spor branşları ve kuralları

Konu 'Bilgi Köşesi' bölümünde hilly tarafından paylaşıldı.

  1. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113

    FUTBOL






    [​IMG]







    Futbol kuralları ve ölçüler





    Standart futbol sahası ve **çüleriFutbolla ilgili kurallar Uluslararası Futbol Birliği Kurulu (International Football Association Board–IFAB) tarafından belirlenir.

    Futbol sahası dikdörtgen biçiminde, uzunluğu 90-120 metre, genişliği ise 45-90 metredir. Ancak uluslararası maçlarda bu ölçüler, uzunluk 100-110 metre, genişlik 64-75 metredir. Oyun alanı beyaz çizgilerle (karlı havalarda siyah çizgilerle) belirlenir. Bu çizgiler sınırladıkları alana dahildir. Bütün çizgiler 'en fazla' 12 cm (5 inç) genişliğinde olmalıdır. Uzun kenarlara taç çizgisi, kısa kenarlara kale çizgisi denir. Futbol sahasında taç çizgisi kale çizgisinden daima uzun olmalıdır. İki taç çizgisi arasında uzanan ve alanı tam ortasından ikiye bölen çizgiye ise orta çizgiadı verilir. Orta çizginin tam ortasında başlama noktası bulunur. Başlangıç noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında bulunan çembere de orta yuvarlak denir. Taç çizgisi ile kale çizgisinin birleştiği noktaya köşe denir. Her köşeye, en az 1.5 m. (5 ayak) yüksekliğinde, ucu sivri olmayan ve bayrak takılan bir direk dikilir. Bu direklere bayrak direği denir. Bayrak direkleri ayrıca, orta saha çizgisi hizasında, taç çizgisinin en az 1 m.(1 yarda) dışına dikilebilir. Köşe Yayı Her bir köşe Bayrak direğinden itibaren oyun alanı içine 1 m. (1 Yarda) yarıçaplı çeyrek daire yayı çizilir. Kale çizgilerinin tam ortasında birer kale bulunur. Kale iki kale direği ve bir üst direk'ten oluşur. İki direk arası 7,32 metre, üst direğin yerden yüksekliği ise 2,44 metredir. Her iki direk ile üst direk aynı kalınlıkta ve en çok 12 santimetre (5 inç) olmalıdır. Kale çizgileri de kale direkleri ile aynı genişlikte olurlar. Kale ağları, yan direklere, üst direğe ve yere iyice tutturulmak ve kaleciye hareket serbestisi vermek şartı ile kalelere takılabilir. Kale direkleri ve üst direk beyaz renkte olmalıdır. Kale önlerinde kale çizgisine bitişik olmak üzere 40,32 x 16,50 metre boyutlarında ceza alanı bulunur. Bu alan içinde, kalenin hemen önünde 18,32 x 5,50 metre boyutlarındaki başka bir alana da kale alanı (altıpas) denir. Ceza alanı içerisinde kalenin ortasından 11m. uzaklıkta penaltı noktası bulunur. Penaltı noktası merkezli 9,15 metre yarıçapında ceza sahası dışında yer alan ve ceza sahası çizgilerinde sonlanan yaya Ceza yayı denir.









    IFAB Kararları

    Oyuncular ve Teknik Kadro
    Oyuncular

    Berlin'de bir krampon heykeli.Futbol oyuncularına futbolcu denir. Futbol maçında oyun alanında biri kaleci olmak üzere 11'er kişilik iki takım bulunur. Eğer takımlardan birinde 7'den az oyuncu varsa, o maç başlatılamaz. Bütün maçlarda, yedek oyuncuların isimleri maç başlamadan önce hakeme verilmelidir. İsmi verilmeyen yedek oyuncular maçta oynayamazlar.

    Yedek Oyuncular

    Resmi maçlarda yani FIFA'nın, konfederasyonların veya ulusal federasyonların düzenlediği maçlarda en çok üç oyuncu değiştirilebilir. Müsabaka yönetmeliğinde, 3 ile 7 arasında olmak üzere yedek oyuncu sayısı belirtilmelidir.
    Diğer maçlarda, takımlar değiştirilecek azami oyuncu sayısında anlaşırlar ve hakeme maçtan önce bildirirlerse, anlaştıkları sayıda oyuncu değiştirebilirler. Eğer hakeme bildirilmezse veya değiştirilecek oyuncu sayısında anlaşma maç başlamadan sağlanamazsa, en çok 3 oyuncu değiştirilebilir.
    Oyuncuların Giysileri
    Bir oyuncu, kendisine veya bir başka oyuncuya tehlikeli olabilecek herhangi bir giysi giymemeli veya {herçeşit takılar da dahil} gereçler taşımamalıdır. Oyuncular kendi takımının simgesi olan çoğunlukla forma giyerler. Her oyuncunun forması üzerinde farklı bir numara yazılır. numaralar açık okunabilir şekilde olmalıdır. Yalnızca kaleciler, öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyerler. Alt giysi olarak şort giyerler. Eğer şortun altına tayt giyilirse şortun rengiyle aynı olması gerekir. Bütün futbolcular, bu oyun için uygun biçimde üretilmiş özel ayakkabılar yani krampon kullanırlar. Ayağa veya kaval kemiğine gelen tekmelerde yaralanmaları en aza indirmek için tekmelik ve tozluk(dize kadar örtebilen uzun spor çorabı) kullanırlar. Tekmelikler yeterli koruma sağlayan lastik plastik vb. malzemeden yapılmalı ve oyun sırasında tozluklarla tamamen örtülmelidir. Kaleciler çoğunlukla eldiven takarlar.


    Teknik kadro


    Takımın yönetiminden ve çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaktan sorumlu kişilerdir. Teknik Direktör, yardımcı antrenör, antrenörler, kaleci

    Karar 1:kalmak üzere, bir takımdaki en az oyuncu sayısı ulusal federasyonların takdirine bırakılmıştır. Ancak, IFAB bir maçın bir takımda 7’den az oyuncu kaldığı hallerde devam etmemesi gerektiği kanısındadır.
    Karar 2: Maç süresince teknik direktör oyuncularına taktik direktifler verebilir. Ancak bu direktifleri verdikten sonra derhal yeektör ve diğer görevliler, teknik alanın bulunduğu Karar 1: Eğer üst direk yerinden çıkar veya kırılırsa, oyun üst direk tamir edilip yerine takılıncaya kadar durdurulur. Eğer tamir imkânı yoksa, oyun tatil edilecektir. Üst direk yerine ip kullanılmasına izin verilmez. Eğer üst direk tamir edilebilirse oyun, oyunun durdurulduğu anda topun bulunduğu yerden yapılacak hakem atışı ile tekrar başlatılır.
    Karar 2: Kale direkleri ve üst direk tahta, metal veya onaylanmış diğer cins malzemeden yapılmalıdır. Şekilleri, kare, dikdörtgen, yuvarlak veya elips olabilir ve oyunculara tehlike yaratmamalıdır.
    Karar 3: Takımların oyun alanına giriş anından, devre arasında oyun alanından ayrılmalarına ve tekrar oyun alanına dönmelerinden maçın bitimine kadar, oyun alanına ve oyun alanıdaki gereçlere (kale direkleri ve kale ağları ile bunların sınırladığı alan da dahil) her türlü hakiki veya sanal ticari reklam koymak yasaktır. Özellikle kalelere, ağlara, bayrak direkleri ve bayraklarına hiçbir reklam malzemesi konamaz. Bu gereçlere hiçbir yabancı madde (kamera, mikrofon v.s.) takılamaz.
    Karar 4: Teknik alanın içinde veya taç çizgisinden bir metrelik mesafede olan oyun sahası dışındaki bölgenin zemini üzerinde herhangi bir reklam olmayacaktır. Ayrıca gol çizgisi ile fileler arasındaki bölgeye de reklam konulmasına izin verilmeyecektir.
    Karar 5: Karar 3'te belirtilen süreler dahilinde, oyun alanında ve oyun alanındaki gereçlerde (kale ağları ve çevirdikleri alanlar da dahil) FIFA'nın, konfederasyonların, ulusal federasyonların, liglerin, kulüplerin veya diğer kurumların hakiki veya sanal arma veya marka (logo veya amblem) reklamlarını yapmak yasaktır.
    Karar 6: Köşe vuruşu yapılırken gereken uzaklığı sağlayabilmek için, köşe yayından 9.15 m. (10 yarda) uzaklıkta kale çizgisine dik ve oyun alanı dışında bir çizgi çizilebilir.






















  2. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113




    VOLEYBOL






    [​IMG]




    Pas Çeşitleri

    Kısa pası: 3 numara oyuncularına atılan pastır, hızlı hücumu sağlar ve karşı takımı savunması yerine yerleşmeden yakalama amacı taşır. Yüksekliği ve zamanlamasına göre; 3 numara oyuncusu, top pasöre ulaşmadan önce hareketlenir ve top pasörle buluştuğunda havada olur, pasör topu oyuncunun eline atmak zorunda değildir

    Uzun pas: Genellikle 4 ve 2 numara oyuncularına atılan yüksek pastır
    .
    Geç Kısa Pas: 3 numara oyuncusu,topu almaya çalışır.

    Kurşun pas: 4 ve 2 numara oyuncularının hücumlarını hızlandırmak amacıyla atılan, file köşelerine doğru ve fileye paralel olarak atılan pastır.

    Normal pas: 3 numara oyuncusu, top pasöre giderken hareketlenir ve top pasörle buluştuğunda zıplar, topla en yüksek noktada buluşup, topa vurur.







