Türk Edebıyatı 9. Sınıf 1. Dönem 1. Sınav sorulari

Konu 'Türk Edebiyatı 9. Sınıf Yazılı Soruları' bölümünde Murat AKSOY tarafından paylaşıldı.

  1. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38

    1) “Tiyatro güzel sanatların bir sentezidir.Onda mimari,resim, müzik ve edebiyat gibi güzel sanatların hepsi birarada yer alır ” cümlesi sizce ne anlama gelmektedir, açıklayınız. (10)
    Tiyatro sahnesinde mimari, resim, heykel, müzik ve diğer güzel sanatların örnekleri yer alabilir. Sahnede bir bina,bir köprü ya da bir mimari eserin maketi,bir salonda heykel ya da tablolar bulunabilir.Oyun içinde müzik işitilebilir.Oyuncular dans edebilir,şiirler okuyabilirler. Kısacası bir tiyatro oyununda bu sanatların hepsinden örnekler görmek mümkündür.Bu yüzden tiyatro güzel sanatların sentezi gibidir.

    2) “…Akif, Seyfi Baba’sında bir fener ışığıyla bütün eski İstanbul gecelerinin harap sokaklarını tablolaştırır.” ifadesinden ne anladığınızı üç cümleyle açıklayınız. (10)
    Mehmet Akif’in bazı eserlerinde çok başarılı çevre tasvirleri bulunur. Seyfi Baba,Küfe , Kahve adlı şiirlerinde İstanbul’un sokakları, kahveleri, yoksul semtler, Seyfi Baba’nın evinin içindeki sefalet görüntüleri canlı tasvirlerle anlatılmıştır.Bu tasvirler öylesine etkili ve başarılıdır ki; bunları okurken insan karsısında resim tabloları varmış ve bu tabloları seyrediyormuş hissine kapılır.

    3)Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir,
    İspanya neş’esiyle bu akşam bu zildedir.

    Yukarıdaki mısralarda bulunan, koyu renkli (sessiz) harflerin tekrarlanmasıyla oluşan ses ahengine ne ad verilir? (5)
    Bu ses ahengine aliterasyon denir.

    4) “Can kafeste durmaz uçar” cümlesinde koyu renkli kelimeden dolayı hangi sanat vardır? Açıklayarak cevaplayınız. (5)
    Burada can benzeyen, kuş benzetilendir, benzetilen zikredilmeyip yalnızca benzeyen kullanıldığı için burada kapalı istiare vardır.

    5) Aşağıdaki boşlukları uygun kelimelerle doldurunuz. (10)

    Karacaoğlan , 17 yüzyılda. Çukurova . dolaylarında yaşamış bir halk şairimizdir.

    Endülüs’te Raks şiiri Yahya Kemal Beyatlı tarafından yazılmıştır. Şair bu eserinde İspanya ‘da izlemiş olduğu bir müzik ve dans şenliğini anlatmaktadır.

    Mermeri işleyerek ondan heykel yapan kişiye heykeltıraş / sanatçı. deriz. Satmak amacıyla mermerden vazo yapan taş ustasına ise zanaatkar denir.


    6) Aşağıdakilerden hangisi edebiyatın amaclarından değildir? (5)

    a) İnsanı iyiye güzele doğruya yöneltmek
    b) Bilimsel gerçekleri farklı bir dille insanlara anlatmak
    c) ) İnsanı insana tanıtmak
    d) İnsan duygu ve düşüncelerini ifade etmek


    7) “Bir romanda ya da izlediğimiz bir oyunda kahramanın eylemleri ,düşünceleri büyülüyor bizi, bir saygı uyandırıyor,bunun etkisiyle kahramanla kendimizi özdeşleştirmek istiyoruz” cümlesiyle yazar ne söylemek
    istiyor ? (5)

    a) Edebi eserler insanı derinden etkiler
    b) Edebi eserlerde duygusallık ön plandadır
    c) Edebi eser bilgilendirme amacıyla değil, duygulandırma amacıyla yazılır.
    d) Kişi edebi eserdeki beğendiği kahramanların yerinde olmak ister.


    8) Zil, şal ve gül…Bu bahçede raksın bütün hızı,
    Şevk akşamında Endülüs, üç defa kırmızı…

    Yukarıda iki mısraını okuduğunuz Endülüs’te Raks şiirinin tamamını düşündüğünüzde aşağıdaki sonuclardan hangisine ulaşmak mümkün değildir? (5)

    a) Türkçe’de kelimelerin, ritmik vücut hareketlerine uygun ses ahengi ve güzelliği vardır.
    b) Türkçe’nin kelimelerle resim yapmaya imkan veren yüksek bir tasvir gücü vardır.
    c) Türkçe musikiye çok elverişli dildir
    d) Şairin amacı Endülüs tarihi ile ilgili tarihi bilgiler vermektir.


