TURKiYE’DE TARIM

Konu 'Coğrafya 11. Sınıf' bölümünde (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) tarafından paylaşıldı.

  1. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36

    İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir
    Topraklarımızın kullanılış biçimi
    Ekili-dikili alanlar : %36
    Cayır ve otlar : %26
    Ormanlar : %26
    Urun vermeyen alanlar : %12
    Not: Tarımdaki makineleşmenin etkisiyle çayır ve otlakların alanı daralırken, tarım alanlarımız genişlemektedir.
    Bölge Yüzölçümüne Göre Ekili Dikili Alanların Oranları:
    Marmara Bölgesi: %30 İç Anadolu Bölgesi: %27
    3. Ege Bölgesi: %24 G.Doğu Anadolu Bölgesi: %20
    5. Akdeniz Bölgesi: %18 Karadeniz Bölgesi: %16
    7. Doğu Anadolu Bölgesi: %10
    Ülkemiz Tarımının Genel Özellikleri
    • Ekili-dikili topraklar az olup, parçalı ve dağınıktır.(Yer şekilleri)
    • İç bölge tarımının en önemli sorunu sulamadır.
    • Tarımsal faaliyetler henüz doğal koşulların etkisinden kurtarılamamıştır.
    • İklimdeki kararsızlık nedeniyle köylümüz, aynı anda ekonominin birkaç dalıyla (çiftçilik, hayvancılık, arıcılık, sebze, meyve üretimi v.s.) birden uğraşmaktadır.

    Ülkemiz tarımının başlıca sorunları;
    • Sulama • Gubreleme • Tohum ıslahı
    • Toprak bakımı • Makineleşme
    • Pazarlama
    Türkiye’de Tarımı Etkileyen Faktörler:
    1. Sulama: Türkiye tarımında en büyük sorun sulama sorunudur. Tarımda sulama ihtiyacının en fazla olduğu bölgemiz G.Doğu Anadolu Bölgesi iken, bu sorunun en az olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.
    Akarsularımızın derin vadilerden akması ve rejimlerinin düzensiz olmasından dolayı sulamada yeterince faydalanamıyoruz. Bunun için mutlaka akarsular üzerindeki baraj sayısı artırılmalıdır.
    Sulama Sorunu Çözüldüğünde;
    — Üretim artar. —Nadas olayı ortadan kalkar.
    — Tarımda iklime bağlılık büyük oranda azalır.
    — Üretimde süreklilik sağlanır.
    — Üretim dalgalanmaları önlenir.
    — Daha önce sebze tarımı yapılmayan bir yerde sebze
    tarımı da yapılmaya başlanır.
    — Tarım ürün çeşidi artar.
    — Köyden kente göçler azalır
    — Yılda birden fazla ürün alınabilir. Bu konuda en şanslı bölgemiz Akdeniz, en şanssız bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesidir
    2.Gübre Kullanımı: Tarımda sulama sorunu çözüldükten sonra üretimi daha da artırmak için gübre kullanımı artırılmalıdır.
    Ülkemizde hayvancılığın gelişmiş olması tabii gübre imkânını oluşturmaktadır. Ancak yurdumuzda tabii gübrenin yakacak olarak kullanılması bu olumlu durumu ortadan kaldırmaktadır. Ülkemizde üretilen suni gübre yeterli olmadığı için ithal (Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerden) etmekteyiz. Bu da maliyeti artırdığından çiftçilerimiz yeterince gübre kullanamamaktadır.
    Gübre ihtiyacı, tabii gübrenin yakacak olmaktan kurtarılması ve gübre fabrikalarının artırılması ile karşılanabilir.
    3.Tohum Islahı: Sulama ve gübre sorunu çözüldükten sonra verimi daha da artırmak için kaliteli tohum kullanılmalıdır. Ülkemizde kalite tohum üretme konusunda devlet üretme çiftlikleri ve tohum ıslah istasyonları çalışmalar yapmaktadır. Ancak kaliteli tohum ithali devam etmektedir.
    4.Makine Kullanımı: Ürünün zamanında ekimi, hasadı ve yüksek verim için makine kullanımı şarttır. Ancak makine kullanımı yurdumuzda yeterli ölçüde gelişmemiştir. Sebepleri:
    Makine kullanıma elverişsiz alanların varlığı,
    Makine kullanımının ekonomik olmadığı küçül alanların varlığı,
    İş gücünün bazı bölgelerde daha ucuz olması,
    Makine fiyatlarının çiftçinin alım gücünün üstünde olması
    5.Zirai Mücadele: Tarımdaki hastalıkların, yabani otların ve haşerelerin meydana getireceği üretim düşüklüğünü önlemek için ilaçlı mücadele şarttır. Zirai mücadelede daha çok ilaç kullanılmaktadır.
    6.Toprak Bakımı: Tarla yağışlardan önce sürülmeli, yabancı otlardan arındırılmalıdır. Erozyona karşı korunmalıdır.
    7.Toprak Analizi: Toprak analizleri ile en iyi verim alınabilecek ürün belirlenir. Ayrıca toprağın ihtiyacı olan mineraller tespit edilerek kullanılacak gübre belirlenir.
    8.Destekleme Alımı ve Pazar: Verimi etkilemez. Üretim miktarını etkiler. Çiftçi ürettiği malı pazarda zarar etmeden satabilmelidir. Çiftçinin elverişsiz piyasa şartlarından olumsuz etkilenmemesi için devlet bazı ürünlerde destekleme alımı yapmaktadır (Destekleme alımı: Devletin çiftçinin malını belirli bir taban fiyat üzerinden alması olayıdır.) Destekleme alımı yapılan ürünler: Pamuk, tütün (2002 yılından itibaren kaldırıldı), Ş.Pancarı, buğday,çay, fındık, K.Üzüm, K.İncir, K.Kayısı, Haşhaş gibi dayanıklı ve sanayiye dayalı ürünlerdir.
    ***Destekleme alımı yapılan ürünlerin üretiminde dalgalanmalar az olur ve fiyatı sürekli artar.
    9 Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalıdır.

