Türk şiir bilgisi

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) tarafından paylaşıldı.

  1. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36

    REDİF:

    Mısra sonlarında görevleri ve anlamları aynı olan kelime veya ses(ler)in oluşturduğu bütünlüğe denir.
    Redifin olduğu her yerde kafiye vardır. Dilimizde genellikle redifler eklerden oluşur; ancak bazen sözcük halinde de redif olabilir. ( Altta ikinci örneğe bakınız)

    Akşam olur, kuşlar konar dallara da--l---lara lara,lere rediftir.
    Susamış yıldızlar iner göllere gö--l---lere
    İnce güzeller dizilir yollara yo--l ---lara “l” yarım kafiyedir.
    İçlerinde seni göremiyorum

    Elimi beş yerinden, dağladı beş parmağın,
    Bağrımda yanmadık bir yer bırakmadan git “madan git” ler redif. “madan” zarf fiil
    Bir yarın göçtüğünü, çöktüğünü bir dağın “git” eylemdir.
    Görmemek istiyorsan, ardına bakmadan git!


    KAFİYE ( UYAK ) ÇEŞİTLERİ
    KAFİYE ( UYAK ) :
    Mısra sonlarında anlamları ve görevleri farklı olan ses benzerliklerine denir.

    1 ) YARIM KAFİYE :
    Mısra sonlarında tek (bir) sesin benzerliğine dayanan kafiye çeşidine denir.

    Akşam olur, kuşlar konar dallara
    Susamış yıldızlar iner göllere “lara” redif.
    İnce güzeller dizilir yollara “l” yarım kafiye.
    İçlerinde seni göremiyorum
    2 ) TAM KAFİYE:
    Mısra sonlarında bir sesli bir sessiz harfin benzerliğine dayanan kafiye çeşidine denir.
    Ne kaşadır ne gözedir
    Meylimiz güzel yüzedir
    Daima solmaz tazedir “dir” ler redif , “ze” ler tam kafiyedir.
    Bu bizim gülistanımız
    3 ) ZENGİN KAFİYE:
    İkiden fazla sesin benzerliğine dayayan kafiyeye denir.

    Geçen dert değil ki aransın çare
    İşte gülen servi, susan minare
    4) TUNÇ KAFİYE:
    Kafiyeyi oluşturan sözcüklerden birinin diğerinin içinde yer almasına denir. Tunç kafiye aslında zengin kafiyenin bir çeşididir.
    Gurbet âdemden kara, hasret ölümden acı
    Ne zaman tükenecek bu yollar arabacı
    5) CİNASLI KAFİYE:
    Sesteş sözcüklerin oluşturduğu kafiye çeşidine denir.
    Niçin kondun a bülbül
    Kapımdaki asmaya
    Ben yârimden ayrılmam
    Götürseler asmaya.
  2. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    KAFİYE ÖRGÜLERİ (ŞEMALARI)
    Şiirlerde kafiyelerin sıralanışına (diziliş) göre ortaya çıkan şemaya denir.

    1) DÜZ UYAK ÖRGÜSÜ
    Bu kafiye örgüsüne “mesnevi uyak “da denir. Divan edebiyatı için her beyit kendi arasında kafiyeli olursa (aa, bb, cc…)düz uyak olur.
    Halk edebiyatında ise dörtlüğün ilk üç mısrası kafiyeli ( aaab,cccb…)son mısra serbest olursa düz uyak olur.


    2) SARMA UYAK ÖRGÜSÜ

    Bir dörtlüğün birinci ve dördüncü mısrası kendi arasında, ikinci ve üçüncü mısrası da kendi aralarında kafiyeli olursa sarma kafiye olur. Yani (abba) şeklindedir.

    3) ÇAPRAZ KAFİYE ÖRGÜSÜ

    Bir dörtlüğün birinci ve üçüncü, ikinci ve dördüncü mısraları kendi aralarında kafiyeli olursa sarma kafiye olur.Yani (abab)şeklindedir.
    4) MANİ TİPİ KAFİYE ÖRGÜSÜ

    Bir mısranın birinci,ikinci ve dördüncü mısraları kendi aralarında üçüncü mısra da serbest olursa mani tipi kafiye olur. Yani (aaxa) şeklindedir.
    5) KOŞMA TİPİ KAFİYE ÖRGÜSÜ

    “abab, cccb,dddb” şeklinde oluşan kafiye örgüsüne denir.

    ALİTERASYON
    Söze güzellik ve ahenk katmak amacıyla belli seslerin sıkça tekrar edilmesine denir.

    Beni bende demen bende değülüm
    Bir ben vardır bende benden içe
  3. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    TÜRK ŞİİRİNDE **ÇÜ

    1) SERBEST **ÇÜ
    2) HECE **ÇÜSÜ
    3) ARUZ **ÇÜSÜ


    1) SERBEST **ÇÜ
    Herhangi bir kurala ve ölçüye bağlı kalmadan yazılan şiirlere denir. Tanzimat’tan sonra görülmeye başlanmıştır. Özellikle Cumhuriyetin ilanından sonra Garipçiler bu ölçüyü çokça kullanmıştır.


    2) ARUZ **ÇÜSÜ
    Arap edebiyatından İran’a oradan da Türk edebiyatına geçmiştir. Divan edebiyatı bu ölçü kullanılarak icra edilmiştir. Hecelerin uzunluğu- kısalığına (kapalı-açık) dayanan ölçüye denir.


    3) HECE **ÇÜSÜ
    Türk’lerin milli ölçüsüdür. Bir şiirde mısraların hece sayılarının eşitliğime dayanan ölçüye denir.
    Edebiyatımızda 7’li, 8’li, 11’li, 14’lü heceler çokça kullanılmıştır.

