TÜRK YÖNETİM TARİHİ

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    “OSMANLI İMPARATORLUĞU ORDUSU -
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ
    SİLAHLI KUVVETLERİ”





    Beytepe, ANKARA 21/12/2001

    Silahlı kuvvetler, bir ülkede siyasal otoritenin yönetimi altında dış güvenlik ve savunmayı sağlayan ve askeri harekatları yürüten düzenli askeri örgüte verilen addır. Silahlı kuvvetlerin tümünü belirtmek için çoğu kez ordu terimi kullanılır.

    Kişi olarak askerliğe gönül veren Türkler, tüm dünyaya ordu-millet olduklarını kanıtlamışlardır. Orta Asya’daki Türk uluslarından başlayarak, her Türk savaşçı durumunda olduğundan askerliğe özel meslek gözüyle bakılmamıştır.

    Tarih sürecinde siyasi düzeni, askeri düzenle birlikte doğup gelişen Türklerin tarihi dört bin yıl öncesine dayanır. Orta Asya’da başlayan uzun öykü, büyük göçlerin neden olduğu hareketlilikle tüm ana karalara yayılmıştı. 1071 yılında Malazgirt zaferiyle kapıları açılan Anadolu topraklarına giren Türkler, bir çok beylik, Anadolu Selçuklu Devletini ve Türklüğün en önemli devletlerinden biri olan Osmanlı İmparatorluğu’nu kurdular.

    Osmanlı ordusu şu şekilde teşkilatlandırılmıştı:

    OSMANLI KARA ORDUSU
    A-KAPIKULU OCAKLARI B)-EYALET ASKERLERİ 1.Tımarlı Sipahiler
    2.Akıncılar
    KAPIKULU YAYALARI KAPIKULU ATLILARI 3.Azaplar
    1.Acemi Oğlanlar 1.Sipahi 4.Deliler
    2.Yeniçeriler 2.Silahdar 5.Gönüllüler
    3.Cebeciler 3.Sağ ulufeciler 6.Beşliler
    4.Topçular 4.Sol ulufeciler 7.Yayalar
    5.Top Arabacıları 5.Sağ garipler 8.Müsellemler
    6.Humbaracılar
    C)-YARDIMCI KUVVETLER
    (Bağlı Devlet ve Beyliklerin askerleri)

    DENİZ ORDUSU (DONANMA)


    OSMANLI ASKERİ TEŞKİLATI

    A)-KAPIKULU OCAKLARI:

    Padişah I.Murad zamanında oluşturuldu. O zaman İslam hukukuna göre savaş esirlerinin beşte biri hükümdara ayrılırdı. Padişah da bunları özel hizmetlerinde kullanırdı. Bir bölümü de saray hizmetlileri arasına alınırdı. I. Murad zamanında PENÇİK OĞLANI denilen bu savaş esirlerinin sayısı arttı. Bunun üzerine bu esirlerden düzenli bir ordu kurularak yararlanılmak istendi. Bu sisteme "Pencik Usulü" denildi. Böylelikle Kapıkulu ocakları oluşturuldu.

    KAPIKULU YAYALARI(PİYADELERİ)

    1)-Acemi Oğlanlar Ocağı: Yeniçeri ve diğer Kapıkulu ocaklarına asker yetiştirmek için kurulmuştur. Türk ailelerinin yanından gelen devşirme çocukları burada yapılan askeri eğitimden sonra sınavdan geçirilir, başarılı olanlar Enderûn'a alınırdı. Diğerleri Kapıkulu ocaklarına dağıtılırlardı.

    2)-Yeniçeri Ocağı: Kapıkulu ocaklarının en önemlisidir. Savaş zamanında merkezde bulunur ve padişahı korurlardı. Barışta ise Divân muhafızlığı yapmak, İstanbul'un güvenliğini sağlamak, sınırlardaki kalelerde muhafızlık yapmak gibi görevleri vardı. Yeniçerilerin komutanına "YENİÇERİ AĞASI" denilirdi.

    3)-Cebeciler: Komutanlarına "CEBECİBAŞI" denilirdi. Yeniçerilerin silahlarını ve zırhlarını yapar, onarır ve silah ambarlarında muhafaza ederlerdi.

    4)- Topçu Ocağı: Bu ocağın görevi top dökmek, ve topları kullanmaktı. Osmanlılar topu ilk defa I. Kosova Savaşında kullandılar.

    5)-Top Arabacıları Ocağı: Top arabalarını yapan ve topları taşıyan ocaktı. Komutanlarına "ARABACIBAŞI" denirdi.

    6)-Humbaracılar Ocağı: Havan denilen toplarla, humbara denilen gülleleri hazırlayan ve kullanan ocaktı. Komutanına "HUMBARACIBAŞI" denirdi.

    7)-Lağımcılar Ocağı: Kale kuşatmalarında,hendek kazarak veya fitil döşeyerek surları yıkan teknik bir sınıftı. Komutanına "LAĞIMCIBAŞI" denirdi.

    8)-Sakalar: Kapıkulu askerlerinin sularını taşırdı. Komutanına "SAKABAŞI" denirdi.

