Tarih Sözlüğü

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    Tarih Sözlügü-1
    A

    Afaroz : Kişiyi dinden çıkarma cezasıdır. Aforoz edilen kişi ile toplum bütün ilişkilerini keserdi. Kral bile aforoz edilebilirdi.
    Ahilik: Selçuklu ve Osmanlilarda olusan esnaf örgütü
    Akçe : Gümüş sikke demektir. Akçe'nin altından olanınaysa sikke-i hasene denir.
    Osmanlı Devleti’nde ilk bakır akçe Osman Bey zamanında bastırıldı.
    Orhan Bey zamanında akçe gümüş olarak bastırıldı.
    Ankara Savaşı (1402) : Timur, 1402 yılında Anadolu'ya girerek, Sivas'ı aldı.
    Yıldırım Bayezit ve Timur Çubuk Ovası'nda karşılaştı.
    1402 yılında meydana gelen Ankara Savaşı'nda Osmanlı ordusu yenildi ve Yıldırım Bayezit esir düştü.
    Ankara Savaşı'nın Sonuçları
    1. Yıldırm Bayezit Timur'a esir düştü ve esaret altında öldü.
    2. Anadolu'da Türk birliği bozuldu ve beylikler yeniden kuruldu.
    3. Batı'ya olan Türk ilerleyişi yavaşladı ve İstanbul'un fethi gecikti.
    4. Bizans İmparatorluğu geçici bir süre de olsa kendini toparlama fırsatı buldu.
    5. Fetret Dönemi başladı.
    Anlasma: Belli bir konuda veya konularda taraflarin görüs birligine varmasidir
    Antika: Eski çaglardan kalma eser.
    Antikite: Eski Yunan ve Roma sanatina verilen genel ad.
    Antlasma: Iki devlet veya devletlerarasinda yapilan yazili sözlesmedir.
    Antropoloji : İnsan ırklarını inceleyerek sınıflandıran bilim dalıdır.
    Arkeoloji : Kazı bilimidir. Tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında yararlanılmaktadır.
    Adlî Yargı : Toplum içinde fertlerin aralarındaki hukuki sorunları çözmek amacıyla yapılandırılmış olan yargı sistemidir. Medeni yargılama hukuku ve ceza yargılama hukuku olmak üzere ikiye ayrılır.
    Ağa : Halka ve yeniçeri ocağına özgü bir unvan olup 19.yy.da daha çok,okuyup yazması olmayan redif subaylarına ve komutanlarına verilmiştir. Halk arasında ise aile büyüklerinin derebeyi kökenli köy ve kasaba ileri gelenlerinin ve liderlerinin kullandıkları bir ünvandı.
    Alafranga : Batı tarzı yaşam tarzında kültür değerlerinde batı tarzını benimsemek ve uygulamak.
    Alaturka : Türk tarzı yaşam tarzında kültür değerlerinde Osmanlı kültürünün değerlerini benimsemek ve uygulamak.
    Alaylı Subay : Er olarak göreve başlayıp subaylığa kadar yükselen kişilere verilen isimdir. (Askeri okullardan yetişenlere de “Mektepli” adı verilmekteydi.)
    Alyans İsrail-it Cemiyeti : Merkez Paris olarak Yahudilerin kurmuş olduğu Cemiyetin amacı; Osmanlı devleti içinde yaşayan yahudileri sosyal ve ekonomik yönden daha güçlü kılmaktır.
    Anadolu ve Rümeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti : Ülkenin düşmanlar tarafından işgalinden sonra yöresel direniş örgütleri kurulmuştur. Redd-i ilhak ve Müdafaa-i Hukuk adlarıyla kurulan bu direniş örgütleri Sivas Kongresinde bir çatı altında birleşerek bu adı almıştır.
    Anayasa : Bir devletin yönetim biçimini belirten yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, vatandaşların hak , hürriyet ve sorumluluklarını bildiren temel yasa. 1876 ve 1908 Osmanlı Anayasalarına Kanun-u Esasi, 1921 yılında T.B.M.M. tarafından kabul edilen Anayasaya ise Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adı verilmiştir.
    Anayasa Mahkemesi : Kanunları, kanun hükmünde kararnameleri, TBMM iç tüzüğünü şekil ve esas bakımından, Anayasa değişikliklerini şekil bakımından Anayasaya aykırı olup olmadığını inceleyen ve denetleyen, Cumhurbaşkanını, Başbakan ve Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başbakan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcı Vekilini, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini, Sayıştay Başbakan ve üyelerini görevleriyle ilgili işledikleri suçlardan dolayı “Yüce Divan” sıfatıyla yargılayan, Siyasi partilerin Anayasaya veya siyasi Partiler yasasına aykırı hareketlerinden dolayı kapatma yetkisine sahip olan yüksek mahkemedir.
    Anlaşma :Devletler arası siyasi,ekonomik,kültürel,vb.alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge.
    Antlaşma : İki devletin aralarında kararlaştırılan esaslara uygun hareket etmeyi kabul etmeleri.
    arasından padişah tarafından atanırdı. Üye sayısı Meclis-i mebusan (Milletvekilleri Meclisi) üye sayısının üçte birinden az olmayan Ayan meclisinin temel görevi mebusan meclisinin onayladığı yasaları incelemekti.
    Antant : Pakt.Birliktelik.
    Aristokrasi : Ekonomik toplumsal ve siyasi gücün soylular sınıfının elinde bulunduğu tarihi yönetim biçimi. (Örnek : Ortaçağ İngilteresinde kralın yanında Lordlar kamarası adı verilen bir meclis bulunur ve bu meclis kralla birlikte devleti yönetirdi. Bu tür yönetim biçimlerine Aristokrasi adı verilir.
    Aristokrat : Bir toplumda seçkin bir yeri olduğu ve soyca diğerlerinden farklı, ayrıcalıklı özellikleri bulunduğu varsayılan kişi. Bu kişiler Lord, kont, dük, vikont, baran, Şovalye gibi ünvanlar alırlar ve bu ünvanlar babadan oğula geçerdi.
    Asimilasyon: Iki veya daha fazla sayida toplum ya da grubun kültürlerinin giderek bütünlesmesi veya kültürlerin erimesi. Kültürel yok olus.
    Askeri Nigehban Cemiyeti : Askeri gözcü, bekçi anlamına gelen cemiyet, Balkan Savaşından sonra ordudan atılan yaşlı ve alaylı subaylar tarafından kurulmuştur. Padişah yanlısı olan cemiyet, Kuva-i Milliye ve Kurtuluş Savaşı’na karşıdır.
    Askeri Yargıtay : Çeşitli askeri mahkemelerden verilen kararları son yargı yeri olarak inceleyip karara bağlamak amacıyla kurulmuştur.
    Askeri Yüksek İdari Mahkemesi : Asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişik yönetime ilişkin işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıklara bakan mahkemedir.
    Atatürkçü Düşünce Sistemi : Türk Milletinin ihtiyaçlarından doğan ve yine Türk Milletinin sorunlarına çözüm önerileri getiren çağdaşlaşmayı temel hedef almış, aklı ve bilimi temel hareket noktası olarak kabul etmiş olan düşünce sistemidir.
    Atâşe : Bir elçiliğe bağlı uzman. Bu askerlik alanında olursa Askeri ateşe veya ateşemiliter adını alır. Bunun dışında Büyük elçilerin emrinde kültür ataşesi, ekonomi ateşesi, basın ateşesi gibi görevliler de bulunur.
    Avam : Sıradan, halk tabakası için kullanılan bir ifade.
    Ayaklanma : Bir çok kimsenin zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmesi, başkaldırma, isyan.
    Ayan: Bir sehrin ileri gelenleri. Osmanlilarda çogu esnaf ailelerden olusan sinif
    Ayan Meclisi : Osmanlı Anayasasına göre kurulu meclislerden biri olup, Senato karşılığındadır. Bu kurulun üyeleri 40 yaşını geçmiş, yüksek görevlerde bulunmuş kimseler
    Azınlık : Bir toplulukta her hangi bir nitelik bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar. (Örnek : Türkiye )
    Ekalliyet'te denmektedir.
    Avrupa Birliği Topluluğu : Kültürel, ekonomik ve siyasi alanda tek bir devlet idealine ulaşmak amacıyla oluşturulmuş olan birlik. 25 Mart 1957 tarihli Roma Antlaşması ile gümrük ve ekonomi birliği sağlamaya yönelik A.E.T.’nin (Avrupa Ekonomik Topluluğu) kurulmasıyla ilk adım atıldı. Aralık 1991 imzalanan Maaştrich Antlaşmasıyla tek devlet, tek gümrük, tek para birimi, hedefi doğrultusunda en önemli adım atıldı. Para birimi olarak ECU (European Currency Unit = Avrupa Para Birimi) kabul edildi. Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya, Lüksemburg, Danimarka, İngiltere, İrlanda, Yunanistan, İspanya, Portekiz, Avusturya, İsveç ve Finlandiya ile birlikte günümüzdeki üye sayısı 15 tir. Ayrıca Türkiye, Estonya, Polanya Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya, Slovenya, Romanya, Bulgaristan ve Kıbrıs Rum kesimi de Avrupa Birliğine üye olmak için görüşmeler yapan ülkelerdir.
    Azinlik (Ekalliyet): Içinde yasadiklari toplumda nüfusun büyük bir bölümünü olusturan gruptan( din, dil) etnik köken gibi özellikleriyle farkli olan kesim