    Oyuncuların mevkiileri


    pasör: Oyun kurucusudur. Smaçörlere ve orta oyunculara, hücum yapmaları için pas atar. Oyun kuruluşuna göre sahada 1 veya 2 tane bulunur. Yine oyun kuruluşuna göre, 3 numarada veya 3-5 3-1 çaprazında kullanarak oynayabilir.3 numara en ön alandır.

    pasör çaprazı: Pasör servise geçtiğinde öne gelen ve genellikle uzun pasla hücum eden oyuncudur. 2 numara oyuncusu da denilebilir. Bu oyuncu 4-3 taktiğinde görev alır.

    smaçör: Smaçörle bir takımda hücum yapan oyunculardır.Önde 2 ve 4 numarada bulunarak smaç yaparlar

    orta adamı: 3 numarada oynayan ve kısa,kurşun,arkaya dolanarak tek ayakla vurulan paslarla hucüm eden elemanlara denir. Bu görevde 2 oyuncu sahada yer alır. Birisi servise geçtiğinde çaprazındaki öne geçer, bu nedenle 3 numaralı bölge sürekli hücum bölgesidir.

    libero: Oyunun en arkasında duran savunma oyuncusudur. Servis atamaz, blok yapamaz, smaç basamaz. Takımdan farklı renkte forma giyer. Maçta veya takımda kaptan olamaz.

    Oyunda 6 numaralı bölgede bulunur. Rakipten gelen servisi ilk karşılaması gereken oyuncudur.




    Taktikler

    5-1: Tek pasör, iki smaçör, iki orta adamı ve bir pasör çaprazıyla sahaya çıkılan taktiktir. Pasör arka alana geçtiğinde, öncelikli olarak bir savunma oyuncusudur. Top pasöre gelirse, pasör topu karşılar ve pası atmakla yükümlü olan oyuncu pasör çaprazı olur, aksi takdirde pasör 3 metre içine kaçarak pasını atar ve yeniden savunma pozisyonunu alır. Pasörün arkada olduğu pozisyon takımın 3 oyuncusunun hucüm edebildiği, dolayısıyla güçlü oldukları pozisyondur.

    Modern 4-2: İki pasör, iki smaçör, iki orta adamı ile oynanır. 4-2'den farkı, pasörlük görevinin arka alanda bulunan pasöre ait olmasıdır, öne geçen pasör, pasör çaprazı gibi oynar ve takım sürekli olarak 3'lü hücum yapabilir



  3. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113

    BASKETBOL



    [​IMG]














    Basketbol müsabakaları iki hakem tarafından yönetilir. Misafir takım sahayı seçme hakkına sahiptir. Her devreden sonra saha değişimi yapılır.

    • Oyun, orta saha çizgisinde her takımdan birer oyuncu arasında yapılan hava atışı ile başlar. Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.

    • Oyun, 10'ar dakikalık dört periyottan oluşur. Beraberlik durumunda uzatma periyodu oynanır. Her takım ilk üç periyotta ve uzatma periyodunda 2'şer dakikalık bir, dördüncü periyotta iki mola hakkına sahiptir. İkinci ile üçüncü periyot arasında 15 dakikalık devre arası verilir.

    • Hücum eden takım, kendi sahasını 8 saniye içinde terk etmek, 24 saniye içinde de hücumunu tamamlamak zorundadır, aksi halde top kullanma hakkı rakip takıma geçer.

    • Oyuncu topla birlikte, top sürme (dribbling), pas atma (passing), şut atma (shooting) aktivitelerini yapma şansına sahiptir. Bir oyuncu top sürerken, topu eline alarak durdurursa, tekrar top sürme şansına sahip değildir; topu istediği yöne ve kişiye pas ya da şut atmak zorundadır.

    • Her takım 5 kişiden oluşur ve takımların sınırsız oyuncu değişikliği hakkı vardır. Eğer faul hakkını doldurmamışsa, her çıkan oyuncu tekrar oyuna dahil olabilir. Bir takımdaki beş oyuncudan biri ortada (post), ikisi savunma (guard) ve ikiside hücum (forward) oyuncusudur.

    • Oyunu bir baş hakem ve yardımcı hakem olarak iki hakem yönetir.

    • Her oyuncu beş faulle oyun dışında kalır, tekrar o maç için oyuna dahil olamaz. Her oyuncunun bireysel olarak yaptığı faul sayısının toplamı, takım faullerini de belirler. Toplamda dört takım faulüne ulaşan takımın daha sonra yaptığı her faul, karşı takıma serbest atış kullanma hakkı kazandırır.

    • Hakem tarafından durdurulmadıkça, top potadan veya çemberden dönerse oyun devam eder. Ayrıca, oyuncu sahayı belirleyen çizgilerin dışına temas etmedikçe, top oyun çizgilerinin dışına değmeden havadan saha çizgisinin dışına çıksa dahi, oyuncu topu içeri çevirebilirse de oyun devam eder.

    • Her sayı atışından sonra veya hakemin düdüğü çalmasının ardından, oyun ve oyun zamanı durur. Sayı yiyen takımın pota gerisindeki çizgi arkasından topu oyuna sokması ile hem zaman hem de oyun tekrar başlar. Oyun içindeki diğer durumlara göre, hakemin gösterdiği yerlerden, top oyuna sokulur.

    • Üç sayı çizgisi içinden yapılan her başarılı atış iki sayı, üç sayı çizgisi gerisinden yapılan her başarılı atış üç sayı olarak değerlendirilir. Faullerden veya kural ihlallerinden dolayı kazanılan başarılı serbest atışlar bir sayı olarak değerlendirilir.

    • Oyuncular iki durumda cezalandırılır: 1- Bireysel kural ihlalleri 2- Faul yapılan durumlar. Kural ihlali veya hatası (hatalı yürüme, topun çizgi dışına çıkması, hücum oyuncusunun üç saniyeden fazla post içinde durması v.b) top kullanma hakkını karşı takıma verir. Yapılan bireysel fauller ( itme, çekme, vurma, tutma v.b) ise oyuncunun faul cezası almasını sağladığı gibi faulün yapıldığı yer göz önünde bulundurularak, rakip topu yandan oyuna sokar, ya da serbest atış yapma hakkı kazanır.



    [​IMG]




    Bir basketbol topu• Serbest atış hakkı adedi, faulun yapıldığı zaman, yer ve çeşidine göre değişir. Şut atışı sırasında faul yapılmış ve atış sayı olmamışsa, atışı yapan takıma iki serbest atış hakkı verilir. Eğer atış sayı olmuşsa, bir serbest atış hakkı verilir. Bir takım, bir devredeki "takım faul" sınırını geçmiş ve atış sahası dışında faul yapmışsa, o zaman bire-bir denen serbest atış hakkını kullanır. Bu atışta kural, ilk atış sayı olursa, ikinci atış yapma hakkı kazanmaktır. Bire-bir'de ilk atışı kaçıran ikinci atışı yapamaz, top potadan oyun alanına dönerse, oyun devam eder. Teknik faullerde (oyunu geciktirme, sportmenlik dışı davranışlar, hakeme itiraz, izinsiz oyuna girme v.b) iki serbest atış hakkı verilir.Basketbol şu anda dünyada en iyi oyun olarak gösteriliyor.En iyi ligler ise NBA ve NCAA (kolejler arası profsyenel basketbol) olarak bilinir .
  4. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113



    TENİS

    [​IMG]






    Kortlar
    Tekler maçlarında kort 23,77 metre uzunluğunda ve 8,23 metre enindedir. Kortun eni çiftler maçlarında 10,97 metreye çıkartılır. Kortun etrafındaki fazladan alan ise oyuncuların uçan toplarını alabilmesi içindir. Kortun eninden gerilmiş olan net sınır çizgisini iki eşit parçaya böler. Net desteklerde 107 santimetre ve merkezde 91,4 santimetre uzunluğundadır.


    Kort Çizgileri



    [​IMG]


    Tenis sahasının boyutları (feet olarak)
    Tenis kortunun metrik bazda gösterimi. (imperial version bakınız).Kortların genişliğini belirleyen çizgilere sınır çizgileri denir. Bunların ortasındaki küçük işaretin adı ise çilekeş çizgisidir.bu çizgilerin kalınlığı 5cm.dir


    Kort tipleri


    Üç ana türde kort vardır. Kortların yüzeyinde kullanılan malzemeye bağlı olarak her topun yüzeye sekmesindeki hızı farklıdır. Bu da iki kişilik oyunlarda oyunun seviyesini etkileyebilir. En bilinen üç kort türü:

    Toprak Kort
    Çim Kort
    Sert Kort
    Bazı oyuncular belirli yüzeylerde daha başarılı sonuçlar elde ederken bu oyunculara başarılı oldukların kortun uzmanı (örneğin çim kort uzmanı) denilir.

    Toprak kortları 'yavaş' olarak tanımlanırlar;çünkü top rakete gelene kadar hız kaybeder ondan sonra oldukça yükseğe zıplar ve yere çarptıktan sonra ani bir hizlanma olur;çünkü toprak kortta oyuncular top-spin vuruşları tercih etmeleridir. Toprak korttaki maçlar winner adı verilen sayı alan vuruşların daha zor olması sebebiyle daha uzun sürer. Sayılar genellikle oyuncularin basit hatalar denilen topun filede kalması ya da çizgilerin dişarı atilmasi sonucu alınır . Toprak kortlarında oynanan oyunlarda topun bıraktıği izler belirgindir.

    Sert ve çim kortlar daha "hızlı" yüzeylerdir. Bu hız yapıldıkları maddeye göre değişir. Bu yüzeylerin özelliği kısa sıçrayışlardır. Bu kortlarda sert servis atan ve vuruşları sert olan oyuncuların avantajı vardır. Çim kortlarda topun sıçraması miktarı, çimin ne kadar sağlıklı ve ne sıklıkta biçildiğini gösterir.

    Normal bir puanlık oyun:

    Oyuncular veya çiftler nette karşılıklı bir biçimde durur. Bir oyuncu servisi uygular ve netin karşısındaki oyuncu(lar) yani rakib(ler)i alıcıdır. Servis kortun iki yarısı arasından değişir.

    Her bir puan için, servis atan kişi sınır çizgisinin arkasında, orta işaret ile yan çizgi arasında durur. Alıcı onun tarafındaki netten istediği yerde durabilir ama genellikle servis kutusunun arkasındadır. Alıcı hazırsa servisi atan kişi atar.

    Meşru olarak top nete değmeden üstünden rakiplerinin çaprazı sahasına iner.Top eğer servis atarken dışarı çıkarsa aut olur ve servisi atan kişi puan kaybetmiş olur.


