Suriçi Toplantısının Konuşmacısı Söylet Oldu

Konu 'YÖK' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    "Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan ile cuma günü görüştüm. Yeni Çapa ve Cerrahpaşa Yerleşkeleri Projesi'ne tam destek veriyor. Samatya Devlet Hastanesi inşaatlar esnasında İstanbul Üniversitesi'ne geçici olarak tahsis edilecek"

    Suriçi Grubu Derneği'nin birlikte yaşama kültürünün zenginleştirilmesi amacıyla düzenli olarak gerçekleştirdiği "İstanbul Toplantıları"nın bu ayki konuk konuşmacısı İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet oldu.

    Şimdiye kadar Turgut Özal, Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Ali Şahin, Muhsin Yazıcıoğlu, Kadir Topbaş, Egemen Bağış, Numan Kurtulmuş, Ali Çoşkun, Ali Bulaç ve Mustafa Sarıgül gibi pek çok önemli ismin konuşmacı olarak katıldığı "İstanbul Toplantıları"nın sonuncusu 25 Kasım 2012 tarihinde Eresin Topkapı Otel'de gerçekleştirildi.

    Toplantının konuk konuşmacısı olan İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, konuşmasının ilk bölümünde "üniversite ve üniversite eğitimi" konusuna değinirken ikinci bölümde İstanbul Üniversitesi'nde 2009-2012 yılları arasında gerçekleştirilen çalışmalar ve projeler hakkında bilgi verdi.

    Çapa ve Cerrahpaşa Müjdesi

    Çapa ve Cerrahpaşa yerleşkelerinde 2009 yılından bu yana gerçekleştirilen çalışmalarla çok zahmetli bir sürecin tamamlandığını dile getiren Prof. Dr. Yunus Söylet, her iki yerleşkenin de tapu problemlerinin çözümlendiğini, tapusu İÜ'ye ait olan arsa miktarının Çapa Yerleşkesi'nde %50'den % 99.75'e Cerrahpaşa Yerleşkesi'nde ise %75'den % 99.54'e çıkarıldığını, resmi kurumlardan gerekli inşaat izinlerinin alındığını ve projelerin hazırlandığını ifade etti:

    "En son 23 Kasım 2012 Cuma günü Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile de görüştüm. Başbakanımız İÜ Çapa ve Cerrahpaşa Yerleşkelerinin Yerinde Yeniden Yapılandırma Projesi'ne tam destek verdiğini bir kez daha ifade etti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Sn. Erdoğan Bayraktar ile de konuşacağını ve Samatya Devlet Hastanesi'nin inşaatlar esnasında İstanbul Üniversitesi'ne geçici olarak tahsis edileceğini söyledi. Sayın Başbakanımıza verdiği destekten dolayı huzurunuzda tekrar teşekkür ederim. Allah ömür verirse bu inşaatların yapıldığını hep beraber görüceğiz. Çünkü son bir adım kaldı artık."

    Rektör adayı olduğum için YÖK üyeliğinden istifa ettim

    Prof. Dr. Yunus Söylet, İstanbul Üniversitesi'nin 20 Aralık 2012 tarihinde yapılacak olan Rektörlük seçimlerinde yeniden aday olduğunu, bu nedenle 14 Mayıs 2012 tarihinde yani yaklaşık altı ay önce YÖK üyeliğinden istifa ettiğini dile getirdi:

    "İstanbul Üniversitesi'nin 2009 seçimleri öncesinde de şimdiki 2012 seçimleri öncesinde de YÖK üyesiydim. Yasal bir zorunluluk olmasa bile etik olarak sakıncalı gördüğüm için Rektör adayı olmaya karar verir vermez YÖK üyeliğinden istifa ettim. Çünkü hem aday hem de adayları değerlendiren bir kurulun üyesi olunamaz dedim."

