Türklerin Tarihdeki Yolculuğu

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 11. Sınıf' bölümünde elifcix tarafından paylaşıldı.

  1. elifcix

    elifcix Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2008
    Mesajlar:
    16
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    1

    arkadaşlar yardımınıza ihtiyacım var bir ödev verildi bana ama yapmıyorum heryere baktım yok belki yardmlarınızl sayesinde olabilir bu.. . yardıım edinn sözlü 0 gelicek yoksaa
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Mart 2009
  2. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    TÜRKLER



    “Dört nala gelip uzak Asya’dan

    Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan

    Bu memleket bizim…

    Bilekler kan içinde kollar kenetli

    Ve ipek bir halıya benzeyen

    Bu cennet bu cehennem bizim…



    Gökoğuz Türkmeni Şair Nazım Hikmet Türkler’in Anadolu yolculuğunu bu dizelerle ifade etmiş. Türkler’in bugünkü Anadolu’daki fotoğrafını vermeden önce kendileri ile ilgili tarihe kısa bir yolculuk yapalım.







    TÜRKLER’İN KISA TARİHİ



    Tarihi veriler, en eski uluslar içinde Türkleri ön sıraya koyuyor. M.Ö. 4.5. yüzyılda Türk boylarının ortaya çıkması ve ilk Türk devletlerinin kurulması Türklerin 2500 yıldan beri yani 25 yüzyıldır tarih sahnesinde varolan bir ulus olduğunu gösteriyor.İlk kurulan Türk devleti M.Ö. 4. yüzyılda ortaya çıkan Saka İskit İmparatorluğu’dur.

    Türk tarihinin kaynağına gitmek için 4 bin yıl öncesinin Orta Asya’sına gitmek gerekir. Bu ırk sığırı ve deveyi evcilleştiren, avcı ve savaşçı bir kavimdir. Sembolü olan kartal mezar taşlarına simge olarak işlenmiştir.

    Proto-Türk kültürünü temsil eden Anav, bugünkü Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat çevresinde ilk kültür tabakasına yaklaşık olarak 6 bin yıllık bir geçmişi simgeliyor. Anav kültürünün 4. katı ise milat yıllarına rastlar.

    Çinlilere göre Türkleri yabancı kavimlere egemen kılan, onların ata iyi binmeleri yani süvarilikleridir. Atlı Türk Ordusu o dönemin en ileri gelişmiş ordusudur. Buna demir, bakır ve altın madenleri işlemeyi de ekleyince gücünü artırır. Atı ve madenleri iyi kullanmak bugünkü en ileri teknolojiye sahip olmak anl***** geliyor.

    “Türk” adı, Göktürk birliğini göstermek için Çin kaynaklarında M.S. 542 yılında ilk olarak görülüyor. Daha sonra 6. yüzyılın sonlarında Bizans ve Arap kaynaklarında “Türk” adı görülüyor. İçinde “Türk” sözcüğünün bulunduğu ilk Türkçe metin Orhun Abideleri’ndeki Tonyukuk yazıtıdır. Sözcük, Törük, Türük, Türk biçiminde evrimleşmiştir.

    Tarihte, İmparatorluk, devlet, atabeylik, beylik, hanlık gibi değişik biçimlerde kurulan Türk devleti sayısı bir tasnife göre; 120 tanedir. Bir başka tanıma göre ise 160 tanedir. Bu fark, kurulu devletin özelliklerinin tarihçiler tarafından farklı tasnif etmesinden kaynaklanıyor.

    Aşağıdaki listeler incelendiğinde tarihin her döneminde Türkler hem devlet olarak hem de kavim olarak varolmuşlardır.





    TÜRK KAVİMLERİ




    1. SİBİRYA TÜRKLERİ

    a) Yakutlar

    b) Karagaslar

    c) Soyanlar

    d) İrtiş veTobol Türkleri



    II. ALTAY TÜRKLERİ

    a) Kijiler

    b)Telengitler

    c) Teleütler

    d) Tubalar

    e) Kumandılar

    f) Lebedler



    III. ABAKAN TÜRKLERİ

    a) Sagaylar

    b) Beltirler

    c) Kaçlar

    d) Kızıllar

    e) Koybalar

    f)Şorlar

    h) Çatlar

    IV. BATI TÜRKİSTAN TÜRKLERİ

    a) Karakalpaklar

    b) Özbekler

    c)Kazaklar

    d) Kırgızlar

    e)Türkmenler



    V. DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİ

    VI. KAFKASYA TÜRKLERİ

    a) Karaçaylar

    b) Malkarlar

    c) Kumuklar

    e)Nogaylar



    VII. AZERBAYCAN TÜRKLERİ

    VIII. İRAN TÜRKLERİ



    a) İran Azerileri

    b) Afşarlar

    c)Koçarlar

    d) Kaşkaylar

    e) Karadağlılar

    f) Karapapaklar

    g) Şahsevenler

    h) Hemseler

    ı) Kengerlular

    i)Horasaniler

    j) Karayiler

    k) Karaçorlular

    l) Türkmenler



    IX. İDİL URAL TÜRKLERİ

    a) Kazanlılar

    b) Astrahanlılar

    c) Başkırtlar

    d) Çuvaşlar

    e) Kırım Türkleri



    X. AVRUPA TÜRKLERİ

    a)Lehistan Türkleri

    b) Litvanya Türkleri

    e) Gagauz Türkleri (Balkan Türkleri)

    e) Fin Türkleri





    Şimdi ise Türkler’in tarihte kurdukları İmparatorlukların adlarını ve hangi yıllar arasında yaşadıklarına bakalım.



    Bunlardan 1. İskit Saka İmparatorluğu’dur. Orta Asya’dan Avrupa’ya gelip Avrupa’da ilk Türk devletini kuranlar İskit-Saka’lardır. Saka-İskit, Hazar Denizi ve Karadeniz’i içine alan bir coğrafyada kuruluyor. Tuna ve Volga arasında yaşayan M.Ö. 7. yüzyılda yaşamış bir Orta Asya kökenli Türk İmparatorluğu’dur.