    Şutlar

    Servis :Court tennis de servis aşamaları sırasıyla (sağ elini kullanan oyuncular için);
    1- Raket ve top birbirine paralel şekilde elde hazır olur.
    2- Doğru servis kutusuna alınan vücut pozisyonuyla birlikte top dikey alın hizasına yaklaşık 2 kol boyu yükseltilir.
    3- Top raketle eş zamanlı birbirinden ayrılırken sağ eldeki raket, koldaki flexörleri çalılştırarak sırta kapalı şekilde alınır.
    4- Dirsekten, yukarıya doğru yükselen topa, omuzudan kuvvet alarak vuruş uygulanır ve raket sol ayak yanına indirilerek vuruş tamamlanır.


    Forehand :Forehand de sağ kol raket tek elle tutulacak şekilde baş üstünden düzgün bir açıyla kol gergin bir şekilde geriye çekilir.Bu esnada bacaklar birbirine paralel olacak şekilde hafif bükük durulur. Gerilen raket aşağıdan giderek hafif bükülmüş dizin tam önünde topa vurulur. Topa vurulduktan sonra raket boyna çekilir ve çekilirken sol elle tutulur.


    Backhand :Backhand vuruşunda geriye iki elle raket çekilir. raket geriye çekildikten sonra yüzü karşıyı göstermelidir. raket çekilirken dizler paralel bir biçimde hafif kırılmalıdır. topa dizin biraz önünde raket iki elle vurulmalıdır. raket topa vurulduktan sonra iki elle boyna çekilmelidir.
  5. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    YÜZME



    [​IMG]


    Serbest yüzme yarışı


    Serbest yüzme stili, yüzücünün kulaçlarla ve ayak vuruşlarıyla yüzdüğü bir stildir. Ayak vuruşları yüzücüye ancak %10 civarında hız kazandırmakta, büyük hız kulaçlardan alınmaktadır. Yüzülen en hızlı stildir. İsteğe bağlı olarak 3, 5, 6, 9,10 kulaç ile yüzülebilir. Kulaç sıklığıyla beraber vücudun su içerisindeki uyumu da önemlidir.

    Serbest yüzme suyun üzerine çift kol vuruşuyla, birbirinden farklı şekilde yapılır. Bacak hareketleri devamlıdır. Bu yüzden serbest yüzme en hızlı olanıdır. Genelde 3 kolda bir nefes alınır. Ama isteğe bağlı olarak her kolda bir nefes alınabilir. Nefes, yüzerken başın yana döndürülmesi suretiyle alınır. Serbest stilde kulaç en uzak noktaya uzanarak atılır, parmak uçları havuzun karşı duvarını gösterecek şekilde uzatılır ve kulaç karnın altından çekerek kalçanın sonuna kadar çekilir, sonraki hareketler devamlıdır.

    Serbest stil, dört müsabaka stili içinde en hızlı olanıdır. Çekiş mekaniği, bir sağ-bir sol kol çekişi ve değişken sayıda yapılabilecek ayak vuruşundan oluşmaktadır. Serbest yüzmeyi anlatmak için bu bölümde aşağıdaki başlıklar kullanılmıştır:

    1. Kol çekişi 2. Çekiş şekilleri 3. Ayak vuruşu 4. Kollar ve bacakların zamanlaması 5. Vücut pozisyonu ve nefes alma - verme 6. Kol ve vücut hızı için şekiller 7. Genel hatalar 8. Driller 9. Nefes alma şekilleri





    Suya Giriş ve Uzanma

    Suya giriş başın önünde, alnın ortası ile suya giriş tarafından omuz başının arasında orta bir noktadan olmalıdır. Yüzücünün kolu az miktarda ileri uzatılmış olmalı ve el suya girer girmez avuç içi dış yana doğru çevrilmelidir. Elin girişinden sonra kol da sanki el su yüzeyinde bir ****k açmışçasına aynı noktadan suya girmelidir. Kolun suya girişinden sonra kol su yüzeyinin hemen altında mümkün olduğu kadar ileri uzatılmalı, bu sırada avuç içi de uzanma safhası tamamlandığında tam aşağı bakacak konumda olmak üzere çevrilmelidir. Kol çekişinin bu safhasına uzanış safhası adı verilir. Yüzücünün eli- uzanış sırasında, uzanış yönüne doğru düz bir konumda ileriye doğru uzatılmalıdır.

    Yüzücü, kolu suya girer girmez suya herhangi bir kuvvet uygulamaya çalışmamalı, o sırada itiş hareketini tamamlamakta olan diğer kolun hareketini etkilememek için çekiş hareketine başlamamalıdır. Bu sebeple kol suya girdiğinde baş ile omuz arasında orta noktadan ileri uzanma hareketine devam etmeli harekete omuz başının ileri uzatılışı destek vermelidir. Böylece bir teknenin burnu gibi bir şekil alan vücut, arkadaki kolun itiş hareketini rahatça tamamlamasına izin vermiş olur. Aşağı süpürme tam bu noktada başlar.


    Kurbağalama

    Kurbağalama, yüzücünün ayaklarının ve ellerinin daireler çizerek ilerlediği bir yüzme stilidir. Kurbağalama eller için 3 hareketten oluşur.

    Yükselme
    Küçülme
    Uzanma
    Ayaklar ise hep daireler çizerek kollara eşlik eder. Bu stilde ayaklar ve kollar yuvarlaklar çizerek öne doğru gitmesidir. Bu stilde dönüşler çift el olmak zorundadır.



    Kelebek yüzme

    oldukça yeni bir yüzme stilidir. Bu stil kurbağalama yüzüşünden gelir, çünkü kolların ters hareketleri suyun üzerinde yapılır. Kolların çekişi kalçalara kadar uzanır. Kolların çekilmesi ile birlikte dolfin ayak yapılır. İsteğe bağlı olarak 1,2,3... kolda bir nefes alınarak yüzülebilir. Diğer stillere göre oldukça ağırdır.



    Sırt üstü yüzme

    suyun üzerinde sırt üstü yatarak yapılmaktadır.Eller baş hizasına gelir ve geriye doğru ayaklar yardımıyla ilerlenir.Sırt üstü yüzerken insanın kendisini raat bırakması gerekir.

    Sırt üstü yüzenler yüzmeye başlarken ayaklarını ve de ayak parmaklarını suyun altında tutmalıdırlar. Ayrıca isminden de anlaşılabileceği gibi sırtları üzerinde kafaları yukarda yüzmeleri gerekir. Yüzücüler start aldıktan sonra 15 m kadar su altında yüzme hakkına sahiptir.





    KARIŞIK YÜZME VE BAYRAK YARIŞLARI

    Karışık yüzme; ferdi karışık ve karışık bayrak olarak 2 çeşittir. Ferdi karışıkta yüzücüler 4 stili sırasıyla kelebek, sırtüstü, kurbağalama ve serbest stil olarak yüzerler. Karışık bayrak yarışlarında ise yüzcüler 4 stili sırasıyla sırtüstü, kurbağalama, kelebek ve serbest stil olarak yüzerler. Her bölüm o stilin kurallarına uygun olarak bitirilir. Bayrak takımları 4 yüzücüden oluşur. Bayrak yarışlarında, bir önceki takım arkadaşının eli duvara (touch ped) değdikten sonra diğer yüzücü çıkış yapar. Aksi halde takım diskalifiye edilir. Bayrak takımında yüzecek yüzücülerin isimleri ve sıraları yarış başlamadan önce belirlenir. Sekreterliğe verilen yüzme listesindeki sırayla yüzülmemesi diskalifiye sebebidir.
  6. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    ATLAMA YARIŞLARI


    [​IMG]


    Atletizmin bir dalı olan atlamalarda, gerek yüksek ve sırıkla yüksek atlama, gerekse uzun atlama, bir koşu sonunda sıçrama ile yapılır. Atlamalar 4 bölümden oluşur:
    1- Yüksek atlama
    2- Uzun atlama
    3- Üç adım atlama
    4- Sırıkla atlama

    Uzun ve üç adım atlamada yapılan derecenin rekor olabilmesi için arkadan esen rüzgarın hızının saniyede 2 m'yi geçmemesi gerekir.