    KAPIKULU SÜVARİLERİ (ATLILARI)

    Derece ve maaş yönünden yeniçerilerden üstündüler. Sipah ve silahtar; savaş sırasında padişah çadırını, Sağ ve Sol ulufeciler; Saltanat sancaklarını Sağ ve sol garipler; ordunun ağırlıklarını ve hazineyi korurlardı.

    B)- EYALET ASKERLERİ:

    1)-Tımarlı Sipahiler: Tımar sistemi daha önceki Müslüman Türk devletlerinde gördüğümüz IKTA sisteminin Osmanlılar tarafından geliştirilmiş şekliydi. Tımarlı Sipahiler kendilerine DİRLİK verilen kişilerin beslemek zorunda oldukları tamamı Türklerden meydana gelen atlı askerlerdi. Savaş sırasında ordunun sağ ve sol kanatlarında durarak,ordu merkezini yanlardan gelecek saldırılara karşı korurlardı.

    2)-Akıncılar: Sınır boylarında oturan Türklerden meydana gelen hafif süvari kuvvetleriydi. Başlıca görevleri; ordunun keşif hizmetlerini görmek, kaçan düşmanı kovalamak, düşmanı oyalamaktı.

    3)-Azaplar: Kelime anlamı bekâr demektir. Masrafları kendi şehir ve kasaba halkı tarafından karşılanan gönüllü kuvvetlerdi.

    4)-Deliler: Düşmana korkusuzca saldırmaları nedeniyle "deli" olarak adlandırılmışlardır.

    5)-Gönüllüler: Sınırdaki kasaba ve şehirleri korumakla görevliydiler.

    6)-Beşliler: Her beş haneden bir kişi alınarak oluşturulan bu birlikler sınırdaki kalelerin korunmasında görevlendirilirdi.

    7)-Yaya Ve Müsellemler: Ordunun önünde giderek yolları ve köprüleri onarırlardı.

    C)- YARDIMCI KUVVETLER:

    Bir savaş zamanında bağlı hükümetlerin(Kırım,Eflak-Boğdan) askerleri de Osmanlı ordusuna yardım ederlerdi. Bunlar içinde en önemlisi Kırım kuvvetleriydi.

    DENİZ ORDUSU (DONANMA):

    Donanma komutanına Kaptan-ı Derya veya Kaptan Paşa, deniz askerlerine ise LEVENT denirdi. Osmanlılar Orhan Bey zamanında Karesi Beyliğini ele geçirince bu beyliğin donanmasına da sahip olmuşlardır. Yıldırım Bayezıt tarafından Gelibolu'da bir tersane yapılmıştır. Fatih zamanında gelişmeye başlayan donanma, II.Beyazıt zamanında Kemal Reis'in, Kanunî zamanında da Barbaros Hayrettin Paşa’nın Osmanlı hizmetine girmesiyle Akdeniz'de en üstün güç haline gelmiştir.

    TÜRKİYE CUMHURİYETİ SİLAHLI KUVVETLERİ

    Köken olarak Osmanlı Devleti’ndeki askeri gücün geçirdiği değişikliklerle biçimlenen Türk Silahlı Kuvvetleri, günümüzde Genelkurmay Başkanlığı’na bağlı Kara, Deniz ve Hava kuvvetleriyle Jandarma Genel Komutanlığı askeri birlik ve kurumlarından oluşur. Jandarma Genel Komutanlığı, iç güvenlikle ilgili görevleri yönünden aynı zamanda İçişleri Bakanlığı’na bağlıdır.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanlığına bağlı olan Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri’nden oluşmaktadır. Barış zamanında iç güvenlik kuvvetlerinin bir parçası olarak görev yapan Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlıkları, savaş zamanında Kara ve Deniz Kuvvetleri komutası altına girmektedir.

    Genelkurmay başkanı; silahlı kuvvetlerin komutanıdır. Savaşta başkomutanlık görevini cumhurbaşkanı adına yerine getirir. Silahlı Kuvvetlere komuta etmek, savaşa hazırlanmasında personel, istihbarat, harekat, teşkilat, eğitim-öğretim ve lojistik hizmet ilkeleri ve programları Genelkurmay Başkanlığı’nın sorumluluklarıdır. Genelkurmay Başkanlığı, ayrıca NATO ve diğer ülkeler ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin askeri ilişkilerini yönlendirir.

    1982 Anayasası’nın 17. maddesine göre, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başkomutanlığı, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin manevi varlığından ayrılamaz ve cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur”. Ulusal güvenliğin sağlanmasında ve silahlı kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasında, TBMM’ye karşı Bakanlar Kurulu sorumludur. Cumhurbaşkanlığı adına savaşta başkomutanlık görevlerini yerine getiren genelkurmay başkanı, Bakanlar Kurulu’nun önerisi üzerine cumhurbaşkanınca atanır, görev ve yetkileri yasayla düzenlenir. Genelkurmay başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı başbakana karşı sorumludur. Milli Savunma Bakanlığı’nın Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı da yine yasayla düzenlenir.

Sayfayı Paylaş