yapıştırıcı

Konu 'Kimya 10. Sınıf' bölümünde ecm_bal tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. ecm_bal

    ecm_bal Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Mart 2008
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    372
    Ödül Puanları:
    63

    :shy:
    yapıştırıcının kimyasal yapısı,tarihi hakkında kısaca herşeyi hakkında bana bilgi lazım... çok ama çok acil yardımcı olur musunuz?
  2. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    aradım ama bulamadım arkadaşım
  3. begüm sude

    begüm sude Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    81
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    6
    .TUTKALLARIN KİMYASAL YAPISI

    1.1.Problem
    Mobilya ve dekorasyon sektöründeki hızlı gelişmeler bir çok yeniliği ve değişik ürünü beraberinde getirmiştir. Özellikle son yıllarda ortaya çıkarılan değişik ürün alternatifleri bu sektörde değişik branşlaşmayı ve daha detaylı araştırma ve inceleme yapılmasını, böylece mevcut durumdan daha iyi bir şekilde yararlanmayı mecburi bir hale getirmiştir.
    Bu gelişmelere paralel olarak da mobilya ve dekorasyon sektöründe kullanılan yapıştırıcı ve tutkallar ayrı bir sektör olmuş ve değişik ürünler ortaya konulmuştur. Bu sektörde yapılan bilimsel araştırmalar, yeni ürünler, bunların üstünlükleri ve avantajları, kullanım yerleri, yöntemleri, ambalaj şekilleri, depolama şekilleri gibi bir çok problemi ortaya çıkarmıştır.
    Yapışkanların tarihi


    Yapıştırıcılar gerek iş yaşantımızda gerekse günlük hayatımızda her gün karşılaştığımız,
    hangi iş kolunda olursak olalım veya hangi hobiyle uğraşırsak uğraşalım sürekli kullandığımız maddelerden biridir. Çoğu zaman orda olduklarından haberimiz bile olmasa, insanoğlunun en
    az 6.000 yıldır kullanageldiği yapıştırıcılar her daim bize bir dirsek mesafesinde dururlar.

    Türk Dil Kurumu sözlüğü tutkalı, “deri ve kıkırdak gibi hayvansal maddelerden elde edilen, katılaşıp sertleşme özelliğiyle tahta, kâğıt vb. şeyleri yapıştırmaya yarayan madde” olarak tarif ediyor. Bu, milyarlarca dolarlık bir pazar payını paylaşmak için birbiriyle yarışan 750’den fazla firmayı barındıran bir sektöre temel oluşturan materyalin basit bir tanımı. Öte yandan bu 750 firmadan 50’sinin, yapıştırıcı sanayindeki toplam satışların yüzde 50’sinden sorumlu olduğu tahmin ediliyor.

    Tarihte yapıştırıcılar
    Bir maddenin yapıştırmak amacıyla kullanılmasının tarihteki ilk örneği Milattan Önce 4.000 yılına kadar uzanıyor. Tarih öncesi kabilelerin mezarlıklarında araştırma yapan arkeologlar, ölen kişilerle birlikte gömülen çömlekten yapılmış kap kapacakların bazılarının kırıldıktan sonra yapıştırıcı özelliği olan ağaç reçinesiyle tamir edildiğini görmüş. Arkeologlar Babil tapınaklarında buldukları bazı heykellerin gözçukurlarına da fildişinden yapılmış gözlerin yapıştırıldığını keşfetmiş. İşin ilginç yanı ise, bu katranımsı zamkın neredeyse 6.000 yıldır işlevini yerine getirmekte olduğu.
    Bugün, yapıştırıcıların MÖ 1500-1000 yılları arasında başlıca montaj malzemesi haline geldiğine dair elimizde birçok kanıt bulunuyor. Arkeolojik çalışmalarda elde edilen tablolar ve duvar resimleri ağaç tutkallama işleminin ayrıntılarını göstermekte. Kral Tut’un mezarından çıkarılan bir mücevher kutusu ise, yapımında tutkalın oynadığı rolü açıkça ortaya koyuyor. Zaten Mısırlı firavunların mezarlarından çıkarılan kişisel eşyaların ve mobilyaların bir çeşit hayvansal tutkalla yapıştırıldığı biliniyor. Tutkala ilişkin ilk edebî referans ise MÖ 200 yılına tarihlenmekte. Bu eserde, hayvansal yapıştırıcıların imalatının ve kullanımının basit yöntemleri anlatılıyor.
    Romalılar ve Yunanlılar ince ahşap katmanlarının birbirine tutturulmasını gerektiren kaplama ve kakma sanatını geliştirdiğinde tutkalın kullanımında da yeni bir döneme geçilmiş oluyordu. MS 1-500 yılları arasına rastlayan bu dönemde balıklardan ve diğer hayvanlardan elde edilen tutkallar geliştirildi. Bu dönemde kimi değişik yapıştırıcı türleri de bulundu. Yumurta akına ilaveten kan, kemik, hayvan derisi, süt, peynir, çeşitli bitkiler ve hububatlar gibi doğal malzemeler kullanılarak yapıştırıcılar imal ediliyordu. Romalılar, gemi inşa ederken tahta döşemeleri birleştirmek için katran ve balmumunu kullanan ilk medeniyetlerden biri olmuştu.
    Diğer yandan, tarihçilerin yaptığı çalışmalar göstermektedir ki MS 1500-1700 yılları arasına kadar geçen sürede tutkal kullanımı geçerliliğini yitirmiştir. Ancak 1500-1700 yılları arasındaki dönemde yapıştırıcılar yaygın olarak mobilya imalatında kullanılmaya başlanmıştır. Chippendale ve Duncan Phyfe gibi tüm zamanların en ünlü mobilya imalatçıları da bu yıllarda imal ettikleri ürünlerinde yapıştırıcı kullanmayı tercih etmiştir.

