Türk Kültürünün Çevre Kültürlerle İlişkileri

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi Ders Notları' bölümünde ~~Özge~~ tarafından paylaşıldı.

  1. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36

    TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÇEVRE KÜLTÜRLERLE İLİŞKİLERİ

    1- Türklerin Çin Kültürüne Katkıları:
    a) Askerlik alanında
    b) Devlet Teşkilatında
    c) At kültüründe(Atı evcilleştirmede)
    d) Gök Tanrı inancıyla... Çinlileri etkilemişlerdir.



    2- Çinlilerin Türkleri Etkilediği Alanlar:
    a) Tarım ve yerleşik kültür
    b) Felsefe( Taoizm, Konfiçyüs ve Budizm)
    c) Giyim ... konularında Çinliler Türkleri etkilemişlerdir.



    3- Türklerin Moğol Kültürüne Katkıları:
    Askerlik alanında, Devlet teşkilatında , Dil ve Alfabede (Uygurca ve Uygur Alfabesini kullandılar.), Kımız yapmayı öğrettiler, Türk Töresi ve geleneklerinden, Göktanrı dininden.... etkilendiler.



    1. Türk-Çin İlişkileri

    A- Çin'e Karşı Türk Politikası :
    1- Savaş Sorunu :
    Hun , Göktürk ve Uygurlar döneminde Çin'e sayısız saldırı düzenlenmiştir. Bunun temel sebebi Orta Asya'nın zor yaşam koşulları içinde kaynakların azalması ya da bitmesidir.
    Seferlerde çoğunlukla başarıya ulaşılmış , Türkler , Çin'den alacaklarını aldıktan sonra çekilip gitmişlerdir. Bunun temel sebebi Çin'in yerleşik kültürü içerisinde eriyip yok olma korkusudur.
    Güçlü Kağanlar, zaferlerden sonra yaptıkları anlaşmalarla Çin'i vergiye bağlamayı tercih etmişlerdir.

    2- Çin'e Askeri Yardım Sorunu :
    Çin'in karışıklıkları, feodal beylerin çekişmeleri, zaman zaman Çin İmparatorlarının Türklerden yardım istemelerine yol açmıştır. Türkler çoğu zaman Çin'e askeri yardımda bulunmuşlardır. Bunun temel sebebi yardım karşılığı alınan kumaş ya da gelirlerdir.


    3- Ticari İlişkiler Sorunu :
    Tarihimizde ilk olarak Hunlarla - Çinliler arasında ticari ilişkiler kurulmuştur. Bu ticari ilişkiler, Göktürk ve Uygurlar zamanında da devam etmiştir. Özellikle Uygurlar döneminde gelişmiştir. At ve İpek ticareti başta gelmektedir.
    İpek yolu'nun sağladığı ekonomik kazanç, iki tarafın da burayı ele geçirme mücadelesi yapmasına yol açmıştır.

    B- Türkler'e Karşı Çin Politikası :
    Çin Türk akınlarını durdurabilmek için ünlü Çin seddini yapmış, ancak akınları durdurmayı başaramamıştır.
    Bozkırlarda Türkler'e karşı savaşmayı tercih etmemiştir.
    Daha çok diplomatik yollarla Türkleri zayıf düşürme, bölme, parçalama politikası izlediler.
    Orta Asya'da kurulan imparatorlukların boylar ve budunlar arasındaki bağlarının zayıf olduğunu görmüşler ve bunları birbirlerine karşı kışkırtmışlardır.
    Tiginler'in ( Prensler) arasını açma politikası izlediler.
    Çinli prenseslerin,Türklerle evlenmeleri yoluyla Orta Asya'ya çok sayıda casusu sokmuşlar ve bunların raporları doğrultusunda boy ve budunları birbirine düşürmüşlerdir.
    Türk boylarını kendi topraklarına açarak, onları kültürel olarak eritme politikası izlemiştir.( Çinlileştirme politikası )
    Ağır süvari birlikleri yerine zamanla Türkler gibi hafif süvari birlikleri oluşturmuşlar ve yağma seferleri düzenlemişlerdir.

    "Çinlilerin sözleri tatlı, ipek kumaşları yumuşaktır, tatlı sözle, yumuşak ipek kumaşla aldatıp uzak budunu kendilerine yaklaştırırlar.


