Yedi Uyuyanlar

Konu 'Kitap Özetleri' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    Vedius Gymnasiumu yanından doğuya doğru dönen asfalt yol, Yedi Uyuyanlar Mağarası’na ulaşır. İmparatorluk içindeki Hıristiyanların, Roma Devleti ile anlaşmazlığa düştükleri en önemli konu, İmparator Kültü’dür. Bu kült gereği Hıristiyanlar, İmparator Tapınağı’na kurban sunma görevini yerine getirmeyince, devlet tarafından imparator düşmanı sayıldılar. Bunlar devlet düşmanları gibi işlem gördüler.

    İmparator Decius zamanında yaşayan yedi Hıristiyan genç, İmparator Tapınağı’nda yapılması gereken kurban sunma işlemini yerine getirmek istemedikleri için, kentten kaçıp buradaki bir mağaraya saklanIRlar. Yedi genç bir süre sonra uykuya dalarlar. Uyandıktan sonra yiyecek almak için kente gittiklerinde, yalnız bir gece değil 200 yıl uyudukları ve Roma İmparatorluğu’nun her yanında Hıristiyanlığın yaygınlaştığını öğrenirler. Durumu haber alan imparator Theodosius II, bunu ‘Resurrection’ yani ölümden sonra insan ruhunun yeniden dünyaya geleceği inanışının bir göstergesi olarak kabul eder. O dönemde bu konunun tartışması kiliselerde yapılmıştır.

    Yedi genç öldükten sonra büyük bir cenaze töreni yapılır ve gömüldükleri mağaranın üzerine bir kilise inşa edilir.



    1927-28 yıllarında burada yapılan kazılarda, bir kilise ile yüzlerce mezar bulunmuştur. Mezarlarda ve kilisenin duvarlarında kutsal kabul edilen Yedi Uyuyanlar’a hitaben yazılmış yazıtlar vardır.

    Yedi Uyuyanlar’a mümkün olduğu kadar yakın gömülme arzusu, yüzyıllar boyunca sürmüştür.
    Azize Maria Magdalene de burada gömülüdür

    M.S. 250 Yılında Roma tahtında İmparator Decius oturuyordu Hükümdar aynı zamanda koyu bir Hıristiyanlık düşmanıydı. Oysa , bu din o yıllarda büyük bir hızla yayılıyordu.

    Bu yayılışı durdurmak Decius'un en büyük amacıydı. Hıristiyanları inançlarından vazgeçirecek ve onları tekrar puta taptıracaktı.

    Yakalanan Hristiyanları ateşte diri diri yaktırdı , kazıklara oturttu , türlü işkencelerle öldürttü. İmparatorun şerrinden bazı hristiyanlar çok uzaklara kaçtılar.Bunların içinde 7 arkadaş bir de köpekleri vardı.

    Bu 7 arkadaş Efesliydiler. Romalı askerlerin ellerinden kurtularak Efes'te Panayır Dağı'nda bir mağara buldular ve oraya saklandılar.

    Amaçları bir zaman burada saklanıp kendilerini unutturmaktı. Korku ve üzüntüden yorgun düşmüşlerdi. Sürekli dua ettiler . Tanrı'nın kendilerini kurtarmasını dilediler. Bu arada Efes İmparatoru saklandıklarını haber aldı. Derhal adamlarını göndererek mağaranın ağzını koca koca taşlarla ördürdü ve onları içeride açlık ve susuzuktan ölüme bıraktı.


    Sonraları bu olay unutulur.

    Aradan geçen uzun zaman sonra magranın önündeki taşlari yıkarlar. Buraya koyunlar için ağıl yaparlar, çalışan işçiler ise uyuyan gençleri farketmezler .

    7 arkadaş uyandıklarında adı Yemliha olan genç yiyecek almak üzere Efes'e doğru korka korka yola koyuluyor. Yemliha kente girince hemen bir fırıncıya gidiyor ve ekmek istiyor. Karşılık olarak da cebindeki paralardan veriyor.

    Fırıncı paraları görünce şaşırıyor. Yemliha'ya bunları nereden bulduğunu soruyor. Yemliha ise daha çok şaşırıyor. Bunun üzerine fırıncı bunların 200 yıl evvel kullanılan İmparator Decius dönemine ait paralar olduklarını söylüyor. Şimdi Roma tahtında İmparator Theodosius'un bulunduğunu anlatıyor.