    ŞİİR TÜRLERİ (ÇEŞİTLERİ)

    1 ) PASTORAL ŞİİR
    Köy, çoban, kır hayatının güzelliklerini, zorluklarını anlatan şiirlerdir. Edebiyatımızda Kemalettin Kamu’nun “Bingöl Çobanlarına” şiiri bu türe en güzel örnektir. Ayrıca Karacaoğlan, Faruk Nafiz de çok güzel örnekler sunmuşlardır.
    Akşam olur, kuşlar konar dallara
    Susamış yıldızlar iner göllere
    İnce güzeller dizilir yollara
    İçlerinde seni göremiyorum
    2 ) EPİK ŞİİR
    Savaşları, kahramanlıkları işleyen şiirlerdir. Destanlar epik özellik taşırlar. Edebiyatımızda Köroğlu, Dadaloğlu bu türün başarılı örneklerini sunmuşlardır.
    Eğerleyin kır atımın ikisin
    Fethedeyim düşmanların hepisin
    Sabah namazında Bağdat kapısın
    Allah Allah deyip açtı Genç Osman.

    3) LİRİK ŞİİR
    Duyguların coşkulu bir edayla işlendiği şiirlere denir. Çoğunlukla bireysel duygular işlenir.(Fuzuli, Nedim..)
    Ala göz üstüne hilal kaşlar
    Sırma gibi yanar yârin saçları
    Kirazdır dudağı, inci dişleri,
    Selvi Suna’m gibi gül fidan olmaz.

    4) SATİRİK ŞİiR

    Bireylerin veya toplumun aksayan yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan şiirlere denir. Bu tarz şiirlerde bazen güldürü öğeleri de kullanılır

    Elin kapısında karavaş olan
    Burnu sümüklü gözü yaş olan
    Bayramdan bayrama traş olan
    Berbere gelir de dükkân beğenmez.

    5 ) DİDAKTİK ŞİİR ( öğretici şiir)

    Herhangi bir konuda okura bilgi vermek amacıyla yazılan şiirlere denir. Bu şiirlerde amaç duygu değil akıldır.( M. Akif, N. Kemal, Tevfik Fikret)

    Az söz erin yüküdür,
    Çok söz hayvan yüküdür,
    Bilene bu söz yeter,
    Sen de güher var ise

    6 ) DRAMATİK ŞİİR

    Hüzünsel bir duyguyu çeşitli yönleriyle konu edinen şiirlere denir. Çoğunlukla ağıt özelliği taşırlar.

    Civan da canına böyle kıyar mı?
    Hasta başın taş yastığa koyar mı?
    Ergen kıza beyaz bezler uyar mı?
    Al giy allı balam alların hani?
  4. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    TÜRK EDEBİYATININ DEVİRLERİ

    1) İSLAMİYETTEN ÖNCEKİ TÜRK EDEBİYATI

    a) Sözlü Edebiyat
    b) Yazılı Edebiyat
    2) İSLAMİYETİN KABULÜNDEN SONRAKİ TÜRK EDEBİYATI
    a) Divan Edebiyatı
    b) Halk Edebiyatı
    1 Anonim Türk Halk Edebiyatı
    2 Dini –Tasavvufi Türk Halk Edebiyatı
    3 Âşık Tarzı Türk Halk Edebiyatı

    3 ) BATI TESİRİNDEKİ TÜRK EDEBİYATI
    a. Tanzimat Edebiyatı
    b. Servet-i Fünun Edebiyatı
    c. Fecr-i Ati Edebiyatı
    d. Milli Edebiyat
    e. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı
    f. Beş Hececiler
    g. Yedi Meşaleciler
    h. Garipçiler( Birinci Yeniciler)
    i. Maviciler
    j. İkinci Yeniciler
    k. Günümüz Türk Edebiyatı

    1 ) İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRK EDEBİYATI

    Bilinmeyen bir tarihte başlamıştır. İslamiyet’in kabulüne kadar devam ede gelmiştir. Atlı- göçebe kültürünün izlerini taşımaktadır. **üm, yiğitlik, savaş, aşk konuları en çok işlenen konular olarak göze çarpmaktadır. İki koldan gelişmiştir.
    a) Sözlü Edebiyat
    Şaman , kam baksı ozan adı verilen sanatçılar tarafından icra edilmiştir. Bu sanatçılar “kopuz”adı verilen bir saz aleti kullanırlardı. Doğuşu her ne kadar dini törenlere dayansa da zamanla din dışı konular da gelişmiştir.
    1 Hece ölçüsü kullanılmıştır.
    2 Aşk doğa ölüm konuları sık işlenmiştir.
    3 Anomin özellik taşımaktadır.
    4 Yarım kafiye kullanılmıştır.
    5 Koşuk , sav, sagu ,destan başlıca ürünleri sayılır.


    KOŞUK

    Kopuz eşliğinde “sığır” denilen sürek avlarında söylenen lirik şiirlerdir. Günümüzdeki “koşma”ların ilk versiyonu sayılırlar. Kafiye şeması “aaab,cccb,dddb”şeklindedir.

    SAGU
    Yuğ adı verilen ölü törenlerinde ölümün acısının hafifletmek amacıyla söylenen günümüz “ağıt”larının ilk versiyonuna denir. Hece ölçüsünün 7’li-8’li parçaları sıkça kullanılmıştır.
    UYARI: Bilinen en eski sagu :“Alp er Tunga”sagusudur.



    SAV
    Atasözü demektir. Atasözlerimiz ilk defa “Divan-ı Lugati’t Türk”kitabında bir araya getirilmiştir.



    DESTAN
    Toplumu derinden etkileyen savaş, kıtlık, afet vb. olayların olağanüstülüklerle bezendirilerek anlatıldığı manzum (bazen nazım- nesir karışık)uzun hikâyelere denir.
    Destanlar “Doğal-Yapay”olmak üzere ikiye ayrılır.

