Toksoplazmozis hastalıği

Konu 'Sağlık Dersi' bölümünde SanatorY tarafından paylaşıldı.

  1. SanatorY

    SanatorY Üye

    Katılım:
    9 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaslar benım odevım var.Lütfen "toksoplazmozis hastalıgını" bulabilir misiniz??
  2. Moderatör Güleda

    Moderatör Güleda Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.623
    Beğenileri:
    4.563
    Ödül Puanları:
    113
    Bu aradığın Gebelikteki Topsoklazma değil mi ?



    Yeni Doğanda Toksoplazma (Toksoplazmozis) Enfeksiyonu

    Etken Toksoplazma gondii (T.gondii) adında bir parazittir. Esas konağı kedi olan bir parazittir ve yumurta*larının hamileler tarafından besin ya da ke*diyle temas yolu ile alınması sonucunda an*nede enfeksiyon meydana gelir. Bazı anne*lerde, nezle benzeri hafif şikayetler görülse de çoğu kez herhangi bir belirtiye yol aç*mamaktadır. Doğuştan toksoplazmozis her 1000 gebelikte 0.2 -10 oranında görülür. Hamileliğin erken dönemlerinde anneden bebeğe enfeksiyon geçme olasılığı daha düşüktür ancak bu dönemde enfeksiyon geçiren bebeklerin büyük bir kısmında hastalık daha ağır seyretmektedir. Anne karnında T. gondii enfeksiyonu geçiren be*beklerin bir kısmında hiç bir belirti görül*mezken, bir kısmında 1942′de Sabin tara*fından tanımlanan klasik bulgular;

    hidrosefali (baş büyümesi),
    mikrosefali (başın küçük olması),
    koriyoretinit,
    nöbet geçirme,
    intrakranial kalsifîkasyonlar (beyin içi kireçlenme) bulunur.
    Ayrıca kansızlık, lenfadenopati, hepatosplenomegali (karaciğer – dalak büyümesi) görünümü, uzamış sarılık görülebilir.

    Polimeraz zincir reaksi*yonu (PCR), antikor testleri (IgM)ve kültür yapılarak tanı konur. Ayrıca, öykü ve klinik bulgu*larla şüphenilen hastalarda kan sayımı, ka*raciğer fonksiyon testleri, antikor testleri, kranial Ultrasonografi (ultrason), kranial bilgisayarlı tomografi ve oftalmolojik muayene ile has*talığın ciddiyeti belirlenmelidir.

    Doğuştan tanısı konmuş bebeklerde tedavide pirimethamin (1mg/kg/gÜn, ağız*dan), sulfadiazin (100mg/kg/gÜn, ağızdan) ve folik asit (1ml/kg/gün, haftada 2 gün, ağızdan) kullanılır.

    Tedavi seçenekleri ke*mik iliğini baskıladığı ve karaciğerde toksik etkileri olduğu için aralıklı kan sayımı ve karaciğer fonksiyon testleri bakılması ge*rekmektedir. Tedaviye rağmen doğumda doğuştan toksoplazmozis belirtileri olan bebeklerin %90′nında koriyoretinit, geliş*me geriliği (%50), nöbet (%40), mikrosefali (%20), sağırlık ve hidrosefali gelişmekte*dir. Bu ağır sonuçları nedeniyle hastalığın önlenmesi oldukça önemlidir. Hamile ka*dınlar parazit yumurtaları ile kirlenme ihti*mali bulunan besinlerden uzak durmalı ve kedilerle temas etmemeye dikkat etmeli*dir.