    Yemliha hayretle "Nasıl olur? Ben dün uyudum bugünse uyandım " diyor .

    Hemen mağaraya dönüyor ve durumu arkadaşlarına anlatıyor.

    Bunun üzerine tekrar yatıp uyumaya karar veriyorlar. Bir daha da uyanmıyorlar.

    İmparator Theodosius durumu öğrenince adamlarıyla birlikte hemen mağaraya koşuyor ve onları uyurken görüyor. Anlatılanlara göre yüzleri pırıl pırıl parlıyormuş.

    *Gerek İslam gerekse Hıristiyan kaynaklarındaki 7 uyurlar öyküsü pek fazla farklı değil. Anadolu'da Yedi Uyurlar Mağarası olarak bilinen onlarca mağara ve öyküleri var.

    Bunlardan biri de Tarsus'daki mağara.

    Tarsus da anlatılan Yedi Uyuyanlar Öyküsünün başlangıcı aynı 7 genç ve köpekleri Şehrin dışında Benelüs adındaki bir dağda mağaraya saklanıyorlar. İçlerinden biri hergün dilenci kılığında şehre gidiyor ve erzak alıp geliyor. Kral onları arıyor bulamayınca babalarını çağırtıyor .Babalar oğullarının mallarını dağıtıp dağa kaçtıklarını söylüyorlar. O gün kente inen Yemliha, durumu öğrenince korkuyla mağaraya koşup arkadaşlarına olanları anlatıyor.

    Sabaha kadar dua ediyorlar ve üzerlerine bir uyku hali geliyor.

    Yiyecekleri başuçlarında olduğu halde uyuyakalıyorlar.

    Kral adamlarına mağaranın ağzını kapattırıyorBu arada yine kralın adamlarından olan iki inançlı kişi gençlerin isimlerinin ve öykülerinin yazılı olduğu iki kurşun levhayı gizlice duvarın içine koyuyor.

    Bu levhalarda onların gözleri açık ve uyanıkmış gibi yattıkları ama uykuda oldukları anlatılıyor.

    *Kuran'da Kehf suresindeki 18. ayette şöyle yazıyor: "Onları uyanık sanırdın, uyuyorlardı, onları sağa ve sola çevirirdik, köpekleri eşikte ayaklarını uzatmıştı. Eğer onları görmüş olsaydın, geri dönüp kaçardın. İçin korkuyla dolardı."

    *Eshab-ı Kehf ya da Yedi Uyurlar Öyküsünün devamı aynı. Yani 309 yıl sonra uyanıyorlar ve bir gün geçmiş sanıyorlar. Sonra yine yatıp uyumaya devam ediyorlar.

    *Bir başka kaynak Muhammed İbn-i İshak öyküyü anlatırken kentin adını "Efsus" dağın adını da "Encelüs" olarak belirtiyor.

    Bir diğer İslam bilgini olan Veheb İbn-i Münebeh , daha ilginç bir yaklaşımda bulunarak şöyle diyor :

    "Efsus halkından Ollias adlı birinin içine mağaranın kapısını açmak düşüncesi doğdu.Kapıyı açtırttı. İşte o anda Yedi Uyurlar kalkıp oturdular.Yüzyıllara rağmen hiçbiryerleri değişmemişti "

    Aynı kaynak sonra tekrar yatıp uyuduklarını ve öldüklerini de belirtiyor .

    *Katolikler 7 Temmuz'u anı günü olarak kutluyorlar


    Ortodokslara göre ise Yedi Uyurlar 4 Ağustos'ta mağaraya girip , yüzyıllar sonra 22 Ekim'de uyanmışlardır.

    *Tarsus'daki Eshab-ı Kehf mağarasına girildikten sonra sonunu bulabilmenin olanaksız olduğu söyleniyor. Çünkü gittikçe daralan kayalar, sonunda daracık geçitlere dönüşüyor.Bölge halkinin anlattıkları ise daha ilginç: Çünkü Tarsus'ta bulunan bazı mağara ve inlerden girilirse Kehf mağarasından çıkılacağına inanılıyor. Hatta bu denenmiş ama giren kişiler bir daha ortada görülmemişler yeraltında kayboldukları sanılıyor.

    *Bazı doğu kaynakları mağara ehlinin adlarını şöyle sıralamışlardır : Yemliha , Mislina , Mekselina , Mernuş ,Debarnus , Şaznuş , Kefeştatyuş ve köpekleri Kıtmir.

Sayfayı Paylaş