    B
    Bab-ı ali : Cumhuriyet’e kadar “Osmanlı hükümeti”, “Sadrazamlık makamı” anlamında kullanılmıştır.
    Bağnazlık : Yeniliklere karşı olan tutucu bir yaşam tarzını benimseyen kişilere verilen ad.
    Bahriye : Bir ülkenin deniz kuvvetlerinin ve kuruluşlarının tümüne verilen genel ad.
    Bakan : Hükümet (Bakanlar Kurulu) üyelerinden biridir. Devletin yönetiminde iş bölümü çerçevesinde kendi yetkisine bırakılan kurum ve kuruluşların işleyişinden sorumludur. Osmanlı Devletinde “Nazır” , Cumhuriyetin ilk yıllarında “Vekil” kullanılmıştır. (Örnek:Milli Savunma Bakanı, Sağlık Bakanı,Milli Eğitim Bakanı vs.)
    Bakanlar Kurulu : Hükümet
    Balbal: Türklerde ölen kahramanlarin mezarinin basina dikilen mezar tasi, öldürdükleri düsman sayisini da belirtir küçük heykelcikler. Balyos: Osmanlilarda Venedik elçisine verilenad. Basit Devlet: Hukuk birliginin bulundugu devlet.
    Başbakan : Yürütme gücünü kullanan hükümetin (Bakanlar Kurulu) başında bulunan kişidir. Osmanlı Devletinde Başbakan’ın karşılığı olarak “Vezir-i Azam” veya “Sadrazam” kullanılmıştır.
    Batıcılık Akımı : Temeli Islahatlar sürecine kadar uzanan bu akım, devletin ancak batılılaşmak suretiyle kurtulabileceğini ve bunun için de önemli inkılapların yapılması gerektiğini savunmuştur.
    Batînîlik : Şiiliğin bir koludur. Şiilik, Hz.Muhammedin vefatından sonra Hz.Ali ve Ehli Bent (Peygamberin aile çevresi)’i Halifelik için en layık kişiler olarak gören ve onu Allah ile Peygamberin tayin etmesiyle meşru halife kabul eden ondan sonraki halifelerin de onun soyundan gelmesi gerektiğine inanan tolulukların mezhebidir. İsmailiye, Seb’iyye, Zındıklar ve karmatiler olarak da bilinen Batınilik, saldırgan ve aşırı bir mezhaptir. Biat: Bir kimsenin devlet baskanligi veya hükümdarligini tanimak. Bedesten: Esya alinip satilan kapali çarsi.
    Berat: Ferman, belge
    Bidayet Mahkemesi : Osmanlı Devletinin son döneminde değişik suçların yargılandığı ilk asama mahkemeye verilen isim.
    Birlesik Devlet: Devleti otoritesi birligi olusturan ülkeler birligi.
    Birleşmiş Milletler Örgütü : Dünyada barış ve güvenliği korumak, milletler arasında ekonomik, sosyal ve kültürel işbirliğini sağlamak amacıyla 1 Ocak 1942 de kurulmuştur. 18 Nisan 1946 da tarafsızlığını kaybettiğinden dolayı kendini dağıtan Milletler Cemiyetinin yerine gelmiştir. Türkiye’nin 27 Şubat 1945 te üye olduğu teşkilatın çalışma organları ve görevleri şöyle sıralanabilir.
    Birleşmiş Milletler Teşkilatında Bağlı Bazı Önemli Kuruluşlar Şunlardır:
    A) Genel Kurul : Bütün üye devletlerin delegelerinin toplanmasından meydana gelen bir tartışma organıdır. Her devletin bir oy hakkı vardır ve birbirine eşittir. Önemli konularda üçte iki çoğunlukta karar alınır.
    B) Genel Sekreterlik : Güvenlik konseyinin onay verdiği kişiler arasından Genel Kurulca seçilen, teşkilatın en yüksek memurudur. Her yıl çalışmalar hak kında genel kurula rapor verir. Antlaşmazlıkları giderme yolları araştırıp, barışı tehlikeye düşürecek durumlar karşısında Genel Kurulu toplantıya çağırır.
    C) Güvenlik Konseyi : Örgütün siyasal alandaki en güçlü yürütme organıdır. On Beş üyesi vardır. Bunlardan beş tanesi (İngiltere-Fransa-Amerika Birleşik Devletleri-Rusya-Çin) daimi üye olup değişmez. Geri olan on üye ise bölgelere göre iki yıl için genel Kurulca seçilir. Her üyenin bir oyu olmasına rağmen, daimi üyelerin alınacak kararı veto yok sayma hakkı vardır.
    D) Ekonomik ve Sosyal Konsey : Genel kurulca seçilmiş onsekiz üyeden kurulmuştur. Toplumların her yönden daha iyi bir yaşayışa erişmeleri için çalışmalar yapar.
    E) Uluslararası Adalet Divanı : Kendisine bağlı devletler arasındaki davaları ve antlaşmazlıkları çözmek amacıyla Genel Kurul ve Güvenlık Konseyince seçilen onbeş yargıçtan oluşur.
    Bolşevikler : Rusya’da Çarlık rejimini yıkarak Komünist yönetim kuran ihtilalcilere verilen isim.
    Bolşevizm : Rus Sosyal Demokrat Partisi, sol kanadının çoğunluğu tarafından ileri sürülen öğretiye denir. XX.yy.başlarında Rusya’da doğan ve Lenin tarafından geliştirilen devrimci kominist harekettir.
    Burjuva: Yeniçag’da Avrupa’da ticaretle ugrasan zenginlere verilen ad.

    C,Ç
    Cizvit: Reform hareketlerinden sonra Katolik mezhebini korumak amaciyla kurulan tarikat.
    Cizye: Islami devletlerde Müslüman olmayanlardan alinan koruma vergisi, kafa vergisi olarak ta ifade edilir. Bu vergi askerlik çagi gelmis, saglikli erkeklerden alinir.
    Coğrafya : Coğrafi bölgelerin özelliği ve iklimi tarihi olayların değerlendirilmesinde etkilidir.
    Örneğin Fenikelilerin deniz ticareti ile uğraşmalarının nedeni coğrafyalarının tarıma elverişli olmamasıdır..
    Cumhuriyetçilik : Devlet başkanının belli bir süre için seçilerek iş başına geldiği devlet ya da yönetim biçimidir.
    Cemiyet : Dernek
    Cemiyet-i Akvam : Milletler Cemiyeti
    Ceza-i : Kanunun suç işleyen kimseye uygulamasını öngördüğü yaptırımlardır. (Örnek: Para cezası, hapis cezası, idam cezası vs.)
    Ceza Kanunu : Suç oluşturan eylem ve davranışların nelerden ibaret bulunduğunu, bu eylem ve davranışlarda bulunanlara ne gibi yaptırımlar, yani cezalar uygulanacağını gösteren hukuk kuralları bütününe ceza kanunu denir.
    COMECON Teşkilatı : 1949’da kurulan ve SSCB, Arnavutluk, Doğu Almanya, Bulgaristan, Macaristan, Polanya, Romanya, Çekoslovakya, Moğolistan, Küba ve Vietnam’ı bir araya getiren ekonomik yardımlaşma Konseyi, 1991 yılında Varşova Paktı ile birlikte üye ülkelerin isteği doğrultusunda dağıtıldı.
    Cumhurbaşkanı : TBMM üyeleri tarafından seçilen ve kendisine verilen Anayasal yetkiler çerçevesinde görev yapan, millletin birliğinin temsilcisi olan devletin başkanıdır.
    Cumhuriyet Rejimi : Doğrudan doğruya millet egemenliğine dayanan yöneticileri halkın oyu ile belirli bir süre için seçilen devlet biçimine verilen isimdir.
    Cumhuriyet Halk Fırkası : T.B.M.M.nin açılmasından itibaren, bütün milletvekilleri aynı amaç etrafında birleştiğinden, mecliste siyasi partiler yoktu. Daha sonra çeşitli gruplar oluşmaya başladı. Atatürk ve etrafındakiler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubunu oluşturmaktaydı. Atatürk 9 Eylül 1923’te Halk Fırkası’nı kurdu. Halk Fırkası 1924 yılında Cumhuriyet Halk Fırkası’na, 1935’te de Cumhuriyet Halk Partisi’ne dönüştürüldü.
    Cülus: Osmanli padisahlarinin tahta çikmasi.
    Cülus Bahsisi: Padisahligin ilanindan sonra askerlere verilen para
    Çar: Rusya hükümdarlarina verilen ad.
    Çarlık Rejimi : Rusya’da 1917 Bolşevik ihtilaline kadar iktidarda olan, Çar adı verilen siyasi liderler tarafından yönetilen monarşik yönetime verilen isim.
    Çoğulcu Demokrasi : Bu tarz demokrasilerde iktidarda bulunan siyasi düşüncenin yanısıra muhalefetteki siyasi düşünceler de değişik mekanizmalarla devlet yönetiminde söz sahibi olurlar. Bu tür yönetimlerde soru önergesi, Meclis Soruşturması Gensoru gibi Meclis içi denetim mekanizmalarının yanısıra, sivil toplum örgütlenmeleri (Meslek odaları, dernekler, sendikalar) ve basın, kamuoyu oluşturarak siyasi iktidarı denetlerler.

