Süreyya Berfe Şiirleri..

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Cixx tarafından paylaşıldı.

  1. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0

    ACELE EDEN ECELE GİDER

    Güneş açtı, uzun sürmedi
    gözle görülmüyor

    Çocuk okula başladı, uzun sürmedi
    bir yerde çalışıyor

    Rüzgar esti, uzun sürmedi
    yaprak kımıldamıyor

    ****kanlı oldu
    ev geçindiriyor

    Kar başladı, uzun sürmedi
    sular akıyor

    Karısı iyileşti, uzun sürmedi
    tımarhanede yatıyor

    Ağaç büyüdü, uzun sürmedi
    sobalarda yanıyor

    Emekli oldu, uzun sürmedi
    kadavrada bekliyor
  2. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    BAZI YARALILARA

    Nereye bakıyorsun
    İşte yaralı insanların fotoğrafları
    İşte yangından çıkarılan çocuk cesetleri
    Bu, savaşmış bir atlının sakat kalan ayağı
    Bu kesik kol, önemsiz bir iş kazası

    Kime bakıyorsun
    İşte bacağından alınan üç parça kemik
    İşte bombardımandan sonraki yaralılar
    Bu, sınırı geçemeyenin aldığı yara
    Bu yarım adam, küçük bir işkence hatası

    Neye bakıyorsun
    Sayamazsın o ciğerdeki yaraları
    Kime bakıyorsun
    Bilemezsin geçmişindeki yaraları
    Nereye bebeyken nazar boncuğu
    Kime büyüyünce kurşun yarası

    Ama sen
    Yine de verirsin çiçeğini yaralı ağaç
    Uçarsın yaralı keklik
    Kan diner yol açılır
    Gün döner gece kısalır

    İsteyen denize isteyen kendine baksın
  3. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    BIRAKIYORUM

    tahriş olsun, kanasın gökyüzü.
    Sersemsepelek sarıldığımız uykusuzlukta
    uyku, gece gibi bir çiçek açar.

    Buralarda haftanın her günü
    oralardaki Pazar gibi.
    Pek rastlamıyorum Pazartesi'ye
    Salı mı? Unuttum bile.

    Rüzgâr eser, hep eser.
    Essin, çekip alsın hevesini
    bildiği tepelerinden ağaçların.

    Şaşırtmayan bir don olsun.
    Bacalar sasırsın yalnız
    yaralansın zaman, kalsın.

    Sana, bana, göğe
    uçsun köz ve kül.
    Konsun doğa kuşu.

    Hayat, güvencede.
    Aşk, nasıl olsa keklik.
  4. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    CANIM SIRA BÜYÜLÜ KARAKİMYON

    9.
    Karabiber fidanları arasında dolaşsam
    dolansam karabiberlere
    gelincik değil gelinciğe rastlasam
    dokunmam bile özsuyu çekilmesin diye.

    Bakarım, koklarım, tadarım
    bu yaştan sonra bulduğum
    küçük, gizli taçyapraklı gelinciğe.
    Yuvalarına girmesin iri taneli karakimyonlar.
    Karabiber fidanları boyun eğmesin.
    Çekilmesin içine gelincik.

    10.
    Gelme palmiyenin olduğu yere
    burada olsan da gelme.
    Güneş hissetti beni ertelediğini
    batana kadar puslandı
    yaslandı karşı tepelere.

    İşte ortalık böyle.
    Neden mi?
    Sana ne?

    11.
    Sok elini istediğin yere
    dilersen arı kovanına
    bırak örümceğini
    ve hemen geri al
    ağını örmesin.

    Ömrümün sonuna kadar
    kırarım seni, öfkelendirir
    "gitme isteği" uyandırır
    özür bile dilemem.
    Ağını örmesin elin, istediğin, örümceğin.

    Başkalarının değil, bizim.
    Dolunaydan bile gizlerim.

    12.
    Sen, sadece sen.
    Kuyruk sokumumdaki sancı
    elimdeki ağrı
    kafamdaki Batı fırtınası sen.

    Yağmurça'ya koklattığım okaliptüs dalı
    oarada düşündüğüm şiir
    çıplaklığı geçen çıplaklığımız sen.

    Yıllar sonra rastlamışız
    ikimiz de aynı yerde
    geçenler geçmiş, olanlar olmuş
    biz kalmışız, bitmemiş başlamışız
    doğru dürüst tutamadım
    ilk kez bir el aktı elimden
    sen, sadece sen.

    Nasıl ****yordu gözkapaklarını gün ışığı
    nasıl daha kalın bir perde çekti canın.
    Aklımız birbirimizde, ayaklarımız yollarda
    ayak tırnaklarımı kes, sırtımı sabunla, yıka beni sağalt
    sen, sadece sen.

    Şişko sevgilim benim, çiçekleri açmamış mimozam
    kocaman kalçalı, kocaman göbekli yârim.
    Hünnabım, zeytin çekirdeğim, nohut dalım.
    Deniz üstündeki ürpermem
    karşıt rüzgarım, çılgın mazbutum
    kadınlarla ilgili her şeyim iflas etti
    sen, sadece sen.

    13.
    Bedenin adsız ve kimsesiz rüzgarlarını yaz.
    Bu akşam değil farz-ı mahal bir akşam
    benden sana esen lodos olmalı.
    Palmiyeye daya sırtını güneşi batır
    senden bana esen imbat olsun.
    Asla dingin olmadı. Ama sessiz.
    Ada'da biz...
    Bizde patlayan poyraz olmalı.