    Üniversitelerimiz daha aktif olmalı

    Tarihi 1453'e dayanan İstanbul Üniversitesi'nin ülkemizin en köklü yükseköğretim kurumu olduğunu dile getiren İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, üniversitelerin en önemli kurumlar arasında yer aldığını söyledi:

    "Üniversite, üniversite gibi kalmalı; bilimsel araştırma yapmalı, gençlerimizi eğitmeli, topluma hizmet etmeli. Üniversiteler toplumu aydınlatma ve topluma yarar sağlama fonksiyonlarını ihmal ettikçe, daha hızlı davranan, topluma daha çok ulaşan birçok başka kurum ortaya çıkıyor. Bunun için üniversitelerimiz daha aktif olmalı, kendilerini yenileyebilmeli, çağa ayak uydurmalı. Biz bunun için teknolojiye çok önemli yatırımlar yapıyoruz, yeni teknolojilerin de yardımıyla çözüm merkezleri kuruyoruz. Ama önce insana yatırım yapıyoruz. Çünkü hiçbir teknoloji, iyi yetişmiş bir insanın yerini tutmuyor. Bu nedenle İÜ'de hepimiz sürekli eğitim alıyoruz."

    Çağdaş Üniversite, Şeffaf ve Denetlenebilir Olmalı

    "Küreselleşme bütün dünyayı etkilemektedir. Artık toplum hizmeti ön plandadır. Araştırmalar bile toplum yararı gözetilerek yapılmaktadır. Üniversitelerin yapısı değişti. Girişimci üniversiteler ya da üçüncü kuşak diyebileceğimiz üniversiteler ortaya çıktı.

    Çağdaş üniversite, çeşitlilikleri içerisinde barındıran, kapalı ve yüksek duvarlar arkasında gizlenen değil şeffaf ve denetlenebilir bir yapıda olmalıdır. Üniversite olarak halkın taleplerine cevap vermek ve organize olmak zorundayız. Örneğin bizim 100 binin üzerinde öğrencimiz var ve hepsi sosyal medya aracılığıyla bana ulaşabiliyor. Hepsi de anında kendilerine cevap verilmesini istiyor. Sabırları da yok. Peki ne yapacağız? Çözüm merkezleri kuracağız. Onların bu taleplerine cevap vereceğiz. İstiyorlar ki; cep telefonlarından hocalarının sabah dinleyemedikleri dersleri hemen anında dinleyebilsinler. İnternet üzerinden bunu da yapacağız."

    Üniversitelerde Kitle Eğitimi Dönemi Başladı

    "İddialı bir ülke olan Türkiye hızla gelişiyor. Artık bütün yaş gruplarındaki halkımız üniversiteden bir şeyler talep ediyor. Artık üniversite eğitimi elit eğitimi olmaktan çıktı, kitle eğitimine döndü. Bu, bütün dünyada böyle oldu. Bunun farkında olmamız lazım. Sınıflar kalabalıksa sınıfları büyüteceğiz. Sıcak oluyorsa klima takacağız. Bizim görevimiz şikâyet değil, çözüm üretmek. Üniversiteler bazen kaldırabileceklerinin de üstünde yük altındalar. Ama biz buna cevap vermek zorundayız."

    Üniversitelerin asli görevi gerçeği araştırmaktır

    "Üniversiteler sadece ders yapılan ve diploma alınan yerler değildir, üniversitenin asli görevi gerçeği araştırmaktır. Ona 'hikmet' de diyoruz. Bir kere şu sözü tedavülden kaldırmak zorundayız. 'İcatçılık yapma', 'Nereden çıktı bu', 'Amma icatçı adamsın'. Bunların tam tersini söylemeliyiz. Analitik düşünceyi mutlaka kazandırmak; bağımsız düşünceyi, düşüncelerini ifade edebilmeyi desteklemeliyiz. Yoksa düşünemeyen, konuşamayan, ezik insanlar yetişir. Eğitim sistemimiz yenilik yapma ve birlikte çalışma kültürünü, iletişim becerilerini desteklemeli."

    İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında 28 proje yaptık

    Üniversitelerin bulundukları şehirler için projeler üretmesi gerektiğinin altını çizen İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet, İÜ'nün İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projelerini örnek gösterdi:

    "Rektör olduğumda İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında İstanbul Üniversitesi'nin hiç projesi yoktu. İstanbul'un en köklü üniversitesinin İstanbul'a söyleyecek sözü mutlaka olmalı diyerek hemen çalışmalara başladık. Bu kapsamda İÜ'nün 28 projesi kabul edildi ve tamamladı. Bunlar için üniversitemiz toplam iki buçuk milyon lira proje fonu aldı. Üstelik iki buçuk milyon lira da Süleymaniye Evlerinin, İÜ Beyazıt Yangın Kulesi'nin ve Taş Odalarımızın restorasyonunu gerçekleştirmek için ek bütçe verildi"

    Üniversitede Birçok Yeniliğe İmza Attık

    "Üniversiteyi, 65 bin öğrenciyle devralmıştım. 4 yılda örgün eğitimde 25 bin öğrenci artışı oldu. Şu an İÜ'de uzaktan eğitimle birlikte toplam 108 bin öğrencimiz var. Diploma programı sayımız 645'den 755'e çıktı. 755 ayrı programda diploma veriyoruz. 5 binin üzerinde öğretim elemanı, 6 binin üzerinde idari personel bu öğrencilerimize hizmet veriyor. Hızlı çalışan, iç ve dış denetime açık, şeffaf bir yönetim kültürü yerleştirmeye çalışıyoruz. Bürokrasiyi azaltıyor, kalitenin üzerinde önemle duruyoruz. Ben dahil pek çok yöneticimiz kalite eğitimi aldı. Eğitimde kalite güvencesi için uluslararası ve ulusal akreditasyon kurumlarına müracaat ediyoruz. Tüm müfredatımızı gözden geçirdik ve bilgisayar ort***** aktardık. Kurum kültürümüzü desteklemek için pek çok projeyi hayata geçirdik çünkü kurum kültürü sağlamsa kurum hiç bir şekilde yıkılmaz.

    18 yıl aradan sonra 3 yeni fakülte kurduk

    İstanbul Üniversitesi'nde 18 yıldır yeni bir fakülte açılmamıştı. 2009-2012 döneminde 3 yeni fakülte kurduk: Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Türkiye'de ilk olma özelliğini taşıyan Hemşirelik Fakültesi.

    Devlet Konservatuvarımızda Türk Müziği lisans eğitimini 27 yıl aradan sonra yeniden başlattık. Osmanlı Dönemi Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi projesini hayata geçirdik. İÜ Çocuk Üniversitemizi kurarak 1100 ilköğretim ve lise çağındaki çocuğumuza bilimsel eğitim verdik.

    Üniversite eğitimi almak istediği halde çalışmak zorunda olduğu için veya başka sorunlar nedeniyle üniversite kampüslerine gelemeyen halkımız için uzaktan eğitim merkezimizi ve hemen ardından Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültemizi kurduk.

    Kütüphanelerimizi tümüyle yeniledik, sanal kütüphaneleri faaliyete geçirdik, İÜ Teknopark'ı kurduk ve kısa süre içinde 72 şirketin 82 projeyle hizmet verdiği bir araştırma üssü haline getirdik, birçok yeni araştırma laboratuvarları açtık. Bilimsel hakemli dergilerimizi elektronik ortama taşıdık. Uluslararası kurumlarla yakın temasta olduk. Yapılan çalışmalar sonucunda yatırım bütçemiz % 75 arttı. tüm bunların yanı sıra kurum kültürünü destekleyen çalışmalar yaptık. Topluma üniversitemizi en iyi şekilde anlatabilmek için stratejik bir iletişim planını devreye soktuk, bunun sonucunda medyada daha çok yer almaya başladık ve olumlu haber sayımız üç kat arttı."

    İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet konuşmasını şu sözlerle bitirdi: "Dünya hızla değişiyor. Değişimin bir parçası olacağız. Geçmişe sahip çıkacağız ama yönümüz daima gelecek."

    Konuşmaların ardından Suriçi Grubu Derneği yöneticileri tarafından İÜ Rektörü Prof. Dr. Yunus Söylet'e plaket takdim edildi.

Sayfayı Paylaş