Ya Resullallah derdimi dinler misin?

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde elcin06 tarafından paylaşıldı.

  1. elcin06

    elcin06 Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.058
    Beğenileri:
    105
    Ödül Puanları:
    36

    YA RASÜLALLAH DERDİMİ DİNLERMİSİN?


    Ya Rasül!
    Bugün seninle dertleşmek istiyorum, şu aciz ümmetini, şu
    günahkâr ümmetini dinlermisin? Bugün sana gözyaşlarıyla derdimi, içimi
    dökmek istiyorum. Kırık dökük de olsa, eksik ve yanlış da olsa, şu günahkâr
    ümmetinin yüreinden gelen sözleri dinlermisin?

    Sen ki, şehidlerin sultanı, amcan Hz. Hamza'yı şehid eden vahşiyi bile
    dinledin ve O insan bir vahşi iken seninle dertleştikten sonra, kalbinde
    güller açarak bir yiğit, bir yıldız ve bir cennet varisi oldu. Hz. Vahşi
    oldu, senin ümmetin oldu ya Rasül

    İşte bende, şu vahşileşen insanların arasından bir an sıyrılarak, Hz vahşi
    gibi, Hz. Enes Bin malik gibi, Hz. Mus'ab Bin Ümeyr gibi ve Hz. Ebu Hureyre
    gibi dertleşmek istiyorum sevgili efendim. Ama O'nlar gibi olmamanın ve
    olamamanın ezikliğini hissederek yine de sana seslenmek ve seninle
    dertleşmek istiyorum, çağlar ötesi bir zamandan efendim…

    Ey gül yüzünde gülücükler eksik olmayan sevgili efendim! Sana ilk önce şu
    itirafımı yapmak istiyorum. Aklıma geldikçe yüreğimi ezen, beni gözyaşlarına
    boğan, şu itirafımı yapmak istiyorum…

    Ya Rasül
    hani ümmetine seslenirken üzerine çıkıp mübarek ağzından
    inciler döktüğün hurma kütüğü vardı ya, hani ümmetine yine bir gün
    seslendiğinde bu hurma kütüğünün üstüne çıkmayıp Ashabı'nın yaptığı minberin
    üstüne çıkınca, etrafa hıçkıra hıçkıra bir ağlama sesi yayılmıştı ya,
    ağlamanın hiçbir insandan gelmediği anlaşılınca hurma kütüğünün yanına gidip
    onun ağladığını, senden ayrı kalınca hıçkırıklara boğulduğunu görünce onu
    mübarek ellerinle teselli etmiştin ya hani efendim.
    İşte ben, işte ben senden ayrı kaldığım o kadar zamana rağmen bir hurma
    kütüğü kadar ağlamıyorum, ağlayamıyorum gözümün nuru, gönlümün sultanı
    efendim.

    Şu ümmetin bir kütük kadar olamıyor ve ayrılığına yanıp kavrulmuyor
    sultanım. Ne olur, ne olur efendim gel beni de teselli et, bir hurma kütüğü
    gibi ağlamasam da, bir mağaranın önünde bekleyen KITMİR gibi sadık olamasam
    da ve senden ayrılacağını anlayan bir deve kadar içim yanmıyorsa da, ne olur

    Ya Rasül
    ben seni görmeden sevdim, çağlar ötesi zamandan "KARDEŞLERİM"
    hitabına "buyur canımın canı, buyur anamı-babamı ve her şeyimi yoluna feda
    ettiğim canım efendim" diyerek sana iman ettim gönlümün sultanı.

    Sana layık ümmet olmasam da, sana KITMİR gibi sadık kalmasam da, sana bir
    örümcek kadar hasretinle yanmasam da ve seni gördüğünde heyecandan ufacık
    kalbi yerinden çıkacakmış gibi atan bir güvercinin yüreği kadar yüreğim
    tertemiz olmasa da, gel ne olur, rüya da olsa bile gel, gel de şu günah
    çukuruna batmış hafiz ümmetini teselli et

Sayfayı Paylaş