Tiyatro Terimleri Sözlüğü - M

Konu 'Tiyatro' bölümünde Desert Rain.* tarafından paylaşıldı.

  1. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0

    Kaynak:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Tiyatro Terimleri Sözlüğü - M


    - M -

    Maske Tiyatrosu:
    Maskeyle oyunculuğa dayalı tiyatro. Maskenin kökeni, katılaşmış ölü insan yüzü olarak ölümün trajikliğinden kaynaklanır; bunun için de maske, öbür dünyaya ilişkin olarak gündelik gerçeğin yerine "ikame gerçeklik"i, çifte gerçekliği; "kılık değiştirme" olarak oyunculuğun temel güdüsünü oluşturur; bu anlamda da tiyatro, Maske Tiyatrosu olarak başlamıştır, denebilir. Maske Tiyatrosu'nun ilk önemli uğrağı, antik Yunan tiyatrosudur. İnsan yüzünden büyük olmayan maskelerle oynanan antik tragedyaya 28 değişik maske tipi; komedyada ise 44 ayrı maske tipi vardı. Maskeler, uzaktan görülebilirlik ve tip çizme özellikleri yanısıra, oyuncuların çok çabuk rol değiştirmesine, değişik rolleri oynamasına olanak sağlıyordu. Maske Tiyatrosu'nun ikinci önemli uğrağı commedia dell'arte'dir; burada, tipler, kendilerine özgü maskeleriyle belirlenimliydiler. 20. yüzyılın başlarında tiyatro reformuyla birlikte, üstün kukla anlayışı içinde, maske yeniden önem kazanmıştır. Çağdaş tiyatroda Brecht, Grotowski, Strehler gibi yönetmenler ile Bread and Puppet Theatre gibi topluluklar, Maske Tiyatrosu'nun özgün örneklerini vermişler; Theatre du Soleil (Paris) gibi topluluklar, etnik tiyatro anlayışı içinde, yabancı kültürlerin giysi, dans ve müzik biçimleriyle birlikte maske geleneğini de kendi uygulamalarına almışlardır.

    Maskelemek:
    1)
    Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. 2) Yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması.

    Mayıs Oyunları: Dinsel bolluk törenlerin kaynaklanan gösterilerdeki oyun. Bunlara hasat oyunları, güz dönemi oyunları da denir.

    Meddah:
    Dramatik öykü anlatıcı. Arabisatan'da Hz. Peygamber'i ve ailesini olduğu kadar, hükümdar ve kahramanların da övgüsü yapmak olarak yer alan Meddahlık, Türkiye'de kendine özgü bir tiyatro sanatı türü olmuştur. Meddahlar'ın dağarcıklarında yalnızca görülebilir değil, İslam kaynaklarına dayanan dinsel konular, İran kaynaklarına dayana efsane, destan ve Şehnameler; Türk hikaye, masal ve efsaneleri, romanlar ile tiyatro oyunları da bulunmaktaydı. Genellikle Ramazan akşamlarında, kahvehane gibi kapalı yerlerde ve halkın içinde gösterilerini gerçekleştiren Meddah'ın hem başlık yerine kullanmak için, hem de türlü ses ve ağız taklitleri yapmak için omzuna astığı geniş bir mendil, elinde de oyunu başlatma, izleyiciyi sessizliğe çağırma ve saz, süpürge, tüfek, at, vb. yerine kullanmak için bir sopa vardı. Anlatılarına şiirler, tekerlemeler ve kalıplı sözlerle başlayan Meddahlar, anlattıklarının üslubunu taklitli bir anlatıya ya da temsile uygulayarak, "tek kişilik gösteri"lerini sunar, yine kalıplı sözlerle gösterilerini bitirirlerdi. Günümüzde Meddahlığı yeniden çeşitli biçimler altında yaşatma eylemlerine tanık olunmaktadır.