    D
    Devlet : Toplum halinde yaşayan insanların, aralarındaki düzeni kurmak ve sürdürmek için oluşturdukları güce denir.
    Devletçilik : Ekonomik alanda doğrudan doğruya devletin müdahalesini öngören sistemdir.
    Diplomatik : Fermanlar, beratlar ve dönemin yazışmalarını inceler. Siyaset bilimi olarak da adlandırılır. Başlangıç noktası Kadeş Barışının imzalanmasıdır.
    Dahiliye Nezareti : Osmanlı Devlet teşkilatında iç işleri Bakanlığına verilen isimdir.
    Darbe : Bir ülke de zor kullanarak hükümeti devirme hareketi (Örnek:Enver Paşa’nın 1913 Bâb-ı Ali Baskınıyla hükümeti ele geçirmesi)
    Dar-ul Fünun : 1869 yılında İstanbulda kurulan modern anlamda eğitim veren ilk üniversitenin adı. 1933 Üniversite reformuyla İstanbul Üniversitesi adını almıştır.
    Darüssifa: Saglik yurdu, hastane
    Dava Vekili : Avukat.
    Dede : Tarikat örgütlenmesi içinde şeyhten sonra gelen bir rütbedir.
    Demokrasi : Halkın kendi seçtiği temsilciler eliyle kendi kendini yönettiği devlet sistemine demokrasi denir. Demokratik yönetimlerde değişik düşünceleri savunan siyasi partiler, belli zaman aralıklarında yapılan serbest seçimler, eşitlik, hukukun üstünlüğü ve düşünce özgürlüğü vardır.
    Demokratik Devlet Yapı : Halkın devlet yönetimine katılması esasına dayanan devlettir.
    Dernek : Belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek için kurulan yasal topluluk. (Örnek: Esnaf ve Sanatkarlar derneği)
    Derviş : Bir tarikata girip onun kural ve törelerine bağlı olan kişi, kul.
    Devlet : Bir toprak parçası üzerinde yaşayan insanların yaşamlarını belirli bir düzen içinde sürdürebilmek amacıyla oluşturmuş oldukları hukuki ve siyasi organizasyondur.
    Devlet Denetleme Kurulu : Devlet hizmetinde en az yirmi yıl çalışmış kişiler arasından Cumhurbaşkanının seçimiyle oluşan bir kuruldur. Yönetimin hukuka uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin sağlanması amacıyla Cumhurbaşkanının talimatıyla her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri yapar.
    Devletleştirme : Devlet ihtiyaçları nedeniyle herhangi bir toprak veya sanayi tesisinin bedeli sahibine ödenmek şartıyla devlet mülkiyetine geçirilmesidir. (Örnek : Toprak reformu yapıp topraksız köylüye dağıtmak amacıyla büyük toprak sahiplerinin topraklarının devletleştirilmesi veya Kıbrıs Barış Harekatı sırasında yabancı petrol şirketlerine ait petrol rafinerilerinin devletleştirilmesi)
    Devrim: Bir kurumun ya da toplumsal sistemi genellikle zor kullanarak yikip, yerine eskisinden farkli bir kurum ya da toplumsal sistem yaratma.

    Asamalari a)Fikir asamasi
    b)Ihtilal asamasi/halk isyani
    c)Yeni düzen olusturma çalismalari
    Devsirme: Hiristiyan ailelerden alinan çocuklarin Türk ve Islam kültürüne göre yetistirilerek devlet hizmetinde kullanilmasi.
    Divan-ı Harb : 1870 yılında kabul edilen Askeri Ceza Yasası’nın öngördüğü bir tür mahkeme. Savaş dönemlerinde hizmet verirdi. Savaş esnasında askeri hizmetle ilgili işlenen suçları yargılamakla görevli idi. Olağanüstü yetkilerle donatılmış olan bu mahkemeler beş yargıçtan oluşur ve savunma avukatı bulundurulmazdı.
    Dikta : Hiç bir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.
    Diktatör : Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse, zorba.
    Diktatörlük : Egemen ve mutlak siyasi bir gücün, bir veya birçok kişinin oluşturduğu bir yürütme organınca, denetimsiz olarak yürütüldüğü siyasi düzen veya bir diktatör tarafından yönetilen ülke.
    Dogmacılık : Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli sayılan teori. (Örnek: Hitler’in üstün ırk teorisi)
    Dogmatizm: Otoritelerce ileri sürülen düsünce ve prensipleri degismez kurallar olarak kabul eden görüs
    Doktrin : Belli bir konuda, bilimsel bir görüşle, aynı hedef ve ilkeler doğrultusunda ortaya atılan düşünceler.
    Dokunulmazlık Hakkı : Milletvekilleri Meclis içi ve dışında ileri sürdükleri düşüncelerden ötürü suç unsuru oluşturup Meclisçe dokunulmazlıkları kaldırılmadığı sürece soruşturulamaz, gözaltına alınamaz ve tutuklanamazlar. Ağır cezayı gerektirecek suçlar hariç milletvekili seçilmeden önce ve milletvekillikleri döneminde de işledikleri suçlardan dolayı yukarıdaki esaslar geçerlidir. Ancak Milletvekili seçilememe durumunda veya Meclisçe dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra haklarında işlem yapılabilir. Bunun amacı Milletvekillerinin hiç bir baskı altında kalmaksızın yasama işlevini yerine getirmesi ve düşüncelerini açıkça ifade edebilmesidir.

    Dolmen: Uzun ve kaba taslarin dikilmesi ve üzerine yassi taslarin konulmasiyla olusan barinak
    Dominyon : İngiliz Uluslar topluluğuna (Common wealth) üye olan bağımsız ülkelere verilen ad. (Örnek: Yeni Zelanda, Hindistan, Avusturalya, Kanada)
    Düyun-i Umumiye Örgütü : Osmanlı Devleti, aldığı dış borçları ödeyemez duruma düşünce 1881’de Muharrem Kararnamesi ile moratoryum (iflas=dış borçları ödeyememe) ilan etmiştir. Bunun üzerine Osmanlı Devletinden alacaklı olan devletlerin temsilcilerinden oluşan Düyun-u Umumiye (Genel Borçlar) idaresi kurulmuştur. Bu kuruluş tuz, içki, İpek, tütün, balık avı ve damga gibi gelirlerine el koymuştur. Bu vergi gelirleri Düyun-u Umumiye idaresinin kasasında toplanır. Borçlu olunan devletlerin ana para ve faiz ödemeleri düşüldükten sonra kalan miktar Osmanlı Maliyesine teslim edilirdi. Düyun-u Umumiye idaresinin kurulmasıyla Osmanlı Devleti Mali bağımsızlığını yitirmiş siyasi bağımsızlığı da önemli ölçüde tehdit altında olmuştur.


    E
    Endülüjans : Günahlardan kurtulmak amacıyla kiliseden satın alınan belgedir.
    Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin başkanlığında toplanır, genellikle kilisenin öğretilerine karşı çıkanlara ölüm cezası verirdi.
    Enterdi : Belli bir bölgede kilisenin bir süre nikah, vaftiz, ölü gömme gibi dini törenleri durdurmasıdır.
    Epigrafi : Kitabeleri inceler. Örneğin : Göktürk ve Kültepe yazıtları.
    Etnografya : Toplumların öz kültürlerini inceleyen bilim dalıdır.
    Efendi : Osmanlı Devletinde İlmiye sınıfından olanlar (imam, kadı, Müftü, Kazasker, Şeyhülislam) için kullanılan bir ünvandır. Ayrıca Askeri öğrenciden Binbaşı rütbesine kadar olan bütün askerler için de bu unvan kullanılırdı.
    Efsane: Ün salmis, dillere düsmüs olaganüstü olay.
    Egemenlik : Milleti ve devleti yönetme gücü ve yetkisine egemenlik denir.
    Ekalliyet : Azınlık.
    Ekonomik Bölge : Denize kıyısı olan devletlerin ekonomik yönden egemenliğine bırakılmış olan deniz dibi ve üzerindeki su kütlesidir.
    Elviye-i Selase : Osmanlı Devletinin son döneminde Kars-Ardahan-Artvin (Batum) için kullanılan ve “Üç Vilayet” anlamına gelen ifade.
    Emir : Yasal olarak emretme yetkisine sahip şahısların hizmetlerin yürütülmesine ilişkin vermiş oldukları sözlü ve yazılı direktiftir.
    Enderun Okulları : Topkapı Sarayında, Padişahın elçileri ve divan üyelerini kabul ettiği yer olmasının yanısıra devlet adamlarını yetiştiren okula da aynı ad verilmiştir.
    Endülüjans: Katolik kilisesinin günahlardan arinmak için halka sattigi af kâgidi.
    Engizisyon: Katoliklerde dine aykiri davranislari arastirip, cezalandiran kilise mahkemesi
    Engizisyon Mahkemeleri : Kilisenin baskanliginda toplanir, genellikle kilisenin ögretilerine karsi çikanlara ölüm cezasi verirdi.
    Ensar: Hz. Muhammet’e Medine’de yardimci olan Müslümanlar, ev sahibi.
    Enterdi: Katoliklerde papanin bir ülkede dini hizmetleri durdurarak hükümdari cezalandirmasi. Bir ülkeyi krali ile birlikte dinden atmak.
    Erkan-ı Harbiye-i Mekteb-i : Harp Akademisi, Harbiye Mektebinin devamı olarak açıldı. 1848’de ilk mezunlarını verdi. Buradan çıkan subaylar “Erkan-ı Harp” (Kurmay) ünvanını alıyorlardı.
    Erkan-ı Harbiye Umumiye Riyaseti : Genel Kurmay Başkanlığı 1908’den sonra oluşturulan Harbiye Nezaretinin (Savaş-Savunma Bakanlığı) en büyük askeri makamı.
    Ermeni Patrikhanesi : 1461 yılından itibaren merkezi İstanbul’da bulunan Ermenilerin dinsel merkezidir.
    Eşitlik : Renk, ırk, dil, din, mezhep ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin herkesin kanunlar önünde eşit olmasıdır.
    Eşraf : Kelime olarak “Şerefliler” anlamına gelmektedir. Bir şehirde veya kasabada sözü geçen itibarlı kişileri ifade etmek amacıyla kullanılırdı.
    Etnik Grub :Aynı ırk ve kültüre sahip olduklarını düşünen insanların oluşturduğu topluluk.
    Etnik-i Eterya Cemiyeti : Rumların “milli dernek” dedikleri en eski cemiyetleridir. Yunanlıların bağımsızlıklarını sağlamak amacıyla kurulan cemiyet Kurtuluş Savaşı sırasında; Anadoludaki diğer Rum cemiyetleri ile ortak hareket etmiş özellikle Trabzon ve çevresindeki Rumları birleştirerek “Pontus Rum” devletini kurmaya çalışmıştır

