Uygulanış biçimine göre demokrasi çeşitleri nelerdir?

Konu 'Sosyal Bilgiler 8. Sınıf' bölümünde sibelcik_ tarafından paylaşıldı.

  1. sibelcik_

    sibelcik_ Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    42
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6

    uygulanış biçimine göre demokrasi çeşitleri nelerdir???? bana yardımcı olanlara şimdiden çokkk tşkler....:eek:
  2. sibelcik_

    sibelcik_ Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    42
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    yardım edecek yokmu???
  3. 2αн!_∂3

    2αн!_∂3 Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    454
    Ödül Puanları:
    36
    Demokrasinin uygulanış biçimleri

    a-Doğrudan demokrasi.
    -Halk kendi kararlarını kendisi alır

    b-Yarı doğrudan demokrasi(İsviçre,İtalya)
    -Halkın seçtiği temsilciler vardır fakat halk yine yönetime doğrudan katılabilir


    c-Temsili demokrasi(Türkiye,Hollanda,Almanya)
    -Halk temsilcileri seçer ve meclise gönderir


    bunları buldum umarım işine yarar !
  4. sibelcik_

    sibelcik_ Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    42
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    tşklerr.. çok yardımcı oldun bile :D:D
  5. emre.28

    emre.28 Üye

    Katılım:
    9 Mart 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    1
    doğrudan demokrasi yarı doğrudan demokrasi olması lazım sanırım
  6. sibelcik_

    sibelcik_ Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    42
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    6
    ya arkadaşlar bu yetmiyor ya biraz daha bilginiz varsa yazınız bu hafta son anlayın beniii yazanlara yine teşekkür ediyorum ama performans ödevi adı üstünde uzun olması lazım araştırıyorum ama farklı şeyler çıkıyor... ŞİMDİDEN HERKESE ÇOKK TEŞEKKÜRLER...:)
  7. Carpe Diem

    Carpe Diem Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Klasik demokrasi

    Eski Yunan şehir-devletlerine dayanır. En iyi uygulayıcısı ve o dönemde en güçlü şehir olan Atina’dan dolayı Atina demokrasisi olarak da adlandırılır. ’Belli başlı tüm kararlar, bütün vatandaşların üye olduğu meclis veya Eklesya tarafından alınıyordu. Bu meclis senede en az kırk defa toplanıyordu. Tam zamanlı çalışacak kamu görevlilerine ihtiyaç duyulduğunda, bütün vatandaşları temsil eden küçük bir örnek olmaları için kura usulü ile veya dönüşümlü olarak seçiliyorlardı ve mümkün olan en geniş katılımın sağlanması için görev süreleri kısa tutuluyorlardı. Meclisin yürütme komitesi olarak faaliyet gösteren ve beş yüz vatandaştan oluşan bir konseyi vardı ve elli kişilik bir komite de bu konseye teklifler hazırlardı. Komite başkanlığı görevi sadece bir günlüktü’. Bunun tek istisnası askeri konularla ilgili on generalin tekrar seçilebilme imkânıydı.
    Atina demokrasisinin özelliği vatandaşlarının siyasi sorumluluklara geniş çapta katılma isteğinin bulunmasıydı. Tabi bunun en önemli sebebi, demokrasiye zıt bir şekilde uygulanan kölelik sistemiydi. Böylelikle oy verme hakkına sahip Atina doğumlu yirmi yaş üstü tüm erkeklerin günlük hayattaki sorumluluklarının çok büyük bir kısmını kölelerin sırtına yüklemişlerdir. Bunun dışında Atina demokrasisinde kadınların, metiklerin (şehirli olmayanlar) ve kölelerin oy kullanma hakları yoktu.
    Günümüzde İsviçre’nin küçük kantonlarında halk meclisleriyle varlığını sürdürebilen klasik demokrasinin, daha büyük ülkelerde uygulanması teknik nedenlerden ötürü tercih edilmez.
    Koruyucu demokrasi

