Tarık Buğra

Konu 'Yazarlar' bölümünde Hera. tarafından paylaşıldı.

  1. Hera.

    Hera. Kuşlara takılıp gidiyor aklım. Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.610
    Beğenileri:
    806
    Ödül Puanları:
    113
    Yer:
    Eskişehir.

    Hikâye ve roman yazarı. Akşehir’de doğdu. İlk ve ortaoku*lu Akşehir’de, liseyi Konya’da okudu (1936). İstanbul Üni*versitesi Tıp, Hukuk ve Edebiyat fakültelerine devam ettiy*se de tamamlamadı. Akşehir’de Nasreddin Hoca gazetesini çıkararak gazeteciliğe başladı (1947). İstanbul’da Milliyet (1952-1956), Yeni İstanbul (1960-1966), Yol (1968) ve Tercüman gazetelerinde fıkra yazarlığı yaptı. Hâlen Tercüman <\n zetesinde fıkra yazarı olarak çalışmaktadır.
    Günümüzün en usta roman ve hikâye yazarıdır. 1941) 1955 villan arasında cok savıda hikâye vazmtş, bu eserleni” insanın bunalımlarını dile getirmiştir. AncaK du yazılarda dam sonraki yazarlarda görülen Türk milletinin dinî ve millîde ğerleri hafife alma yolu asla tutulmamıştır.

    Cumhuriyet gazetesi tarafından açılan Hikâye Yarışması’nda (1948) aldıflı ikincilik derecesi ile aynı yıllarda Çınaraltı dergisinde neş rettiği hikâyeleri ile dikkat çekmiş, bilahare roman yazmaya başlamıştır. Küçük Ağa adlı büyük romanı ile usta bir ro mancı olduğu anlaşılmıştır. Tiyatro edebiyatı ile ilgili eser leri ile fıkraları da vardır. Yaşayan Türkçe ile yazılan hikâyt ve romanları günümüzün en sevilen eserleri olmuştur.

    Hîkayeleri:

    1. Oğlumuz (1949), 2. Yarın Diye Bir Şey Yok*tur (1952), 3. İki Uyku Arasında (1954), 4. Hikâyeler (1964, 1969,1974).

    Romanları:

    1. Yalnızların Romanı (Çınaraltı def> gisinde neşredildi, 1948), 2. Siyah Kehribar (1955), 3. Küçük Ağa (1964, 1979, 1983), 4. Küçük Ağa Ankara’da (196$ 1975), 5. İbiş’in Rüyası (TRT Roman Başarı Mükâfatı aldı, 1970; yazar tarafından oyun hâline getirildi, Devlet Tiyatro» su’nda oynandı 1972, 1985), 6. Firavun İmam (1976, Türkiye Millî Kültür Vakfı 1978 armağanını aldı), 7. Döne meç t»’ (1978), 8. Gençliğim Eyvah (1979), 9. Yağmur Beklerken (1981). Fıkralarından seçmeler: Gençlik Türküsü (1964). Pil ve edebiyat üzerine yazılar: Düşman Kazanmak Sanatı (1979). Seyahat yazıları: Gagaringrad (Moskova notlan, 1962).

    Tiyatro eserleri:

    1. Ayakta Durmak İstiyorum (1966), 2. Dört Yumruk, 3. Yüzlerce Çiçek Birden Açtı, 4. İbiş’in Rüya*sı. Tefrika hâlindeki romanları: Aşk Esirleri, Şehir Uyurken, Yanıyor Mu Yeşil Köşkün Lâmbası?, **ü Nokta, Sonradan Ya*şamak, ***** Paşanın Rüyası.
  2. Punisher06

    Punisher06 Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    TARIK BUĞRA

    (1918 – 1994)


    Ünlü yazar Tarık Buğra Akşehir’de dünyaya geldi. İlköğretimini Akşehir'de gördü. İstanbul Lisesi’nde Pertev Naili Boratav’un öğrencisi oldu. Tarık Buğra yazar olmaya 10. sınıfta karar verdi. 1936 yılında Konya Lisesi ’nden mezun oldu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaydını yaptırdı. 2 yıl sonra Hukuk Fakültesi’ne, oradan da Edebiyat Fakültesi’ne geçti. Mezuniyet tezini vermeden buradan ayrıldı.