    F
    Federal: Birçok siyasal topluluktan olusan ve bu topluluklarin üstünde yer alan devlet yapisina verilen isim
    Feodalizm: Topragi ve üzerinde yasayan köylüleri tek bir kisinin mali sayan Ortaçag devlet sistemi (Derebeylik)Merkeziyetçi olmayan yönetim. Kapali tarim ekonomisi.
    Ferman: Padisahlar tarafindan herhangi bir konuda yayimlanan yazili emir, kanun.
    Fetret: Devlet gücünün zayifladigi bir yerde düzenin yeniden kurulmasina kadar geçen süre (karisiklik)
    Fetva: Osmanlilarda seyhülislam tarafindan verilen Seri hüküm veya karar
    Filoloji : Dil Bilimidir. Toplumların dillerini inceler.
    F.I.R. Hattı : Sivil havacılıkta kullanılan bir terimdir. Sivil Havacılık kurumu (İCAO) tarafından Dünya değişik sivil havacılık trafik kontrol bölgelerine bölünmüş ve bu bölgelerde sivil havacılık trafik kontrolü bölgelere en yakın devletlerin sorumluluğu altına bırakılmıştır. Bu ülkeler güvenli bir hava trafiği sağlayabilmek amacıyla bazı uçuş koridorları belirleyerek İCAO ‘nun onayını mütakiben uygulamaya geçerler ve sivil uçuşları yönlendirirler. Ege denizinde Türk Hava Sahasına kadar olan sivil havacılık trafik kontrolü Yunanistana verilmiştir. Dolayısıyla Ege Denizi üzerinden gelen bir uçak Türk Hava Sahasına girene kadar Türk trafik kontrolüne bilgi vermek zorunluluğunda değildir. Haberleşmesini Atina trafik kontrolü ile yapar. Bu durum Türkiye’nin güvenliğini tehdit ettiği için Türkiye yeni bir fırhattı tesbiti ve sorumlulukların yeniden paylaşılmasını istemektedir. Bu nedenle Yunanistanla aramızdaki önemli sorunlardan birini oluşturmaktadır.
    Faşiszm : I.Dünya Savaşı’ndan sonra İtalya’da Mussolini’nin kurduğu bir siyasal rejimdir. Tek partinin diktatörlüğüne, milliyetçilik heyecanına ve meslek kuruluşlarına dayanan baskıcı bir rejim olup, Kominizme karşıdır. Devlet her zaman ön plandadır. Hem milletin hayat ve çıkarlarını korur, hemde ahlaki ve dini bir kuruluştur. Ekonomi bütünüyle devlete bağlıdır. Devletten başka hiç bir varlık yoktur. İnsan devlet için vardır. Bireylerin hakları demokrasi kargaşa yaratır. Devlete de onu yöneten şef (DUÇE-FÜHRER) can verir ve devletle özdeşmiştir.
    Felah-ı Vatan Grubu : Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Milli Mücadeleyi destekleyen milletvekillerinin, oluşturduğu grubun adıdır.
    Fener Patrikhanesi : Tüm ortodoksların dinsel temsilciliğidir.
    Ferman : Osmanlı padişahlarının yayınladıkları ve kanun niteliğinde olan emirlerdir.
    Fetva : Şeriat Hukukunun uygulandığı ülkelerde uygulamalarda ortaya çıkan aksaklıklar konusunda en büyük dini makam olan Şeyhülislam tarafından verilen kesin hükümdür.
    Fıkıh : Kuran ve Sünnete dayandırılan hukuk (şeriat) sistemidir.
    Fırka : Topluluk, grup, Askerlikle tümen düzeyindeki birlik, siyasette siyasi parti.


    Ganimet: Savas sirasinda düsmandan alinan, savas araç gereç ve esyalari

    Gaza: Din adina yapilan savas
    Genç Türkler (Jön Türkler) :Tanzimat döneminin sonlarına doğru, bazı Osmanlı aydınları (Namık Kemal, Şinasi, Ziya Paşa, Hüseyin Avni Paşa) Genç Osmanlılar adıyla bir cemiyet kurdular. Bunlar; Osmanlı ülkesinde yaşayan herkesin, din, dil, ırk farkı gözetmeksizin eşit tutulması halinde azınlıkların ayrılmaktan ve devlet kurmaktan vazgeçeceklerini savunuyorlardı. Bu düşüncelerinin uygulanabilmesi için de; Meşrutiyet'in ilan edilmesi, temel hak ve özgürlüklerin bir anayasa ile korunması gerektiğine inanıyorlardı. Bu nedenle II. Abdülahamit'e baskı yapıp 1876 yılında Meşrutiyet'in ilanını sağladılar.
    Genel Tarih : İnsanoğlunun yeryüzündeki bütün geçmişini siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel tarihini başlangıçtan günümüze inceler...Örneğin : Dünya Tarihi
    Genel Meclis : Meclis-i Umumi
    Genelge : Herhangi düşünceyi iletmek, kamuoyuna duyurmak amacıyla ilan edilen düşünce veya kararlar bütünü. (Örnek:Amasya Genelgesi).Tamim'de denilmektedir.
    Gensoru Önergesi : Bakanlar Kurulunun genel politikası yada bir bakanın uygulamaları hakkında başvurulan bir denetim yoludur. Konuya ilişkin mecliste genel görüşme açılır, görüşme sonucu yapılan oylamada Meclis genel mevcudunun yarıdan bir fazlasının güvensizlik oyu vermesi sonucu bakanlar kurulu veya bakan görevinden düşer.
    Gıyab-i : Yokluk, kişinin bulunmaması.
    Gulam: Türk-Islam devletlerinde kurulan orduya verilen
    Güçler Birliği : Kuvvetler Birliği.Yasama,Yürütme ve Yargı Organları'na denilir.
    Güçler Ayrılığı : Kuvvetler Ayrılığı
    Gülhane Hatt-ı Hümayün : Padişah Abdülmecit tarafından 1839 yılında ilan edilmiş olan emirler bütünüdür. Bu belge ile Osmanlı tarihinde ilk kez kendi yetkilerini kısıtlamış ve halkın mal, can emniyetini hukuki güvence altına almıştır. Hukuk Devleti anlayışına geçilmesindeki ilk önemli adımdır.
    Güven Oyu Oylaması : Hükümetin (Bakanlar Kurulu) veya herhangi bir hükümet üyesinin (Bakan) meclis oylaması ile onay almasıdır.