    1) DOĞAL DESTANLAR
    Gerçekte var olan herhangi bir olayın milletin dilinde yüzyıllar süren bir anlatımdan sonra bir ozan tarafından kaleme alınması sonucu oluşan destanlara denir.
    Dünyadaki en önemli doğal destanlar

    Kalevala ……………….. FİNLANDİYA

    Mahabharata …………… HİNT

    Ramayana …………… HİNT

    Şant do Rölant………… FRANSIZ

    Nibelungen……………… ALMAN

    İgor ……………………… RUS

    Beovful ……………….. İNGİLİZ

    İliada ………………… YUNAN

    Odyssa ………………. YUNAN

    Şehname ………………İRAN

    Gılgameş………………..SÜMER

    Oğuz Kağan ……………TÜRK

    Ergenekon ………………TÜRK

    Manas …………………. KIRGIZ aittir.


    2) YAPAY DESTANLAR
    Herhangi bir olaydan yola çıkarak bir ozanın destan kurallarına riayet edip oluşturduğu şiirlere denir.

    Yapay Destanlar:

    Kaybolmuş Cennet ( Milton)
    Kurtarılmış Kudüs ( Tasso)
    İlahi Komedya (Dante)
    Üç Şehitler Destanı ( F. Hüsnü Dağlarca)
    Çanakkale Şehitlerine (M. Akif)

    TÜRK DESTANLARININ ÖZELLİKLERİ
    1 Çoğunlukla manzumdurlar (şiir şeklinde)
    2 Anonimdirler
    3 Oluştukları dönemlerin özelliklerini taşımaktadırlar.
    4 Olağanüstü özellikleri çokça bulunmaktadır.
    5 Çok sonra yazıya geçirilmişlerdir.


    BAŞLICA TÜRK DESTANLARI

    SAKA TÜRKLERİNİN DESTANLARI
    1 Alp Er Tunga Destanı: Türk-İran savaşlarıyla Alp Er Tunga’nın yiğitliklerinin anlatıldığı destanlardır.
    2 Şu Destanı: İskender ile Türkler arasındaki savaşların ve Hükümdar Şu’nun destanıdır.


    HUN TÜRKLERİNİN DESTANLARI
    1 Oğuz Kağan Destanı: Hun Hükümdarı Mete’nin yiğitliklerini, ülkesini genişletip oğulları arasında nasıl bölüştürdüğünü anlatan destandır.

    GÖKTÜRK DESTANI
    2 Bozkurt Destanı: Savaşta yaralanan bir Türk’ün, dişi bir kurt tarafından kurtarılmasını, korunmasını ve Türklerin sözü edilen kurtla bu Türk’ten çoğaldığı anlatılır.
    3 Ergenekon Destanı: Bir yenilgi sonunda Ergenekon’a çekilen Türklerin orada çoğalıp, bir demir dağı erittikten sonra öçlerini alışlarını anlatan destandır.

    UYGUR TÜRKLERİNİN DESTANLARI

    1 Türeyiş Destanı: Uygur hakanının, üç kızını insanoğluyla evlendirmeyi uygun bulmayarak tanrıya, kızlarıyla evlenmesi ve Uygur Türklerinin bu evlenmeden çoğaldığı anlatılır.
    2 Göç Destanı: Türklerin, Kutsal taşı Çinlilere vermeleri üzerine, tanrı tarafından cezalandırılmaları kuraklığın başlaması nedeniyle de göç etmeleri anlatılır.




    B ) YAZILI EDEBİYAT
    Türklerin GÖKTÜRK alfabesini kullanmasıyla başlayan dönemdir. Daha eskilere ait maalesef herhangi bir eserimiz yoktur. Tarihi bilinen en eski yazıtımız(mezar taşı): Çoyren (687–692)dir.
    Tarihimizin ve dilimizin ilk en önemli belgeleri Göktürk Yazıtlar(Orhun Kitabeleri)dir.
    1 Doğu Göktürklerine aittirler.
    2 720,732,735 yıllarında dikilmişlerdir.
    3 Vezir Tonyukuk, Bilge Kağan, Kültigin adına dikilmişlerdir.
    4 Yollug Tigin adlı bir yazara yazdırmıştır.
    5 Öz Türkçe ile yazılmıştır.
    6 Hakanlar Göktürkleri nasıl birleştirdiklerini, devleti nasıl idare ettiklerini, gelecek kuşakların ne yapmalarını anlatan bir nutuk (söylev)tur.
    7 Aslında birer mezar taşı olarak tasarlanmışlardır.
    8 Taşların üç tarafı Göktürk alfabesiyle bir tarafı da Çince yazılmıştır.
    9 Eserler şu an MOĞALİSTAN sınırları içindedir.
    10 1900’ lü yılların başında Strahlanberk tarafından bulunmuş, Danimarkalı Thamson tarafından okunmuşlardır.

    3) İSLAMİYETİN KABULÜNDEN SONRAKİ TÜRK EDEBİYATI
    Talas savaşından sonra Türkler kabileler halinde Müslüman olmaya başlamıştır. Karahan Devletinin hükümdarı Satuk Buğra Han zamanında İslamiyet resmi din olarak kabul edilmiştir.(942) B u tarihten sonra İslam’a dair eserler verilmeye başlanmıştır. Bu geçiş dönemine ait en önemli eserler şunlardır:
    a) Divan-ı Lügat’ it Türk.( Türk Dilinin Sözlüğü) ( 1072–1074 )
     Kaşgarlı Mahmut yazmıştır.
     Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmıştır.
     1074 yılında bitirildiği düşünülüyor.
     Türkçenin ilk sözlüğüdür.
     Türklere ait gelenek göreneklerden tarihten folklordan bahsettiği için bir ansiklopedi özelliği taşımaktadır.
     Kitapta 7500 kelimenin Arapça karşılığı verilmiş olup ayrıca halk şiirleri, atasözleri, deyimler kullanılmıştır.
     Ebu’ l Kasım’ a sunulmuştur.
     Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.



