Tarih Sayfa 101 Cevapları

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 9. Sınıf' bölümünde ArTniéT tarafından paylaşıldı.

  1. ArTniéT

    ArTniéT Üye

    Katılım:
    18 Ekim 2010
    Mesajlar:
    26
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    0

    1-Bizans: İslamiyet in doğuşu sırasında Bizans ın resmi dini Hristiyanlık idi
    Sasâniler: İran da ve iran tesirinde kalan ülkelerde hakim din Zendüştlük (Mecûsilik) idi
    Göktürkler: İslamiyetin doğuşu sırasında Türkler çeşitli din ve kültürlerle çevrili bir sahada yaşıyorlardı Bu nedenle Hristiyanlık, Zerdüştlük, Budizm, Manihaizm ve Yahudilik gibi dinlerle temasları vardı Türklerin bir kısmı bu dinlerden bazılarını kabul etmesine rağmen, hiçbirini sahip oldukları inanç ve geleneklerle bağdaştıramamışlardır Göktürkler kainatın yaratıcısı olarak tek ve ebedi kabul ettikleri Gök Tanrıya inanıyorlardı
    Hindistan: Hinduizm en yaygın dindi Kast sistemini benimseyen bu dinde en yüksek mevkide Brahmanlar bulunmaktaydı Hinduizmin katı kast sistemine ve Brahman sınıfının otoritesine bir tepki olarak doğan Budizm Hindistan da fazla etkili olmamıştır
    Çin: Konfüçyüsçülük, Taoizm ve Budizm dinleri hâkimdi
    Japonya:
    Konfüçyüslük, Taoizm, Budizm ve Japon milli dini olan fiintoizm dinleri hakimdi fiinto tanrıların yolu demektir Bu dinde tabiat kuvvetlerine ve atalara tapınma vardır


    2-
    · Halifeler seçimle iş başına gelmişlerdir.
    · Bu dönemde Arap milliyetçiliği yapılmamıştır.
    · Türklerle ilk siyasi ilişkiler bu dönemde başlamıştır.
    · İslam Devleti bölgenin en önemli siyasi gücü haline gelmiştir.
    · Sistemli bir devlet teşkilatı oluşturulmuştur.


    3-* El-Kindi, Einstein'dan 1100 yıl önce 800 yılında, izafiyet teorisi ile uğraşır. El-Kindi, “'Zaman cismin var olma süresidir, zamanla bilinebilen ve ölçülebilen hız ve yavaşlık da hareketin sonucudur. Zaman, mekan ve hareket birbirinden bağımsız değildir, göğe doğru çıkan bir insan ağacı küçük görür, inen insan ise büyük görür' der.

    9. yüzyılda yaşamış olan * Sabit bin Kurra, astronomi alanındaki ilk büyük yeniliği gerçekleştirmiş Diferansiyel hesabı, Newton’dan önce belirlemiş, Geometriyi aritmetiğe ilk uygulayan kişi olmuştur. Bunlar, gerçekten zamanlarının çok ilerisinde çalışmalardır. Söz konusu çalışmaları ile bilim tarihine adlarını yazdıran Müslüman bilim adamları, çoğunlukla devlet tarafından maddi-manevi destek görmüş, teşvik edilmiş, halk arasında itibar kazanmışlardır.

    * Ahmet Fergani,fen bilimlerinde, deneyle sabit olmayan bilgilere itibar edilmemesi gerektiğini söylemiş, enlemler arasındaki mesafeyi hesapladığı gibi, Dünya'nın eksenindeki ekliptik eğimi 23° 27' ilk defa en doğru şekilde hesapladı.

    * El-Battani, Trigonometrik bağlantıları bugünkü kullanılan şekliyle formülleştirmiş, 877 yılından 929 yılına kadar sürekli astronomik gözlemler yapar; Tanjant ve Kotanjant'ın tanımını yaparak Sinüs, Tanjant ve Kotanjant'ın sıfırdan doksan dereceye kadar tablosunu hazırlar. J.Risler: “Trigonometrinin gerçek manada mucidi Battani’dir.”


    * Ebubekir er-Razi, cerrahide dikiş malzemesi olarak ilk kez hayvan bağırsağını kullanır; tıp biliminde deney ve gözlemin çok önemli olduğundan bahseder.


    * Ebü'l-Vefa trigonometriye "Sekant –Kosekant- tanjant-cotanjant" kavramlarını kazandırır. Gözün görülebilir cisimler doğrultusunda ışınlar yaydığını söyleyen Öklid ve Batlamyus'a karşı; “'Görülecek cismin şekli, ışık vasıtasıyla gözden girer ve orada mercekler vasıtası ile nakledilir' diyerek, yaptığı sayısız denemelerle 'göze gelen uyarıların görme sinirleri ile beyne iletildiğini' belirtmiştir.

    * İbnü-l-Heysem ise optik biliminin öncüsüdür. Roger Bacon ve Kepler onun eserlerinden faydalanmışlar, Galileo onun eserlerinden faydalanarak teleskopu bulmuştur.

    * el-Beyruni; Çeşitli maddelerin birbirinden ayırt edilme yollarından birinin, maddelerin özgül ağırlıkları olduğunu söyleyerek, sıcak su ile soğuk su arasındaki özgül ağırlık farkını tespit etmiştir. Galilei'den 600 yıl önce dünyanın döndüğünü kanıtlamış, Newton'dan 700 sene önce dünyanın çapını hesaplamıştır. Bu konuda ortaya attığı kanun, Avrupa’da “Beyruni Kuralı” diye bilinir. El-Beyruni, 973 yılında 'Bilimsel çalışmaların, deneylerle ispat edilmesi gerektiğini ve belgelere dayanmasının zorunlu olduğunu' söylemiştir.

    * İbnu'n-Nefis, 1200'lü yıllarda, Avrupalılardan 300 sene önceden küçük kan dolaşımını keşfeder.

    Bütün İslam ülkelerinde matematik, tıp, uzay bilimleri ve daha birçok ilimin okutulduğu eğitim kurumları, rasathaneler; dönemin en gelişmiş teçhizatları ile donatılmış hastaneler, herkese açık kütüphaneler bulunmaktaydı. 794 yılında Bağdat’ta ilk kağıt fabrikası kuruldu. Bağdat, Harran,İstanbul ve Endülüs başta olmak üzere Mısır, Kuzey Afrika ve Doğu Fırat çevresindeki birçok İslam şehrinde, eğitim sistemi ve ilim, söz konusu döneme örnek teşkil edecek düzeyde geliştirilmişti. Müslümanlar, yaşadıkları şehirleri uygarlık merkezleri haline getirmişlerdi. Bunlardan biri olan Kurtuba, hastaneleri, kütüphaneleri ve Orta Avrupa'dan öğrencilerin eğitim görmek üzere geldiği okulları ile Avrupa'nın en modern şehri olarak bilinmekteydi.


    4-BOŞ

    5- Kurtuba Camii

    BİR TEŞEKKÜR YETER :)



Sayfayı Paylaş