    Gebelik sırasında annede oluşan enfeksiyonlar fetüsü etkileyebilir.Bu enfeksiyon ajanları fetüsün ölümü, fetüste doğumsal anormallikler, organ hasarı veya düşüklere yol açabilir.Gebelerin %10 ‘u bu enfeksiyonlardan etkilenirken, fetal hasar da sadece %2 vakada gelişir. Anne karnında bebeği enfeksiyonlardan koruyan en önemli faktör, anneden bebeğe kan yoluyla geçen immünoglobin olarak adlandırılan bağışıklık öğeleridir. Fetüs gebeliklerin ilk 3 ayında tamamen savunmasızdır, anneden geçecek pasif bağışıklıktan yararlanamaz. Bundan dolayı erken dönemde oluşan enfeksiyon daha çok fetüsün ölümüne ya da ağır anormalliklerine neden olur.
    Gebelik sırasında oluşan enfeksiyonlar içinde en iyi bilinenlerden biri toksoplazmozistir.Toksoplazma etkeni bir protozoadır. Bu etken kedilerin olduğu heryerde olabilir. Kedi dışkısı ile atılan parazit toprağa karışır, yaklaşık bir sene kadar enfektif özelliğini sürdürür. İnsanlarda hastalık kedi dışkısı içeren toprağa bulaşmış yiyeceklerden veya canlı kist içeren iyi pişmemiş etlerden geçer. Anne gebelikten önce hayatının herhangi bir döneminde hastalığı geçirmişse fetüs koruma altındadır. Fetüsün toksoplazmalı olarak doğması , annenin ilk kez gebeliğinde bu hastalığı geçirmesine bağlı olarak ve ancak 1000-10000 de 1 oranında görülür. Annenin vücut direnci güçlü ise hastalığı hafif olarak geçirir.
    Eğer anne adayı ilk üç ayda hastalığa yakalanırsa fetüsün enfekte olma riski % 15 , ikinci üç ayda %25, son üç ayda ise %60 civarındadır. Ancak ilk üç ayda geçirilen enfeksiyon fetüs üzerinde en tahrip edici etkiyi bırakacak dönemdir. Bu dönemde düşük, ağır nörolojik harabiyet, hasar oluşur.Enfekte olarak doğan bebeklerde görme bozukluğu, sara nöbetleri, sağırlık, spastisite, bazen de zeka geriliği ortaya çıkabilir.

    Gebe ilk muayeneye geldiğinde evcil hayvan besleme öyküsü, çiğ et yeme alışkanlığı, sebze ve meyveleri yıkama alışkanlığı, toprak ve bahçe ile ilgisi sorgulanmalıdır.Gebede enfeksiyonla ilgili şüphe varsa anneden alınan kan örneğinde toksoplazma taraması yapılır. Annede kan örneğinde IgG ve IgM negatif ise anne adayı ******la hiç karşılaşmamış, risk altındadır.

    Sadece IgG pozitif ise anne bir yıldan fazla bir zaman önce hastalığı geçirmiştir, fetüs için kaygı duyulmaz. Eğer hem IgG ,hem de IgM pozitif ise anne enfeksiyonu akut olarak geçirmektedir,emin olmak için ileri testler yapılmalıdır.

    Fetüste hastalık şüphesi varsa , fetüsden kordosentez yöntemi ile kan alınarak inceleme yapılır.Yapılan ultrasonografide etkilenen bebekte kafa içinde kireçlenme, kafa boşluklarında genişleme, fetüste ileri derecede şişme görülebilir.

    Tedavi: Annede gebeliğin ikinci veya üçüncü yarısında akut enfeksiyon saptanırsa veya şüphe duyulursa spiramisin olarak adlandırılan ilaç başlanır. İlk üç ayda oluşan enfeksiyonda ise gebelik sonlandırılmalıdır.
    Önlem olarak anneye hijyen kurallarına çok dikkat etmesi, çiğ et yememesi, evcil hayvanlarla temas ettiği yerlerin temizliğine dikkat etmesi önerilmelidir. Daha önce anne adayı bu hastalıkla hiç karşılaşmamışsa eve yeni kedi alınmaması önerilmelidir.



    BAŞKA BİR KAYNAKTAN.. ;)

Sayfayı Paylaş