    b) Kutatgu Biliğ (Mutluluk Veren Bilgi) (1069- 1070 )
    1 1069–1070 tarihlerinde Yusuf HAS Hacip tarafından yazılmıştır.
    Türk edebiyatının ilk siyasetnamesidir.
    2 Öğretici bir nitelik taşımaktadır.
    3 Tapgaç Buğra Han’a sunulmuştur.
    4 Devletin nasıl yönetilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
    5 Hakaniye (Doğu ) Türkçesi ile yazılmıştır.
    6 6645 beyitten müteşekkildir.
    7 Eserde öğütler; devlet, akıl saadet, adalet sembolleriyle verilmiştir.
    8 Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.

    c) Divan-ı Hikmet
    1 Hoca Ahmet Yesevi tarafından yazılmıştır.
    2 İlahi aşk kavramı ilk defa bu eserde kullanılmıştır.
    3 Yesevi tarikatının esasları ve dinin temel öğretileri anlatılmıştır.
    4 12. yy da yazılmıştır.
    5 Hece ölçüsüyle halk dili kullanılmıştır.
    6 Hakaniye Türkçesi ile yazılmıştır.

    d) Atabet’ül Hakayık (Hakikatlerin Eşiği)

    1 Yüknekli Edip Ahmet tarafından yazılmıştır.
    2 12. yyda yazılmıştır.
    3 Eserde ahlakın önemi ve yolları üzerinde durulmuştur.
    4 Beyit ve dörtlükler bir arada kullanılmış. Dolayısıyla aruz ve hece vezni birlikte kullanılmıştır.

    KİTAB-I DEDE KORKUT

    1 Destandan halk hikâyesine geçiş döneminin ürünüdür.
    2 12 hikâyeden oluşur.
    3 Olağanüstü olaylarla gerçeğe uygun olaylar eserde iç içedir.
    4 Türklerin eski yaşam tarzları ile ilgili ayrıntılar yanında İslam dini ile ilgili özelliklerde vardır.
    5 Eserde geçen ‘’Dede Korkut’’meçhul bir halk ozanıdır.
    6 Hikâyelerde oğuzların çevredeki boylar ile aralarındaki savaşlar ve kendi iç mücadeleleri yer alır.
    7 Hikâyelerin konuları; aşk, yiğitlik gösterisi, kahramanlık, boylar arasındaki savaştır.
    8 15. yy’da kaleme alınmıştır.
    9 Eserin yazarı belli değildir. “
    10 Nazım ile nesir iç içedir.
    11 Hakaniye lehçesi kullanılmıştır.
    TÜRK HALK EDEBİYATI

    1 İslamiyet’ten günümüze kadar kesintisiz gelen bir edebiyattır.
    2 Halk içinde yetişmiş ozanları icra ettiği bir edebiyattır.
    3 Temelinde sözlü bir gelenek vardır.
    4 Dili sadedir.
    5 Dörtlük ve yarım kafiye esaslıdır.
    6 Hece ölçüsü kullanılmıştır.
    7 Halkın dertlerini, sevinçlerini, her türlü duygularını işlemektedir.
    8 Bu edebiyatı genellikle “aşık”adı verilen sazlarıyla yazdıklarını besteleyip köy köy dolaşan ozanlar icra etmiştir.
    9 Koşma, destan, semai, varsağı, mani, ağıt, türkü, bilmece, atasözü, devriye, şathiye, ilahi, deme gibi çeşitli nazım şekilleri vardır.
    10 Kendi arasında : “Âşık Anonim, ,Dini-Tasavvufi olmak üzere 3’e ayrılır.



    A) ÂŞIK TARZI TÜRK HALK EDEBİYATI

    1 İslamiyet'ten önce başlamıştır.
    2 Eskiden “kam,baksı” adı verilen ozonlara bu dönemde “AŞIK”adı verilmiştir.
    3 Âşıklar şiirlerini bağlama adı verilen sazlarla köy köy dolaşıp söylemiştir.
    4 Hece ölçüsü kullanılmıştır.
    5 Dili sadedir.
    6 Nazım birimi dörtlüktür, yarım kafiye kullanılmıştır.
    7 Son dörtlükte şairin mahlası(adı) kullanılır.
    8 Şairler şiirlerini “CÖNK” adı verilen defterde toplarlardı.
    9 Aşk, ölüm, gurbet, ayrılık konuları sıklıkla ilenmiştir.
    10 Coşkulu, lirik bir söylenişi vardır.
    11 Koşma, mani, türkü, semai, varsağı destan gibi biçimleri mevcuttur.
    12 17. yüzyıldan sonra divan edebiyatından etkilenmeye başlamıştır.

    KOŞMA

    1 Aşk, ayrılık, gurbet gibi geniş çerçeveli konuların işlendiği bir türdür.
    2 11’li hece ölçüsüyle yazılır.
    3 En az 3 en fazla 6 kıtadan oluşur.
    4 Dili sadedir.
    Kafiye düzeni “abab,cccb,dddb…”şeklindedir.
    5 Son dörtlükte şairin mahlası bulunur.
    6 Koşmanın konularına göre “güzelleme, koçaklama, ağıt, taşlama”adlı türleri vardır.
    7 GÜZELLEME: İnsan ve doğa sevgisinin lirik bir edayla işlendiği koşmalara denir.
    8 KOÇAKLAMA: Savaş, yiğitlik, kahramanlık gibi konuları işleyen koşmalara denir.
    9 AĞIT: **en kişinin arkasından duyulan acının ve onun iyiliklerinin işlendiği koşmadır.
    10 TAŞLAMA: Toplumun veya bireylerin aksayan yönlerini eleştiren koşmalara denir.