    2. Büyük Hun İmparatorluğu: M.Ö. 204-M.S. 216 yılları arasında yaşar. Büyük Hun İmparatorluğu’na Asya Hun İmparatorluğuda denir. İlk hakanı Teoman (M.Ö. 220-209) Sonra Mete (209-174) O’nu ise, Lao Şang (174-160) izler. Toplam 23 hakan başa gelir. Son isimler Çinli isimler almıştır.

    3. Avrupa Hun İmparatorluğu ya da Batı Hun İmparatorluğu (374-469)Hun İmparatorluğu denilince akla gelen efsane komutan Attila ilk akla gelen kişidir. Büyük Hun yani Asya Hun İmparatorluğu’nun doğu sınırı Çin Seddi ve Pasifik Okyanusu’ndadır. AvrupaHun İmparatorluğu’nun batı sınırı ise Atlas Okyanusu’dur. Kelimenin tam anlamı ile, “Çin Seddinden Atlas Okyanusu’na At Koşturan Türkler” işte böyle gerçekleşmiş.

    4. Ak-Hun İmparatorluğu (IV. yüzyıl - 557)

    5- Gök Türk İmparatorluğu (552-582)

    6. DoğuGöktürk İmparatorluğu (582-630)

    7. Batı Göktürk İmparatorluğu (582-743)

    8. II. Göktürk İmparatorluğu (681-744)

    9. Avar İmparatorluğu (563-803)

    10. Uygur İmparatorluğu (VI. yüzyıl-805)

    11. Hazar İmparatorluğu (VII. yüzyıl (650-985)

    12. Uygur Devleti (744-1335)

    13. Karahanlılar Devleti (940-1040)

    14. Gazneliler Devleti (963-1183)

    15. Büyük Selçuklu İmparatorluğu (1040-1157)

    16. Anadolu Selçuklu Devleti (1077-1308)

    17. Harzemşahlar Devleti (1157-1231)

    18. Altınordu Devleti (1236-1502)

    19. Timur İmparatorluğu (1368-1501)

    20. Babür İmparatorluğu (1526-1858)

    21. Osmanlı İmparatorluğu (1299-1922)

    Bunların ardından ise, kurulmuş Türk devletlerinin listesini, beyliklerin listesini, atabeylikler ve hanlıkların listesini görelim.





    DEVLETLER



    1- Kuzey Hun Devleti (m. 48-156)

    2- Güney Hun Devleti (m. 48-216)

    3- 1. Chao Hun Devleti (304-329)

    4- 2. Chao Hun Devleti (328-352)

    5- Hsia Hun Devleti (407-431)

    6- Kuzey Liang Hun Devleti (401-439)

    7- Lou-lan Hun Devleti (442-460)

    8- Tabgaç Devleti (386-557)

    9- Doğu Tabgaç Devleti (534-557)

    10- Batı Tabgaç Devleti (534-557)

    11- Doğu Türkistan (Turfan) Uygur Devleti (911-1368)

    12- Leang Şa-t’o Türk Devleti (907-923)

    13- T’ang-Şa-t’o Türk Devleti (923-936)

    14- Tsin Şa-t’o Türk Devleti (937-946)

    15- Kan-Çou Uygur Devleti (905-1226)

    16- Türgeş Devleti (717-766)

    17- Karluk Devleti (766-1215)

    18- Kırgız Devleti (840-1207)

    19- Sabar Devleti (V. asır-VII. asır)

    20- Onogur Devleti (V. asır-VI. asır)

    21- Tugurkur Devleti (V. asır-VI. asır)

    22- Uturgur Devleti (V. asır-VI. asır)

    23- Basaraba Türk Devleti (Romen devletinin başlangıcı 1330)

    24- Karahanlılar Devleti (840,1042)

    25- Doğu Karahanlı Devleti (1042-1211)

    26- Batı Karahanlı Devleti (1042-1212)

    27- Oğuz, Yabgu Devleti (X. asrın ilk yarısı-1000)

    28- Gazneliler Devleti (969-1187)

    29- Suriye Selçuklu Devleti (1092-1117)

    30- Kirman Selçuklu Devleti (1092-1187)

    31- Anadolu Selçuklu Devleti (1092-1307)

    32- Irak Selçuklu Devleti (1157-1194)

    33- Eyyubi Devleti (1171-1348)

    34-Hindistan Türk Devleti (Delhi Türk Sultanlığı) (1206-1413)

    35- Mısır Türk Devleti (1250-1383)

    36- Karakoyunlu Devleti (1380-1469)

    37- Akkoyunlu Devleti (1350-1502)

    38- Timurlular Devleti (1405-1507)





    BEYLİKLER

    1- Uygur Beyliği (8. asır)

    2- Karluk Beyliği (13. asır)

    3- Tolunlular Beyliği (868-1417)

    4- Akşidliler Beyliği (935-969)

    5- İzmirliler Beyliği (9. asır)

    6- Dilmaçoğulları Beyliği (1085-1192)

    7- Danişmentli Beyliği (1092-1178)

    8- Saltuklu Beyliği (1092-1202)

    9- Sökmenliler Beyliği (1110-1207)

    10- Artuklu Beyliği (1101-1409)

    11- Erbil Beyliği (1146-1232)

    12- Çobanoğulları Beyliği (1227-1309)

    13- Karaman Beyliği (1256-1483)

    14- İnanç Beyliği (1261-1368)

    15- Sahip Ata Beyliği (1275-1341)

    16- Pervane Beyliği (1277-1322)

    17- Menteşe Beyliği (1280-1424)

    18- Çandarlı Beyliği (1292-1462)

    19- Karesi Beyliği (1297-1360)

    20- Germiyan Beyliği (1300-1429)

    21- Hamid Beyliği (1301-1423)

    22- Saruhan Beyliği (1302-1410)

    23- Aydın Beyliği (1308-1426)

    24- Teke Beyliği (1321-1390)

    25- Eratna Beyliği (1335-1381)

