Tiyatro Terimleri Sözlüğü - R

Konu 'Tiyatro' bölümünde Desert Rain.* tarafından paylaşıldı.

  1. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0

    Kaynak:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Tiyatro Terimleri Sözlüğü


    - R -

    Radyo Oyunu:
    Radyoda oynanmak üzere yazılmış, kulağa yöneldiği için eylemin konuşmalarla ilerlediği, özel bir teknik gerektiren oyun.

    Ramp: Sahne yüzeyinin seyirciye en yakın kesimi, sahne kenarı.

    Reinhardt Tiyatrosu: Reinhardt'ın doğrudan sanatsal ve mali yönetimini üstlendiği tiyatro etkinliklerini belirten kavram. Aynı zamanda tiyatro örgütçüsü ve girişimcisi olan Reinhardt, tiyatro etkinlikleri arasında sahne yapısı ve sahneleme olarak birçok yeniliklere önayak olmuştur. Reinhardt Tiyatroları şöyle gösterilebilir: Schall und Rauch Kabare Tiyatrosu (1902, Berlin), Neues Theater (1903, Berlin), Deutsches Theater (1905, Berlin), Volksbühne (1915- 18, Berlin), Grossen Schauspielhaus (1919, Berlin), Reinhardt'ın bu dönemde Berlin'de etkili olduğu 11 tiyatro vardır. Viyana'da: Theater in der Josefstadt (1923), Schö***unner Schlosstheater (1928).

    Repertuar:
    1) Bir tiyatro topluluğunun bir mevsimde sahneye koyup oynayacağı oyunların bütünü. Bir tiyatronun oyun planınca saptanmış ve her zaman oynayabileceği oyunlar demeti; oyun dağarcığı.
    2) Bir oyuncunun ezberinde bulunan oyunların bütünü.

    Replik:
    1) Oyunda kendisine söylenen söze, verilen sözlü karşılık.
    2) Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söylediği son söz.

    Resitatif: Belli bir melodi olmadan konuşma biçimiyle söylenen müzikli anlatı.

    Retorik: Konuşma sanatı, konuşma sanatı kuram. Retorik, tiyatro bağlamında kendine özgü bir özellik gösterir. Yunanca retor hatip, iyi konuşan kökünden gelir.
    1) Etkili, esprili ve güzel konuşma.
    2) Aristoteles oyuncular için yazmış olduğu, güzel ve etkili konuşmanın önemini belirttiği yapıtı.

    Revü: Konu açısından sıkı bir bütünlüğü olmayan, birbirilerine gevşekçe bağlanmış, kendi başlarına anlamları olan tablolardan kurulu, ezgi monolog, skeç, dans ve karşılıklı nükteli konuşmalardan oluşan, bazen eğlendirici, bazen taşlayıcı bir gösterici biçimi.

    Ritüel: Dinsel tören, kutlama. Tiyatronun kaynağında ritüeller vardır. Bolluk törenleri, ölüp dirilme törenleri, üreme törenleri, söylenen ezgiler, danslar ve oynanan oyunlar, homo ludens'i ortaya çıkarmıştır. Antik tiyatronun başlangıcı da ritüellerden var olmuştur. Bağ ve şarap tanrısı Diyonizos adına yapılan bahar kutlamaları giderek tiyatro gösterilerine dönüşmüştür.

    Rol: Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün

    Rol Çalma:
    Oyun ve konuşma sırası başka bir oyuncudayken seyircinin dikkatini kendi üzerine çekme. Bu tiyatro sanatı açısından çok kötü bir şeydir. Sahne ahlakına ve disiplinine aykırıdır.

    Rol Dağılımı: Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını belirleme işlemi.

    Rol Dağıtmak: Bir oyun çalışmaya başlamadan önce, oyun kişileri oynayacak sanatçıları saptamak.

    Rol Kesme: Argoda bir rolü, gerektiğinden daha büyük ölçüde, abartarak yapay bir konuşma ve aşırı hareketlerle oynama.