    VARSAĞI

    1 Toros Dağları ve Adana civarında yaşayan “VARSAK” boylarının söyledikleri türkülere denir.
    2 Kafiye düzeni koşma gibidir.
    3 4+4 şeklinde 8’li ölçüyle söylenir.
    4 “BRE, BEHEY, HEY “ nidaları sıklıkla kullanılmıştır.
    5 En az 3 en fazla 5 dörtlüktür.
    SEMAİ

    1 Özel bir ezgiyle söylenen bir türdür.
    2 Kafiye düzeni koşma ile aynıdır.
    3 4 + 4 =8 ‘li ölçüyle yazılır.
    4 3–5 dörtlükten oluşur.
    DESTAN

    1 6+5 ‘li hece ölçüsüyle söylenir.
    2 Halk edebiyatının en uzun nazım biçimidir.
    3 Kendine özgü bir söylenişi vardır.
    4 Kafiye düzeni koşma ile aynıdır.
    5 Ayaklanma, kıtlık, savaş, hastalık gibi toplumsal konular işlendiği gibi bireysel konuların işlendiği destanlar da vardır.
    6 Dörtlük sayısında sınırlama yoktur.
  5. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    B) ANONİM TARZI TÜRK HALK EDEBİYATI
    1 Halkın ortak ürünüdür.
    2 Yüzyıllar süren gelişim gösterir.
    3 Hece ölçüsü kullanılmıştır.
    4 Halkın yaşamından otaya çıkmıştır.
    5 Sözlü ürünlerdir, çok sonraları birileri tarafından yazıya geçirilmişlerdir.
    6 Türkü, destan, masal, ninni, bilmece, mani, halk hikâyeleri gibi nazım şekilleri vardır.
    TÜRKÜ
    1 Belli bir ezgiyle söylenir.
    2 7,8,11,14 ‘li ölçülerle söylenir.
    3 Hemen her konuda söylenir.
    4 Bölgesel özellik ve ad değişikliğine uğrayabilir.



    MANİ
    1 “aaxa” şeklinde kafiyelenir.
    2 4+3 şeklinde ölçüsü vardır.
    3 İlk iki dizesi ayrık yani hazırlık özelliği taşımaktadır. Asıl mesaj üçüncü dizede verilir.
    4 Her konuda söylenebilir.
    5 Düz, cinaslı ve artık mani gibi çeşitleri vardır.

    NİNNİ

    1 Annelerin bebeklerini uyutmak amacıyla belli bir ezgi ile söylediği parçalardır.
    2 Çocukların psikolojisi üzerinde etkilidir
    3 Manzum özelliktedirler.

    BİLMECE

     Çoğunlukla cevabı içinde saklı bulunan ve düşünceyi geliştirmek amacıyla türetilen soru biçimlerine denir.
     Güzel vakit geçirmek amacıyla çıkarıldıkları düşünülmektedir.
     Manzum – mensur şekilleri vardır.

    ATASÖZLERİ

    1 Yüzyıllar süren tecrübeler sonunda ortaya çıkan özlü sözlerdir.
    2 Kelimeleri değiştirilemezler.
    3 Aynı konuda birbiriyle çelişen atasözleri olabilir.

    C) DİNİ-TASAVVUFİ (TEKKE) TÜRK HALK EDEBİYATI

    1 Hem hece hem de aruz ölçüsü kullanılmıştır.
    2 Eserlerde genellikle Allah sevgisi işlenmiştir.
    3 Hem dörtlük hem beyit kullanılmıştır.
    4 Dil halkın kullandığı dil olmakla beraber Arapça-Farsça kelimelerde kullanılmıştır.
    5 Bu eserleri daha iyi anlayabilmek için belli bir dini bilgiye sahip olmak gerekir.
    6 Bu eserlerde dönemin çarpıklıkları da işlenmiştir.
    7 Şairler genellikle dini eğitim almışlardır.
    8 İlahi, nefes, şathiye, nutuk, devriye, hikmet gibi nazım şekilleri vardır.

    İLAHİ

    1 Hecenin 7’li-11’li kalıbıyla belli bir ezgiyle söylenen coşkulu şiirlerdir.
    2 Allah’ın aşkı ve O’na kavuşma arzusu işlenir.
    3 Hem hece hem de aruzla yazılan ilahiler vardır.
    4 İlahi’ye Aleviler “Deme”, Bektaşiler “Nefes” Mevleviler “Ayin” adını vermişlerdir.

    NUTUK

     Tekkede tarikata yeni giren müritlere dinin ve tarikatın esaslarını aktarmak için yazılan şiirlere denir.
     11’li hece ölçüsü ile yazılır.


    ŞATHİYE

     Dinin bazı inceliklerini alay edermişçesine anlatan şiirlere denir.
     Birçok şair bu şiirlerden dolayı horlanmış hatta öldürülenler de olmuştur.
  6. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    HALK EDEBİYATININ TEMSİLCİLERİ

    YUNUS EMRE
    1 Engin hoşgörüsü, insan sevgisiyle sadece bizim değil bütün dünyanın beğenisini kazanmış eşsiz bir şair, fikir adamıdır.
    2 İlahi aşkı ve insan sevgisini eserlerinde işlemiştir.
    3 Hem aruzu hem de hece veznini kullanmıştır.
    4 Şiirlerinde dili oldukça sadedir, zamanının halk dilini kullanmıştır.
    5 Nazım biçimi olarak “ilahi”yi seçmiştir.
    6 “Risalet’ün Nushiye (Nasihatlar Kitabı) ve Divan” adlı kitabı vardır.

    PİR SULTAN ABDAL
    1 Halk edebiyatında lirik şiirin öncülerindendir.
    2 Halk içinde çok sevildiği için isimsiz birçok şiir onun adında yayımlanmıştır.
    3 Tasavvufu, halkın anlayışıyla birleştirmiştir.
    4 Bütün şiirlerini hece ölçüsüyle yazmıştır.
    5 Dili oldukça sadedir.
    6 Bektaşi tarikatına mensup olduğu için “nefes”leri ünlüdür.

    HACI BEKTAŞI VELİ
    1 Bektaşi tarikatının kurucusudur
    2 Büyük bir bilgindir.
    3 Orta Anadolu’da etkin olmuştur.
    4 “Malakat”adlı Arapça eseri ünlüdür.
    KAYGUSUZ ABDAL
    1 Kendisinden önceki şairlerden etkilenmiştir.(Özellikle Yunus’tan)
    2 Hem hece hem de aruz veznini kullanmıştır.
    3 Alaylı, nükteli, eleştirili şiirler yazmıştır.
    4 Edebi yazıları da vardır.
    5 “Budala-name, Mugaalet-name”adlı eserleri vardır.