    26- Dulkadir Beyliği (1339-1521)

    27- Ramazan Beyliği (1352-1608)

    28- Dobruca Türk Beyliği (1354-1417)

    29- Kadı Burhanettin Beyliği (1381-1398)

    30- Eşref Beyliği (1300-1326)

    31- Berçem Beyliği (12. asır)

    32- Yaruklular Beyliği (12. asır)



    ATABEYLİKLER

    1- Şam Atabeyliği (1117-1154)

    2- Musul-Halep Atabeyliği (1127-1259)

    3- Azerbaycan Atabeyliği (1146-1225)

    4- Fars Atabeyliği (1147-1284)

    HANLIKLAR

    1- Büyük Bulgar Hanlığı (630-665)

    2- Volga Bulgar Hanlığı (665-1391)

    3- Tuna Bulgar Hanlığı (681-864)

    4- Peçenek Hanlığı (860-1091)

    5- Uz Hanlığı (860-1068)

    6- Kuman-Kıpçak Hanlığı (9. asır-13. asır)

    7- Özbek Hanlığı (1428-1599)

    8- Kazan Hanlığı (1437-1552)

    9- Kırım Hanlığı (1440-1475)

    10- Kasım Hanlığı (1445-1552)

    11- Astrahan Hanlığı (1466-1554)

    12- Hive Hanlığı (1511-1620)

    13- Sibir Hanlığı (1556-1600)

    14- Buhara Hanlığı (1599-1785)

    15- Kaşgar Hanlığı (XV. asır-1877)

    16- Hokand Hanlığı (1710-1867)

    17- Türmenistan Hanlığı (1860-1885)





    CUMHURİYETLER


    1- Azerbaycan Cumhuriyeti (1918-1920)(*)

    2- Batı Trakya Türk Cumhuriyeti (İlk kuruluş 31 Ağustos 1913 İkinci kuruluş 1915-1917 Üçüncü kuruluş 1920-1923)

    3- Türkiye Cumhuriyeti (1923-)

    4- Hatay Cumhuriyeti (1938-1939)

    5- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (1983-)

    Not: 1990’dan sonra SSCB’nin dağılması sonrası 5 Türk Cumhuriyeti daha yeniden bağımsız devlet oldu.

    Bu listelerde yaklaşık 112 devletin isimlerini hangi tarihlerde kurulmuş oldukları takip edilebilir. Devletleri kimin kurduğu kaç yöneticinin gelip geçtiği ve ülkenin sınırlarının yer alacağı bilgiler sunmaya kalkılsa küçük boy bir kitap olur. Bu nedenle Türkler’in tarih boyunca kurdukları devletlerin sadece listesi verilmekle yetinildi.

    Bu 112 devletin yanısıra 2 grup devlettende sözetmek gerekiyor. Bunlardan birinci grubu; Taşkent, Buhara, Fergane, Şuman, Toharistan gibi Orta Asya’da kurulmuş Türk krallıklarıdır.Bunların Çin gibi komşularına elçi göndermeleri gözönüne alınırsa bunlarında devlet sayılması gerektiğini gösteriyor. Bunlar dışında ikinci grup devletler ise; Hindistan’da kurulan Türk Sultanlıkları’dır. Bunların en önemlileri şunlardır:

    1) Delhi Türk Sultanlığı

    2) Bengal Sultanlığı,

    3) Gucurat Sultanlığı,

    4) Malva Sultanlığı,

    5)Handeş Sultanlığı

    6) Dekkan Sultanlığı

    7) Madura Sultanlığı

    Bu Türk devletleri deHindistan toprakları üstünde kurulmuştur. Bunlar dışında kurulan devletlerin eksiksiz listesinin oluşması ise; Çin, Hindistan, Rusya kaynaklarının birinci elden taranması sonucu oluşturulabilir.

    Türkler’in kurmuş olduğu bu devletleri harita üstünde izleyince Türkler’in yaşanan tarihin önemli bir kesitine damgasını vurmuş bir ulus olduğunu görmemek olası değildir.

    Bir dönem Avrupa ve Asya’da Türkler’in kurduğu Büyük Hun, Ak Hun veBatı Hun yaniAvrupaHun İmparatorlukları var. Doğu sınırı Çin Seddi batı sınırı Büyük Britanya olmuş. Ondan sonra kurulan Göktürk İmparatorluğunun’da doğu sınırı Çin Seddi batı sınırı ise Karadeniz ve Urallar olmuş. Göktürkler 250 yıl bu coğrafyada at koşturmuş. Hunlar ise yaklaşık 500 yıl belirttiğim Coğrafya’da atların nal seslerinden savaş orkestraları oluşturmuşlar. Avar İmparatorluğu ise İsviçre Alpleri’nde kurulmuş. Harzemşahlar devletinin yerinde ise bugün; İran, Irak, Azerbaycan, Mezopotamya, Basra Körfezi, Pakistan, Afganistan yer alıyor. Babür Türk Devleti ise, Hindistan’ın tümü, güneyde Hint Okyanusu’ndan Himayalar ve Altay Dağları’na kadar uzanan uçsuz bucaksız topraklarda kurulmuş.

    Bugün Türk devletleri, Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan, Kazakistan veKKTCile birlikte 8 devletten oluşuyorlar. Bunun dışında 8 bağımsız devlettede özerk bölgelerde yaşıyorlar. Nüfus olarak ise yaklaşık 200 milyon nüfus ediyorlar. Türk dünyası demek 200 milyon nüfus demektir.





    KAYNAKLAR

    • Doğan Avcıoğlu, Türkler’in Tarihi, Tekin Yayınevi İstanbul 1998 (5 Cilt)

    • Claude Chane, Türkler, 1979 İstanbul

    • Anıl Çeçen, Türk DevletleriTarihi, İnkilâpYayınevi 1984 İstanbul

    • MustafaAkdağ, Türkiye’nin İktisadi ve İçtimai Tarihi (2 Cilt) İstanbul 1985

    • V.Z. Togan, Umumi Türk Tarihi’ne Giriş. 1946 İstanbul

    • İ.H. Uzunçarşılı, OsmanlıTarihi, 1980 Ankara 10 Cilt

    • Andeasyon, Urfalı Mateos Tarihi, 1982 Ankara

    • Faruk Sümer, Oğuzlar, İstanbul 2002.