    a) Yüksek atlama:
    Koşarak hız kazandıktan sonra sağlam iki dik sehpanın arasındaki çıtanın üzerinden atlayarak yapılır. Bu atlamada prensip vücudun çıtanın üzerinden düşürmeden geçmesidir. Yüksek atlamayı diğer yarışmalardan ayıran özellikler üç tanedir. Birincisi mesafe dikey olarak ölçülür, ikincisi başarı ve başarısızlık belirli bir yükseklikteki çıtayı aşmaya bağlıdır, üçüncüsü ise atlet başarılı olduğu sürece sayısız deneme hakkına sahiptir.
    Bu spor dalında başarılı olmak için, bacak adalelerinin doğal bir yaylılık ve tempo kuvvetine sahip olması, vücudun dirençli ve uyumlu olması gerekir. Boy faktörü sanıldığının tersine avantaj oluşturmaz. Atlama alanı olarak kullanılan, çıkış noktası ile yarım daire şeklinde olan hızlanma sahasının uzunluğu, 15 m'den az olamaz. Atlama sehpası, sert ve bükülmez ağaçtan veya madendendir.
    Aralarındaki mesafe 3.66-4.02 m'dir. Atlama çıtasının uçları kare, üçgen veya yuvarlak olabilir. Ağırlığı 2 kg'ı geçemez. Sehpa üzerindeki çıta, yarışmacının dokunduğu zaman kolayca düşecek biçimde yatay durumdadır. Çıtanın arkasında süngerle doldurulmuş düşme minderi, en az 5x4 m boyutunda ve yeterli kalınlıktadır. Kullanılan malzemelerin başında, topuğu korumak için plastik ve lastik çivili ayakkabıları sayabiliriz. Topuğun kalınlığı 6 mm'yi, taban kalınlığı da 13 mm'yi geçemez.
    Atlamadan önce hız kazanabilmek için koşulması gerekir. Atlayıcı, 7-11 adım arası yaklaşma koşusunu, 30-40 derecelik bir açı ile giderek hızlanan bir koşu temposi ile yapar. Atlayıcı, çıtaya çok yakın basarak sıçramalıdır. Sıçrayış tek ayakla ve geriye alınmış vücudun gergin bacak üzerine alınmasıyla başlar. Çıta üzerine gelince vücudun ekseni etrafından dönmesi, başın göğüs hizasına alınması ile sürer.
    Önce dış kol ile savunma bacağının mindere değmesi, sonra da gövdenin kalça ile omuz üzerinde dönüşüyle atlama tamamlanır. Yüksek atlamada yarışmacının uyması gereken en önemli kural; sıçramada tek ayağını kullanmasıdır. Yüksek atlamada yarışmacılar elk atlayacakları yüksekliği kendileri seçerler. Alt sınırın yukarısında olmak kaydıyla herhangi bir yüksekliği atlamadan geçebilirler.
    Başarılı olduğu sürece sayısız deneme hakkına sahiptirler. Ancak birbirini izleyen üç başarısız atlama denemesi yaptıklarını elenirler. Atlanan yükseklik, dik olarak yer ile çıtanın üst kenarının en alt kısmını içerir. Bir rekor durumunda yükseklik, atlamadan sonra yeniden ölçülür. Kazanan atlet elenmeyen son atlettir.
    Beraberlik durumunda, söz konusu yüksekliğin üç deneme hakkından en azını kullanarak geçen kazanır. Bu durumda da beraberlik bozulmazsa toplam atlayışı en az olan kazanır. Kullanılan araçların ve atlama alanının düzenli olması atlayışın kurallara uygunluğu ve yüksekliğin ölçülmesi iki veya üç hakem tarafından sağlanır. Yüksek atlama sporu yapan atlayıcıların kullandıkları atlama stilleri 4 tanedir.
    1- Scissor (makaslama)
    2- Straddle ve Dive Staddle
    3- Fosbury Flash
    4- Kalifornia (**stern Roll)
    Bunlardan en popüler olanları Straddle (Binme) ve Fosbury Flash teknikleridir. Straddle'da atlet yüzü aşağıya bakar biçimde, vücudunu çıtanın etrafında döndürerek atlar. Fosbury Flash tekniğinde ise atletin çıtayı önce başı geçer ve omuzlar üzerine düşülür. Kısa zamanda öğrenilmesi ve göze hoş görünmesi Fosbury Flash tekniğini popüler kılmaktadır. Yarışmacı atlama sırasında iki ayağının üzerinde sıçrarsa, çıtayı aşmadan düşerse, atlama anında çıtaya çarpar desteklerinden düşürürse başarısız sayılır.



    b) Uzun atlama (Tek adım atlama) :
    Tek sıçrayışta en uzak mesafeye ulaşmaya dayanan pist ve alan sporudur. Olimpiyat yarışmalarında yer alan uzun atlama, 1896 yılından bu yana erkekler, 1948'den beri de bayanlar tarafından yapılmaktadır. 1991 yılında Tokyo'da düzenlenen Dünya Atletizm Yarışması'nda Mike Po**ll, 8.95'lik atlayışla Bob Beamon'a ait 23 yıllık rekoru kırarak, ulaşılması güç bir derecenin sahibi oldu.
    Uzun atlama yaklaşık 45 m'yi bulan hız alma mesafesinden koşularak, zemin hizasındaki gerileme sahasını geçmeden kum havuzuna atlanılarak yapılır. Bu spor dalında başarılı olmak için atletler süratli koşu, sprintler, yüksek atlama, ayaklarını ve baldırını kuvvetlendirici idmanlar ve cimnastik hareketleri yaparlar ve koşuya tam anlamıyla ısındıktan sonra başlarlar.
    Atlama alanı olarak kullanılan koşu pistinin en az 1 m ilerisindeki atlama havuzundaki kum, yarışmalardan önce nemlendirilir. Kum havuzunun boyutları en az 2.75x10 m'dir. Her atlayıştan önce atlama çizgisi ile aynı seviyede olması sağlanır. Atlama sırasında kullanılan tahtadan yapılan atlama tahtası, koşu yoluyla eşit düzeyde olacak şekilde toprağa gömülür.
    Atlama tahtasının ön kısmına da adım hatalarının belirlenmesi için macun döşenir. Yarışmacının kullandığı malzemeler, koşu elbisesi olarak eşofman ve plastik çivili ayakkabılardır. Koşuya, ayaklar bitişik, hafif koşu ritmiyle başlanır. Son hıza basma tahtasına yaklaşıldığında ulaşılması ve tahtaya iyi bir şekilde basılması önemlidir. Sıçramayı takiben dizler kolların altına çekilip, uçuş yapılır. Bunu ayaklar üzerine ileri doğru denge temin edilerek düşme izler.
    Uzun atlamalarda atletlerin altışar deneme hakları vardır. Atlayıcının ayağı basma tahtasını geçerse, bu deneme ölçülmez. Atlayışın geçersiz olduğunu bildiren kırmızı bayrak hakemler tarafından kaldırılır. Hakemler hataları gözlemek, atlama yerini işaretlemek, atlamayı ölçmek ve yarışmacıları toplamakla görevlidirler.
    Hakem sayısı her yarışma için değişiklik gösterir. **çüm, basma tahtası ile atletin kum havuzundaki en yakın izi arasındaki mesafe esas alınarak yapılır. **çülen uzunluk, alttaki en yakın cm'ye indirgenerek yazılır. Uluslararası yarışmalarda üçer atlayışlık eleme turlarında en iyi dereceyi yapan sekiz atlet yeniden üçer atlayış daha yapar. Final olarak adlandırılan bu atlayışlarda kazanan atlet, en iyi dereceyi yapan atlettir.

    c) Üç adım atlama: Üç adım atlama; sıçrama, adım atma ve atlama biçimindeki üç ayrı kesintisiz hareketin ard arda yapılarak, en uzak mesafeye ulaşmaya dayalı pist ve alan sporudur. 1896'dan beri olimpiyatlarda yer almakta olup, ilk oyunlarda iki sıçrama, sonraları tek sıçrama biçimini aldı.
    Günümüzde üç adım atlama, hız mesafesi uzun atlamada olduğu gibi 45 m'dir. Burada da atletler uzun atlamada olduğu gibi süratli koşu ayak ve baldırları kuvvetlendirici egzersiz ve cimnastik hareketleri yaparlar. Koşuya tam anlamıyla ısındıktan sonra başlarlar.
    Sadece üç adım atlayıcı, tek adımcıdan daha alçak sıçramalar yapar. Güç ve denge rüzgara karşı durmak için en gerekli şeylerdir. Atlama saharı olarak kullanılan atlama havuzu ve atlama tahtası, uzun atlamadakinin aynısıdır. Yalnız üç adım atlamada, atlama havuzu ile atlama tahtasının arası en az 11 m'dir.
    Günümüzde üç adım atlamalarda, süratle atlayan ve sıçrama kuvvetine sahip olanların kullandığı De Silva tekniği ile az süratli olanlar tarafından kullanılan Ortadoğu tekniği tercih edilir. Tek adımın aksine, üç adımda basmadan önce fazla sürat önemli değildir. Sıçrama, çabuk ve koşu yönünde olup tek adımdan daha alçak olmalıdır. Yarışmacı tek ayağı üzerinde havalanır ve aynı ayağının üzerine iner. Bunu yerde atılan ikinci uzun bir adım izler. Adım için diğer ayağının üzerine düşmelidir. Bu süre içinde yarımacı koşu alanındadır. Üçüncü ve son atlamayı yapıp iki ayağıyla havuza düşer.
    Üç adım atlamalarda da atletlerin altışar hakları vardır. Altı hakkında en iyi dereceyi yapan birinci olur. Atletler, atlayış sırasında yanlış ayağıyla, kasten yere dokunursa atlayış geçersiz olur. Diğer kurallar uzun atlamadakilerin çok benzeridir.



    d) Sırıkla atlama:
    Yatay bir çıtanın üstünden bir sırık yardımıyla atlamaya dayanan bir atletizm dalıdır. Atlama branşlarının en zoru olan sırıkla atlama, yardımcı araç kullanılarak yapılan bir spordur. 19. yy. ortalarından beri spor yarışmalarında yer almaktadır.
    Ukraynalı ünlü sırıkçı Sergei Bubka, 1991 yılında dördü pistte (6.10), dördü de salonda (6.12) olmak üzere sekiz rekor kırıp, toplam dünya rekoru sayısını yirmi sekize çıkararak, sırıkla atlamanın en büyüğü olduğunu kanıtladı. Günümüzde sırıkla atlama, atlama noktasına 45 m uzunluğundaki bir pistten koşularak yapılır.
    Bir çeşit akrobasi hareketi olan sırıkla atlamada, atletin başarılı olması için güçlü kollarının olması gereklidir. Uzun boylu olmak ayrıca büyük bir avantajdır. Uzun boylular, yükselişlerde üst tutuşu kolay yaparlar, enerjilerini daha ölçülü kullanırlar ve kollarla yapılan çekişlerde daha başarılıdırlar. Ayrıca rüzgar da önemli bir etkendir.