    TARIM İŞLEME METODLARI
    1. İntansif (Modern-Yoğun) Tarım Metodu: Nüfusa göre ekili dikili alanların sınırlı olduğu ülkelerde uygulanır. Birim alandan alınan verim çok yüksektir. Ör. Hollanda, Danimarka, Japonya, İsveç ve İsrail gibi ülkelerde bu tür tarım metodu uygulanmaktadır. Yurdumuzda ise Akdeniz ve Ege Bölgelerinde uygulanan seracılık faaliyetleri intansif tarım metoduna örnektir.
    2. Ekstansif (ilkel-Kaba-Yaygın ) Tarım Metodu: Nüfusa göre tarım alanlarının fazla olduğu ülkelerde uygulanan tarım metodudur. Birim alandan alınan verim düşüktür. Üretim miktarında iklimin etkisi vardır. Yurdumuzda uygulanan tarım metodu genelde bu şekildedir.
    Not: İntansif tarım metodu ile ekstansif tarım metodu arasındaki en önemli fark birim alandan alınan verimdir.
    3. Nadas Tarım Metodu: Verimi en düşük tarım medodudur. Tamamen iklime bağlılık gösterir. Yağışın az, sulamanın yetersiz olduğu alanlarda uygulanır. Türkiye'de nadas tarımının en fazla uygulandığı bölge İç Anadolu Bölgesidir. Nadas olayı en az Karadeniz bölgesinde uygulanır.
    Nadas, toprağın su ve mineral kazanmasını sağlamak amacıyla boş bırakılmasıdır.
    4. Plantasyon Tarım Metodu: Tropikal kuşakta ticari amaçla çok geniş alanlarda bir veya bir kaç çeşit ürün yetiştirmeye dayalı tarım metodudur. Ör: Brezilya'da; çay, kahve ve muz, Seylan (Srilenka)'da; çay , Malezya'da; kauçuk gibi.


    TARLA ve BAHÇE KÜLTÜRLERİ
    Başlıca Tahıl Ürünleri ve Özellikleri

    A. TAHILLAR
    Tahıllara hububat adı da verilir. Besin maddeleri arasında çok önemli bir yer tutar ve ihraç maddeleri arasında bulunur.
    1. Buğday
    Buğday, her türlü iklim ve toprak koşullarına dayanıklı bir üründür. Yarı kurak iklim bölgelerinde yaygın olarak tarımı yapılır. İlk yetişme döneminde (ilkbaharda) yağış ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde kuraklık gerekir.Bu özelliğinden dolayı Karadeniz kıyılarında tarımı yapılamaz. Ayrıca düşük sıcaklılardan dolayı Doğu Anadolu Bölgesinin yüksek yerlerinde tarımı yapılamaz. Bunların dışında bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir
    İç Anadolu Bölgesi üretimde ilk sırayı alır. Yaygın olarak kuru tarım yöntemi ile üretilir. Buğday üretimi iklimdeki karasızlıktan dolayı bazı yıllar artarken, bazı yıllar düşer.
    Konya, Ankara ve Adana illeri buğday üretiminde ilk üç sırayı paylaşır.
    Buğday hasadı ilk önce (haziranda) Akdeniz ve Ege kıyılarında görülür. İç kısımlara ve doğuya gidildikçe hasat daha geç yapılır. Zira yükseklik arttıkça sıcaklık azalmakta, olgunlaşma gecikmektedir. Bu nedenle en geç hasat Doğu Anadolu Bölgesi ovalarında görülür.
    2. Arpa
    Soğuğa ve sıcağa dayanıklıdır. Bundan dolayı buğdayın yetişebildiği her yerde yetişir. Ayrıca düşük sıcaklıktan dolayı buğdayın yetişemediği Doğu Anadolu’nun yüksek yerlerinde de tarımı yapılabilir. Üretim en fazla İç Anadolu Bölgesinde gerçekleşir.
    NOT: Arpa, hayvan yemi ve bira üretiminde yaygın olarak kullanılır. Bu nedenle son yıllarda üretimde ciddi bir artış görülmektedir.
    3. Çavdar
    Tahıllar içerisinde soğuğa en dayanıklı olanıdır. Bu nedenle buğday ve arpanın yetiştirilemediği yerlerde yetiştirilir. Besin değeri yok denecek kadar azdır. Bu nedenle daha çok hayvan yemi olarak tercih edilir.
    Ülkemizde en çok iç Anadolu Bölgesi’nde üretilir. İkinci sırayı Doğu Anadolu Bölgesi alır. Yıllık üretim ortalama 350 bin ton civarındadır.
    4. Yulaf
    Yulaf üretimi esas itibariyle Avrupa’da yoğunlaşmıştır. Sıcak ve kurak koşullarda üretilebildiği gibi, serin ve nemli bölgelerde de yetişebilir. Daha çok bisküvi üretiminde kullanılır.
    Ülkemizde daha çok İç Anadolu ve Marmara bölgeleri ile Çukurova’da yetiştirilmektedir.
    5. Çeltik (Pirinç)
    Pirinç, çeltik bitkisinin tohumlarının kabuklarından ayrılmasıyla elde edilir. Bu nedenle yetiştirilen bitkiye çeltik işlenerek elde edilen ürüne pirinç denir.
    Fakat su sorunu vardır. Bu sebeple tarımı akarsu kenarlarında gelişmiştir. Çeltik tarım alanlarında sivrisinek çok geliştiğinden ekim alanları devletin kontrolündedir (yerleşim birimleri çevresinde tarımına müsaade edilmemektedir.
    Üretimde en büyük paya sahip bölgemiz Marmara Bölgesidir. Başta Edirne ilimiz gelmektedir. Ayrıca Balıkesir , Çanakkale ve Bursa çevrelerinde de tarımı yapılır.