    • Dr. Ali Tayyar Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı, 1995 Ankara

    • P. A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar 1992 İstanbul

    • Bozkurt Güvenç. Türk Kimliği 1993 Ankara

    • Prof. Dr. Orhan Türkdoğan, Etnik Sosyoloji, 1997 İstanbul

    • N. Brent Kennedy, Meluncanlar, 1996 İstanbul

    • Prof. Dr. Anıl Çeçen, Türk Devletleri Tarihi, 1988 İstanbul

    • Yılmaz Öztuna, Türkler’in Tarihi, 1995 İstanbul

    • Steve Fenton, Etnisite, 2001 İstanbul







































    OSMANLI MİRASI





    Osmanlı İmparatorluğu, Türkler’in “İmparatorluk” şeklindeki devlet örgütlenmelerinin sonuncusudur. Tarihi kayıtlara göre; Türkler Osmanlı İmparatorluğu dışında 15 İmparatorluk daha kurmuşlardır. Bunların ilki Saka İskit İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu’ndan önceki kurulan son imparatorluk ise, Hindistan’da kurulan Türk Babür İmparatorluğu’dur. Osmanlı İmparatorluğu’nun doğu sınırı Hazar Denizi, Pakistan, Basra Körfezi, Batı sınırı Cebelitarık Boğazı, Viyana, Kuzey Sınırı, Kırım Hanlığı, Karadeniz iç deniz olacak şekilde Finlandiya, Güney sınırı Kuzey Afrika’nın tümü, Mısır, Süveyş Kanalı, Arabistan yarımadasının tümü en güney ucu Yemen olmuştur.

    Bu coğrafyada bugün 50 devlet kurulmuş bulunuyor. Bunların 19’u Arap devleti, 15’i Balkan ve Avrupa devleti, 5’i Kafkas, 7’si Orta AsyaTürk devleti, 2’si Kıbrıs, İsrail ve Türkiye’dir. Yani Osmanlı İmparatorluğu’nun dağıldığı coğrafyada bugün 50 devlet kurulmuş bulunuyor.

    Bugün Türkiye’de birçok etnik ve dinsel grup işte bu cografyadan kalan mirastır. Ya da kurulu devletlerin Türkiye içinde kalmış nüfus parçalarıdır. Sırası ile bakıldığında; Çerkesler, Gürcüler, Ermeniler bu adlarla kurulan devletlerin Türkiye’de kalan parçalarıdır. Çerkesler ve Gürcüler göç yolu ile 1860’lardan sonra gelmiştir. Ermeniler’in bir kısmı Ermenistan’ın şu ya da bu şekilde Türkiye içindeki nüfusudur.

    Rumlar, Pontuslular, Bulgarlar, Pomaklar, Arnavutlar, Bulgaristan’dan veya Balkanlardan gelen göçmenler Osmanlı’nın bu coğrafya ile ilişkileri sonucu devam eden toplumsal bir durumdur. Yani bu kesimlerde Balkanlar’ın Türkiye içindeki devamıdır.

    Eston, Alman, Molokan, Kuban Kazakları ve Polonezler’de Rusya’nın bizde kalan Osmanlı ilişkisi tarihsel misafirleridir.Museviler’de tabi başka bir şekilde ama aynı.

    Araplar, Kürtler, Süryaniler, Nasturiler, Sudanlılar, Keldaniler, Yezidiler ise yine Osmanlı’nın Orta Doğu, Mezopotamya, Arap Yarımadası,Kuzey Afrika nedeni ile Türkiye’de kalmış toplumsal misafirlerdir.

    Bu adını saydığımız etnik ve dinsel grupları Türkiye’nin etnik yapısı içinde gören anlayış acaba hemen hemen aynı toplumsal kesimlerin Avrupa’ya işçi göçü nedeniyle başta Almanya olmak üzere, Fransa, İngiltere, Hollanda, Belçika, Avusturya, İsveç ve Norveç’te gittiklerini hatırlatırsak bu gruları adı geçen ülkelerin “etnik grup” haritasına dahil edecek mi? Hatta bunlara; İran, Irak, Afganistan, Pakistan, Bengaldeş, Hindistan ve diğer uzak doğu ülkeleri ile Mısır, Fas, Tunus, Cezayir, Sudan ve diğer Afrika ülkelerinden gelip su anda Avrupa’da yaşayan toplumsal kesimler bulundukları Avrupa ülkesinin “etnik grup” haritasına dahil edilecek mi? Ve hatta bunlara sömürgeleri olan Avrupa devletlerinin sömürgelerden gelip Avrupa da yaşamaya başlayan toplumsal kesimleri yaşadıkları Avrupa ülkesinin “etnik grup” haritasında yer alacaklar mı?

    Türkiye, 2004 itibariyle yaklaşık 70 milyon nüfusa sahip bir ülkedir. Bu nüfusun en fazla yaklaşık %15’i “etnik grup” olarak ifade edilen kesimlerden oluşmaktadır. Bunun yaklaşık %10’unu Kürtler oluşturuyor. Geriye kalan %85 nüfus Türktür. Buda nüfusun yaklaşık 60 milyonu ediyor demektir.

    Andrews, Türkler’i, Türkmen diye, Azeri diye Tahtacı diye sınıflandırıp ayrı “etnik gruplar” üretmiştir.Bu nafile bir çabadır. Andrews’in bu konudaki bilgilerini artırmak istiyorum. Belki yeni “etnik grup”lar üretir diye. İşte ilk akla gelen çeşitli yörelerde Türklere verilen yöresel isimler şöyledir”





    Türkmen boylarına verilen bu mahalli isim yada lakaplar dışındaTürkiye’deki Türk nüfusu şöyle tasnif etmek gerekir.



