Türk Dil Devriminden Ne Anliyoruz?

Konu 'Dil ve Anlatım Ders Notları' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    Atatürk yeni Türkiye devletinin kuruluşunda tüm devrimlerle birlikte “Dil Devrimi” yapmanın da zorunluluğunu anlamış ve yıllardan beri milliyetçi aydınların başlayıp geliştirdiği bu akımı kesin bir çözüm yoluna sokmuştur.
    Ancak Atatürk’ün ömrü bu büyük eseri tamamlamaya yetmemiş, O’nun iyi niyetle ve sayıları pek fazla olmayan dilcilerle başlattığı (Dil Devrimi) hareketi az zaman sonra aşırı uçların elinde amacından sapar duruma girmiştir.
    Atatürk 1930 yılında Prof. Sadri Maksudi’nin Türk Dili isimli kitabının ön sözüne şu satırları bizzat yazmıştı:
    “Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin inkişafında başlıca müessirdir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil, şuurla işlensin, ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”
    Hedef ve amaç bu olduğu halde ve bu amacı gerçekleştirmek için Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi ile (Dil Kurumu) kurulduğu halde Kurum ile Üniversite arasında bağlantı yapılamamış ve (Dil Devrimi) Türk dili konularında çelişik düşünceler, yayınlar ve hareketler belirmiştir.
    Türk Dilinin gelişmesi, oluşması, benliğini bulup daha da zenginleşmesi için, tarih bilincine dayalı, yaşayan Türkçe’ye ve lehçelerine saygılı, sözcük üretimine açık yöntemler Türk Dil Kurumunun ve Üniversitelerimizin başarılı çalışmalar yaparak, kısa zamanda içine düşünen dil çıkmazından Türk Dilini ve dolayısıyla Türk düşüncesini kurtaracaklarını ümit etmekteyiz
    Dil Devrimi Ne Demektir?

    Bir ulusun kendi ana dilinin kaynaklarına dönüş, bu kaynaklardan yeni sözcükler üretimi, dil ve kültür emperyalizmine karşı çıkma hareketine dil devrimi diyoruz.
    Ana dilin, kaynaklarına dönüş zorunluluğunu Batıda ilk kez ortaya atan Latin filozofu Çiçeron’dur. Doğuda dil ve kültür emperyalizmine ilk kez karşı çıkanlar Türk dilini taş anıtlar üzerine işleyerek düşmana karşı koruyan, Göktürk Hakanları Kül Tigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk olmuştur.
    Anadolu’da Türk dilini Farsça’ya karşı savunan Karamanoğlu Mehmet Bey (1277) Selçuk Türkiyesinin ilk dil devrimcisidir. Atatürk’ün dil devriminde de toplum bilimci düşünürümüz Ziya Gökalp’in önemli katkısı olmuştur.
    XVI. yüzyılda Avrupa’da bir edebiyat akımı halini alan ana dil kaynaklarına dönme hareketi, sonraları bir bilim dalı oldu. XVIII. Yüzyılda milliyetçilikle paralel gelişen bir kültür ve sanat akımı niteliği kazandı.
    Dil devrimi bir ulusun kendi kaynaklarını tanıma, kendi ana varlığına, özüne sahip çıkma davasıdır.

Sayfayı Paylaş