    Lodosu, imbatı, poyrazı
    kendilerine yaraşan ve yakışan yerlere koydun.
    Yıldızın da gönlünü, serinliğini alalım.
    Gözkyüzüne bakarken gördüğün yıldızlardı
    yıldızla esen yıldızlar.

    Karakimyonun kara büyüsü
    büyülü karakimyonun kara kokusu
    canım sıra durur
    canın sıra gider
    karayel.
  5. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    ÇİĞDEMLER

    Kar satan adam dağdan indi
    Kar getirdi
    Ekmek verdik kar aldık
    Yediğimiz kar yazı serinletti
    Tozu tüketti

    Karcı nereye ben oraya
    Karcı nereye ben oraya
    -Eşeğin semerindeki çiğdemler var ya
    Verir misin bana bir tanesini
    Çeyrek ekmek vereyim
    Hepsini değil bir tanesini

    -Çiğdemler satlık değil
    Oğlum hasta yatıyor
    Çiğdem istedi benden
    Ona götürüyorum hepsini

    Elimde
    Ucundan yenmiş bir çeyrek ekmek
    Geri döndüm
    Yolu şaşırmışım
    Akşam karanlığında vardım eve
    Dayak yedim
    Ama unutmadım çiğdemleri
    Kimseye söyleyemedim o çiğdemleri
  6. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    ÇOBAN TÜRKÜLERİ

    Dağdan indimse kurt sanma beni
    Soğuk vurdu inceldi boynum
    Yükseklere çıktım küçüldü yaşım
    Ay karanlık gel beri
    Dudağından emzir beni

    Şu dağın başı da kar ile boran
    Emmimin sözleri tümüyle yalan
    **ür mü dünyada dengini saran
    Ay karanlık gel beri
    Dudağından emzir beni

    Ben ta ezelden yangınım sana
    Tomurcuk memeler koktu burnuma
    Gül döşenmiş şalvarının ağına
    Ay karanlık gel beri
    Dudağından emzir beni

    Köyümü özledim görmeğe geldim
    Ağzının içini öpmeğe geldim
    Yorganı üstünden atmaya geldim
    Ay karanlık gel beri
    Dudağından emzir beni

    Gün gelecek çıkacağım dağlara
    Belki yem olacağım canavarlara
    Kanım karışacak yayla toprağına
    Dökmeli donlum gel beri
    Dudağından emzir beni
  7. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    DUVAR

    Gençliğim çevrili
    Atlayıp geçsem
    Ne taş ne tarla
    Kağıt mürekkep yıldız
    Bir adım atsam

    Düğün var karşıki evde
    Aramızda duvar
    Gece kolla beni
    Rakının hatırı için
    Gidip dönsem

    Duvarın ötesinde
    Kemik topluyor
    Yeni açılmış iki çiçek
    Güneşten önce düştü çöplüğe
    Varıp koklasam

    Yıkılır birgün gülerim
    Kağıtlar eskir
    Yazılar ses vermez
    Yıldızlar düşer
    Bir yel çıkar
    Uçup giderim
  8. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    GURBET

    Ayışığı unuttu karları
    Nerdeyse tipi çıkar

    Yaralı bir keklik
    Uçtu önümden
    Bende kaldı kanadı
  9. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    HEPSİ O KADAR

    Gidilir gelinir.
    Belki sağsalim dönülür, hepsi o kadar.
    Günler geceler çabuk geçer.
    Çabuk geçmez şaşkın bir çocuğun hüznü
    Vapurlar, arabalar, karlar çabuk geçer.
    Ayrılık da özlem de herşey...
    Herşey çabuk geçer
    Ve birden gün ağarır.
    Hepsi o kadar.
    Gidilir herhalde gelinir.
    Bütün gün denize bakmak kadar.
    Belki ayvalar çürür.
    Birşeyler kurur, atılır.
    Nedir ki uzakta olmak
    Ardahan'da boş duran bir ev
    Hiçbir zaman suyu olmayacak bir kuyu
    Unutulur, kalır. Hepsi o kadar.
    O kadar anlayabilmek
    O kadar acemi
    O kadar toy
    O kadar ilk
    O kadar yeni
    Ey uğursuz yolculuklar
    Ey yıldızsız samanyolu
    Bir daha hiç olmayacaksınız.
    Çünkü yarım ve yaralı kalan
    Bir akşam, yemin etmiyorum ama
    En az günlerce, günlerce kanar.
    Gidilir, gelinse de gidildiği gibi değildir.
    Hepsi o kadar.
  10. Cixx

    Cixx Üye

    Katılım:
    16 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.023
    Beğenileri:
    314
    Ödül Puanları:
    0
    İSKELE BABASI

    Nasıl başlayabilirim bu şiire
    Sen geleceğin içinde gizliyken
    Yavrum benim korkulu umudum
    Baban sözüm ona bir şairken
    Utanır bakamaz yüzüne

    Bilmem eski günleri anar mısın
    Rahat verir mi sana kanlı yıllar
    Yavrum benim merak ettiğim
    Ola ki vereceklerim az gelir sana
    Bana ve anana boşver. Hayat var

    Fazla yazamayacağım bağışla beni
    Çekmeni istemediğim acılarla boğuşmam gerek
    Yavrum benim çabuk büyü
    Düşüncen bile hız katıyor kalbime
    Parçalanmış hiçbir şey seninle sürmeyecek

Sayfayı Paylaş