    TÜRKLER

    1) Hanefi TÜRKLER

    2) Alevi TÜRKLER

    3) Şii TÜRKLER

    4) Hıristiyan TÜRKLER



    2) ALEVİ TÜRKLER

    a) TahtacıTürkmenler

    b) Çepni Türkmenler

    c) Sıraç Türkmenler

    d) Amucalar3



    4) HIRISTİYAN TÜRKLER

    a) Ortodoks Hıristiyan Türkler

    1) Gagavuz Türkler

    2) Karaman Türkler

    b) Katolik Hıristiyan Türkler

    c)Protestan Hıristiyan Türkler







    1) HANEFİ TÜRKLER




    Türkiye nüfusundan “etnik grup” olarak ifade edilen %15 nüfus çıkarılırsa %85’i Türktür. Fakat bu %15’inde %14’ü İslam’dır. Bu nedenle genel olarak ifade etmek gerekirse Türkiye nüfusunun %99’u İslam’dır. Ama İslam nüfus içinde farklı yorumlar farklı yapılanmalar var. Örneğin; Kürtler’in %80’i Şafii İslam’dır, % 20’si ise Hanefi İslam’dır. % 99 İslam nüfustan % 14 oran çıkarılırsa İslam’a inanan Türk nüfus ortaya çıkar. Bu ise oran olarak %86 dır. Bu % 86 İslamiyet’e inananTürkler’dir. Fakat Türkler içinde farklı İslami yorumlar da var. Örneğin Aleviler’de İslam’a inanıyorlar ama Sünni-Hanefi İslam’a inanmıyorlar. Azeri Türkler’de İslam’a inanmıyorlar. İslam içinde tahmini bir oran ifade etmek gerekirse İslamiyet’e inananTürkler’in %25’i Aleviliğe inanan Türkler’dir. Azeri Türkler ise yaklaşık nüfus olarak bu oranın %2’si civarındadır.

    MuseviTürk Türkiye’de yok denecek kadar azdır. Türk coğrafyasında Hazar Türkleri tarihte islamiyet ile Hıristiyanlık arasındaki rekabet sorucu Museviliği kabul etmişler hatta süreç içinde asimile olup Yahudileşmişlerdir. Türkler dışında Museviliğe inanan toplum dünya üstünde yoktur. Hazar Türkleri dışında yine İslam’dan önce Kırım Tatarları içinde çok küçük bir grup Musevi’dir.Birde Kalmuk veKıpçak Türkleri arasında yine küçük bir grup Museviliğe inanmaktadır. Türkiye’de şimdi Museviliğe inanan Türk yok denecek kadar azdır.Başka ülkelerden olupta güç sonucu Türkiye’ye gelenler ise süreç içinde İslamiyet’e inanıp geçmiş inancını bırakmışlardır.







    2) ALEVİ TÜRKLER



    Türkler, İslamiyet’le tanışmadan önce çok tanrılı ve tek tanrılı dinlere inanıyordu. Bunlar arasında; Mani, Budist, Şamanizm bilinen çok tanrılı inançlardır. Semavi dinler olarakta İslamiyet ile tanışmadan önce Musevilikle ve Hıristiyanlıkla tanıştılar. İşte Museviliğe inananHazarTürkler’i ve Hıristiyanlığa inanan Gagavuz Türklerin bu dinlerle tanışmaları bu sürece rastlar.

    İslamiyet, Arap yarımadası’nda 620 de Allah tarafından vahy oldu. Türkler İslamiyet ile yaklaşık 300 yıl sonra tanıştılar. Bu nedenle İslam içinde Hz. Muhammet dönemi, hilafet meselesi sırasında çıkan olaylar, dört halife dönemi Kerbela olayı v.s. yaşanmıştı. Türkler İslam’la tanıştığında başka inançlara mensuptular. Türkler’in İslamla tanışıp din olarak kabullenmeleri; uzun, yorucu, döğüşlü-kavgalı, kanlı bir süreç yaşandıktan sonra gerçekleşti.

    O sırada Türkistan’da sufilik Türkler arasında yaygındı. En çok sevilen sufi pir ise pirlerin piri Türkmen büyüğü Ahmet Yesevi idi. Türkler’in İslamı kabulü Ahmet Yesevi’nin İslami yorumu ile oldu. Pir Ahmet Yesevi, İslamla Türkmen geleneğini meczederek kendi İslami anlayışını oluşturdu. Bu ise İslam’ın sûfi, derviş yorumu oldu.

    Ahmet Yesevi İslam içinde Emeviler ile Ehlibeyt arasındaki ayrımda haksızlığa uğramış taraftan yana oldu. Eşitlikten, özgürlükten, hakça bölüşümcü kesimden yana oldu.Bu ise İslam içinde Ali yanlılığı, Ehlibeyt yanlılığı yani daha sonra adına Alevilik denen İslamî yorum idi. Anadolu’ya bu düşüncelerini dervişleri kanalı ile başta Hacı Bektaş Veli ile ulaştırdı. Bu maya Anadolu’da tuttu ve dünyada eşine, emsaline rastlanmayacak derecede tadına doyulmaz bir oluşum ortaya çıktı. İşte Türkmen’in İslami yorumu böyle mayalandı Anadolu toprağına…

    Bu oluşum Selçuklu dönemini yaşadı. 600 yıllık Osmanlı dönemini yaşadı ve günümüze geldi. Şüphesiz herşey gibi o da değişti. İşte İslam’ın Türk yorumu, Türkçe yorumu denecek İslami yorumun adı Alevilik oldu. Şüphesiz İslam’da diğer dinler gibi gittiği coğrafyada bazı değişimlere uğradı. Nasılki; Vehabilik İslamiyet’in Arap yorumu ise, Şiilik Farsça yorumu ise, Şafiilik Kürtçe yorumu ise bu anlamda Alevilik’te İslam’ın Türkçe yorumu denebilir.