    Üretimde ikinci bölge Karadeniz Bölgesidir. Başta Samsun olmak üzere, Çorum, Sinop, Kastamonu çevresinde tarımı gelişmiştir.
    Akdeniz bölgesinde Silifke ve Amik ovaları önemli çeltik ekim alanıdır.
    Üretimimiz yeterli olmadığından ithal etmekteyiz.
    Çeltik tarımında makine kullanımı çok azdır. Tarım daha çok insan emeğine dayanır.
    NOT: Dünya’da çeltik tarımı özellikle Muson Asyası’nda Çin, Hindistan, Endonezya, Bangladeş ve Japonya gibi ülkelerde yaygındır.
    6. Mısır
    Sıcak ve nemli bölgelerde yetişir. Doğal yetişme alanında yetişme devresi boyunca 10 °C kadar, olgunlaşma döneminde ise 20 - 25 °C sıcaklık ister. Mevsimlere dengeli şekilde dağılması koşuluyla yıllık yağışın 800- 1000 mm civarında olduğu yerlerde tarımı yapılır. Yıllık yağışın 500-600 mm civarında olduğu yerlerde sulanarak tarımı yapılır. Mısır, özellikle olgunlaşma döneminde daha fazla nem ve yağış ister. Yaz yağışları mısır tarımında önemlidir.

    Bu iklim özellikleri nedeniyle nemli serin iklim koşullarının etkili olduğu Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimi, Kuzeydoğu Anadolu ve Marmara Bölgesi’nde doğal olarak yetiştirilir. Diğer bölgelerde de sulamayla mısır tarımı yapılmaktadır. İç bölgeler Türkiye’nin toplam üretiminde pek önem taşımaz.
    Akdeniz Bölgesi’nde özellikle çukurova’da sulama koşullarının iyileştirilmesi mısır üretimini artırmış ve birincilik Akdeniz Bölge’mize geçmiştir.
    Mısır, çok besleyici bir hayvan yemi olmasının yanında, mısır özü yağı adıyla beslenmede bitkisel mutfak yağı olarak önem taşır. Ayrıca, mısır bitkisinin sapı ve yaprakları kağıt endüstrisi için selüloz (kağıt hamuru) yapımında kullanılabilir. Bu nedenlerle ülkemizde mısır tarımı geliştirilmelidir.
    Karadeniz kıyı şeridinde üretilen mısırın bölge ekonomisine pek bir katkısı yoktur. Üretilen mısır temel besin kaynağı olmasından dolayı ticari anlamda faydalanamamaktadır.
    B. BAKLAGİLLER
    Baklagiller; nohut, mercimek, fasulye ve bakla gibi bitkilerden oluşur. İç ve dış ticarette önemlidirler. Daha çok kuru olarak tüketilir.
    1. Mercimek
    Baklagillerden olup, yetişme döneminde yağış, olgunlaşma döneminde sıcak ve kurak iklim ister. Her türlü toprak koşullarına dayanıklıdır. Bu yönüyle başta Güneydoğu Anadolu olmak üzere iç bölgelerimizde tarımı yaygındır. Mardin, Diyarbakır, Adıyaman, Gaziantep çevresi ile İç Anadolu’da Yozgat çevresi mercimek üretiminde önemli merkezlerdir. Kırmızı mercimek üretiminde Güneydoğu Anadolu Bölgesi ilk sırayı alırken, yeşil mercimek üretiminde Iç Anadolu Bölgesi ilk sıradadır.
    2. Fasulye
    Yüksekliği 2000 metreyi aşmayan ve yaz döneminde sulanabilen tüm sahalarda yetiştirilir. En önemli yetişme alanları, kıyı bölgelerimizdeki ovalardır. Özellikle Çukurova ve Antalya ovaları ile Güney Marmara Bölümü’ndeki ovalarda fasulye tarımı yaygın olarak yapılır. İç bölgelerimizde ise, akarsu boylarındaki bahçelerde yetiştirilir. Yıllık fasulye üretimimiz 200 bin tondan fazladır.
    3. Nohut
    İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde tarımı daha çok yapılır. Yetişme döneminde nem, olgunlaşma döneminde kuraklık ister. Yarı kurak iklim koşullarına uyum sağlamıştır. Baklagiller içerisinde en fazla üretim miktarına sahiptir.
    4. Bakla
    Türkiye’de bakla, tazeyken sebze olarak tüketilir. Ancak baklanın çoğunlukla kuru taneleri yem olarak kullanılır, Seracılığın gelişmesine paralel olarak taze bakla üretimi Akdeniz ve Ege bölgelerinde yaygınlaşmıştır. Kuru bakla üretiminde ise Marmara Bölgesi başta gelir. Marmara Bölgesi’ndeki Çanakkale ve Balıkesir illeri Türkiye’deki kuru bakla üretiminin yaklaşık 2/3 ünü karşılar. Geri kalan kısmın tam***** yakını ise Ege Bölgesi’nde üretilir.

    C. SANAYİ BİTKİLERİ
    Çeşitli sanayi kuruluşlarında işlenerek gıda maddesi haline getirilen ya da diğer sanayi kuruluşlarının ham maddesini oluşturan tarım ürünlerine sanayi bitkileri denir. Sanayi bitkileri tarıma dayalı endüstri kuruluşlarının doğmasına ve gelişmesine neden olmuştur.
    1. Tütün
    Tütün, nem isteyen, kıraç toprakları seven, aynı zamanda büyüme döneminde yüksek sıcaklığa ihtiyaç duyan bir bitkidir.
    Tütün üretiminin % 50’den fazlası Ege Bölgesi’ndedir Bölgede ekim daha çok Manisa’da yapılır Karadeniz Bölgesi’nde Samsun, Amasya, Tokat, Sinop çevresinde üretilir.

    Marmara’da İstanbul hariç bütün illerde tütün tarımı yapılır. Akdeniz Bölgesi’nde Hatay, Burdur, Isparta çevresinde üretilir. Güneydoğu Anadolu’da Adıyaman ve Siirt çevresi önemli üretim merkezleridir. Doğu Anadolu’da ise Malatya, Bitlis ve Muş çevresinde tarımı yapılır.
    Türkiye’de kuru yaprak tütün üretimi, eski yıllara göre sürekli artmıştır. Ancak bazı yıllar, kalitesiz tütün üretimini önlemek ve dış pazarların talebine göre, devlet üretim alanlarını sınırlandırmıştır. Bu nedenle üretimde, inişler ve çıkışlar olmaktadır. Bununla birlikte diğer tarım ürünlerine göre üretimdeki dalgalanma azdır.
    Türkiye’deki tütün üretimi A.B.D., Hindistan ve Brezilya’dan sonra gelir.
    2. Pamuk
    Yetişme dönemi yağışlı, olgunlaşma dönemi sıcak ve kurak iklim ister. Ürün verdiği devrede tabandan sulanması gerekir.
    Alüvyal verimli ovaları sever. Dünya pamuk üretiminde Çin, Orta Asya ülkeleri, ABD., Hindistan, Pakistan ve Brezilya’dan sonra gelir.