    Gazeteciliğe 1947’de Akşehir’de babası Nazım Bey’le beraber Nasrettin Hoca gazetesini çıkararak başladı. 1951’den sonra Milliyet, Vatan, Yenigün, Yeni İstanbul gazeteleri ile haftalık Yol dergisinde yazdı. Bu gazete ve dergilerin bir kısmında yazı işleri müdürlüğü görevinde bulundu. Tercüman Gazetesi'ndeki köşe yazarlığından 1976’da istifa etti, vaktini tümüyle edebiyata ayırdı. Devlet Tiyatroları’nda Edebi Kurul Başkanlığı’nda Edebi Kurul üyeliğinde bulundu..

    Tarık Buğra, ilk piyeslerini ve "Yalnızların Romanı" adlı eserini askerliği esnasında kaleme almıştı. 1940 yılında bitirdiği bu roman, 1948 yılında Çınaraltı dergisinde tefrika edilmişti. Ancak ismi, bir iddia üzerine üç saatte yazdığı “Oğlumuz” isimli hikâyesinin 1948’de Cumhuriyet Gazetesi'nin açtığı yarışmada ikincilik kazanmasıyla duyuldu. 1949’da yayımladığı ilk hikâye kitabı Oğlumuz’u, 1952’de Yarın Diye Bir Şey Yoktur, 1954’te İki Uyku Arasında, 1964’te Hikâyeler izledi. Kasaba yaşantısından, orta sınıf insanların ev ve aile ortamlarından kesitler verdiği hikâyelerinde, yoğun, şiirli bir dille aşk, yalnızlık, uyumsuzluk gibi temaları ele aldı. Olay örgüsünden çok iç gerçekliğe ağırlık verdi. 1955’te çıkan "Siyah Kehribar"la romana geçti.

    Kurtuluş Savaşı’na merkezden değil, bir kasabadan baktığı Küçük Ağa’da (1963) yakın tarihe resmi tarih anlayışının dışına çıkan bir yorum getirdi. Bu romanın devamını 1967’de Küçük Ağa Ankara’da adıyla yayımladı. Firavun İmanı (1976), Dönemeçte (1978), Gençliğim Eyvah (1979), Yağmur Beklerken (1981) isimli romanlarında da Cumnuriyet’in çeşitli evrelerini, demokrasiye geçiş sürecindeki çalkantıları konu edindi. Ortaouyncusu “Komik-i şehir” Naşit’in hayatından yola çıkarak yazdığı İbiş’in Rüyası ile 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda başarı ödülü, Osmanlı İmparatorluğu ’nun kuruluş yıllarını anlattığı Osmancık’la (1985) Milli Kültür Vakfı Edebiyat Armağanı’nı, Yağmur Beklerken’le Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü’nü aldı. 1991’de Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Birey özgürlüğünü savunduğu Ayakta Durmak İstiyorum (1966) ve Üç Oyun (1981) adıyla kitaplaştırdığı piyeslerinin hemen hepsi sahnelendi, romanları TV dizisi haline getirildi. Fıkralarından seçmeleri Gençlik Türküsü (1964), gezi notlarını Gagaringrad (1962), dil ve edebiyat üzerine yazılarını Düşman Kazanmak Sanatı (1979), denemelerini Bu Çağın Adı (1979) başlıklarıyla yayımladı.

    Tarık Buğra, 26 Şubat 1994'de kanser tedavisi gördüğü Çapa Tıp Fakültesi’nde hayata gözlerini yumdu. Tarık Buğra, öğretim üyesi Ayşe Buğra'nın babasıdır.

    alıntı.

Sayfayı Paylaş