Umay Umay- O.. Kırmızı

Konu 'Kitaplar, Yazarlar, Entellektüel' bölümünde Okeanus tarafından paylaşıldı.

  1. Okeanus

    Okeanus Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    26 Ocak 2010
    Mesajlar:
    901
    Beğenileri:
    635
    Ödül Puanları:
    0

    Ben kitabı beğendim.. O yüzden konusunu açıyorum.. Kimse adına bakıp uygunsuz şeyler söylemesin lütfen ;)




    [​IMG]





    Yazar: Umay Umay

    Kategoriler: Roman - Öykü - Hikaye (Yerli), Şiir, Günümüz Öykü ve Anlatı, Cumhuriyet Dönemi ve Günümüz

    Özellikler:
    Türkçe 89 s. 1. Hamur 16 x 16 cm İstanbul Kasım 1997 89 s. 1. Basım

    Açıklama:
    ... Yanlış bu sözcükler. Yanlış bu dokunuşlar. Yanlış bir anlaşılma isteği. Bütün gün boğazıma çıkıp inen sözcükler...Herşey mide bulandırıcı. Bir sokaktan kendiminkine nasıl geçmeliyim. Sınırlarım böyle yitirilmişken, nasıl geçmeliyim... Hangi yanlışın gururuna girmeliyim... ... Sözcükler... Bunu mutlaka okumalısın!... Aşk soluyor ve bu kaşıntı hissi topuklarıma yayılıyor. Eteklerime bahçemdeki kurumuş gül yapraklarını dolduran bu açlığı anlatamamak endişesiyle daktiloya daha hızlı vuruyorum... Bu kimin intikamı... ... Hadi uyuyalım... Ben çocuk ve aşıktım anne. Kendimi karanlıktan düştüm... Umay Umay kaldığı yerden devam ediyor; Kırmızı. Sana sadece kırmızı demeliyim. Ben başaramıyorum kırmızı. Hatırlamak dışında bir mucizem yok... ... Kırmızı. Bir türlü tamamlanmayan hikayesiyle ****** kırmızı...
    Arka Kapak)



    Umay Umay - O.. Kırmızı


    [​IMG]Birisi, dünden daha çok mektup yazdığımı söyleyebilir mi... Beni dünden daha az sevdiğini. Yüzünü, geçen yaz denizden çaldığım taşla Tem yoluna çizdim. Omuzlarıma sürdüğüm gül kremini kokladım, tanrıya dua ettim. “SEN YOKTUN, NİÇİN GELEYİM...” diyen bir aşk mektubunu anımsadım. “ En son kötülüğün kaldı bende, en son ben sevebilirdim seni” diye biten. Arabamı sağa çekip dikiz aynasında makyaj yaptım. Sana ihanetlerin en büyüğünü hazırladım, en kanlısını; bir gün beklediğin gibi benden.[​IMG]




    Kırmızı.
    sana sadece kırmızı demeliyim.
    ben başaramıyorum kırmızı.
    hatırlamak dışında bir mucizem yok. birşeye inandım.
    birşeye ve sadece bir kere ağlayarak dansettim.
    oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım.

    Daha kolay yaşamalıyım. metruk evlerde yaşayan 'tam işte o kelimeydi'
    dediğim insanların arasında..; daha kolay ama nasıl, onu da bilmiyorum.
    aşk iki de bir ellerimi tutmak istiyor.
    'bir gün sen de cezanı çekersin' diyor. boşuna, ellerimi verme...
    uyutmayacağım seni, ninniler büyütmuyor çünkü.
    bahçende sıçrayan ağustos böcekleri hala saçlarımın içinde..;
    bir tek ben kanadım, bir tek sen gördün beni.

    artık özgürüm, öyle yalnızım ki......

    dogrum yok benim. her yarım şey gibi.
    ne kederli, ne de mutlu.
    peki ya sen! hiç hikayen yok mu senin?

    "biraz daha uyu, biraz daha hayatta kal diye tutundugum
    rüyalar beynimden yollara fışkırıyor!"

    "bir nefes daha...
    geleceği gördüm. kayıp duruyordu avucumdan.
    belirsizliği, igrencligini örtmüyordu.
    kırmızı bir senfoni yazmak istedim, yalnız ışıkta duyulan.
    çünkü beni, sadece babamın aldığı pabuçlar sevindirdi,
    bayram kıyafetleri, annemin saçlarıma dokunması sevindirdi.


    ikimizin tanıştığu koltuğa oturdum. sesini silmeyi beceremedim.
    en iyisi aşktı... onu bulduğum yerde beni götürecek bir ayna aradım."