    Aleviliğin, Türklerle ve İslamla birlikte Anadolu’da yaklaşık 1000 yıllık yani 10 yüzyıllık tarihi var. Alevilik Türkmen’in İslami anlayışıdır. Şüphesizç bu 1000 yıldaTürkmen Sünni yorumla da, Şii yorumla da Şafii yorum ile de karşılaştı. Anadolu’da Aleviliği kabul eden Araba’da Arnavut’a da rastlamak olasıdır. Ama Aleviliği kabul eden Çerkes’e, Gürcü’ye, Laz’a rastlanmamıştır. Bugün Kürtçe konuşan ama kendine Alevi diyen bir toplumsal kesim var. Bu toplumsal kesim Aleviliği kabul eden Kürtler değildir. Bu toplumsal kesim, Osmanlı döneminde Yavuz-Şah İsmail çatışması sonrası Kürt bölgesine zorunlu güç edip Kürtçe öğrenen ve süreç içinde yaklaşık 400 yıl sonra Kürtleşen Türkmen Aleviler’dir. Kürtler’in Aleviliği benimsemesinin tarihi-toplumsal şartları pek oluşmadı.

    Türkiye’de Aleviler; Sivas, Erzincan, Tunceli, Bingöl, Varto, Malatya, Adıyaman, Antep, Tokat, Amasya, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Kayseri ileri ile dağınık olarak, Akdeniz, Ege ve Trakya’da yaşıyorlar. Son yıllardaki göçler nedeni ile; İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Adana, Mersin gibi iller ve Almanya, Hollanda gibi bazıAvrupa ülkelerinde önemli bir Alevi nüfus yer aldı. Türkiye’de yaklaşık 15 milyon Alevi nüfus bulunuyor. Bunun 1 milyonu Avrupa’da bulunuyor. Bu sayıyı çeşitli kaynaklar daha çok ya da daha az gösteriyor. Ama Alevi toplumunun kanaat önderleri ve araştırmacılar tarafından il ve İlçeler Genel Nüfus sayımlarından yapılan çıkarsama sonucunda 2000 yılında yapılan sayımlar sonucu; 15 milyon Alevi nüfus bulunuyor.

    Alevilik, Türkler içinde “etnik” bir ayrım değildir. Türkiye’de Alevilik “etnik” bir ayrım değildir. Alevilik “dinsel” bir ayrımdır. Kendisi dinsel bir oluşumdur. Daha doğrusu dinsel derken İslam’dan ayrı bir dinsel ayrım değil, farklı bir “İslami yorum”dur.

    Osmanlı bir ümmet devleti idi. Ümmetin ortak paydası din hatta mezhep ortaklığıdır. Alevilik İslam’da mezheplere sıcak bakmayan bir anlayıştır. Aleviler Osmanlı ile aynı dinsel yorumu paylaşmadıkları için ayrı düştüler. Aleviler Osmanlı’dan sonra ilk defa laik Cumhuriyet’te nefes aldılar. Ama bekledikleri özgürlükler gerçekleşmedi. Hanefi İslamı kendi resmi dinsel anlayışı olarak kabul eden Osmanlı adeta yeniden ama başka bir biçimde iktidarda yer aldı. Laik Cumhuriyet kuruldu. Ama devletin resmi dinsel anlayışı değişmedi. Hanefi İslam laik Cumhuriyet’in resmi dini oldu. Alevilik yine dışlandı. Laik Cumhuriyet Hanefi İslam’a sponsorluğa devam etti. Alevilere yapılan haksızlık giderilmedi. Bugün Aleviler’den de alınan vergilerle oluşan genel bütçeden oluşan Diyanet bütçesi Hanefi İslama ve içinden çıkan laik Cumhuriyet karşıtı, demokrasi karşıtı, insan hakları karşıtı, kadın hakları karşıtı kesime sponsorluk yapmaya devam ediyor.





    KAYNAKLAR



    • Cemalettin Çelebi; Alevi Bektaşi Yolu, 1998 Ankara

    • Bedri Noyan; Bektaşilik (6 cilt) 2002 Ankara

    • Rıza Zelyut; Alevilik, 2001 İstanbul

    • Cemal Şener; Alevilik Olayı 2002 İstanbul

    • Baki Öz; Alevilik Nedir, 1998 İstanbul





    a) Tahtacılar, Çepniler, Sıraçlar, Abdallar v.b.

    Aleviler, Türkmen’dir. Bazı yörelerdeki Aleviler boy adları ile soy adları ile isimlendirilir. Çepniler, Sıraçlar Türkmen boy adlarıdır. Anadolu’da bu şekilde isimlendirilen yaklaşık 50 civarında toplumsal kesim vardır. Çepniler, Karadeniz’e gelen ilk Türkmen boylarıdır. Ege ve Marmara’da dağınık olarak yaşayan Alevilere Çepni adı verilir. Sıraçlar’da Tokat ve yöresindeki Türkmen boylarından bir kesime verilen boy adıdır. Bunları ayrı “etnik grup” olarak ifade etmek doğru olmaz.

    Tahtacılar, ise, Toroslar’da, Ege’de Kazdağı’nda, Muğla yöresinde orman köylerinde yaşayan Alevi Türkmenler’dir. Onlar geçimlerini orman ürünleri ile karşılarlar. İçlerinde Alevi’de vardır. Sünni de vardır. Tahtacılar, Alevidir. Yörükler Hanefidir.Bu ayrım Türkmenler’in yaptığı işten kaynaklanmaktadır. Mesleki bir ayrımdır. Abdallar’da Orta Anadolu Kırşehir yöresinde yaşayan bir Türkmen boyudur. Geçimlermi davul, zurna çalarak, bağlama çalarak sağlardır. Düğünlere bu yörede bunlar müzik için çağrılır. Tamemen bir mesleki isimdir. Abdalların inanç olarak çoğunluğu Alevi’dir.

    Tahtacılar’da, Abdallar’da Türkmendirler. Bu ayrımlar mesleki ayrımlardır. Sosyolojik olarak, antropolojik olarak elbette inceleme konusu olabilir.Ama, “Türkiye’de Etnik Gruplar” adlı bir kitapta bu meslekler, “etnik grup” olarak geçerse bu o çalışmanın önemli bir zaafı olarak kabul edilir.