    Orta Çağ yönetimlerinden çıkmaya çalışan Avrupalılar, 18. ve 19. yüzyılda demokrasiyi daha çok kendilerini hükümetin zorbalıklarından korumanın bir yolu olarak görmekteydiler.
    ‘Korumacı demokrasi sınırlı ve dolaylı bir demokrasi mo**** sunar. Pratikte, yönetilenlerin rızası düzenli ve rekabetçi seçimlerle sağlanır. Siyasi eşitlik böylelikle eşit oy hakkını ifade eden teknik bir kavrama dönüşür. Dahası, oy hakkı gerçek bir demokrasi için yeterli değildir. Bireysel özgürlükleri korumak için yasama, yürütme ve yargı üzerinden güçler ayrılığına dayalı bir sistemin tesisi şarttır.
    Kalkınmacı demokrasi
    Bireyin ve toplumun gelişimini esas saymıştır. Bu tip demokrasilerin en radikal olanı Jean-Jacques Rousseau tarafından dile getirilmiştir. Ona göre bireyler ancak içinde bulundukları toplumun kararlarını şekillendirebilmesine doğrudan ve sürekli olarak katılımları halinde 'özgür' olabilirler. Bu açıdan bakıldığında, doğrudan demokrasiyi tanımlamakla birlikte bu şekilde oluşturulacak genel iradeye vatandaşların itaat etmesi durumunda özgürlüğe kavuşacakları savıyla ayrılır.
    Kalkınmacı demokrasinin, liberal demokrasiye daha ılımlı hali ise John Stuart Mill tarafından dile getirilmiştir. Mill’e göre demokrasinin en büyük yararı, vatandaşların siyasi hayata katılımlarını sağlayarak, onların anlayışlarını ve duyarlılıklarını güçlendirmesidir. Bu yüzden kadın olsun fakir olsun herkesin oy verme hakkının olması gerektiğini savunur. Fakat bu oy hakkını ‘eşit’ olarak savunmamıştır. Örneğin vasıfsız işçinin bir oy vasıflı işçinin iki oy, donanımlı meslek sahiplerinin ise beş oy hakkına sahip olması gerektiğini, böylelikle demokraside “çoğunluğun tiranlığı” korkusundan kurtulabilineceğini savunuyordu. Basitçe herkesin oy hakkının olmasını savunurken çoğunluğun verdiği kararların her zaman doğru olmayabileceğini belirtiyordu.
    Liberal demokrasi

    Demokraside önceliğin özgürlüğe mi yoksa eşitliğe mi verilmesi gerektiği tarih boyunca tartışılmış ve tarih, bu ikisini bir arada tutacak sistem teorisini üretme çabalarıyla sıklıkla karşılaşmıştır. Liberal demokrasi sistemi de bunlardan biridir. İçinde barındırdığı liberal kelimesiyle özgürlüğü, demokrasideki siyasi eşitlik kavramıyla da eşitliği temsil etmektedir. Bunu düşünürken ekonomi disiplinindeki liberalizm ile siyaset disiplinindeki liberalizmin birbirinden ayırmamız gerekir.
    Basit olarak liberal demokrasi; iktidarı halkın belirlediğini ancak bu iktidarın bireysel özgürlüklerle sınırlandığı bir siyasal sistem olarak belirtebiliriz.
    Hoşgörü ve tüm fikirlerin var olabildiği bir rekabet ve siyasi eşitlik prensiplerinde gerçekleştirilen seçimlerle iktidara temsili bireylerin getirilmesi liberal demokrasilerin temel nitelikleridir.
    Sosyal demokrasi

    Bu kavram komünist rejimlerde gelişmiş demokrasi çeşitlerini kapsamaktadır. Kendi aralarında farklar bulunmasına rağmen liberal demokrasi sistemleriyle kesin olarak karşıt bir çizgidedir. Genel olarak siyasi eşitliğin yanında sosyal demokrasi ile ekonomik eşitliğinde sağlanması gerekliliğini savunmuşlardır.
    Karl Marx, kapitalizmin yıkılmasından sonra geçici bir proletaryanın devrimci diktatörlüğü'nün olacağını sonradan ise proleter demokrasi sistemiyle komünist bir toplumun oluşacağını savunmuştur.] Komünist devletlerde görülen demokrasi sisteminin fikir yapısı Marx’tan çok Lenin’e aittir.
    Bu ülkelerde, partilerin denetimsiz gücünün demokrasiyi gölgede bıraktığı eleştirisi yaygın olarak yapılmaktadır.
    BENDEN BUKaDaR.... xD kLy gLsnn...

Sayfayı Paylaş