    H
    Hakem Olayı : Sıffin Savaşı'nda bir sonuç alınamayınca taraflar, iki taraftan da seçilecek birer hakemin kararına başvurmayı gerekli gördü.
    Hz. Ali'nin hakemi Ebu Musa el-Eş'ari, Muaviye'nin hakemi ise Amr İbn-ül As oldu.
    Hakemler Muaviye'nin entrikası sonucu onu halife seçti.
    Halef: Birinden sonra gelen, birinin yerine geçen
    Halkçılık : Bir milleti oluşturan çeşitli meslek ve toplumsal grupları içinde bulunduran insanların, halk tarafından halk içinde yönetilmesi.
    Heraldik : Mühür bilimidir. Eski mühürleri inceler.
    Hikayeci Tarih : Tarihi olayları neden-sonuç ilişkisi belirtmeden, belgelere dayandırmadan, efsanelere göre inceler. İlk temsilcisi Heredot'tur.
    Haham Başı : Bir ülkedeki Yahudi topluluğunun dini başkadır.
    Hak : Hukuk tarafından tanınan ve korunmasını isteme hususunda ferdin yetkili sayıldığı menfaattir.
    Hakim ve Savcı Güvencesi : Hakim ve savcıların her türlü maddi ve manevi baskıdan uzak olarak yargılama görevini yerine getirmelerini sağlamaktır. Buna göre hakim ve savcılar görevlerinden alınamazlar, kendileri istemedikçe 65 yaşından önce emekli edilemezler, aylık ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun bırakılamazlar.
    Hakimiyet-i Milliye : Ankara’da 10 Ocak 1920 yılında yayınlanmaya başlayan gazetedir. Milli Mücadele sürecinde, Milli Mücadele’nin amacı ve gerekçesi bizzat Atatürk’ün kendisi tarafından bu gazetedeki yazılarla iç ve dış kamuoyuna duyurulmuştur.
    Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu : Hakim ve Savcıların tayin, terfi ve atamalarıyla ilgilenen bağımsız bir kurumdur.
    Hal : Padişahın tahttan indirilmesi.
    Halaskar Grubu : 1912’de ittihat ve Terakki Hükümetlerine karşı kurulmuş olan gizli örgütün adıdır.
    Halef : Birinin ardından gelip, onun yerine geçen kimse.
    Halife : Hz.Muhammedin ölümünden sonra var olan, devletin başına geçen ve devleti yöneten siyasi liderlere verilen isim.
    Halk Oylaması : Devletin geleceği açısından önemli görülen bazı konular hakkında yapılacak uygulamaların kararının halk tarafından verilmesini sağlamak amacıyla yapılan halk oylamasıdır. (Örnek: 1982 Anayasasının halk oylamasıyla kabul edilmesi.).Referandum'da denilmektedir.
    Hanedan : Monarşiyle yönetilen devletlerde devlet yöneticisi çıkarma ayrıcalığına sahip olan soylu aile.
    Harem: Saray ve konaklarda kadinlara ayrilan bölüm
    Harbiyye Nezareti : Osmanlı Devletinde Savunma Bakanlığına verilen addır.
    Haricilik : Hz.Ali ile Muaviye arasında yapılan sıffin savaşından sonra Halifenin belirlenmesinin Hakeme bırakılması sonucunda ortaya çıkan inanç mezheplerinden biridir. Hz.Ali ordusundaki bazı kimseler onu terkedip ordusundan ayrılmışlar ve Hz.Ali’ye isyan etmişlerdir. İşte bu sebeple isyan edenler karşı gelenler anlamına bunlara Hariciyye denmiştir. Bunlar daha sonra islam devletinin ileri gelenlerine suikast girişimlerinde bulunmuşlar ve Hz.Ali’yi şehit etmişlerdir.
    Hariciye Nezareti : Osmanlı Devlet teşkilatında Dış İşleri Bakanlığına verilen addır.
    Hat: Yazi
    Hattat: güzel yazi yazan
    Hatt-ı Hümayün : Osmanlı Padişahlarının bizzat kaleme aldıkları veya imzaladıkları belge veya emirlere verilen isimdir. (Örnek: Gülhane Hattı Hümayunu)
    Hava Sahası : Bir devletin yalnız kendisinin kullanma hakkı olduğu,başka devletlerin ancak ilgili devletten izin alarak yararlanabileceği gökyüzü parçası.
    Havas : Seçkinler tabakası, Okumuşlar, subaylar, mülkiye ve ve ilmiye sınıflarına mensup olanlar, taşrada ise toprağın tasarruf hakkını ellerinde bulunduran ayan ve eşraf zümresi.
    Heyet-i Temsiliye Kurulu : Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararların uygulanması için oluşturulan kuruldur. Atatürk’ün başkanlığının yaptığı bu kurul T.B.M.M.’nin açılmasına kadar çok önemli görevler üstlenmiştir.
    Heyet-i Vekiliye Kurulu : Bakanlar Kurulu
    Hınçak Cemiyeti : Çan sesi anlamına gelen cemiyet 1887’de Ermeniler tarafından İsviçre’de kurulmuş, merkezi sonradan Londra’ya taşınmıştır. İstanbul’da da şubesi olan cemiyetin amacı; Doğu Anadolu’yu ele geçirerek, burasını Rus ve İran Ermeni bölgeleriyle de birleştirip, bağımsız bir Ermeni devleti kurmaktır.
    Hiyanet-i Vatan-iye Kanunu : Milli Mücadele döneminde asker kaçaklarını, bozguncuları, isyancıları, casusları ve Milli Mücadele aleyhtarı faaliyetler içinde bulunanları cezalandırmak amacıyla 29 Nisan 1920 tarihinde T.B.M.M.’de kabul edilmiş olan kanundur.
    Hicr-i Takvim : Başlangıç olarak Hicret’i (622) kabul eden ay yılına göre düzenlenmiş olan takvimdir. Osmanlı devleti döneminde ihtiyaçları karşılamadığından, mali işlerde Rumi Takvim’e geçilmiştir.
    Hilafet Ordusu : Kuvayi Milliye birliklerini etkisiz hale getirmek amacıyla 18 Nisan 1920 tarihinde İngilizlerin de silah yardımıyla, İstanbul Hükümeti tarafından oluşturulan birliklerdir.
    Hilal-i Ahmer : Osmanlı Devletinde “Kızılay” kurumuna verilen isim.
    Höyük: Bir yerlesme ya da mezar kalintisinin üzerinde olusmus yassi yapay, toprak tepe
    Hukuk : Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü.
    Hukuk Devleti : Devletin işleyişinde fert ve devlet ile fertler arası ilişkilerde tamamen hukuk kurallarının egemen olduğu hiç kimsenin hukuk dışı davranma ayrıcalığı olmadığı, herkesin hukuk kuralları önünde eşit olduğu ve her türlü anlaşmazlıkların hukuk çerçevesi içinde çözümlendiği devlet biçimidir.
    Hükümet : Yürütme kuvvetini kullanan yani yasal çerçeveler içinde devlet çarkını işleten kurumun adıdır. Genel Seçimlerde en yüksek oyu alan Siyasi Parti Liderine Cumhurbaşkanı’nın hükümeti kurma görevini vermesiyle kuruluş süreci başlar. Parti Lideri (Başbakan) hükümet üyelerini (Bakanları) saptadıktan, sonra hükümet listesini Cumhurbaşkanı’na sunar. Cumhurbaşkanı’nın onayından sonra hükümet kurulur. T.B.M.M.’ne sunulan hükümet listesi yapılan oylama ile güvenoyu alırsa görevine devam eder.
    Hutbe: Müslüman hükümdarlarin her cuma namazindan
    önce camide isminin okunmasi. Islam devletlerinde bagimsizlik sembolüydü.
    Hümanizma: Insancilik, insan ve doga sevgisi, insanlari sevme ülküsü. Ortaçagin
    skolâstik düsünüsüne karsi XVI. yüzyil Avrupa’sinda dogan ve gelisen felsefe, bilim ve sanat görüsüdür.
    Hürriyet ve İtilaf Cemiyeti : Meşrutiyet döneminde ittihat ve Terakki Partisine karşı kurulan Saltanat ve Hilafeti destekleyen partidir. Milli Mücadeleye karşı çıkmıştır. Anadolu’da zafer kazanıldıktan sonra ortadan kalkmıştır.