    KAYNAKLAR

    • İsmail Engin, Tahtacılar, 1998 İstanbul

    • Veli Asan, Tahtaçlar, 2001 Ankara

    • Baha Sait, Anadolu’da Aleviler Bektaşiler 1994 İstanbul

    • Neşet Çağatay, Tahtacıar, İslam Ansiklopedisi

    • Mehmet Eröz, TaktacıKöyü, 1564 İstanbul

    • Murat Küçük, Cemaati Tahtacıyan 1995 İstanbul

    • P.A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar, 1992 İstanbul

    • A.T. Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı 1999 Ankara

    • Zihi Papakçı, Terekemeler (Karapaklar) 2002 İstanbul







    3) Şİİ TÜRKLER



    Şiilik denilince hemen akla İran geliyor ve tüm Şiiler’in Fars olduğu sanılıyor. Halbuki bu algılama hatalıdır. Şiilik, İslam içinde tıpkı Alevilik, Hanefilik, Şafiilik, Mevlevilik gibi bir yorumdur. Esas olarak ise, Farsların İslamı yorum yorum tarzıdır.

    İran’da Farslar’ın dışında; Aleviler, Kürtler, Afganlar, Özbek Türkleri, Azeri Türkler’de var. Kuzey İran ya da güney Azerbaycan daki nüfusun %90, Azeri Türkmendir. İran’ın yaklaşık 35 milyon nüfusu var. Bunun yaklaşık 15 milyonu Türktür. Türkler’in 1 milyon kadarı Alevidir. Diğerleri ise Şii’dir.

    İran ile Azerbeycan veTürkiye komşudur.Selçuklular ve Osmanlılar döneminde bile İran, Selçuklu ve Osmanlı haritası içinde bulunuyordu. Bu nedenle İran’da yoğun sayılabilecek bir Türk nüfus bulunuyor. İran’ın komşu illeri olan; Kars’ta, Iğdır’da ve Ardahan’da yoğun bir Şii Türk nüfus bulunuyor. Son yıllarda güçler nedeni ile, geçmişte ve yakın geçmişte İran’dan gelen göçler kanalı ile İstanbul, Ankara ve İzmir gibi kentlerde hayli Şii Türk nüfus var. Türkiye sınırları içinde yerleşik ve göçmen gelen Şii Türkler’in sayısı yaklaşık 1 milyon civarında bulunuyor. Bu nüfus; Kars, Iğdır, Ardahan, İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlerde bulunuyor.



    KAYNAKLAR



    • Abdülbaki Gölpınarlı, Şiilik, 1986 İstanbul

    • P.A. Andrews, Türkiye’de Etnik Gruplar 1992 İstanbul

    • A.T. Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı, 1999 Ankara

    • Doğan Avcıoğlu Türklerin Tarihi (5 cilt) 1986 İstanbul

    • Fars’ın Türkleri Atlas Dergisi Ağustos 2004 İstanbul







    4) HIRİSTİYAN TÜRKLER

    (GAGAVUZ veKARAMANTÜRKLERİ)

    1) GAGAUZ TÜRKLER



    Gagavuz Türkleri ve Karaman Türkleri’ni ayrı birer “etnik grup” olarak nitelemek Türkleri inandıkları din yada mezhebe göre etnik grup yaratma düşüncesinin sonucudur. Gagavuz Türkler, İslamiyeti tanımadan önce Hıristiyanlığa inanan Türkler’dir. Türkçe konuşurlar. Ortodoks Hıristiyanlığa inanırlar. Moldavya, Ukrayna, Bulgaristan,Romanya gibi ülkelerde azınlık grup olarak yaşıyorlar. Moldavya’da Özerk bir Cumhuriyetleri var. Balkanlar’dan Türkiye’ye gelen göçlerde özellikle Bulgaristan veRomanya’dan gelen göçlerle Türkiye’ye de gelenler olumştur. Bunlar; Edirne, Çanakkale-Biga, İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlere yerleştirilmiştir. Bazıları Türkiye’ye 93 Harbi sonucu gelmiştir. Dışardakiler ibadetlerini kilisede Türkçe yapıyor. Türkiye’ye gelenler zaman içinde Hıristiyanlığı unutmuşlar.

    Kendilerine Gökoğuz diyorlar. Gagavuz ötekiler tarafından aşağılama olarak kullanılırmış. Moldavya’ya bağlı Gagavuz özerk Cumhuriyette 50 kişilik meclisleri var. Bayrakları; Gök mavisi renkli üstünde kurt başı var. Kurt güç kaynağı anl***** geliyor. Başbakanları; Fodor Monolov, Cumhurbaşkanları; Stefan Topal Mihailoğlu’dur. Moldav ya da 300 bin nüfusları var.Türkiye’de misafir olarak gelen gruplar dışında Gökoğuz Türkü yok denecek kadar azdır.





    2) KARAMAN TÜRKLERİ



    Karaman Türkleri, Osmanlı döneminde “Karaman Beyliği”nden kalan Türkler’dir.Bir dönem Karamanoğlu Mehmet Bey’in “Bey” olduğu Türkmen Beyliği’dir. Kaynaklardaki bilgiye göre; Türkçe konuşan Ortodoks Hıristiyan olan Türkler’dir. Yazı dilleri Yunan Alfabesi ile ama yazılan dil Türkçe’dir.

    Kökenlerine ait iki görüş var.

    1) İlk görüş: Karamanlılar, Ortodoks Rum’dur. Dilleri Türkçe tarafından asimile edilmiştir.

    2) İkinci görüş; Karamanlılar Türktür. Ama Ortodoks Hıristiyanlığa inanıyorlar. Doğan Avcıoğlu Karamanlılar için; dilleri Türkçe, dinleri Hıristiyan diyor.Hamdullah Suphi; bu Ortodoks kadınlardan yüzlerce eski Türkçe kelime öğrendim diyor. Evliya Çelebi; Rumcabilmeyen Hıristiyanlar diyor. Avram Galanti; Rumlar, Yunanca bir tek harf bilmezdi diyor.