    Sırıkla atlamada kullanılan en önemli malzeme atlama sırığıdır. Atletler yaklaşık 5 m uzunluğunda, 2 kg ağırlığında, cam elyaflı fiberglass sırık kullanırlar. Bu sırıklar atletlerin boylarına ve ağırlığına göre değişiklik gösterebilir. Ancak uzunluğu ve ağırlığı konusunda bir sınırlama yoktur.
    Sırıklar hafif eğimli olup, elle iyi kavranabilmesi için altından ve üstünden bantla sarılmıştır. Koşu pistinin ucunda sırığı dayamak için toprağa gömülü sırık sandığı vardır. Atlet bu sırıkla havaya yükselerek iki direk arasındaki metal çıtayı aşmaya çalışır.
    Sırığı, 2.2 kg ağırlığındaki metal çıtayı geçerken bırakır ve 1 m yüksekliğindeki özel mindere düşer. Sırıkla atlayan atletler, topuklarında süngerli lastik bulunan ya da bu atlayışlar için özel olarak hazırlanmış ayakkabılar kullanırlar. Bu ayakkabılar aynı zamanda ayak bileklerini de koruyucu özellik taşırlar. Atletler, sırığı el altı veya el üstü pozisyonu olarak adlandırılan iki ayrı biçimde taşırlar, 16-22 adım arası olan yaklaşma koşusuna başlar. Bu koşu yavaştan, hızlıya doğru olup, aynı tempo korunur. En yüksek hıza sıçrama noktasında ulaşılır. Sırığın saplama çukuruna yerleştirilmesini, yay gibi gerilen sırığın ucunda atletin havaya yükselmesi izler.
    Bunu takiben eller ve ayaklar uzatılmış durumdayken sallanış hareketi başlar. Sallanmayı vücudu yükseltecek olan çekme hareketi izler. Bu sırada sırıkçının sırtı yere doğru olup, sırıkla daha yükselmek için itme hareketine geçer. Çıtayı geçeme sırasında önce sol elini, sırıktan çekerek sağ eliyle ittiği sırığı bırakır. Düşüşün ayaklar üzerine, konmanın da uzun oturuş vaziyetinde, kalça üzerine olduğu iniş hareketiyle atlama tamamlanır.
    Sırıkla atlamalarda atlet, her yükseklik için üç atlama hakkı kullanır. Atlayıcı tespit edilen en az yüksekliğin arttırılmasını isteyebilir. Bir atlet ard arda üç başarısız atlayış yaparsa elenir. Yarışmacı isterse bir ya da iki başarısız atlayıştan sonra kalan atlayış hakkını, daha yüksek bir çıtada deneyebilir. Atlama sırasında sırık kırılması hata sayılmaz.
    İkisi araç-gereçleri hazırlayıp atışları kaydeden biri de gerilmeyi gözleyip, yarışmacılarla ilgilenen üç görevli hakem vardır. **çüm yerden dik olarak, çıtanın üst kenarının altı kısmına kadar yapılır. Her seriden ve rekor duyurusundan sonra yükseklikler ölçülür. En yüksekten atlayan yarışmayı kazanır. Aynı dereceyi paylaşan iki atlet olursa, en son yüksekliği en az denemede aşan, yarışma boyunca çıtayı en az düşüren ya da en az deneme yapan atlet birinci olur.
  7. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    KOŞULAR




    [​IMG]



    Atletizmin bir dalı olan koşular, önceden belirlenmiş çeşitli mesafelerde koşularak rakiplere ve zamana karşı yapılan mücadeleyi ifade eder. Tüm zamanların en eski ve en çok ilgi gören spor dallarından biridir. Pist yarışları ve yol yarışları olarak iki ana dala ayrılır. Pist yarışmalarında belirli bir mesafede en hızlı koşmak esastır. Tüm koşular "kronometre" denilen zaman ölçüsü ile ölçülür.


    Yarışmalar özel atletizm stadyumlarında yapılır. Stadyumun çevresinde kulvarlara ayrılmış elips biçiminde koşu pisti vardır. Ortadaki çim alan ise atma ve atlama yarışmalarına ayrılmıştır. Bütün yarışmaların oyun alanları stadyum üzerinde aynı anda bulunur ve aynı anda birkaç yarışma birden yapılır. Bununla birlikte yarışmalar açık havada ya da salonlarda düzenlenebilir.



    Salon müsabakalarında atma yarışmaları yapılmaz ya da değişik uygulama ve yöntemlerle yapılır. Fakat resmi dünya rekorlarının mutlaka açık havada kırılması, 100 m düz ve 110 m engelli yarışlarında ise arkadan esen rüzgarın hızının saniyede 2 m’yi geçmemesi gerekir.


    Pist yarışları 6 bölümden oluşur:
    a) Sürat Koşuları
    b) Orta Mesafe Koşuları
    c) Uzun Mesafe Koşuları
    d) Bayrak Koşuları
    e) Engelli Koşular
    f) Hendek


    Yol yarışları 4 bölümden oluşur:
    a) Maraton
    b) Yürüyüş
    c) Kır Koşusu
    d) Sokak (Yol) Koşusu



    Bu iki ana dal dışında bir de birleşik yarışlar vardır. Bu iki bölümden oluşur:


    a) Dekatlon
    b) Heptatlon
    Pist Yarışları:


    Pist yarışları, genellikle 400 m’lik elips biçimli pistlerde yapılır. Yarışmalar 6 bölümden oluşur





    a) Sürat Koşuları:


    Pist ve alan sporlarında; kısa mesafe atletlerinin bütün güçleriyle koşmasına dayanan, en süratli olanı belirleyen yarışlardır. Bir diğer ismi de kısa mesafe koşularıdır.


    Bu tür yarışmalarda koşucunun sürati ve dayanıklılığı yanında, temposunu değerlendirmesi de büyük önem taşır.
    Virajlı yarışların başlangıç çizgileri, tüm atletlerin aynı uzunluğu koşmalarını sağlamak için kademeli ve eğri olarak çizilmiştir. İç kulvarlardaki yarışmacılar yarışa daha gerilerden başlarlar.


    Sürat koşularının tümünde, oyun alanı olarak 400 m uzunluğundaki standart pist kullanılır. Bu pistlerin hepsinde "tartan" denilen sentetik bir bileşik olan yapay zemin vardır. Pistin bitiş çizgisi tüm yarışlar için aynıdır. Pist üzerinde 8 kulvar işaretlenerek, yarışmacıların birbirinden ayrılmaları sağlanmıştır. Sürat koşularının tümünde her koşucu, parkurunu kendi kulvarında koşarak tamamlar.


    Sürat koşucuları yarıştan önce ısınmalı, adalelerini gevşetici hareketler yapmalıdırlar.


    Sürat koşularında atletler çıkış takozları kullanırlar. Bu çıkış takozları, başlangıç çizgisinin hemen arkasına vidalanan, yarışmacının ayaklarını basarak ilk hızını almasını sağlayan genellikle metal bir alettir. Ayakların konduğu düz kısımlar, atletlerin tercihine göre ayarlanabilir. Bu çıkış takozları ile çömelmiş durumda çıkış yapmaya 1894′den sonra başlanmış olup, ilk kez 1930′da resmi yarışmalarda kullanılmıştır. Çıkış takozlarına, önemli yarışlarda yanlış çıkışları otomatik olarak saptayan elektronik bir mekanizma eklenir. Çıkış sırasında yarışmacının soğukkanlı ve hırslı olması çok önemlidir.


    Sürat koşularında atletler, ıslanma ile şeffaflaşmayan atlet ve şortlar giyerler. Numaralar kolayca görülebilecek büyüklükte sırta ve göğüse tutturulur.


    Çorapların pamuklu, beyaz ve dikişsiz olması gerekir. Yarışmalarda çivili özel spor ayakkabıları kullanılır. Bu ayakkabılar yarışma çeşidi ve atletlerin tercihine göre farklılık gösterebilir. Ama çiviler 2.5 cm uzunluğunu geçemez. Sentetik pistlerle birlikte metal çivilerin yerini lastik çiviler almıştır. Bu çiviler koşu sırasında yere batarak ayağın geri kaymasını önler.


    100 m’den 800 m’ye kadar olan yarışlarda koşucular yarışa, çömelmiş durumda bir ayak geride, öteki ayak çıkış çizgisinin hemen arkasında, el parmakları da yere değecek biçimde yerleşerek başlarlar.


    Çıkış hakemi 800 m’ye kadar olan koşularda (800 m dahil) "yerlerinize" ve "dikkat" komutlarını, daha uzun koşular için "yerlerinize" komutunu verir. Bütün atletlerin "dikkat" durumunda iki ayağı da piste değmeli ve hareketsiz beklemeleri gerekir.


    Yarışmalar bir tabanca veya benzeri bir aletin havaya ateşlenmesi ile başlar. Yarışmacılardan birisinin hatalı çıkış yapması durumunda çıkış tekrarlanır. İki kez hatalı çıkış yapan atlet diskalifiye edilir. Pist yarışmalarında diskalifiye olan atlet, pisti hemen terk etmelidir. Hatalı çıkıştan sonra yarışmacılar, tabancanın yeniden ateşlenmesi ile geri çağrılır.


    Sürat koşuları, yukarıda da belirtildiği üzere çökmüş vaziyette çıkış hareketiyle başlar. Fuleye geçmek için atılan toplanış adımlarıyla sürer. Bunu mesafenin 15-20 m’si ile son 5 m’si arasındaki fule adımları izler. Yarış ipinin göğüslenmesi ile koşu tamamlanır.


    Bitişte ipi göğüslemek veya finiş çizgisini geçmek, ya atletin ellerini başının üstüne kaldırması ya da elleri ile fırlatarak seride omuz ile dokunmak şeklinde olur.


    Yarışmalarda dereceler elektronik kronometre ile saptanır. Bu kronometreler, yarışmayı başlatan tabancaya bağlanmıştır ve ateşleme ile kendiliğinden otomatik olarak çalışmaya başlar. Ayrıca ipi göğüsleyen atlet, saniyenin yüzde birini saptayabilen "Foto Finiş" aletiyle tespit edilir.


    Zaman, silahın ateşlenmesinden, atletin gövdesinin bitişe vardığı ana kadar geçen süre ölçülerek bulunur.
    Beraberlik durumunda, ikinci tur her iki atletin katılmasına engel ise iki atlet yeniden yarışır. Bu durum dışında bütün beraberlikler olduğu gibi kalır



    Sürat koşuları mesafelerine göre üç ana yarıştan oluşur:


    1- 100 m koşusu
    2- 200 m koşusu
    3- 400 m koşusu



    1 - 100 m koşusu: Sürat koşularının en kısası olup, tüm kuvvetin bir hamlede harcanmasını gerektirir. 100 m koşuları ana tribün önündeki virajsız düz parkurda koşulur. Her atlet kura ile belirlenen kendi kulvarında yarışır. İnsan hayatında önem taşıyan salise farkları 100 m koşularında çok önemli rol oynar. 1912′lerde 100 m dünya rekoru 10.6 saniye iken 1968′de Jim Hines 9.9′a, 1991 yılında ABD’li atlet Carl Lewis 9.86′ya, 1994 yılında ise Leroy Burrell 9.85 saniyeye indirmeyi başardılar. 100 m yarışlarında en yüksek hız erkeklerde 45 km/saat, bayanlarda 40 km/saat olup bu hızlara ancak 40 m’den sonra ulaşılabilir.


