Tüp Bebek Yaptırmak Dinen Caizmi

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Kadın veya eşindeki bir kusur sebebiyle, tabii iliski ile gebeligin gerceklesmesi mumkun olmadigi takdirde, dollendirilecek yumurta ve sperm, her ikisi de nikahli eslere ait olmak (yani bunlardan biri yabanciya ait olmamak), dollendirilmis olan yumurta, baska bir kadinin rahminde degil, yumurtanin sahibi olan kadinin rahminde gelismek ve yapilan islemin gerek anne ve babanin, gerekse dogacak cocugun maddi, ruhi ve akli sagligi uzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacagi tibben sabit olmak sartiyla, normal yoldan gebe kalmasi ve anne olmasi mumkun olmayan evli hanimlarin, yukarida belirtilen sartlara uyarak, cesitli tibbi usullerle gebeliklerinin saglanmasinda, Islami hukumler acisindan bir sakinca yoktur.

    Baska bir kadinin yumurtasi veya kocasi disinda yabanci bir erkekten alinan sperm ile bir kadinin gebeliginin saglanmasi ise, insanlik duygularini rencide etmesi ve zina unsurlari tasimasi sebebiyle (caiz) degildir.

    Normal yollarla çocuk sahibi olmayan bir kadının zaruretten dolayı tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olması caizdir.

    Ancak normal yollarla çocuk sahibi olan bir kadının tüp bebek yöntemini kullanması caiz değildir. Çünkü kadının zaruret olmadan avret yerini başkasına göstermesi caiz değildir. Bu bakımdan çocuk sahibi olan kadının erkek çocuğu olması için tüp bebek uygulaması caiz değildir.

    İslamiyet neslin muhafazasına büyük ehemmiyet vermiştir. Bundan dolayı gayri meşru beraberlikler, bilhassa zina bütün hak dinlerde yasaklanmış ve çirkin görülmüştür. Zinaya giden yolu kapamak için de nikah yolu daima açık tutulmuştur. Tüp bebek konusunu da öncelikle bu çerçeve içinde ele almak gerekir.

    Tüp bebek iki şekilde gerçekleşmektedir. Birincisi, aynı karı-koca arasında gerçekleşir. Bu şekil, neslin karışması gibi bir mahzur bulunmadığından ve bir zaruretten dolayı olduğundan meşrudur, helal ve caizdir. Bu da şöyle olmaktadır:

    Annenin rahmiyle yumurtalığı arasında bulunan kanala tüp adı veriliyor. Çocuğun teşekkülü için olgunlaşmış yumurtanın bu kanaldan, yani tüpten geçerek rahme ulaşması ve orada babadan gelen meni ile (sperm) birleşmesi gerekir. Fakat bazan bu tüp tıkanmış oluyor; yumurta da rahme inemediğinden sperm hücreleriyle bulaşamıyor. Neticede ise çocuğun teşekkülü için gerekli olan döllenme gerçekleşemiyor.

    İşte tüpü kapalı olan bir kadın, isterse tıbbın bu yeniliğinden istifade ederek çocuk sahibi olabilir. Şöyle ki:

    Annenin yumurtalıklarında bulunan yumurta hücresi, geliştikten sonra hususi; olarak yapılmış bir tüp içerisine alınır. Bu yumurta hücresi babadanalınan sperm hücresi ile döllendikten ve aradan bir buçuk gün gibi bir zaman geçtikten sonra meydana gelen zigot, yani ceninin ilk safhası annenin rahmine yerleştirilir. Bundan sonra çocuk, gelişmesini annenin rahminde tamamlar. Görüldüğü gibi, burada sperm hücreleri kocanın, yumurta da kendi hanımınındır.

    Tüp bebeğin meşru olmayan, dinimizin caiz görmediği şekline gelince; tüp yoluyla da olsa zayıflık, hastalık gibi birtakım sebeplerle doğum yapamayacak kadınlar vardır. Bazılarının da rahimleri ameliyatla alındığı için çocuk yapmaları mümkün olmamaktadır. İşte bu durumda erkekten alınan sperm hücreleri yabancı bir kadından alınan yumurta hücreleri ile bir tüpte birleştirilir. Döllenme tüpte gerçekleştikten sonra, mümkünse aynı kadının, değilse başka bir kadının rahmine yerleştirilir. Aradan belli bir müddet geçtikten sonra çocuk meydana gelir. Burada her ne kadar baba varsa da, anne yabancı bir kadındır.

    Diğer bir şekli de şöyledir:
    Çocuğun doğmaması kadındaki birhastalık sebebiyle olabileceği gibi, hastalığın erkekte olması da mümkündür. Bu durumda kadın sağlamdır, çocuğu olabilir. Fakat erkeğin çocuğu olmamaktadır. Bu defa da yabancı bir erkekten alınan sperm hücreleri ile kadından alınan yumurta tüpte birleştikten sonra, döllenmiş yumurta kadının rahmine yerleştirilir. Vakti geldiğinde de çocuk doğar.

    İşte, ister yumurtanın başkabir kadından, isterse spermin yabancı bir erkekten alınması yolu ile olsun, her iki durumda da doğan çocuğun nesebi sıhhatli olmamakta, nesil karışmaktadır. Tüp bebeğin bu şekline, yani anneden veya babadan birisinin yabancı olması şekli namus ve aile mahremiyeti mefhumunu ortadan kaldırdığından bir çeşit zina sayılmaktadır.

    Tüp bebeğin bu şekli bilhassa yabancı ülkelerde tatbik edilmektedir. Bugün Sağlık Bakanlığı nın müsaadesi ve gözetimi altında yapılan, dinimizce meşru sayılan birinci şekildir.

Sayfayı Paylaş