    9) “ Edebi eserde dil duygusal boyutludur” diyen yazara göre edebi eserin dili nasıl olmalıdır?

    a) Edebi eser okuyucuyu duygulandırmalıdır.
    b) Yazar herkesin anlayacağı bir dille yazmalıdır.
    c) Edebi eserin dili öznel ve kişisel olmalıdır.
    d) Yazar okuyucuyu bilgilendirme amacı gütmemelidir.


    10) Aşağıdakilerden hangisi edebiyatın amaclarından değildir? (5)

    a) İnsanı iyiye güzele doğruya yöneltmek
    b) Bilimsel gerçekleri farklı bir dille insanlara anlatmak
    c) İnsanı insana tanıtmak
    d) İnsan duygu ve düşüncelerini ifade etmek

    11) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde objektif, nesnel bir bilgi vardır? (5)

    a) Ayışığı altında neşeyle ilerliyorduk.
    b) Ekvator çizgisi Kuzey ve Güney Yarımküreyi birbirinden ayırır.
    c) Bahar güneşi altında tabiat canlanmaya başlamıştı.
    d) Başımızın üstünde gezen beyaz bulutlar ruhumuza ferahlık veriyordu.


    12) “Karşımızdaki bina kale gibi sapasağlam görünüyordu” cümlesinde hangi edebi sanat vardır? Bu sanatın ögeleri nelerdir, cümleden örnekler vererek açıklayınız. (10)
    Bu cümlede teşbih (benzetme) sanatı vardır.Benzeyen, bina , benzetilen kale, benzetme edatı gibi ve sapasağlam benzetme yönü olur.

    13) Çıkış noktası bilimsel konular olmakla birlikte, duygu ve hayallerle zenginleştirilerek edebi eser özelliği kazanan eserlere ne ad verilir? Örnek vererek açıklayınız. (10)
    Bu türden eserlere kurgu-bilim ( ya da bilim-kurgu) türü eser denir. Jules Verne’in Aya Seyahat adlı romanı böyledir. Bunlarda bilimsel bazı özellikler bulunsa da hayallerle yazılmış olduğu için edebi eser sayılırlar.

    14) Aşağıda verilen bilgilerin doğru veya yanlış olduklarını (D) ya da (Y) harfleriyle belirtiniz. (10)

    a) Sanat eserinde güzellik duygusu ön plandadır, zanaat eserinde ise kullanım amacı öne çıkar.(D)

    b) Sanat eserini oluşturan sanatçının birincil amacı, maddi kazanç sağlamak değildir.(D)

    c) Çömlekçi ustasının yaptığı çömlek, bir sanat eseri kabul edilebilir.(Y)

    d) Edebiyatın da, bilimlerin de temeli dildir.Ancak bilimde dil yalnızca bir araçtır.(D)

    e) Edebiyatçı eserini oluştururken deney ve gözlemlerde bulunmak zorundadır.(Y)


    15) Aşağıdaki deyimlerin anlamlarını açıklayınız ve bu deyimleri kullanarak cümle kurunuz. (10)

    göze girmek: Birinin güvenini kazanmak. (Çalışkanlığıyla bütün öğretmenlerin güvenini kazanmayı başardı.)

    pişmiş aşa su katmak : Sonuçlanmak üzere olan bir işi bozmak. (Aksi bir kişi olduğundan, pişmiş aşa su katmayı severdi.)


    ALINTIDIR
  2. Moderatör Uğur

    Moderatör Uğur Üye

    Katılım:
    7 Aralık 2010
    Mesajlar:
    329
    Beğenileri:
    494
    Ödül Puanları:
    64
    Hocam bu failatün faitün falan varya . - falan koyuyorduk ya ben onları yapamıyorum.Ne yapabilirim
  3. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Hocam bu failatün faitün falan varya . - falan koyuyorduk ya ben onları yapamıyorum.Ne yapabilirim
    Genişletmek için tıkla...
    Hecelere bakacaksın. Ünsüzle biten hecelere çizgi (-), ünlüyle biten hecelere nokta(.) koyacaksın. (Şapkalı harfler ve son heceler her zaman çizgi olacak.)

    Din le ney den / kim hi kâ yet / et me de
    _ . _ _ / _ . _ _ / _ . _

    Bu aşamadan sonra aruz kalıplarını bilmemiz gerekiyor. Yaptığımız nokta ve çizgiler hangi aruz kalıbına uyuyorsa şiirin kalıbı odur.

    Yukarıdaki beytin kalıbına bakalım:
    _ . _ _ / _ . _ _ / _ . _
    Fâ i lâ tün / Fâ i lâ tün / Fâ i lün
  • ozanca66

    ozanca66 Üye

    Katılım:
    29 Ekim 2009
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    2
    sorular güzelmiş
  • Sayfayı Paylaş