Sura Çalındığı Gün.

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde S. Moderatör Uğur tarafından paylaşıldı.

  1. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36

    Din gününün yegâne maliki ve meliki olan ALLAH’a hamd olsun. Resul-ü Zişan aleyhisselatu vesselama, Onun pak ehline ve seçkin ashabına binler salât ve selam olsun.

    Her Müslüman’ın hayalidir; yeryüzünde zulme uğramış mazlum ve mustazafların intikamının alınacağı günü görebilmek. Zalimlerin izmihlale uğrayacağı, mazlumların gözyaşlarının dineceği, gözlerinin güleceği bir günü görebilmek…

    Ama tüm bu arzular bir hayalden hülyadan öteye gitmiyor sanki değil mi? Sizce o zalimleri cezalandırabilme imkânımız ve fırsatımız olsaydı, bu zalimleri cezalandırmak için nasıl bir yol ve yöntem izlerdik. Size ben söyleyeyim. En nihaye katlettikleri, zulmettikleri insanlara bedel olarak onları öldürürdünüz; ama size öyle bir yöntemden bahsedeceğim ki, bu yöntemden hiç kimse kurtulamayacağı gibi, sahip oldukları gelişmiş nükleer ve konvansiyonel silahlar dahi bu zalimlere bir fayda sağlamayacaktır. En gelişmiş savunma silahları dahi buna karşı aciz ve çaresiz kalacaktır. Evet, size kıyametin kopuşu ve akabindeki sonsuz azaptan söz ediyorum.

    O sura üfürüldüğü gün çok çetin bir gün olacaktır. Kur’an’ın tabiriyle “O sûra üflendiği zaman, İşte o gün pek zorlu bir gündür. Kâfirler için hiç kolay değildir.” (Müddessir: 8-10)

    Zor bir gün olacaktır. Hani bir tabir vardır. Her zorluktan sonra bir kolaylık vardır diye. Bu öyle kendisinden sonra bir kolaylık olacak bir zorluk değildir. Bunun böyle olduğunu anlamak için ayetin dev***** bakmak yeterli olacaktır. Cenab-ı ALLAH : “Kâfirler için hiç kolay değildir.” buyuruyor. Yani ey kâfirler! Sakın ola ki, bir kolaylık bekleme gafletine düşmeyin. Bugün size acınmayacağı gibi size rahmet nazarıyla da bakılmayacaktır. “Onlar ebediyen lânet içinde kalırlar. Artık ne azapları hafifletilir ne de onların yüzlerine bakılır” (Bakara: 162)

    Sura üfürme, dünya tiyatrosunun son perdesinin bitiş sahnesinin göstergesidir. Bu sahnede bugüne kadar birçok oyun sergilenmişti. Bu oyunlar için birçok dekor, figüran kullanılmıştı. Oyun bitiminde sahnedeki malzemelere, oyunculara, rollerini oynamak için giydikleri kıyafetlere ihtiyaç kalmayacaktır. Bu oyunda kimi oyuncular, iyi olmadığı halde iyi adam rolünü, iyiliksever olmadığı halde cömert rolünü oynuyordu. Artık oyun bittiğine göre, oyuncuların maskelerini çıkarma vakti gelmiştir. Cesaret maskesini, yiğitlik maskesini, iyilik ve cömertlik maskesini ve daha birçok maskeyi… Oyuncuların birçoğu rollerine o kadar iyi çalışmışlardı ki, o kadar iyi adapte olmuşlardı ki, insanlara gerçekte de öyle oldukları izlenimini vermişlerdi. Sanki bu kıyafet bu maske, bir kamuflaj değil de onların gerçek kimliklerini yansıtıyor gibiydi. Kimisi kahraman edasıyla memleketleri kurtarmış, kimi de kimsesiz ve mazlumların kurtarıcısı misyonunu üstlenmişti.

    Bu dünyada tiyatro oyuncuları gibi birçok kimliğe bürünen insanların o gün maskeleri inecek ve gerçek yüzleri ortaya çıkacaktır. Rabbim! Bizim ve cümle Müslümanların hata ve günahlarını dünya ve ahirette setreyle!