    I,İ,J
    Ihracat: Dis satim
    İlk Çağ : Yazının bulunmasıyla başlayıp (M.Ö. 4000-3500) Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışına kadar sürer. En uzun süren çağ olarak bilinir.
    İnkılap : Bir halden başka hale dönüşme, biçim değiştirme, devrim anlamına gelir. Diğer taraftan, inkılap, toplumların çeşitli alanlarda, toplumun ihtiyaçlarına göre birtakım düzenlemelerle birlikte yeni bir düzen getirmesidir. Atatürk inkılapçılığı; toplumsal ihtiyaçları karşılamak için kurallar koymayı, düzenlemeler yapılırken izlenecek yol ve yöntemler belirlemeyi öngörür.
    Islahat : Devlet ve toplum düzeninde aksayan kurumların aksaklık nedenlerinin belirlenerek yapılan kısmi yenileşme hareketi (Örnek:Yeni Çeri Ocağı yanısıra Nizam-ı Cedit Ordusunun kurulması)
    İcra : Yürütme
    İçtihat : Kanunların tam olarak açıklamadığı veya açıklamada yetersiz kaldığı konularda DANIŞTAY veya YARGITAY gibi üst hukuk kurumlarının o konuda kesin bir görüş belirtmesi ve hüküm vermesidir. Bu hüküm daha sonra tüm devlet kurumları ve fertler için kanun gücünde bağlayıcılığı vardır. (Örnek: Yasal olarak kira arttırımı ancak % 20 olabilirken, Yargıtay en yüksek oranı % 65 olarak tespit etmiş ve bunu bir içtihat olarak yayınlamıştır.)
    İdadi : Osmanlı Devleti döneminde liselere verilen isim.
    İdari Yargı : Fertlerle devlet veya devlet kurumlarının kendi aralarındaki hukuki sorunları çözmek amacıyla yapılandırılmış olan hukuk sistemi.
    İdeoloji : Belli bir konuda aynı doğrultudan genellikle düşünürler tarafından ortaya atılan düşüncelerin oluşturduğu sistem. (Örnek Komünizm İdeolojisi, Faşizm İdeolojisi)
    İhtida : Başka bir dinden, İslam dinine girmek.
    İhtilâl : Bir devletin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla mevcut hukuk kurallarına ve kanunlara uymaksızın, cebir ve kuvvet kullanarak yapılan geniş halk hareketi (Örnek: Fransız ihtilali)
    Ikta: Belirli ölçülerdeki bir arazinin] hizmet karsiligi olarak bir kimseye verilmesidir.
    Selçuklu ve Osmanlilarda uygulanmistir.
    İlhak : Bir yeri, bir ülke parçasını zor kullanarak kendi ülke topraklarına katmak. (Örnek: Hitler’in 1937’de Avusturya’yı Almanya’ya ilhak etmesi)
    Iltihak: Bir bölgenin ya da ülkenin kendi istegi ile baska bir
    devlete katilmasi
    İltizam : Osmanlı toprak ve vergi sisteminin bozulmaya başlamasıyla birlikte vergi toplamada bazı sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Bunun üzerine devleti bir bölgenin vergi toplama işini peşin para ile bazı şahışlara vermeye başladı. Bu sisteme verilen isim “İltizamdır” iltizamı alan kişilere ise “Müllezim” adı verilir.
    İmalat-ı Harbiye : Osmanlı Devletinin son döneminde ordu ihtiyacını karşılayacak malzeme ve araç gereç üretim ve onarımı yapmak amacıyla kurulmuş olan atelye ve fabrikalar.
    İnfaz : Mahkemeler tarafından verilmiş olan bir cezanın uygulamaya geçirilmesidir.
    İngiliz Muhipler Cemiyeti : 1919 Yılında İngiltere ile Osmanlı Devleti arasında işbirliğini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Hürriyet ve İttilaf Fıkrasının görüşlerini benimseyerek Milli Mücadele’ye karşı çıkmıştır.
    İnkilap : Devlet ve toplum düzninde aksayan kurumların topyekün kaldırılarak ihtiyaca cevap verebilecek yeni kurumların getirilmesi. (Harf İnkılâbı, Ölçü, Ağırlık birimlerinde İnkılâp)
    İnkilapçılık : Atatürkçü Düşünce Sistemine dinamizm kazandıran ilkedir. Toplumun ihtiyaçları doğrultusunda
    çağın, akılın ve bilimin gerekli gördüğü yeniliklerin geçiktirilmeksizin yapılması esasına dayanır.
    İnsan Hakları : İnsanın insan olarak doğmasıyla elde ettiği haklardır. Bunlar; yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, seyahat hakkı, haberleşme hakkı, dilekçe hakkı, eğitim hakkı, kendini geliştirme hakkı, eşitlik hakkı, düşünce özgürlüğü, düşündüğünü ifade hürriyeti v.s. dir.
    İrade : Osmanlı Padişahlarının direktifleriyle yayınlanan ancak sadrazamın imza veya mührünün bulunduğu belge emirlere verilen isimdir. (Örnek: Mustafa Kemal Paşa’nın 3 ncü Ordu Müfettişliği görevinden alındığına dair irade)
    İrade-i Milliye : 14 Eylül 1919 yılında Sivas’da yayınlanmaya başlayan bir gazetedir. Başından sonuna kadar Milli Mücadele’nin yanında olmuş, vatansever gazetelerden biridir. Haftada iki kez yayınlanan bu gazete, ilk sayısında Milli Mücadele’nin gerekçelerini yayınlamıştır.
    İrade-i Seniyye : Bizzat padişahın imzaladığı emir.
    Irtica(Gericilik):Mevcut devlet düzenini dini esaslara göre yürütmeyi amaçlayan dinsel hareket.
    İrtida : İslam dininden ayrılarak başka bir dine girmek.
    İstanbul Müdafa-i Milliye Cemiyeti : İstanbul’da kurulan cemiyet iki kolda faaliyetlerini yürütmüştür. MÜSELLAH (Silahlı) grubu Anadolu’nun işgaline silahla karşı koymak düşüncesinde olup, Anadolu’ya silah kaçırır. MÜDAFA-İ MİLLİYE GRUBU ise; yabancı kuvvetler, kuruluşlar, vatan hainleriyle ilgili bilgileri Anadolu’ya duyurmak (Casusluk) görevini üstlenmiştir.
    İstibdat : Baskıcı (totaliter) devlet yönetimi. (Örnek:II.Abdülhamit İstibdadı)
    İstihlas-ı Vatan Cemiyeti : Kasım 1918 de Manisa’da kurulmuştur. İlk kurulan cemiyetlerden olduğu için, Müdafa-i Hukuk düşüncesinin öncüsü olmuştur. Daha sonra İzmir’de kurulan cemiyetlerle birleşmiştir.
    İstiklâl Mahkemeleri : Milli Mücadele döneminde oluşturulmuş, olağanüstü dönemin, olağanüstü yetkilerle donatılmış mahkemeleridir. Milli Mücadelenin başlangıcında gerek işgal güçlerinin gerekse İstanbul hükümetinin kışkırtmasıyla pek çok isyan çıkartılmıştır. Bu isyanların ele başlarının ve kışkırtıcıların normal mahkemelerde yargılanmaları hem uzun sürmüş hemde caydırıcılığı olmamamıştır. Bunun üzerine T.B.M.M. devlete karşı işlenen suçları yargılayacak özel mahkemelerin kurulmasına karar verecektir. Bu amaçla 29 Nisan 1920 tarihinde Hıyanet-i Vataniye Kanunu ve 11 Eylül 1920 tarihinde “Firariler Hakkında Kanun” ile 14 bölgede İstiklal mahkemeleri kurulmuştur. T.B.M.M. tarafından seçilen üçer üyeden oluşan mahkemeler bölge bölge dolaşarak yargılamalarda bulunmuşlardır. 31 Temmuz 1922 tarihli, “İstiklal Mahkemeleri Kanunu” ile her mahkemeye bir savcı bir de yedek üye verilmesi kararlaştırılmıştır. Bu mahkemelerde yargılamalar halka açık yapılır, İddialar ortaya atılır, Sanıkların savunmaları dinlenir ve karar verilirdi. İdam ve ağır hapis cezalarının onayı TBMM.tarafından yapılırdı. Ceza onaylandıktan sonra derhal infaz edilirdi. Milli Mücadele dönemi boyunca üç sene içinde vatana ihanet, casusluk, bozgunculuk,kışkırtıcılık gibi suçlardan dolayı 1054 idam cezası verildi. 1786 kişi çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. 41768 kişi dayak gibi hafif cezalara çarptırılırken 11748 kişi beraat etti. (Fransız İhtilal Mahkemelerinin sadece 1793 yılı içinde verdiği idam cezası 70.000 dir.) Cumhuriyet ilanından sonra Şeyh Sait İsyanının çıkması üzerine kabul edilen Takrir-i Sükun Kanunu ile Şark İstiklal Mahkemesi ve İstanbul İstiklal Mahkemesi de kurulmuş ve rejime muhalefet edenler yargılanarak cezalandırılmışlardır.
    İstinaf Mahkemeleri : Bidayet (ilk aşama) mahkemelerinin verdiği kararları tekrar gözden geçiren temyiz mahkemelerine verilen isim.
    İşgal : Bir yeri, bir ülke parçasını zor kullanarak ele geçirme (Örnek:İzmir’in işgali)
    Ithalat: Dis alim
    İtilaf Devletleri : 1 nci Dünya savaşında İngiltere Fransa ve İtalya’nın oluşturduğu devletler topluluğunun adıdır.
    Ittifak: Almanya-Avusturya-Macaristan ve Italya’nin, Ingiltere ve müttefiklerine karsi olusturdugu güç birligi
    Ittihat(Birlestirme): Dagilmakta olan Osmanli imparatorlugunun bir arada tutma düsüncesi
    İttihat ve Terakki Cemiyeti : II.Abdülhamit’in baskıcı yönetimine karşı savaşım vermek amacıyla kurulan gizli bir örgüt olup, Abdülhamid’in Anayasa’yı yeniden yürürlüğe koymasını sağladı ve 1908 den sonra iş basına geldi. Atatürk’ünde üye olduğu cemiyetin önde gelen üyeleri asker yada asker kökenli kişilerdir. “Ordunun siyasete karışması” konusunda cemiyetin üyeleri ile anlaşmazlığa düşen Atatürk, bu cemiyetten ayrılmıştır. Özgürlükleri sınırlamaya yönelmesi ve ülkeyi I.Dünya Savaşına sokması yüzünden suçlanan cemiyet bu savaşın sonunda dağılmaya başlamış ancak yurtdışına kaçmayan bazı üyeleri değişik partiler kurarak Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında da faaliyetlerine devam etmiştir.
    İzmir Müdafa-i Hukuk-i Osmaniye Cemiyeti : 1 Aralık 1918 tarihinde, İzmir’in işgalden kurtarılması ve Milli davamızı Avrupa’ya duyurmak amacıyla kurulmuştur. Redd-i ilhak cemiyeti ile beraber; işgallere karşı; ayaklanma, toplantı ve protesto eden telgraflar çekmek ve milli direnişi başlatmak görevini üstlenmiştir.
    Jeopolitik Kavramı : 1. Coğrafya ekonomisi, nüfus-vb.nin bir devletin politikası üzerindeki etkisi. 2. Bir devlette bir bölgede uygulanan politika ile o yerin coğrafyası arasındaki ilişki 3. Bir devletin saldırgan nitelikteki genişlemesini, ekonomik ve siyasi coğrafya açısından haklı kılmaya yönelik siyasi öğreti.