    Pamuk, tekstil ve kağıt endüstrisinin temel ham maddeleri arasında en önemlisidir. Tekstil sanayii %80 pamuğa dayalıdır.

    Karadeniz kıyılarında yazların yağışlı geçmesi ve ne- mm yüksek olması pamuk tarımını sınırlar. İç bölgelerde, su yetersizliği ve yükseltinin fazlalığından dolayı sıcaklığın azalması gibi nedenlerden dolayı tarımı sınırlanır Bununla birlikte, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki bazı ovalarda tarımı yapılabilir. (Iğdır, Malatya gibi)
    En önemli pamuk tarımı alanları Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bulunmaktadır. Pamuk üretiminde Güneydoğu Anadolu Bölgesi birinci, Ege Bölgesi ikincidir. Akdeniz Bölgesi’ndeki Çukurova en önemli pamuk tarım alanlarındandır. Doğu Anadolu’da yer alan Iğdır ovasında yaz yağışı görülmez. Bu nedenle burada pamuk tarımı yapılabilmektedir. Marmara Bölgesi’nde Balıkesir ovası çevresinde pamuk tarımı görülür.
    3. Şeker Pancarı
    Ilıman iklim bölgelerinin ürünüdür. Sıcaklık engel değilse sulama ile subtropikal iklim bölgelerinde de tarımı yapılabilir. Ülkemizde şeker pancarı tarımı 1925 yılında Uşak’ta başlamıştır. İlk şeker fabrikası 1926’da Uşak ve Alpullu’da faaliyete geçmiştir.

    Şeker pancarı tarımı özellikle İç Batı Anadolu Bölümü, Karadeniz Bölgesi’nin Iç kısımları, iç Anadolu, Doğu Anadolu ve Marmara Bölgesi’nde yaygındır. Akdeniz ve Ege bölgelerinin kıyı kesimleri başka ürünlerin ekimine ayrıldığından şeker pancarı tarımı görülmez. Karadeniz Bölgesi’nin doğu ve batı kıyılarında, şeker pancarının olgunlaşma döneminde yağış görüldüğü için tarımı yapılmaz. Güneydoğu Anadolu’da ise, sulama suyunun yetersizliği nedeniyle tarımı gelişmemiştir. Şeker pancarı kıyılar hariç geniş bir ekim alanına sahiptir.
    NOT: Şeker pancarından, şekerden başka ispirto, küspesinden de hayvan yemi yapımında faydalanılmaktadır. Bundan dolayı, besi ve ahır hayvancılığı genellikle şeker fabrikası bulunan yörelerde yoğunlaşmıştır.
    4. Çay
    Çay üretiminin tamamı Karadeniz Bölgesi’nde yapılır. Tropikal iklim bölgelerinin tarım ürünüdür. Nemli sıcak veya nemli ılıman iklim koşullarında tarımı yapılabilir.
    Doğu Karadeniz’de Rize çevresi en önemli çay üretim merkezidir. Artvin, Trabzon, Giresun ve Ordu illerinin yer yer 10 - 20 km içerilere kadar kıyı şeridinde 300 -400 metre yüksekliklere kadar çay tarım alanları oluşturulmuştur. Böylece çay tarım alanları genişlemiştir.
    Çay, doğal ekim alanı en dar ürünlerimizdendir. Ordu ile Rize arasındaki dar kıyı şeridinde tarımı yapılabilmektedir.
    5. Keten ve Kenevir
    Keten ve kenevir tropikal bölge bitkilerindendir. Keten liflerinden keten kumaşı, kot bezi, yazlık elbise vs yapılır. Tohumlarından da bezir yağı elde edilir. Kenevirin liflerinden halat, urgan ve çuval yapılır. Kenevirden uyuşturucu da elde edildiği için, üretimi devlet kontrolündedir. Kastamonu, Şanlıurfa, Samsun, Çorum. Yozgat ve Izmir illerinde kenevir üretimi yapılır. Keten üretiminin tam***** yakını ise Kocaeli ilinden sağlanır.
    6. Haşhaş
    Tıpta kullanılan narkoz maddesinin elde edildiği önemli bir bitkidir. Anavatanı uzakdoğu ülkeleridir. Vetişme döneminde 7 - 8 °C, olgunlaşma döneminde en az 12 - 13 °C sıcaklık ister. Kumlu ve killi topraklarda daha verimlidir. 400 - 500 mm yağış yeterlidir.
