Unutma! Ölüsün Sen !

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde !...Kbrr...! tarafından paylaşıldı.

  1. !...Kbrr...!

    !...Kbrr...! Üye

    Katılım:
    27 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    586
    Beğenileri:
    313
    Ödül Puanları:
    16

    Ne kötü bir dünya bu; sevgisiz, acımasız
    Yaşarken dolu dizgin, ölüvermek apansız
    Sen, en güzel yerinde olsan bile yaşamın
    Alırlar, götürürler bir yerlere zamansız
    Bütün o sevdiklerin, dostların, yakınların
    Koyup giderler seni oraya yapayalnız
    Çalkalanır gidersin kapkara bir boşlukta
    Ne sevinç, ne de keder; artık her şey anlamsız.
    Hakkın yok üşümeye, ağlamaya, gülmeye
    Unutma! Ölüsün sen, boş bir kalıpsın cansız
    Her şey geride kaldı, ne sandın yalan dünya
    Gördüğün gibi işte; bir ölüm var yalansız.;
    Öleceğiz, müjdeler olsun, müjdeler olsun.
    Ölümü de öldüren Rabbe, secdeler olsun.
    Ölüm muhakkak
    Ve ölüm mutlak
    Tek kapısıdır ölümsüzlüğün.
    "Yerin altında devam etmesidir bence ölüm,
    Yerin üstünde görüp geçtiğimiz rü'yânın."
    Bir gün çağrıyı duyar, insan ölür çaresiz;
    Ölür kuşlar, ağaçlar, ölür sahil ve deniz.
    Er geç kulağımızın dibinde çınlayacak
    Ölümün soğuk sesi; biraz gelir misiniz?
    Ölümse / Gel dese / Tak tak tak / Muhakkak!
    "Hiç durmadan hayât öğütür devreden bu çark;
    Ölmek sırayladır, sıralanmakta varsa fark!"
    Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya
    Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya.
    "Ölmek değildir ömrümüzün en fecî işi;
    Müşkil budur ki ölmeden evvel ölür kişi."
    "Ömrüm geçti, hayfâ ki geç uyandım;
    Bu dünya bana bâki kala sandım."
    "Öleceği gün meçhul olmalı insanların!
    O gün uzak olsa da, değil mi günü belli,
    Yoktur günü bilinen ölümlere teselli."
    "Neylersin ölüm herkesin başında
    Uyudun uyanmadın olacak,
    Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
    Bir namazlık saltanatın olacak
    Taht misali o musalla taşında.
    Sorun insanlar sorun, biliyor şu minare
    Neymiş ölüme çare, neymiş ölüme çare?
    "Ömür, eser yeldir yahut akar su; Sakın yele suya dayanmayı ko."
    "Ömür, temmuz güneşi karşısında kardır."
    "Ömür, kıymeti bilinmeyen aziz bir misafirdir."
    "Kimi insan derbeder; Ömrünü hebâ edip gider."
    "İnsan, ne idrâksiz mahlûktur! Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendinin öleceğine inanmak istemez."
    "Zengin ve yoksul, ölüme doğru aynı zamanda gider."
    "Mezar, sonsuzluğun kapısıdır."
    Ölümün pençesi, gerçi karanlık, siyah, çirkin ise de; fakat mümin için asıl siması nûrânîdir, güzeldir.
    "Sonsuz yaşamaya karar veren ölümden korkmaz."
    "Şerefli bir ölüm, ******** bir ömürden daha iyidir."
    "Ölümün eşiğini herkes yalnız aşar."
    "Ölüm olmasaydı, hayat bütün güzelliğini kaybederdi."
    "İnsanların bazısı yaşayıp bazısı ölseydi, ölüm dayanılmaz bir acı olurdu."
    "Ey hayat! Ölüme (cennete) şükret. Seni onun sayesinde seviyorum."
    "Düşünsek biz, ölümden korkmamamız gerekir; zira yerin altında, üstünden çok akrabamız var."
    Müslümanca yaşayamadığını kabul eden her insan için bile, müslümanca ölme imkânı vardır.
    "Açmamak olmaz ölüm kapıyı çalınca."
    "Ne ölümden kork, ne de ölümü iste."
    "Ölümün bizi nerede beklediği belli değil; iyisimi biz onu her yerde bekleyelim."
    "Ölümün acılığını sevdiklerimizin ölümünde tadarız."
    "Bütün günler ölüme gider; son gün varır."
    "Dünyada, bir gerçek vardır; o da ölüm! Ölümden başkası yalan"
    "Ölüm, Allah'a giden yolun tek kapısıdır."
    "Bir sen değil, olsa hasmı âlem
    Merdâne ölür, ölürse âdem."
    "Dostunu hemen ölüverecekmiş gibi sev; düşmanını hiç ölmeyecekmiş gibi telâkki et."
    "İyi bir şekilde ölmesini bilmeyen, kötü yaşamış demektir."
    "Her doğum müjdesi, bir vefat haberinin öncüsüdür."
    "Dünyaya geldiğimiz gün, bir yandan yaşamaya, bir yandan ölmeye başlarız."
    "Daha doğar doğmaz, ölmeye başlarız."
    "Ölümün ilk işareti doğumdur."
    "Ölüm yoktur! Yıldızlar, başka bir kıyıda doğmak için batarlar."
    "İnsan ölümü düşündükçe hayattan daha az tat duyabilir; ama daha sâkin ve huzurlu yaşar."
    "Ölümü, ancak ölmeye değer bir şeyi olmayan gözünde büyütür."
    "Ölmemek için kaçan, bacaklarını beyhude yormuş olur."
    "Öyle habersizce geliyor ki ölüm, Rüyalar tamamlanamıyor."
    "General olsan da derler: 'Er kişi niyetine!"
    "Ölüm eski bir şeydir ama, her insana yeni görünür."
    "Ölüm, bazen bir ceza, bazen bir armağan, çoğu zaman da bir lütuftur."
    "Ölüler başka, ölüm hep birdir."
    "Ölüm! O sonsuz kurtuluş!"
    "Arkada bıraktıklarımızın kalplerinde yaşamak, ölmemektir."
    "Ölüm, insanın fitnelerden âzâd oluşu, gafletten kurtuluşu, uykudan uyanışıdır."
    "Ölüm, tüm mutsuzlukları iyileştiren en acı bir ilâçtır."
    "Ölüme karşı herkesten açık göğüs beklenmez."
    "Azrâil'e bahane bulunmaz."
    "Ey Rabbimiz! Gerçek şu ki, biz 'Rabbinize iman edin!' diye seslenen bir dâvetçiyi (Peygamber'i, Kur'an'ı) işittik; hemen iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört, ruhumuzu iyilerle beraber al! Rabbimiz! Bize, peygamberlerin vasıtasıyla vaad ettiklerini de ikram et ve kıyâmet gününde bizi perişan etme; şüphesiz Sen, vaadinden caymazsın!" (3/Âl-i İmrân, 193-194)
    "Ey Rabbimiz! Üstümüze sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür." (7/A'râf, 126)

Sayfayı Paylaş