    K
    Katolikler : Başındaki kişiye Pap denir. Dinsel merkezi Roma'dır.
    Kavimler Göçü : Çin baskısından kaçan Kuzey Hunları, M.S. 375'de Batı'ya göç etmeye başladılar. Hun göçleri sonunda Karadeniz'in Kuzeyi'ndeki Germen kavimleri Batı'ya göç etti. Doğu Germen kavimlerinin göçü sonucunda , Roma İmparatorluğu, M.S. 395 tarihinde, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı.
    Kimya : C14 metodunu kullanarak eski kullanılmış araç ve gereçlerin yaşları hakkında bilgi verir.
    Kronoloji : Takvim bilimidir. Tarihi olayların oluş sırasını verir.
    Kabalak : Birinci dünya savaşında ordu mensuplarının kullandığı bir tür başlık.
    Kabine : Hükümet
    Kabotaj : Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi. Türk karasularında, Türkiyedeki akarsu ve göllerde gemi bulundurma, bunlarla gidiş geliş ve taşıma yapma hakkı. Bu hak 1 Temmuz 1926 da çıkarılan bir yasa ile sağlandığı için her yıl aynı tarih kabotaj bayramı olarak kutlanır.
    Kadı : Şeriat hukukunu uygulamakla görevli olan yargıç.
    Kalpak : Üstü geniş ve yassıca posttan veya astragandan yapılmış bir tür başlık. Kuvvayi Milliyecilerin kullandığı bir başlık olması sebebiyle Milli Mücadelenin sembolü olmuştur.
    Kamulaştırma :Devletleştirme
    Kanun Hükmünde Kararname : Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir kanunla (Yetki Kanunu) yetki vermesi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından yetki kanunu çerçevesinde belli konuları düzenlemek amacıyla çıkarılan yazılı hukuk kurallarıdır. Bunlar tıpkı kanunlar gibi resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girerler. (Örnek: Bakanlar Kurulunun TBMM.’den aldıkları yetki kanunu çerçevesinde memur maaşlarında düzenleme yapmayı içeren Kanun Hükmünde kararnameler)
    Kanun : Anayasanın yetkili kıldığı organ (T.B.M.M.) tarafından yazılı bir şekilde kabul edilmiş bulunan genel, sürekli soyut ve yaptırım gücü olan hukuk kurallarıdır. Kanunlar resmi gazetede yayınlandıktan sonra yürürlüğe girer.
    Kanun-i Esasi : 1876 ve 1908 yıllarında ilan edilmiş olan Osmanlı Devletinin Anayasalarına verilmiş olan isimdir.
    Kapitalizm : Her türlü üretim ve hizmet aracının sermaye sahibi olan şahışlara ait olması esasına dayanan ekonomik ve sosyal sisteme verilen isim (Örnek : ABD)
    Kapitülasyon : Bir devletin kendi yurttaslarının zararına olarak başka bir devlete tanıdığı ticari, adli, siyasi, mali ayrıcalıklardır. Bu ayrıcalıklar bir devletin bağımsızlığını simgeleyen YASAMA-YÜRÜTME ve YARGI güçlerini kısıtladığından, Kapitülasyonları kabul etmiş olan devletler, tam bağımsız sayılamazlar. Osmanlı Devletinin 15.yy.dan başlayarak değişik ülkelere tanıdığı kapitülasyonlar giderek artırılmış, kaldırılması ancak Lozan Antlaşması ile gerçekleştirilmiştir.
    Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı : Karadeniz havzasında bulunan devletlerin ekonomik ve siyasi işbirliğini öngeren ve Türkiyenin öncülüğünü yaptığı bir teşkilattır. Karadeniz havzasındaki devletlerin bir kısmının henüz siyasi ve ekonomik bazı sorunlarını çözümleyememiş olmaları teşkilatın geliştirilmesine yönelik girişimleri yetersiz kılmaktadır.
    Karakol Cemiyeti : Ulusal bağımsızlık savaşının başında, Anadolu’ya silah kaçırarak yardımcı olmuşlardır. Ancak “Anadolu’nun tek temsilcisi olarak kendilerini gördüklerinden” tehlikeli olmuş ve Mustafa Kemal’in emriyle kapatılmıştır.
    Karasuları : Bir devletin egemenliği altında bulunan, kıyılardan belli uzaklığa erişen deniz şerididir. Türk karasularının genişliği, 1964’te çıkarılan bir kanunla en az 6 mil olarak kabul edilmiştir. Akdeniz ve Karadeniz de karasularımızın genişliği 12 mil, Ege de ise 6 mildir. (Yunanistan ile sorunlarımızdan biri karasuları konusudur.)
    Katedral: Büyük kilise
    Katılımcı Demokrasi : Halkın dil,din,renk,ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin seçme ve seçilme hakkını özgürce kullandığı, halkın sivil toplum örgütlenmeleri ile (dernek, odalar vs.) siyasi iktidar üzerinde denetleme ve yönlendirme görevi yaptığı demokrasi anlayışına denir.
    Kervansaray: Anadolu Selçuklularinin, kervanlarin konaklamasi için yaptigi yerler.
    Kıta Sahanlığı : Bir anakaranın deniz altındaki doğal uzantısına verilen isim. Kıt’a sahanlığına sahip olan devletler belli bir derinliğe kadar olan bölgede deniz dibinden her türlü maden doğalgaz ve petrolü çıkarma ve pazarlama hakkına sahiptir. (Derinlik 1982 Açık Deniz sözleşmesine kadar 200 metre olarak hesaplanırken bu konferans sonrası “teknolojik olarak işlenebilecek derinlik” kavramı geçerli olmuştur.)
    Koloniler : Sömürgeler
    Komisyon : TBMM’ne verilen Kanun tekliflerini değerlendirip son şeklini verdikten sonra Mazbata şeklinde Meclis genel kurulunun onayına sunan, Mecliste temsil edilen siyasi partilerin üye dağılımlarına göre seçimle işbaşına gelen ve milletvekillerinden oluşan kurul.
    Komita : Osmanlı Devleti döneminde özellikle azınlıkların kurmuş oldukları ayrılıkçı silahlı çetelere verilen isim. (Örnek:Ermeni Komitaları, Rum Komitaları)
    Kominizm : 1) Bütün malların, kişilerin değil, toplumun sayıldığı ve ortaklaşa kullanılıp, özel mülkiyetin olmadığı sosyal ve ekonomik toplum düzenidir. Bu durumu gerçekleştirme isteği özellikle toplumların düzensizlik içinde bulunduğu zamanlarda ileri sürülmüş; ve toplumların içindeki eşitsizliklerin kalkacağı, yoksulluk görülmeyeceği, kimsenin baskı altına alınmayacağı, savaşlara bile gerek duyulmayacağı hedeflenmiştir.
    2) Böyle bir düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi,ekonomik ve toplumsal öğreti.
    Konfederasyon: Egemenliklerini, hukuk yapilarini, baskanliklarini ve uluslararasi kisiliklerini koruyarak ortak bir amaç için antlasmayla birlesmis bagimsiz devletlerin olusturdugu topluluktur.
    Kurgan: Tümülüslere Türkistan’da verilen ad.
    Kuva-i Milliye : Türk Bağımsızlık Savaşı boyunca iç ve dış düşmanlara karşı mücadele eden sivil ve askeri güçlere verilen ad.
    Kuva-i İnzibatiye : Halifelik Ordusu
    Kuva-i Seyyare : Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç yıllarında iç ayaklanmalarda önemli rol oynayan Çerkez Ethem komutasındaki kuvvetlerdir.Bunlar gezici kuvvetlerdir.
    Kuvvetler Ayrılığı : Yasama kuvvetinin meclise, yürütme kuvvetinin bakanlar kuruluna, yargı kuvvetinin ise bağımsız mahkemelere bırakıldığı sistemdir.
    Kuvvetler Birliği : Yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin tek bir kişi, makam veya meclis’in elinde bulunması. (Örnek: Milli Mücadele döneminde Yasama, yürütme ve yargı yetkileri TBMM’ne aittir.)
    Küçük Zabit : Astsubay
    Kültür : Dar anlamıyla, bir insanın edindiği bilgilerin unutulmayıp, kullanabildiği, değerlendirdiği bölümlerin tümüdür. Geniş anlamda kültür; bir toplumda; bilim, sanat ve yaşama biçimi konularında ortaya atılarak biriktirilen değerlerin tümüdür.
    Kürdistan Teali Cemiyeti : Teali, yücelme, yükselme anlamındadır. 1918 yılında kurulan cemiyet, wilson ilkelerinden yararlanarak, bölücü bir amaç gütmüştür. Amerika heyetiyle ilişkiler kuran cemiyet, Doğu Anadolu’da bağımsız bir Kürt Devleti kurmak için, Amerika’nın iznini almaya çalışır. Milli mücadele aleyhine de çalışmalarda bulunan cemiyeti , İngilizler Musul’u almak için desteklemişlerdir.

    L
    Laiklik : Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılması, fakat kimsenin inancına ve vicdan hürriyetine karışılmamasıdır.
    Laik Hukuk : Kaynağını akıl ve bilimin gereklerinden alan,her zaman toplumun gereksinimlerine göre değişebilen,her çağda çağdaş olma özelliğine sahip evrensel hukuk anlayışıdır.
    Lahit: Tas veya mermerden oyma mezar
    Layiha : Düşünülen bir şeyin yazılı hale getirilmesi, tasarı.
    Levanten : Osmanlı Devletinde ticaretle uğraşan, doğu ve batı kültür özelliklerini kaynaştıran ve İstanbul İzmir gibi önemli ticaret merkezlerinin belli semtlerinde oturan azınlık ve yabancılara Avrupalıların verdikleri isim Türkler ise bu kişileri “Tatlısu frengi” olarak isimlendirirlerdi.
    Liberalizm : Kişi özgürlüklerinin her alanda ve mümkün olduğu ölçüde az sınırlı olması. Ekonomik liberalizm, ekonomi alanında kişilerin tam özgürlüğüdür. Siyasal liberalizim ise, siyasal etkinlikler için kişilere tüm özgürlüklerin tanınmasıdır.
    Liva : Tanzimattan sonra vilayet ile kaza arasındaki birim (Mutasarrıflık = Sancak) Liva yöneticilerine Mutasarrıf adı verilirdi. Aynı zamanda askeri teşkilatta iki alaydan oluşan ve tümenden daha dar kadrolu (Tugay) birliğe de bu isim verilirdi. Bu birlğin başındaki komutan Mirliva ünvanını alırdı.
    Lonca: Osmanli Devletinde, esnaf ve sanatkârlarin bagli bulundugu kurulus
    M,N

    Maarif : Osmanlı devletinde eğitim sistemine verilen isimdir.
    Mandacılık : Sömürgeciliğin başka bir boyutu olup, tam bağımsızlığına kavuşamamış ülkelerin yönetiminin geçici olarak başka bir büyük bir devlete bırakılmasıdır. İlk defa I.Dünya Savaşı sonrasında A.B.D. baskanı Wilson’un, sömürgeciliği reddeden ilkelerine karşı itilaf devletleri tarafından 1919 Paris Barış Konferansında ortaya çıkardıkları sömürgeciliğin yeni uygulama şeklidir.
    Marksizm : Alman filozof ve siyaset adamı Karl Marx’ın ortaya koyduğu ve her gerçeği yalnız maddi sayan, Ruhun, zihnin, kutsal varlıkların ayrı gerçekler olduğunu kabul etmeyen öğretidir.
    Maslahatgüzar : Dışişleri teşkilatında başka bir ülke başkentinde görevlendirilen temsilciler Büyükelçi, Ortaelçi gibi ünvanlar taşırlar. En alt düzeydeki temsilciye Maslahatgüzar adı verilir. İki ülke arasında ilişkiler gerginleşince Büyükelçiler çekilerek temsil düzeyi Maslahatgüzar düzeyine indirilir.
    Mavr-i Mira : Rumlar tarafından kurulan cemiyetin amacı; Osmanlı illerinde çeteler kurup idare etmek, miting ve propogandalar düzenleyip, isyanlar çıkartarak Ege bölgesinde ilerleyen Yunanlılara yardımcı olup, eski Bizans’ı yeniden canlandırmaktır.
    Mebusan Meclisi : Osmanlı Devleti parlamentosunu oluşturan iki meclisten biridir. Üyeleri seçimle iş başına gelmesine rağmen padişahın meclis üstünde hakları ve yetkileri olduğu için, ulusal egemenliğe dayanan yasama görevini yerine getirmesi olanaksızdı. Osmanlı Devletinin son mebusan meclisi 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgali üzerine dağıtılmıştır.
    Mecelle Kanunu : Tanzimattan sonra hazırlanan ve dini hukuk ile örfi hukuku biraraya getirerek oluşturulan medeni hukuk düzenlemesi.
    Meclis : Demokratik ülkelerde, halkın özgür iradeleri ile verdikleri oylarla ve serbest seçimlerle oluşan, yasama ve kendi içinden çıkardığı hükümet nedeniyle dolayısıyla yürütme görevini de üstlenmiş olan kurul.
    Meclis Araştırması : Meclisin, belli bir konuda, milletvekillerinden oluşan bir komisyon aracılığıyla derinlemesine araştırma yapmasıdır. Komisyonun hazırladığı rapor T.B.M.M. genel kurulunda görüşülür.
    Meclis Hükümeti Sistemi : Bakanların, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen Başbakan tarafından seçilmesi (Kabine Sistemi) yerine Meclis tarafından tek tek seçildiği ve gene her birinin başbakana karşı değilde Meclise karşı sorumlu olduğu hükümet sistemi. (Örnek: Birinci TBMM’de uygulanan hükümet sistemi)
    Meclis Soruşturması : Bakanlar Kurulu üyelerinin görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçların araştırılmasını sağlayan, bir denetim yoludur. Meclis, soruşturma açılmasına karar verirse 15 kişilik bir soruşturma komisyonu kurulur. Komisyon suçlu olduğuna karar verirse, ilgili, yargılanmak üzere Meclis kararıyla Yüce Divan'a sevkedilir.
    Mesrutiyet: Bir devletin basta bulunan hükümdar ile halkin temsilcilerinden olusan meclis tarafindan birlikte yönetilme. Meclisli krallik.
    Milliyetçilik : Bireylerin ait oldukları milletin varlığını ve birliğini sürdürmesi ve yüceltmesi için diğer bireylerle ortak çalışma bilincine sahip olmasıdır.
    Monarsi: Devletin bir aile veya soy içerisinden seçilen tek kisi tarafindan yönetilmesidir.
    Müsadere: Osmanlilarda ölen devlet adamlarinin malina el koyma gelenegidir.
    Mütareke (Ateskes): Antlasma yapilincaya kadar çarpisan taraflarin silahlarini susturmasidir.
    Naip: Küçük yastaki hükümdarlara vekâlet eden, birinin yerine vekil olarak geçen.
    Nazir: Osmanlilarda bakan.
    Nom: Eski Misir’da yerlesim yeri. Kent, sehir
    Nümizmatik : Eski paraları inceleyerek, toplumların ekonomik yapısı hakkında bilgi verir.