    Ülkemizde Doğu Karadeniz dışında bütün bölgelerimizde tarınıı yapılabilir. Ancak, üretimi devlet kontrolündedir. Afyon, Kütahya, Burdur, Isparta ve Konya çevrelerinde yetiştirilir. Üretilen haşhaşın bir bölümü iç piyasada, ilaç sanayiinde tüketilmektedir. Bir bölümü de ilaç sanayii gelişmiş Avrupa ülkelerine (Almanya. İsveç, Fransa, İngiltere vb.) ihraç edilmektedir.
    D. YAĞ BİTKİLERİ
    1. Zeytin
    Zeytin ülkemizde Akdeniz ikliminin görüldüğü Akdeniz. Ege ve Güney Marmara kıyılarında yoğun olarak yetişir. Üretimin bir yıl yüksek, bir yıl düşük olması zeytin ağacının devirli üretim özelliğinden kaynaklanır. Zeytin üretimindeki bu dalgalanma zeytin yağı üretiminde de etkili olmakta, benzer durum görülmektedir.
    Ülkemizdeki zeytin üretiminin % 55’i Ege Bölgesinden sağlanır. Marmara Bölgesi üretimin % 28’ine sahiptir. Akdeniz Bölgesi % 15’lik paya sahiptir. Bu bölgede narenciye tarımı zeytinin alanını sınırlamıştır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi ile Karadeniz Bölgesi’nin doğusunda Rize ve Artvin çevresinde de zeytin yetişir.
    2. Ayçiçeği
    Yetişme döneminde yağış, olgunlaşma döneminde güneşli bir iklim ister. Olgunlaşma döneminde yağış istememesi nedeniyle de Karadeniz’in kıyı kesiminde tarımı yapılmaz. Diğer bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir.
    Türkiye’de sulama sorunu çözüldüğü takdirde yetişme alanı oldukça genişleyecektir. Ayçiçeği, tohumundan yağ elde etmek amacıyla yetiştirilir. Ayçiçeğinin küspesi de çok besleyici hayvan yemi olarak değerlendirilir. Ayrıca çerezlik olarak kullanılır.
    Ayçiçeği ekim alanının yarıdan fazlası Marmara Bölgesi’ne aittir. Daha sonra Karadeniz ve İç Anadolu bölgeleri gelir. Marmara Bölgesi’nde Tekirdağ ve Edirne Türkiye üretim ve ekim alanının % 40’tan fazlasına sahiptir.
    NOT: Ayçiçeği tarımının en çok Marmara Bölgesi’nde yapılmasının nedeni! Balkan ülkelerinden gelen göçmen Türk nüfusu yolu ile ilk kez bu ürünün tarımının Trakya’dan yurdumuza girmesidir.
    3. Soya Fasulyesi
    Yağı insan beslenmesinde, unu ise yem olarak kullanılan soya, en çok Akdeniz Bölgesi’nde üretilir Yetişme devresi kısa olduğundan ikinci ürün olarak ekilir. 1982 yılından itibaren Akdeniz ve Ege ovalarında üretilmeye başlamıştır. Yıllık üretimi 100-250 bin ton arasında değişiklik gösterir GAP projesinin tam olarak uygulanmasından sonra üretimi çok daha fazla artacaktır
    4. Susam
    Anayurdu Hindistan’dır. Tropikal, subtropikal ve ılıman iklim bölgelerinde tarımı yapılmaktadır. ülkemizde Güneydoğu Anadolu, Ege, Akdeniz ve Marmara gibi sıcak bölge illerinde tarımı yapılır. Yıllık susam üretimi 40 - 45 ton civarındadır. Üretimin % 60 - 70 Ege Gölgesi illeri ve Güneydoğu Anadolu Gölgesi illerinden sağlanır.
    5. Yer Fıstığı
    Anayurdu Brezilya’dır. Meyveleri toprak içinde olgunlaşır. Sıcak ve nemli iklim şartlarında tarımı yapılır. Gevşek yapılı topraklarda verimli olarak yetişir. Türkiye yer fıstığı üretiminin yaklaşık % 90’ını Akdeniz Bölgesi karşılar.
    Adana, Hatay, Kahramanmaraş ve Mersin illeri en önemli üretim merkezleridir. Ege Bölgesi’nde Muğla, Aydın illerinin alüvyal ovalarında, Marmara Bölgesi’nde Balıkesir ve Çanakkale illerinde de sınırlı bir miktarda üretilir. Üretimin büyük bölümü iç piyasada tüketilir.
    Uyarı
    Bir yerde geniş alanda yaygın olarak yetiştirilen tanm ürününe monokültür bitkisi denir. Örneğin, Ordu ve Giresun’da fındık, Edremit Yöresi’nde zeytin, Ergene Ovası’nda ayçiçeği, Rize Yöresinde çay, Çukurova’da pamuk monokültür bitkisidir.