    O gün nice kahramanlık yapanların, gösteriş için iyilik yapanların gerçekte öyle olmadıkları görülecektir. Nitekim kibirli insanların kıyamet günü karınca büyüklüğünde olacakları rivayet edilmiştir. Nedeni ise, onların büyük olmadığı, gerçekte karınca kadar küçük oldukları halde fil gibi görünüyor olmalarıydı. Mahşer günü onlar gerçek cüsseleriyle görüneceklerdir. Yani dünya tiyatrosundaki rol icabı taktığı maskeleri düşmüş gerçek kimlikleri ortaya çıkmıştır artık. İşte bu sura üfürmeyle, bu esrar perdesi kalkacak, herkesin gerçek yüzü ortaya çıkacaktır. Sahne dekoru da değişecek. Oyun bitiği için bu dekora da ihtiyaç kalmayacaktır artık.

    Sur’a üfürmeyle ilgili Efendimiz (sav)’den rivayet edilen bir hadiste şöyle buyrulmuştur: "Ebu Hureyre dedi ki: Peygamber (sav) buyurdu ki: ‘Yüce ALLAH gökleri yaratmayı bitirdikten sonra Sûr'u yarattı. Onu İsrafil'e ver¬di. O, bu Sûr'u ağzına koymuş, gözünü arşa dikmiş, ne zaman üfürmekle emrolunacağına bakmaktadır.’ Ey ALLAH'ın Rasûlü Sûr nedir? diye sordum. Şöy¬le buyurdu: ‘O bir boynuzdur. ALLAH'a yemin ederim ki, çok büyüktür. Be¬ni hak ile gönderene yemin olsun ki ondaki bir dairenin büyüklüğü gökler¬le yerin eni kadardır. Ona üç defa üfleyecektir. Birinci üfürüş feza' (dehşe¬te kapılma) üfürüşüdür. İkinci üfürüş baygınlık (sa'k) üfürüşüdür. Üçüncü¬sü ise öldükten sonra diriliş ve âlemlerin Rabbinin huzuruna kalkış üfürüşü¬dür.” (Kurtubi; Neml Suresinin tefsiri)

    Kurtubi gibi bazı İslam âlimleri, Sur’a üfürmenin iki defa olacağını söylemişlerdir. Bu âlimlere göre feza’a yani korku üfürmesi ile saika yani baygınlık üfürmesi aynı üfürmedir. İnsanlar o surun sesinden hem korkacak hem bayılacaktır. Bu görüşe göre bir üfürmeyle yeryüzünde kıyamette meydana gelecek olan yerin sarsılması, yıldızların dökülmesi, denizlerin kaynatılması, dağların yürütülmesi, göğün yarılması ve yeryüzündeki tüm canlıların ölmesi meydana gelecek, ikinci üfürmeyle ölüler dirilecektir. Bu konu İbrahim suresi 48. ayette şöyle dile getirilmiştir. “O gün yeryüzü bir başka yeregökler, başka göklere çevrilecek ve bütün varlıklar, kabirlerinden çıkıp bir ve gücüne karşı durulmaz olan ALLAH'ın huzuruna toplanacaklardır.”

    Bu düşüncedeki İslam âlimleri görüşlerini şu ayetle de ****llendirmişlerdir. Yani üfürmenin iki defa olacağı hakkındaki görüşlerini : “Sur'a üfürüldü; böylece ALLAH'ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar." (Zümer: 68)

    Ama ihtilaf edilmeyen, tüm ümmetlerin tüm peygamberlerin ittifak ettikleri nokta şudur ki o sura mutlak suretle üflenecektir. O gün vay halimize. Niye vay halimize dedim? Şu hadisi okuduktan sonra sanırım sizler de bana hak vereceksiniz.
    “Ebu Said el-Hudri’den; Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘Ben nasıl rahat edebilirim ki sur sahibi sur’u ağzına almış, alnını yere eğmiş ve kulağını dinlemeye vermiş sur’a üfleme emrini beklemektedir.’ Bunun üzerine sahabiler: ‘Ey ALLAH’ın Resulü, bize neyi emredersin?’ dediler. Resulullah da onlara: ’ALLAH bize yeter. O ne güzel vekildir. Biz ALLAH’a tevekkül ettik deyin’ diye buyurdu.”

    Evet, en büyük insan, en büyük peygamber ben nasıl rahat edebilirim derken, biz hâlâ rahat bir hayat sürüyorsak, acaba binlerce kez vay halimize dememiz gerekmez mi? O peygamber bu kadar korkup çekinirken, bizim gözlerimizin daima nemli olması, o günü düşünüp keyfimizin kaçması gerekmiyor mu?