    Herşey dönüyor ve kendi etrafindaki tüm masumiyeti yok ediyor.
    cehennemi sevmekten başka elimde insanca kalan ne var ki...
    cehennemi ruhu hala üşüyenler için istiyorum.
    kendi kötülügümü istiyorum, son bir defa ara istiyorum.

    yine aramamışsın beni.
    biraz daha gec kal ki, bir iey daha bulayım...
    bir gerçek daha.

    hayatımdaki o işaret kayip gidiyor gökten;
    gündüze karşıysa yapayalnızım.
    parlak bir hediye paketine sığdı kalbim.

    yanlış bu sözcükler, yanlış.
    cok ağladım, çok erkek oldum çok da kadın.
    kimseyle kendimle bile yaşayamazdım. hep yarım kaldım hep!

    bana muhallebiciden tavuk gögsü alırsın.
    belki, bana bir adres bile satın alırsın, çok paran vardır senin.
    belki ameliyat ettirirsin; gitsin diye yüzümün diger yarısı da.
    nerem varsa insan kalan... işte orası acıtıyor.

    başını derenin kenarına koy. atını yıldızlara bağla.
    dinle ama korkma, çünkü vitamin aldım, iyiyim.
    ama; ya bu soluk sonsa, ağlıyorum fren seslerinin ardından gelen hıza,
    kaderimin oyuncağı oldum, sokakta aşkı buluyorum diye ama şekerleri kazandım,
    övüncü oldum sessiz uzlaşmacıların, övüncü oldum tüm yaşayamamışların,
    bir kurbanın onurunu diktiler yakama.

    şimdi herşey hazur. bir tek eksiğim var kırmızı
    bir türlü tamamlanamayan tamamlandıkça eksik kalan kırmızı.

    pirinç işlemeli bir aynada kırıldı yüzümün diğer yarısı.
    herkes uyuyordu. yüzümün yarısı benim,
    yüzümün yarısıyle hep yarım öyküler anlatırım.
    peki sen, yarım dudaklı bir kadını öpmek ister misin?

    bir dilenci gibi yalvariyorum yine de yanıt vermiyor aynalar...
    dur bir nefes alayım... ve senin sevdiğin kadın olayım.

    yalnış bu sözlükler, yalnış bu dokunuşlar, yalnış bu anlaşılma isteği.
    bir sokaktan, kendiminkine nasil geçmeliyim. sınırlarımı böyle yitirmişken

    inan bıktım bu sözcüklerden; karanlık, gece, çocukluğum,
    korku, yeni sevgilim. afrika, çilek tanrıçalar ve çalan zillerinden bıktım.
    bir de kırmızı rujdan. kendi fotoğrafına gülümseyen, kendi içkisinde boğulan,
    kendi annesinin celladıyım.
    buyum işte, başka türlü nefes alamam. çocuk da doğuramam.
    hadi nefes al!

    vücudumla bütün duvarları yıkmak isterdim,
    kamasındaki elmaslara vurgun bir bıçak gibi...
    tutunmama izin ver ya da öldür dedim.

    az ögrenmeliyim, az soru sormalı, hiç beklememeliydim.
    ama, bir sabah bunları yaptım.

    kazanılmış nefretlerin övüncü şimdi aynalara. ve bir de utanç.

    büyük kentlerin ortasında, bir işaret gibi bırakılan kırık aynaya dön.
    ve ona borçlu olduğun güzelligi sor.
    o , şimdi nerede... unuttugumuz şarkının içinde mi?..
    köşe başlarında mı ?..
    biriktirdiğimiz yıldızlardamı ? niçin hepsi dört bacakli?..

    ben o’ymuşum kahretsin.
    kim yaptı bunu? kaç yüz yıllık işkence bu?..
    nerden bulaştım? bu büyü nereden sarıldı sırtımın ucuna ?
    neresinden vurgular kırgın sessizliğimi ? ah o zor veda...
    boyun egiyorum, bir de...

    ağlama kalbim ağlama..

    ben hep sokak o.r.o.s.p.ularına, ibnelere, travestilere....
    aşık olacağım..
    hep masumuz işte kalmadı gözyaşımız diye bağıracağım senin için akvaryumlar çalacağım.

    sen büyük evler gibi yıkıldığımda sanma ki acımı öptüğünü unutacağım,
    çünkü ne mucize, hep güzel bir kadın olacağım.

    hayatım boyunca yağmura rastladım, hep yağmura... sana...
    pis yağmur, pis yağmur.

    bir,iki,üç,dört,beş.....altı değil!
    hayat, benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?

    her aşk bir o.r.o.s.p.u yaratıyor.
    bense beyaz duvaklar ,dokunduğumda irkilen sırtlar çiziyorum.
    bende oluyorum senin o kendin için korktuğun yerde.....

