türk edebiyatında, farklı edebi dönemlerde oluşan ses ve ritim özellikleri hakkında bilgi?

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde merve_irem tarafından paylaşıldı.

  1. merve_irem

    merve_irem Üye

    Katılım:
    11 Ocak 2010
    Mesajlar:
    92
    Beğenileri:
    61
    Ödül Puanları:
    0

    cevaplarınızı bekliyorum. teşekkürler =)
  2. fatma.su

    fatma.su Üye

    Katılım:
    20 Eylül 2011
    Mesajlar:
    26
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    ŞİİRDE AHENK (SES VE RİTM)

    Ahenk:
    Ahenk kelimesi uyum anl***** gelmektedir. Edebiyatta ise kelimelerin birbiriyle ses ve anlam bakımından etkileyici bir bütün olması anlamındadır.
    Şiirde ahenk;ustaca kullanılan ses akışı,söyleyiş,ritm,ölçü ve her türlü ses benzerliğiyle sağlanır. Şiirde ahengi sağlamak için ölçü,uyak,vurgu,tonlama gibi değişik unsurlar kullanılır.
    Şiirde ahnegi sağlayan unsurları şöyle sıralayabiliriz:

    1) Vurgu: Bir kelimede hecelerden birinin diğerlerine göre daha baskılı,daha kuvvetli söylenmesidir. Vurgu hem kelimenin anlamını güçlendiren hem de şiiri ahenkli kılan bir unsurdur. Vurgulama ve tonlama şiirin ahengini ve etki gücünü bir kat daha artırır.
    Ör:
    Gök sarı toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı
    Arkada zincirlenen Toros Dağları

    2) Tonlama: Anlatılmak istenen duygu veya düşüncenin daha etkili ifade edilebilmesi için ses tonunu değiştirerek okumaya tonlama denir. Böylece acıma,üzüntü,özlem,hayran-
    lık,sevgi gibi duygular belirginlik kazanır.
    Ör:
    Bir sarsıntı... Uyandım uzun süren uykudan,
    Geçiyordu araba yola benzer bir sudan.

    3) Ölçü:Ahengi sağlamak şiire belli bir düzen vermek için şiirlerde çeşitli ölçüler kullanılır. Türk edebiyatında hece ve aruz ölçüsü olmak üzere iki çeşit ölçü kullanılmıştır.

    a) Hece ölçüsü: Şiirdeki tüm dizelerin hecelerinin sayısının eşit olması esasına dayanır.
    * Hece ölçüsü Türklerin bulduğu bir ölçüdür.
    * Bilinen en eski Türk şiirlerinde de bu ölçü kullanılmıştır.
    * 7’li, 8’li, 11’li hece ölçüsü kalıpları en çok kullanılan kalıplardır.
    Durak: Ölçü kalıpları içerisindeki durma yeridir.Hece ölçüsünde duraklar sözcükleri bölmez.

    b) Aruz ölçüsü: Dizelerdeki hecelerin açıklık kapalılık esasına bağlı olan bir ölçü sistemidir. Sonu ünlü ile biten heceler ‘’açık’’, sonu ünsüzle biten heceler de ‘’kapalı’’ hece olarak adlandırılır. Ayrıca uzun ünlülü heceler ile dize sonundaki heceler daima kapalı kabul edilir.

    * Aruz ölçüsünde duraklar sözcükleri bölebilir.

    O be nim mil / le ti min yıl / dı zı dır par / la ya cak
    . . - - . . - - . . - - . . -
    Fe i la tün Fe i la tün Fe i la tün Fe i tün

    *Aruz vezninde hecelerin kısalığı ve uzunluğu esas olduğu için bazı Türkçe kelimeler kısa olduğu halde vezin gereği uzun okunur; buna imale denir. İmale kısa heceyi uzun yapar. Arapça ve Farsça kelimelerdeki bazı uzun seslerin vezin gereği kısa okunmasına da zihaf denir. Sessiz bir harfle biten kelime vezin gereği açık olması gerekirse, kendinden sonra sesli ile başlayan bir hece varsa birinci kelimenin sonundaki harf, ikinci kelimenin ilk hecesine ulanır. Buna ulama denir.Ulama kapalı heceyi açık yapar.

    c) Serbest Ölçü:Herhangi bir sisteme bağlı olmayan ölçüdür.19.yüazyıl sonlarından itibaren edebiyatımıza girmiştir.