    Ama heyhat ki, bu hal bize çok uzaktır. Ne ağlayan bir göze ne de titreyen bir kalbe sahibiz. Peygamber rahat değilken biz gayet rahatız. ALLAH cümlemize ağlayan bir çift göz, titreyen bir kalp nasip etsin. (Amin!)


    Mücahid Hakseven
  2. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    sura üfürüleceği günden çok korkuyorum:(


    Sura üfürme, dünya tiyatrosunun son perdesinin bitiş sahnesinin göstergesidir. Bu sahnede bugüne kadar birçok oyun sergilenmişti. Bu oyunlar için birçok dekor, figüran kullanılmıştı. Oyun bitiminde sahnedeki malzemelere, oyunculara, rollerini oynamak için giydikleri kıyafetlere ihtiyaç kalmayacaktır. Bu oyunda kimi oyuncular, iyi olmadığı halde iyi adam rolünü, iyiliksever olmadığı halde cömert rolünü oynuyordu. Artık oyun bittiğine göre, oyuncuların maskelerini çıkarma vakti gelmiştir.


    güzel anlatılmış
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Bakan Gözlerine Sağlık Dostum :)
  4. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    paylaşan ellerine sağlık:)
  5. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
  6. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0
    O gün neler olacak çok merak ediyor ve korkuyorum...:(

    Sağol paylaşım için..:)
  7. HypeR

    HypeR Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2008
    Mesajlar:
    334
    Beğenileri:
    90
    Ödül Puanları:
    0
    [FONT=Times New Roman, Times, serif]"İşte size bir sır söylüyorum. Hepimiz ölmeyeceğiz; son borazan çalınınca hepimiz bir anda, bir göz kırp-masında değiştirileceğiz. Evet, borazan çalınacak, ölüler çürümez olarak dirilecek ve biz de değiştirileceğiz." (1.Korintliler 15:51-52).


    "Rab'bin sözüne dayanarak size şunu bildiriyoruz: biz yaşamakta olanlar, Rab'bin gelişine dek diri kalacak olanlar, gözlerini yaşama kapamış olanların önüne asla geçmeyeceğiz. Rabbin kendisi, bir emir bağırtısıyla, baş meleğin sesiyle ve Tanrı'nın borazanıyla gökten inecek. Önce Mesih'e ait ölüler dirilecek. Ondan sonra biz yaşamakta olanlar, diri kalmış olanlar, onlarla birlikte Rab'bi havada karşılamak üzere bulutlar içinde alınıp götürüleceğiz." (1. Selanikliler 4:15-17)

    -----

    Kutsal kitabımızda bunlar yazar. ( Kuran değil)

    Sevgilerimle



    [/FONT]
    Son düzenleyen: Moderatör: 18 Eylül 2009
    ∂iαвiαη~lρ bunu beğendi.
  8. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    [FONT=Times New Roman, Times, serif]"İşte size bir sır söylüyorum. Hepimiz ölmeyeceğiz; son borazan çalınınca hepimiz bir anda, bir göz kırp-masında değiştirileceğiz. Evet, borazan çalınacak, ölüler çürümez olarak dirilecek ve biz de değiştirileceğiz." (1Kor.15:51-52).


    "Rab'bin sözüne dayanarak size şunu bildiriyoruz: biz yaşamakta olanlar, Rab'bin gelişine dek diri kalacak olanlar, gözlerini yaşama kapamış olanların önüne asla geçmeyeceğiz. Rabbin kendisi, bir emir bağırtısıyla, baş meleğin sesiyle ve Tanrı'nın borazanıyla gökten inecek. Önce Mesih'e ait ölüler dirilecek. Ondan sonra biz yaşamakta olanlar, diri kalmış olanlar, onlarla birlikte Rab'bi havada karşılamak üzere bulutlar içinde alınıp götürüleceğiz." (1Sel.1:15-17)

    -----

    Kutsal kitabımızda bunlar yazar. ( Kuran değil)

    Sevgilerimle



    [/FONT]
    Genişletmek için tıkla...

    peki ya Kur-an değilse ne kutsal kitabı(mız)?
  • S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Rica Ederim Sümeyra.

    Gökhancan Seninde Bakan Gözlerine Sağlık :D
  • HypeR

    HypeR Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2008
    Mesajlar:
    334
    Beğenileri:
    90
    Ödül Puanları:
    0
    Zebur-Tevrat-Incil
  • Sayfayı Paylaş