Uluslar Arası İlişkiler soruları

Konu 'Uluslar Arası İlişkiler' bölümünde DİDE tarafından paylaşıldı.

  1. DİDE

    DİDE Üye

    Katılım:
    1 Nisan 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    1.ilk çağda uluslararası ilişkilerin gelişimi yazınız.
    2.klasik anlamda uluslararası ilişkiler nasıl başlamıştır.
    3.kutsal ittifakı açıklayın.
    4.uluslararası ilişkiler tarihinde rusyanın gelişimini açıklayın.
    5.uluslararsı ilişkiler tarihinde almanyanın gelişimini açıklayın.
    6.uluslararası ilişkiler tarihinde fransanın önemini acıklayınız
  2. !..GncFB.ip3q..!

    !..GncFB.ip3q..! Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2008
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    16
    2.sorunun cevabı::klasik Uluslararası İlişkiler teorilerinin ortak sorunsalını ve ontolojik farklılaşmasını bulmaktır. Uluslararası sistemi betimlemek, açıklamak ve kurgulamak işlevine sahip olan Uluslararası İlişkiler teorilerinin, bu çalışmada ilk ve temel olarak uluslararası sistemin doğasına yönelik olarak farklılaştıkları ileri sürülmüştür. Dolayısıyla, öncellikle modern uluslararası sistemin temel parametreleri, kurucu unsurları ortaya konulmuştur. Bu yapılırken çıkış noktası olarak Ortaçağ Avrupa’sındaki uluslararası ilişkiler düşüncesi seçilmiştir. Burada, Ortaçağ Avrupa’sındaki uluslararası ilişkiler düşüncesi ortaya konulmuş ve ne tür dönüşümler/değişiklikler sonucu modern uluslararası sistemin doğuşunun gerçekleştiği tartışılmıştır. Modern uluslararası sistemin doğuşu incelendikten sonra önce siyaset felsefesi bağlamında daha sonra bir disiplin olarak Uluslararası İlişkiler teorilerinin modern uluslararası sistemin doğasını nasıl tanımladıkları ve bu sisteme nasıl bir çerçeve çizdikleri incelenmiştir. Bu bağlamda realizm, liberalizm ve marksizmin, ilk olarak, uluslararası sistemin doğası tanımlamasına daha sonra da hem Avrupa için hem de diğer tüm kültür ve toplumlar için üst bir kimlik ve uluslararası sisteme bir çerçeve olarak öneri ve öngörülerine bakılmıştır. Sonuç olarak ise, uluslararası sistemin değer-kültür bağımlı olup olmadığına, bu bağlamda Uluslararası İlişkiler teorilerinin temel ayrılık noktasının kaynağının ne olduğu ve bunun Uluslararası İlişkiler disiplini açısından etki/sonuçları ile ilgili çıkarımlara ulaşılmıştır



    3.sorunun cevabı::Kutsal İttifak nedir?
    Rusya, Prusya ve Avusturya arasında, Napolyon Savaşları sırasında ortak mücadele etme amacıyla kurulan ittifaktır. Kutsal İttifak’ın imzalanma tarihi 26 Eylül 1815’tir.

    İttifakın kurulması ve başarıya ulaşması sonucu etki alanları giderek genişlemiş, günlük ve politik hayatta Hıristiyan ilkelerinin geçerli olması ile devam etmiştir


    4.sorunun cevabı::Devrimimiz[1] Rusya’nın “eşsizliği” efsanesini yıktı. Rusya için tarihin özel yasaları olmadığını gösterdi. Ama beri yandan Rus devrimi, bütün toplumsal ve tarihsel gelişimimize özgü yönlerin sonucu olan ve sırası geldiğinde önümüzde bütünüyle yeni tarihsel perspektifler açan, tümüyle kendine özgü bir niteliği de barındırıyordu.

    Rusya ile Batı Avrupa arasındaki farkın “niteliksel” mi yoksa “niceliksel” mi olduğuna dair metafizik bir soru üzerinde durmaya hiç gerek yok. Fakat Rusya’nın tarihsel gelişiminin başlıca ayırıcı özelliklerinin, yavaşlık ve ilkellik olduğundan kuşku duyulamaz. Aslına bakılırsa, Rus devleti, Avrupa devletlerinden o kadar da genç değildir; bir devlet olarak Rusya’nın ömrü 862 yılında başlar. Bugüne kadar, elverişsiz doğal koşullar ve seyrek bir nüfus tarafından belirlenen son derece yavaş ekonomik gelişim hızı, toplumsal billurlaşma sürecini geciktirmiş ve tüm tarihimizi aşırı geriliğin özellikleriyle damgalamıştır.

    Eğer yalıtık kalmış ve yalnız iç eğilimlerden etkilenmiş olsaydı, Rus devletinin nasıl bir hayat süreceğini söylemek zordur. Durumun bu olmadığını söylemekle yetinelim. Rusya’nın toplumsal varlığı, her dönemde Batı Avrupa’nın daha gelişmiş toplumsal ve devlet ilişkilerinin sürekli basıncı altındaydı ve zaman geçtikçe bu basınç çok daha güçlü bir hale geldi. Uluslararası ticaretin görece zayıf gelişimi yüzünden, devletler arasındaki askeri ilişkiler tayin edici bir rol oynadı. Avrupa’nın toplumsal etkisi, herşeyden önce askeri teknoloji biçiminde ifadesini buldu.

    İlkel bir ekonomik temel üzerinde şekillenen Rus devleti, daha yüksek bir ekonomik temel üzerinde şekillenen devlet örgütleriyle yüz yüze geliyordu. İki olasılık söz konusuydu: Ya Rus devleti, Altın Ordu’nun Moskova Çarlığı ile savaşa girdiği gibi bu devlet örgütleriyle savaşa girmeliydi, ya da dış baskı altında ulusun hayati kaynaklarının anormal derecede büyük bir kısmını yutarak kendi ekonomik ilişkilerinin gelişimini aşmalıydı. Rus ulusal ekonomisi ilk çözüme izin verecek kadar ilkel değildi artık. Devlet çökmedi; ulusun ekonomik güçlerinin üzerinde muazzam bir baskı pahasına gelişmeye başladı.

Sayfayı Paylaş