    Cengiz Han’dan Stradivarius’a
    Tarihteki diğer bazı ünlü isimler de şöhretlerinin bir kısmını yapıştırıcılara borçludur. Örneğin Cengiz Han, askerlerinin taşıdığı silahların gücü ve etkisiyle bütün düşmanlarının üstesinden gelmeyi başarmıştır. Bu silahların başlıcaları ise bugün formülü bilinmeyen bir tutkal vasıtasıyla limon ağacı kesitlerinin birbirine yapıştırılmasıyla yapılan yaylar ve mızraklardır. Yine şöhretini kısmen yapıştırıcılara borçlu olan bir diğer ünlü de imzasını attığı kemanların kalitesine bugün bile ulaşılamayan büyük usta Antonio Stradivarius’dur. Stradivarius kemanlarının sırrı, özel bir işlemden geçirilen ahşap plakalarının tutkalla birbirine monte edilmesidir. Stradivarius’un yöntemi ve kullandığı malzemenin içeriği de bugün tarihin derinliklerinde kaybolup gitmiş ve günümüz teknolojisi bile bu tekniğin yeniden keşfine imkân tanımamıştır.
    1700’lü yıllara gelindiğinde, tutkalların yaygın kullanımında hızlı değişimler yaşanmıştır. İlk ticarî tutkal fabrikası Hollanda’da açılmış ve burada hayvan postundan yapıştırıcı imal edilmeye başlanmıştır. Dünyadaki ilk yapıştırıcı patenti ise 1750 yılında balıktan imal edilen bir yapıştırıcı için İngiltere’de alınmıştır. Bu gelişmenin ardından patent başvurularında hızlı bir artış gözlenmiş ve hayvan kemiğinden, süt proteininden, balıktan, doğal kauçuktan ve nişastadan imal edilen yapıştırıcılar için patent verilmiştir. 1900 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde bu malzemeleri kullanarak yapıştırıcı imal eden birçok fabrika kurulmuştur.
    Sanayi devrimi ise, yeni malzemelerin yapıştırıcı imalatında kullanılmasını olanaklı kılan teknik atılımlarda bir patlamaya yol açarak yapıştırıcı sanayisinin büyümesine imkân vermiştir.

    Plastik çağı
    İlk plastik polimer olan selüloz nitrat, ağaç selülozundan türetilen termoplastik bir maddedir. Bu maddenin imalat sanayinde ilk kullanımı ise fildişinden yapılan bilardo topları olmuştur. 1910 yılında, bir termoset plastik olan bakelit fenolik’in üretilmesiyle gün****k hayatta birçok değişimi beraberinde getiren plastik çağı da başlamıştır. Bu gelişmeyi takip eden bir yıl içerisinde, fenolik reçinesini kullanan yapıştırıcılar marketlerdeki yerini almıştır. 1920’li, 30’lu ve 40’lı yıllar birçok plastik ve kauçuğun sentetik olarak imal edildiğine şahitlik yapmış, bunların büyük bir kısmı da II. Dünya Savaşı yıllarında savaşın getirdiği acil ihtiyaçları karşılamak için geliştirilmiştir.
    Yapıştırıcılar her ne kadar 6000 yıldır biliniyor olsa da, bugün kullandığımız yapıştırıcı teknolojisinin büyük bir kısmı geçtiğimiz yüz yıl içerisinde keşfedilmiştir. Plastiğin ve sentetik kauçuk gibi esnek bir madde olan elastomer’in bulunuşu, yapıştırıcı formüllerinde hızlı ilerlemeleri de beraberinde getirmiş ve kimyacılara yapıştırıcıların özelliklerini geliştirme fırsatı vermiştir. Böylece daha esnek, daha kolay katılaşan, zamanın ve sıcaklığın yıpratıcı etkisine daha fazla direnen yeni nesil yapıştırıcılar ortaya çıkmıştır.
    Yapıştırıcılar gerek iş yaşantımızda gerekse günlük hayatımızda her gün karşılaştığımız, hangi iş kolunda olursak olalım veya hangi hobiyle uğraşırsak uğraşalım sürekli kullandığımız maddelerden biridir. Çoğu zaman orda olduklarından haberimiz bile olmasa, yapıştırıcılar her daim bize bir dirsek mesafesinde dururlar.
    Yapıştırıcıların en bilinen çeşitlerinin tarifleri ve bunlarının kullanım alanları hakkında aşağıda bulacağınız bilgiler, yapıştırıcıların günlük yaşantımızda nasıl da önemli bir rol üstlendiğini fark etmeniz açısından etkili olacaktır.