    E. MEYVELER
    1. Uzüm
    Üzüm olgunlaşma döneminde sıcaklık ıster. Kışın 40 ºC sıcaklığa kadar dayanır. Bu nedenle geniş bir coğrafi alanda tarımı yapılır.
    Ülkemizin her yerinde üzüm tarımı yapılır. Ancak, Ege Bölgesi ile iç bölgelerde yoğundur Bölgede Manisa, Denizli ve İzmir önemli üretim merkezleridir. İç Anadolu’da Nevşehir, Konya ve Ankara çevresinde tarımı yaygındır. Güneydoğu Anadolu’da Gaziantep ve Adıyaman çevresinde tarımı yaygındır. Marmara Bölgesi’nde Tekirdağ, Çanakkale ve Balıkesir çevresi önemli üretim merkezleridir. Akdeniz Bölgesi’nde Mersin, Adana, Kahramanmaraş ve Hatay çevresinde tarımı daha yaygındır.
    Her yıl üretilen kuru üzümün önemli bir kısmı ihraç edilir. Geri kalan kısmı iç piyasada tüketilir. Kuru üzüm ihracatında Türkiye Dünya’da ilk sırayı alır,
    2. Elma
    Çiçek açma döneminde düşük sıcaklıklardan etkilenir. Diğer dönemlerde —35 düşük sıcaklığa kadar dayanabilir. Az kireçli ve derin topraklarda yüksek verim sağlar. Ülkemiz genelinde üretimi yaygındır. İç Anadolu’da Niğde, Nevşehir ve Konya çevresi, Karadeniz’de Amasya ve Kastamonu çevresi, Akdeniz’de Isparta, Antalya ve Burdur civarı üretim fazlalığı ve kalitesi bakımından ilk sırada yer alır. Üretimin büyük bölümü iç piyasada tüketilir. İhracatı henüz sınırlıdır.
    3. İncir
    Anavatanı Doğu Akdeniz kıyılarıdır. Yıllık sıcaklık ortalamasının 15-20 °C, yaz sıcaklık ortalamasının.25 00 yi aşmadığı, yıllık yağış ortalamasının 600 - 700 mm’yi bulduğu bölgelerde rahatça yetişir. Soğuğa karşı hassastır.
    Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölge ve yörede yetişir. Aydın çevresi en önemli incir üretim merkezidir. Türkiye’de, yaş incir üretiminin % 78’ini, kuru incir üretiminin de % 70’ini Ege Bölgesi Sağlar. Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Güney Marmara’da üretimi kısmen görülür. Doğu Karadeniz’de yağış fazlalığı, İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da don olayı ve sıcaklığın düşük olması nedeniyle yetişmez.
    Türkiye, incir üretiminde Dünya’da ilk sıradadır. Dünya toplam incir üretiminin % 60’ı ülkemize aittir. İncir üretimimizin % 50’si iç piyasada tüketilir. Geri kalan kısmı ihraç edilir. Önemli ihraç ürünlerimizin başında gelir.
    4. Turunçgiller
    Anavatanı, Güneydoğu Asya’dır. Soğuğa karşı hassastırlar. Yıl içinde sıcaklığın 0° C’nin altına düşmediği bölgelerde tarımı yapılır.
    Turunçgil tarımında Akdeniz Bölgesi’nin kıyı kesimi ilk sırada gelir. Ege Bölgesi’nde ise Muğla, Aydın ve İzmir **rinin kıyı kesiminde turunçgil tarımı görülür Karadeniz Bölgesi’nin doğusunda Rize, Giresun ve Artvin kıyı kesiminde yetişme alanı bulunmaktadır Marmara Bölgesi’nin Güney Marmara Bölümü’nde Çanakkale ve Baiıkesir’in kıyı kesiminde yetişir. Güneydoğu Anadolu’nun batısında Gaziantep çevresinde az miktarda görülür Ülkemiz ürettiği turunçgilin % 20’lik kısmını ihraç eder.
    5. Fındık
    Fındık, liman iklim bölgelerinin bitkisidir. Kış sıcaklık ortalamasının 6 - 7 °C yaz sıcaklık ortalamasının 20 - 25°c dolayında bulunduğu, ortalama 1000-1500mm civarında yağış alan ılıman ve serin nemli iklim bölgelerinde yetişir. Don olayı ve kurak yaz koşulları verimi düşürür
    Karadeniz kıyılarında tarımı yapılır. Fındık Dünya’da doğal ekim alanı en dar olan ürünlerden
    dir. 500 - 600 bin hektar ekim alanı bulunmaktadır. Bunun % 80’i ülkemizde yer alır.
    Türkiye, Dünya fındık üretimi ve ihracatında ilk sırayı alır. Dünya fındık üretiminin %70 - 75’lik kısmı ülkemizden elde edilir. Fındık ihracatımızın % 40 - 50’lik kısmı Almanya’ya yöneliktir. ABD., İsviçre, İngiltere, Orta Asya ülkeleri önemli fındık alıcısı ülkelerdir
    6. Muz
    Muz, tropikal bölge bitkisidir. Yetişmesi için yüksek sıcaklık ve bol nem gereklidir. Düşük sıcaklıklarda yetişemez. Türkiye’de Akdeniz Bölgesi’nde çok dar bir kıyı şeridinde tarımı yapılabilir. Doğal ekim alanı en dar olan ürünlerimizdendir
    f) Sebzecilik
    Yaprakları, yumruları, kökleri, meyveleri veya tohumları, yaş ya da kurutulmuş olarak tüketilen kültür bitkilerine sebze denir. Sebzecilikte sulama, sıcaklık ve verimli toprakların olması temel şarttır. Sebzecilik modern tarım teknikleri gerektirir.
    Karadeniz kıyılarında bulutluluğun fazla olması, Doğu Anadolu’da yaz süresinin kısalığı ve sıcaklık ortalamasının az olması, İç Anadolu’da ise yaz kuraklığının erken başlaması sebzeciliği sınırlamıştır. Son yıllarda sulama ile birlikte İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da sebze üretimi önem kazanmıştır. En çok sebze üretimi Akdeniz ve Ege bölgelerinde yapılmaktadır. Bunun nedenlerinden biri de bu bölgelerimizde seracılık faaliyetlerinin gelişmiş olmasıdır,
    Seracılık: Kış sıcaklığının fazla düşük olmadığı alanlarda, soğuktan bitkileri korumak amacıyla cam ya da naylon örtülerle kaplanmış mekânlara sera denir. Seracılık, bu kapalı mekânlarda sıcaklığı kontrol altında tutarak bazı tarım ürünlerinin mevsimi dışında üretilmesidir.
    Seracılık daha çok kış sıcaklıklarının yüksek, güneşlenme süresinin fazla olduğu yerlerde yapılır. Çünkü buralarda seracılığın maliyeti düşüktür. Bu nedenle daha çok Akdeniz ve Ege bölgelerinde yapılmaktadır.
    NOT: Güney Marmara’da seralarda daha çok çiçek yetiştiriciliği yapılır. Yalova, çiçekçiliğin merkezi kabul edilir.
    TÜRKİYE’DE HAYVANCILIK
    Evcil hayvanların yetiştirilmesi, üretilmesi ve pazarlanması işlerine hayvancılık denir. Hayvancılık, insanların beslenmesinin yanı sıra, dokuma ve deri sanayisine hammadde sağlayan ekonomik bir faaliyettir.
    — Türkiye, hayvancılık faaliyetlerinin yapılabilmesine olanak sağlayan elverişli doğal koşullara sahiptir. Türkiye’deki hayvan sayısı, tarımda gelişmiş ülkelerin çoğundan fazladır Ancak birim hayvan başına alınan verim oldukça düşüktür.
    Bunda soy iyileştirme çalışmalarının yeterli seviyede olmaması ve modem olmayan hayvancılık yöntemlerinin uygulanması etkili olmaktadır
    —Son yıllarda büyük sıkıntı içine giren hayvancılık sektörünü geliştirmek için Tarım Bakanlığı ‘Türkiye Hayvancılığını
    Geliştirme Projesi başlatmıştır Bu projede hayvancılık alanındaki çeşitli yatırımların desteklenerek ülke ekonomisine olan katkısının artırılması hedeflenmektedir.