    O,Ö
    Oligarsi: Siyasal iktidarin birkaç kisilik küçük bir grubun, bir ailenin veya sosyal bir sinifin elinde bulundugu yönetim sekli

    Osmanlicilik: Osmanli imparatorlugu sinirlari içinde yasayan herkesi din, irk ve mezhep ayrimi gözetmeksizin “Osmanli” sayma düsüncesi
    Ösür: Islam devletlerinde Müslümanlardan alinan toprak vergisi
    Orta Çağ : Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışından (476), İstanbul'un Türkler tarafından fethine kadar (1453) sürer.
    Ortodokslar : Başındaki kişiye Patrik denir. Merkezi İstanbul'dur.
    Özerklik: Bir toplulugun kendisini bazi kosullar altinda idare
    etme hakki. Genelde ana devlete bagli fakat kendi kurallarini da uygulayabilme özelligi.
    Öğretici Tarih : Tarihi olaylardan ders almak ve liderleri örnek alarak yönlendirici rol oynamak amaçlanır.
    Özel Tarih : Sadece bir devlet ya da milletin siyasi ekonomik ve kültürel tarihini inceler...Örneğin ürkiye Cumhuriyeti Tarihi

    P,R
    Paleografya : Toplumların eskiden kullandıkları yazıları inceler. (Mısır hiyeroglifi, Sümerlerin çivi yazısı, Türklerin Orhun ve Uygur abideleri gibi) Bu bilim dalı tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında etkili değildir.
    Pangermanizm: Bütün Germen kavimlerini birlestirme politikasi.
    Panislamizm: Tüm Müslümanlari birlestirme düsüncesi
    Panslavizm: Tüm Slavlari birlestirme düsüncesi
    Pantürkizm: Bütün Türkleri birlestirme düsüncesi
    Papa: Katolik Hiristiyanlarin dini lideri
    Papirüs: Eski Misir’da kamistan yapilan bir tür kâgit
    Polis: Eski Yunan’da kent devletlerine verilen isim
    Protokol: Diplomatik islerde ve devletlerarasi iliskilerde uygulanan kurallar
    Reform: Bir kurumun isleyisini düzeltmek amaciyla getirilen köklü degisiklik
    Resmi Tanima: Iki devletin birbirleriyle yazili ve diplomatik iliski kurmasi
    Rönesans: Yeniden dogus. XVI. yüzyilda Italya’da baslayan, Yunan ve Roma sanatina dönüs hareketi. Bilim Edebiyat, resim ve müzik gibi anlamlarda gelisme ve yenilik yapma
    S
    Seferberlik: Bir ülkedeki silahli kuvvetlerin, savastan barisa geçmeleri için yapilan hazirlik
    Siyasal Birlik: Bir ülkede birden fazla siyasi güç odagi varsa siyasal birlik yoktur. Bu güçlerden biri digerini egemenligi altina alirsa, siyasal parçalanmislik yerini siyasal birlige birakir.
    Siyasal Parti (Fırka): Bir toplumda siyasal iktidari ele geçirmek amaciyla kurulan örgüt.
    Siyasi Olay: Devletlerarasindaki iliskiler. Bu iliskiler barisçi yoldan olabilecegi gibi savas yoluyla da gerçeklesebilir. Devletlerarasindaki iliskilerin barisçi yoldan gerçeklesebilmesi için öncelikle devletlerin birbirlerini tanimalari gereklidir. Savaslar, antlasmalar, güç birlikleri gibi kavramlar siyasal olaylardir.
    Skolâstik Düsünce: Ortaçag boyunca Katolik kilisesinin egemenligi altinda olan, bilime kapali dine dayali düsünce. Bu düsünce Rönesans hareketleri ve Hümanizmle sona erdi.
    Sosyalizm: Üretim araçlarinin kisilerde olmadigi üretim ve bölüsüm araçlarinin kamuoyu ya da devlete ait oldugu siyasal sistem.

    Sömürgecilik: Bir devletin bir baska ülkeyi isgal ederek yönetmesi ve isgal ettigi ülkenin zenginlik kaynaklarini kendi yararina kullanmasi. Klasik anlamda XV. ve XVI. yüzyilda Cografi Kesiflerle deniz asiri yerleri kesfederek baslattiklari hareket.(Ilkçag’da Kolonizasyon)
    Stratejik: Elinde bulundurana büyük ayricaliklar ve üstünlükler saglayan yer ya da bölge
    Şeriat: Temeli dine dayanan yasalar anlamindadir.
    Sikke : Osmanlı Devleti'nde genel kullanımdaki madeni paraya denir.
    Siyasi Tarih : Uluslararası siyasi olayları savaşları barışları ve ittifakları inceler...Örneğin : Osmanlı Siyasi Tarihi
    Sosyal Tarih : Toplumların her türlü faaliyetlerini inceler.
    Sosyoloji : Toplum bilimidir. Tarihi olayları sosyoloji konularını hesaba katarak inceler.

    T

    Tampon Devlet: Devletlerin güvenliklerini saglamak amaciyla olusturduklari ara bölge
    Tanıma: Bir devletin varligini baska devletlerin de kabul etmesi. Tanimadan sonra devletlerarasinda siyasal iliskiler kurulur.
    Tarikat: Ayni dinin içine, tasavvufa dayanan ve kimi ilkelerle birbirinden ayrilan Tanri’ya ulasma yollarindan her biri.
    Tasavvuf: Islamiyet’te din gerçegine akil ve mantikla degil, sezgi ile gönül yolundan varmayi, esas tutan düsünce sistemi.
    Tekfur: Anadolu’daki Bizans valisi ve beylerine verilen unvan
    Teokrasi: Bir devletin, yapilanmasi, yönetimi özellikle hukuk kurallarinin din esaslarina dayandirilmasi.
    Tersane: Gemi yapilan yer
    Töre: Bir toplulukta benimsenmis, yerlesmis kurallarin, gelenek ve göreneklerin, ortak aliskanliklarin, tutulan yollarin tümü. Orta Asya Türk devletlerinde yazisiz hukuk kurallari.
    Tümülüs: Bir yerlesim yerinin veya mezarin toprakla örtülmüs halidir.
    Tarih : Geçmiş insan topluluklarının, savaşlarını ve barışlarını, kültür ve uygarlıklarını, sosyo-ekonomik yapılarını, neden-sonuç ilişkisi içinde zaman ve yer göstererek, belgelere dayalı, inceleyen bilim dalıdır.
    Toponomi : Yer adlarını inceleyerek tarihe yardımcı olur.

    U,Ü
    Uç Beyi: Sinir komutani
    Ulema: Alimler, bilgi sahibi olanlar. Osmanlilarda bir sinif olarak belirlenmisti.
    Ulusal Irade: Bir ulusun bir isin nasil yapildigi gerektigi yolunda açiga vurdugu karar. Ulusal irade ancak egemenligin ulusun tümüne ait oldugu devlet sisteminde belirlenebilir.
    Ulusal iradenin somutlandigi yer parlamentodur.
    Üs: Harekâtin yürütülebilmesi için gerekli birliklerin, her türlü gereçlerin tamamlandigi, teçhizatin toplandigi ve dagitildigi yer.
    Uygarlık Tarihi : Bütün ulusların meydana getirdikleri uygarlık eserlerini kültür ve medeniyet ürünlerini inceler...Örneğin : Çin Uygarlığı

    V,Y,Z
    Vak’anüvls: Osmanli Devletinde resmi tarih yazari
    Vakif: Bir kisi veya devlet tarafindan, resmi nitelikteki sartlara uyularak, hayir amaçli bir hizmetin gelecekte de yapilabilmesi için ayrilan mülk veya para.
    Vasi: Vekil olma, vekil olarak atanma
    Vassal: Büyük bir derebeyine yemin ederek baglanan derebeyi; birine baglanan, tabi olan kisi.
    Veliaht: Hükümdarlardan sonra yerine geçecek kimse
    Voyvoda: Eflak ve Bogdan beylerine verilen unvan.
    Yabgu: Eski Türklerde kagandan sonra gelen üst düzeydeki yönetici. Türklerde ikinci derecedeki hükümdarlarin unvani. Kaganin kardesi
    Yakın Çağ : 1789 Fransız İhtilali ile başlayıp, günümüze kadar sürer.
    Yeni Çağ : İstanbul'un fethinden, 1453 tarihinde başlayıp, 1789 tarihli Fransız İhtilaline kadar sürer
    Yörük: Yari yerlesik Türk topluluklari
    Zaptiye: Osmanli Devletinde toplum güvenligini saglamakla görevli askeri polis kurulusu.
    Zaviye: Küçük tekke, ibadethane.
    Ziggurat: Tepeye dogru gidildikçe daralan üst üste bir Mezopotamya kökenli dinsel yapi. Çok katli Sümer tapinagi.
  2. AyŞeGüL!

    AyŞeGüL! Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.193
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    ÇOK SAĞOL CİCİM;).

Sayfayı Paylaş