    4) Uyak (Kafiye) ve Redif:

    Uyak: Dize sonlarında bulunan ve görevleri farklı olan ses veya ek benzerlikleridir.
    Redif: Mısra sonlarında bulunan aynı görevdeki ses, ek ve kelime tekrarlarıdır.

    Her yalana kanmışım kafiye:’’an’’
    Her söze inanmışım redif: ‘’mışım’’
    Ben artık sevgiden de
    Bıkmışım, usanmışım

    Uyak Çeşitleri

    a)Yarım Uyak:Sadece bir ünsüzün benzeşmesiyle oluşan kafiyeye yarım uyak denir.

    Ecel büke belimizi
    Söyletmeye dilimizi
    Hasta iken halimizi
    Soranlara selam olsun

    b)Tam Uyak:Biri ünlü biri ünsüz olmak üzere iki sesin benzerliğiyle oluşan uyağa tam uyak denir.

    Ben gideyim yol gitsin,ben gideyim yol gitsin;

    İki yanımdan aksın bir sel gibi fenerler
    Tak,tak ayak sesimi aç köpekler işitsin
    Yolumda bir tak olsun zulmetten taş kemerler

    c)Zengin Uyak: En az üç sesin benzerliğiyle oluşan uyağa zengin uyak denir.
    Bir idamlık Ali vardı,asıldı
    Kaydını düştüler,mühür basıldı
    Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.

    d)Cinaslı Uyak:Aynı seslerden oluşan ;fakat farklı anlamları karşılayan kelimelerle yapılan uyağa cinaslı uyak denir. Cinas bir kelimenin tekrarı değildir. Aynı kelimenin aynı anlamla tekrar etmesine redif denir.

    Ör: ‘’Kalem böyle çalınmıştır yazıma
    Yazım kışa uymaz kışım yazıma’’

    Bu beyitteki ‘’yazıma’’ sözcüklerinin yazımı aynıdır; ancak birinci dizede kaderime anlamında ikinci dizede ise yaz mevsimi anlamında kullanıldığından cinaslı uyaktır.

    NOT:Yazımları ve anlamları aynı olan iki sözcük redif;yazımları aynı ancak anlamları farklı olan iki sözcük cinaslı kafiye oluşturur.

    NOT: Uzun okunan ünlüler iki ses değerinde kabul edilir.

    Uyak Düzeni(Şeması) ve Çeşitleri

    Şiirler uyaklanış bakımından üçe ayrılır.

    a) Düz uyak:Uyaklı kelimeler aaxa veya aaab şeklinde sıralanmışsa buna düz uyak denir.

    Hiç anılmaz olmuş atalar adı
    Beşikte bırakmış ana evladı
    Kırılmış yetimin kolu kanadı
    Zulüm pençesinden aman kalmamış

    b) Çapraz uyak:Uyaklı kelimeler abab şeklinde sıralanmışsa buna çapraz uyak denir.

    Sokaktayım kimsesiz bir sokak ortasında
    Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum
    Yolumun karanlığa saplanan noktasında
    Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum
    Necip Fazıl Kısakürek

    c) Sarma uyak: Uyaklı kelimeler abba şeklinde sıralanmışsa buna çapraz uyak denir.

    En son Bektaş Ağa çöktü diz üstü
    Titrek elleriyle gererken yayı
    Her yandan bir merak sardı alayı
    Ok uçtu,hedefin kalbine düştü

    d) Mani tipi uyak: Mani tipindeki şiirlerde kullanılan uyak türüdür. aaxa şeklinde uyaklanır.Tek dörtlük için geçerlidir.

    Dağlarda kar kalmadı
    Gözlerde fer kalmadı
    Daha yazacak idim
    Kağıtta yer kalmadı
    5) Aliterasyon ve Asonans:

    Bir şiirin dizelerinde sürekli aynı ünsüzün tekrarlanmasından oluşan ahenge aliterasyon denir.

    Bir şiirin dizelerinde sürekli aynı ünlünün tekrarlanmasıyla oluşan ahenge asonans denir.

    senin kalbiden sürgün oldum ilkin
    bütün sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği

    “ ü harfi ile asonans , s harfi ile aliterasyon yapılmıştır. ”




    umarım yardımcı olur :)
    hatice keser, +prensss ve kader kemal bunu beğendi.
  3. +prensss

    +prensss Üye

    Katılım:
    29 Eylül 2011
    Mesajlar:
    37
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    0
    onu bilemem ama bana oldun saol

Sayfayı Paylaş