konular işlenmiştir.

    Ø Kahramanlık, savaşlar, tabiat ve aşk konuları işlenir.

    Ø Şairlere ozan, kam, baksı, oyun, şaman gibi adlar verilir.

    Sözlü dönem ürünleri

    1. Koşuk


    Ø Hece vezni ve yarım kafiye ile söylenen şiirlerdir.

    Ø Kopuz eşliğinde söylenir.

    Ø Yiğitlik, aşk, tabiat konularını işler.

    Ø Nazım birimi dörtlüktür.

    Ø Bu şiirlerde düz kafiye kullanılır: aaaa, bbba, ccca… (aaab cccb dddb)

    Ø Bu şiirlerin İslâm sonrası halk edebiyatındaki adı koşma’dır.

    Ø Sığır denilen sürek avlarında söylenen lirik şiirlerdir.

    2. Sagu


    Ø Ölen bir kişinin arkasından söylenen ağıt şiirleridir.

    Ø Ölen kişinin kahramanlıklarını, başarılarını, erdemlerini anlatır; ölümlerinden duyulan üzüntüyü dile getirir.

    Ø Koşuk nazım şekliyle söylenir.

    Ø Bu şiirlere İslâm sonrası halk edebiyatında “ağıt”, Divan edebiyatında “mersiye” denir

    Ø “Yuğ” denilen ölüm törenlerinde söylenir.

    Ø Divanu Lûgatit-türk’teki Alp Er Tunga sagusu bu türün önemli bir örneğidir.

    3. Sav

    Ø Türk toplumunun dünyaya bakışını, geleneklerini, varlık anlayışlarını ortaya koyan özlü sözlerdir.

    Ø Bugünkü “ata sözü”nün karşılığıdır.

    Ø Divanu Lûgatit-türk’te pek çok sav vardır.

    4. Destan


    Bütün dünya edebiyatlarının başlangıç eserleri olan destanlar, çeşitli konularda yaradılış hikâyeleri yanında, milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış bir kahramanın veya tarih olayının millet

    muhayyilesinde ortak sembol ve ifadelerle zenginleştirilmiş uzun manzum hikâyeleridir.

    Türk destanları, kâinatın, insanın, kadının ve erkeğin yaradılışı; Türk milletinin doğuşu, çeşitli Türk devletlerinin kuruluş gelişme, çöküşleri, zafer ve yenilgileri gibi konularla beraber pek çok sebep açıklayıcı efsaneyi de içinde barındırır.

    Bütün dünya edebiyatlarında olduğu gibi Türk Edebiyatının da ilk örnekleri destanlardır.

    Milletlerin toplumu derinden etkileyen, tarihî önem arz eden önemli olaylarını (doğal afetler, savaşlar, göç, yangın vb.) konu edinirler

    Manzum hikâyelerdir.

    Destanlarda olağan üstü olaylar ve olağan üstü özellikte kahramanlar vardır.

    Destanlar anonim ve sözlü edebiyat ürünleridir.

    Ağızdan ağıza dolaşmak suretiyle oluşmuşlardır.

    Destanlarda anlatılan olayların geçtiği yer ve zaman bilinmez.

    Kahramanlar lider ve kurtarıcı rolündedir.

    İlk Türk Destanları

    Altay-Yakut:
    Yaradılış Destanı

    Sakalar Dönemi:
    Alp Er Tunga Destanı, Şu Destanı

    Hun Dönemi:
    Oğuz Kağan Destanı

    Köktürk Dönemi:
    Bozkurt Destanı, Ergenekon Destanı

    Uygur Dönemi:Türeyiş Destanı, Göç Destanı

Sayfayı Paylaş