    Atlet, ellerini çıkış çizgisinin arkasına koyarak kolları düz, kafası belkemiği ile paralel durumda, arka ayak çıkış takozunda iken, tabancanın ateşlenmesiyle ileri fırlar. Birinci adım 75 cm’i geçmez. İlk 10 m kısa ve seri adımlardan oluşur. 100 m koşucusu azami fırlayış, sürat ve adım uzunluğunu sağlayabilmek için ayak uçlarıyla koşmalı ve ayaklarını yukarıya fazla kaldırmamalıdır. 100 m’de, birincisi çıkarken, ikincisi toplanışla fule arasında, üçüncüsü de son 15-20 m’de olmak üzere üç kez nefes alıp verilir. Atletlerin bitiş çizgisini geçmeleriyle yarış tamamlanır. Tüm sürat yarışlarındaki yarış kuralları, 100 m. koşularında da uygulanır.


    2 - 200 m. koşusu: 200 m koşusu, 100 m’nin devamıdır. Ancak 200 m atletleri ile 100 m atletleri arasındaki en önemli fark, nefes kapasiteleridir. 200 m’ci başlangıçta 20 m’de bir nefes alır, sonlara doğru nefes alışı daha sıklaşır. Ayrıca 200 m’ciler, 100 m’cilerden daha yumuşak bir koşu tarzına gereksinim duyarlar. Bir de daha dayanıklı ve inatçı olmaları gereklidir. 200 m koşuları virajlı parkurda yapılır, yarış kuralları diğer sürat koşularında olduğu gibidir. Her 200 m’ci 100 m. koşabilir, ama 200 m. koşamayan 100 m. atleti çoktur.


    3 - 400 m. koşusu: Bu koşuya sürat koşusu veya sprint (fırlayış) denilebilir. Bu koşular ilk kez 440 yarda olarak 20 yy. başlarında düzenlendi. 400 m, güçlü bir vücudun bile ancak teknikle koşabileceği bir mesafedir. Sürat koşucuları ve yarı mukavemet koşucuları, 400 m’yi başarıyla koşarlar. En iyi 400 m sonuçları, normal-ritmik bir şekilde nefes alındığı ve her 100 m’nin birbirine denk hızla koşulduğu zaman alınır. 400 m. koşuları virajlı pistlerde yapılır ve bu yarışlarda ilk çıkış çok önemlidir. Yarış kuralları ve kullanılan malzemeler diğer sürat koşularında olduğu




    b) Orta Mesafe Koşuları:


    Orta mesafe koşuları, kısa mesafe koşuları ile uzun mesafe koşuları arasında sürat ve güç ögelerinin her ikisine de gereksinim duyulan yarışlardır.


    Günümüzde büyük bir gelişme gösteren ve baştan sona süratle koşulmaya başlayan orta mesafe koşularının bir diğer adı da "Uzun Sürat Koşuları"dır.
    Sürat koşularından farklılığı, son anda hızlanmaya olanak verecek bir tempoyla koşulmasıdır. 20. yy başlarına kadar yarım mil ve bir mil koşuları düzenlenirdi.


    Ülkemizin başarılı orta mesafe atletleri olarak 800 m’de Ekrem Koçak, Muharrem Dalkılıç’ı, 1500 m’de ise Mehmet Tümkan’ı sayabiliriz. Dünyada en ünlü orta mesafe koşucuları ise Finli atletler Paavo Nurmi ve Lasse Viren, Çek Zatopek ve İngiliz Sebastian Coe’dur.


    Orta mesafe koşuları, pist üzerinde saat yönünün tersine koşulur. Her tur sonunda vakit belirtilir. Son tura girerken ya kampana çalınır ya da havaya ateş edilir.


    Orta mesafe koşuları mesafelerine göre ikiye ayrılır:


    1- 800 m. koşusu
    2- 1500 m. koşusu



    1- 800 m. koşusu:
    Büyük bir efor ve sürat harcanılan 800 m. koşuları, hafif atletizm sınıfı bir koşudur. İyi bir 800 m. koşucusu dayanıklı, süratli ve çok zeki olmalıdır. Çömelerek yapılan bir çıkıştan sonra, ilk 50-60 metreyi büyük bir süratle geçmek ve ilk virajı iyi almak çok önemlidir. Çok yorucu olan bu yarışta atletin adımları uzun, serbest ve yumuşak olmalı ve devamlı rakiplerini kontrol etmelidir. Koşucu ağzından ve burnundan nefes alabilir. Yarış taktiklerini ve süratinin derecesini bilmesinde büyük bir yarar vardır. Yarışmalarda eğer önde değilse, önde koşan koşucuya göre temposunu ayarlamalı, rüzgarı hesaba katmalı, son virajda atağa kalkmalıdır.


    2- 1500 m koşusu:
    Bu koşu kuvvetli, dayanıklı ve süratleneceği yeri iyi bilen atletlerin başarabileceği koşudur. 1500 m koşucularının kendi vücudu ahenkli ve uyumlu olmalı, ayakların tabanı ile basarak koşmalı, nefes alma ritmi düzgün olmalıdır. Bilinen temposunu değiştirmeden korumalı, son 100-300 m’de süratlenmelidir.

    ) Uzun mesafe koşuları:



    Uzun mesafe koşuları, finişte atağa kalkmanın orta mesafede olduğu kadar önem taşımadığı, her şeyin tempoya bağlı olduğu son derece sağlam bir yapı isteyen koşulardır.


    Uzun mesafe koşularında da stil ve nefes çok önemlidir. 2 m’de bir nefes alınıp verilir. Adımlar kısa ama daha serbest olup, ayaklar yere tabanla basar. Adımlar makineleşmiş bir tempoyla atıldığı için, bir diğer adı da "Araba Koşusu"dur.


    Dünyada en ünlü uzun mesafe koşucusu, Finli Atlet Paavo Nurmi’dir. Nurmi, mesafeye göre "devamlı bir tempo" ile adım atmanın faydasına inanır ve koşu mesafesini turlara bölerek, her turu belirli bir zamanda geçmeyi hedeflerdi.


    Bu "tempo" sistemiyle 1923′te Stokholm’de 4 dk. 10 sn ile dünya rekoru kırdı. Uzun mesafe koşan diğer ünlü atletler olarak Avustralyalı Ron Clarke, Etiyopyalı aynı zamanda maratoncu Abebe Bikila ve Doğu Alman Waldener Ciepinski’yi sayabiliriz.


    Uzun mesafe koşuları mesafelerine göre üçe ayrılır:


    1 - 3000 m koşusu
    2 - 5000 m koşusu
    3 - 10000 m koşusu



    1 - 3000 m Koşusu: Pistin 400 m uzunluğundaki bölümünün 7.5 tur olarak koşulduğu uzun mesafe koşusudur. Bu koşu 1982 yılına kadar bayanların en uzun mesafe koşusu iken, aynı yıl Avrupa Şampiyonası’nda bayanlar maraton da koşmaya başlamıştır.


    2 - 5000 m Koşusu: Pist üzerinde yapılan bu koşu, pistte 12.5 tur olarak koşulur. İlk derecesi 1875 yılında Londra’da 17.07 ile yapılmıştır.


    3 - 10000 m Koşusu: 400 m’lik oval pistte 25 tur olarak koşulur. Önde koşan atletin, arkadan gelen atlete 400 m fark yapmasına "tur bindirme" denir.



    )Bayrak Koşuları:

    Takımların 30 cm boyundaki tahta veya metal bir sopayı (stafeti), elden ele geçirerek ve sırayla koşarak yaptıkları yarışlardır. Takımlar 4 atletten oluşur.
    Eski Yunan’da ellerinde bir meşale ile yapılan bayrak koşuları, 1895 yılında ilk kez atletizm yarışmalarında yer almıştır.


    Günümüzde 4′er kişilik takımlar halinde çeşitli mesafelerde koşulmaktadır. Yalnız Balkan ülkeleri arasında yapılmış ve adı "Balkan Bayrak" olarak kalmıştır. Dörder atlet arasında 800 m, 400 m, 200 m ve 100 m koşulan bir türü daha vardır. Ayrıca bir zamanlar yurdumuzda bir hayli yaygın olan "İsveç Bayrak Koşusu" da bir diğer bayrak yarış türüdür. Bunların mesafeleri de 400, 300, 200 ve 100 m’dir.


    Toplu koşucular tarafından koşulan bayrak yarışlarında esas olan, koşucunun kendi mesafesini bitirdikten sonra elinde bulunan sopayı yeniden koşacak olan arkadaşına vermesidir. Eğer sopa düşürülürse, düşüren atlet yerden alır.


    Sopa düz ağaç veya metal bir borudan yapılmış olup, 28/30 cm uzunluğunda, 50 gram ağırlığında ve tek parçadır.


    Yarışlar, hareketsiz duran yarışmacıların tabanca patlatmasıyla aldıkları startla başlar.
  8. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    HALTER


    [​IMG]





    Halter yarışmaları Koparma ve Silkme olmak üzere iki hareketten oluşmaktadır. Koparmada yarışmacı barı iki eliyle kavramak ve makaslama ya da çömelme hareketiyle bir hamlede kaldırıp, hareketi tamamladığında kolları gergin bir durumda halteri başının üzerinde bırak işareti gelinceye değin tutmak zorundadır. Silkme de ise yarışmacının barı kesintisiz bir hareketle (makaslama ya da çömelmeyle) yerden omuzları düzeyine kaldırması daha sonra doğrularak barı başının üstünde kolları dik ve gergin durumda tutması ve bırak işaretini beklemesi gerekir. Yarışmacıların her bir hareket için (koparma ve silkme) üç deneme hakları vardır. Kurallara göre sporcunun anonstan sonra yarışma platformuna çıkıp bir dakika içinde tüm hazırlığını tamamlayarak denemesini gerçekleştirmesi gerekmektedir ancak iki kez arka arkaya platforma çağrılan bir sporcu için bu süre iki dakikadır. Bir denemenin geçerliliği üç hakemin karar çoğunluğuna göre belirlenir. En az iki hakemin aynı kararı (geçerli/geçersiz) vermesi durumunda elektronik sistem ışık ve ses ile hareketin tamamlandığı işaretini verir. Halter sporunda derecelendirme bazı yarışmalarda koparma, silkme ve toplam için ayrı ayrı yapılırken bazı yarışmalarda toplam dereceye göre bazı yarışmalarda ise koparma ve silkme için ayrı ayrı yapılır.

