Tesbihatın Önemi

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Lethe tarafından paylaşıldı.

  1. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113

    [​IMG]

    Kardeşlerimizden birisinin namaz tesbihatında tekasül göstermesine binaen dedim:

    Namazdan sonraki tesbihatlar tarikat-ı Muhammediyedir (A.S.M.) ve Velayet-i Ahmediyenin (A.S.M.) evradıdır. O noktadan ehemmiyeti büyüktür. Sonra, bu kelimenin hakikati böyle inkişaf etti:

    Nasıl ki, risalete inkılap eden velayet-i Ahmediye (a.s.m.) bütün velayetlerin fevkindedir. Öyle de, o velayetin tarikatı ve o velayet-i kübranın evrad-ı mahsusası olan namazın akabindeki tesbihat, o derece sair tarikatların ve evradların fevkindedir. Bu sır dahi şöyle inkişaf etti ki:

    Nasıl zikir dairesinde bir mecliste veyahut hatme-i Nakşiyede bir mescidde birbiriyle alakadar heyet-i mecmuada nurani bir vaziyet hissediliyor. Kalbi hüşyar bir zat namazdan sonra "Allah bütün kusurlardan, noksan sıfatlardan, aczden ve şerikten münezzehtir. Allah bütün kusurlardan, noksan sıfatlardan, aczden ve şerikten münezzehtir." deyip tesbihi çekerken, o daire-i zikrin reisi olan zat-ı Ahmediye Aleyhissalatü Vesselamın müvacehesinde yüz milyon tesbih edenler, tesbih elinde tesbih çektiklerini manen hisseder.

    O azamet ve ulviyetle "Allah bütün kusurlardan, noksan sıfatlardan, aczden ve şerikten münezzehtir. Allah bütün kusurlardan, noksan sıfatlardan, aczden ve şerikten münezzehtir." der. Sonra o serzakirin emr-i manevisiyle, ona ittibaen "Bütün hamd, minnet ve şükürler Allah’a aittir. Bütün hamd, minnet ve şükürler Allah’a aittir." dediği vakit, o halka-i zikrin ve o çok geniş dairesi bulunan hatme-i Ahmediyenin (aleyhissalatü vesselam) dairesinde yüz milyon müridlerin "Bütün hamd, minnet ve şükürler Allah’a aittir. Bütün hamd, minnet ve şükürler Allah’a aittir." larından tezahür eden azametli bir hamdi düşünüp içinde "Bütün hamd, minnet ve şükürler Allah’a aittir." ile iştirak eder, ve hakeza "Allah en büyüktür. Allah en büyüktür." ve duadan sonra

    "Allah’tan başka ilah yoktur. Allah’tan başka ilah yoktur." otuz üç defa o tarikat-ı Ahmediyenin Aleyhissalatü Vesselam halka-i zikrinde ve hatme-i kübrasında o sabık manayla o ihvan-ı tarikatı nazara alıp o halkanın serzakiri olan zat-ı Ahmediye Aleyhissalatü Vesselama müteveccih olup

    "Milyon kere salat ile milyon kere selam Senin üzerine olsun ey Allah’ın Resulü." der, diye anladım ve hissettim ve hayalen gördüm. Demek tesbihat-ı salatiyenin çok ehemmiyeti var.



    Said Nursi / Risale-i Nur Külliyatı / Kastamonu Lahikası, "70. Mektup"

Sayfayı Paylaş