    KAYIKÇI KUL MUSTAFA
    1 17. yüzyılın önemli yeniçeri şairlerindendir.
    2 Kahramanca şiirleriyle tanınmıştır.
    3 “Genç Osman” destanıyla tanınmıştır.
    4 Divan şiirinden etkilenmemiştir.
    KÖROĞLU
    1 Başkaldırının, isyanın şairidir.
    2 Din dışı konularda şiirler yazmıştır.
    3 Sultan Murat (II.) zamanında savaşlara katılmıştır.
    4 Köroğlu adlı halk kahramanıyla aynı adı ve özellikleri taşıdığı için ikisi aynı kişi olarak anılmıştır.
    DADALOĞLU
    1 Toroslar bölgesinde yaşamış.
    2 Devlet yönetiminin aşiretiyle olan mücadelesi üzerine söylediği:
    “ferman padişahınsa dağlar bizimdir”dizelerinin nakarat olarak kullanıldığı şiiri oldukça beğeni toplamıştır.
    1 Varsağı , semai ve destanları meşhurdur.
    2 Türküler yazmıştır.
    KARACAOĞLAN
    1 Şiirlerini sade bir dille yazmıştır.
     Hece ölçüsünü ustalıkla kullanmıştır.
     Saz şairliğinin piri sayılır.
    2 Din dışı konularda yazmıştır.
    3 Koşmaları oldukça sevilmiştir.
    4 Kuvvetli lirik egemenliği hâkimdir şiirlerine.
    5 Anadolu’yu at sırtında gezip şiir söylemiştir.
    ÂŞIK ÖMER
    1 İyi bir eğitim almamasına karşın şairler arasında yeteneğiyle kendine en üstte yer edinmiştir.
    2 Devrinin idarecilerini, dinini görünüş için yaşayanlarını eleştirmiştir.
    3 Aruzu kullanmıştır. Ancak hece ölçüsünde asıl karakterini bulmuştur.
    DERTLİ
    1 18. yüzyılın sonlarında yaşamıştır.
    2 Hem hece hem de aruz ölçüsünü kullanmıştır.
    Lirik koşmalarıyla tanınmıştır.
    3 Divan ‘ı taş baskıyla basılmıştır.

    EMRAH
    1 Erzurumludur.
    2 Divan edebiyatından etkilenmiştir.
    3 Gazel, murabbalar yazmıştır.
    4 Koşma ve semaileriyle tanınmıştır.

    GEVHERİ
    1 İnce bir söyleyiş, derin bir bilgi içeren şiirleri halk arasında çok sevilmiştir.
    2 Divan edebiyatında etkilendiği için mazmun ve yabancı sözcükleri çokça etkilenmiştir.
    3 Koşmaları ve taşlamaları oldukça ünlüdür.
    BAYBURTLU ZİHNİ
    1 Divan edebiyatına çokça dalmaya çalışmıştır.
    2 Saz şairi olarak ün kazanmıştır.
    3 Divan’ı, Sergüzeşt-name”adlı kitapları vardır.

    ÂŞIK VEYSEL
    1 Çocuk yaşta kör olması ona derin bir duygu zenginliği vermiştir.
    2 Yurt, insan ve toprak sevgisini iliklerine kadar hisseden, bunu şiirlerinde işlemiştir.
    3 Halk edebiyatının ve son dönem edebiyatımızın usta şairlerindendir.
    4 Sivas Şarkışla Sivri alan köyünde doğmuş ve yaşamıştır.
  7. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    DİVAN EDEBİYATI ( KLASİK –ESKİ EDEBİYAT)

    İslamiyet’in kabulünden sonra Türkler yaşamın her alanında Araplardan, Farslardan etkilenmişlerdir. Bu etkileşimin en belirgin olduğu alanların başında edebiyat göze çarpmaktadır.
    1 13. yy dan dan itibaren şair ve yazarlar Fars- Arap etkisine girmeye başlamıştır.
    2 Şairler şiirlerini “DİVAN” adını verdikleri bir kitapta topladıkları için bu edebiyatına “Divan Edebiyatı” denilmiştir.
    3 Ayrıca “klasik-eski –zümre edebiyatı” da denilir
    4 Bu edebiyatın özünde dinde tasavvuf vardır.
    5 Dil çoğunlukla halkın anlayacağı tarzda değildir.
    6 Arap ve Fars edebiyatı örnek alınmıştır.
    7 Saraydan destek gördüğü için “saray edebiyatı” da denilmiştir
    8 **çü olarak “aruz ölçüsü” kullanılmış.
    9 Çoğunlukla aşk, şarap, kadın övgü, din, ahlak, tasavvuf konuları işlenmiştir
    10 Kafiye hem göz hem de kulak için anlayışı hakimdir.
    11 Zengin ve tam kafiye sıklıkla kullanılmıştır.
    12 Divan dışında beş mesnevinin toplandığı kitaba “hamse” denilir.
    Nazım biçimleri “beyitle” yazılanlar: Gazel, kaside, mesnevi,
    13 “bentlerle”yazılanlar:rubai, tuyuğ,şarkı,terkib-i bent,terci-i bent,murabba


    BEYİTLERLE YAZILAN NAZIM ŞEKİLLERİ

    1 ) GAZEL
    14 Güzellik, aşk, kadın, şarap gibi konuları işleyen nazım türüdür.
    15 Araplarda Farslara onlardan da Türklere geçmiştir.
    16 Gazelin ilk beyitine “matla”son beyitine “makta” denir.
    17 En güzel beyitine “beyt’ül gazel ya da şah beyit” denir
    18 Kafiye şeması: “aa,ba, ca da...” şeklindedir.
    19 “En az beş en fazla on beş beyit” ten oluşur.
    20 Konu birliği yoktur. Her beyit başka bir konudan bahsedebilir.