    Hayvansal Yapıştırıcılar: Bunlar hayvan kemiklerinin, postlarının, toynaklarının ve boynuzlarının kaynatılmasıyla elde e****n proteinlerden imal edilir. Bu sakatatların kaynatılmasıyla elde edilen öz, jelatinimsi bir görünüm alana kadar pişirilir. Jelatin, ısıtılarak yeniden sıvılaştırılırsa çabuk donma özelliği kazanır. Bu tip yapıştırıcıların birincil kullanım alanı ahşap ve mobilya sanayidir. Eğer içinde bir fırça bulunan ısıtılmış bir tutkal kabı görürseniz, bu büyük ihtimalle hayvansal yapıştırıcıdır.

    Balık Yapıştırıcılar: Aynı şekilde, protein temelli bir yapıştırıcı olan Balık yapıştırıcılar, balığın derisinden ve kılçıklarından yapılır. Balıktan imal edilen yapıştırıcılar son derece şeffaftır ve bu özelliklerinden dolayı fotoğrafik emülsiyonlar için kullanılan ilk yapıştırıcı olmuştur.

    Kazein Yapıştırıcılar: Sütte bulunan protein maddesinden imal edilir. Bu proteinin dışarıya çıkartılması sürecinde oluşan yapıştırıcılar su geçirmezdir. Kazein yapıştırıcıların ilk kullanım alanı sigara kağıtlarının birleştirilmesi olmuştur. Bu tip yapıştırıcılar çok kısa sürede etkili oldukları gibi çok az miktarda yapıştırıcı gerektirirler. Bir gram yapıştırıcı 2.000 adet sigarayı yapıştırabilir.

    Nişasta: Nişasta, mısır, pirinç, patates ve buğday gibi bitkilerden çıkartılan ve daha çok hamur olarak bilinen bir karbonhidrattır. Daha çok kâğıt ve kâğıt ürünlerinin (kitap ciltleri, kâğıt torbalar, karton kutular ve duvar kâğıtları) yapıştırılmasında kullanılır. Kuru temizlemeciler nişastayı gömlek yakalarının sertleştirilmesinde de kullanır.

    Selüloz Yapıştırıcılar: Ağaçlarda ve çalılarda bulunan doğal polimer’den yapılır. Sigara paketlerinin etrafındaki selofan maddede kullanılan yapıştırıcıdır. Camlara yapıştırdığımız çıkartmalarda da bu tip yapıştırıcılar kullanılır.

    Kauçuk tabanlı çözücü zamk: Bunlar, bir veya birden fazla kauçuğun ya da elastomer’in çözücü madde içinde birleştirilmesiyle yapılır. Bu solüsyonlar yapışkanlık derecesinin artırılması, esnekliğinin, dayanıklılığının, akışkanlığının güçlendirilmesi için başka katkı maddeleriyle değiştirilir. Kauçuk tabanlı yapıştırıcıların çok geniş bir kullanım alanı vardır. Plastik yüzeylerin birleştirilmesinde faydalanılan bu tip yapıştırıcılar, dolap, sıra ve masalarda kullanıldığı gibi deri ve ayakkabı sanayi için de vazgeçilmez bir öneme sahiptir.
  4. begüm sude

    begüm sude Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    81
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    6
    Ben buldum...oley:)Ama doğru ise...
  5. ecm_bal

    ecm_bal Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Mart 2008
    Mesajlar:
    683
    Beğenileri:
    372
    Ödül Puanları:
    63
    sağol ama gerek kalmadı.... kasımda yazmıştım bunu :D


    ben bulmuştum :D
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş