Tiyatro Terimleri Sözlüğü -G

Konu 'Tiyatro' bölümünde Desert Rain.* tarafından paylaşıldı.

  1. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0

    kaynak:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Tiyatro Terimleri Sözlüğü

    - G -

    Gazete Tiyatrosu:
    Günlük ve geçmiş olayları gazete haberleri biçiminde; belgesel olarak canlı bir uyarma ve propaganda tiyatrosu. Gündelik yaşamda yer alan siyasal ve toplumsal sorunları eleştirel bir bakış açısından verebilmek için, siyasal kabare türünden ve kurgu tekniğinden yararlanır. Önemli bir gazete haberini sahneye projeksiyonla yansıtıp, yeniden canlandırarak yorumlar.

    Gag: Bir skeçte, revüde ya da bir eğlence gösterisinde herkesin gülebileceği bir nükteyi kapsayan sözler ya da durumlar.

    Gala: Daha çok opera için kullanılan, protokolün çağrıldığı ve resmi giysi ile gidilmesi zorunlu gösteri gecesi.

    Galeri:
    1-
    Latin tiyatrosunda yüksek ve uzun takma saç.
    2- Tiyatro yapılarında ikinci asma kat.

    Geleneksel Gösteri: Çağdaş tiyatro kavr***** karşıt kavramı getiren tiyatro. Bir toplumun kendine özgü yapısının oluşturduğu ve o toplumun yapısında değişiklik sureciyle yakın ilintisi içinde sürmüş, daha sonraki dönemlerde kalıplaşarak donmuş ve kendi özelliklerini korumuş tiyatro.

    Geleneksel Türk Tiyatrosu: Türk toplumuna özgü gösterim türlerini kapsayan halk tiyatrosu ve köy tiyatrosu geleneklerini içeren tiyatro. Bunun kaps***** gölge ve kukla oyunu, orta oyunu, meddahlık, dramatik danslar ve konulu savaş oyunları girer.

    Gençlik Tiyatrosu:
    1-
    Orta öğretimdeki gençler tarafından kurulan,yönetilen ve gerçekleştirilen tiyatro.
    2- 15 yaş sınırı göz önüne alınarak profesyoneller tarafında oynanan, eğitsel yanı ağırlıklı gençlik tiyatrosu. Gelişmiş ülkelerde profesyonel gençlik tiyatrolarına devlet ödeneği sağlanır.

    Gerçekçi Tiyatro: Gerçekçiliğin sınırları çok geniş bir alana yayılır. Hele kavram olarak esnek olduğu oranda belirsizdir. Gerçekçilik deyince, bazen nesnel gerçekçiliği kabul eden, bazen de anlatımı ve biçemi belirleyen bir yöntemi anlatmak isteriz.
    1- Tutum olarak: Sofokles'ten, Shakespear'e, Tolstoy'dan Brecht'e kadar, bir takım soyut sanat anlayışları dışında, tüm sanat gerçekçi sanattır.
    2- Yöntem olarak: İçeriği, biçemi ve biçimi gerçekçiliğe giren yapıtlar,aşamalar dizisine dayanan kapalı bir toplumun değil, açık bir kentsoylu toplumun sanat anlayışıdır. Gerçekçi tiyatro, gerçekliği nesnel, somut ve dolayımsız olarak yeniden yaratarak yansıtmayı amaçlayan tiyatrodur. Bu estetik akım içindeki tiyatro, olay dizisinin kesintisiz eylemlerinden yararlandığı oranda, anlatıma ve episodik gelişime dayanan biçimleri de kullanır. Gerçekçilik, yazarın ve sanatçının, gerçekliği birey-toplum ilişkilerinin çelişkileriyle incelediği noktada başlar.

    Gerçeklik: Gerçek olan, var olan şeylerin tümü.

    Gerçeküstücü Tiyatro: Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa'da Andre Breton'un, Freud'un görüşlerine dayanarak şampiyonluğunu yaptığı ve bilinçaltı varsayımları ile düşte olduğu gibi, parçaları birbirini tutmaz bir anlatım biçimi ile vermeye çalışan tiyatro anlayışı. XIX. yüzyıl sonunda, Fransa'da Alfred Jarry'nin ve daha sonra ozan Appolinaire'nin öncülük ettiği tiyatro anlayışı. Artaud'nun tiyatro görüşlerine içeren Le Theatre et son Duble adlı yapıtı da bu akımın gelişimi içinde yer alır.

    Gevşeme: Stanislavski dizgisinde bir oyuncunun dikkatini toplayabilmesi için gerekli olan ruhsal ve kassal rahatlama.

    Gezici Tiyatro: Belli bir yerleşik düzeni olmayan kentten kente, köyden köye gezerek oyunlar oynayan tiyatro.

    Giriş Müziği: Oyunun başladığını belirten ve seyirciyi oyunun atmosferine sokmayı amaçlayan perde açılmadan ya da açılırken çalan müzik.

    Görsel Etmenler: Işıklama aygıtlarıyla yapılan sahne etmenleri. Göze yönelen, ışıklama ve izdüşüm yoluyla gerçekleştirilen etmenler.

    Gösterim: Sahnede, alanda ya da gergi üzerinde oynanan, göz ve kulağa yönelen oyunların, dansların ve benzeri sanatların tümüne verilen ad.

    Grotesk: Tiyatroda karikatürleştirme işleminin özü olan grotesk, seyirciyi yabancılaştırarak, tuhaf ve şaşırtıcı biçimlerle karşıt görüntüleri birleştirerek güldürmeye yönelen, ussal dizgiye karşı çıkarak, ussal bir sonucu getiren, temelde ciddi, ama görünüşte gülünç ve abartılı olan biçim.

    Grotesk Tiyatro: XX. yüzyılın başlarında, İtalya'da Birinci Dünya Savaşı'nın yarattığı karamsarlıktan, anaparacı düzenden ve sanayileşmenin kentsoylu yaşamında yol açtığı yabancılaşmadan kaynaklanan "gerçekliğin çokluğu" ile düzenin "iki yüzlülüğü"nü vurgulayan kara gülmece niteliğindeki oyunların tümüne verilen ad. Öncelikle Luigi Pirandello'nun oyunlarındaki "maske-yüz" ikilemi ile insanın özü ile davranışları arasındaki çelişki ortaya çıkarılmak istenmiştir. Meyerhold, bu biçimi maddeci diyalektiği temel alan bir içeriğe oturmuştur.

Sayfayı Paylaş