    2 ) KASİDE
    1 Herhangi bir kişiyi ya da durumu övmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
    2 En 33 en fazla 99 beyitten oluşur.
    3 İlk beyitine matla, son beyitine makta, şairin adının bulunduğu beyite taç beyit adı verilir.
    4 Kafiye düzeni gazelle aynıdır.
    5 Allah’ın birliğini anlatan kasidelere: TEVHİT
    6 Allah’a dua etmek için yazılanlara: MÜNACAAT
    7 Herhangi bir şahsı övmek için yazılanlara: METHİYE
    8 Peygamberleri övmek için yazılanlara: NAAT
    9 Birini eleştirmek için yazılanlara: HİCVİYE
    10 **en birinin arkasından yazılanlara MERSİYE kasidesi denir.
    11 Kaside: nesip-girizgâh-methiye-tegazzül-fahriye-dua bölümlerinden oluşur.
    12 En önemli kasideci NEFİ’dir.

    3 ) MESNEVİ
    1 Roman ve hikâyenin yerini tutan çoğunlukla uzun konuların işlendiği nazım biçimine denir.
    2 Her beyit kendi arasında kafiyeli olduğu için uzun yazılmaya imkân vermiştir.
    3 Beyit sınırı yoktur.
    4 Çoğunlukla hikemi konular, efsaneler, kahramanlık ve aşk konuları işlenmiştir.
    5 Leyla-Mecnun mesnevisi en çok okunan olmuştur.
    UYARI: Bunların dışında uzun ve kısa mısraların ard arda sıralanmasıyla yazılan Müstezat, günümüz manileri gibi kafiyeleşen kıt’alar da yazılmıştır. Kıtalar aaxa şeklinde kafiyelenir.
  8. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    BENTLERLE YAZILAN NAZIM ŞEKİLLERİ
    1) TERKİB_İ BENT

     5 ile 15 bent arasıda değişir uzunluğu.( 15 ten fazla olan da var)
     Her bent 8–15 beyit arasında değişir.
     Didaktik, felsefi, eleştiri konularında yazılır.
     Gazel gibi kafiyelenir.
     Ziya Paşa’nın terkib-i bendi meşhurdur
    2) TERCİ_İ BENT
    1 Terkibi-i bente benzer.

    3 ) TUYUĞ
    2 Divan edebiyatına Türklerin kattığı bir türdür.
    3 Felsefi konular işlenmektedir.
    4 Kadı Burhanettin’in tuyuğları meşhurdur
    4 ) RUBAİ
    1 Kafiyelenişi aaxa şeklindedir.
    2 Aruzun belli kalıplarıyla yazılır.
    3 Felsefi ve hikemi derinliği olan konular işlenmiştir.
    4 İran’da ÖMER HAYYAM, Türk edebiyatında MEVLANA ‘nın rubaileri meşhurdur.

    5 ) ŞARKI
    1 Türklerin divan edebiyatına kattığı bir türdür.
    2 Aşk kadın şarap konuları işlenmiştir.
    3 Nedim bu türün en önemli temsilciliğini yapmıştır.
    4 Üçüncü mısrasına “miyan” denir.
  9. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    DİVAN EDEBİYATININ ŞAİR VE YAZARLARI

    HOCA DEHHANİ
    1 Divan edebiyatının kurucusu kabul edilir.
    2 Yirmi bin beyitlik “Selçuk Şehnamesi”adlı kitabı vardır.
    3 Vatan hasreti ile ilgili şiirleri vardır.
    MEVLANA
    1 Mevlevi tarikatının kurucusudur.
    2 Mesnevi adlı yüz bin beyitlik eseri vardır
    3 Divan-ı Kebir, Mektubat adlı eserleri de vardır.
    4 13.yy. tasavvuf şairidir.
    5 Bütün eserlerini Farsça yazmıştır.
    NECATİ BEY

    1 Divanı vardır.
    2 Millileşme akımını savunmuştur.
    3 Eserlerinde sade bir dil kullanmıştır.
    4 Divan şiirine bir yerlilik, bir ulusallık kazandırmaya çalışmıştır.

    AHMEDİ
    1 14. yy. da tanınmış bir şairdir.
    2 İran edebiyatının bütün özelliklerini edebiyatımıza katmaya çalışmıştır.
    3 Din dışı konularda şiirler yazmıştır.
    4 “Cemşit u Hurşit, İskendername Divan’ı”adlı eserleri vardır.


    ŞEYHİ
    1 15. yyda yaşamıştır.
    2 Tasavvufi şiirleri ağırlıktadır.
    3 Çağının dil inceliklerini eserlerinde yansıtmıştır.
    4 Devrinin bozukluklarını bir eşekten yola çıkarak şikâyet ettiği “HARNAME”adlı kitabı meşhurdur. Bu kitap birçok yönüyle fabl özelliği taşımaktadır.
    5 Harname, Hüsrev ü Şirin ve Divan adlı kitapları vardır.

    ALİ ŞİR NEVAİ
    1 Çağatay Türk edebiyatını en önemli temsilcisi sayılır
    2 “Muhakemet’ül Lugateyn”adlı kitabıyla Türkçe-Farsçayı karşılaştırmış ve Türkçenin Farsçadan üstün olduğunu söylemiştir.
    3 “Hamse” (beş mesnevi) sahibidir.
    4 İlk bibliyografya kitabımız (şairlerin hayatını almış) olan “Mecalisü’ün Nefais”adlı kitabı vardır.
    5 Türkçenin musiki ve vezin kalıplarını içeren Mizanül Evzan adlı kitabı vardır.
    6 Devlet adamlığı yapmıştır.
    FUZULİ
    1 Duygu, düşünüş ve edebiyat açısından Türk edebiyatının en büyük şairi sayılır.
    2 Lirik şiirleri oldukça meşhurdur.
    3 Platonik bir aşk anlayışı vardır.
    4 Azeri Türkçesini kullanmıştır.
    5 Uçsuz bir hayal dünyasına, derin bir bilgiye sahiptir.
    6 Kerbela da türbedarlık yaptığı söylenir.
    7 Ona göre şair bilgisiz olamaz, ilham olmadan şiir yazılmaz. Şiir bir Allah lütfüdür.
    8 “Şikâyetname” adlı eseri devrin bozukluklarını anlatan “hiciv”dalında ilk mektuptur.
    9 Türkçe Divanı, Farsça Divanı, Arapça Divanı, Hadikat’üs Süeda, Beng ü Bade, Leyla ü Mecnun Mesnevisi, Hadisi Erbain, Şikâyetname adlı kitapları vardır.
    10
    SİNAN PAŞA
    1 15.yüzyılın nesir yazarıdır.
    2 Dili oldukça süslüdür.
    3 “Tazarru -name”adlı eseri oldukça meşhurdur. Seciler ve söz sanatlarıyla doludur.


