Türk Edebiyatı'nın Olmazsa Olmazları

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde DWL tarafından paylaşıldı.

  1. DWL

    DWL Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2007
    Mesajlar:
    339
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    16

    YUNUS EMRE
    -1238'de doğduğu 1320'de öldüğü tahmin ediliyor.
    -Yaşamına ilişkin bilgiler sınırlıdır. Doğum ve ölüm yeri kesin olarak bilinmemektedir.
    -13. yüzyılın ortalarına doğru Moğol İstilası ve Selçuklu Devleti'nin yıkıldığı dönemde Anadolu'da yaşadığı sanılıyor.
    -Taptuk Emre'nin dergahında hitmet etti. Taptuk Emre'nin düşüncelerini yaymak için Anadolu'da köy köy kasaba kasaba dolaştı.
    -Şiirlerinde içli bir Allah aşkı ve derin bir insan sevgisi vardır.
    -Tüm şiirlerinde Allah'a ulaşma çabasıyla duyduğu mutluluk, O'na kavuşma isteğinin coşkusu ve kavuşamamanın verdiği acı vardır.
    -İlahi türünün en güzel örneklerini vermiştir.
    -Çoğunlukla hece ölçüsü kulllanmıştır. Risaletü'n Nushiyye adlı eserinde ise aruz ölçüsünü kullanmıştır.
    -Sade bir Türkçe ile söylemiştir. Halk dilinin deyiş ve özelliklerini de şiirlerinde kullanmıştır. Süsten uzak ve içten söylemiştir.
    -Tasavvufun çizgilerini ve felsefesini halka en iyi anlatan mutasavvıftır.

    KARACAOĞLAN
    -17. yüzyılda yaşamıştır.
    -Saz şairlerinin en önce gelenlerindendir.
    -Köy, aşiret, doğa ve aşk şairidir.
    -Divan şiirinden ve tasavvuftan hiç etkilenmiştir.
    -Saz eşliğinde söylediği koşma, semai ve varsağı tarzındaki şiirleri bugün bile dillerden düşmemiş ve çoğu bestelenmiştir.
    -Karacaoğlan'ın şiirlerinde güzellere olan tutku ve doğa sevgisi kaynaşmıştır.
    -Ayrılık, gurbet gibi konular da onun şiirinin başlıca temasıdır.
    -Gezgin bir şairdir. Gezdiği yerlerin güzelliklerini ve güzellerini övmüştür.
    -Sevgililer canlı, kanlı ve somut varlıklardır.
    -Son derece lirik, açık ve pürüzsüz söyleyişi onu diğerlerinden ayıran özelliklerindendir.

    NEDİM
    -18. yüzyılda yaşamıştır.
    -Kurallara bağlı kalmadan akıcı ve coşkulu bir dille yazdığı şiirleriyle Divan Edebiyatı'nın en büyük temsilcilerindendir.
    -Lale Devri'nin en büyük şairidir.
    -İyi bir eğitim görmüştür, Arapça ve Farsça öğrenmiştir.
    -Necati, Baki, Şeyhülislam Yahya ve kısmen Nabi'den sonra "Mahallileşme akımı" nın en güçlü temsilcisidir.
    -Divan şiirine yeni anlatım olanakları kazandırdı.
    -Hep din dışı konular işlemiştir.
    -Yaşadığı toplumu, Lale Devri İstanbul'unu yansıttı. Divan şiirine yerli ve renkli bir hava getirdi.
    -Hece ölçüsüyle bir de türkü yazdı.
    -En çok şarkı yazan şairdir. Şarkı türünün en güzel ve coşkulu örneklerini vermiştir.
    -Çok okunan ve beğenilen kasideler yazmasına rağmen, gazel ve şarkılarıyla tanındı.
    -Genellikle aşk, sevgili ve şarap konularını işledi.
    -Mesnevi yazmadı.

    FUZULİ
    -1480'de Kerbela'da doğdu. 1556'da yine burada öldü.
    -Yalnızca yaşadığı yüzyılın değil, Divan şiirinin en büyük ustalarındandır.
    -Arapça, Farsça ve dönemin bütün bilimlerini öğrenmiştir.
    -Türkçe şiirlerini Azeri şivesiyle yazmıştır.
    -Gazelleri ve "Leyla vü Mecnun" mesnevisiyle haklı bir şöhret kazanmıştır.
    -Bir naat olan "Su Kasidesi" de çok beğenilen şiirlerindendir.
    -Şiirlerinde coşkulu bir lirizm vardır.
    -Tasavvuftan etkilenmesine karşın, Tasavvuf şairi değildir.
    -Dili diğer Divan şairlerine göre daha sadedir.
    -Şiirin temeli bilim, özünün sevgi olduğuna inandı.
    -Fuzuli'ye göre gerçek varlık Allah'tır.
    -Hamse sahibi şairlerdendir.

    ALİ ŞİR NEVAİ
    -15. yüzyılda yaşamıştır.
    -Çağatay Edebiyatı'nın en büyük şairidir.
    -Şairliğin yanında devlet adamı ve bilgindir.
    -Türkçe'nin Farsça kadar zengin bir dil olduğunu, hatta bazı yönlerden daha üstün olduğunu savunmuş ve yazdığı yapıtlarla da bunu kanıtlamıştır.
    -Türk Dilinin Savunucusu olmuştur.
    -Türk Edebiyatı'nda hamse sahibi ilk kişidir. (Hamse, beş mesneviden oluşan esere denir.)
    -İlk şairler tezkiresini yazmıştır. (Mecalisü'n Nefais)
    -Sayıları otuzu aşan Türkçe ve Farsça yapıt vermiştir.

Sayfayı Paylaş