    Mekanik Tiyatro: Oyuncu olarak insanın yerini mekanik olarak hareket eden nesnelerin aldığı ya da insanların mekanik hareketli oyunculuğuna dayanan tiyatro biçimi için kullanılan kavram. 20. yüzyılın başında tiyatro reformu hareketine bağlı olarak Craig tarafından ortaya atılan "üstün kukla" oyunculuk anlayışıyla ortaya çıkmış olan Mekanik Tiyatro, tiyatroyu mekanik bir araç haline getirmeyi amaçlar. Fütürüst tiyatro da "mekanik bale"ler gerçekleştirmiş; tiyatroyu "duyguları üretme makinesi" olarak görmüştür. Fütürüst tiyatronun Mekanik Tiyatro anlayışından etkilenen konstrüktivist tiyatro, Rusya'da Devrim sonrasında "fütürüst opera" örneğinde "elektronik gösteri"ler düzenlemiştir, F. Legger, "insan merkezci gösteri"ler mekanik olarak yenileştirmeye yönelirken, Bauhaus sanatçıları da Mekanik Tiyatro'yla kuramsal ve pratik olarak uğraşmışlardır. Bauhaus "sahne atölyesi"nin yöneticisi O. Schlemmer, insan bedenin mekanik yönünü öne çıkarmaya, mekanik olarak hareket eden geometrik sanatfigürü haline getirmeye çalışmış; L. Maholy-Nagy ise, biçim, ışık, renk, ses ve hareket gibi canlandırma öğelerinin birleşmesinden "eylemsel olay" yaratmayı denemiş; Kandinski soyut bireşimci sahneyi kurmayı istemiştir. Laterna magica ile çokmedyalı tiyatrolar, Mekanik Tiyatro'nun günümüzdeki örnekleridir.

    Merak: Olay dizisinin gelişimi ile seyircide uyandırılan soru duygusu.

    Mercek: İçinden geçen koşut ışınları düzenli bir biçimde bir birine yaklaştıran ya da birbirinden uzaklaştıran saydam cam. Tiyatroda daha çok yakınsak mercek kullanılır.

    Mevki:
    Orta Oyununda erkek seyircilere ayrılan yer.

    Meydan: Orta Oyununun oynandığı alan.

    Mezzetino: Commedia dellarte de giysisi kırmızı beyaz kurdelelerle süslü uşak tipi.

    Mim:
    1)
    Oynamak.
    2) Oyuncu; bugünkü anlamıyla.
    3) Yalnızca hareketlere dayanan sözsüz oyun.

    Mimesis: Taklit, benzetme, öykünme. Platon bu terimi sözlük anlamıyla, yani öykünme olarak kullanmış, Aristoteles dram sanatı konusunda bu terimi yeniden yaratma ve yansıtma anlamıyla yorumlamıştır. Tiyatro sanatının temeli ilkelerinden biridir.

    Mimodram:
    Üst düzeyde sanat ve tekniği gösteren sözsüz oyun.

    Monodram: Tek kişilik oyun.

    Muhavere: Orta oyununda söyleşme bölümü. Zurna, Kavuklu havası çaldıktan sonra ortaya Kavuklu ile Kavuklu arkası girerler ve Pişekar ile muhavere başlar. Bu bölüm iki kesimini kapsar: Arzbar ve Tekerleme. İlkinde, oyunun yönlendiricisi Pişekar ile oyununun nekre kişisi Kavuklu arasındaki konuşmada kimlikleri ve ne iş yaptıkları ortaya çıkarmakta bir çeşit serim kesimidir. Tekerleme de ise Kavuklu, olağan dışı bir olayı başından geçmiş gibi anlatır. Pişekar iki de bir sorular sorarak konuyu aydınlatmak ister; laf ebeliği yapılır ve sonunda Kavuklu'nun anlattıklarının bir düş olduğu anlaşılır.

    Müzikli Tiyatro: Büyük bir kesimi ezgiler ve danslarla gelişen, ama dramatik konuşma öğesini de kullanılan tiyatro. Operetle olan tek farkı, müzikli tiyatrodan caz ve popüler müziğin ağır basmasıdır.

Sayfayı Paylaş