    HALTER SPORUNA UYGUN ADAYLARIN SEÇİMİ


    Sporda yetenek seçimi rastlantılara bırakılarak değil bilimsel yöntemlerle yapılabilir. Böylece branşa uygun seçimlerle istenen hedeflere daha sağlıklı ulaşılır.

    ADAY SPORCU SEÇİMİNDE UYGULANABİLECEK TESTLER

    ADAY TANIMA BİLGİLERİ
    Nüfus bilgileri, aile bilgileri, tahsil durumu, spor altyapısı hakkında bilgiler yer alır

    FİZİKSEL DURUM

    Sağlık durumu
    Boy
    Vücut Ağırlığı
    Kol ve bacakların uzunluğu
    El parmaklarının uzunluğu

    MOTORİK ÖZELLİK TESTLERİ
    ESNEKLİK İÇİN

    Otur eriş testi
    Omurga için esneklik testi
    Uzan eriş testi
    Ayak germe testi ( 1/2 çöküş ,ayak tabanlarını yerden kaldırmadan)
    Omuz esnekliği ile ilgili testler.

    ÇABUK KUVVET İLE İLGİLİ TESTLER
    Dikey sıçrama
    Durarak uzun atlama
    30 m. sürat koşusu

    KUVVET iLE İLGİLİ TESTLER
    Pençe kuvveti (el dinamometresi ile)
    Bacak Kuvveti (dinamometre veya squat hareketi ile)
    şınav hareketi
    Dips hareketi
    Barfikste kol çekme


    BECERİ İLE İLGİLİ TESTLER
    Sporcu adayına klasik kaldırış teknikleri görsel olarak izletilir ve yapması istenir.

    SEÇİM İLE İLGİLİ PRENSİPLER

    Adaylar vücut ağırlıklarına göre üç kategoride değerlendirilirler.
    Hareketler için üçer deneme hakkı verilir en iyisi alınır.
    Hareketler jimnastik sopası veya 3-5kg lık demir çubukla veya 5 kg lık standart barla yaptırılır.
    Testler yapılmadan önce adaylara iyi bir ısınma yaptırılır.

    VERİMLİ ANTRENMAN İÇİN BAZI ÖNERİLER

    1- Antrenmana uygun tepkiyi verecek Halter sporuna uygun adayların seçimi

    2- Bir antrenmanda kuvvet, hız, dayanıklılık ve teknik unsurları hesaba katarak doğru oranları sağlayabilmek büyük bir ustalıktır. Tek taraflı bir antrenman unsurunun üzerinde durmak, aşırı yüklenme istenmeyen değişikliklere yol açabilir. Bir sporcunun aşırı yüklenmesi sadece ağırlıklar olarak mantıksız yüklenen programlar şeklinde düşünülmemelidir.

    Farklı psiko - fizyolojik durumlarda yapılan aynı dozdaki yüklenmeler bazen normal bazen de fazla olabilir.

    Devamlı ve sistematik tıbbi kontrollerle aşırı yüklenmelerin hasarları önlenebilir.

    Aşırı yüklenme durumunun sonuçlarını optimal seviyede ayarlayabilmek için zorunlu periyodik dinlenmeler verilebilir.
    Bu tür dinlenmeler antrenmanlardan geri kalma olarak düşünülmemelidir.

    Farklı egzersizlere sporcu ilk anda tepki gösterebilir. Antrenmanın amacına göre düzenlemeler yapılmalıdır.

    Antrenman sonrası dinlenmelere önem verilmelidir.

    Teorik bilgi fiziksel, teknik, psikolojik hazırlığın geliştirilmesi ve sporcunun genel kültürünün artırılması için gereklidir.
    Yeni başlayanlarla çalışmanın başında 10-15 dk söyleşi şeklinde oturumlar yapılması ve branşla ilgili görsel dökümanlar izletilmesi oldukça faydalı bir yöntemdir
  9. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113


    HENTBOL​


    [​IMG]

    Oyun Sahası

    Tam boyutlu hentbol sahası, uzun, kenarı 40 metre, kısa kenarı 20 metre uzunluğunda olan bir dikdörtgen biçimindedir. Uzun kenarlar hentbol sahasının kenar çizgilerini, kısa kenarlar ise kale çizgisini oluşturur.

    Hentbol sahası, kale çizgilerine paralel bir orta çizgi ile ikiye bölünen bir oyun sahasından ve iki kale sahasından oluşur. Saha ölçüleri ve zemin bir takımın üstünlüğüne yol açacak bir şekilde değiştirilemez.

    Emniyet alanı, kenar çizgileri dışından en az 1 metre, kale çizgisi dışından ise en az 2 metre uzaktadır.

    Kale :

    üzerinde bulunduğu kale çizgisinin tam ortasına yerleştirilmiştir. İçten içe 2 metre yüksekliğinde ve 3 metre genişliğindedir. Bir üst direkle birbirine bağlanan kale yan direkleri, yere sağlamca tutturulmuştur. Kale direklerinin arka kenarı, kale çizgisinin dış kenarıyla aynı çizgidedir. Yan direkler ve üst direk 8 cm x 8 cm boyutlarında ve aynı maddeden yapılır. Yan direklerin ve üst direğin dört yanı, arka planda da belli olacak şekilde birbirini takip eden iki ayrı renkteki şeritlerle boyanır. Yan direklerle üst direğin birleştikleri yerdeki şeritler aynı renkte ve bitişik olup, her ikisi de 28 cm uzunluğundadır. Diğer şeritler ise 20 cm uzunluğundadır. Kale, topun geriye dönmesini engelleyecek şekilde bir ağ ile donatılmıştır.

    9 metre olan serbest atış çizgisi, çizgilerin arasındaki boşlukları 15 cm olan kale sahası çizgisine 3 metre uzakta ve paralel olan kesik bir çizgidir.

    7 metre çizgisi; 1 metre uzunluğunda olup, kenar çizgilerinin arasında, tam orta yerde bulunur ve kale çizgisinin arka yüzünden uzaklığı 7 metredir. Bu çizgi, kale çizgisine paraleldir. Kalecinin sınır çizgisi 15 cm uzunluğunda olup, kenar çizgilerinin arasında tam orta yerinde bulunur. Kale çizgisinin arka yüzünden uzaklığı 4 metredir ve kale çizgisine paraleldir.

    Orta çizgi, iki kenar çizgisinin orta noktasını birleştiren ve sahayı ikiye bölen çizgidir. Orta çizginin her iki yanında 15 cm uzunluğunda, orta çizgiden 4.5 metre uzaklıkta ve her iki takım oyuncularının giriş, çıkışları için düzenlenmiş olan kenar çizgiye paralel çizgilere, değişme çizgileri adı verilir. Hentbol sahasındaki tüm çizgiler sınırladıkları sahayı içine alırlar. Çizgiler çok belirgin biçimde çizilmiş olup 5 cm genişliğindedir. İç kale çizgilerinin kalınlığı, kale direkleri kalınlığında, uygun olarak çizilip 8 cm dir.


    Oyuncular

    Hentbol oldukça hızlı oynanan bir spor dalıdır. Her takım bir kaleci ve 6 oyuncu olmak üzere yedi oyuncu ile sahaya çıkar. Bir takım en fazla oniki oyuncudan teşekkül etmiştir. Takımlar kurallara uygun olduğu müddetçe sınırsız oyuncu değiştirme hakkına sahiptir. Oyuncular sahanın istedikleri yerinde oynama hakkına sahiptir. Gol sahası içinde oynama hakkı sadece kaleciye verilmiştir.


    Saha içi dağılım (pozisyonlar)Kaleci
    Sağ oyun kurucu
    Sol oyun kurucu
    Orta Oyun kurucu
    Sağ kanat oyuncusu
    Sol kanat oyuncusu
    Pivot

    Top 32 parçalı ve oynanan kategoriye göre farklı boyut ve ağırlıktadır. Bir saha oyuncusu elindeki topla dripling yapabilir, ya da aldığı topla 3 adım atabilir ve pas verebilir ya da aldığı topla üç adım atıp topu yere bir kez çarptırdıktan sonra bir kez daha üç adım atabilir ve sonrasında şut ya da pas atabilir. Yere vurdurarak aldığı yada sürdüğü topu tutup bir kez daha yere vuramaz. Topa diz altı dahil vücudunun her yeri ile dokunabilir. Kale sahası yalnızca kaleciye ait bir yerdir. Oyuncular bu alana giremez. Kaleciler bu alan içinde topa her şekilde ve tüm vücudu ile müdahale edebilir.


    Hakemler
    Karşılaşma iki hakemle yönetilir. Hakemler sahada biri kale sahası gerisinde, diğeri ise orta sahaya yakın ve eşinin çaprazında durur. Bu hakemler genellikle aralarında belirledikleri zaman aralıklarında, serbest atış,yedi metre yada gol sonrasında pozisyonlarını değiştirirler. Hakem bir oyuncuya en fazla üç kez 2 dakika zaman cezası verebilir. Bu üçüncü kez verilen iki dakikayı oyun gereği diskalifiye izler. Oyun kurallarının belirlediği biçimlerde yapılan hatalar sonucu bu cezaları doğrudan diskalifiye ve ihraç olarak da verebilir. Oyuncular bu sürede yedek bankına çıkarak bu sürenin geçmesini bekler ve takım bu esnada eksik oynamaya devam eder. İhraç edilen oyuncunun yerine kimse giremez.
  10. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    BADMİNTON


    [​IMG]





    OYUN ALANI (KORT)

    1 Badminton kortu dikdörtgen şeklinde olup sınırları 4 cm enindeki çizgilerle belirlenir.
    2 Çizgiler kolayca seçilebilen, tercihen beyaz ya da sarı renktedir.
    Uygun hızla giden bir tüytopun düşmesi gereken bölgeyi belirlemek için arka sınır çizgisinden 530 mm ile 570 mm uzaklığa sağ servis bölgesine, tekler sahasının içi kısmına doğru (40 mm x 40 mm) boyutlarında dört tane ilave işaret bulunur. Bu işaretler konulurken, çizgi kalınlıkları verilen ölçünün içine dahil edilir, başka bir deyişle arka sınır çizgisinin dışında 530 mm'den 570 mm'ye kadar, ikinci işaret için 950 mm'den 990 mm'ye kadar olacaktır.
    3 Tüm çizgiler oyun alanına dahildir.
    4 Çiftler oyun alanına yerleştirebilecek büyüklükte olan yan alanlara, yalnızca tekler için, arka sınır çizgisi şekline dönüşür. Direkler ya da onun yerine kullanılan dikey şeritler yan kenar çizgiler üzerine yerleştirilir.