    Karaman Türkleri; Konya, Karaman, Niğde, Nevşehir, Kayseri, Ankara, Kapadokya, Aksaray, Ihlara, Ürgüp, Göreme’de yaşarlar.

    1923 Mübadalesinde; Hıristiyan oldukları için Yunanistan’a gönderilirler. Kapadokya’dan yaklaşık 60 bin kişi bu zorunlu göç sonucu Yunanistan’a gider. Balkanlar’da ise, İslamiyet’e inanıp Türkçe bilmeyen 100 bini aşkın insan 1923 mübadelesi ile Türkiye’ye gönderilir. Bu olayıBertnard Levis şöyle değerlendiriyor: “Vatana kavuşma değil, gurbete sürgün” diyor. Prof. Dr. Kemal Karpat ise; “Slav kökenli Türkçe bilmeyen Pomak, Bosnalı, Hersekli, İslam olduğu için Türk kabul edilmiş, Hıristiyan fakat Türk kökenli olduğu için Türkçe konuşan Gagavuzlar, Karamanlılar Anadolu HıristiyanlarıTürk kabul edilmemiş Yunanistan’a gönderilmiş.”

    Karamanlılar; kendilerini Anadolu Hıristiyanı olarak niteliyorlar. Konuştukları dil ise, “sade Türkçe”, “Anadolu lisanı” diyorlar. “Karamanlıca”, Karamanlı Türkçesi” adlarını veriyorlar.

    Bugün İstanbul-Karaköy’de kapısında; “Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi” yazılı olup altında ise; “İstanbul Baş Episkoposluğu-Anadolu Ortodoks Kilisesi Kuruluş Tarihi 21.9.1922” yazan kilise ve minik cemaati Karaman Türkleri’nden bugüne kalan bir miras sayılıyor.

    Kurtuluş Savaşı’nda Karamanlılar’ın bir kısmıYunanlılar’ı bir kısmı ise Türk tarafını desteklemiştir. Papa Eftim, 1922 yılında Fener Rum Patrikhanesi’ne karşı çıkarak Türk Ortodoks Hıristiyanları Patrikhanesi’ni kurar. Türk olmaları nedeni ile ayrı bir kilisede birarada olmaya karar verir. Ama bu çaba olumlu sonuç vermez. Anadolu’daki tüm Ortodoks Hıristiyanlar milliyetlerine bakılmaksızın mübadeleye dahil edilir.

    Mustafa Kemal, ağırlığını koyarak Kurtuluş Savaşı sırasındaki yararlılıkları nedeni ile Papa Eftim’i mübadeleye dahil etmez. Bunda; Lozan Antlaşması’na göre Fener Patrikhanesi’nin ülke dışına çıkarılması sırasında doğacak boşluğun Papa Eftim vasıtası ile giderme ya da en azından Patrikhane’nin gücünün dengelenmesi düşünceside olabilir.

    Papa Eftim, MustafaKemal’in desteğini arkasına alınca İstanbul’a gelir. Türk Ortodoksları Patrikhanesi’ni kurar. O gün bugündür Türk Ortodoks Patrikhanesinin çanı çalıyor. Kilisenin yurtsever çizgiside Papa Eftim’den miras olarak devam ediyor.

    Bu kilise dışında; Protestan Hıristiyan Türkler son yıllarda oluşan bir yapılanmadır. Bu oluşumda son yıllardaki “misyoner” çalışmalarında bunda payı olsa gerekir. Daha çok ev kiliseleri tercih eden bu kilise taraftarlarının sayıca fazla olduğu sanılmıyor. Tahminen 100-200 kişilik bir cemaat sayılır.

    Son on yıldır, “Türk Katolik Cemaati” adı basında hiç duyulmadı. Bir kiliselik cemaatinin olup olmadığıda tartışmalıdır. En son 21 Haziran 2004 tarihli Cumhuriyet gazetesinde kilisenin dini temsilcileri yanlarında Av. Kezban Hatemi ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile çekilmiş bir fotoğrafı ve alt yazıyı bilginize sunmak isterim. “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Assompsion Rahipler Topluluğu’nun ardından dün Türk Katolik Cemaatleri RuhaniReisleri Kurulu’nu kabul etti. Katolik rahipler, görüşmede Assompsion Rahipler Topluluğu gibi İstanbul’daki kilise, okul ve huzurevlerinin bulunduğu arazilere ilişkin kullanım hakkı istedi. Erdoğan, yapılması gereken ne ise yaparız taahhüdünde bulundu.” Diye yazıyor.

    Türkiye’de Türk halkı Hıristiyan dünyasına ve Türkiye’deki Hıristiyanlara karşı genel olarak olumlu duygular taşıyor. Bunun dışındaki davranış biçimi çok münferittir. Ve siyasi bir yaklaşım içerir. Hıristiyan biri ile tanışmak, dost olmak, komşu olmak geleneksel Türk için adeta bir ayrıcalıktır. Türk halkı genel olarak Batı yani yabancı hayranıdır. Evliliklerde bile gerektiğinde, Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımı nedeni ile evlilikler gerçekleşmez. Ama aday kız ya da erkek yabancı olursa bu iş daha kolay olur. Bazı sıra dışı olanlar sayılmazsa geleneksel Türk halkının davranışı böyledir.Bu nedenle Türkler’de Hıristiyan düşmanlığı yoktur. Türkler inançları gereği İslam kökenli türbe ve ziyaret yerleri gibi Hıristiyan kökenli dinen kutsal kabul edilen yerleride ziyaret eder, kurban keser, dua eder, lokma dağıtır, şefaat dilerler. Tıpkı; Meryem Ana gibi, AyaYorgi gibi, Sen Antuan gibi v.s. Geleneksel Türk halkında Hıristiyan düşmanlığı yoktur. Tam tersine Hıristiyan yaniBatı’lı hayranlığı vardır.

Sayfayı Paylaş