    Romantik Komedya: Geçmişe dönük, imgeleme dayanan bir komedya alt türüdür. Geçmişin efsane ve masallarını konu edinir. Geçmişe bir kaçış ve özlem vardır. Bundan dolayı da 3D (doğa, düş ve duygu) ögelerin karışımı ile bir fantezi dünyası içinde geçer. Ama tema romantik bir aşk ilişkisi üzerine kuruludur.

    Romantik Tiyatro: 1790'lardan 1840'lara kadar Avrupa'da geç Aydınlanma döneminin akılcılığına karşı ortaya çıkmış romantik sanat ve düşünce akımının tiyatrosu. Romantik Tiyatro, başlıcalıkla Almanya'da ve Fransa'da drama kuramı ve dramatik yazın olarak öne çıkmıştır. Almanya'da F. Schlegel, A. W. Schlegel ve Schelling romantik anlayışı öne sürmüşler, Shakespeare'e büyük önem verirken, klasik Fransız tiyatrosunun yer ve zaman birliği kuralını ve katı ölçülerini eleştirmişlerdir. Fransa'da da Romantik Tiyatro anlayışı, üç birlik kuralına karşı olduğu kadar, koşuklu dramaya da karşı çıkarak, dramatik türlerin karışımını istemiş; V. Hugo, Fransız Romantik Tiyatrosu'nun ilkelerini ortaya koyarak, "grotesk olan ile yüce olanı, korkunç olan ile kaba güldürüyü, trajik olan ile komik olanı birbiriyle kaynaştıran edebiyatın çağdaş edebiyat" olduğunu öne sürmüş; komik ve grotesk bedende trajik ve yüce ruhun birleştirilişiyle klasik tragedya-komedya ayrımının aşılacağını göstermiştir. Romantik sanat, gerçekliğin yoğunlaştırılmış bir yansımasıydı; bu nedenle de Romantik dramaturji, gündelik kişi ve olaylarla değil, alışılagelmedik kahramanlarla ve işlerle, insanoğlunun yazgısını temsil eden kişilerle, yazarın düşüncesini dile getiren kişilerle ilgiliydi. Romantik Tiyatro, bu doğrultuda yeni bir ritmik biçimlendirmeye, lirik karakter çizimine yer veriyordu. Romantik Tiyatro, romantik drama kuramının estetik ilkeleri düzeyinde üretime tanık olamamış; daha çok okuma oyunlarına yol açmıştır. Bu arada, Tieck, romantik tersinlemeye dayanan romantik komedyanın örneklerini vermiş; romantik güldürü, yanılsamayı yıkıcı epik drama öğeleriyle öne çıkmıştır. Büchner'de, romantik biçimsel öğelerin parodisel olarak çözüntüye uğrayarak, toplumsal eleştirel taşlama biçimine dönüştüğü görülür. Fransa'da da Romantik Tiyatro uygulayımı kendi kuramsal ilkelerine karşılık verecek düzeyde gerçekleşmemiş; ancak sahne dekorunda ilerlemeler, başarılı oyunculuk ve melodrama kayma özellikleriyle öne çıkmıştır. Fransa'da Romantik Tiyatro'nun başlıca temsilcileri Hugo yanısıra, P. Merimee ile A. de Vigny'dir. Romantik Tiyatro ürünleri daha çok bale ve opera içinde değerlendirilmiş; romantik drama daha çok edebiyat tarihi açısından önem taşımıştır.

    Rönesans Tiyatrosu: Rönesans döneminin tiyatrosu; ortaçağdan sonra tiyatroda yenileşmeyi gösteren tiyatro dönemi. Rönesans Tiyatrosu'nun başlıca özellikleri şunlardır:
    1- dünyevi, gerçekçi bir tiyatronun yer alması.
    2- hümanist düşünce doğrultusunda antik tiyatro ve kültürün yeniden bulgulanması.
    3- saray tiyatrosuna bağlı olarak tiyatrosal özelliklerin gelişme göstermesi.
    4- komedya ve tragedya yanısıra, pastoral oyun, melodram ve tragikomedya gibi yeni türlerin ortaya çıkması.
    Rönesans Tiyatrosu, toplumsal deneyim olarak tiyatronun yeniden bulgulanması olarak önem taşır.

Sayfayı Paylaş