    HAYVANCILIĞI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
    —Hayvancılık alanında önemli bir potansiyele sahip olan Türkiye’de bu potansiyeli iyi değerlendirmek ve hayvancılığı geliştirmek için yapılması gerekenler şunlardır;
    — Hayvan soylarının ıslahı
    — Otlakların iyileştirilerek korunması ve erken otlatmanın önlenmesi
    — Erken hayvan kesimlerinin engellenmesi
    — Doğal ve yapay yem üretimlerinin artırılması
    —Hayvancılık eğitimi konusunda çalışmalar yapılması
    — Üreticilere kredi olanağı sağlanması
    — Hayvan hastalıklarıyla mücadelenin artırılması
    —Mera hayvancılığı yerine besi ve ahır hayvancılığının yaygınlaştırılması
    — Pazarlama olanaklarının geliştirilmesi gerekir.
    NOT: Gelişmemiş ülkelerde daha çok mera hayvancığı, gelişmiş ülkelerde ise besi hayvancılığı yaygın olarak yapılır
    Mera Hayvancılığı
    Doğal koşullara bağlı olarak yapılan hayvancılıktır. Bu yöntemde hayvanlar otlaklarda otlatılmasının yanında ahır veya ağıllarda kaba yemlerle (yonca, saman gibi) beslenir. Türkiye’de bu tür hayvancılık yaygındır. Mera hayvancılığında:
    — Hayvan türlerinin dağılışıyla otlakların dağılışı arasında paralellik vardır.
    — Et ve süt üretiminde iklim koşullarına bağlı olarak yıllara göre önemli dalgalanmalar görülür.
    —Et ve süt verimi düşüktür.
    Besicilik ve Ahır Hayvancılığı
    Besicilik ve ahır hayvancılığı, ahır denilen kapalı ortamlarda yapılan modern hayvancılık yöntemidir. Modern yöntemlerle yapıldığından et ve süt verimi yüksektir.
    —Et ve süt üretiminde yıllara göre önemli dalgalanmalar oluşmaz.
    —Genelde büyükbaş hayvancılığa yönelik yapılır.
    —Büyük kentlerin yakınlarında ve şeker fabrikalarının çevresinde (küspeden dolayı) hayvan çiftlikleri yaygınlaşmıştır.
    NOT: Türkiye’de yarı kurak iklim özelliklerinin görüldüğü alanlardaki bozkırlarda küçükbaş hayvancılık (İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu gibi) gür otlakların görüldüğü alanlarda ise büyükbaş hayvancılık (Erzurum—Kars Yöresi, Karadeniz kıyısı) yapılır.
    TÜRKİYE’DE HAYVAN VARLIĞI VE COĞRAFİ DAĞILIŞI
    Türkiye sahip olduğu hayvan varlığı ile dünyanın sayılı ülkelerinden biridir. Buna karşın ülkemizde kişi başına düşen hayvansal ürün tüketiminin az olduğu görülmektedir. Bu durum birim hayvan başına alınan verimin düşük olması ve tüketimin yeterli düzeyde olmamasından kaynaklanır.
    Türkiye’nin her yerinde küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştirilir. Geniş otlakların bulunduğu iç bölgelerimiz, hayvan sayısı bakımından önde gelir. Kıyılarda ise verimli alçak ovalar bahçe ve tarla tarımına ayrıldığından buralarda hayvancılık faaliyetleri daha azdır. Türkiye’de doğal bitki örtüsünün dağıtışı ile hayvan varlığının dağılışı hemen hemen uyum içinde bulunur.
    a) Küçükbaş Hayvancılık
    Türkiye’de küçükbaş hayvancılık daha çok mera hayvancılığı şeklinde yapılır.
    İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde küçükbaş hayvancılık yaygındır.
    Türkiye’de 2001 yılı itibarıyla 35 milyon civarında küçükbaş hayvan vardır
    Koyun
    Kısa boylu otlardan oluşan bozkır alanlarına uyum sağlamış bir hayvandır. Türkiye’de en çok beslenen hayvandır. İç Anadolu, Doğu Anadolu, İç Ege ve Güney Marmara koyun yetiştiriciliğinde önemlidir
    —Ülkemizde koyunlardan sağlanan et üretimi, sığırlardan alınan etin yaklaşık yarısı kadardır
    —Türkiye’de çok çeşitli koyun türleri beslenmektedir. Marmara’da kıvırcık. Ege’de
    Dağlıç sakız, İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da Karaman, Güney Marmara’da
    Merinos önemlidir.
    Kıl Keçisi
    Koyuna göre doğal koşullara daha dayanıklı ve daha kolay beslenebilmesi nedeniyle, genellikle eğimli dağlık alanlarda yetiştirilir. Kıl keçisi, Akdeniz ve Doğu Anadolu’nun dağlık alanlarında yaygındır. Kıl keçisi ormanlık ve fundalık yerlerdeki filizleri ve sürgünleri yediklerinden buralara büyük zarar verirler. Sayıları gün geçtikçe azalmaktadır.
    NOT: Türkiye’de makineli tarımın gelişmesi ve nüfusun artmasıyla, mera alanlarının tarım alanlarına çevrilmesi ahır hayvancılığını artırmıştır.
    Tiftik Keçisi
    Tüyleri uzun, ince ve parlak olan tiftik keçisi Ankara keçisi olarak da bilinir. Dokumacılıkta tiftik yünü son derece değerlidir. Türkiye’de daha çok İç Anadolu platolarında, Orta ve Batı Karadeniz bölümleri ile Güneydoğu Anadolu’nun belirli kesimlerinde yetiştirilir.
    NOT: Türkiye’nin genelinde doğal koşullar büyükbaş hayvancılığa çok elverişli değildir. Bu nedenle büyükbaş hayvancılık küçükbaş hayvancılık kadar yaygın değildir.
    b) Büyükbaş Hayvancılık
    Büyükbaş hayvancılık Türkiye’de gür otlakların geniş yer kapladığı alanlarda yaygındır. Büyükbaş hayvanlar içerisinde en yaygın olanı sığır yetiştiriciliğidir. Türkiye’de en önemli büyükbaş hayvancılık alanları Alpin çayırlarının bulunduğu Kuzeydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölümüdür. Karadeniz’de her mevsimin yağışlı olması, Kuzeydoğu Anadolu’da da yaz yağışlarının görülmesi gür otlakların oluşmasını sağlamıştır. Bu nedenle yaylacılık faaliyetleri ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği önemlidir.
    —Son yıllarda ahır hayvancılığının geliştiği sahalarda özellikle Marmara ve Ege
    Bölgeleri’nde, et ve süt verimi yüksek sığırlar yetiştirilmektedir.
    —Manda, sulu ve bataklık alanlarda daha iyi geliştiğinden Türkiye’de genellikle Karadeniz ve Marmara bölgelerinde yetiştirilir. Sütü yağlı olduğundan yoğurt ve kaymak yapılır; sayıları azalmaktadır.
    c) Kümes Hayvancılığı
    Kümes hayvancılığı tüketimin fazla olduğu büyük kentlerin çevresinde yoğunlaşmıştır. Kümes hayvancılığının en çok geliştiği yerler; Marmara, Ege ve İç Anadolu’dur. Son yıllarda tavukçuluğun yanında hindi, devekuşu, bıldırcın çiftliklerinin sayısı da artmıştır.
    d) İpekböcekçiliği
    İpekböcekleri dut yapraklarıyla beslenir. İpekböceği denilen tırtıl, ipek adı verilen bir madde salgılar. Kozalardan elde edilen ipek; dokuma sanayinde hammadde olarak, tıpta ise ameliyat ipliklerinin yapımında kullanılır.
    Yapay ipek üretimi ipekböcekçiliğini olumsuz etkilemiştir. İpekböcekçiliği en çok
    Güney Marmara’da; Bursa, Gemlik, Balıkesir, Bilecik çevresinde yapılmaktadır.
    Ayrıca Eskişehir. Sakarya, Elazığ çevresinde de önemlidir.
    e) Arıcılık
    Bal ve bal mumu, arı sütü elde etmek için yapılan arı besleme işlerine arıcılık denir. Şemdinli, Bitlis, Kars, Bolu, Marmaris, Milas, Antalya arıcılığın yaygın bir ekonomik faaliyet olduğu yerlerdir.
    Rize’de üretilen Anzer balı ile Muğla’da üretilen çam balının ekonomik değeri fazladır.
    NOT: Bitki örtüsünün gür olduğu, bitki çeşitliliğinin fazla olduğu yerler arıcılık açısından gelişir.