    Sonrada içlerine girer, kötülüklerini yaparlar. Çinliler, kendilerinden olmayan bilgeli kişileri, kendilerinden olmayan alp kişileri yaşatmazlar. Yanılıp onlara inananlar, kendi soylarına en yakınlarına ve budununa yararlı olmaktan çıkarlar. Çinlilerin tatlı sözlerine, yumuşak ipek kumaşlarına aldanan çok, pek çok Türk yok oldu.
    Türk budunu sen çoğu kez hep böyle aldanıp öldün."
    Kültigin Yazıtı, Doğu Yönü,M.Ergin Orhun Abideleri , sa. 13-14



    Ondan sonra küçük kardeşi kağan olmuş tabi, oğulları kağan olmuş tabiî. Ondan sonra küçük kardeşi büyük kardeşi gibi kılınmamış olacak, oğlu babası gibi kılınmamış olacak; Bilgisiz kağan oturmuştur. Buyruku da bilgisizmiş tabiî, kötü imiş tabiî. .Beyleri Milleti ahenksiz olduğu için,
    "Çin milleti hilekar ve sahtekar olduğu için, aldatıcı olduğu için,küçük kardeş ve büyük kardeşi birbirine düşürdüğü için, bey ve milleti karşılıklı çekiştirttiği için, Türk milleti "ÎL" yaptığı ilini elden çıkarmış,k ağan yaptığı kağanını kaybedivermiş."
    Kültigin Yazıtı, Doğu Yönü, M. Ergin Orhun Abideleri , sa. 5




    2. Türk-Moğol İlişkileri

    Türk-Moğol münasebetleri, Büyük Hun Devleti hükümdarı Mete Han zamanında başlar.
    Çin, Türkleri zayıflatmak için Moğollarla işbirliği yapmıştır. Moğollar Hunları daha batıya iterek, Moğolistan'ın doğusuna yerleştiler.
    Uygurlar zamanında Moğollarla ilişkiler daha çok gelişmiştir. Moğol İmparatorluğu'nun kuruluşunda ve büyümesinde Uygurların önemli ölçüde etkisi olmuştur.
    Türklerin, Moğollar üzerinde ticari ve kültürel etkileri devam etmiştir. Cengiz Han devrinde pek çok Uygur Türkü devlet kademesinde görev almış, Moğolların askeri, idari, ticari, dil ve yazı alanında etkilenmesine yol açmışlardır.
    Bazı Moğol boyları zamanla Türkleşmiş ( Özbek ve Çağatay ), Türk-Moğol devletleri oluşmuştur.

    3. Türk-Arap İlişkileri

    Araplar, fetih hareketlerini doğuya doğru geliştirirken, Kafkaslar'ın kuzeyinde Hazarlar, Maveraünnehir ile Seyhun ötesinde ise Türgişler başta olmak üzere çeşitli Türk toplulukları ile karşı karşıya gelmişlerdir..
    Halife Ömer zamanında Arap orduları Horasan, Maveraünnehir ve Toharistan bölgelerinde Türkler ile karşılaştılar.
    Türk-Arap ilişkileri Emevilerin baskıcı politikaları ve Arap olmayan müslümanlara değer vermemeleri nedeni ile iyi olmadı. Göktürkler ve Türgişler Maveraünnehir bölgesinde Araplara karşı mücadele ettiler. Türkler, Emevilere karşı Abbasileri desteklediler.
    Abbasi döneminde Türk - Arap ilişkileri gelişmiştir. 751 deki Araplarla-Çinliler arasında olan Talas savaşında Orta Asya'nın Çin egemenliğine girmesini istemeyen Türkler Arapların yanında yer alarak, savaşı kazanmalarını sağladılar. Özellikle ticari ilişkiler dolayısıyla Arap-Türk ilişkileri yeni bir boyut kazanmış, Karluk, Yağma, Çiğil Türkleri İslamiyet'i kabul etmişlerdir. 10.yy.dan itibaren oğuzlar İslamiyet'i kabul ettiler.
    Araplar ,Türklerin özellikle savaşçılık gücünden yararlanmışlardır. Abbasiler döneminde bir ordugah şehri olarak "Samarra" şehrini kurdular. Türkler, pek çok Müslüman devlette komutan ve yöneticilik yapmış, bazılarında zamanla yönetimi ele geçirmişlerdir.

    4. Türk-İran İlişkileri

    Türk - İran ilişkileri Akhunlar zamanında başladı. Akhunlar Sasanilerle komşu olmuşlar ve sürekli savaşmışlardır.
    Göktürkler'in batıda Sasanilerle komşu olması üzerine İpek yolu denetimi için Göktürkler, Akhunlara karşı Sasanilerle işbirliği yaptılar. Bu işbirliği sonucu Akhun devleti yıkılmış ve toprakları paylaşılmıştır.
    Sasanilerin İpek yolu ticaretini engellemeleri üzerine, Göktürkler Bizansla işbirliği yapmışlar ve Sasanilerin zayıflama ve yıkılma sürecine girmelerine yol açmıştır.
    Sasanilerin yıkılmasından sonra, bölgeye doğudan çok sayıda Türk göçü olmuştur.
    İran yıllarca Büyük Selçuklu Devletinin yönetiminde kalmıştır.

Sayfayı Paylaş