    Sayfa : 96
    Lethe, sumeyra, Toгgαи ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  2. Okeanus

    Okeanus Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    26 Ocak 2010
    Mesajlar:
    901
    Beğenileri:
    635
    Ödül Puanları:
    0
    Kitaptan alıntılar..



    "kırmızı. sana sadece kırmızı demeliyim. ben başaramıyorum kırmızı. hatırlamak dışında bir mucizem yok. birşeye inandım. birşeye ve sadece bir kere ağlayarak dansettim. oysa hayata bağlanmak için ayağa kalkmıştım."

    ---

    "daha kolay yaşamalıyım. metruk evlerde yaşayan 'tam işte o kelimeydi' dediğim insanların arasında..; daha kolay ama nasıl, onu da bilmiyorum. aşk iki de bir ellerimi tutmak istiyor. 'bir gün sen de cezanı çekersin' diyor. boşuna, ellerimi verme... uyutmayacağım seni, ninniler büyütmuyor çünkü. bahçende sıçrayan ağustos böcekleri hala saçlarımın içinde..; bir tek ben kanadım, bir tek sen gördün beni.
    artık özgürüm, öyle yalnızım ki......"

    ---

    "doğrum yok benim. her yarım şey gibi.
    ne kederli, ne de mutlu.
    peki ya sen! hiç hikayen yok mu senin?"

    ---

    "biraz daha uyu, biraz daha hayatta kal diye tutunduğum
    rüyalar beynimden yollara fışkırıyor!"

    ---

    "bir nefes daha...
    geleceği gördüm. kayıp duruyordu avucumdan. belirsizliği, iğrencliğini örtmüyordu.
    kırmızı bir senfoni yazmak istedim, yalnız ışıkta duyulan.
    çünkü beni, sadece babamın aldığı pabuçlar sevindirdi, bayram kıyafetleri, annemin saçlarıma dokunması sevindirdi."

    ---

    "ikimizin tanıştığı koltuğa oturdum. sesini silmeyi beceremedim.
    en iyisi aşktı... onu bulduğum yerde beni götürecek bir ayna aradım."

    ---

    "herşey dönüyor ve kendi etrafindaki tüm masumiyeti yok ediyor.
    cehennemi sevmekten başka elimde insanca kalan ne var ki...
    cehennemi ruhu hala üşüyenler için istiyorum.
    kendi kötülüğümü istiyorum, son bir defa ara istiyorum."

    ---

    "yine aramamışsın beni.
    biraz daha geç kal ki, bir şey daha bulayım...
    bir gerçek daha."

    ---

    "hayatımdaki o işaret kayıp gidiyor gökten; gündüze karşıysa yapayalnızım.
    parlak bir hediye paketine sığdı kalbim."

    ---

    "yanlış bu sözcükler, yanlış. çok ağladım, çok erkek oldum çok da kadın.
    kimseyle kendimle bile yaşayamazdım. hep yarım kaldım hep!"

    ---

    "bana muhallebiciden tavuk göğsü alırsın.
    belki, bana bir adres bile satın alırıin, çok paran vardır senin.
    belki ameliyat ettirirsin; gitsin diye yüzümün diğer yarısı da.
    nerem varsa insan kalan... işte orası acıtıyor."

    ---

    "başını derenin kenarına koy. atını yıldızlara bağla.
    dinle ama korkma, çünkü vitamin aldım, iyiyim.
    ama; ya bu soluk sonsa, ağlıyorum fren seslerinin ardından gelen hıza, kaderimin oyuncağı oldum, sokakta aşkı buluyorum diye ama şekerleri kazandım, övüncü oldum sessiz uzlaşmacıların, övüncü oldum tüm yaşayamamışların, bir kurbanın onurunu diktiler yakama."

    ---

    "şimdi herşey hazır. bir tek eksiğim var kırmızı.
    bir türlü tamamlanamayan tamamlandıkça eksik kalan kırmızı..."

    ---

    "pirinç işlemeli bir aynada kırıldı yüzümün diğer yarısı.
    herkes uyuyordu. yüzümün yarısı benim, yüzümün yarısıyla hep yarım öyküler anlatırım.
    peki sen, yarım dudaklı bir kadını öpmek ister misin?"

    ---

    "bir dilenci gibi yalvarıyorum yine de yanıt vermiyor aynalar...
    dur bir nefes alayım... ve senin sevdiğin kadın olayım."

    ---

    "yanlış bu sözcükler. yanlış bu dokunuşlar, yanlış bu anlaşılma isteği.
    bir sokaktan, kendiminkine nasıl geçmeliyim. sınırlarımı böyle yitirmişken..."