    f) Su Ürünleri
    Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili olan, çok sayıda gölü ve akarsuyu bulunan su ürünleri potansiyeli yüksek bir ülkedir. Ancak bu potansiyel yeterince değerlendirilemediği için ülkemizde su ürünleri tüketimi oldukça azdır. Türkiye, balık ve diğer su canlılarının türü bakımından çok zengindir. Bu alandaki zenginliğe rağmen ülkemizde balıkçılığın gelişmesini engelleyen faktörleri şöyle sıralayabiliriz;
    —Deniz kirliliğindeki artış
    —Kaçak ve aşırı avlanma, usulsüz avlanma
    —Balık ürünlerini değerlendirecek sanayi kuruluşlarının yetersizliği
    —Su ürünlerinin saklanabileceği soğuk hava depolarının yetersiz olması
    —Balıkçılığın kıyı balıkçılığı şeklinde yapılması
    —Balıkçılıkla ilgili araştırma kuruluşlarının yetersiz
    —Pazarlamanın yeterince gelişmemiş olması
    —Kültür balıkçılığına gereken önemin verilmemesi

    Deniz Balıkçılığı
    Türkiye’deki su ürünlerinin yaklaşık % 90’ı denizlerden, % l0’u da iç sulardan sağlanır. Deniz ürünlerimizin çoğu Karadeniz’den, geriye kalanı ise Marmara, Ege ve Akdeniz’de avlanmaktadır.
    Türkiye’de avlanan balıkların büyük bölümü taze olarak tüketilir. Çünkü yeterli kapasitede soğuk hava depoları yoktur
    Tatlı Su Balıkçılığı
    Doğal göl, baraj gölü ve akarsularda yapılan balıkçılıktır. Tatlı su balıkçılığında en önemli göllerimiz; Eğirdir ve Beyşehir gölleridir. Ayrıca Ulubat, iznik, Çıldır, Keban, Hazar balıkçılık yapılan diğer göllerdir. Akarsularımızdaki en önemli balık türü Alabalık’tır. Akarsuların çoğunun boylarının kısa olması ve rejimlerinin düzensiz olması nedeniyle fazla balık bulunmaz.
    Kültür Balıkçılığı
    ‘Türkiye’de kültür balıkçılığı temiz akarsu boylarında, temiz kaynak suyu sağlanabilen yerlerde yapılan havuzlarda yapılır. Bu havuzlarda daha çok alabalık üretimi yapılır. Kültür balıkçılığı deniz kıyılarında, özellikle de koy ve körfezlerinin ağzı sık ağlarla kapatılarak yapılır. Bu yöntemle Karadeniz’de somon balığı, Ege’de çupra ve kefal, çüpra balıklar yetiştirilir.
    NOT: Türkiye’nin en zengin balıkçılık alanları; Karadeniz, Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlandır. Balıkların bir kısmının mevsime göre Karadeniz ve Ege Denizi arasında göç etmeleri bunda rol oynar. Ayrıca Karadeniz’de yer şekillerinin elverişsiz olması, Akarsularının bol su ve yiyecek taşıması ve denizin tuzluluğunun azlığı en fazla balıkçılık faaliyetlerinin bu denizimizde yürütülmesini sağlamıştır.
    NOT: Bodrum kıyılarında sünger avcılığı gelişmiştir
    NOT: Japonya ve Norveç’te balıkçılık çok gelişmiştir. Sebepleri: Okyanus akıntılarının karşılaşma alanında olması, iklim ve yer şekillerinin tarımı olumsuz yönde etkilemesidir.
  2. wicked

    wicked Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    süpersinn beyazmelek.
  3. (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯)

    (¯`•вєуαz мєℓєк•´¯) Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    5 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.270
    Beğenileri:
    310
    Ödül Puanları:
    36
    teşekkür butonuna basman yeterli!

Sayfayı Paylaş