    BAKİ
    1 Şairlerin sultanı lakabıyla anılır(sultan’uş şuara)
    2 Kanuni’nin iltifatına çokça mazhar olmuştur.
    3 Genellikle din dışı konularda şiir yazmıştır.
    4 Ahenk ve kulak için kafiyeye çok düşkündür.
    5 16.yyda yaşamış en büyük şairdir.
    6 Divan’ı ve Kanuni Mersiyesi meşhurdur.
    7
    NEFİ
    1 Kasidenin Türk edebiyatındaki tartışmasız lideridir.
    2 Övdüğünü göğe çıkarır, yerdiğini yerin dibine geçirir. Sınırlaması yoktur.
    3 Dili oldukça süslüdür.
    4 **dürüldüğü söylenir şiirleri yüzünden.
    5 “Sihamı- Kaza adlı eseri vardır.
    KÂTİP ÇELEBİ

    1 “Cihan-numa, Keşf’uz Zunün, Mizan’ül- Hak”adlı eserleri vardır.
    2 Didaktik eserler yazmıştır.



    BAĞDATLI RUHİ
    1 Toplumcu bir özelliğe sahiptir.
    2 Döneminin aksaklıklarını terki-i bentleriyle eleştirmiştir.
    3 Tarikata girmesine rağmen din dışı şiirleri vardır.
    NABİ
    1 Asıl adı Yusuf’tur.
    2 17. yy da yetişmiştir.
    3 Didaktik – hikemi şiirin edebiyatımızdaki en iyi temsilcisi sayılır.
    4 Akıcı ve düzgün bir dili vardır.
    5 Oğlu için yazdığı “Hayriye”adlı kitabı meşhurdur.
    6 Farsça ve Türkçe Divanı, Hayrabat, Sürname adlı kitapları vardır

    EVLİYA ÇELEBİ
    1 Edebiyatımızın seyahat yazarlarının piridir.
    2 “Seyahat-name” adlı eseri vardır.
    NEDİM
    1 Lale Devri (18. yy) nin eğlencelerini eserlerinde en iyi yansıtan şairdir.
    2 Şiirde mahallileşme akımını başlatan ve yerleştiren şairdir.
    3 Tasavvufun etkisinde kalmayan tek şairdir.
    4 İstanbul Türkçesi ile yazmıştır.
    5 Halk dilini, inanışlarını şiirlerinde işlemiştir.
    6 Divan edebiyatının klasik söylemlerine(mazmun) yenilerini katmıştır.
    7 “Şarkı” nazım şeklini en ustaca kullanan şair olmuştur.
    8 Hece vezniyle şiirleri de vardır.


    ŞEYH GALİP

    1 Divan edebiyatının son büyük şairidir.
    2 Yenileşme hareketlerine uygun şiirler yazmıştır, halk söylemlerini eserlerinde kullanmıştır.
    3 Hece ölçüsüyle şiirler yazmıştır.
    4 Genel olarak dili süslü ve ağırdır.
    5 “Hüsn ü Aşk” adlı mesnevisi meşhurdur.
  10. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    TANZİMAT EDEBİYATI
    1 Tanzimat Fermanının ilanından sonra bu edebiyatın tohumları serpilmeye başlamıştır.
    2 Batılı tarzda ilk eserler bu dönemde verilmeye başlanmıştır.
    3 Hak, adalet, özgürlük, vatan kelimeleri b u dönemde ilk defa kullanılmaya başlanmıştır.
    4 Tanzimat edebiyatı kendi arasında ikiye ayrılır.(Birinci-ikinci dönem)
    5 Yazı dilini halkın anlayacağı dile yakınlaştırmaya çalışmışlardır.
    6 Tiyatroyu halkı aydınlatma aracı olarak görmüşlerdir.
    7 Toplumcu bir çizgi tutmaya çalışmışlardır.
    8 Divan edebiyatındaki “bölüm güzelliğine” karşın “konu bütünlüğüne, güzelliğine” önem vermişlerdir.
    9 Tanzimat birinci dönem sanatçıları(Şinasi, N. Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat) ikinci dönem sanatçılarına göre daha halkçı olmuşlardır.


    BİRİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI
    1 Divan edebiyatını eleştirmelerine rağmen onun etkisinden kurtulamamışlardır.
    2 Vatan millet, hak adalet, özgürlük gibi kavramlar ilk defa bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.
    3 Batılı anlamda ilk esereler bu dönemde verilmeye başlanmıştır.
    4 Toplumu bilinçlendirmek için edebiyatı bir araç olarak görmüşlerdir.
    5 Dilin sadeleşmesi gerektiğini söylemişler ancak pek başarılı olamamışlardır bu konuda.
    6 Roman, modern hikâye, tiyatro, gazete, eleştiri, anı bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.
    7 Bu dönemin sanatçıları aynı zamanda devlet adamı sıfatı da taşıyorlardı.
    8 Klasizim(Şinasi, A.Vefik Paşa) romantizm (N. Kemal, A. Mithat) den etkilenmişlerdir.

Sayfayı Paylaş