Tiyatro Terimleri Sözlüğü - P

Konu 'Tiyatro' bölümünde Desert Rain.* tarafından paylaşıldı.

  1. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0

    Kaynak:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Tiyatro Terimleri Sözlüğü


    - P -

    Panayır Tiyatrosu:
    Panayırlarda, açık havada, genellikle açık saçık saçık güldürüler oynan tiyatro. Ülkemizde kukla ve gölge oyunları sunan topluluklar için de bu terim kullanılır.

    Pandomim: Sözsüz oyun. Düşünceleri ve duyguları kimi kez müzik, kimi kez çeşitli eşyalar kullanarak, kimi kez dansla ya da gövde ve yüz hareketleriyle yansıtmayı amaçlayan oyun.

    Pandomima: Tanzimat ve II. Meşrutiyet dönemlerindeki tiyatroların çoğunda izlenen, oyunlar arasına sıkıştırılan sözsüz oyun.

    Pano:
    1) Sahne üzerindeki dekorun bir parçası.Pano askıya bağlanır ve sahne zeminine tutturulur.
    2) Kulisi seyircinin görüşüne kapayan çerçeveli gergi.

    Panola: Orta oyununda tef.

    Pantolene: İtalyan Halk doğaçlama tiyatrosunun en önemli yaşlı komik tipi. Genellikle Venedikli, varlıklı, ama cimridir. Kavga gürültüden kaçar, en çok ilgi duyduğu konulardan biri yüksek düzeyde siyasal konuşmalardır; oysa yeteneksiz, zavallı aynı ölçüde acımasız ve budaladır çoğu kez, aldatılan koca ya da baba konumundadır. maskesi uzun, gaga burunludur. Sivri bir sakalı vardır. Ayaklarında Türkiye'den ithal çetik pabuçlar görülür.

    Papuç: Karartıcıda bulunan bobin boyunca kayarak ışığın voltajını indirip yükselten iletken.

    Papuç Sektirmek: Orta oyununda Kavuklunun bir becerisi; koşarken ayaklarındaki çetik pabuçtan birini havaya atıp düşürmeden ayağına giymesi.

    Parçacı: Türk doğaçlama tiyatrosunda komiğe laf açan oyun kişisi.

    Parçalı Komedya: Bölümcükleri ya da bölümleri birbirine bağlı olmayan, Fransa'da ortaya çıkan ve tutulan komedya biçimi.

    Peniz: Orta oyunu argosunda söz karşılığında kullanılır.

    Piscator Tiyatrosu: Piscator'un tiyatro eylemini, kendi siyasal estetik progr***** göre gerçekleştirdiği tiyatro etkinliklerini dile getiren kavram. Piscator, drama ve tiyatro biçiminde devrim yaparak, bilim ve tekniğe upuygun bir sahne estetiği yaratmaya çalışmıştır. Tiyatro ve sahne yapısı olarak çok katlı sahne, kesit-küre sahne ve yürüyen kayışlı sahne tekniklerini uygulamış olan Piscator, göreneksel dramayı ham malzeme olarak almış, siyasal dramaturjik bakış açısından yeniden düzenlemiş; bunun için de iki yola başvurmuştur. 1- Sahnesel malzemenin "epikleştirilmesi", 2- kendi içinde kapalı dramatik eylemin revü tarzında "tek tek numaralar" halinde çözüntüye uğratılması. Piscator, tarihsel-belgesel tiyatroyu oluşturabilmek için film ve film projeksiyonu ile fotoğraf malzemesinden de yararlanmıştır. Piscator Tiyatrosu'nda üretim, sahneleme, sahne müziği, sahne tekniği ve oyuncu topluluğu arasındaki topluca sahneleme sürecine dayanır.

    Piyero: Fransız tiyatrosunda,İtalyan halk tiyatrosunun etkisi ile ortaya çıkmış, kambur, yalnızlık çeken, hep hüzünlü, onun için de kolayca kötülük yapıp başkalarını üzen trajikomik tip.

    Pişekar: Orta oyunu başladığında oyun alanına ilk gelen ve oyun anlatıcısı ve düzenleyicisi işlerini de yüklenmiş iki baş rol tipinden biri. Gölge oyunundaki Hacivat'ın uzantısındadır. Her şeyi bildiğini Kavukluyu inandıran, her kalıba girip çıkan, Kavukluya öğüt verip ne yapması gerektiğini söyleyen, bilgiçlik taslayan ve oyunu yönlendiren kişi. Hacivat'ın gölge oyununda yüklendiği nitelikleri, Pişekar Orta Oyununda sürdürür.

    Poetika: Aristotales'in İÖ 363-360 yılları arasında yazdığı, şiir, dram sanatı ve epik konularını içeren ve dramatik yapıtın kurallarını öneren yapıtı. Bu kitabın komedya üzerine olan bölümü ele geçmemiştir.

    Politik Tiyatro:
    Ünlü Alman yönetmen Ervin Piscator'un göstermeci nitelikteki kendi anlayışını içeren 'Epik Tiyatro'ya verdiği ad. Siyasal gelişimleri konu edinerek insanların daha iyi yaşamalarını savunan, seyircinin duygusundan çok usuna yönelen tiyatro anlayışı. Bu anlayıştaki tiyatroda sinema filmi, diya, hareketli sahne zemini, yürüyen şerit gibi biçimsel özellikler yer alır.

    Proagon: Antik Yunanistan'da düzenlenen Büyük Diyonizya şenliklerinden iki gün önce düzenlenen törene verilen ad.

    Proleter Devrimci Tiyatro: Sınıf savaşımını, tiyatro eyleminin odağına yerleştiren siyasal tiyatro. 1917 Ekim Devrimi bağlamında, devrimci işçi hareketine bağlı olarak yer almış olan Proleter Devrimci Tiyatro hareketi, başlıcalıkla şu ana biçimler içinde görülmüştür:
    1- Rusya'da yeni bir işçi sınıfı kültürü yaratmaya yönelik proletkult hareketine bağlı tiyatro etkinlikleri, topluca tiyatro deneyimine dayanan kitle tiyatrosu gösterileri.
    2- Rusya ile Almanya'da çok geniş çapta yer alan uyarma ve propaganda tiyatrosu etkinlikleri.
    3- Rusya'da "tiyatro devrimi" etkinlikleri.
    4- Almanya'da politika tiyatrosu etkinlikleri.

    Prömiyer: Oyunun seyirci ile buluştuğu ilk gösterimi.

    Pusat Odası: (O.O.) Orta Oyununda oyuncuların giysilerinin bulunduğu çadır ya da gergiyle kaplanmış yer. Buna Sandık Odasıda denir.

Sayfayı Paylaş