    2. DİREKLER

    1 Direkler oyun alanının yüzeyinden 1.55 metre yüksekliktedir. Dik pozisyonda duracak kadar sert bir maddeden yapılır, fileyi 3 numaralı kuralda belirtildiği gibi gergin tutacak biçimde ve çiftler oyunlarının kenar çizgisi üzerine konulur.
    2 Direklerin kenar çizgilerinin üzerine konulmasının mümkün olmadığı durumlarda, kenar çizgilerinin bulunduğu yeri belirlemek üzere bir yöntem kullanmak gerekir. Örneğin kenar çizgilere tutturulmuş ve dikey olarak filenin bağlarına tutturulan ince direkler ya da 40 mm enindeki bantlar kullanılabilir. 3 Çiftler oyun alanında direkler ya da onun yerini tutan bantlar, oynanacak oyunun tekler ya da çiftler maçı olduğu gözönüne alınmaksızın çiftler oyun alanının yan çizgileri üzerine yerleştirilir.

    3. FİLE

    1 File koyu renkte kaliteli bir iplikten yapılır ve file ****kleri birbirine eşit 15-20 mm'lik karelerden oluşur.
    2 Filenin yüksekliği 760 mm dir.
    3 Filenin üst bölümünde içinden ip veya kordonun geçtiği iki katlı 75 mm genişliğinde beyaz bir bant yer alır. Bu bant içinden geçen kordonu çevreler.
    4 Bu ip ya da kordon, direklerin tepesinden (gergin şekilde) sıkıca bağlanmaya uygun boyut ve ağırlıkta olmalıdır.
    5 Filenin saha yüzeyinden yüksekliği, ortada bin 524 metre, çiftler çizgisi hizasında (üzerinde) ise 1.55 metredir.
    6 Direklerle ağın ucu arasında hiç boşluk kalmamalıdır. Gerekirse filenin yanı boydan boya direklere bağlanmalıdır.
    TÜYTOP
    Telem İlkeler
    Tüytop doğal ya da sentetik malzemeden imal edilebilir. Ne tür malzemeden imal edilmiş olursa olsun, topun havadaki süzülüş özellikleri, ince bir deri tabakası ile kaplanmış mantar tabanlı, doğal kaz tüyünden mamul standart bir tüytopun genel özelliklerini yansıtmalıdır.
    İlkelerle ilgili olarak,

    Genel Biçim

    1. Tüptopta bir taban üzerine tutturulmuş 16 tane tüy bulunmalıdır.
    2. Tüylerin uzunluğu 64 mm. İle 70 mm arasında değişebilir, ancak bir tüytopta yer alan tüylerin hepsinin tabandan tüylerin uç kısmına kadar olan uzunlukları eşit olmalıdır.
    3. Tüylerin uçlarının oluşturduğu dairenin çapı 58 mm. ile 68 mm arasında olmalıdır.
    4. Tüyler, iplik ya da diğer uygun bir malzeme ile birbirine sıkı bir şekilde tutturulmalıdır.
    5. Tüytopun tabanının üst bölümünün çapı 25 mm ile 28 mm arasında olmalı, aşağıya doğru yuvarlak bir şekil almalıdır.
    Tüytopun ağırlığı 4.74 ile 5.50 gr arasında olmalıdır.

    Sentetik tüytop

    1 Etek bölümünde doğal tüyün yerini sentetik malzeme alır.
    2 Taban 4.1.5 numaralı kuraldaki gibidir.
    3 Sentetik topun boyutları ve ağırlığı, doğal toplardaki gibidir, Ancak özgül ağırlık farklılığı ve tüy ile sentetik malzemenin farklı özellikleri nedeniyle yüzde 10'a kadar bir sapma kabul edilebilir.

    Tüytop Hızının Denenmesi

    1 Tüytopun hızının uygun olup olmadığının belirlenmesi için, oyun alanının tam geri sınır çizgisi üzerinde topla raketin buluştuğu kuvvetli bir kol altı atışı yapılır. Bu atışta topa yukarı doğru bir açı kazandırılarak ve top kenar çizgilere paralel olarak gönderilmelidir.
    2 Uygun hızdaki bir tüytop karşı oyun alanının arka sınır çizgisinden en az 530 mm en fazla 990 mm içeriye düşmelidir.

    Değişiklikler

    1 Yükseklik ya da iklimden kaynaklanan atmosfer koşullarının doğal tüytop kullanımını elverişsiz kıldığı durumlar.
    2 Oyunun sağlıklı olması için özel durumlar söz konusu ise

    RAKET

    1 Raketin belli başlı kısımları sap, örgülü alan, baş, şaft, boyun ve çerçeve olarak adlandırılır.
    2 Sap, raketin oyuncu tarafından tutulmak üzere tasarlanmış kısmıdır.
    3 Örgülü alan oyuncunun tüytopa vurduğu kısımdır.
    4 Baş, örgülü alanı çevreler.
    5 Şaft, sapı baş kısmına bağlar.
    6 Boyun (eğer var ise) şaftı raketin baş kısmına bağlar.
    7 Baş, boyun, şaft ve sapa hep birlikte çerçeve adı verilir.
    8 Raketin çerçevesinin uzunluğu 680 mm'yi, eni ise 230 mm'yi geçemez.
    9 Vuruşlarda raketin topa değdiği yüzey düz olup, birbirinin arasından dik olarak geçen, file gibi örülmüş ve bir çerçeveye tutturulmuş tellerden oluşur. Bu file deseni her tarafta eşit aralıklardan oluşmalı ve özellikle raketin orta bölümünde seyrek olmalıdır.
    10 Raketin örgülü kısmının boyu 280 mm'yi, eni ise 220 mm'yi geçemez. Ancak bazen raketler, örgülü kısım boyun denen bölümü de kapsayacak şekilde tasarlanmış olabilir. Bu durumda uzatılmış örgülü alanın toplam uzunluğu 330 mm'yi geçemez.
    11 Rakette:yalnızca ve özel olarak aşınmayı önlemek, titreşimi ortadan kaldırmak, ağırlığı yaymak ya da raketi bir kordonla oyuncunun eline tutturmak amacıyla kullanılan ve bu amaçlara uygun boyutta ve konumda bulunmak koşuluyla kullanılanlar dışında, rakete iliştirilmiş hiçbir nesne ve çıkıntı bulunmamalıdır ve
    oyuncunun raketin şeklini değiştirmesini sağlayacak hiçbir gereç bulunmamalıdır.

    ONAYLANMIŞ GEREÇLER

    Uluslararası Badminton Federasyonu, badminton oyununda kullanılan herhangi bir raket, tüytop, araç-gereç ve geliştirilen herhangi bir ön mo****n şartnamelere uygunluğu ya da oyunlarda kullanılabilmesi hususunda ortaya çıkan tereddütlü konularda gerekli kararları almak yetkisine sahiptir. Federasyon bu yetkiyi kendi inisiyatifiyle kullanabileceği gibi, aralarında oyuncu, araç gereç imalatçısı ya da üye bir dernek veya onun bir üyesinin de bulunabileceği kişilerin başvurusu üzerine de kullanılabilir.

    OYUNCULAR

    1 Oyuncu sözcüğü bir karşılaşmaya katılanların tümünü ifade eder.
    2 Oyun, çiftlerde her yarı oyun alanında ikişer oyuncu, teklerde ise birer oyuncu ile oynanır
    3 Servis kullanım hakkına sahip olan taraf, servis atan taraf, karşı taraf ise karşılayan taraf olarak adlandırılır.

    KURA ATIŞI (YAZI-TURA)

    1 Oyuna başlamadan önce taraflar arasında kura atışı yapılır ve kazanan taraf Servis kullanma ya da karşılama önceliğine ve oyuna hangi yan alanda başlayacağına karar verir.
    2 Kura atışında kaybeden taraf ise geri kalan seçeneği kullanacaktır.

    SAYI ALMA (PUANLAMA)

    1 Aksi kararlaştırılmadığı sürece taraflar en çok üç set oynayacaklardır.
    2 Yalnızca servis kullanan taraf sayı alabilir.
    3 Tek erkekler ve çiftler karşılaşmalarında, 6 sayılı kuralda sözü edilen durum dışında, 15 sayısına ilk olarak ulaşan taraf seti kazanır.
    4 Tek bayanlar karşılaşmalarında, 9.6 sayılı kuralda sözü edilen durum dışında, 11 sayısına ilk olarak ulaşan taraf seti kazanır.
    5 Uzatmalar, Set skorunun 14-14 olduğu durumlarda (tek bayanlarda 10-10), ilk önce 14 sayısına (tek bayanlarda 10) ulaşan taraf seti 'uzatma' (6 sayılı kuralda zikredilen hususu) hakkına sahip olacaktır. Bu uzatma hakkı ancak yukarıda belirtilen sayıya erişildiği an ve bir sonraki servis atışı yapılmadan önce kullanılabilir.
    6 Uzatmalar aşağıdaki şekillerde gerçekleştirilir.
    a. Durum 14-14 iken uzatmaya gidildiğinde 3 sayı.
    b. Durum 10-10 iken uzatmaya gidildiğinde 3 sayı
    7.Seti kazanan taraf sonraki sette ilk servis atışını yapacaktır.

Sayfayı Paylaş