    ---

    "inan bıktım bu sözcüklerden; karanlık, gece, çocukluğum, korku, yeni sevgilim.
    afrika, çilek tanrıçalar ve çalan telefon zillerinden bıktım.
    bir de kırmızı rujdan.
    kendi fotoğrafına gülümseyen, kendi içkisinde boğulan, kendi annesinin celladıyım.
    buyum işte, başka türlü nefes alamam. çocuk da doğuramam. hadi nefes al!"

    ---

    "vücudumla bütün duvarları yıkmak isterdim, kamasındaki elmaslara vurgun bir bıçak gibi...
    tutunmama izin ver ya da öldür dedim."

    ---

    "az öğrenmeliyim, az soru sormalı, hic beklememeliydim.
    ama, bir sabah bunları yaptım.
    kazanılmış nefretlerin övüncü şimdi aynalara. ve bir de utanç."

    ---

    "büyük kentlerin ortasında, bir işaret gibi bırakılan kırık aynaya dön.
    ve ona borçlu olduğun güzelliği sor.
    o , şimdi nerede... unuttuğumuz şarkının içinde mi?.. köşe başlarında mı?..
    biriktirdiğimiz yıldızlarda mı?.. niçin hepsi dört bacaklı?..

    ben ******ymuşum kahretsin. kim yaptı bunu? kaç yüzyıllık işkence bu?..
    nerden bulaştım? bu büyü nereden sarıldı sırtımın ucuna?
    neresinden vurdular kırgın sessizliğimi?..
    ah o zor veda... boyun eğiyorum, bir de..."

    ---

    "ağlama kalbim. ağlama.
    ben hep sokak ******larına, ibnelere, travestilere.... aşık olacağım..
    hep masumuz işte kalmadı gözyaşımız diye bağıracağım senin için akvaryumlar çalacağım.
    sen büyük evler gibi yikildığımda sanma ki acımı öptüğünü unutacağım.
    çünkü, ne mucize, hep güzel bir kadın olacagım.
    hayatım boyunca yağmura rastladım, hep yağmura... sana... pis yağmur, pis yağmur."

    ---

    "bir ihanet daha yetim kalıyor."

    ---

    "demir kapı, yığılıp kalan ölümün ayağımda bıraktığı ve beni durduran kırmızı... bir türlü tamamlanamayan hikayesiyle, o... kırmızı..."​
    sumeyra, Toгgαи, shewaa ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  3. Yasemen*

    Yasemen* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.209
    Beğenileri:
    826
    Ödül Puanları:
    0
    Merak ettim ama okulda okuyamam...

    Alıp okuyacağım ;)
  4. sweet girls

    sweet girls Üye

    Katılım:
    3 Nisan 2010
    Mesajlar:
    30
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    0
    UMAY UMAY ne anlama geliyor acaba
  5. shewaa

    shewaa Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    0
    umay: eski türkler'de anneleri ve çocukları koruyan, olumlu nitelikleri bulunan bir ruhtur.;)

    Ayrıca teşekkürler Kıvanç..
  • a_y_t_ü_l

    a_y_t_ü_l Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.292
    Beğenileri:
    534
    Ödül Puanları:
    0
    Değişik bir kitaba benziyor.. Sağol Kıvanç :)
  • HypeR

    HypeR Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2008
    Mesajlar:
    334
    Beğenileri:
    90
    Ödül Puanları:
    0
    Kitabin adinda buyuk bi iticilik var.
  • ∂iαвiαη~lρ

    ∂iαвiαη~lρ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    7 Ekim 2008
    Mesajlar:
    1.247
    Beğenileri:
    726
    Ödül Puanları:
    113
    iyi ki açıklama yapmışsın kıvanç
    bulursam okumayı düşünürüm..
  • shewaa

    shewaa Üye

    Katılım:
    10 Şubat 2010
    Mesajlar:
    1.113
    Beğenileri:
    463
    Ödül Puanları:
    0
    hayat, benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?

    Bu söz harikaymış..

    Bir kez daha teşekkürler.:)
  • Okeanus

    Okeanus Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    26 Ocak 2010
    Mesajlar:
    901
    Beğenileri:
    635
    Ödül Puanları:
    0
    İsmi biraz itici evet..Fakat ismi böyle diye oturup onları anlatmamış. Kırmızı onun sevdiği adama verdiği isim. Ve onun yüzünden ne kadar ezildiğini,sokak kadınlarına döndüğünü, onlar gibi dibe vurduğunu anlatıyor
    shewaa bunu beğendi.
  • Sayfayı Paylaş